Başbakan Yardımcısı Işık: İlk defa 4. sanayi devrimini yakalama fırsatımız var

"Uzay ve havacılık alanında Türkiye maalesef yeteri kadar bu işe zaman ayıramadı. Son dönemde iktidarımızla birlikte ciddi hamleler yaptık. BİLSAT, RASAT, GÖKTÜRK-2 uydusunu yerli imkanlarla ürettik"

Başbakan Yardımcısı Işık: İlk defa 4. sanayi devrimini yakalama fırsatımız var

BURSA (AA) - Başbakan Yardımcısı Fikri Işık, Türkiye'nin uzay ve havacılığa yeteri kadar zaman ayıramadığını, son dönemde ise ciddi hamleler yaptığını belirterek, "Şimdi TÜRKSAT 6 A'yı geliştiriyoruz. İnşallah en geç 2020'de TÜRKSAT 6A'yı uzaya fırlatmayı hedefliyoruz. Bu bizim uzay ve haberleşme uydumuz olacak. Bunu inşallah Türk mühendis ve bilim insanlarının geliştirdiği bir uydu olarak fırlatacağız." dedi.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından inşa edilen Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi'nin temel atma törenine katılan Işık, burada yaptığı konuşmada, Bursa'nın her zaman kendisini heyecanlandıran bir şehir olduğunu, bu kente ne zaman gelse hayırlı bir işin ya temelini attıklarını ya da açılışını yaptıklarını belirtti.

Temelini atacakları merkezin projesinin hayata geçirilmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Işık, şöyle konuştu:

"Gerçekten Bursa için çok ama çok hayırlı bir işin temelini atıyoruz. 3,5 yıl kadar önce Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımın ilk günlerinde buraya gelmiş ve Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi'nin açılışını yapmıştık. Şimdi her yıl en az 150 bin öğrencinin hemen yanımızdaki bu merkezi ziyaret ettiğini öğrendim. Bu inanılmaz bir güzellik. Bakınız Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 'İstikbal göklerdedir.' demiş. Ama maalesef biz gökleri çok ihmal etmişiz. Şimdi bu ihmali ortadan kaldıracak son derece önemli bir eserin inşallah temelini atıyoruz."

Işık, bilimin temelinin merak ve sorgulama olduğunu vurgulayarak, "Eğer bir insan merak ederse hele hele bu merak eden çocuksa, gençse işte orada bilimsel faaliyet için en önemli unsur mevcut demektir. Bilimin ikinci önemli gerek şartı da sorgulamadır. Eğer sizler çocuklarınızın merak etmesini, sorgulamasını istiyorsanız siz çocuğunuzun geleceğinin aslında teminat altına alınmasını istiyorsunuz demektir." ifadelerini kullandı.

Konuşması sırasında aniden yağmurun bastırması üzerine Işık, "Maşallah bereket. Rabbim afete dönüşmeyen bir bereket nasip etsin. Bursa afeti de yaşadığı için zaman zaman böyle dua ediyoruz." dedi.

- "Aktüel tartışmalarla günümüz geçiyor''

Işık, Türkiye'de son dönemde müfredat tartışmalarının yapıldığını ve bu kapsamda "Şu niye müfredatta var, bu niye müfredatta yok?'' ifadelerinin kullandığını anımsatarak, bunların da tamamen aktüel, ideolojik tartışmalar olduğunu ifade etti.

Bu tartışmalar yapılırken, ''Ya acaba şu kodlama dersi ne oldu? Matematik, fen, teknoloji, mühendislik eğitiminde neredeyiz? Bu müfredatın neresinde? Acaba bu kodlama işini biz müfredata hak ettiği kadar yerleştirebildik mi, yerleştiremedik mi?' sorularını ya hiç duymadığını ya da çok az duyduğunu anlatan Işık, şöyle devam etti:

"Ama aktüel tartışmalarla günümüz geçiyor. Hele hele günlük siyasi tartışmalar zamanımızın önemli bir kısmını alıp götürüyor. Halbuki Hz. Ali'nin çok güzel bir sözü, vecizesi var. Der ki 'Çocuklarınızı bugüne göre değil geleceğe göre yetiştirin.' Eğer kodlamayı bilmeyen, matematik, fen, teknoloji, mühendislik eğitimini almayan çocukların oluşturduğu bir toplumda bizim olabileceğimiz yer sadece tüketici olmaktır. Tüketici oluruz. Üretici olamayız. Şu tartışmalarda Allah rızası için şuraya da bir gelin. Şu tartışmaya da bir girin. Bırakın içi boş ideolojik tartışmaları. Ülkenin geleceği açısından, ülkenin gelecekteki konumunu belirleyecek tartışmalara bugün bir odaklanın. Yok. Orası biraz zahmetli bir iş. Orası biraz emek, çaba gerektiriyor.''

- "İlk defa 4. sanayi devrimini yakalama fırsatımız var"

Işık, Türkiye'nin 1. 2. ve 3'üncü sanayi devrimini kaçırıp, ıskaladığını ve hep geriden takip etmeye mecbur kaldığını vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İlk defa 4'üncü sanayi devrimini yakalama fırsatımız var ama bunu yakalamamız için de bu işe hazırlıklı olmalıyız. Eğer kodlamayı bilen bir nesil, eğer matematik, fen, teknolojiye, mühendisliğe yatkın bir nesil yetiştiremezsek biz 4'üncü sanayi devrimini nasıl yakalayacağız? Nasıl bir oyuncu olacağız? Sahada oyuncu olmak istiyoruz. Türk tarihe bakın, 20. yüzyıl hariç dünyanın 5 büyük devletinden biri Türk devleti. Bizim tribünde seyirci olmaya tahammülümüz yok. Ama bu alanları ıskalarsak, bu alanlarla ilgili çalışmazsak sahada nasıl oyuncu olacağız? Onun için özellikle bu merkezin kurulmasını bu açıdan yavrularımızda, gençlerimizde bilim, teknolojiye, özellikle uzay ve havacılığa merak uyandırmamız açısından bu tesisi son derece önemli ve stratejik görüyorum.''

- "En geç 2020'de TÜRKSAT 6A'yı fırlatmayı hedefliyoruz"

Diğer bütün bakanlıklarda icraatlara bakarak bugünün ve yarının değerlendirilebileceğinin, bilim ve teknoloi alanında 20 yıl sonra nerede olmak istiyorsunuzun yanıtının bugünkü politikalarda saklı olduğunu anlatan Fikri Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Uzay ve havacılık alanında Türkiye maalesef yeteri kadar bu işe zaman ayıramadı. Son dönemde iktidarımızla birlikte ciddi hamleler yaptık. BİLSAT, RASAT, GÖKTÜRK-2 uydusunu yerli imkanlarla ürettik. Şimdi TÜRKSAT 6 A'yı geliştiriyoruz. İnşallah en geç 2020'de TÜRKSAT 6A'yı uzaya fırlatmayı hedefliyoruz. Bu bizim uzay ve haberleşme uydumuz olacak. Bunu inşallah Türk mühendis ve bilim insanlarının geliştirdiği bir uydu olarak fırlatacağız. Hedefimiz inşallah önümüzdeki 10 yıl içinde 30 santimetre çözünürlükte yeni bir yer gözlem uydusu yapmak. Ama bunu yapmakta zorlanıyoruz. Niye zorlanıyoruz derseniz? Bugün ABD'de uzay ve havacılık alanında çalışan insan sayısı yaklaşık 260 bin, Rusya'da 240 bin, Çin'de bilinen rakam 50 bin civarı, İngiltere ve Fransa gibi ülkelerde 30 bin civarında, İran'da bile 5 bin civarında. Türkiye'de maalesef bu sayı binin altında. Peki niye bu kadar az sayımız var? Bu sorunun cevabı işte bugün temelini attığımız tesislerin merkezlerimizin yokluğunda aranmalıdır. Eğer bu tesisler 20-30 yıl önce atılsaydı, o zamanın çocukları bu tesislerde dolaşıyor olsaydı eminim ki her türlü zorluk aşılıp, bugün Türkiye en azından İran'ın daha ilerisinde olurdu. Bu noktada özellikle bu tesisi, bu attığımız adımı temeli, son derece önemsiyoruz."

- "Uzay çalışmalarının hukuku oluştu"

Işık, artık yaşanan çağın uzay çağı olduğunu, önceden insansız araçlar gönderilirken şimdi artık uzay yolculuklarının başladığını ve bilim kurgu filmlerinin gerçeğe dönüştüğünü aktardı.

Uzay ile ilgili pek çok yeni çalışmanın bulunduğuna da değinen Işık, şunları söyledi:

"Artık bırakın uzay yolculuklarını, uzay çalışmalarının hukuku oluştu. Bu, önümüzdeki süreçte dünyada insanların en fazla kafa yoracağı alanlardan bir tanesi. Bu çalışmalar sadece uzay ve havacılık alanlarını ilgilendirmiyor. Bu çalışmalar çığır açıcı teknolojilerin geliştirilmesini de sağlıyor. Siz, astronotların uzay yürüyüşü için geliştirdikleri parçaların, spastik engellilerin yürüyüşünde kullanıldığını biliyor musunuz? Ya da aşırı ısının dışarı atılması için kullanılan bir teknolojinin bir beyin ameliyatında oluşan fazla ısıyı kanalcıklarla dışarıya atması ve beyin ameliyatının güvenle gerçekleşmesine yaradığını biliyor musunuz? Bu alan hayatın her alanına dokunan bir alan. Bu alanda Türkiye mutlaka ama mutlaka iddiasını ortaya koymak durumunda."

Işık, dünyada belki bugüne kadar hiç olmadığı şekilde yaratıcı teknolojilerle, yıkıcı teknolojilerin birbiriyle yarıştığı bir sürecin yaşandığını ifade ederek, konuşmasına şöyle devam etti:

"At başı gidiyor. Uydu geliştirmek büyük bir iş. Milyonlarca dolar harcıyor, bir uydu yapıyorsunuz, geliştiriyorsunuz. Ama geçenlerde Çin bir füze fırlattı ve kendi uydusunu vurdu. Bir anda uzayda binlerce parçacık serseri mayın gibi dolaşmaya başladı. Veya şu anda bir ülke için iddia edilen lazerle uyduyu imha etme, devre dışı bırakma ya da uyduyu yakma teknolojisini geliştirdi diyorlar. Bunun anlamı şu, eğer bu teknoloji gerçekten geliştirildiyse, yaygınlaştıysa siz bir uçak bile uçuramayabilirsiniz. Çünkü GPS, navigasyon uydulardan sağlanıyor.''

Başbakan Yardımcısı Işık, Tycho'nun Danimarka'da kendi rasathanesini kurmadan önce Takiyüddin Mursi'nin, padişahın daveti üzerine İstanbul'da bugünkü Taksim Meydanı'na yakın bir yerde kurduğu İstanbul Rasathanesi'nin bulunduğunu aktardı.

Ancak söz konusu bu yerin çok hazin bir sonu ve hikayesinin bulunduğunu belirten Işık, "Maalesef saray içi çekişmeler, adamcılık, ilme ve ilim adamına hürmet değil de pozisyon kapma mücadelesi o kadar önemli ve belki Osmanlı'yı bilimde geri bırakmayacak o bilim yarışında Osmanlı'nın geri kalmamasını sağlayacak o büyük projeyi akamete uğratmış. Ümit ederim ki ve yine inşallah inanıyorum ki Gökmen Projesi büyük bir sabır ve dikkatle, kararlılıkla hayata geçecek. Bursa'nın değil, bütün ülkenin evlatları hatta gönül coğrafyamızın çocukları gelip burada, bu tesiste ortaya konan düzenekleri, sergileri ve çalışmaları bizzat kendileri görecekler ve inşallah önümüzdeki 20-30 yılda Türkiye bu alandaki iddiasını Bursa'dan sürdürecek.'' diye konuştu.

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi'nin detaylarını katılımcılarla paylaştı.

Konuşmaların ardından Başbakan Yardımcısı Işık ve beraberindekiler, Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi'ne temsili olarak ilk harcı dökmek için butona bastı.

Törene, Bursa Valisi İzzettin Küçük, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, bazı AK Parti milletvekilleri, Bursaspor Kulübü Başkanı Ali Ay ve davetliler katıldı.

AA

Güncelleme Tarihi: 22 Ağustos 2017, 19:58

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER