<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>EtikHaber</title>
    <link>https://www.etikhaber.com</link>
    <description>Doğru Haberin Adresi...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.etikhaber.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 07 Jun 2026 14:38:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[14 yıldır yaptığı bez bebeklerle Şerife Bacı'nın hatırasını yaşatıyor]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/14-yildir-yaptigi-bez-bebeklerle-serife-bacinin-hatirasini-yasatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/14-yildir-yaptigi-bez-bebeklerle-serife-bacinin-hatirasini-yasatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu'nun İnebolu ilçesinde yaşayan Şükran Sünnetçi, 14 yıldır yaptığı bez bebeklerle hem Kurtuluş Savaşı'nın simgelerinen olan Şerife Bacı'nın hatırasını hem de yöresel kültürü yaşatıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu'nun İnebolu ilçesinde yaşayan Şükran Sünnetçi, 14 yıldır yaptığı bez bebeklerle hem Kurtuluş Savaşı'nın simgelerinen olan Şerife Bacı'nın hatırasını hem de yöresel kültürü yaşatıyor.</p>

<p>Kastamonu'nun İnebolu ilçesinde yaşayan 76 yaşındaki Şükran Sünnetçi, 14 yıl önce bez bebekler yapmaya başladı. Kastamonu'da kültürel bir değere sahip olan bez bebek geleneğini yaşatan Sünnetçi, özelikle Kurtuluş Savaşı sırasında 9 aylık bebeğiyle birlikte cepheye silah taşırken donarak şehit olan Kastamonulu Şerife Bacı'nın figürünü bez bebeklere işliyor. Şerife Bacı'nın kahramanlığının gelecek kuşaklara aktarılması ve hatırasının yaşatılmasını isteyen Sünnetçi, kıyafetlerinden başörtüsüne kadar bebeklerin her kısmını kendisi hazırlıyor. Yılda yaklaşık 40 bebek yaptığını ifade eden Sünnetçi, yaptığı bebeklerin büyük ilgi gördüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bebekleri severek yaptığını dile getiren Şükran Sünnetçi, '2012 yılından beri bu bebeklerle uğraşıyorum. Kendi fikrim. Şerife Bacı'nın hatırasını yaşatmak amacıyla bu bebekleri yapıyorum. Her yıl yaklaşık 40-50 tane bebek yapıyorum. Biraz zor ama elimden geldiği kadar yapmaya çalışıyorum. Severek yapıyorum. Eşarplarını pullar kullanarak tülbentten yapıyorum. Elbiselerini yapıyorum. Dokuma önlüklerini yapıyorum, bu önlükler çok eskiden beri kullanılırmış' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, KASTAMONU</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/14-yildir-yaptigi-bez-bebeklerle-serife-bacinin-hatirasini-yasatiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/14-yildir-yaptigi-bez-bebeklerle-serife-bacinin-hatirasini-yasatiyor.jpg" type="image/jpeg" length="10760"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yemek bırakmak için kocasının araç tamir atölyesine geldi, motor ustası oldu]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/yemek-birakmak-icin-kocasinin-arac-tamir-atolyesine-geldi-motor-ustasi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/yemek-birakmak-icin-kocasinin-arac-tamir-atolyesine-geldi-motor-ustasi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak'ın Cizre ilçesinde yaşayan iki çocuk annesi kadın, yıllar önce eşine yardımcı olmak amacıyla geldiği oto tamir atölyesinde zamanla araç tamir etmeyi öğrendi. Başlarda yemek hazırlayan ve iş yerinin düzeniyle ilgilenen kadın, bugün motor söküp araç bakımı yaparak ilginç bir başarı hikayesine imza atıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şırnak'ın Cizre ilçesinde yaşayan iki çocuk annesi kadın, yıllar önce eşine yardımcı olmak amacıyla geldiği oto tamir atölyesinde zamanla araç tamir etmeyi öğrendi. Başlarda yemek hazırlayan ve iş yerinin düzeniyle ilgilenen kadın, bugün motor söküp araç bakımı yaparak ilginç bir başarı hikayesine imza atıyor.</p>

<p>Yaklaşık 20 yıl önce eşiyle birlikte Adana'dan Cizre'ye yerleşen Arzu Akol, aile işletmesi olarak kurdukları oto tamir atölyesinde ilk zamanlar eşine destek olmak amacıyla bulunuyordu. Evde pişirdiği yemekleri eşine getiren Akol, gün geçtikçe araçlara ilgi duymaya başladı. Akol, eşinin yaptığı işleri izleyerek mesleği öğrenmeye başladı. Yıllar içerisinde bakım, arıza tespiti ve motor işlemlerine kadar birçok konuda tecrübe kazanan Akol, bölgede alışılmışın dışında bir başarı hikayesine imza attı.</p>

<p>Evde anne, iş yerinde usta</p>

<p>İlk zamanlarda vatandaşların kendisini oto tamir atölyesinde görünce şaşırdığını belirten Arzu Akol, bazı kişilerin kadınların bu işi yapamayacağını düşündüğünü söyledi. Ancak zamanla müşterilerin kendisine alıştığını ifade eden Akol, bugün birçok kişinin ailesiyle birlikte iş yerlerine geldiğini belirtti. İki çocuk annesi olduğunu anlatan Akol, annelik ve iş hayatını birlikte yürüttüğünü vurguladı. Öğle saatlerinde çocuklarını okuldan aldığını belirten Akol, daha sonra çocuklarıyla birlikte tamirhaneye döndüklerini ifade etti.</p>

<p>Eşiyle birlikte omuz omuza</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eşiyle birlikte yıllardır omuz omuza çalıştıklarını belirten Sefa Akol ise 'Kimse olmayınca mecbur olarak sırt sırta vermek zorundayız. Biraz da güven söz konusu. Yeri geliyor bilgisayar başında yeri geliyor araç başında yeri geliyor motor dağıtıyoruz. Herkese biraz farklı geliyor, bir kadın tamir yapar mı diye. Ama biz dükkanda çalışıyoruz. Tüm gün eşinle sıkılmıyor musun lafını çok duyduk. Özellikle bu bölgede ama şu an çok memnunuz' dedi.</p>

<p>Cizre'de faaliyetlerini sürdüren çift, hem aile hem de iş hayatını aynı çatı altında yürütmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/yemek-birakmak-icin-kocasinin-arac-tamir-atolyesine-geldi-motor-ustasi-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/yemek-birakmak-icin-kocasinin-arac-tamir-atolyesine-geldi-motor-ustasi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="58895"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Leylekler yumurtadan yeni çıkan yavruları için yuvalarında nöbette]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/leylekler-yumurtadan-yeni-cikan-yavrulari-icin-yuvalarinda-nobette</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/leylekler-yumurtadan-yeni-cikan-yavrulari-icin-yuvalarinda-nobette" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Kayseri'de Erciyes Dağı eteklerindeki Sultan Sazlığı bölgesinde elektrik direklerine yuva yapan leylekler, yavrularının kanatlanarak uçmasını bekliyor - Hürmetçi Mahallesi Muhtarı İbrahim Demir: - 'Mahallede bulunan 40-50'ye yakın elektrik direğinde yuvamız var. Leyleklerin sesine de alışkınız. Tam yavrulama dönemi. Gelen turistlerimizin de ilgisini çok çekiyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KAYSERİ (AA) - ERGÜN HAKTANIYAN - Kayseri'nin Hacılar ilçesinde elektrik direklerine yuva kuran leylekler, yumurtadan yeni çıkan yavruları için nöbet tutuyor.</p>

<p>Kayseri'de göçmen kuşların konakladığı sulak alanlara yakın bölgelere yuva kuran leylekler, Hürmetçi Mahallesi sakinlerinin uzun yıllardır vazgeçilmez misafirleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Leylekler, her yıl havaların ısınmasıyla Erciyes Dağı'nın eteklerindeki elektrik direkleri ile çatılara yaptıkları yuvalarına yerleşiyor.</p>

<p>Elektrik direkleri üzerindeki yuvalarında yumurta nöbeti tutan leylekler, nöbetleşe yiyecek aramak için uçtuktan sonra yeniden yuvalarına dönüyor.</p>

<p>Leylekler, her yıl olduğu gibi bu yıl da ailelerine yeni katılan yavrularını büyütüp yetiştirmenin telaşını yaşarken, yumurtadan yeni çıkan yavruları ise mahallenin sessizliğini çıkardıkları 'lak lak' sesiyle dağıtıyor.</p>

<p>Yaklaşık 6 ay boyunca büyüttükleri yavrularına uçmayı öğreten leylekler, ardından sıcak bölgelere göç etmek üzere mahalleyi terk ediyor.</p>

<p>Hürmetçi Mahallesi Muhtarı İbrahim Demir, AA muhabirine, her yıl ağırladıkları leyleklerin, mahallenin olmazsa olmazı arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Mahalledeki her direkte leyleklerin yavrularıyla bulunduğunu dile getiren Demir, 'Mahallede bulunan 40-50'ye yakın elektrik direğinde yuvamız var. Leyleklerin sesine de alışkınız. Tam yavrulama dönemi. Gelen turistlerimizin de ilgisini çok çekiyor.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- 'Bu mevsimde leylekler buranın sembolü oluyor'</p>

<p>Demir, mahallede bulunan elektrik direklerinden bazılarının leyleklerin yuva yapması için Hacılar Belediyesi tarafından konulduğuna dikkati çekti.</p>

<p>Burasının bir göç yurdu ve Sultan Sazlığı'nın devamı olduğunu belirten Demir, 'Her yıl geliyorlar. Biz alışkınız. Sanki bizim aileden birisi gibi, leylek görmezsek olmaz. Bu mevsimde leylekler buranın sembolü oluyor. Mart ayının ortasında geliyorlar, 9'uncu ayın sonu gibi de gidiyorlar. Bu arazi verimli. Balıklar, böcekler, her şey bol. Leylekler burada istediği gibi faydalanıp besleniyorlar. Yavrularını da verimli bir şekilde büyütüyorlar. Düz arazi, suyu, bataklığı bol. Tam leyleklerimizin sevdiği bir yer.' diye konuştu.</p>

<p>Demir, dışarıdan gelenlerin 'leylekli köy' olarak adlandırdığı mahallelerine leyleklerin ayrı bir güzellik kattığını ifade etti.</p>

<p>Bölgeye gelen turistlerin çevreye daha duyarlı olmalarını ve kirlilik oluşturmadan gezip görmelerini isteyen Demir, bu sayede doğal güzelliklerin korunabileceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, KAYSERİ</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/leylekler-yumurtadan-yeni-cikan-yavrulari-icin-yuvalarinda-nobette</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/leylekler-yumurtadan-yeni-cikan-yavrulari-icin-yuvalarinda-nobette.jpg" type="image/jpeg" length="20320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnşaatı bıraktı, çoban oldu; eski televizyon kasasıyla şöhreti yakaladı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/insaati-birakti-coban-oldu-eski-televizyon-kasasiyla-sohreti-yakaladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/insaati-birakti-coban-oldu-eski-televizyon-kasasiyla-sohreti-yakaladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ'da inşaat işçiliğini bırakıp çobanlığa başlayan Yılmaz Uygur, derede bulduğu eski bir televizyon kasasıyla çektiği eğlenceli videolar sayesinde sosyal medyada 150 milyon izlenmeye yaklaşarak fenomen oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ'da inşaat işçiliğini bırakıp çobanlığa başlayan Yılmaz Uygur, derede bulduğu eski bir televizyon kasasıyla çektiği eğlenceli videolar sayesinde sosyal medyada 150 milyon izlenmeye yaklaşarak fenomen oldu.</p>

<p>Elazığ'ın Arıcak ilçesine bağlı Kambertepe köyünde yaşayan 54 yaşındaki Yılmaz Uygur, uzun yıllar inşaat sektöründe çalıştıktan sonra köyüne döndü. Kendisine ait arazide hayvan besleyerek geçimini sağlamaya başlayan Uygur'un hayatı, yolda yürürken derede bulduğu eski bir televizyon kasasıyla tamamen değişti. Bulduğu televizyonun arkasına geçerek mizahi bir dille hava durumu sunmaya başlayan Uygur, çektiği videoların sosyal medyada yayılmasıyla kısa sürede milyonlara ulaştı. Çöpten aldığı televizyonla yaptığı sunumların ardından ulusal kanallara bile malzeme olduğunu belirten Yılmaz Uygur, samimi ve dürüst tarzıyla kısa sürede büyük bir kitleye ulaştı. Videolarının toplamda 150 milyon izlenme sınırına yaklaştığını ifade eden 5 çocuk babası Uygur, kendisini izleyen ve seven herkese teşekkür ederek, 'Millet beni izledi, beni sevdiler. Hepsinden Allah razı olsun. Ben asla yalan söylemiyorum, bu yüzden insanlar beni bu kadar çok benimsedi' dedi.</p>

<p>'Şu anda videolarımın toplam izlenmesi 150 milyona yaklaşmış durumda'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kendine has tahmin yöntemiyle daha önce Elazığ için yaptığı bir uyarıyı hatırlatan renkli fenomen, 'Ben genellikle inşaatlarda çalışıyordum fakat sonra baktım ki ne inşaatın ne de insanların kahrı çekiliyor. Burada böyle güzel bir yerim vardı, ben de kalktım geldim. Ondan sonra davar ve hayvan beslemeye başladım. Bir gün yolda öylece gidiyordum, bir baktım derede bir televizyon var. Sonra 'Ben bu televizyonu alayım da bir hava durumu sunayım' dedim. Aldım ve hava durumunu sundum. Bir de ne göreyim, akşamında televizyonlar, benden bahsetmeye başlamış ve 'Hava durumu sunan dayı' diyorlar. Benim öyle bir keyfim geldi ki. Demek ki çöpten bir şey alırsan da, ne olursa olsun değerli oluyormuş dedim. Ondan sonra millet beni izledi, beni sevdiler. Hepsinden Allah razı olsun, onlara çok çok teşekkür ediyorum. Şu anda videolarımın toplam izlenmesi 150 milyona yaklaşmış durumda. Ben bir de yalan söylemiyorum arkadaşlar' diye konuştu.</p>

<p>'Hava durumu diye uyardım minareye şimşek çarptı'</p>

<p>Geleceğe dair en büyük hayalinin ulusal televizyon kanallarına çıkıp ana haber sunmak olduğunu dile getiren Uygur, 'Ben hava durumu sunuyordum, o gecelerde Elazığ'ı uyardım. Dedim ki aşağıdan yağış bastırıyor, dikkatli edin ama bana inanmadılar. Ardından şimşek geldi, minareye çarptı ve gitti. Hayalim ise, büyük kanalları, televizyonları bekliyorum. Orada gidip, doğru haberleri sunma hayalim var. Ondan sonra millete gerçek haberciliğin nasıl olduğunu anlatayım. Ben yalan söylemiyorum ki arkadaşlar' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/insaati-birakti-coban-oldu-eski-televizyon-kasasiyla-sohreti-yakaladi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/insaati-birakti-coban-oldu-eski-televizyon-kasasiyla-sohreti-yakaladi.jpg" type="image/jpeg" length="41662"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayırsever, 2 kamyon karpuz dağıttı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/hayirsever-2-kamyon-karpuz-dagitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/hayirsever-2-kamyon-karpuz-dagitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin bereketli topraklarının bulunduğu Mersin'in Tarsus ilçesinde bir hayırsever 2 kamyonla yaklaşık 30 ton karpuzu vatandaşa ücretsiz dağıttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin bereketli topraklarının bulunduğu Mersin'in Tarsus ilçesinde bir hayırsever 2 kamyonla yaklaşık 30 ton karpuzu vatandaşa ücretsiz dağıttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarsus ilçesinde isminin açıklanmasını istemeyen bir hayırsever, Barbaros ile Mithatpaşa mahallelerine 2 kamyonla yaklaşık 30 ton karpuz gönderdi. Karpuzlar mahallede vatandaşlara ücretsiz olarak dağıtıldı. Sezonu yeni başlayan karpuzun kilogramının 30 ile 50 TL arasında değişmesi nedeniyle dağıtılan ürüne vatandaş yoğun talep gösterdi.</p>

<p>Çevre esnafından berber Erol Tunç, pazarda kilogramı 50 TL'ye kadar satılan karpuzların bir hayırsever tarafından ücretsiz dağıtıldığını, vatandaşların da yoğun talep gösterdiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, MERSİN</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/hayirsever-2-kamyon-karpuz-dagitti</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/hayirsever-2-kamyon-karpuz-dagitti.jpg" type="image/jpeg" length="70917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban pazarının gözdesi deve 330 bin TL'ye satıldı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/kurban-pazarinin-gozdesi-deve-330-bin-tlye-satildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/kurban-pazarinin-gozdesi-deve-330-bin-tlye-satildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konya'da Kurban Bayramı öncesi kurulan hayvan pazarına getirilen 780 kilogramlık deve, vatandaşların yoğun ilgisini çekti. 330 bin TL'ye satılan deve, pazarın en dikkat çeken kurbanlığı oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konya'da Kurban Bayramı öncesi kurulan hayvan pazarına getirilen 780 kilogramlık deve, vatandaşların yoğun ilgisini çekti. 330 bin TL'ye satılan deve, pazarın en dikkat çeken kurbanlığı oldu.</p>

<p>Konya'nın merkez Meram ilçesinde kurulan kurban pazarına getirilen deve, hem görüntüsü hem de büyüklüğüyle vatandaşların ilgi odağı haline geldi. Pazara deveyi getiren satıcı, hayvanı dikkat çekmek amacıyla getirdiklerini belirterek, vatandaşların deveye büyük ilgi gösterdiğini söyledi.</p>

<p>'İstek çok, bayağı ilgi de çekiyor'</p>

<p>Kurbanlık satıcısı Yaşar Közenek, 'Dikkat çekmek amaçlı hem hobi olarak çiftliğimiz genel itibari ile böyle hayvanlarla dolu. Müşterilerimize hizmet olarak, bugün de Meram ilçesinde bulunan pazara getirdik. İstek çok, bayağı ilgi de çekiyor. Vatandaşlarımız çok meraklı, hisse soranlar oluyor. Biz de hisseye girelim biz de çok merak ediyoruz diyenler oluyor ama biz tüm satacağımızı söylüyoruz. Hisse yazmıyoruz. Nasip olursa bir müşterimize anlaştık gibi bayramın ikincisi günü de kesimini gerçekleştireceğiz. 330 bin liraya da hayvanımızı sattık' dedi.</p>

<p>'Hayvanımız 780 kilogram geldi'</p>

<p>Yaşar Közenek, devenin 780 kilo geldiğini belirterek, 'Devenin özelliği çölde yaşayan hayvan ama biz hayvanı Aydın'dan getirdik. Bizim de bildiğimiz tanıdığınız bir hayvan değil. Bakıyoruz, çok güzel bir hayvan. Nasip olursa keseceğiz. Ben de deve getirmeye devam edeceğim. Bunun yavrusu da var bizde. Nasip olursa yaşı tuttuğu sürece devam edeceğim. Bizim hayvanımız 780 kg geldi. Bu hayvan 8-9 aydır bende. Benden önce Aydın'da bulunan bir kişideydi, ben oradan aldım geldim. Bizim aramızda çok güzel bir bağ oldu ama bugün burası kalabalık olduğu için deve huysuz' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pazarda deveyi gören vatandaşlar ilgi göstererek deveyi fotoğrafladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, KONYA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/kurban-pazarinin-gozdesi-deve-330-bin-tlye-satildi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/kurban-pazarinin-gozdesi-deve-330-bin-tlye-satildi.jpg" type="image/jpeg" length="11870"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gelinciklerle kırmızıya bürünen nohut tarlası hayran bıraktı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/gelinciklerle-kirmiziya-burunen-nohut-tarlasi-hayran-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/gelinciklerle-kirmiziya-burunen-nohut-tarlasi-hayran-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman'da, nohut ekili yaklaşık 50 dönümlük alan, açan gelincik çiçekleriyle kırmızıya büründü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman'da, nohut ekili yaklaşık 50 dönümlük alan, açan gelincik çiçekleriyle kırmızıya büründü.</p>

<p>Adıyaman merkeze bağlı Kızılcapınar Köyü yakınlarında bulunan yaklaşık 50 dönümlük nohut tarlası, açan gelincik çiçekleriyle kırmızıya büründü. Doğal güzelliğiyle dikkat çeken tarla, vatandaşların da ilgi odağı haline geldi. Havaların yağışlı geçmesiyle birlikte nohut ekili alanın arasında çıkan gelincikler, tarlayı adeta kırmızı bir örtüyle kapladı. Ortaya çıkan kartpostallık manzara, bölgeden geçen vatandaşların ilgisini çekerken, birçok kişi alanda fotoğraf çektirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğayla iç içe eşsiz görüntülerin oluştuğu bölgede vatandaşlar, manzaranın hayranlık uyandırdığını belirterek, gelinciklerle kaplanan tarlanın görülmeye değer olduğunu söyledi.</p>

<p>Özellikle gün batımında ortaya çıkan renk cümbüşüyle dikkat çeken tarla, doğa fotoğrafçılarının da uğrak noktası olmaya başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/gelinciklerle-kirmiziya-burunen-nohut-tarlasi-hayran-birakti</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/gelinciklerle-kirmiziya-burunen-nohut-tarlasi-hayran-birakti.jpg" type="image/jpeg" length="30759"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sakarya'da Kurban Bayramı öncesi berberlerde yoğun mesai]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/sakaryada-kurban-bayrami-oncesi-berberlerde-yogun-mesai</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/sakaryada-kurban-bayrami-oncesi-berberlerde-yogun-mesai" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya'da Kurban Bayramı'na sayılı günler kala, vatandaşların bayram tıraşı talebine yetişmeye çalışan berberlerde yoğunluk yaşanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya'da Kurban Bayramı'na sayılı günler kala, vatandaşların bayram tıraşı talebine yetişmeye çalışan berberlerde yoğunluk yaşanıyor.</p>

<p>Bayrama bakımlı girmek isteyen vatandaşların oluşturduğu yoğunluk sebebiyle kentteki birçok işletme randevu sistemine geçti. Sabahın erken saatlerinde mesaiye başlayan berberler, artan taleplere cevap verebilmek için gece geç saatlere, hatta sabaha kadar müşterilerine hizmet veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşletmeci Zeki Çakal, bayram yoğunluğunun yaklaşık bir hafta önceden başladığını belirterek, 'Mesai saatlerimiz uzuyor. Sabah 08.00'de dükkanı açıyoruz, gece 01.00 ya da 02.00'a kadar mesaimiz devam ediyor. Bu yoğunlukta bazı özel müşterilerimiz olabiliyor, gece il dışından gelen müşterilerimiz olabiliyor. Tatlı bir yoğunluk, tatlı bir telaş. Böyle olması gerekiyor. Her bayram hemen hemen aynı, Kurban Bayramı ile Ramazan Bayramı biraz farklı olabiliyor. Ramazan Bayramında daha sıkışık oluyoruz. Normal bir günde 10 tıraş yapıyorsak, 10 randevu alıyorsak, bu bayram zamanları 20-25 randevuya kadar çıkıyor. Verdiğimiz randevu sayısı arttığı için zaman dilimleri de düşüyor. Müşterilerde ona göre kendilerini ayarlıyorlar' dedi.</p>

<p>'Sabaha kadar çalıştığımız oluyor'</p>

<p>Yoğunluğa yetişmek için gece geç saatlere kadar çalıştıklarına dikkati çelen Fetih Köse ise 'Bu bayram önü geçen Ramazan Bayramı kadar yoğunluk yok. Birde resmi tatil olduğu için cuma gününden herkes şehir dışına çıkmaya başladı. Tabii gelenler de oluyor. 5 kişi çalışıyoruz, yetişmeye çalışıyoruz. Gece çok geç gelenler oluyor, çok erken gelenler oluyor. Bir şekilde yoğunluğu atlatmaya çalışıyoruz. Bu günlerde sabaha kadar çalıştığımız oluyor' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, SAKARYA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/sakaryada-kurban-bayrami-oncesi-berberlerde-yogun-mesai</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/sakaryada-kurban-bayrami-oncesi-berberlerde-yogun-mesai.jpg" type="image/jpeg" length="58147"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalaycı ustası çırak bulamamaktan dert yandı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/kalayci-ustasi-cirak-bulamamaktan-dert-yandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/kalayci-ustasi-cirak-bulamamaktan-dert-yandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adıyaman'da son kalaycı ustası çırak bulamamasına ve düşen talebe rağmen dede mirası mesleğini yaşatmaya çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adıyaman'da son kalaycı ustası çırak bulamamasına ve düşen talebe rağmen dede mirası mesleğini yaşatmaya çalışıyor.</p>

<p>Adıyaman'da yıllardır sürdürülen kalaycılık mesleği, değişen yaşam şartları ve çırak eksikliği nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Dededen toruna aktarılan mesleği sürdüren ustalar, geçmişte yoğun ilgi gören kalaycılık mesleğinin günümüzde eski hareketliliğini kaybettiğini belirtiyor.</p>

<p>Bakır kapların sağlık ve lezzet açısından önemini vurgulayan kalaycı ustası Latif Ulum, mesleğin kendilerine dededen babaya, babadan da oğula geçtiğini ifade etti. Ulum, 'Kendimizi bildik bileli buradayız. Bakırda yapılan yemeğin tadı farklı olur, krom kaplar ise insanı rahatsız eder. Bu yüzden bakırdan şaşmamak lazım. Ancak artık kimse bakır kullanmadığı için binde bir iş geliyor' dedi.</p>

<p>Yeni neslin meslek öğrenmeye ilgi göstermemesinden dert yanan Ulum, 'Çırak gelmiyor, yetişmiyor. Ama bir genç gelip burada işi öğrenirse, 5-6 senede koluna takılacak bir altın bilezik kazanmış olur. Maalesef kimse gelmiyor' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kentteki son kalaycı ustası Latif Ulum, çırak bulamamasına ve düşen talebe rağmen dede mirası mesleğini yaşatmak için her sabah ocağını yakmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/kalayci-ustasi-cirak-bulamamaktan-dert-yandi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/kalayci-ustasi-cirak-bulamamaktan-dert-yandi.jpg" type="image/jpeg" length="14499"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[40 yıllık kasap, kesilmez eldiveni bıçakla test ederek acemi kasapları uyardı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/40-yillik-kasap-kesilmez-eldiveni-bicakla-test-ederek-acemi-kasaplari-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/40-yillik-kasap-kesilmez-eldiveni-bicakla-test-ederek-acemi-kasaplari-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ'da 40 yıldır kasaplık yapan Şenol Çopur, Kurban Bayramı öncesi meydana gelebilecek yaralanma kazalarına karşı acemi kasapları uyararak, eline giydiği kesilmez eldiveni keskin kasap bıçağıyla test etti ve kesim işlemlerinin profesyonel ekipmanlarla yapılması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ'da 40 yıldır kasaplık yapan Şenol Çopur, Kurban Bayramı öncesi meydana gelebilecek yaralanma kazalarına karşı acemi kasapları uyararak, eline giydiği kesilmez eldiveni keskin kasap bıçağıyla test etti ve kesim işlemlerinin profesyonel ekipmanlarla yapılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Elazığ'da uzun yıllardır besi çiftliği ve kasap işletmeciliği yapan Şenol Çopur, Kurban Bayramı öncesinde acemi kasaplara ve vatandaşlara yönelik önemli uyarılarda bulundu. Her bayram döneminde hastanelerin el, kol ve parmak kesilmesi gibi kazalarla dolup taştığına dikkat çeken Çopur, bu tür üzücü durumların önüne geçilmesi için koruyucu ekipmanların ve profesyonel aletlerin kullanılmasının şart olduğunu vurguladı. Koruyucu ekipmanların önemini uygulamalı olarak göstermek isteyen emektar kasap, eline taktığı kesilmez eldiveni bıçakla test ederek dayanıklılığını gözler önüne serdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurban kesiminin ciddi bir uzmanlık gerektirdiğini ifade eden Şenol Çopur, '40 yıldır Elazığ'da kasaplık yapıyorum. Kurban Bayramı'nda en doğal, en sağlıklı hayvanları oğlumla beraber burada hem satıyor hem de kesiyoruz. Bizim için bir hayvanın sağlıklı, temiz ve kaliteli olmasının yanında, kesim ekipmanlarının da profesyonel olması çok önemlidir. Kesim işlemi; profesyonel bıçak, profesyonel masat ve bunların yanında kesilmez eldiven kullanımıyla birlikte yapılmalıdır. Amacımız, İslami usullere uygun olarak hayvanın canını yakmadan, tertemiz bir şekilde kesmektir. Havalar da artık sıcak olmaya başladı. Bu yüzden kurbanı en kısa sürede kesip, parçalayıp, poşetleyerek müşteriye teslim etmek gerekiyor. Kimse 'Ben bir mutfak bıçağıyla kurban kesebilirim' diye düşünmesin, böyle bir şeye kalkışmasın. Bıçağın çok keskin olması ve tek hamlede, hayvanın canını yakmadan kesim yapılması lazım. Aksi takdirde hem hayvana eziyet edilir hem de kesim yapan kişi kendini yaralayabilir' dedi.</p>

<p>Kurban keseceklere çağrıda bulunan Çopur, ' Elazığ'daki ve Türkiye'deki tüm vatandaşlarımıza çağrım şudur, bu işi mutlaka profesyonel kasaplara yaptırsınlar. Kurban ibadeti ve vacip olan kurbanlarımız bizim için ne kadar önemliyse, kesim aşaması da bir o kadar önemlidir. Hatta bizim için kesim süreci her şeyden daha kritik bir noktadadır. Tek bıçak darbesiyle nefes borusu, yemek borusu ve iki şah damarının bir kerede kesilmesi gerekir. İşin aslı ve kuralı budur. Tabii ki bunlar oldukça riskli işlerdir, bu yüzden çok dikkat edilmelidir' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/40-yillik-kasap-kesilmez-eldiveni-bicakla-test-ederek-acemi-kasaplari-uyardi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/40-yillik-kasap-kesilmez-eldiveni-bicakla-test-ederek-acemi-kasaplari-uyardi.jpg" type="image/jpeg" length="67917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yol kenarında yaralı halde bulunan yavru karaca, koruma altına alındı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/yol-kenarinda-yarali-halde-bulunan-yavru-karaca-koruma-altina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/yol-kenarinda-yarali-halde-bulunan-yavru-karaca-koruma-altina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonu'nun İnebolu ilçesinde kayalıktan düşerek yaralanan yavru karaca, yoldan geçen vatandaşlar tarafından araca alınarak Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Yaralı yavru karaca, veteriner hekime götürülerek tedavi altına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu'nun İnebolu ilçesinde kayalıktan düşerek yaralanan yavru karaca, yoldan geçen vatandaşlar tarafından araca alınarak Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Yaralı yavru karaca, veteriner hekime götürülerek tedavi altına alındı.</p>

<p>İnebolu'dan Kastamonu'ya çocukları ile birlikte kendi araçları ile seyahat eden Bilal Yılmaz, İnebolu-Kastamonu kara yolu Yukarı Çaylı Mevkiinde yolun kenarında hareketsiz halde yavru karaca gördü. Çocuklarının ısrarı üzerine yavru karacayı sevmek için durduklarında karaca, hiç tepki vermeden yerinden oynayamadı. Hayvanın arka ayaklarından yaralı olduğunu anlayan Bilal Yılmaz, 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak yardım talebinde bulundu. Yavru karacanın yaralı olduğu durumunu anlatan Bilal Yılmaz, Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleriyle iletişim kurulması sağlandı. Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri, yaralı haldeki karacayı araçlarına alarak Kastamonu'ya kadar getirmelerini talep etmeleri üzerine Bilal Yılmaz, yaralı haldeki yavru karacayı aracına alarak Kastamonu'nun girişinde görevlilere teslim etti. Yaralı haldeki yavru karaca, görevliler tarafından veteriner hekime götürülerek tedavisine başlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bacanağı ile birlikte Kastamonu'yu seyahat ettiklerini söyleyen Bilal Yılmaz, 'Yukarı Çaylı köyü mevkiinde aracımıza bir yolcu aldık. Yaralı yavru karacayı, Kastamonu'ya götürüyoruz, ekiplere teslim edeceğiz. Kayalıklardan asfalta düşmüş. Çok yüksekten düştüğü için fazla hareket edemiyor arka kısımları. Biz, karacayı çocuklarımızla çok sevdik ama yaralıydı' dedi.</p>

<p>İnebolu ilçesinde çok fazla yaban hayatının olduğunu belirten Yılmaz, 'Ben ilk defa yavru bir karaca ile karşılaştım. Bizlerde yardım olsun diye 112'yi aradık. Bizi, 112'den Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğüne bağladılar. Ekipler, yavru karacayı aracımıza alarak Kastamonu'ya getirmemizi rica etti. Bizde karacayı aracımıza aldık, götürüyoruz' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, KASTAMONU</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/yol-kenarinda-yarali-halde-bulunan-yavru-karaca-koruma-altina-alindi</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/yol-kenarinda-yarali-halde-bulunan-yavru-karaca-koruma-altina-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="57743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çalışan bulmakta sorun yaşayınca pide yapımını öğrenen karısı fırının başına geçti]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/calisan-bulmakta-sorun-yasayinca-pide-yapimini-ogrenen-karisi-firinin-basina-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/calisan-bulmakta-sorun-yasayinca-pide-yapimini-ogrenen-karisi-firinin-basina-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinde açtığı iş yerinde çalışan bulmakta sorun yaşayan Hakan Akbıyık, bunun üzerine eşi Tuba Akbıyık'a pide ve lahmacun yapmayı öğretti - Tuba Akbıyık: - 'İlk zamanlarda çok zorlandım, çünkü burayı bilmiyordum, kimseyi tanımıyordum. Müşteriler de usta olmadığım için yadırgadılar ama zamanla onlar da biz de alıştık']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AMASYA (AA) - MURAT DEMİRCİ - Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinde açtığı pide salonunda çalışan bulmakta sorun yaşayan Hakan Akbıyık, çözümü eşi Tuba Akbıyık'a işi öğretmekte buldu.</p>

<p>Yaklaşık 8 ay önce Gümüşhacıköy ilçesinde pide salonu açan 36 yaşındaki Hakan Akbıyık, personel bulmakta sorun yaşadı.</p>

<p>İşi tek başına yürütmekte zorlanan Akbıyık, bunun üzerine eşine pide ve lahmacun yapmayı öğretmeye karar verdi.</p>

<p>Pide yapımını öğrenen 31 yaşındaki üç çocuk annesi Tuba Akbıyık, fırının başına geçerek eşiyle birlikte çalışmaya başladı.</p>

<p>Hakan Akbıyık, AA muhabirine, eleman bulmakta sorun yaşayınca ve işi tek başına yetiştiremeyince eşine mesleği öğretmek zorunda kaldığını söyledi.</p>

<p>Eşinin kısa sürede işi kavradığını vurgulayan Akbıyık, müşterilerin de memnun kaldığını dile getirdi.</p>

<p>Eşinin pide ve lahmacunu gayet güzel yaptığına işaret eden Akbıyık, 'İşi öğrendi, güzel de yapıyor. Herkes de memnun. Benim yerime o geçti şimdi. Garsonluk, malzemelerin hazırlığı gibi işleri şimdi ben yapıyorum. Usta o oldu, çırak ben. İlk başlarda biraz tereddüt etti. 'Öğrenebilir miyim?' diye düşündü ama zaman geçtikçe alıştı. Hamur işlerinden de anlıyor. Hatta benden daha iyi yaptığını söyleyenler var. O yüzden artık tezgahın başında o var.' dedi.</p>

<p>- 'İnsanların övmesi de beni mutlu ediyor'</p>

<p>Tuba Akbıyık ise iş yerini ayakta tutabilmek için sorumluluk aldığını anlattı.</p>

<p>İlk zamanlarda zorlandığını, zamanla hem müşterilere hem de işe alıştığını belirten Akbıyık, hamur yoğurmaktan pideyi fırına vermeye kadar tüm süreci artık tek başına yapabildiğine dikkati çekti.</p>

<p>İlçede eleman bulamadıklarını, bulduklarının da birkaç gün durup gittiğini aktaran Akbıyık, 'Ben de bu görevi üstlenmek istedim. İlk zamanlarda çok zorlandım, çünkü burayı bilmiyordum, kimseyi tanımıyordum. Müşteriler de usta olmadığım için yadırgadılar ama zamanla onlar da biz de alıştık.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Artık işin her aşamasında görev alabildiğini vurgulayan Akbıyık, 'Hamur yoğurabiliyorum, kesebiliyorum, kendim açıp içine malzemesini koyabiliyorum. Sonrasında fırına atıyorum. Piştikten sonra çıkarıp müşterilerimize servis edebiliyorum. Yapamayacağım hiçbir şey yok diye düşünüyorum. İnsanların övmesi de beni mutlu ediyor.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>İş bölümünün zamanla değiştiğini anlatan Akbıyık, 'İlk başlarda eşim beni yetiştiriyordu, şimdi ben onun yerine geçtim. Eşim de benim yapacağım işleri üstlendi. İşimizi bu şekilde ilerletiyoruz.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, AMASYA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/calisan-bulmakta-sorun-yasayinca-pide-yapimini-ogrenen-karisi-firinin-basina-gecti</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/calisan-bulmakta-sorun-yasayinca-pide-yapimini-ogrenen-karisi-firinin-basina-gecti.jpg" type="image/jpeg" length="32141"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Can dostu 'Cango' ile denizde kürek çekip motosikletle gezintiye çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/can-dostu-cango-ile-denizde-kurek-cekip-motosikletle-gezintiye-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/can-dostu-cango-ile-denizde-kurek-cekip-motosikletle-gezintiye-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Muğla'nın Fethiye ilçesinde yaşayan emekli Fatih Kunur, 10 yıl önce sahiplendiği ve 'Cango' adını verdiği köpeğini yanından ayırmıyor - Kunur: - 'İnsanların bu durum hoşuna gidiyor ve genelde fotoğrafımızı çekiyorlar']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MUĞLA (AA) - ALİ RIZA AKKIR - Muğla'nın Fethiye ilçesinde yaşayan 62 yaşındaki Fatih Kunur, yanından hiç ayırmadığı köpeği 'Cango' ile her sabah kayıkla körfeze açılıyor, motosikletle gezintiye çıkıyor.</p>

<p>Yıllarca farklı sektörlerde çalıştıktan sonra emekli olan Kunur, 10 yıl önce küçük bir köpek sahiplendi.</p>

<p>Yanından ayırmadığı köpeğine 'Cango' ismini veren Kunur, patili dostunu motosiklet ya da arabayla gittiği her yere götürüyor.</p>

<p>Köpeğiyle aynı ismi taşıyan kayığı da bulunan Kunur, her sabah 'Cango' ile Fethiye Körfezi'ne açılıyor.</p>

<p>'Cango'nun da en sevdiği aktiviteler arasında yer alan kayık gezisi, görenlerin ilgisini çekiyor.</p>

<p>Kunur, AA muhabirine, köpeğin kendisine can yoldaşı olduğunu, 'Cango'nun evladından farkı bulunmadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her yere köpeğiyle gittiğini, onu insan büyütür gibi büyütüp ilgilendiğini anlatan Kunur, 'Günün 24 saati köpeğimle beraberim. Makul olan her yere onu da götürüyorum. Tekne, araba, motor ile geziyoruz, yürüyüş yapıyoruz. Konuştuğum belki 100 kelimeyi anlıyor. Özel bir eğitim aldırmadım, yıllarca aynı ev içinde yaşadığımız için her söylediğimi anlıyor.' dedi.</p>

<p>Hava şartları uygun olduğu sürece hemen her gün 'Cango' ile bir saat de olsa kürek çektiklerini dile getiren Kunur, aktivitenin onun da çok hoşuna gittiğini belirtti.</p>

<p>- 'Yanımdan hiç ayrılmaz'</p>

<p>'Cango'nun evden çıktıkları zaman çocuklar gibi heyecanlandığını vurgulayan Kunur, şöyle konuştu:</p>

<p>'Evde hazırlık yapmaya başladığım zaman çıkacağımızı anlıyor. Trafik eğitimi de var, ben komut vermeden yoldan karşıya geçmez. Yanımdan hiç ayrılmaz. Çalıştığım dönemde 'Emekli olursam bir tekne alacağım.', bir de 'Köpek besleyeceğim.' dedim. Adını da bir filmden esinlenerek koydum. Tekneme köpeğimin ismini verdim, arabada ismi yazılı. Onu çok seviyorum. Daha doğrusu hayvanları çok seviyorum. Zaten hayvanı sevmeyen insan da sevmez.'</p>

<p>'Cango' ile körfezdeki gezisinin insanların dikkatini çektiğini aktaran Kurgun, 'İnsanların bu durum hoşuna gidiyor ve genelde fotoğrafımızı çekiyorlar. 'Cango' yüzmeyi de çok sever. Her gün kısmen de olsa denize giriyor.' diye konuştu.</p>

<p>Kunur, köpeğiyle yaptıkları aktivitelerin zaman zaman sosyal medyada da paylaşıldığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, MUĞLA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/can-dostu-cango-ile-denizde-kurek-cekip-motosikletle-gezintiye-cikiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/can-dostu-cango-ile-denizde-kurek-cekip-motosikletle-gezintiye-cikiyor.jpg" type="image/jpeg" length="74336"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[8 metrekare dükkânda 30 yıldır tespih tamir ediyor]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/8-metrekare-dukkanda-30-yildir-tespih-tamir-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/8-metrekare-dukkanda-30-yildir-tespih-tamir-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'de 8 metrekare dükkanda 30 yıldır tespih tamir eden Bekir Şahin, kaliteli tespihin püf noktalarını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri'de 8 metrekare dükkanda 30 yıldır tespih tamir eden Bekir Şahin, kaliteli tespihin püf noktalarını anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kayseri'de 8 metrekare dükkanda 30 yıldır tespih tamir eden Bekir Şahin, liseyi bitirdikten sonra babasının yanına gelerek tespih tamirciliğine başladığını söyledi. Kaliteli tespihin elde hem kaygan bir yapısı olduğunu hem de ele yapışıp düşmediğini belirten Şahin, '30 yıldır tespih tamirciliği yapıyorum. Liseyi bitirdikten sonra babamın yanına geldim ve bu dükkanda işe başladım. Yaklaşık olarak 30 yıldan beri aynı şekilde devam ediyorum. Burada tespihleri tamir ediyorum. Bakımlarını, çekimlerini, ipliklerinin ayarlarını yapıyorum. Dini kitap satışları yapıyorum. 8 metrekare dükkânda tespih tamiri yapıyorum, tespihler ile uğraşıyorum. Kaliteli tespih anlaşılması için elde çekildiğinde müthiş bir kayganlık hissi verir, elinize yapışır. Plastik tespih aynı hisleri vermez. Kehribarları çektiğinizde güzel kokuları olur, kukalar elde çekildiğinde harika şekilde renk değiştirir. Eldeki mikropları öldürmek için eski Osmanlı tabipleri kuka tespihi çekerlermiş. Ayrıca padişahların huzuruna gelen büyükelçilerin, ziyaretçilerin eline kehribar tespih verirlermiş. Ellerindeki zararlı hastalıklar, zehir varsa onlar alınsın ve padişaha zarar vermesin diye yaparlarmış' şeklinde konuştu.</p>

<p>Tespih çeşitlerinin özelliklerine değinen Şahin, 'Kehribar, 3. jeolojik zamandan kalan çamgillerden gelen ağaçların toprak altında sıkışmasından dolayı olan bir tespihtir. Kuka ise ağacın çekirdeğinden yapılan bir tespihtir. Kuka bir çeşit ağaçtır. Kuka ise Hindistan ve Mısır taraflarında yetişen bir ağaçtır, Türkiye'de yetişmez. Kehribar ise yerden oltu gibi çıkan, bir çeşit taşa benzer ama taş olmayan sert bir maddeden yapılmıştır. Ben kukayı tercih ederim. Kuka doğaldır, güzeldir, çekimi kolaydır, insana rahatlık verir' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, KAYSERİ</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/8-metrekare-dukkanda-30-yildir-tespih-tamir-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/8-metrekare-dukkanda-30-yildir-tespih-tamir-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="58068"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kraliçe 2. Elizabeth'in yorganını yapan İnegöllü 60 yıldır mesleğine sıkı sıkı sarılıyor]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/kralice-2-elizabethin-yorganini-yapan-inegollu-60-yildir-meslegine-siki-siki-sariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/kralice-2-elizabethin-yorganini-yapan-inegollu-60-yildir-meslegine-siki-siki-sariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa'nın İnegöl ilçesinde 60 yıldan bu yana baba mesleği iğne yorgancılığını sürdüren 73 yaşındaki Erkan Genç, 30 yaşlarındayken İngiltere kraliçesi 2. Elizabeth'e kendisinin üzerinde fotoğrafı olan yorgan yaptığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bursa'nın İnegöl ilçesinde 60 yıldan bu yana baba mesleği iğne yorgancılığını sürdüren 73 yaşındaki Erkan Genç, 30 yaşlarındayken İngiltere kraliçesi 2. Elizabeth'e kendisinin üzerinde fotoğrafı olan yorgan yaptığını söyledi.</p>

<p>İnegöl'ün Cuma Mahallesi'ndeki dükkânında mesleğini sürdüren Erkan Genç, yün ve pamuktan yapılan doğal yorganların sağlık açısından önemli olduğunu belirterek, mesleğin artık çırak yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Meslek hayatını anlatan Erkan Genç, 'Baba mesleğiydi. Babam da 60 sene bu işi yaptı. 1953 yılında ben dünyaya geldim. Babamın yanında çalışarak ilk okulu İshak Paşa'da okudum. Okurken hem yorgancılığı burada öğrendim. Baba mesleği olduğu için. Ondan sonra işte askere kadar, askerden sonra da biraz devam ettik. Sonra İstanbul'a gittim. İstanbul'da da bir yedi sekiz sene çalıştım. Orada da yorgancılık yaptım. Orada biraz daha sanatı ilerlettik. Şu küçük dikişleri, ince dikişleri. 84'te evlenmek için gitmiştim zaten. Ondan sonra İnegöl'e tekrar geldim. Babamlar burada yorgancı. Kardeşimle beraber dükkan açtım. 5-6 sene de öyle sürdü. Sonra tek başıma işte hala yorgancılık yapıyorum' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlkokuldan sonra en az 60 senenin geçtiğini belirten Genç, 'Yaş 73, 13 seneyi sayma ki ilkokulda da dikiyordum. Zaten 75'te dükkan var üzerime kayıtlı. Şimdi bunun üzerinde resmi yapılan Fatih Sultan Mehmet, Atatürk, Kraliçe Elizabeth resimleri üzerine batik boyamayla yapılıyor ama onu kabartması, dikmesi var. Bunlar da yapıldı İstanbul'da. Bunların fırfırlısı, eteklisi, incesi. Şimdi öyle değil şimdi bu sanat her meslek gibi yozlaştı. Zaten kalmadı ki. Bizden sonra kalfa yok. Bunu kim dikecek? İstediğin kadar para ver. Bazıları diyor ki ben istemiyorum. İstese de dikecek kimse yok zaten. Kim dikecek ki? Şu dikişi yapacak yorgancı yok. Benim anam dikiyor. Onlar boş. Onları geç. Kilis yorganları var şimdi hazır iş. Şeye benzetiyorum ben onları. Döner yemeye gidiyorsun ama tavuk döner yiyorsun et değil. Öyle şeyler kalmadı. Bunun daha neleri var neleri? Yani parayla da bunu diktiremeyecek, bulamayacak. Bu ince dikiş. Bunu yapacak yorgancı yok. Dikemiyor yani. Diken de yok. Çok mu önemli? Tabii üzülüyorum sanat gidiyor diye. Ben elimden geldiği kadar yaptırmaya, yaşatmaya çalışıyorum. Benden başka da kaldığını bilmiyorum. Yok zannediyorum' dedi.</p>

<p>Ele bir dönüş olduğunu söyleyen usta Erkan Genç, 'Ama kim yapacak? Elinde sanatı var. Terzilik gibi. Mesela burada bir sürü terzi var ama benim bildiğim iki üç tane terzi var. Ama sorsan 20 tane var. Şimdi bunun gibi. Bu da böyle. Avrupa'nın hemen hemen her ülkesi aldı. Fransızı, Belçikası, Almanı. Hatta İstanbul'da dernek olarak İngiltere kraliçesine giden yorgan bile var. Karşılığında derneğe 450 mi 550 mi ne pound para gelmiş. Bu elçilik vasıtasıyla gidiyor. Üç kişi yaptık. Tabii kraliçenin resmi vardı. Öldü.'</p>

<p>Giyimden yorgana kadar doğaldan vazgeçilmemesi gerektiğinin altını çizen Genç, 'Kesinlikle elyaf yok. Elyaf öyle bir şey tavsiye edemem. Çünkü onu tavsiye edenin aklından zoru olması lazım. Yün ve pamuk, doğal neyse odur. İnsanoğluna en yakın olan şey yün. Şimdiki yünler zaten yastık da gösterdim ben size. Makinede yıkanıyor. Gerçek yün, yıkanıyor. Atıyorsun makineye, yorgan programında yıkanıyor. Elyafa benziyor ama yün. Yeni nesile bunu tavsiye ederim. Yine yaylı yataklarda yatsın ama üstüne mutlaka incecik ya da işte yorgan gibi yünden bu yünden örtsün. Bu taranmış yünden. Bunun tozu yok, çöpü yok, kokusu yok, hiçbirisi yok. Yani eskiden merdanede böyle örüyorlardı anlasınlar diye söylüyorum. Hatta gösterebilirsin. Yaptırsınlar, romatizmalıdır, sağlıktır. Doktor söylemiş bana hastanede. Ona da yaptım. Şimdi mesela bir tane böbrek, üroloji mi diyorlar. O da istiyor işte. Yatak üstüne yün yorgan yap diyorlar. Doğallığı arıyorlar. Elyaf petrol. Petrolden yapılan madde. Yani plastik. Onu örtünüyorsun, onun üstüne yatıyorsun. Bir de şöyle bir şey var, şimdi belki çok tuhaf gelecek insanlara. Yün ısıtır değil mi? Hayır. Şimdi insan vücudu 36. Isıtsa durabilir misin? O zaman o ne yapıyor? Yün vücuttaki ısıyı muhafaza ediyor, dışarıdaki soğuğu engelliyor. Seni ısıtmıyor, koruyor. Öyle olsa koyunların hepsi ölürdü. Ama elyaf öyle değil. Elyaf terletir, baş ağrısı yapar, hafiftir. Şimdiki yünlerde hafif 2 kilo yorgan benim yorganım. Yüzüyle beraber içinde 2,5 kilo yün var. Bu yünü kullanacaksın, temiz. Öbür yünü bende istemiyorum, tozu var. Teşekkür ediyorum. Belki biraz bilgilendirme gibi oldu. Millete diyorum yünle pamuktan vazgeçmeyin mümkünse' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, BURSA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/kralice-2-elizabethin-yorganini-yapan-inegollu-60-yildir-meslegine-siki-siki-sariliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/kralice-2-elizabethin-yorganini-yapan-inegollu-60-yildir-meslegine-siki-siki-sariliyor.jpg" type="image/jpeg" length="10504"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bitlis'te kuş yavrusunu kurtarmaya çalışan öğrencilere anlamlı ödül]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bitliste-kus-yavrusunu-kurtarmaya-calisan-ogrencilere-anlamli-odul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bitliste-kus-yavrusunu-kurtarmaya-calisan-ogrencilere-anlamli-odul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis'in Tatvan ilçesinde yola düşen bir kuş yavrusunu ezilmekten kurtarmak için seferber olan ve sergiledikleri merhamet dolu davranışla yürekleri ısıtan 5 öğrenci, okullarında ziyaret edilerek ödüllendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitlis'in Tatvan ilçesinde yola düşen bir kuş yavrusunu ezilmekten kurtarmak için seferber olan ve sergiledikleri merhamet dolu davranışla yürekleri ısıtan 5 öğrenci, okullarında ziyaret edilerek ödüllendirildi.</p>

<p>Tatvan ilçesinde geçtiğimiz günlerde okul servislerini bekledikleri sırada ağaçtan yola düşen savunmasız bir kuş yavrusunu fark eden öğrenciler, büyük bir duyarlılık örneği sergilemişti. Yere düşen yavru kuşun araçlar altında kalmasına gönülleri elvermeyen Tuğ Ortaokulu öğrencileri Mina Okay, Ervanur Tüzün, Ela Akbay, Emir Karakuş ve Mehmetçik İlkokulu öğrencisi Nisa Okay, minik canlıyı hemen güvenli bir alana taşıyarak örnek bir davranışa imza atmışlardı. Öğrencilerin yavru kuşu kurtarmak için adeta zamanla yarıştığı o şefkat dolu anlar, çevredeki güvenlik kameralarına da anbean yansımıştı. Ancak çocukların tüm koruma ve kurtarma çabalarına rağmen, ani bir hamleyle gelen bir karga yavru kuşu kaparak uzaklaşmıştı. Öğrenciler çabalarının bu şekilde sonuçlanmasıyla derin bir üzüntü yaşarken, gösterdikleri hassasiyet ise kamuoyunda büyük takdir toplamıştı.</p>

<p>Geleceğe dair umutları yeşerten bu sıcacık dayanışma hikayesinin ardından olayın kahramanı öğrencilere anlamlı bir ziyaret gerçekleştirildi. Olaya kayıtsız kalmayan Bitlis Millî Eğitim Müdürü Vedat Kaya, Tatvan İlçe Millî Eğitim Müdürü Hüseyin Uludağ ve şube müdürleriyle birlikte öğrencileri eğitim gördükleri okullarında ziyaret etti. Topluma insanlık dersi veren koca yürekli çocuklarla yakından ilgilenen ve sergiledikleri bilinçli davranıştan ötürü kendilerine teşekkür eden Bitlis İl Millî Eğitim Müdürü Vedat Kaya ve Tatvan İlçe Millî Eğitim Müdürü Hüseyin Uludağ, öğrencilere çeşitli hediyeler takdim ederek moral ve motivasyonlarına destek oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyarette; doğaya, hayata ve tüm canlılara karşı gösterilen bu eşsiz merhamet, sorumluluk ve yardımseverlik duygusunun önemine dikkat çeken İl Millî Eğitim Müdürü Vedat Kaya, 'Öğrencilerimizin sergilediği bu bilinçli ve duyarlı davranış, tüm topluma örnek teşkil edecek niteliktedir' diyerek çocukları ve onları yetiştiren aileleri ile öğretmenlerini tebrik etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, BİTLİS</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bitliste-kus-yavrusunu-kurtarmaya-calisan-ogrencilere-anlamli-odul</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/bitliste-kus-yavrusunu-kurtarmaya-calisan-ogrencilere-anlamli-odul.jpg" type="image/jpeg" length="44370"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çobanların karada başlayan göçü, denizde devam eden sıra dışı yolculuğa dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/cobanlarin-karada-baslayan-gocu-denizde-devam-eden-sira-disi-yolculuga-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/cobanlarin-karada-baslayan-gocu-denizde-devam-eden-sira-disi-yolculuga-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Denizli'de başlayan mevsimlik göç, çobanların Kapıdağ Yarımadası'nda dört günlük yürüyüşle ulaştıkları sarp coğrafyada altı ay süren yaşamın ardından, sürülerin teknelerle denizi aşarak karaya çıkarılıp kamyonetlerle yeniden iç bölgelere taşınmasıyla tamamlanıyor - Çoban Hanife Balci: - 'Burada keçilerimizle, ineklerimizle yaşam sürüyoruz. Burada hayat çok zor, ulaşım çok zor, yapacak bir şey yok. Keçilerimizi, koyunlarımızı taşımaya veriyoruz, adaya götürüyorlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ŞADUMAN TÜRKAY - ŞEBNEM COŞKUN - Denizli'den yola çıkan ve sürüleriyle birlikte dağ patikalarını aşarak zorlu bir yolculuğun ardından Dalaman'daki Kapıdağ Yarımadası'na ulaşan çobanlar, sarp coğrafyada mağara ve barınaklarda 6 ay doğayla iç içe yaşıyor, dönüşte ise koyunlarını Martı Koyu'nda teknelere bindirip, Sarsala Koyu'na geçirerek sıra dışı mevsimlik göç yolculuğu yapıyor.</p>

<p>Denizli'de hayvancılıkla geçimini sağlayan çobanlar, kış aylarında sertleşen hava koşullarından uzaklaşmak için her yıl ekim ayında alışılmışın dışında bir göç yolculuğuna çıkıyor.</p>

<p>Sürülerle birlikte başlayan yolculuk, dört gün süren yürüyüş boyunca kurulan çadırlar, aşılan patikalar ve doğayla iç içe geçen uzun etaplarla Dalaman'a bağlı Kapıdağ Yarımadası'na kadar uzanıyor.</p>

<p>Yarımadada hayat, modern imkanlardan uzak ama doğayla uyum içinde sürüyor. Çobanlar, mağaralarda biriken yağmur sularını depolayıp kullanıyor, basit barınaklarda hayvanlarıyla birlikte yaşıyor, günlerini sürünün ritmine göre şekillendiriyor.</p>

<p>Her hayvana verilen isimlerle kurulan bağ, gün boyu süren bir takip ve koruma haliyle devam ediyor. Osmanlı döneminden kaldığı düşünülen su sarnıçları ise hala hayvanların su ihtiyacını karşılıyor.</p>

<p>Doğal güzellikleri ve tarihi kalıntılarıyla yürüyüş rotası olarak da ilgi gören yarımadada çobanlar, bir yandan hayvanlarıyla ilgilenirken diğer yandan kendi ektikleri ürünler ve sınırlı alışverişle yaşamlarını sürdürüyor.</p>

<p>Elektrik ve şebeke suyunun bulunmadığı bölgede çoban aileler, doğanın sunduklarıyla yetinerek hayvanların otlak düzenini koruyor.</p>

<p>- Yaklaşık 25 dakika süren deniz yolculuğu</p>

<p>Altı ay süren bu yaşamın ardından dönüş hazırlıkları başlıyor. Sürüler, dar patikalardan yaklaşık 1,5 saat süren yürüyüşle Martı Koyu'na indiriliyor.</p>

<p>Turkuaz rengiyle turistlerin ilgisini çeken koy, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte bambaşka bir sahneye dönüşüyor. Çobanlar el birliğiyle koyunları tekneye bindirirken, sessiz suyun üzerinde ilerleyen sürü görüntüsü sıradan bir manzarayı adeta belgesel sahnesine çeviriyor.</p>

<p>Yaklaşık 25 dakika süren deniz yolculuğunda bazı hayvanlar tedirginlik yaşasa da çobanların tecrübesiyle tüm sürü güvenle karşı kıyıya ulaştırılıyor.</p>

<p>Sarsala Koyu'na varan hayvanlar buradan kamyonetlere yüklenerek Denizli'ye doğru yola çıkarılıyor.</p>

<p>Denizin dinginliğiyle kayalık patikaların zorluğunu bir araya getiren bu yolculuk, hem çobanların hem de hayvanların sabrını sınayan ama her aşamasıyla dikkat çeken bir göç hikayesine dönüşüyor.</p>

<p>Yarımadada yaşayan çobanlar, kendilerini bölgenin sessiz koruyucuları olarak görüyor. Yıllar içinde çoban sayısının azalması ise bu yaşamın giderek daha da yalnızlaştığını gösteriyor.</p>

<p>Bir dönem 90 hanenin bulunduğu yarımadada bugün yalnızca 8 ailenin kaldığı biliniyor. Azalan nüfus, yeni neslin bu mesleğe yönelmemesiyle birlikte daha da belirgin hale geliyor.</p>

<p>Karada başlayan ve denizde devam eden bu sıra dışı göç, doğayla kurulan ilişkinin en yalın haliyle yaşandığı, kuşaktan kuşağa aktarılan nadir yaşam biçimlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.</p>

<p>- 'Burada keçilerimizle, ineklerimizle yaşam sürüyoruz'</p>

<p>Yaylada eşiyle 23 yıldır çobanlık yapan Hanife Balci, AA muhabirine, 'Gelin oldum, buraya geldim. Çocuğuma teyzesi baktı, burada bakmak zordu. Burada keçilerimizle, ineklerimizle yaşam sürüyoruz. Burada hayat çok zor, ulaşım çok zor, yapacak bir şey yok. Keçilerimizi, koyunlarımızı taşımaya veriyoruz, adaya götürüyorlar. Ben hayvanlarımızı çok seviyorum, onlar bizim ekmek paramız.' dedi.</p>

<p>Balci, elektrik ve suyun olmadığı yaylada yaşamanın bazı zorluklarının olduğunu ama hayvanlarla yaşamanın hayatlarına keyif verdiğini söyledi.</p>

<p>Doğayı tüm olanaklarıyla zarar vermeden kullandıklarını aktaran Balci, 'Burada su yok, kışın yağan yağmuru depolar, onu yazın kullanırız. Mağarada biriktiririz, oradaki su sadece içme suyudur. Gençlerimize sesleniyorum gelsinler, hayvan nesli bitiyor, bir şeyler yapsınlar buralarda. Biz burada çobanız, burada evlerimizi yıkıyorlar, biz burayı koruyoruz. Biz burayı korumasak burayı kazarlar, bitirirler. Aslında bekçi gibiyiz. Benim eşim 47 yaşında, 47 yıldır burada. Burayı koruyoruz, antik kent olduğu için tarihi eserler var gelen giden kazıyor, biz onlara engel oluyoruz. Dağlarımıza, çevremize, hayvanlarımıza sahip çıkalım.' diye konuştu.</p>

<p>- 'Ulaşım zor olduğu için burada her şeyi kısıtlı kullanıyoruz'</p>

<p>Baba mesleği olan hayvancılığa devam eden Mutlu Sönmez, kendisini bildiğinden beri hayvancılık yaptığını belirterek, kasım-mayıs ayları arasında yarımadada hayvanlarıyla yaşadığını anlattı.</p>

<p>Sönmez, 150-200 hayvanıyla yaşadığını belirterek, şunları söyledi:</p>

<p>'Hayvanlarımızı karadan getirip götürüyoruz, besilik hayvanları da tekneyle getiriyoruz, bunlar kurbana gidecek olan hayvanlar. Hayvanları tekneye bindirmek için biraz kalabalık insan olması gerekiyor. Yolculuk esnasında meraktan, korkudan etrafa bakıyor hayvanlar. Tekneyle yolculuk yarım saat sürüyor. Buradan uzun yürüyüşün ardından Martı koyuna iniyoruz, tekneye bindirdikten sonra da yarım saat yol gidiyoruz. Kendi ihtiyaçlarımız için haftanın belli günleri çarşıya gidiyoruz, hayvanların ihtiyaçları da doğadan zaten. Belli bir yem getiriyoruz, ulaşım zor olduğu için burada her şeyi kısıtlı kullanıyoruz. Hayvanlarla aramızdaki bağ insanlardan daha iyi.'</p>

<p>Yarımadada yaşamanın bazı zorlukları olduğunu aktaran Sönmez, günlerinin tamamını hayvanlarla geçirdiklerini ifade etti.</p>

<p>- 'Hayvanlarımızın arasında özel isimleri olan hayvanlar da var. Zeliş var mesela'</p>

<p>Sönmez, 'Burada yaşamanın en zor tarafı yağmurda çok zor oluyor. Güzel tarafı hayvanlarla uğraşıyoruz, vaktimizi onlarla geçiyor. Hayvanlarımızın arasında özel isimleri olan hayvanlar da var. Zeliş var mesela.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1990'lı yıllarda buraya geldiklerinde çoban olarak 90 hane olduklarını, şimdi ise 8 aile kaldıklarını aktaran Sönmez, şöyle devam etti:</p>

<p>'Yeni nesil bu işi yapmıyor, mesela benden sonra bu işi yapan olmaz. Sabah kalkıyoruz yeni doğan kuzuları anneleriyle buluşturuyoruz, sonra kahvaltımızı yapıyoruz. Ardından hayvanların takibini yapıyoruz, öğlen de yine annelerle yavrular buluşuyor, gün boyu hayvanlarlayız. Kuzuları şimdi Martı koyuna indireceğiz, sonra da tekneyle diğer koya götüreceğiz. Tekneyle yolculuk yılda 1 defa oluyor. Karadan 4 günlük bir yolculuğumuz var o da yılda iki defa oluyor, yaya olarak yapıyoruz. Denizli'de yaylaya çıkacağız, geri dönüşümüz de eylül sonunda olacak.'</p>

<p>- 'Çocukluğumuzdan beri bu işi yapıyoruz, uzun yıllardır teknemiz var'</p>

<p>Çocukluğundan bu yana hayvancılık yapan ve ardından deniz taşımacılığı işiyle ilgilenen Dalamanlı kaptan Necip Türk, hayvancılığa gönül verdiğini ve çobanlarla birlikte hayvanlarını yıllardır deniz yoluyla, teknesiyle taşıdığını anlattı.</p>

<p>Türk, 'Çoban arkadaşlara taşımacılıkta yardım ediyorum. Birkaç gün önce dağlara gidip hayvanları topluyoruz, Dalaman'da bulunan Martı koyuna indiriyoruz. Oradan da tekneyle Sarsala koyuna götürüyorum. Ekim-kasım aylarında Kapıdağ yarımadasında koyunları tekneyle taşıyoruz, nisan-mayıs arasında da tekrar Sarsala koyuna getiriyoruz. Çoban arkadaşlar da oradan Denizli'nin Çomal ilçesine göç ediyor. Çocukluğumuzdan beri bu işi yapıyoruz, uzun yıllardır teknemiz var. Tekneyle hayvanlarla ada yolculuğumuz yaklaşık 25 dakika sürüyor.' dedi.</p>

<p>- 'İlginç hikayeler de oluyor bazen, tavuklar uçup denize düşüyor, atlayıp onları alıyoruz'</p>

<p>Necip Türk, hayvanlar denizden korktukları için atlamadıklarını ve sakin kaldıklarını ifade ederek, şunları söyledi:</p>

<p>'Kıyıdan açılınca korktukları için denizden düşmüyorlar, atlamıyorlar. Devamlı bindikleri için artık alışıklar. Bazıları karaya çıkmak için acele etti, denize düştü, hemen çıkarttık. 8 çoban aile var. İnek, keçi, koyun, eşek, tavuk, köpekler oluyor, çoban arkadaşların nesi varsa hepsini taşıyoruz. İlginç hikayeler de oluyor bazen, tavuklar uçup denize düşüyor, atlayıp onları alıyoruz. Turistler görünce 'Bu ne yapıyor diye şaşırıyor.' Ben bu işi severek yapıyorum, bu para pul ile yapılacak iş değil gönül işi. Keçi bindiriyorum, biraz sonra da koydan koya insan taşıyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/cobanlarin-karada-baslayan-gocu-denizde-devam-eden-sira-disi-yolculuga-donusuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/cobanlarin-karada-baslayan-gocu-denizde-devam-eden-sira-disi-yolculuga-donusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="72367"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[70 yıllık terzi iş yerini kütüphaneye çevirdi]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/70-yillik-terzi-is-yerini-kutuphaneye-cevirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/70-yillik-terzi-is-yerini-kutuphaneye-cevirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Manavgat ilçesinde 70 yıldır terzilik yapan ve günde 2 ile 5 saat arasında kitap okuyarak 65 yılda 2 binden fazla kitap biriktiren 83 yaşındaki esnafa sürpriz doğum günü kutlaması yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Manavgat ilçesinde 70 yıldır terzilik yapan ve günde 2 ile 5 saat arasında kitap okuyarak 65 yılda 2 binden fazla kitap biriktiren 83 yaşındaki esnafa sürpriz doğum günü kutlaması yapıldı.</p>

<p>Manavgat'ta 70 yıldır terzilik yapan ve her gün 2-5 saat arası kitap okuyan, ilçenin en eski esnaflarından 83 yaşındaki Yaşar Azgan'a Manavgat İlçe Kütüphanesi Müdürü Hidayet Oktay, Manavgat Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Abdullah Doru, Manavgat'ın yerel yazarlarından Mahmut Öz ve Yılmaz Ali Tatlı sürpriz doğum günü kutlaması düzenledi. Manavgat Kütüphane Müdürü Hidayet Oktay, Azgan'ın kütüphanenin en saygın ve müdavim üyelerinden biri olduğunu, onun bu örnek davranışının kütüphaneyi ziyaret eden çocuklara ve gençlere büyük bir motivasyon sağladığını ifade ederek, kendisine sağlıklı ve uzun ömürler diledi.</p>

<p>İmzalı kitap hediye edildi</p>

<p>Kütüphane Haftası'nda 'En İyi Hediye Kitaptır' projesini başlattıklarını belirten Oktay, 'Manavgat Esnaf Odası ile birlikte gerçekleştirdiğimiz projemiz çerçevesinde her ay bir esnafımızın doğum gününü kutluyoruz. Kütüphane olarak en az 2 yazar arkadaşımızla birlikte esnafımıza imzalı kitaplarımızı takdim ediyoruz. Proje ile unutulmaya yüz tutan Ahilik kültürünü, esnaf ahlakını yeniden hatırlatmak, en azından doğum gününü kutladığımız esnafımıza Ahilik kültürü bilinci hakkında bilgi vermek, onlara kitap okumanın müşteri ile iyi iletişim kurmanın gerekçelerini kısacık zamanda anlatmak istedik. İlçemizde 70 yıldır terzilik yapan 83 yaşındaki Yaşar Azgan ağebeyimizin bugün doğum gününü kutladık. Yaşar ağabey iyi bir okur, belki de ilçemizdeki Ahilik kültürünü yaşatan son örneklerden birisi. Kendisine uzun ömürler diliyor, sağlık ve mutlulukla yaşamasını temenni ediyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>65 yılda 2 binden fazla kitap okudu</p>

<p>Manavgat Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Abdullah Doru ise, Yaşar Azgan'ın 83 yaşında olmasına rağmen kitap okuma azmini hiç yitirmediğini, hem esnafa hem de ilçe halkına örnek olduğunu belirterek, 'Tüm esnaf ve gençlerimizin kendilerini geliştirmek adına benzer bir hassasiyet göstermesini temenni ediyorum' dedi.</p>

<p>Yaşar Azgan ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, mesleğe 1956 yılında Antalya'da başladığını, ardından askerlik vazifesi sırasında dünyayı gezerek farklı kültürler tanıdığını söyledi. Kitaplarla olan esas bağının 1960'lı yıllarda Beyoğlu'nda yabancı dil eğitimi alırken kendi dilini de ilerletme tavsiyesi üzerine başladığını belirten Azgan, 65 yıldır biriktirdiği yaklaşık 2 bin kitabı özenle inceleyip okuduğunu söyledi.</p>

<p>'Hedefim ömrümü okuyarak tamamlamak'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günde ortalama 2 ile 5 saat arasında kitap okuduğunu ve her akşam kitap okumadan uyumadığını belirten Azgan, 'Okuma sürecinde kalıcılığı olmasını sağlamak için sürekli notlar alırım. Kitapsız bir insan ve kütüphanesiz bir ev komadaki bir hastaya benzer. Gelecek nesillerin iyi yetişmesi ve okumaya teşvik edilmesi gerekmektedir. Terzilik mesleğini aktif olarak bıraksam da iş yerimi sosyal hayatın içinde kalmak ve okumaya devam etmek için kapatmıyorum. Hedefim ömrümü okuyarak tamamlamak' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, ANTALYA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/70-yillik-terzi-is-yerini-kutuphaneye-cevirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/70-yillik-terzi-is-yerini-kutuphaneye-cevirdi.jpg" type="image/jpeg" length="62332"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Yazıcıoğlu'na 'Babadan Oğula Devlet Adamı' ödülü]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/baskan-yaziciogluna-babadan-ogula-devlet-adami-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/baskan-yaziciogluna-babadan-ogula-devlet-adami-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Ordu Üniversitesi'nde düzenlenen 'Yılın Enleri' ödül programında, merhum Vali Recep Yazıcıoğlu anısına verilen 'Yılın Babadan Oğula Devlet Adamı' ödülünü aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Ordu Üniversitesi'nde düzenlenen 'Yılın Enleri' ödül programında, merhum Vali Recep Yazıcıoğlu anısına verilen 'Yılın Babadan Oğula Devlet Adamı' ödülünü aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ordu Üniversitesi (ODÜ) 21. Yüzyıl Gençlik ve Münazara Kulübü tarafından geleneksel olarak düzenlenen 'Yılın Enleri' ödül programı, Ordu Üniversitesi Ceren Özdemir Konser ve Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Programa konuşmacı olarak katılan Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu'na, merhum Vali Recep Yazıcıoğlu anısına 'Yılın Babadan Oğula Devlet Adamı' ödülü takdim edildi.</p>

<p>Ödül programında konuşan Başkan Yazıcıoğlu, Ordu'da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, ödüle layık görülmesinden dolayı teşekkür etti.</p>

<p>Programa, Ordu Valisi Muammer Erol, ODÜ Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş ve ilgililer de katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, ORDU</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/baskan-yaziciogluna-babadan-ogula-devlet-adami-odulu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/baskan-yaziciogluna-babadan-ogula-devlet-adami-odulu.jpg" type="image/jpeg" length="49755"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sultanbeyli'de kanseri yenen Zeyd için binlerce balon gökyüzüne bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/sultanbeylide-kanseri-yenen-zeyd-icin-binlerce-balon-gokyuzune-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/sultanbeylide-kanseri-yenen-zeyd-icin-binlerce-balon-gokyuzune-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sultanbeyli'de 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı binlerce vatandaşın katılımıyla büyük bir coşkuyla kutlandı. Seyyah ve Tuğçe Kandemir konserleriyle bayram coşkusunun zirveye ulaştığı gecede, kansere karşı verdiği büyük mücadeleyi kazanarak sağlığına kavuşan 4,5 yaşındaki küçük Zeyd için gökyüzüne binlerce balon bırakıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sultanbeyli'de 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı binlerce vatandaşın katılımıyla büyük bir coşkuyla kutlandı. Seyyah ve Tuğçe Kandemir konserleriyle bayram coşkusunun zirveye ulaştığı gecede, kansere karşı verdiği büyük mücadeleyi kazanarak sağlığına kavuşan 4,5 yaşındaki küçük Zeyd için gökyüzüne binlerce balon bırakıldı.</p>

<p>Sultanbeyli'de 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Sultanbeyli Belediyesi tarafından düzenlenen dev organizasyonla büyük bir coşkuyla kutlandı. Kent Meydanı'nı hıncahınç dolduran binlerce vatandaş, ilk olarak sevilen grup Seyyah ve ardından ünlü sanatçı Tuğçe Kandemir'in şarkılarıyla bayram coşkusunu hep birlikte yaşadı. Etkinlik kapsamında henüz 3,5 yaşındayken kanser teşhisi konulan ve yaklaşık bir yıl süren zorlu tedavi sürecinin ardından bir ay önce bu hastalığı tamamen yenerek sağlığına kavuşan 4,5 yaşındaki Zeyd için anlamlı bir kutlama gerçekleştirildi.</p>

<p>19 Mayıs etkinlikleri kapsamında meydanda toplanan binlerce vatandaş, küçük Zeyd'in kansere karşı kazandığı zaferi simgelemek ve diğer hastalara umut olmak amacıyla binlerce renkli balonu aynı anda gökyüzüne bıraktı. Balonların gökyüzünü kapladığı o anlarda meydanda duygu dolu anlar yaşandı.</p>

<p>'Mücadele ederseniz günün sonunda kazanan siz oluyorsunuz'</p>

<p>Sahneye çıkarak günün anlam ve önemine ilişkin konuşan Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş, küçük Zeyd'in tüm insanlığa örnek bir azim sergilediğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>'Hayata tutunmak böyle bir şey. Daha küçücük yaşında hayata tutunmuş, umudunu yitirmemiş, hayat sevincini ve buradaki hayallerini gerçekleştirmek için mücadele etmiş bu yavrumuzu kutluyoruz, tebrik ediyoruz. Rabbim şifa versin inşallah. Bu mücadelede aileye de çok teşekkür ediyoruz. Çünkü zor bir durum. Böyle bir zor durumda demek ki eğer hayatla mücadele ederseniz, ne olursa olsun günün sonunda kazanan siz oluyorsunuz, tebrik ediyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Zeyd yavrumuz milletimize faydalı bir evlat olacak'</p>

<p>Sultanbeyli Kaymakamı Kemal Şahin de sahneden küçük Zeyd ve ailesine geçmiş olsun dileklerini ileterek, 'Evet, öncelikle Zeyd'e geçmiş olsun diyorum. Onun sağlığına kavuşmasında büyük mücadele veren ailesine de kolaylıklar diliyorum. Ona destek veren tüm hemşehrilerimize de ayrıca teşekkür ediyorum. İnşallah Zeyd yavrumuz gelecekte mutlu, hem kendisine hem çevresine hem milletimize faydalı bir evladımız olur temennisiyle geçmiş olsun diyorum' şeklinde konuştu.</p>

<p>Program için çok mutlu olduklarını söyleyen Anne Kader Bilgin, 'Zorlu bir tedavi sürecini başarıyla atlattığımız için çok mutluyuz. Bugün burada böylesine güzel bir program düzenlenmesi bizi de ayrıca çok mutlu etti. Belediye Başkanımız Ali Tombaş'a destekleri ve yakın ilgileri için de ayrıca teşekkür ederim' şeklinde konuşurken, baba Sabri Bilgin ise 'Bu alanı coşkuyla dolduran ve mutluluğumuza ortak olan herkesin ayağına sağlık, çok teşekkür ederim' dedi.</p>

<p>Birlik, beraberlik ve dayanışma mesajlarının ön plana çıktığı anlamlı etkinlik, küçük Zeyd ve ailesine protokol üyeleri tarafından verilen desteklerin ardından konserlerin coşkulu ritmiyle gecenin geç saatlerine kadar devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/sultanbeylide-kanseri-yenen-zeyd-icin-binlerce-balon-gokyuzune-birakildi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/sultanbeylide-kanseri-yenen-zeyd-icin-binlerce-balon-gokyuzune-birakildi.jpg" type="image/jpeg" length="48454"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
