Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dostumuzu, düşmanımızı gördük

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Millet adına görev yapan yargının, milletin mekanında adli yıl açılış töreni yapması yargı bağımsızlığına gölge düşürmez tam tersine yargı bağımsızlığını güçlendirir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dostumuzu, düşmanımızı gördük
 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Millet adına görev yapan yargının, milletin mekanında adli yıl açılış töreni yapması yargı bağımsızlığına gölge düşürmez tam tersine yargı bağımsızlığını güçlendirir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2016-2017 adli yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Milletin evine, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'ne hoş geldiniz." diyerek sözlerine başladı.

2016-2017 adli yılının Türkiye'ye, millete ve adalet teşkilatına hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, "Sözlerimin hemen başında bir hususa açıklık getirmek istiyorum. İçinde bulunduğumuz bu mekan elbette Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin bir parçasıdır ancak bu mekan tıpkı aynı avlu içindeki camimiz, bulunduğumuz yerin hemen aşağısına inşa edilmekte olan Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi ki 5 milyon ciltli bir kütüphane olacak, 24 saat tüm insanımıza, halkımıza hizmet verecek. Şu anda inşaatı başlamış durumda. Çok amaçlı salonumuz ki burası sergi salonlarından aynı zamanda oluşan, büyük toplantıları orada yapabileceğiz. Herkese açık mekanlardır." ifadesini kullandı.

Erdoğan, cumhurbaşkanlığı çalışma alanlarının üç bloktan ibaret olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin her yeri gibi burası da tüm çalışma mekanları da altta yeni inşa edilen kütüphanesi de milletin malıdır, devletin malıdır. Bizler görev süremiz boyunca çalışmalarımızı burada yürütmekle mükellefiz. Bizden sonra gelecekler de aynı şekilde bu mekanları kullanmayı sürdürecekler." diye konuştu.

Kongre ve Kültür Merkezi'nin, Ankara'da neredeyse her toplantıda hissedilen önemli bir eksikliği gidermek üzere planlandığını ve inşa edildiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ankara'mızda bakıyorsunuz çaplı toplantıları yapabilecek salonlarımız yoktu. Son senelerde böyle 500 kişilik, bin kişilik, iki bin, üç bin kişilik toplantıları yapabilecek salonlar daha yeni yapıldı. Burası Başkent, başkentimizde böyle bir eksikliğin giderilmesi bizim için önemliydi. Bunun için hele hele bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşlarının bu ihtiyacını gidermek için de... Ankara gibi bir yerde opera binası yoktu. Ama şu anda bu bina aynı zamanda bir opera binası işlevini de görebilecek kabiliyete, tasarıma sahiptir. Bu mekanın projesi üzerinde çalışırken Ankara'daki bu büyük çaplı toplantı ve sahne gösterisi ihtiyacını karşılayacak, ülkemize ve milletimize yakışır bir eser olmasına özen gösterdik."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Kongre ve Kültür Merkezi'nin artık bugün olduğu gibi tüm kamu kurumlarının geniş katılımlı toplantılarına ve önemli organizasyonlarına ev sahipliği yapacağına işaret etti. Erdoğan, "Nitekim Yargıtay Başkanımız, 'şayet adli yıl açılışı burada yapılmasaydı, alternatifinin bir otelin eksi ikinci kattaki salonu olduğunu' ifade etmişti ki 600 kişilik bir salon. Şu anda bu salonumuzda bin 500 civarında bir katılım söz konusu. Böyle bir kongre ve kültür merkezinin, devletin kurumlarının emrinde olduğunu kendilerine ifade etmek suretiyle buraya davet ettik ve burada bugün bu toplantıyı bu şekilde yapıyoruz. Hayırlı olsun." dedi.

Erdoğan, "Millet adına görev yapan yargının, milletin mekanında adli yıl açılış töreni yapması yargı bağımsızlığına gölge düşürmez, tam tersine yargı bağımsızlığını güçlendirir." ifadesini kullandı.

Toplantıya iştirak eden Başbakan Binali Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve diğer davetlilere şükranlarını ileten Erdoğan, "Diğer kurumlarımızın temsilcilerinden de gerilim ve itham taktiğini bir kenara bırakarak, 7 Ağustos'taki Yenikapı ruhuna uygun şekilde hareket etmelerini bekliyorum. Çünkü artık milletimizin birliğe, beraberliğe, dayanışmaya her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı var." görüşüne yer verdi.

- "Dostumuzu, düşmanımızı gördük"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ve sonrasında dostunu, düşmanını, yanında olanı, karşısında olanı, özellikle pusuda bekleyenleri büyük ölçüde gördüğünü ve tanıdığını dile getirerek, 15 Temmuz şehitlerini bir kez daha rahmetle andı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin çevresinde 29 şehit verildiğini ve 36 yaralı bulunduğunu anlatan Erdoğan, burasının F-16'larla bombalandığını, helikopterlerle tarandığını hatırlattı. 15 Temmuz gazilerine de Allah'tan şifa dileyen Erdoğan, "O gece destan yazan milletimize ne söylesek, ne yapsak minnetimizi ifade edemeyiz. Bu millet büyük bir millet, gerçekten sorumluluğumuzu çok daha artıran bir millet ve ben milletimle iftihar ediyorum." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz'dan sonra çok daha ağır hale gelen sorumluluklarının gereğini yasama, yürütme ve yargı olarak hep birlikte yerine getireceklerine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Türk milleti gerçekten çok büyük, çok asil ve her türlü hürmeti, her türlü hizmeti hak eden bir millettir. Dünyada istiklali ve istikbali için en modern silahların karşısına çıkıp dimdik durabilecek cesarete sahip başka bir millet var mıdır, doğrusu ben görmedim, bilmiyorum. Ama bu millet 15 Temmuz gecesi işte bunu gösterdi. 15 Temmuz gecesi en iyi sınavı veren kurumlarımızdan biri de adalet teşkilatımızdır. Darbe girişiminin tespitiyle birlikte hızla harekete geçen, ilk andan itibaren tüm çalışmaları hukuka uygun şekilde yürüten ve anında açıklama yapmak suretiyle, 'Yargı olarak, hukuk olarak gereği neyse yapılacaktır ve yaptıklarınız hukuka aykırıdır, yasalarımıza aykırıdır.' demek suretiyle ilk mesajlarını vermiş ve böylece yargı kapısının arkasına girip gizlenmemiştir. Bu tavır çok önemlidir. Milletimizin hakim, savcılarımız yanında polisiyle, darbeye karşı çıkan namuslu askerleriyle, ekipmanlarıyla sahada olan belediye görevlileriyle, tüm fertleriyle birlikte verdiği o kutlu mücadele tarihe altın harflerle kazınmıştır. Çanakkale'nin, Dumlupınar'ın, terörle mücadelede gösterilen sayısız kahramanlıkların hikayeleriyle büyüyen çocuklarımız, gençlerimiz, 15 Temmuz'da kendi destanlarını yazdılar. Türkiye bağımsızlığın, onurun, kanı ve canı pahasına mücadelenin ne olduğunu bilen, bunu bizzat yaşayan bir nesle daha kavuştu. Bu bizim için çok çok önemli. Artık sadece tarih kitaplarından okuyan değil, hem okuyan hem yaşayan bir nesle kavuştuk. Bu bizim için çok önemli. Uzun süredir ifade ettiğimiz, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ne demektir, ne anlama geliyor, o gece 79 milyon hep birlikte yaşadık, gördük, idrak ettik."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bundan sonra bizim çok daha farklı çalışmamız lazım. Hiçbirimizin ülkemizin ve milletimizin çıkarları, ihtiyaçları dışında bir kritere göre hareket etme hakkı yoktur. 15 Temmuz'dan öncesi başkadır, sonrası bir başkadır, öyle olmak zorundadır. Şahsım dahil, kendini siyasi veya bürokratik hırsa kaptıranlara tavsiyem, böyle anlarda hemen açıp, 15 Temmuz şehitlerinin listesine bakmalarıdır." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2016-2017 adli yıl açılış törenine katılarak, konuşma yaptı.

"Biz 79 milyonuyla tek milletiz." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunun Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i, Gürcü'sü, Abaza'sı, böyle bir ayrım yok. Tek milletiz, böyle olmak zorundayız. Böyle olursak hedefe ulaşacağız ve bizim tek bayrağımız var, rengi şehidimizin kanı, hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldızı işte her şehidimizin ta kendisi. Böyle bir bayrak dünyada yok. Anlı, şanlı bu bayrağımızın karşısına bazı paçavralar çıkarılıyor. Asla bunlara yer veremeyiz, asla bunlara müsaade edemeyiz. İşte şimdi de bütün yapılan operasyonlar bu ülkede bunların olamayacağının bir ifadesidir. Sonuna kadar da bu mücadele, bu operasyonlar aynı kararlılıkla devam edecektir." diye konuştu.

Türkiye'nin 780 bin kilometrekareyle tek vatan olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kimse bu vatan toprakları üzerinde asla bir operasyon düşüncesi içerisine girmesin, girdikleri anda karşılarında ordumuzu bulacaktır, polisimizi bulacaktır, köy korucularımızı bulacaktır, hepsinden öte milletimizin ta kendisini bulacaktır. 30 Ağustos'ta da ifade ettim burada tekrarlıyorum, bu millete, bu ülkeye karşı kötü niyet besleyenler çok iyi bilsinler ki Türkiye sanıldığı gibi 570 bin kişilik değil, 79 milyonluk bir orduya sahiptir ve bununla yürüyoruz. Tek devlet, devletin içinde devlet olmaz, birileri bu hevese kapıldılar. Devletin içinde devlet oluşturmanın gayreti içerisine girdiler. 40 yıldır bunun hesabındaydılar onun için ben 15 Temmuz'u atalarımızın da ifadesiyle, 'Bir musibet, bin nasihatten evladır' öyle görüyorum ve bundan dolayı da 241 şehidimiz var, 2 bin 194 yaralımız, gazimiz oldu ama Allah'a hamdediyorum ki böyle bir imkan, böyle bir fırsat önümüze çıktı ve şimdi buradan inanıyorum ki Türkiye kazanacak, milletimiz kazanacak ve yeni bir milat olarak geleceğe yürüyeceğiz."

- "15 Temmuz'dan öncesi başkadır, sonrası bir başkadır"

Darbe girişiminin yaşandığı gece verilen şehitlerin 68'inin asli işinin güvenlik olduğunu, diğer 173 şehidin sivillerden oluştuğunu aktaran Erdoğan, şehitlerin içinde 14-15 yaşlarında gençlerin ve hemen her meslek grubundan, her ilden vatandaşların bulunduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"İçlerinde Abdullah Tayyip gibi 17 yaşında olanı da var, Cemal amca gibi 67 yaşında olanı da. Yani o gece bu ülkenin her rengi, her kesimi 15 Temmuz'da iradesine, özgürlüğüne, geleceğine sahip çıktı. Milletimiz görevini o gece layıkıyla yerine getirdi artık sıra bizde, yani bu ülkenin yönetiminde, siyasetinde, bürokrasisinde görev alan herkeste. Yasama, yürütme, yargı, hepimizde. Bundan sonra bizim çok daha farklı çalışmamız lazım. Hiçbirimizin ülkemizin ve milletimizin çıkarları, ihtiyaçları dışında bir kritere göre hareket etme hakkı yoktur. 15 Temmuz'dan öncesi başkadır, sonrası bir başkadır, öyle olmak zorundadır. Şahsım dahil kendini siyasi veya bürokratik hırsa kaptıranlara tavsiyem, böyle anlarda hemen açıp, 15 Temmuz şehitlerinin listesine bakmalarıdır.

Şayet orada gördüğümüz isimlerin hikayeleri, orada gördüğümüz hayatlar, orada gördüğümüz fedakarlık bizi kendimize getiremiyorsa, hepimize de yazıklar olsun. Dolaştığım şehit evlerinde, gazi evlerinde gerçekten kendim için yeni bir geleceği kazanmanın mutluluğunu yaşıyorum, çünkü hepsinden dersler çıkarıyorum. Anlatılanlar çok farklı şeyler ve bu hem tecrübenizi artırıyor hem de bu millet ne asil bir millet, ya Rabbim sana hamdolsun bizi böyle bir milletle haşrettin. Şehitlerimizin emanetini, gazilerimizin vebali üzerinde hisseden hiç kimsenin ülke ve millet için çalışmaktan başka bir yola, yönteme, niyete kapılması mümkün değildir."

- "Bir an önce hukuk içinde neticeye gidelim"

"FETO denilen hain yapıyı kahr-u perişan eden nedir biliyor musunuz?" diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Söz sahibi, güç sahibi oldukları her yerde sergiledikleri adaletsizliklerdir, merhametsizliklerdir, bunu yaptılar. Sadece ve sadece kendi mensuplarının çıkarlarını gözeten, diğer herkesin hakkını, hukukunu yok sayan anlayışları sebebiyle FETO milletimizin gönlünde zaten mahkum olmuştu. Emniyet teşkilatımızın, adliye teşkilatımızın yaptığı iş milletin gönlündeki bu manevi mahkumiyeti şimdi vicahiye çevirmektir. Adaletin ne kadar önemli olduğunu sadece bu örnek bile bize anlatmakta ziyadesiyle yeterlidir. Madem ki dünya adalet üzere dönmektedir, öyleyse hakimlerimize, savcılarımıza, avukatlarımıza düşen görev adaletin en mükemmel şekilde yerine gelmesi için çalışmaktır ve bu süreci hızlandıralım. Bir an önce hukuk içinde neticeye gidelim."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmelerine şöyle devam etti:

"O gece, 30 küsur kişi darbecilerden öldü fakat 241 kişi, evet, darbe karşısında direnenlerden öldü, şehit oldu. Demek ki bizler kalkıp da güvenlik güçlerimize 'darbecileri, bunların hepsini vurun' diye bir talimatı vermedik. Yine de 'onları yakalayın gelin adalete teslim edin' dedik. Ey dünya hala sen bize hangi gözle bakıyorsun? Biz adalete yakalayıp teslim ediyoruz, siz ise kalkıp 'endişe ile izliyoruz' diyorsunuz. Bu terbiyesizlik değil mi? Bu millete karşı terbiyesizlik değil mi? En önemlisi şahsımı almaya veya vurmaya gelenler günlerce, biliyorsunuz, Marmaris'in ormanlarında gizlendiler ama bizim jandarmamız onları orada vurmadı. Vurabilirdi, öldürebilirdi, ne yaptı? Yakaladı, götürdü yine savcıya teslim etti. İşte bu millet bu kadar asildir ve biz bu denli hukuk içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz ama diyorum ki 'geciken adalet, adalet değildir'. Öyleyse süratle kararlarımızı verip, bir an önce almaları gereken ceza neyse bu cezayı almalarıdır. İnsanın olduğu her yerde elbette hata da olur, eksik de olur hatta hatta ihanet de olur. Önemli olan sistemin bir bütün olarak adalet üzere çalışmasıdır, işte o zaman bireysel hataların ve yanlışların en az zararla telafi edilebildiğini görebiliriz."

Adalet kelimesinin kökenini oluşturan, "adl"in ifadesinin "bir şeyi doğru yere koymak, düzeltmek" anlamına geldiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yani adalet, herkese hakkını teslim etmek, bunun için de gerekiyorsa eğriyi düzeltmektir. Bu durumda adaletsizlik de 'bir kimseye hakkı olmayanı vermek', bir başka ifadeyle 'eğriyi düzeltmeden bırakmak' anlamını taşıyor. Bu tıpkı gülü sulamakla dikeni sulamak arasındaki fark kadar önemli, belirgin ve aynı zamanda ince bir çizgidir." dedi.

Erdoğan, yeni adli yılda yüksek yargı organlarından kürsülere kadar adalet teşkilatındaki tüm kademelerde görev yapan hakim, savcı ve avukatların adaleti tesis etmek için her zamankinden daha çok çalışacağından hiç şüphe duymadığını vurgulayarak, "FETÖ operasyonları kapsamında 15 Temmuz'dan beri gözaltına alınan 3 bin 495 hakim ve savcının adalet teşkilatımızda herhangi bir zaafa yol açmayacağına, tam tersine gerçek adaletin tesisi konusunda ciddi bir rahatlama sağlayacağına inanıyorum." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda tüm adalet teşkilatının adli yılını kutladı ve çalışmalarında başarılar diledi.

- Törenden notlar

İlk kez Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen adli yıl açılış töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın seslendirilmesinin ardından, başladı.

Törende daha sonra Yargıtayın kuruluşunun 148. yılı dolayısıyla hazırlanan "Kuruluşundan Bugüne Yargıtayımız" adlı tanıtım filmi gösterimi yapıldı.

Programda ayrıca, Yargıtayın, Ankara'nın Çankaya ilçesi Ahlatlıbel Mahallesi'nde yapılması planlanan yeni hizmet binası ilk kez tanıtıldı.

İçişleri Bakanlığı görevine dün akşam atanan Süleyman Soylu, salona gelişinde tebrikleri kabul etti.

Adli yıl açılışı törenine, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Başbakan Yardımcıları Tuğrul Türkeş ve Veysi Kaynak, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akarca, Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş, milletvekilleri ve yüksek yargı organlarının temsilcileri ile uluslararası davetliler katıldı.

AA

 

Güncelleme Tarihi: 01 Eylül 2016, 10:24

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER