CHP'li Yılmaz: “Referandumun uluslararası meşruiyeti yok“

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz: "Barzani çok sorumsuz ve provokatif bir adım attı. Bu attığı adım meşruiyet açısından kendini elini güçlendirmeyecek daha da zayıflatacak. Uluslararası açıdan meşruiyeti olmadığı daha ilk gün itibarıyla yapılan açıklamalarla ortaya çıkmış oldu"

CHP'li Yılmaz: “Referandumun uluslararası meşruiyeti yok“

ANKARA (AA) - BARIŞ GÜNDOĞAN - CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani'nin bağımsızlık referandumu düzenleyerek çok sorumsuz ve provokatif bir adım attığını belirterek, bu adımın meşruiyet açısından elini güçlendirmeyeceğini, daha da zayıflatacağını söyledi.

Yılmaz, IKBY'nin Kerkük'ü de dahil ederek tartışmalı bölgelerde düzenlediği gayrimeşru referandum hakkında, AA muhabirine açıklamada bulundu.

IKBY'nin gayrimeşru referandumu sonrası, bölge ülkelerinin yanı sıra Rusya ve AB'den gelen açıklamalara değinen Yılmaz, "Uluslararası açıdan meşruiyeti olmadığı daha ilk gün itibarıyla yapılan açıklamalarla ortaya çıkmış oldu." dedi.

Ülkelerin sonucu da tanımayacağını aktaran Yılmaz, istisnaların ise her zaman çıkabileceğini söyledi. İsrail'in ne yapacağını henüz kestiremediklerini ve bunu gelecek günlerde göreceklerini dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bununla birlikte Türkiye'nin de içinde bulunduğu zor bir süreç başlıyor. 'Barzani'ye dönük yaptırım' ve 'kıskaca alma' süreçleri diye tanımlayabiliriz bunu. Hatta 'daha da ileriye gitmesini engelleme', mümkünse 'yaptığına pişman etttirme' süreci diyebiliriz. Şu an itibarıyla en somut adımlar bu noktada İran'dan geldi. Hükümetin hala çok somut adım attığını göremiyoruz, ortak tatbikat dışında. Şu anda KDP'nin (Kürdistan Demokrat Partisi) Ankara'daki ofisi hala açık mı yoksa kapandı mı onu da bilmiyoruz. Habur ile ilgili düzenleme nasıl olacak, o konuda çok da fazla bir şey duyamıyoruz. Biz Fişabur'u önermiştik, Habur yerine. Oradan bir koridor açılmasını önermiştik Irak merkezi hükümetiyle. O konuda bir çalışma yapıp yapmayacaklarını bilmiyoruz."

- "Savaş çığırtkanlığı noktasına gelmedi"

Gayrimeşru referandumun her şeyden önce bölgede gerginliği ve diplomatik kulisi artırdığına dikkati çeken Yılmaz, "Savaş çığırtkanlığı noktasına gelmedi ama bölge çok çalkantılı olduğu için açıkçası ufak bir şeyin bile fitili ateşlemesinden de endişe duyduğumuzu belirtmek istiyorum." değerlendirmesini yaptı.

CHP olarak savaşı hiçbir zaman istemediklerini belirten Yılmaz, "Ancak buna karşın, Barzani de çok sorumsuz ve provokatif adım attı. Bu attığı adım meşruiyet açısından kendini elini güçlendirmeyecek daha da zayıflatacak. Zayıflatır zaten." ifadesini kullandı.

Öztürk Yılmaz, kendilerinin ortak adım atılmasından yana olduğunu bildirerek, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Biz İran, Irak Merkezi Hükümeti ile Türkiye arasında ortak istişare ve kriz mekanizması oluşturulması, atılacak adımların koordineli bir şekilde atılması önerisinde de bulunmuştuk. Adı konmasa bile o yönde bazı adımların atılabildiğini görüyoruz. Tam tabloyu hükümet anlatmıyor. Muhalefete bilgi vermiyor. Durumu anlamaya çalışıyoruz biz. Umuyorum bölgede İsrail gibi uzunca bir süre çatışma ortamı yaratacak bir süreç bu defa bölgesel Kürt yönetimi merkezli başlamaz."

- Demografik yapıya müdahale

Öztürk Yılmaz, Musul Başkonsolosluğu döneminde bölgenin demografik yapısına ilişkin bir araştırma yaptığını ve ciddi sonuçlara ulaştığını da anlattı.

Saddam Hüseyin döneminde gerçekleştirilen bir nüfus sayımına göre de Kerkük'te Türkmen nüfusunun Kürtlere göre fazla olduğunu söyleyen Yılmaz, Musul, Kerkük, Tuzhurmatu ile Telafer'de yapılan araştırmanın 4 ay sürdüğünü aktardı.

Yılmaz, araştırma ve sonuçlarına ilişkin şu bilgileri verdi:

"Direkt arazideki insanlarla, Saddam dönemindeki gıda karnelerini, mahalle muhtarlıklarındaki kayıtlarla çapraz doğrulama yaparak çıkardık. Hata payı yüzde1 bile değildir. Nüfusun Kerkük'te çok ciddi bir şekilde Kürtler lehine değiştirildiğini gördük. Türkmen nüfusunda bir düşüş yaşandı. Özellikle orada KYB'nin (Kürdistan Yurtseverler Birliği) kenti kontrol etmesi, valiliğin Kürtlerin elinde olması nedeniyle Türkmenler iş, aş konusunda kenara itildi. Dolayasıyla oradan göç başladığını da gördük. Ama Kerkük'ün önceki halinde, Saddam döneminde Türkmenler fazla. Bu tapu dairelerinin yakılmasıyla başlayan aşırı göç sonucu Kerkük'e neredeyse resmi rakama göre 400 bin Kürt kaydedilmiş. Ama gayri resmi bunların sayısı daha fazla. Bu bir il ölçeğinde çok büyük bir rakam. Maalesef Irak'ta hiçbir şey normal olmuyor. Bu da o anormalliklerden, en dikkat çekici."

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz, o zaman yaptıkları bu araştırmayı devletin ilgili makamlarına ulaştırdıklarını da bildirdi.

AA

Güncelleme Tarihi: 27 Eylül 2017, 11:11

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER