MHP'li Yıldız: Akan kanların hesabı, bebek katillerinden, onun yandaşlarından kollayanlardan sorulmaktadır

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, meclis genel kurulunda Milli Savunma Bakanlığının bütçesi görüşmelerinde konuşma yaptı.

MHP'li Yıldız: Akan kanların hesabı, bebek katillerinden, onun yandaşlarından kollayanlardan sorulmaktadır

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, meclis genel kurulunda Milli Savunma Bakanlığının bütçesi görüşmelerinde konuşma yaptı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız'ın konuşması şöyle;

"Terör örgütü PKK, Gaziantep'in Karkamış ilçesine roket ve havanlarla saldırdı. Bu saldırıda 5 yaşındaki Hasan Karataş, öğretmen Ayşenur şehit olmuş, 19 vatandaşımız da yaralanmıştır, 5 aylık hamile Büşra Karataş ise entübe edilmiştir. Akan kanların hesabı, bebek katillerinden, onun yandaşlarından, koruyup kollayanlardan sorulmaktadır, sorulmaya da devam edecektir.

5 yaşındaki Hasan Karataş, CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat'ın da yeğenidir. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, milletimizin başı sağ olsun.

Kahraman ordumuzla ülkemizin, milletimizin güvenliği için meşru müdafaa sınırları içerisinde Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin 51'inci maddesi çerçevesinde yapılan sınır ötesi harekâtın başarıyla tamamlanmasını Yüce Allah'tan niyaz ediyorum. Hava harekâtının arkasından kara harekâtının mutlaka gerçekleşmesini ve terör unsurlarının süpürülmesini aziz milletimiz beklemektedir. 

NATO'nun 2'nci büyük ordusuna sahip Türkiye'ye karşı Yunanistan tahrik edici şekilde silahlanmaktadır. Yunanistan'da sayısız Amerikan üsleri de kurulmuştur. Komşumuz bir paranoya içindedir ya da yersiz bir korkuya kapılmıştır, önüne gelen her ülkeden silah satın almaya başlamıştır. Geçen yıl Fransızlarla savaş uçakları konusunda bir dizi anlaşma yapmış, sözleşmeler imzalamıştır. Ekonomik durumuna bakıyoruz, neredeyse moratoryum ilanının eşiğine gelmiştir. Aynı Yunanistan, Ege Denizi'nde göçmenlere karşı "geri itme" adıyla insanlık dışı uygulamalarına her gün bir yenisini eklemektedir. Batı kültürünün beşiği olduğunu iddia eden Yunanistan hiçbir ahlaki kurala, disipline bağlı olmadığını dünya âleme göstermiştir.

Yunan ordusu silahlanırken Türk devleti savunma sanayimiz, İHA, SİHA insansız hava araçlarıyla dünyanın ilk 5'i arasına girmiştir. Türk ordusu, teröristlere karşı birçok sınır ötesi harekât yapmış, işgaldeki Karabağ, Tek Vatan Harekâtı'yla kırk dört gün içerisinde kurtarılmıştır. Bugün Türkiye ve Azerbaycan güvenliği birlikte düşünülmektedir; yarın Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan güvenliği birlikte yapılacaktır. Turan ordusu yolunda önemli mesafeler alınmıştır, Türk Devletleri Teşkilatı kurulmuştur.

Devletin kılcallarına sızarak oradan aldığı güçle devleti ele geçirmeyi amaç edinen FETÖ terör örgütü amacına ulaşamadan, tavizsiz ve kesintisiz bir şekilde gerçekleştirilen operasyonlarla devlet kadrolarından temizlenmiş ve hareket edemez hâle gelmiştir. Yurt dışına firar eden militanlarının yaptığı propaganda ve sosyal medya üzerinden dezenformasyon faaliyetleri boşa çıkarılmaktadır. 15 Temmuzdan günümüze resmî kaynakların verdiği rakamlarla 339.247 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 102 bini tutuklanmış ve hâlen 17.787 kişi cezaevinde bulunmaktadır; gene resmî rakamların bildirdiğine göre, 23.964 terör örgütü mensubu firardadır.

Arkadaşlar, güvenlik güçlerimiz terörle mücadele ederken, kimyasal silah kullanıldığı iddiası, açıkça söylüyorum, alçakça bir iftiradır. Türkiye'yi narkodevlet göstermek tam bir şerefsizliktir. Bu iddiaların sahipleri, terör örgütüne nefes aldırmak için çalışmaktadır; ülkemizi, imza attığı uluslararası sözleşmelerin güya ihlal edilmesi bahanesiyle "Uluslararası mahkemelerde yargılatır mıyız?" arzusundadır ancak her çabanız gibi o da boşa çıkacaktır, iftiranız yanınıza kalacaktır ve yüce mahkemelerde hesap verirken Milliyetçi Hareket Partisi de orada olacaktır.

Suriye'den Irak'a ülkemize yönelik olan saldırıların kaynağını kurutmak için çıkarılan tezkerelere Cumhuriyet Halk Partisi "ret" oyu vermişti, bunu bir hatırlatayım. Türkiye'nin millî güvenliğine yönelik terör tehdidi ve güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her tür tedbiri almak ve düzensiz göçü engellemek için Meclisimizden istenilen iki yıllık izin maalesef CHP ve yandaşları tarafından reddedilmiştir.

Bir düşünün, eğer bu tezkere reddedilseydi bugün ordumuzun hâli ne olacaktı? Bunu vicdanlarınızda bir defa daha değerlendirmenizi bekliyorum.”

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER