Erdoğan: Türkiye'deki faizler hala çok yüksek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, faize dayalı küresel finans sisteminin, sukuk gibi, alt yapı gayrimenkul yatırım ortaklığı gibi insaflı finans araçlarıyla yeni bir yörüngeye oturtulmasına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Erdoğan: Türkiye'deki faizler hala çok yüksek
 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, küresel finans krizi başladığında, bunun Türkiye'yi teğet geçeceğini ifade ettiğini hatırlatarak, "Birileri bu sözümü o zaman kendilerince hafife almıştı. Sonuçta ülkemiz 2009 yılındaki küçülme dışında, bu kriz dönemini rekor büyüme oranlarıyla atlattı." dedi.

Erdoğan, Sermaye Piyasaları Kongresi'nde yaptığı konuşmada, kongrenin ülke ekonomisi, yatırımcılar ve tüm dünya için hayırlı olmasını diledi.

İstanbul'u finans merkezi yapma yönündeki çabalarının, bu kongreyle bir adım daha ileriye gittiğini belirten Erdoğan, küresel bir platforma dönüşeceğini düşündüğü bu kongrenin, gelecek yıllarda daha geniş katılımlarla ve daha etkili tartışma konularıyla devam edeceğini ümit ettiğini söyledi.

Kongrenin katılımcı dosyasının yüksekliğine değinen Erdoğan, "Ancak bu salon bin kişi alacağı düşüncesiyle 3 bin katılımcı sayısı bu rakama indirildi. Demek ki bundan sonraki toplantı çok daha farklı merkezde, farklı salonda yapılmak suretiyle inşallah katılımı arttırmak, katılımla birlikte düşüncelerini, fikrini ortaya koymak suretiyle neticeyi daha da bereketlendirmek gerekiyor." diye konuştu.

Küresel finans krizinin, geride kalan 8 yılı aşkın süreye rağmen etkilerini hala sürdürdüğünü ifade eden Erdoğan, krizin yol açtığı olumsuz tabloyu ortadan kaldırmaya yönelik adımların atılması, reformların yapılması konusunda arzu edilen ilerlemenin henüz kaydedilemediğini aktardı.

Krizin müsebbibi olan ülkelerin, sorunun çözümü konusunda yeteri kadar gayret sarf etmediğini, gereken fedakarlığı yapmadıklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dünya ekonomisi bu sebeple hala kriz öncesi büyüme oranlarına ve istikrar ortamına kavuşamadı. Küresel finans krizi başladığında, bu krizin Türkiye'yi teğet geçeceğini ifade etmiştim. Birileri bu sözümü o zaman kendilerince hafife almıştı. Sonuçta ülkemiz 2009 yılındaki küçülme dışında, bu kriz dönemini rekor büyüme oranlarıyla atlattı. 2003-2015 yılları arasındaki ortalama büyüme oranımız yüzde 4,7 olmuştur. Geçtiğimiz üç yılda çok ciddi sıkıntılar yaşamamıza rağmen, büyüme rakamlarımız ortalamanın üzerinde gerçekleşti. Örneğin üst üste iki seçim ve ciddi terör olayları yaşadığımız 2015 yılını, yüzde 4 büyümeyle kapattık.

Geçtiğimiz yıl büyümede dünya ortalaması yüzde 3,1'iken, gelişmiş ülkelerin büyüme oranı yüzde 2'dir. Çin ve Hindistan hariç, gelişmekte olan ülkelerin büyüme oranları da yüzde 2 civarında kalmıştır. Ülkemizin bu yıl da ona benzer bir büyüme oranını yakalayacağına inanıyorum."

Türkiye için geride kalan yılın en önemli göstergelerinden birinin ihracat olduğuna değinen Erdoğan, ihracatın maalesef yüzde 8,7 gerilediğini ama yine geçen yıl dünya ihracat hacminin yüzde 11 daraldığını anlattı.

Dolayısıyla Türkiye'nin durumunun dünya genelinden, özellikle de Avrupa'dan çok daha iyi olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Üstelik ülkemiz, diğerlerinden farklı olarak Ortadoğu, Kuzey Afrika, Kafkasya, Karadeniz gibi kriz bölgelerinin çok yakınında bulunuyor. Bilhassa komşularımız Suriye ve Irak'taki her gelişme bizi çok yakından etkiliyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu derin istikrarsızlık ortamına rağmen, Türkiye'nin hedefleri doğrultusunda ilerlemeyi sürdürmesinin taktire şayan olduğunu kaydetti.

- "Dünya çapında öneme sahip projeleri hizmete açtık"

Türkiye'nin altyapı yatırımları ve büyük projeler konusundaki kararlılığının, dünyanın dikkatini çekecek düzeyde güçlü olduğunu anlatan Erdoğan, bu yıl pek çok olumsuzluğun yanı sıra bir de darbe girişimi yaşanmış olmasına rağmen, dünya çapında öneme sahip projeleri ardı ardına hizmete açtıklarını söyledi.

Erdoğan, 30 Haziran'da toplamda 9 milyar dolarlık bir proje olan İstanbul- İzmir Otoyolu'nun İzmit Körfez Geçişi'ni oluşturan Osmangazi Köprüsü'nün açılışını yaptıklarını aktararak, hayata geçirilen ve devam eden yatırımları şöyle sıraladı:

"26 Ağustos'ta otoyoluyla birlikte 3 milyar dolarlık bir proje olan İstanbul Boğazı üzerindeki 3. geçiş noktası durumundaki Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açılışını gerçekleştirdik. Boğazın altından hizmet veren raylı toplu taşıma sistemi Marmaray'ı 2013 yılında hizmete açmıştık. İnşallah önümüzdeki ay da 20 Aralık, yine boğazın altından bu defa çift katlı lastik tekerlekli araçlara hizmet verecek olan Avrasya Tüneli'nin açılışını yapacağız.

Hızlı tren projelerimiz devam ediyor. Ankara-İstanbul, Ankara-Konya'ya ilave olarak, 2018 yılında Ankara-Sivas, Ankara-İzmir, Bursa-Bilecik hatlarını devreye alıyoruz. Kars-Tiflis demiryolunun inşaası bitti, bu yılın sonuna onu da yetiştirmeye çalışıyoruz. Çok yakında bu adımları da atmak suretiyle bizler uluslararası bazda bir defa gelişen, gelişmekte olan bir ülke olarak lafla değil, icraatla bu adımları atacağız. Böylece, Londra'dan Pekin'e kadar kesintisiz demiryolu projesinin en önemli etabını da tamamlamış olacağız."

Gündemlerindeki yeni bir projenin de Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir otoyolunun en önemli güzergahı olan 1915 Çanakkale Köprüsü olduğunu anlatan Erdoğan, yaklaşık 5,5 milyar dolar maliyeti olan bu köprünün temelini gelecek yıl, 18 Mart'ta atmayı planladıklarını söyledi.

-"Dünyada eşine az rastlanan bir eser olacak"

Efsane bir proje dediği Kanal İstanbul Projesi'nin dünyada eşine az rastlanan bir eser olacağını belirten Erdoğan, Karadeniz'i Marmara'ya bağlayacak projeyle ilgili hazırlıkların devam ettiğini anlattı.

Erdoğan, İstanbul'da inşaası ilerleyen yeni havalimanının Türkiye'yi bu alanda bir numara haline getireceğini, sadece proje bedeli 12 milyar doları bulan bu projeden devlet olarak da 25 yılda yaklaşık 25 milyar dolar civarında kaynak elde etmeyi beklediklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tamamı bittiğinde yılda 150 milyon yolcu kapasitesine sahip olacak bu havalimanının 90 milyon yolcu kapasiteli ilk etabını 2018 yılında hizmete açmayı planladıklarını söyledi.

- "21 şehir hastanesi inşa veya sözleşme aşamasında"

Şehir hastanelerinin toplamda 41 bin yatak kapasitesi ve 10 milyar dolarlık yatırım bedeliyle Türkiye'yi bu alanda çok farklı bir yere taşıyacağına inandığını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şu anda büyük şehirlerimizin tamamını kapsayacak şekilde, şehir hastanelerimizle ilgili yatırımlarımız devam ediyor. 21 şehir hastanesi inşa veya sözleşme aşamasında. Toplamda 29 adede ulaşacak bu projenin diğer 8 tanesiyle ilgili çalışmalar da sürüyor. Şehir hastanelerimizin açılışlarına önümüzdeki aydan itibaren başlıyoruz. Hastaneye gireceksiniz ve eskiden olduğu gibi bir bloktan öbür bloka, sedyelerin üzerinde taşın, getir, götür... Böyle bir şey artık olmayacak. Bütün her şey hastanemizin çatısı altında başlayıp, orada bitecek. 2019 yılına kadar tüm hastanelerimizi hizmete almayı planlıyoruz. Geçtiğimiz günlerde, İzmir ve Kocaeli şehir hastanelerimizin 1,1 milyar dolarlık dış finansmanının yaklaşık 630 milyon dolarlık bölümüne ilişkin anlaşmanın imzalarına bizzat şahitlik ettim."

Erdoğan, Sinop ve Mersin Akkuyu'da yapılacak nükleer santrallerle ilgili çalışmaların da sürdüğünü kaydetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bakıyorsun ABD'ye faiz oranları daha geçen yıla kadar 0,25'ti. Şimdi 0,50 filan. Geliyorsun Avrupa'ya 0,50, 1, 1,50. Japonya eksi, İsrail hakeza oralarda. Bize bakıyorsun, aman yarabbi... 15, 16, 17 buralarda. Bununla yatırımcı bu piyasaya nasıl girsin?" dedi.

Sermaye Piyasaları Kongresinde kentsel dönüşüm çalışmalarında hedeflerinin 20 yılda 6,5 milyon konutun yenilenmesi olduğunu anlatan Erdoğan, terör nedeniyle Güneydoğu, Doğu Anadolu bölgelerindeki kentsel dönüşüm çalışmalarının, altyapı, üst yapı olarak hızlanarak devam ettiğini dile getirdi.

"Yani devletinin milletine nasıl sahip çıktığını göstermesi bakımından bu projelerimiz de önem taşıyor" diyen Erdoğan, Türkiye'de her alanda kamu ve özel sektörün çok büyük yatırımlarının olduğunu. devletin ve firmaların her gün taş üstüne taş koymak, yeni projeler ve eserlerle Türkiye'yi büyütmek için çalıştıklarını söyledi.

Türkiye'nin yatırımlar bakımından bir başka önemli özelliğinin de dünyadaki en yaygın ve başarılı kamu özel sektör işbirliği projelerine ev sahipliği yapması olduğunu belirten Erdoğan, büyük altyapı yatırımlarının sadece kamu kaynaklarıyla yapılabilmesinin mümkün olmadığını, özellikle finansman konusunda mutlaka özel sektörün devreye sokulması gerektiğini ifade etti.

Erdoğan, Türkiye'nin bir yandan uluslararası yatırım şirketleri için cazip imkanlar sunarak, diğer yandan kendi bankacılık sistemini güçlendirerek, yatırımların finansmanı konusunda şu ana kadar sıkıntı çekmediğini ancak Türkiye'nin çok büyük hedefleri olduğunu dile getiren Erdoğan, "Büyük düşünmeye mecburuz. Biz küçük düşünemeyiz. İşte bu adım şu anda bunun en önemli göstergesidir. 2023 hedeflerimize ulaşmak için yatırımlarımızı çok daha fazla artırmak, hızlandırmak mecburiyetindeyiz. Bunun için de yerli ve yabancı tüm yatırımcıların finansman kaynaklarına erişimlerini kolaylaştırmak için harekete geçtik." diye konuştu.

Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:

"Önümüze bariyer oluşturmak istediler. İşte bunu Körfez geçişinde yaptılar. Önce küresel sermaye buraya destek vermedi ve yerli sermaye, hatta yerli finans sektörü de önce girmedi. Önce kamu finans sektörüyle başlandı, daha sonra özel sektör finans olarak buraya katıldı. Aynı durumu havalimanında da yaşadık. Burada bir şeyi açık konuşmam lazım, o da şudur; ben paranın siyasetinde Nurettin kardeşim kadar kabiliyetli değilim. Açık konuşacağım o da şudur; bir defa bu ülkenin değerlerine, bu ülkenin ayağa kalkmasına hep birlikte destek vereceğiz. Çünkü parayı yastığın altında saklamak nasıl bir gafletse, finans sektörünün de parasını kasalarda tutması, hayata, piyasaya sürmemesi o denli gaflettir."

- "Adeta tefecilerle yarışanları da var kusura bakmasınlar"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu paranın büyük bir çoğunlukla finans sektörünün kendi öz sermayesi olmadığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öz sermayesi olanlar çok nadir, onlar geçmişte kaldı veya öz sermayesi var, vatandaşın mevduatıyla ne yapıyor? Kendisine güç aktarıyor. Biz de diyoruz ki madem bu gücü bu şekilde elde ettin, şimdi bir de dünya piyasalarına bakacaksın. Dünya piyasalarında finansta faiz oranları nedir Türkiye'de nedir? Başbakan Yardımcımız ifade etti, 15, belki daha da ileri. 16, 17, hatta hatta adeta tefecilerle yarışanları da var kusura bakmasınlar. Biz diyoruz ki burada tefecilerle yarışmak değil, tam aksine 'Ben ülkem için ne yaptım? Bu yıl sonu itibarıyla benim bankam şu kadar para kazandı', diyeceğimize 'Hem kazandım hem de bu ülkenin kalkınmasına şu kadar finans desteği verdim.' diyebiliyor muyuz? Önemli olan bu. Bu çok önemli. Birçok yatırımcımız parayı ucuza mal edemediği için ne yapıyor? Çok ciddi sıkıntılar çekiyor ve onun için de giremiyor.

Zaten sözleşme kağıdına baktığı zaman karınca gibi, zavallı sıkışmış, daralmış onu okumaya bile fırsat bulamıyor. Okumuyor, hemen önüne getirildiği zaman imzayı atıyor ve ödemesi gereken faiz neyse ondan sonra bir de onu başlıyor ödemeye. Bakıyorsun Amerika'ya faiz oranları daha şurada geçen yıla kadar 0,25'ti. Şimdi 0,50 filan, oralarda dolaşıyor. Geliyorsun Avrupa'ya oralarda 0,50, 1, 1,50 buralarda. Japonya eksi, bunları konuşuyor. İsrail hakeza oralarda. Bize bakıyorsun aman Yarabbim... 15, 16, 17 buralarda. Bununla yatırımcı bu piyasaya nasıl girsin? Nasıl bu adımları atsın? Atıyorsa bile zaten reel sektör kazandığını ancak oraya yetiştiriyor. Kendisine bir şey kalmadığı için yeni yatırımlar da yapamıyor. Böyle bir sıkıntının içerisinde bu iş yürümez. Öyleyse bizim bu konuda sermaye piyasaları olarak çok ciddi bir adım atmamız lazım. İnşallah şimdi finans merkezi olarak İstanbul'un bu yeni atacağı adımlarla dünya finans merkezleriyle bir yarışın içerisinde olacağını ben inanıyorum. Burada en ufak bir şüphem yok ve bunu örnek hale getirmemiz lazım."

Bir diğer adımın da İslami finans noktasında, "Ben faize paramı yatırmam" diyenler için de bir kapı açılması gerektiğine işaret eden Erdoğan, "Nedir bu? İşte bütün katılım şirketlerinin de bu sektörde yerini alması. Bu da büyük önem arz ediyor. Şu anda varlık fonu bana göre Türkiye'nin çok geç kalmış bir projesidir. Varlık fonuyla beraber tabii ortada oluşacak Asset'ler inanıyorum ki bizim gücümüzü ulusal, uluslararası bütün bu bazda artıracaktır. Bu konuda da hükümetimize ben başarılar diliyorum. Varlık fonunu yönetecek olan arkadaşlarımıza da şimdiden başarılı bir süreç temenni ediyorum." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, faize dayalı küresel finans sisteminin, sukuk gibi, alt yapı gayrimenkul yatırım ortaklığı gibi insaflı finans araçlarıyla yeni bir yörüngeye oturtulmasına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Erdoğan, Sermaye Piyasaları Kongresi'ndeki konuşmasında, 2013'te yürürlüğe giren Sermaye Piyasaları Kanunu ile birçok konuda yeni yöntemlerin devreye alındığını söyledi.

Bankaların yanında hisse senedi, tahvil, bono, sukuk, gayrimenkul yatırım ortaklığı, alt yapı gayrimenkul ortaklığı, gayrimenkul sertifikası gibi çok sayıdaki formülün yatırımcıların hizmetine sunulduğunu ifade eden Erdoğan, "Yatırımcılara çağrımız şudur: Banka kredisi yanında veya onun yerine bu yöntemleri kullanarak, gelin faiz yükünüzü, yani maliyetinizi düşürün. Böylece hem kamunun finansman yükü azalacak, hem de özel sektörün verimliliği artacaktır." diye konuştu.

Erdoğan, bu yılın ilk 10 ayında Sermaye Piyasası Kurulunun bu tür araçları ihraç eden şirketlere verdiği izin tutarının 300 milyar lirayı bulduğunu anlatarak, şirketlerin, bir kısmını yurt dışında, bir kısmını da yurt içinde sattıkları bu senetlerle kendileri için önemli bir kaynak girişi sağladıklarını kaydetti.

Çok yakında sermaye piyasası araçlarıyla sağlanan finansmanın banka kredilerinin tutarını aşacağına inandığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tabii bu arada bireylerle birlikte şirketleri ve devletleri de tehlikeli bir şekilde kuşatan borçlanma sorununa dikkat etmemiz gerekiyor. Aşırı borçlanma ve faiz baskısı tüm dünyayı inim inim inletiyor, dersem yeridir. Mesela Avrupa Birliği ülkeleri arasında bu bakımdan Maastricht Kriterleri'ne uyan sadece artık 2-3 ülke kaldı. Hepsi borç batağında. Durumlar hiç iyi değil. Biz Türkiye olarak 2003'te göreve geldiğimizde yüzde 76 olan kamu borcunun milli gelire oranını yüzde 32'ye kadar düşürdük. Türkiye çok başarılı. Aynı şekilde faiz giderlerinin gayri safi yurt içi hasılamıza oranını yüzde 15 düzeyinden yüzde 3'ün altına kadar indirdik. Faiz giderlerinin bütçe içesindeki payını da, geldiğimizde yüzde 43'tü, onu da yüzde 11'e kadar düşürdük. Fakat yeterli mi bu? Hayır değil. Daha da bunu aşağıya çekeceğiz."

- "Türkiye'deki faizler hala çok yüksek"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'deki faizlerin hala çok yüksek olduğunu, bundan dolayı söylediğini ve her fırsatta ifade ettiğini dile getirerek, bu oranlar ne kadar yüksek olursa vatandaşın yaşam koşullarının o kadar zor olduğunu ve zorlaştığını kaydetti.

Yatırımların önünde ciddi bir engel haline dönüşen bu yüksek faizlerin üstesinden gelmede sermeye piyasası araçlarının önemli olacağını ve katkısı bulunacağını düşündüğünü belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Faize dayalı küresel finans sisteminin, sukuk gibi, alt yapı gayrimenkul yatırım ortaklığı gibi insaflı finans araçlarıyla yeni bir yörüngeye oturtulmasına ihtiyaç vardır. Faizden para kazanmak yerine gelin, yatırımdan para kazanmak, sadece insaflı değil aynı zamanda sürdürülebilir bir modeldir. Bunun üzerinde duralım. Bu finansman araçlarını ön plana çıkartamayan ülkelerin halen yaşadıkları krizden daha uzun yıllar çıkamayacaklarına inanıyorum. Türkiye diğer tedbirlerle birlikte yatırımcılara güvence sağlayacak hukuki alt yapı kurma konusunda da son 14 yılda ciddi bir atılım yapmıştır. Tüm önemli kanunlar ve alt düzenlemeler yenilenmiş, hedeflerimize uygun yeni kanunlar çıkartılmıştır. Aynı şekilde tasarruflarımızı güçlendirecek önlemler alınmıştır."

Erdoğan, bireysel emeklilik ve yatırım fonlarında 110 milyar lira, işsizlik fonunda da 100 milyar lira bulunduğunu belirterek, bunun çok ciddi bir rakam olduğunu söyledi.

Yılbaşında hayata geçirilecek Türkiye Varlık Fonu'nun önemli bir kaynağa ev sahipliği yapacağını anlatan Erdoğan, yaklaşık 13 milyon kişiyi kapsayan otomatik katılımlı bireysel emeklilik sisteminin de yılda 100 milyar liralık bir kaynak oluşturacağını kaydetti.

Erdoğan, böylece yatırımlar için gereken uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman ihtiyacını karşılayacak imkanlara kavuşulacağını belirterek, kongrede bugün ve yarın yapılacak toplantılarda bu konuların enine boyuna tartışılmasını, kamu ve özel sektör için ufuk açıcı görüşlerin ortaya konulmasını özellikle dilediğini söyledi.

Kongrenin başarılı geçmesi temennisinde bulunan Erdoğan, tüm şehitlere Allah'tan rahmet, gazilere de şifalar dileyerek sözlerini tamamladı.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, katılımlarından dolayı bir plaket takdim edildi. Erdoğan da finans sektöründe ödüle değer bulunan 7 şirketin temsilcilerine plaketlerini verdi.

AA

Güncelleme Tarihi: 06 Mart 2017, 11:52

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER