<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>EtikHaber</title>
    <link>https://www.etikhaber.com</link>
    <description>Doğru Haberin Adresi...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.etikhaber.com/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 16 Jun 2026 18:48:03 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Lideri Bahçeli: Karabağ’da çiğnenen hukuk, Türk askerinin demir yumruğuyla doğrultuldu]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-bahceli-karabagda-cignenen-hukuk-turk-askerinin-demir-yumruguyla-dogrultuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-bahceli-karabagda-cignenen-hukuk-turk-askerinin-demir-yumruguyla-dogrultuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli'den partisinin TBMM Grup Toplantısı'ndan Türkiye'nin iç ve dış gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli'den partisinin TBMM Grup Toplantısı'ndan Türkiye'nin iç ve dış gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p>MHP Lideri Bahçeli,"Allah’a şükürler olsun ki Karabağ’ın esaret zincirlerinin kırıldığı günlere eriştik.</p>

<p>Allah’a şükürler olsun ki Şuşa’nın dağlarında ay yıldızlı bayrağın, yeniden yükseldiği sabahlara şahitlik ettik.</p>

<p>Allah’a şükürler olsun ki har-ı bülbül, şehitlerimizin kanıyla sulanan Karabağ topraklarında artık mahzun bir bekleyişin değil; zaferin nişanesi olarak yeniden açmıştır.</p>

<p>Bu noktada Türk dünyasının batı ile doğu arasındaki stratejik irtibatı olan Zengezur hattı üzerinde ayrıca ve dikkatle durmak gerekir.</p>

<p>Zengezur; Nahçıvan’ın ana vatan Azerbaycan’la bağını güçlendirecek, Türkiye’yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar’a, Hazar’ın ötesinden Türkistan’a ulaştıracak tarihi geçittir.</p>

<p>Zengezur, Nahçıvan’ın Azerbaycan’la vuslatı olacaktır.</p>

<p>Bu, “<i>iki devlet, tek millet</i>” şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır.</p>

<p>Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, Turan Koridoru’dur.</p>

<p>Turan Koridoru; Kars’tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihi ve kültürel istikbal kapısıdır.</p>

<p>Bu kapı açıldığında asırlar boyunca gönüllerde saklanan kavuşma ülküsü ete kemiğe bürünecek; Anadolu ile Türkistan arasına örülmek istenen setler dağılacak; Turan ufku daha berrak, daha yakın, daha kudretli hale gelecektir.</p>

<p>Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, kuzey hattının savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, güney deniz yollarının Hürmüz’den Kızıldeniz’e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru’nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır."</p>

<p><u><strong>MHP Lideri Bahçeli'nin grup toplantısı konuşması şu şekilde:</strong></u></p>

<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>

<p><strong>Aziz Dava Arkadaşlarım,</strong></p>

<p><strong>Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,</strong></p>

<p><strong>Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,</strong></p>

<p>Konuşmamın başında sizleri en kalbi duygularımla ve derin bir hürmetle selamlıyorum. Cenab-ı Allah’tan; gönüllerinize inşirah ferahlığı, yuvalarınıza bereket, vatan ve millet yolundaki kutlu çalışmalarınıza üstün başarılar ihsan etmesini niyaz ediyor; esenliklerle dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.</p>

<p>Bugünkü grup toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından; televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza, kalbi şükranlarımı iletiyorum.</p>

<p>Tarihi ve kültürel bağlarla kenetlendiğimiz gönül coğrafyalarımızda; küresel dayatmaların ve asimilasyon kuşatmasının altında, her türlü imkânsızlığa ve çileye rağmen şahsiyetini çiğnetmeyen tüm kardeşlerimize selamlarımı gönderiyorum.</p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu kutlu çatısı altında, sizlerle bir kez daha bir araya gelmekten kıvanç duyuyor; samimi gayretlerimizin ve niyetlerimizin, Türk Asrının ufkunda parlayan Lider Ülke Türkiye mefkuresini adım adım inşa etmesini temenni ediyorum.</p>

<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>

<p>Dozu her geçen gün daha da artan sert güç yarışlarının, kaynağı asırlar öncesine uzanan çetin hesaplaşmaların, bugünü puslu ve yarını sisli bir dönemin içinden geçmekteyiz.</p>

<p>Bugün yaşananları sadece günlük haber akışı olarak görmek, hakikatin kabuğunda oyalanmak olur. Çünkü Gazze’de dökülen mazlum kanı, Lübnan’da ateşkese rağmen yükselen yıkım dumanı, Hürmüz hattında uzun süredir küresel ekonomiyi ve enerji arzını esir alan gerilim, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’ı da çepeçevre kuşatan ve Körfez’e ulaşan sinsi hesaplar ve Güney Kafkasya’da yeniden şekillenen siyasi denge aynı zincirin halkalarıdır.</p>

<p>Bu karanlık tablonun bir yanında uluslararası düzeni kendi çıkarına göre eğip bükenlerin, hukukla bir oyuncak misali eğlenenlerin düzeni; diğer yanında evladının kefenine sarılan anaların, yurdundan sürülen masumların, açlıkla sınanan, bomba sesleriyle güne uyanan zavallı çocukların yüreklerimizi dağlayan çığlıkları vardır.</p>

<p>1948’den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özlemi ötelenmiş; 1967’den bu yana işgal derinleşmiş, Kudüs’ün statüsü üzerinde pek çok tefrikalar denenmiş, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağı adım adım daraltılmıştır. Gazze ise yıllardır abluka, açlık, yıkım ve ölümle sınanmıştır.</p>

<p>7 Ekim sonrasında İsrail yönetiminin izlediği yol, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aşmış; vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlatmıştır.</p>

<p>İsrail; günahsız sivilleri hedef alan, şehirleri harabeye çeviren; hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, yardım noktalarını dahi savaş meydanına çeviren bir ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür.</p>

<p>Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail; ateşkesi ihlal ederek Lübnan’a saldırmakta, söylem ve demeçleriyle Dünya milletlerinin dört gözle beklediği ABD-İran mutabakatının dahi karşısında durmakta, Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs çevresinde taşeron hevesleri okşayan bir istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir.</p>

<p>Netanyahu yönetimi, bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizmasıdır.</p>

<p>Netanyahu’nun siyasi serencamı ayan beyan ortadadır. Başrolü olduğu yolsuzluk dosyalarının, iç siyasette derinleşen meşruiyet krizinin, İsrail toplumunu parçalara ayıran iktidar hırsının ve fitilini ateşlediği uluslararası yargı mercilerinde yürüyen ağır süreçlerin gölgesinde yaşamaktadır.</p>

<p>Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu’da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alması; Netanyahu’nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır.</p>

<p>Gazze’de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria’da toprak gaspı sürerken, Lübnan’da tarihi ve kültürel doku bombaların gölgesinde yerle bir olurken Türkiye’ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak; akıl karargahlarının teslim bayrağını çekmesidir.</p>

<p>Mazlumun ahıyla abad olunmayacağını hala idrak edemeyen bir zihniyetin mesnetsiz ithamları, hadsiz isnatları bizim için yok hükmündedir.</p>

<p>Bebek kanında ikbal arayanların azgınlaşan gaddarlıkları tüm dünyanın gözleri önündeyken uğursuz sayıklamalara kulak asacak değiliz.</p>

<p>Bu zavallı söylemlere aynı çukurdan cevap verecek değiliz.</p>

<p>Safımızı da sözümüzü de soranlara Merhum Mehmet Akif Ersoy’un asırlar aşan mısralarıyla karşılık vereceğiz:</p>

<p>“<i>Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;</i></p>

<p><i>Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.</i></p>

<p><i>Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;</i></p>

<p><i>Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!</i></p>

<p><i>Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?</i></p>

<p><i>Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!</i></p>

<p><i>Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,</i></p>

<p><i>Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!</i></p>

<p><i>“Adam, aldırmada geç git!” diyemem. Aldırırım.</i></p>

<p><i>Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!</i>”</p>

<p><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>

<p>Dünya’nın içinde bulunduğu bu hazin tablo karşısında sorguya çekilmesi gereken kurumlardan biri Birleşmiş Milletlerdir.</p>

<p>Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı’nın enkazı üzerinde “<i>bir daha asla</i>” sözüyle kurulan, Güvenlik Konseyine uluslararası barış ve güvenliği koruma mesuliyeti verilen, devletler üstü bir temsilcilik makamıdır.</p>

<p>Fakat bugün görüyoruz ki Gazze’de insanlık inim inim inlerken, bölgemizde acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler, üç maymunu oynamaktadır.</p>

<p>Veto sopasıyla adaletin yolu okyanus ötesinden kesilmekte; Güvenlik Konseyi’nde beşeriyetin adalete duyduğu susuzluk, tek bir ülkenin İsrail’e kol kanat geren himaye refleksine çarparak yaralanmaktadır.</p>

<p>Gazze’de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebi, insani yardım yollarının açılması çağrısı, sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyeti; on dört üyenin desteğine rağmen bir kez daha Vaşington’un veto duvarına toslamıştır.</p>

<p>Demek ki mesele karar alınamaması değildir. Mesele, mazlumun soluk borusuna düğümlenen bu mahfillerin bizzat zulme zaman kazandırmasıdır.</p>

<p>Lahey’de ise başka bir ibret vesikası önümüzdedir. Uluslararası Ceza Mahkemesi, Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkarmıştır.</p>

<p>Fakat asıl mesele tam da burada başlamaktadır.</p>

<p>Çünkü Lahey karar vermekte, fakat bu kararın icrası yine devletlerin siyasi cesaretine, hukuka riayetlerine ve ahlaki omurgasına bırakılmaktadır.</p>

<p>Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kendi kolluk gücü yoktur. Netanyahu’yu kapısından çevirecek, yakalama kararını işletecek, sanığı mahkeme huzuruna çıkaracak olanlar yine devletlerdir. İşte küresel düzenin çelişkisi de sözde barış yeminleri etmiş Birleşmiş Milletlerin iki yüzlülüğü de burada bütün çarpıklığıyla ortaya çıkmaktadır.</p>

<p>New York’ta veto kalkanı açanlar, Lahey’de işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslemekte, icraat vakti gelince dut yemiş bülbül misali köşelerine çekilmektedir. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali ufukta belirince, Netanyahu’nun etrafına bir dokunulmazlık zırhı örülmek istenmektedir.</p>

<p>Buradan sormak mecburiyetindeyiz: Güvenlik Konseyi’nde korunan, Lahey’de kollanan, başkentlerde siyasi himayeyle gezdirilen bu imtiyaz kimin hukukudur?</p>

<p>Burada karşımızda İsrail’in açtığı katliam ve kıyım düzeni değil; bu düzeni elleriyle besleyen, arkasını köşe bucak kollayan ve savaş hukukunu ayaklar altına alan her eylemde cesaretlendiren o küresel düzenin ahlaki iflası vardır.</p>

<p>Birleşmiş Milletler de işte bu iflas tablosunun tam ortasında durmaktadır.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntıları üzerinde “<i>barışı korumak</i>”, “<i>savaşları önlemek</i>”, “<i>insanlığı yeni felaketlerden muhafaza etmek</i>” iddiasıyla kurulan bu yapı, bugün Gazze’deki katliam karşısında vazifesini yerine getirememektedir.</p>

<p>Çocuklar açlıktan ölürken yazılan raporlar kimin karnını doyurmaktadır?</p>

<p>Sivillerin üzerine bomba yağarken oturulan koltuklardan, ışıltılı ekranlardan endişe beyan etmek, kimlerin ikbaline siper olmaktadır?</p>

<p>İsrail’in menfaatlerinin uğrunda hizaya giren, esas duruşa geçen kurşun askerlerin akıbeti, hezimet ve hüsran olacaktır.</p>

<p>Gazze’de ve Beyrut’ta işlenen insanlık suçları ne diplomatik kulislerde örtülecek ne de zamanın tozlu raflarına kaldırılacak bir dosyadır. Bu defter, Mahkeme-i Kübra’ya dek açık kalacaktır.</p>

<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>

<p>Bugün uluslararası sistemin çatlaklarından yeni bir ses yükselmektedir. Almanya’nın Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinde beklediği desteği bulamaması, Kırgızistan’ın ilk kez bu masaya oturması, küresel dengelerdeki büyük değişimlerin ayak sesleridir. Bu gelişme; Batı’nın üstü örtülemez çifte standardına, Gazze karşısındaki akla ziyan suskunluklara ve Türk dünyasının yükselen görünürlüğüne tercüman olan, eski dünyanın ezberlerini bozan güçlü bir işaret fişeğidir.</p>

<p>Güney Asya’dan Orta Afrika’ya, Doğu Türkistan’dan Anadolu’ya, Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Orta Doğu’dan Türkistan bozkırlarına kadar uzanan geniş hatta adalet, emniyet, hürriyet ve hakkaniyet talebi yükselmektedir.</p>

<p>Bu geniş coğrafyada kimi yerde soydaşlarımız kimliklerini, dillerini ve kültürlerini muhafaza etmenin mücadelesini vermekte; kimi yerde Müslüman kardeşlerimiz savaşın, yoksulluğun, işgalin ve sömürünün ağır yükünü taşımakta; kimi yerde mazlum halklar kendi kaderleri üzerinde söz sahibi olmanın hasretiyle beklemektedir.</p>

<p>Türk dünyası da işte bu büyük arayışın içinde her geçen gün daha belirgin, daha etkili ve daha itibarlı bir konuma yükselmektedir. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan bu hat; soydaşlarımızın duasına vesile olan, Müslüman kardeşlerimizin sızısına merhem arayan, mazlum milletlerin hakkını ve haysiyetini küresel zemine taşıyan yeni yüzyılın stratejik damarlarından biridir.</p>

<p>Buradan İslam İşbirliği Teşkilatına da seslenmek gerekir.</p>

<p>Bu teşkilat, Kudüs hasretimizin, Mescid-i Aksa hassasiyetimizin, Müslüman kardeşlerimize olan ortak sorumluluğumuzun sonucu olarak doğmuştur.</p>

<p>Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa; bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez.</p>

<p>Buradan soruyoruz: Neredesiniz?</p>

<p>Kudüs için kurulan irade nerededir? Gazze için gösterilmesi gereken müşterek duruş hangi engele takılmıştır? Mescid-i Aksa’nın incinen hürmetine karşı alınan kararlar hangi somut neticeye ulaşmıştır?</p>

<p>Elbette yapılan yürütülen diplomatik girişim ve temasları yok saymıyoruz. Orta Doğu’daki acıya lal kesilen Şark’ın garabeti gözlerimizin önündeyken ateşkes çağrıları ve insani yardım vurgularını görmezden gelemeyiz.</p>

<p>Ancak Gazze’de soykırım düzeni sürüyorsa, yardım filoları hala güvenlik endişesi taşıyorsa, İsrail’in savaş suçları karşısında caydırıcı bir ortak yaptırım zemini kurulamıyorsa, tüm bu çabalar kâğıt üzerinde kalacaktır.</p>

<p>Elli yedi devlet üyeli bu büyük teşkilatın tüm çaba ve çalışmasının toplantı tutanaklarından, toplanıp dağılan diplomasi masalarından, sonuçsuz kalan bildirilerden, telkin ve teskin edici temennilerin gölgelerinden ibaret kalması beklenemez.</p>

<p>Söz çoktan tükenmiştir. Artık mesuliyet, müeyyide ve müşterek hareket vaktidir.</p>

<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>

<p>Böylesine karanlık ve karmaşık bir tablonun ortasında, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulmakla birlikte dikkatle takip ediyoruz.</p>

<p>İsviçre’de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh-u sükunun hâkim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu’da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz.</p>

<p>Söz konusu bu gelişme memnuniyet vericidir. Ancak memnuniyetimiz bizi rehavete sürükleyecek değildir. Diplomasi kapısının aralanması, tedbir kapısının kapanması anlamına gelmeyecektir.</p>

<p>İmzaların atılacağı güne kadar gerilimi tırmandıracak söylemlerden, tahrik edici hamlelerden, sahada yeni oldubittiler üretmeye dönük hain kumpaslardan ve olası sabotaj girişimlerinden hassasiyetle kaçınılmalıdır.</p>

<p>Hürmüz Boğazı herhangi bir su yolu değildir. Hürmüz; enerji arzının, küresel ticaretin, deniz güvenliğinin, gıda fiyatlarının ve bölgesel istikrarın nabzının attığı stratejik bir geçittir. Bu hattaki gerilim, yalnızca Körfez’i değil; Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Akdeniz’e kadar geniş bir coğrafyayı ekonomik ve siyasi türbülansın içine sürüklemiştir.</p>

<p>Bu nedenle ABD-İran mutabakatının kâğıt üzerinde kalmaması, sahada karşılık bulması, Hürmüz’de geçiş güvenliğinin teminat altına alınması, nükleer programa ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk ve denetim mekanizmaları zemininde yürütülmesi gerekmektedir.</p>

<p>Önemle belirtmek isterim ki Pakistan’ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti, Başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki; İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Dışişleri Bakanımıza bu hassas süreci ülkemize yakışan bir hassasiyet ve sorumlulukla yönettikleri için bir kez daha teşekkür ediyorum.</p>

<p>Bu tablo; İslam coğrafyasının çözüm masalarının kurucu iradesi olabileceğini göstermesi bakımından oldukça kıymetlidir.</p>

<p>Barış kapısı aralanmışsa o kapı güneşli bir sabaha açılana dek sonuna kadar zorlanacaktır. Bu kapının eşiğinde taş olup barış arzularının önünde duranlar, milletlerin huzur yürüyüşüne diken olup batanlar iyi bilmelidir ki kalıcı barış sağlandığında Orta Doğu’yu ateş çemberine çevirdikleri günlerin hesabından kaçamayacaklardır.</p>

<p>İsrail içinden yükselen “<i>bu anlaşma bizi bağlamaz</i>” feryatları, kan ve krizle beslenen siyasi vampirlerin hala sahnede olduğunu göstermektedir.</p>

<p>Netanyahu yönetimi, Orta Doğu’da sükûnet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir.</p>

<p>Uluslararası hukuku ayaklar altına alan, barışın önünde aşılmaz duvarlar örmeye kalkan bu çıban başı, döktüğü her damla kanın, yıktığı her hanenin hesabını er ya da geç, ama mutlaka ve mutlaka, tarihin ve milletlerin huzurunda teker teker verecektir.</p>

<p>Tavrımız açık, mevkimiz ayan beyan ortadadır.</p>

<p>Cümle alem bilsin ve duysun ki: Türk milleti, barış düşmanlarının karşısında; mazlumların, masumların ve mağdurların ise ebediyen yanındadır.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak temennimiz odur ki: Kanla beslenen Siyonist şer odaklarına inat, bu kadim coğrafyanın her bir köşesinde huzura, sükunete ve adalete dayalı bir barış, Türk-İslam mührüyle ebediyen temin ve tesis edilecektir.</p>

<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>

<p>Güney Kafkasya’daki gelişmeleri de bu geniş tablodan ayrı okuyamayız.</p>

<p>Ermenistan’da yaşanan siyasi hareketlilik; Karabağ savaşlarından sonra oluşan yeni gerçekliği, Rusya-Batı rekabetini, Türkiye-Azerbaycan hattını, Orta Koridor’u, Zengezur bağlantısını ve bölgesel barış ihtimalini doğrudan ilgilendirmektedir.</p>

<p>Hatırlayalım: Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Karabağ’da başlayan işgal süreci, otuz yıla yakın bir dönem boyunca Güney Kafkasya’yı kilitlemiştir. Azerbaycan toprakları işgal altında kalmış, yüz binlerce insan yurdundan koparılmış, bölgenin ulaşım ve ticaret damarları tıkanmış, har-ı bülbül çiçekleri hasretle Türk’ün zafer sabahını beklemiştir.</p>

<p>Türk dünyasının kanayan yarası olan Karabağ, soydaşlarımızın sabırla büyüttüğü bir istiklal duası olarak dillerde yer edinmişti.</p>

<p>Hocalı’nın dinmeyen acısı, Şuşa’nın, Ağdere’nin, Laçın’ın yakılıp yıkılmış toprakları Türk milletinin yüreğine kazınmış birer hicran yarası olmuştu.</p>

<p>Fakat hamdolsun, 2020 sonbaharında, hakikat yerini bulmuş, Türk’ün çelikten bileği Karabağ’da tarih yazmıştır.</p>

<p>Karabağ’da çiğnenen hukuk, Türk askerinin demir yumruğuyla doğrultuldu.</p>

<p>Allah’a şükürler olsun ki Karabağ’ın esaret zincirlerinin kırıldığı günlere eriştik.</p>

<p>Allah’a şükürler olsun ki Şuşa’nın dağlarında ay yıldızlı bayrağın, yeniden yükseldiği sabahlara şahitlik ettik.</p>

<p>Allah’a şükürler olsun ki har-ı bülbül, şehitlerimizin kanıyla sulanan Karabağ topraklarında artık mahzun bir bekleyişin değil; zaferin nişanesi olarak yeniden açmıştır.</p>

<p>Bu noktada Türk dünyasının batı ile doğu arasındaki stratejik irtibatı olan Zengezur hattı üzerinde ayrıca ve dikkatle durmak gerekir.</p>

<p>Zengezur; Nahçıvan’ın ana vatan Azerbaycan’la bağını güçlendirecek, Türkiye’yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar’a, Hazar’ın ötesinden Türkistan’a ulaştıracak tarihi geçittir.</p>

<p>Zengezur, Nahçıvan’ın Azerbaycan’la vuslatı olacaktır.</p>

<p>Bu, “<i>iki devlet, tek millet</i>” şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır.</p>

<p>Zengezur dedik ama artık adını doğru koyalım: Bu hat, Turan Koridoru’dur.</p>

<p>Turan Koridoru; Kars’tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihi ve kültürel istikbal kapısıdır.</p>

<p>Bu kapı açıldığında asırlar boyunca gönüllerde saklanan kavuşma ülküsü ete kemiğe bürünecek; Anadolu ile Türkistan arasına örülmek istenen setler dağılacak; Turan ufku daha berrak, daha yakın, daha kudretli hale gelecektir.</p>

<p>Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, kuzey hattının savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, güney deniz yollarının Hürmüz’den Kızıldeniz’e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru’nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır.</p>

<p>Güncel badireler dikkate alındığında bu hat, Türkiye’nin ve bölgemizin ihracat güzergahlarını çeşitlendirecek; ülkemizin lojistik kabiliyetini artıracaktır.</p>

<p>Böylesine çetin, bölge devletlerinin ekonomik kıskaç içinde sıkıştığı bir dönemde Turan Koridoru’nun açılması; Ankara’dan Türkistan’a uzanan iktisadi ve jeopolitik bir sıçrama olacaktır.</p>

<p>Kars’tan Iğdır’a, Nahçıvan’dan Bakü’ye dek Türk yurtlarına ekonomik canlılık kazandıracak, yeni yüzyılın ana ulaşım ve ticaret güzergahlarından birini teşkil edecektir.</p>

<p>Turan Koridoru, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın stratejik anahtarıdır.</p>

<p>Türkiye, Türk dünyasına gönül köprüleriyle olduğu gibi demir yoluyla, kara yoluyla ve enerji hatlarıyla bağlanacaktır.</p>

<p>Turan Koridoru açılacaktır.</p>

<p>Türk dünyası kenetlenecek, Türk Devletleri Teşkilatı güçlenecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“<i>Mücadelemiz Milliyetçi Türkiye'ye ve Turan'a kadardır!</i>” diye haykırarak yemin eden gönüller rahat bir nefes alacaktır.</p>

<p>Şimdi önümüzde yeni bir safha vardır.</p>

<p>Ermenistan ya eski işgal zihniyetinin, diaspora arayışlarının, rövanş heveslerinin peşinde savrulacak ya da bölgenin yeni gerçeğini kabul ederek kalıcı barışın kapısını aralayacaktır.</p>

<p>Bu yeni gerçeğin temeli de bellidir: Karabağ Azerbaycan’dır.</p>

<p>Bu gerçek sahada kanla, masada hukuk zemininde tescillenmiştir.</p>

<p>Eski işgal zihniyetini yeni kılıflarla yaşatmaya çalışan yollar kapalıdır.</p>

<p>Normalleşme, Türkiye’ye ve Azerbaycan’a yönelik tarihi husumet dilinin terk edilmesiyle, bölgenin yeni gerçekliğinin kabulü ve hakkaniyetli iş birliği zeminine riayetle mümkündür.</p>

<p>Erivan aklını başına alır ve bölgesel iş birliği zeminine dürüstçe katılırsa; Turan Koridoru yalnızca Azerbaycan’ın ve Türkiye’nin değil, Ermenistan’ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir.</p>

<p>Aksi halde Ermenistan, dünde yitip gitmiş hayallere tutunarak yarının fırsatlarını da heba edecektir.</p>

<p>Can Azerbaycan’ın kazanımlarını aşındıran, Türk dünyasının önüne ket vuran, ilhamını Sovyet tortularından alan hiçbir formül kalıcı olamaz.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi’nin Turan ülküsü, Cumhur İttifakı’nın 2053 ve 2071 vizyonu aynı istikamettedir.</p>

<p>Bu istikamet Türk ve Türkiye Yüzyılı’dır.</p>

<p>Bu hedef uğruna yorulmayacağız, yılmayacağız, yıkılmayacağız.</p>

<p>Önümüze çıkarılan engelleri şuurla aşacak, sabırla geçecek, karanlıkları sebatla geride bırakacağız.</p>

<p>Bir adım geride durmayacak, bir an olsun tereddüde düşmeyeceğiz.</p>

<p>Çünkü Türk milleti; gücünü maziden alıp atiye kendi hür iradesiyle yürüyen büyük bir millettir.</p>

<p>Ömer Seyfettin’in kaleminden dökülen ve her Türk çocuğunun ruhuna işleyen o gür hitap, bugün de aynı hakikati haykırmaktadır:</p>

<p>“<i>Korkma, sen Türksün! Türkler hiçbir vakit, hiçbir yerde, hiçbir şeyden korkmazlar!</i>”</p>

<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>

<p>Milletimizin en kıymetli hazinesi, geleceğimizin teminatı olan Türk gençliğine, biricik evlatlarımıza ayrıca temas etmek istiyorum.</p>

<p>Geride bıraktığımız 13 Haziran Cumartesi günü Liselere Geçiş Sistemi kapsamındaki merkezi sınava giren ve küçücük yaşlarında geleceklerini inşa etmek için şimdiden alın teri döken çocuklarımızı, onlara her durum ve koşulda destek olan ailelerimizi, evlatlarımızı emek emek işleyerek milletimize kazandırmak için gayret gösteren öğretmenlerimizi gönülden tebrik ediyorum.</p>

<p>Önümüzdeki günlerde ise üniversite hayali kuran, emeklerini yükseköğretim kapısında taçlandırmak isteyen milyonlarca gencimiz 20-21 Haziran tarihleri arasında yapılacak olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda çetin bir imtihana girecektir.</p>

<p>Her bir gencimize Cenab-ı Allah’tan zihin açıklığı ve üstün başarılar temenni ediyorum.</p>

<p>Evlatlarımız müsterih olsunlar; hiçbir sınav kendilerinden daha önemli değildir.</p>

<p>Hiçbir sınav yavrularımızın şahsiyetlerini tarif edecek, değerlerini tartacak, zekalarını bütünüyle ölçecek bir hüküm makamı değildir.</p>

<p>Sınavlar neticesinde belirlenen sıralamalar da çocuklarımızın bizim, ailelerinin, öğretmenlerinin ve milletimizin nazarındaki kıymetlerini tayin eden nihai kararlar değildir.</p>

<p>Sınavlar hayatın içindeki basamaklardır. Her basamak öyle ya da böyle çıkılır, aşılır, geçilir. Baktık olmuyor yine de pes edilmez ve yeniden denenir.</p>

<p>Asıl olan o basamakları çıkarken ahlaklı kalabilmek, değerlerini muhafaza edebilmek, ümitleri yitirmeden geleceğe sarılabilmektir.</p>

<p>Bizim gözümüzde her Türk genci endemik bir çiçek gibi korunması gereken birer emanettir.</p>

<p>Her evladımız, tek başına milli servetimizdir.</p>

<p>Evlatlarımızın eğitim hakkını gözetmek; gözetirken onları şiddetin karanlığından, bağımlılık çemberlerinden, dijital dünyanın zehirli dehlizlerinden, kimliksiz bırakıp tek tipleştiren sosyal medya akımlarından ve ülkemizin ve milletimizin geleceğini hedef alan umutsuzluk aşılayan telkinlerden muhafaza etmek hepimizin vazifesidir.</p>

<p>Biz çocuklarımızın yalnız güvenli okul binalarında değil; sağlam aile bağlarında, öğrencisini evladı sayan öğretmenlerimizin rehberliğinde, milli ve manevi değerlerimizle yoğrulmuş bir eğitim atmosferinde yetişmesini istiyoruz.</p>

<p>Eğitim; aklı ilimle, gönlü imanla, bileği emekle, ruhu vatan sevgisiyle buluşturma meselesidir.</p>

<p>Bu meselenin çözüm anahtarı da Türk gençliğinin berrak zihninde, temiz yüreğinde, çalışkan bileğinde ve sarsılmaz karakterinde saklıdır.</p>

<p><strong>Sevgili Gençler,</strong></p>

<p>Okuyacaksınız ve araştıracaksınız; çünkü cehaletin karanlığını ancak bilginin ışığında yırtarsınız.</p>

<p>Düşüneceksiniz ve sorgulayacaksınız çünkü hakikate ulaşmanın yolu akıl etmekten geçer.</p>

<p>Üreteceksiniz; çünkü büyük ülke Türkiye mefkuremizin, Türk ve Türkiye Yüzyılı ülkümüzün ihtiyaç duyduğu her hamlenin arkasında sizin imzanız ve inancınız olacaktır.</p>

<p>Türk gençliği; bugünün öğrencisi olduğu gibi yarınların öğretmeni, mühendisi, avukatı, doktoru, akademisyeni, sanatçısı, sporcusu ve askeridir.</p>

<p>Bir meslek sahibi olunuz, alın terinizle ayakta durunuz.</p>

<p>Helal rızkın bereketini hiçbir koltuğun rahatlığına değişmeyiniz.</p>

<p>İş bulunuz, aş bulunuz; fakat yalnız kendi hayatınızı kurtarmakla yetinmeyiniz.</p>

<p>Bu ülkenin laboratuvarlarındaki umut sizsiniz.</p>

<p>Kürsülerinde yükselecek söz sizsiniz.</p>

<p>Fabrikalarında dönecek çark sizsiniz.</p>

<p>Tarlada bereketi katlandıracak akıl sizsiniz.</p>

<p>Spor sahalarında dalgalanacak ay yıldızlı al bayrağa sakladığımız gururunu taşıyacak olan sizlersiniz.</p>

<p>Biz eksik kaldıysak, bıraktığımız yerden siz ilerleyeceksiniz.</p>

<p>Bunu da bir bayrak yarışı bileceksiniz.</p>

<p>Elbette dünyayı tanıyınız, güzel Türkçemizin yanına yabancı dil de ekleyiniz, başka ülkelerde ilim tahsil ediniz, laboratuvarlara giriniz, araştırmalar yapmaya gidiniz, kürsülerde sesimiz olunuz, sahalarda mücadele ediniz, uluslararası başarılar kazanınız.</p>

<p>Fakat nereye giderseniz gidiniz, kalbinizin ve aklınızın kıblesi Türkiye olsun.</p>

<p>Bu topraklarda kök saldınız, bu milletin bağrında boy verdiniz, bu vatanın ikliminde çınarlaşacaksınız. Nereye giderseniz gidiniz, kutup yıldızınız Türkiye olsun.</p>

<p>Bu topraklarda filizlenen her kabiliyet, dünyanın neresinde olursa olsun Türk milletinin itibarını çoğaltmalı, Türkiye’nin adını yükseltmeli, ay-yıldızlı bayrağımızın şerefini büyütmelidir.</p>

<p>Dünyaya açılın; fakat kökünüzü bu topraklardan, dönüş niyetinizi yüreğinizden, Türkiye biletinizi valizinizden, ailenize tekrar sarılacağınız günü takviminizden eksik etmeyin.</p>

<p>İstikbalinizi başka milletlerin göklerinde aramayın.</p>

<p>Gündemin gürültüsüne, milli iktisadın inişli çıkışlı yollarına küsüp Anadolu’yu öksüz ve yetim bırakmayın.</p>

<p>Sanal dünyadaki karamsarlık tüccarlarına, Türk ve Türkiye düşmanı umutsuzluk tellallarına, Garbı putlaştıran parazitlere, yüreklerinize hicret duygusu aşılamak isteyen bozguncu ağızlara aldırmayın.</p>

<p>Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle: “<i>Vatanın bütün ümidi ve geleceği size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır.</i>”</p>

<p>Şayet temel bilimlerde geride kalmışsak siz ilerleyeceksiniz.</p>

<p>Teknolojide ve mühendislikte açığımız varsa siz kapatacaksınız.</p>

<p>Akademide daha yükseğe çıkmamız gerekiyorsa kütüphanelerin ışığını sabaha kadar siz açık tutacaksınız.</p>

<p>Sporda daha büyük başarılar hedefliyorsak siz sahaya çıkacak, mindere inecek, piste basacak, havuza atlayacak, ay-yıldızlı formanın hakkını siz vereceksiniz.</p>

<p>Türkiye’nin daha güçlü olması gerekiyorsa, aradığımız kaynak sizsiniz.</p>

<p>Siz bizim için insan kaynağı değil yaşam kaynağısınız.</p>

<p>Bölünmesin diye millet, baki kalsın diye devlet, bu milli seferberlikte saf tutacaksınız.</p>

<p>Türkiye’nin ihtiyacı olan budur.</p>

<p>Türk gençliğine yakışan da budur.</p>

<p>Sizler Mete Han’ın devlet nizamını, Attila’nın Avrupalının dizlerini titreten heybetini, Sultan Alparslan’ın Anadolu’yu yurt kılan azmini, Osman Gazi’nin Söğüt’te can bulup üç kıtaya yayılan muradını, Fatih Sultan Mehmed Han’ın 21 yaşında Avrupalıların atası olan Doğu Roma’yı dize getiren dehasını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yokluklardan bir devlet var eden ferasetini miras almış bir milletin evlatlarısınız.</p>

<p>Bu miras omuzlarınızda bir yük değil; şereftir.</p>

<p>Bu miras geçmişte kalmış bir övünç değil, geleceğe taşınacak bir mesuliyettir.</p>

<p>Bu vesileyle ülkemizi Dünya Kupası’nda en iyi şekilde temsil eden A Milli Futbol Takımımıza başarılar diliyorum.</p>

<p>LGS’ye giren evlatlarımızı bir kez daha tebrik ediyor; YKS’ye girecek bütün gençlerimize üstün başarılar diliyorum.</p>

<p>Cenab-ı Allah evlatlarımızın bahtını açık, yolunu aydınlık, devletimize ve milletimize hizmetlerini daim eylesin.</p>

<p><strong>Sözlerime son verirken</strong> hepinizi baki sevgilerimle selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.</p>

<p>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-bahceli-karabagda-cignenen-hukuk-turk-askerinin-demir-yumruguyla-dogrultuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/a-a-20260331-40972627-40972624-m-h-p-g-r-u-p-t-o-p-l-a-n-t-i-s-i.webp" type="image/jpeg" length="13316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek'ten "FETÖ ile mücadele" paylaşımı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/adalet-bakani-gurlekten-feto-ile-mucadele-paylasimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/adalet-bakani-gurlekten-feto-ile-mucadele-paylasimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) firarilerinin takibinin titiz şekilde yürütüldüğünü belirterek, "Adalet er ya da geç tecelli edecek ve bu ihanet şebekesinin tüm mensupları hukuk önünde hesap verecektir." ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, devletin bekasını hedef alan "FETÖ ihanet şebekesi" ile mücadelenin kesintisiz sürdüğünü vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>FETÖ'cülerden hukuk önünde hesap sorulacağının altını çizen Gürlek, "Bakanlığımızın ilgili birimleri, yurt içinde olduğu gibi yurt dışındaki tüm FETÖ firarilerinin takibatını da en titiz şekilde yürütmektedir. Adalet er ya da geç tecelli edecek ve bu ihanet şebekesinin tüm mensupları hukuk önünde hesap verecektir." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/adalet-bakani-gurlekten-feto-ile-mucadele-paylasimi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-829803a848a4de81ec0c31bd7e4ead29.jpg" type="image/jpeg" length="27513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs konusunda Şahsi Temsilcisi Holguin ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-fidan-bm-genel-sekreterinin-kibris-konusunda-sahsi-temsilcisi-holguin-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-fidan-bm-genel-sekreterinin-kibris-konusunda-sahsi-temsilcisi-holguin-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs konusunda Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin'i kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs konusunda Şahsi Temsilcisi Maria Angela Holguin'i kabul etti.</p>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 14-16 Haziran tarihlerinde Türkiye'yi ziyaret etmekte olan BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs konusundaki Şahsi Temsilcisi Marangela Holgun Cuéllar'ı kabul etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bakan Fidan'ın Şahsi Temsilci Holgun Cuéllar ile gerçekleştirdiği görüşmede, Kıbrıs meselesine ilişkin güncel gelişmeler değerlendirildi. Görüşmede ayrıca, Şahsi Temsilci'nin geçen hafta Ada'da iki liderle yaptığı temaslar ele alındı.</p>

<p>Bakan Fidan görüşmede, BM Genel Sekreteri Guterres'in çabalarını desteklediğini, anavatan ve Garantör Türkiye'nin, Kıbrıs meselesinde en gerçekçi çözümün Ada'daki iki devletin yan yana var olmasından geçtiğine inandığını ve ayrıca Ada'daki gerçekler temelinde Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü teslim etmeyen yaklaşımların sonuç vermeyeceğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-fidan-bm-genel-sekreterinin-kibris-konusunda-sahsi-temsilcisi-holguin-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/bakan-fidan-bm-genel-sekreterinin-kibris-konusunda-sahsi-temsilcisi-holguin-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="25050"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Türkiye artık uluslararası diplomasinin de kalbinin attığı yer olmaya başlamıştır']]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-artik-uluslararasi-diplomasinin-de-kalbinin-attigi-yer-olmaya-baslamistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-artik-uluslararasi-diplomasinin-de-kalbinin-attigi-yer-olmaya-baslamistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Yalnızca 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı 67 ülkenin kalbinde yer alan Türkiye, Ankara'sı İstanbul'u ve Antalya'sıyla artık uluslararası diplomasinin de kalbinin attığı yer olmaya başlamıştır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Yalnızca 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı 67 ülkenin kalbinde yer alan Türkiye, Ankara'sı İstanbul'u ve Antalya'sıyla artık uluslararası diplomasinin de kalbinin attığı yer olmaya başlamıştır' dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Havalimanı'nda düzenlenecek Ankara Havalimanı ve Bağlantı Yolları açılış törenine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı taşıyan uçağın açılışı yapılacak Ankara Havalimanı'na iniş yapmasının ardından yeni havalimanına inen ilk uçak, Erdoğan'ın uçağı oldu. Daha sonra ise Erdoğan, açılışı gerçekleştirilecek olan Havalimanı'nın apronunda ve Devlet Konukevi'nde incelemelerde bulundu. Törende konuşan Erdoğan, açılışı gerçekleştirilen yatırımların başta Ankara olmak üzere ülke, millet ve havacılık sektörü için hayırlara vesile olmasını temenni etti.</p>

<p>'Türkiye Yüzyılı'na giden yolda kimsenin bizi hedeflerimizden alıkoymasına müsaade etmiyoruz'</p>

<p>2026 senesinin Türkiye için 'zirveler yılı' olarak devam ettiğini aktaran Erdoğan, tüm kurum ve kadrolarla bu sene için canla başla çalıştıklarını kaydederek, 'Türkiye yüzyılına giden yolda kimsenin bizi hedeflerimizden alıkoymasına, motivasyonumuzu kırmasına, insicamımızı bozmasına müsaade etmiyoruz. Sadece 86 milyon vatandaşımızın değil, yüz milyonlarca kardeşimizin güçlü yarınları için uğraşıyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Başkent Ankara'nın diplomasi trafiğindeki konumu her geçen yıl güçleniyor'</p>

<p>İstanbul'da, 5-7 Haziran tarihleri arasında 183 farklı ülkeden 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiği Sıfır Atık Forumu'nu icra ettiklerini hatırlatan Erdoğan, 'Ekim ayında 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi ve devamında Türk Devletleri Teşkilatı 13'üncü Liderler Zirvesi, Türkiye'de toplanacak. Kasım'da 197 ülkeden 100 binin üzerinde katılım beklediğimiz Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları'nın 31'incisini gerçekleştireceğiz. Bunların arefesinde 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO liderler Zirvesi'ne Ankara'mızda ev sahipliği yapacağız. Sadece ev sahipliği yapacağı uluslararası etkinliklerle değil Türkiye'nin çekim merkezi olma vasfı yabancı heyet ziyaretlerinde de görülüyor. Özellikle Başkent Ankara'nın diplomasi trafiğindeki konumu her geçen yıl güçleniyor' dedi.</p>

<p>'Türkiye artık uluslararası diplomasinin de kalbinin attığı yer olmaya başlamıştır'</p>

<p>Türkiye'nin küresel siyasetteki ağırlığının artmaya devam ettikçe Ankara'ya ziyarete gelen yabancı heyetlerin sirkülasyonunun da arttığına dikkati çeken Erdoğan, 'Yalnızca 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı 67 ülkenin kalbinde yer alan Türkiye, Ankara'sı İstanbul'u ve Antalya'sıyla artık uluslararası diplomasinin de kalbinin attığı yer olmaya başlamıştır' diye konuştu.</p>

<p>'Ankara Havalimanı'nın hizmete girmesiyle Esenboğa'nın hem havayolu hem karayolu trafiğinde bir rahatlama olacaktır'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dokuz günlük Kurban Bayramı tatili boyunca havalimanların tamamında 51 bin 962 uçak trafiği gerçekleştiğine dikkati çeken Erdoğan, '7 milyon 618 bin yolcuya hizmet sunuldu. Esenboğa Havalimanı'mız 2 bin 557 uçak trafiği, 382 bin yolcu sayısıyla ülkemizin en yoğun dördüncü havalimanı oldu. 20 sene önce yıllık 3 milyon yolcuya hizmet veren Esenboğa Havalimanı bugün yıllık 15 milyon civarında yolcuya hizmet veriyor. Artan yolcu sayısının özellikle çevreyolu ve havalimanı güzergahında oluşturduğu trafik sıkışıklığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Ankara Havalimanı'nın hizmete girmesiyle Esenboğa'nın hem havayolu hem karayolu trafiğinde inşallah bir rahatlama olacaktır' açıklamasında bulundu.</p>

<p>'Ankara Havalimanı'nı 8 ay gibi çok kısa bir sürede başarıyla tamamladık'</p>

<p>Ankara Havalimanı ile sadece Başkent Ankara'ya yeni bir proje kazandırmakla kalmadıklarını, havacılık tarihinde derin izler bırakmış bir eseri de ihya ettiklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>'1933 yılında Gazi Mustafa Kemal'in emriyle inşa edilen ve uzun yıllar askeri havacılığın merkezi olan havalimanımız, yeni çehresi ve imkanlarıyla yeniden ayağa kalkmış oldu. Burayı uçuşlara uygun hale getirmek üzere iki etap halinde planladığımız bu projeyi 8 ay gibi çok kısa bir sürede başarıyla tamamladık. Pist uzunluğunu 2 bin 450 metreden 3 bin metreye, pist genişliğini ise 42 metreden 60 metreye çıkardık. Banketleri tamamen yeniledik. Pist başlarına toplam 15 bin metrekare büyüklüğünde iki adet dönüş cebi inşa ettik. 160 bin metrekarelik yeni apron alanıyla 44 uçağın eş zamanlı olarak güvenle park edebileceği yüksek bir kapasite oluşturduk. Pist, apron ve taksi yollarıyla birlikte toplam 60 bin metrekare kaplamalı imalat gerçekleştirdik. Taksi yollarının tamamını kazı dolgu ve asfalt üretimleriyle yeniledik. Bunları ilave paralel ve bağlantı yollarıyla destekledik. Pist ve taksi yollarının aydınlatma sistemleri, yaklaşma ışıkları, yönlendirme levhaları; Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü standartlarına göre modernize edildi. Diğer taraftan 4 bin 800 metrekare kapalı alana ve 310 araç kapasiteli açık otoparka sahip Devlet Konukevi de burada inşa edildi. Tüm bu çalışmalarla Ankara Havalimanı'mızı genişletilmiş pisti, yeni apronları, modern taksi yolları ve güncellenmiş altyapısıyla geniş gövdeli uçaklara ve resmi uçuşlara hazır hale getirdik.'</p>

<p>Hizmete verilen diğer yatırımlar olan Başkent Havacılık Köprüsü ve Bağlantı Yollarına da değinen Erdoğan, '140 metre uzunluğundaki Başkent Havacılık Köprümüz, yüksek hızlı tren hattı üzerine inşa edilmiştir. 10 bin tonluk tabliye, Türkiye'de ilk defa uygulanan bir yöntemle köprüye yerleştirilmiştir. Bağlantı yolumuz; 6,5 kilometrelik kesimi bölünmüş yol, 6 kilometrelik kısmı tek yol standardında olmak üzere toplam 12,5 kilometre uzunluğundadır. Bölünmüş yol kesiminde yer alan 3 kilometrelik bağlantı yolu ile NATO Zirvesi'ne katılan heyetlerin doğrudan ulaşımını sağlayacağız. Böylece Ankara Havalimanımızdan Kızılay'a 17 kilometre, Ümitköy'e ise 7 kilometrelik güçlü bir ulaşım ağı kurmuş oluyoruz' şeklinde konuştu.</p>

<p>'23 yıldır hep Türkiye için çalıştık'</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 230 günde tamamlanan bu yatırımlarda emeği geçenleri Türk milleti adına tebrik ederek, 'Önüne gelen esere çamur atmayı ülkeye ve millete kazandırılan her eseri kötülemeyi maharet zannedenlere ise sadece şunu söylüyorum; 23 yıldır hep Türkiye için çalıştık, bu millete hizmet ettik, sizin hayal dahi edemeyeceğiniz eserleri biz vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. Eser ve hizmet üretirken kendimizi değil her zaman şehirlerimizin geleceğini düşündük. İnşallah bundan sonra da Türkiye için çalışmaya, yatırımlarımıza yenilerini eklemeye devam edeceğiz' ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından gerçekleştirilen kurdele kesimi ile Ankara Havalimanı ve Bağlantı Yolları hizmete açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-artik-uluslararasi-diplomasinin-de-kalbinin-attigi-yer-olmaya-baslamistir</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-artik-uluslararasi-diplomasinin-de-kalbinin-attigi-yer-olmaya-baslamistir.jpg" type="image/jpeg" length="69740"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP’li Durmaz'dan net mesaj: Milliyetçi Hareket Partisi, Türk siyasetinde benzeri olmayan bir mekteptir]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhpli-durmazdan-net-mesaj-milliyetci-hareket-partisi-turk-siyasetinde-benzeri-olmayan-bir-mekteptir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhpli-durmazdan-net-mesaj-milliyetci-hareket-partisi-turk-siyasetinde-benzeri-olmayan-bir-mekteptir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP’li Sadir Durmaz "Milliyetçi Hareket Partisi, Türk siyasetinde benzeri olmayan bir mekteptir. Milliyetçi Hareket Partisi; seçim hesaplarının değil, devlet aklının temsilcisidir." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, MHP Altındağ İlçe Başkanlığı 15. Olağan Kongresi'ne katılarak partililere hitap etti. Durmaz, <strong>"Kardeşlik Kalbimizde Gelecek Aklımızda"</strong> temalı büyük kurultay sürecinin önemine değindiği konuşmasında, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin selamlarını ileterek iç cephe tahkimi, "Terörsüz Türkiye" vizyonu ve Altındağ'ın tarihi misyonu üzerine dikkat çekici mesajlar verdi.</p>

<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, kongrelerin MHP için ayrışma değil kucaklaşma ve dava şuuru buluşmaları olduğunu belirterek, güven tazeleyen Altındağ İlçe Başkanı Emin Sıtkı Aktaş ve yönetimini tebrik etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure>
<p><img height="960" src="https://www.turkgun.com/uploads/upload-image/2026/6/178135812275-image.jpg" width="1280" /></p>
</figure>

<h2>“Altındağ, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kuruluş Hafızasıdır”</h2>

<p><strong>Konuşmasında kongrenin yapıldığı Altındağ ilçesinin tarihi ve stratejik önemine vurgu yapan Durmaz, şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p>Altındağ sıradan bir ilçe değil, Ankara'nın kalbi ve Cumhuriyetimizin kurucu iradesinin merkezidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının milli mücadeleyi sevk ve idare ettiği, ilk TBMM'ye ev sahipliği yapan bu ilçe, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş hafızasını taşımaktadır. MHP için de son derece özel olan bu topraklarda, hareketimizin zor dönemlerinde bedel ödeyen, inancından taviz vermeyen başta Taş Medreseli ağabeylerimiz olmak üzere binlerce ülküdaşımızın emeği ve hatırası vardır. Bu dava burada menfaat hesaplarıyla değil, vatan sevdasıyla kök salmıştır.</p>

<figure>
<p><img height="853" src="https://www.turkgun.com/uploads/upload-image/2026/6/1781358130418-image.jpg" width="1280" /></p>
</figure>

<p><strong>MHP'li Sadir Durmaz'ın açıklamasının tamamı:</strong></p>

<p>Değerli Merkez Yönetim Kurulu Üyelerimiz, Kıymetli İl Başkanımız, İlçe Başkanımız, Ak Parti İlçe Başkanı, Çok Değerli Türkiye Gazi ve Şehit Aileleri Vakfı Genel Başkanı, Ülkü Ocaklarımız, Kıymetli Muhtarlarımız, Sivil Toplum Kuruluşlarımız, Kongremizi Şereflendiren Kıymetli Misafirler, Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler, Aziz Dava Arkadaşlarım, "KARDEŞLİK Kalbimizde GELECEK Aklımızda" temalı Olağan Büyük Kurultayımıza giden kutlu yolculuğun önemli duraklarından biri olan Altındağ İlçemizin Kongresine hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz. Sözlerimin başında, Bilge Liderimiz Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin hepinize ayrı ayrı selamlarını iletiyorum. Değerli Dava Arkadaşlarım, Muhterem Hazirun; Bugün Ankara’mızın kalbi Altındağ’da, bir yandan yarım asrı aşan kutlu mücadelemizin muhasebesini yapıyoruz, bir yandan da geçmişten aldığımız emanetleri geleceğe taşımak üzere irademizi tazeliyor; birlik ve beraberliğimizi bir kez daha perçinliyoruz. Bilindiği üzere Milliyetçi Hareket Partisi için kongreler; ayrışmanın değil birleşmenin, kırgınlıkların değil kucaklaşmanın, şahsi hesapların değil dava şuurunun öne çıktığı kutlu buluşmalardır. Bu anlayışla bir araya geldiğimiz Altındağ ilçe kongremizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.</p>

<figure>
<p><img height="853" src="https://www.turkgun.com/uploads/upload-image/2026/6/1781358136702-image.jpg" width="1280" /></p>
</figure>

<h2>“Altındağ; yalnızca Ankara'nın değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş hafızasının taşıyıcısıdır”</h2>

<p>Bulunduğumuz ilçe Altındağ sıradan bir ilçe değildir. Biraz önce de söylediğim gibi Altındağ, Ankara'nın kalbidir. Cumhuriyetimizin kurucu iradesinin merkezidir. Altındağ; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının milli mücadeleyi sevk ve idare ettiği, millet iradesinin tecelli ettiği ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ev sahipliği yapmaktadır. Bu yönüyle Altındağ; yalnızca Ankara'nın değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş hafızasının taşıyıcısıdır. Altındağ’ın her sokağında tarih; her mahallesinde mücadele vardır. Her taşında, her duvarında milletimizin bağımsızlık iradesinin izleri vardır. İşte bu sebeple biz Altındağ'a baktığımızda, aziz Türk milletinin 7 düvele meydan okuyup yeniden ayağa kalkışını, devlet olma şuurunu ve milli egemenlik iradesini görürüz.</p>

<h2>"Altındağ, Milliyetçi Hareket Partisi için de son derece özel ve anlamlı bir ilçedir"</h2>

<p>Başta Ulucanlar olmak üzere, Altındağ'ın mahallelerinde, sokaklarında ve çarşılarında; Türk milletinin geleceğini dert edinmiş, devletine ve milletine hizmet etmeyi hayatının merkezine koymuş binlerce ülküdaşımızın emeği, alın teri ve hatırası bulunmaktadır. Hareketimizin zor dönemlerinde yükü omuzlayan, bedel ödeyen, inancından ve ülküsünden taviz vermeyen birçok dava adamının hikâyesi bu ilçenin sokaklarında yazılmıştır. Bu dava burada menfaat hesaplarıyla değil, vatan sevdasıyla kök salmıştır. Dün olduğu gibi bugün de Altındağ'ın sokaklarında Türk bayrağını yüreğinde taşıyan, devletini ve milletini her şeyin üstünde tutan ülküdaşlarımızın nefesi hissedilmektedir. Başta Taş Medreseli ağabeylerimiz, kardeşlerimiz olmak üzere Cenabı Allah hepsinden ve hepinizden razı olsun.</p>

<figure>
<p><img height="960" src="https://www.turkgun.com/uploads/upload-image/2026/6/1781358157473-image.jpg" width="1280" /></p>
</figure>

<h2>"Milliyetçi Hareket Partisi, Türk siyasetinde benzeri olmayan bir mekteptir"</h2>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi; köklerini Türk milletinin engin tarihinden, inancından, kültüründen ve devlet geleneğinden alan, Cumhuriyetin kurucu iradesini milli şuurla geleceğe taşıyan bir partidir. Yarım asrı aşan geçmişiyle partimiz; devlet-millet bütünlüğünü korumayı her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmuş, kriz anlarında ayrışmayı değil uzlaşmayı, çatışmayı değil sağduyuyu, günü kurtarmayı değil geleceği inşa etmeyi tercih etmiştir.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi, Türk siyasetinde benzeri olmayan bir mekteptir. Milliyetçi Hareket Partisi; seçim hesaplarının değil, devlet aklının temsilcisidir. Bu sebeple Türk siyasetinde kimi zaman vicdanın, kimi zaman aklın, kimi zaman da fedakârlığın adresi olmuştur.</p>

<p>Bilge Liderimiz Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin "Önce Ülkem ve Milletim" sözü, aslında Milliyetçi Hareket Partisi'nin bütün siyasi geçmişini ve dava ahlakını özetleyen bir devlet anlayışının ifadesidir.</p>

<h2>“Biz, bu ülkenin birlik ve beraberliğinin teminatı Milliyetçi Ülkücü Hareketiz!”</h2>

<p>Bu anlayış; oy hesabı yapmadan, makam beklentisine kapılmadan, milletin ve devletin geleceğini her şeyin üzerinde tutan yüksek bir sorumluluk şuurunun tezahürüdür. Bedel ödenmesi gerektiğinde geri durmayan, sorumluluk alınması gerektiğinde öne çıkan, haksız eleştiriler karşısında dahi Türkiye'nin istikbali için doğru bildiği yoldan sapmayan iradenin dile gelmiş halidir. Bugün, Bilge Liderimizin ortaya koyduğu ve Sayın Cumhurbaşkanımızın sahiplenmesiyle bir devlet projesine dönüşen “Terörsüz Türkiye” vizyonu, işte bu sorumluluk sahibi devlet aklının; milletin birliğini, devletin bekasını ve gelecek nesillerin huzurunu her türlü siyasi hesabın üstünde gören kararlı iradenin en somut tezahürüdür. Zamanın her defasında haklı çıkardığı Saygıdeğer Genel Başkanımızın ifadeleriyle Terörsüz Türkiye, bölgesel fırtınalar karşısında milli varlığımızın zırhıdır. Terörsüz Türkiye, emperyalizmin taşeronluğunu yapan mahfillerin, etnik fitne mühendislerinin ve din kisvesi altında Siyonist kuruntu tacirlerinin Türkiye üzerinde kurmak istediği oyunu bozma iradesidir. Bölgemizin etrafında kanlı hesaplar yapılırken; yüce Türk milletinin birliğini, dirliğini, dirayetini ve bin yıllık kardeşliğini zaafa uğratamayız, uğratmak isteyenlere de fırsat vermeyiz! Çünkü biz, bu ülkenin birlik ve beraberliğinin teminatı Milliyetçi Ülkücü Hareketiz!</p>

<h2>"Milliyetçi Ülkücü hareketin mayasında fedakârlık, vefa ve adanmışlık vardır"</h2>

<p>Milliyetçi Ülkücü Hareketin mensupları, makamların değil davalarının peşinden yürüyen, menfaatlerin değil milletinin yanında duran, karşılık beklemeden hizmet etmeyi şeref bilen gönül erleridir. Milliyetçi Ülkücü hareketin mayasında fedakârlık, vefa ve adanmışlık vardır. Bu nedenle; Dün olduğu gibi bugün de, yarın da Türk milletinin emrinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin hizmetinde olmaya devam edeceğiz. Allah birliğimizi daim, devletimizi kaim, milletimizi aziz eylesin. Bugün salonumuza teşrif eden her bir kardeşimin ayağına taş, gözüne yaş değdirmesin. Sizler var oldukça bu salonları ve meydanları doldurdukça Türkiye üzerine yapılan her türlü hesabı bozacak ve ilelebet payidar kalacaktır. Bu vesileyle; başta cennetmekân Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey olmak üzere, partimizin kuruluşundan bugüne, kutlu davamıza emek vermiş, alın teri dökmüş, mücadele etmiş tüm dava büyüklerimizi, ebediyete irtihal eden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Rabbim bizleri, zindanları taş medreseye çeviren Yusuf yüzlülere, toprağa düşen ülkü şehitlerimize karşı mahcup etmesin.</p>

<h2>“Allah “DEVLET”imizi başımızdan eksik etmesin”</h2>

<p>Altındağ ilçemizde büyük emeği olan, bugün de güven tazeleyerek ilçe başkanlığını sürdüren Sayın Emin Sıtkı Aktaş ve yönetimini tebrik ediyor, üstlendikleri görevde muvaffakiyetler diliyorum. Saygıdeğer Genel Başkanımızın, “Ülkücülük; Ayıran değil, birleştiren iradedir. Ülkü varsa yürünecek yol, varılacak menzil, uğruna yaşanacak bir dava vardır.” sözlerinden hareketle ayrıştırmaya değil birleştirmeye ve davamız için hiç durmadan çalışmaya hep birlikte devam edeceğiz. Sözlerimi, ozanlar piri Dede Korkut’un yüzlerce yıl öncesinden verdiği, kutlu bir mesajla bitirmek istiyorum; “Devletli oğul olsa ocağının korudur. Oğul da neylesin, baba ölüp mal kalmasa. Baba malından ne fayda, başta devlet olmasa.” Allah “DEVLET”imizi başımızdan eksik etmesin, Türk milleti ebediyyen var olsun. Rabbim, birliğimizi dirliğimizi, kardeşliğimizi bozmasın; bozmak isteyenlere fırsat vermesin. Sağ olun var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun. Ne mutlu Türküm diyene.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhpli-durmazdan-net-mesaj-milliyetci-hareket-partisi-turk-siyasetinde-benzeri-olmayan-bir-mekteptir</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-165501.jpeg" type="image/jpeg" length="50723"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kurumdan müjde: 'Cedit Projesi'nde gecikme maliyeti vatandaşa yansıtılmayacak']]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-kurumdan-mujde-cedit-projesinde-gecikme-maliyeti-vatandasa-yansitilmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-kurumdan-mujde-cedit-projesinde-gecikme-maliyeti-vatandasa-yansitilmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kocaeli'de yapımı tamamlanan Cedit Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında inşa edilen bin 97 konut ile 8 ticari bağımsız bölümün kura çekimine katıldı. Kurum, Türkiye genelinde 2,5 milyon konutun dönüştürüldüğünü, 500 bin sosyal konutun Mart 2027'den itibaren teslim edilmeye başlanacağını açıkladı. Bakan, Cedit'te gecikme kaynaklı hiçbir mali yükün vatandaşlara yansıtılmayacağını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kocaeli'de yapımı tamamlanan Cedit Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında inşa edilen bin 97 konut ile 8 ticari bağımsız bölümün kura çekimine katıldı. Kurum, Türkiye genelinde 2,5 milyon konutun dönüştürüldüğünü, 500 bin sosyal konutun Mart 2027'den itibaren teslim edilmeye başlanacağını açıkladı. Bakan, Cedit'te gecikme kaynaklı hiçbir mali yükün vatandaşlara yansıtılmayacağını vurguladı.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile bakanlık iş birliğinde hayata geçirilen Cedit Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında düzenlenen kura çekimine katılmak üzere Kocaeli'ye geldi. İzmit ilçesinde yürütülen proje kapsamında inşa edilen bin 97 konut ile 8 ticari bağımsız bölümün hak sahipleri, bugün gerçekleştirilen kura çekimiyle belirlenmeye başlandı. Kura çekimi, Kocaeli Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. 2015 yılında riskli alan ilan edilen Cedit Mahallesi'nde yürütülen dönüşüm çalışmaları kapsamında 12,6 hektarlık alanda modern yaşam alanları oluşturuldu. TOKİ ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürütülen projede toplam 47 blok inşa edildi. Projede bin 97 daire ve 8 ticari bağımsız bölüm için 29 kura grubu oluşturuldu. Hak sahiplerinin yeni konutları, gerçekleştirilen kura çekimiyle belirlendi.</p>

<p>'2.4 milyon dip çamuru çıkarıp kuruttuk, bertaraf ettik'</p>

<p>Kura çekimi öncesinde konuşan Bakan Kurum, 'Kocaeli Marmara'nın direğidir, Türkiye'nin çalışan kalbidir. Bu nedenle güzel şehrimize hizmet etmek sadece yol, köprü, hastane yapmakla olmaz. Körfezin kıyısında oturan çocuğumuza temiz su, temiz hava, temiz gelecek bırakmak da bizim görevimizdir. Bu kapsamda yıllarca kirlilikle boğuşan İzmit Körfezi'nde, Marmara Denizini Koruma Eylem Planımızla deniz dibinden yüz binlerce kamyon dolusu çamuru çıkararak sudaki yaşamı yeniden canlandırdık. Eskiden kokudan geçilmeyen Körfezimiz bugün yeniden hayat taşıyor. 2.4 milyon dip çamuru çıkarıp kuruttuk, bertaraf ettik. Denizde hayat yeniden canlandı. Dün kirlilikle anılan bu sular yine umut veriyor. 10 milyara yakın bir projeden bahsediyoruz' diye konuştu.</p>

<p>'2023'te 53 bin vatan evladını toprağa verdik'</p>

<p>Kocaeli'ye nefes aldıracak adımlar attıklarını söyleyen Bakan Murat Kurum, 'Bu şehrin en derin yarası, deprem yarasıdır. O yara hala tazedir. O acının izi hala bu topraklardadır. 2020'de Elazığ'da deprem oldu hemen oraya gittik. Sokak sokak nerede ne yapılması gerekiyorsa hızlıca karar verdik ve yaptık. Konutları bitirdik. Bazı konutlar için eskisinden küçük denilerek şikayetler vardı. Sonra 2023'te 11 ilde deprem yaşadık. 53 bin canımız gitti. 53 bin vatan evladını toprağa verdik. Elazığ'da o depremi yaşayan şehirdi. Büyük deprem yalamasına rağmen en az hasar yaşayan ilimiz oldu. O zaman 'Küçük müydü, kapı böyle mi olsaydı' diyenler teşekkür etti. Sizin sayenizde çocuklarımızı toprağa vermedik dedi' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Şimdiye kadar Türkiye'de 2 milyon 500 bine yakın konutu dönüştürdük'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kocaeli'nin çetin deprem sınavını 1999'da verdiğini hatırlatan Bakan Kurum, '11 ilimiz ise 6 Şubat 2023'te Asrın Felaketini yaşadı. 1999 bize hazırlığın, güçlü kurumların ve hızlı müdahalenin ne kadar hayati olduğunu gösterdi. 6 Şubat ise millet devlet dayanışmasının, güçlü koordinasyonun 3 bin 500 şantiyeden bahsediyorum ve kararlı şehircilik iradesinin önemini ortaya koydu. 2 yıl gibi kısa sürede öyle bir diriliş hikayesi yazdık ki dünyada eşi benzeri yok. 11 ilde 3 bin 500 ayrı alanda 455 bin konutu birlikte tamamladık. Kentsel dönüşüm bir tercih değil, mecburiyettir, bunu deprem bize gösterdi. Şimdiye kadar tüm Türkiye'de bu anlayışla, 2 milyon 500 bine yakın konutu dönüştürdük. Her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul'da yapıyoruz' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Kocaeli'de 46 bin konut inşa ettik'</p>

<p>Kocaeli'de 46 bin konut inşa ettiklerinin altını çizen Bakan Kurum, 'İzmit Cedit Mahallemizde bin 97 konut ve 8 ticari birim olmak üzere toplam bin 105 bağımsız bölümü tamamladık. Ticari birimi, ticari kaygısıyla yapmadık. Oradan hiçbir gelir elde etmedik. İzmit'in merkezinde parkları, yeşil alanları, tüm sosyal donatılarıyla modern ve güvenli bir yaşam alanını hayata geçirdik. Bugün de bin 97 konutumuzun kurasını çekiyor; hak sahibi vatandaşlarımızın sağlam, güvenli ve huzurlu yuvalarına kavuşma sürecinde çok önemli bir adımı daha atıyoruz' dedi.</p>

<p>'Gecikme kaynaklı hiçbir mali yükü sizlere yansıtmayacağız'</p>

<p>Çok kısa bir süre içinde sözleşmelerin imzalanacağını 2 hafta sonra pazartesi günü anahtar teslimi olacağı müjdesini veren Bakan Murat Kurum, 'Temmuz sonuna kadar, okullar açılmadan tüm konutlar teslim edilecek. Tabii biliyorum ödeme kısmını merak ediyorsunuz. Endişelerinizin, beklentilerinizin hepsinin farkındayız. Her zaman kentsel dönüşümü teşvik eden bir anlayışla hareket ettik, burada da sizleri zor sokmayacağız. Gecikme kaynaklı hiçbir mali yükü sizlere yansıtmayacağız. Projedeki tüm borçlanmaları, ilk ihalede öngörülen resmi bitiş tarihi olan Haziran 2023 kriterlerine göre sabitledik. Bu tarihten sonra borçlarınızda hiçbir güncelleme, hiçbir fiyat artışı yapılmayacak. Sözleşme imzalarken ve anahtarlarınızı teslim alırken, sizlerden sadece en başta söz verdiğimiz gibi o ilk tutarlar talep edilecek. Tek arzumuz sizin duanızı almak. Devletimizin güvencesiyle kavuşacağınız yeni yuvalarınız şimdiden tüm hak sahiplerine, Kocaeli'mize hayırlı, uğurlu olsun' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'500 Bin Sosyal Konut Projesi'ni de hayata geçirdik; kura çekimlerini tamamladık'</p>

<p>Sizler bizim yanımızda olduğunuz sürece biz kentsel dönüşüme devam edeceğiz. Deprem bölgesi bitti, 500 bin yeni sosyal konuta başladık. Kuralarını çektik, Mart 2027'de teslimlere başlayacağız. Yani 2 milyon vatandaşımızı, ailemizi güvene, huzura kavuşturacağız. Yaptık, bitti demedik. Köşeye çekilmedik ve her geçen gün milletin derdini dinleyip yeni çözümler üretiyoruz. İstiyoruz ki ev sahibi olmayan kimse kalmasın. Bu kapsamda 64 ilimizde TOKİ Başkanlığımızla 20 bin konutu orta gelirli bilhassa vatandaşlarımızın erişimine sunuyoruz. Kocaeli'de de 423 konut var. Pazartesi satışları gerçekleşiyor. İnanıyorum ki bu evlerde Kocaeli'nin deprem riskine karşı bir tedbir olacak. Bu fırsatı kaçırmayın diyorum' dedi.</p>

<p>'Artık şehircilik dediğimiz mesele; yalnızca bina yapmak, yol açmak, meydan düzenlemek değildir'</p>

<p>'Bu topraklar bizim için yalnızca üzerinde yaşadığımız bir coğrafya değildir' diyen Kurum, 'Bu vatan; şehitleriyle ve onların emaneti olan torunlarıyla; mübarek bir emanettir. Biz o emanete sahip çıkmak için buradayız; hizmet etmek için buradayız. Bugün bu kürsülerde yalnızca yapılan işleri anlatmak için bulunmuyoruz. Biz bugün, Türkiye'nin önünde açılan yeni bir dönemin ruhunu konuşmak için huzurlarınızdayız. Çünkü artık şehircilik dediğimiz mesele; yalnızca bina yapmak, yol açmak, meydan düzenlemek değildir. Şehircilik; insanın can güvenliğidir, çocuğun geleceğidir, ailenin huzurudur, milletin ortak hafızasıdır. Bizim meselemiz ve bu milletin okutup büyüttüğü bir evladı olarak benim meselem, taşla toprağı değil; insanla vatan arasındaki bağı güçlendirmektir' diye konuştu.</p>

<p>'Biz yarının Türkiye'sini inşa etmekle mükellefiz'</p>

<p>Türkiye son yıllarda çok ağır imtihanlardan geçtiğini belirten Bakan Kurum, 'Depremi yaşadık, selleri yaşadık, yangınları yaşadık. Şehirlerimizin acısını da, milletimizin sabrını da gördük. Ben bu süreçlerde şunu çok yakından öğrendim. Devlet adamlığı, kolay günde kürsüye çıkmak değil; zor günde milletin yanında olmaktır. Siyaset adamlığı, sabahın ilk ışığında şantiyede olmaktır. Milletin adamlığı, evinin anahtarını bekleyen bir annenin gözlerinde başlar. Evladına, güvenli bir gelecek arayan babanın duasında başlar. Bu milletin karşısına iddiayla çıkanlar; bu vazifenin ne kadar büyük olduğunu her an yeniden anlamalıdır. Çünkü bugün bizim önümüzdeki görev, yalnızca bugünün sorunlarını çözmek değildir. Biz aynı zamanda yarının Türkiye'sini inşa etmekle mükellefiz. Türkiye'nin her bir köşesinde, 'devlet burada, milletinin yanında' dedirten eserler bırakmaya mecburuz. Çünkü siyasette söz, ancak millete hizmete dönüştüğü zaman kıymetlidir' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Türkiye; lafın değil icraatın, ayrışmanın değil ortak aklın, beklemenin değil harekete geçmenin adresi olacaktır'</p>

<p>Yeni dönemde, Türkiye'nin sesini şehirlerden dünyaya doğru yükselteceklerini hatırlatan Bakan Kurum, 'Antalya'da bu yıl ev sahipliği yapacağımız dünyanın en büyük iklim zirvesi COP31'de de bunu tüm dünyaya duyuracağız. Türkiye'nin insanı, çevreyi, üretimi ve adaleti birlikte düşünen medeniyet bakışını göstereceğiz. Dünyanın yeni bir denge, yeni bir vicdan, yeni bir uygulama gücü aradığı bu dönemde Türkiye; lafın değil icraatın, ayrışmanın değil ortak aklın, beklemenin değil harekete geçmenin adresi olacaktır. Biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde daha güçlü şehirler için, daha büyük bir Türkiye için gece gündüz demeden yolumuza devam edeceğiz. Milletin omzuna basarak değil, milletin duasını alarak yürüyeceğiz. Kendimizi milletimize vakfetmeye devam edeceğiz. Sadece siyasette değil, sizin kalbinizde iz bırakmak için; iyi gününüzde de zor gününüzde de yanınızda olmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konuşmanın sonunda kura çekimleri başladı e temsili anahtar teslimi yapıldı.</p>

<p>Programa katılım yoğun oldu</p>

<p>Programa Bakan Kurum'un yanı sıra TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, il ve ilçe başkanları, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, KOCAELİ</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-kurumdan-mujde-cedit-projesinde-gecikme-maliyeti-vatandasa-yansitilmayacak</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/bakan-kurumdan-mujde-cedit-projesinde-gecikme-maliyeti-vatandasa-yansitilmayacak.jpg" type="image/jpeg" length="87190"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan: Kongrelerimiz bizlere güç katacak]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhp-ankara-il-baskani-alparslan-dogan-kongrelerimiz-bizlere-guc-katacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhp-ankara-il-baskani-alparslan-dogan-kongrelerimiz-bizlere-guc-katacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan, Kızılcahamam İlçe Teşkilatı Kongresi'nde kongrelerin coşkulu geçeceğinin altını çizerek, "Bizlere güç katacak" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>MHP Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan, Kızılcahamam İlçe Teşkilatı Kongresi'nde konuştu.</strong></p>

<p><img height="1066" src="https://etikhabercom.teimg.com/etikhaber-com/uploads/2026/06/h-ks-c-f-pp-xc-a-al-pu.jpg" width="1600" /></p>

<p>"Burada olmaktan onur ve gurur duyuyorum" diyen MHP'li Doğan şunları söyledi:</p>

<p>"Bugün Ankara'da 5 ilçemizde kongremiz var hepsi de birbirinden coşkulu ve bizlere güç katacak. Çok değerli buluyorum katılımınızı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hepimizin amacı, ortak hedefi Genel Başkanımız, Bilge Liderimiz sayın Devlet Bahçeli beyefendiye sonsuz bağlılıkla Ankaramıza hizmet edebilmek. "</p>

<p>Öte yandan MHP Kızılcahamam İlçe Başkanı Nuri Odacı yeniden İlçe Başkanı seçildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhp-ankara-il-baskani-alparslan-dogan-kongrelerimiz-bizlere-guc-katacak</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/h-ks-c-f-pn-w-e-a-as-t-sb.jpg" type="image/jpeg" length="95919"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz: Devletimizin bekası, kardeşliğimizin tekrar yeşermesi ve kök salmasından geçiyor]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhp-istanbul-il-baskani-volkan-yilmaz-devletimizin-bekasi-kardesligimizin-tekrar-yesermesi-ve-kok-salmasindan-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhp-istanbul-il-baskani-volkan-yilmaz-devletimizin-bekasi-kardesligimizin-tekrar-yesermesi-ve-kok-salmasindan-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz, "Devletimizin bekası, bin yıllık kardeşliğimizin tekrar yeşermesi ve kök salmasından geçiyor. Türk milliyetçileri olarak kendimizin çerçevesi daraltılmış sloganlara asla mahkum etmeyeceğiz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz, Sarıyer Teşkilatı İlçe Kongresi'nde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin takdir ve tensipleri ile İstanbul İl Başkanlığı görevine geldikten sonra büyük bir gururun yanı sıra, mesuliyetini omuzlarında hissettiğinin altını çizen MHP'li Yılmaz, <strong>"İstanbul İl Teşkilatı olarak İstanbul'la buluşacağız, İstanbul ile kucaklaşacağız hedefini kendimize koyduk. İstanbul'u kucaklamadan önce dava arkadaşlarımızla MHP'nin mensupları ile kucaklaşmayı hedefliyoruz"</strong> dedi.</p>

<p>MHP'li Yılmaz'ın satırbaşları şöyle oldu:</p>

<p>Bir an önce kendi iç cephemizi tahkim etmeli, sokak sokak, ilçe ilçe ülküdaşlarımızla buluşmalıyız. Şimdi buradayız, Sarıyer ile kucaklaşıyoruz.</p>

<p>Her zaman var gücümüzle, gece uyumadan, gündüz yorulmadan çalıştık. Karşılık beklemedik. Vatanımızı, milletimizi, devletimizi hep karşılıksız, çıkarsız ve hesapsız sevdik. Düştüğü dalı unutan hiçbir yaprağın arkasından koşmadık.</p>

<p>Allah, şahsi menfaatlerden feragat edip bu kutlu dava için çalışan, ter döken, gerektiği zaman en büyük varlığından, canından dahi vazgeçmeye hazır olan herkesten razı olsun.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi, devleti ve milletin varlığı için kendi varlığından dahi vazgeçen yüksek ahlak sahiplerinin kutlu çatısıdır.</p>

<p><img height="1366" src="https://etikhabercom.teimg.com/etikhaber-com/uploads/2026/06/h-ks-e-t-gw-w-m-a-a-ew-bn.jpg" width="2048" /></p>

<h2>"TERÖRSÜZ TÜRKİYE MİLLİ VARLIĞIMIZIN BİR SEMBOLÜDÜR"</h2>

<p>Ülkemizdeki son siyasi gelişmeler, çatışma iklimi, ülkemiz üzerinden yapılan karanlık hesapların adeta öncü göstermelerini işaret ediyor. Bekliyorlar ki Türkiye tökezlesin, bekliyorlar ki iç karışıklık Türkiye'yi esir alsın, birbiriyle kavga etsin. Tam da bu noktada Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hamlesi ülkemiz üzerindeki karanlık oyunları bozmuştur. Terör örgütü tüm unsurlarıyla teslim olmuş ve çözülme sürecine girmiştir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye milli varlığımızın bir sembolüdür. İnşallah kardeşlik hukukumuza doğrultulan bozgunculuklara fırsat vermeyeceğiz.</p>

<p>Hem kendi içimizde hem de vatanımızın her karış toprağında kardeşlik hukukumuzu tesis etmeden iç cephemizi güçlendirmemizin mümkün olmayacağının altını çizmek istiyorum.</p>

<p>Düşman durmuyor çalışmaya devam ediyor. Devletimizin bekası, bin yıllık kardeşliğimizin tekrar yeşermesi ve kök salmasından geçiyor. Türk milliyetçileri olarak kendimizin çerçevesi daraltılmış sloganlara asla mahkum etmeyeceğiz.</p>

<p>Bu cümleyi kurmak çok acı ama maalesef İstanbul kaderine teslim edilmiş durumda. İstanbul sahipsiz, İstanbul kimsesiz. İstanbul'a hizmet etmenin dışında her şeyiyle meşhur olanlar ve büyükşehir yönetimi büyük bir boş vermişlik içinde. İstanbul'dan vazgeçmiş durumdalar İstanbul'un değerini büyütmek yerine koltuk kavgalarında maalesef büyütmekle meşguller.</p>

<p>Sen ben demeden biz olmayı başararak davamız için kazanacağımız zaferleri Cenab-ı Allah'ın izniyle hep birlikte yaşayacağız.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhp-istanbul-il-baskani-volkan-yilmaz-devletimizin-bekasi-kardesligimizin-tekrar-yesermesi-ve-kok-salmasindan-geciyor</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-143008.jpeg" type="image/jpeg" length="38116"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP'li Celal Adan’dan CHP’ye çağrı: Atatürk’ün kurduğu parti çatışmaların dışında kalmalı!]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhpli-celal-adandan-chpye-cagri-ataturkun-kurdugu-parti-catismalarin-disinda-kalmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhpli-celal-adandan-chpye-cagri-ataturkun-kurdugu-parti-catismalarin-disinda-kalmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP'li Celal Adan "Ana muhalefet partisi CHP'nin kendi içindeki gelişmelere taraf olmamakla birlikte, Atatürk'ün kurduğu partinin bu tip çatışmaların dışında kalması, istikrara kavuşması Türk demokrasisini güçlendirecek bir mücadeleye öncülük etmesi lazım." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanvekili Celal Adan, İstanbul’da düzenlenen Sarıyer İlçe Teşkilat Kongresi’nde yaptığı konuşmada CHP’de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Adan, Atatürk’ün kurduğu bir siyasi partinin iç tartışmalardan uzak durarak istikrara kavuşması gerektiğini belirterek, bunun Türk demokrasisinin güçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p>Konuşmasından önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin mesajını da okuyan Adan, birlik ve siyasi istikrar vurgusu yaptı.</p>

<p><strong>MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Sarıyer İlçe Teşkilatı Kongresi'ne gönderdiği mesaj şöyle oldu:</strong></p>

<p>Aziz dava arkadaşlarım, muhterem hanımefendiler, beyefendiler; sözlerimin başında müstesna heyetinizi en iyi dileklerimle selamlıyorum. Hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. İlçe kongremiz birlik ve beraberliğimizi güçlendiren, teşkilatımızı daha da muhkem kılan hayırlı ve kutlu gelişmelere vesile olmasını canı gönülden temenni ediyorum. Aranızda bulunmasam da gönlümün sizlerle birlikte olduğunu, kalbimin aynı heyecan ve dava şuuruyla sizlerle attığını bilmenizi isterim. İlçe kongremizin teşkilatımızın çalışma azmini ve hizmet iradesini pekiştiren müstesna süreçlerdir. Türk siyasetinde köklü bir geçmişe sahip olan bir hafızaya sarsılmaz bir dava şuuruna sahip olan partimizin kongre üyeleri ülkü ve hedeflerimizin yeniden teyit ve tahkim edildiği irade ve istişare zeminleridir.</p>

<p>İlçe kongrelerimizden başlayarak il kongrelerimize uzanacak bu süreçte şuurlu varlığını Türk milletine adamış, disiplinli duruşunu üç hilalin kutlu sancağı altında göstermiş ülkücüler, mefkûresi sadakatle bağlı dava arkadaşlarımızın görev üstlenmesi en büyük temennimdir. Bizler için makamlar amaçlar değil, hizmet vasıtasıdır. Görevler şahsi beklentilerin değil, millî sorumlulukların ifadesidir. Bu sebeple kongrelerimizin kardeşlik hukukunu güçlendiren birlik ve beraberliğimizi pekiştiren teşkilatlarımızı daha da kuvvetlendiren tamamlanacağına olan inancım tamdır.</p>

<h2>"Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletine adeta bir kutup yıldızı gibi yön göstermeye devam edecek"</h2>

<p>Dünyanın siyasi, ekonomik ve jeopolitik bakımdan çalkantılı bir dönemden geçtiği, devletlerin ve toplumların çok yönlü sömürüye maruz kaldığı, siyasi dengelerin yeniden şekillendiği bir ortamda Milliyetçi Hareket Partisi’nin ilkeleri ile duruşuyla ve milli çizgisiyle Türk milletine adeta bir kutup yıldızı gibi yön göstermeye devam edecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kongrelerimiz boyunca sergilenecek olgunluk, sağduyu ve kardeşlik ruhu partimizin kurumsal havzasına, siyasi ahlakına ve demokrasi anlayışına yakışır nitelikte olacaktır. Temennim odur ki bu süreç hiçbir kırgınlığa fırsat vermeden dava arkadaşlığı sıcaklığı ve ülküdaşlığın yüksek şuur içerisinde tamamlanacaktır.</p>

<h2>“Biriz, diriyiz, kardeşiz; hep birlikte milliyetçi hareketiz”</h2>

<p>Göreve tabi olan sorumluluk üstlenen, kutlu sancağı daha yükseklere taşımak için mücadele eden bütün dava arkadaşlarıma başarılar diliyorum. Ayyıldızlı bayrağımıza, büyük Türk milletine sadakat ve hizmet ederek üstlendikleri görevleri hakkıyla yerine getireceklerini güvenim tamdır. Lider ülke Türkiye hedefi doğrultusunda emin adımlarla ilerlediğiniz bu tarihi dönemde her dava arkadaşımın sorumluluğu şuuruyla hareket edeceğini fedakarlık ve adanmışlık ruhuyla çalışacağına kutlu davamıza güç ve kazandıracağına inancım tamdır. Azim ve kararlılıkla saflarımızı muhafaza ederek bedava şuurumuzu diri tutarak siyasi mücadelemizi aynı inançla sürdüreceğiz. Her birinize olan güvenim tamdır. Hepinizi bu kutlu yürüyüşte üstün muafiyetle elde edeceğine inanıyorum. Biriz, diriyiz, kardeşiz; hep birlikte milliyetçi hareketiz. Yeni seçilecek ilçe başkanımız ve yönetim kurulumuz başta olmak üzere tüm dava arkadaşlarım tebrik ediyorum. Kongremizin emniyet, sükunet ve vakar içerisinde icra edilmesinden dolayı her birinize ayrıca teşekkür ediyorum."</p>

<h2>“terörsüz TÜRKİYE devlet politikasına dönüştü”</h2>

<p>Adan, İstanbul'da Sarıyer İlçe Teşkilat Kongresi öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Terörsüz Türkiye hedefine ilişkin konuşan Adan, <strong>"Özellikle Türkiye'nin sırtında bir ur gibi, 40-45 yıldır sırtımızda bir ur gibi olan bir büyük olayın çözüldüğü bir süreç yaşıyoruz"</strong> ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>Adan konuşmasına şöyle devam etti: </strong></p>

<p>"Terörsüz Türkiye, ilk sayın genel başkanımız bu iradeyi öne plana çıkardığında, üç temel konunun çerçevesi içerisinde düşüncesinin gelişmesinden yana irade koymuştu. Bir tanesi terör örgütünün silah bırakması, ikincisi TBMM'de bir komisyon kurulması, üç bu işin bir devlet politikasına dönüşmesi. Her üç konuda karşılık bulmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın da Allah razı olsun bu konuyu devlet politikasına dönüştürmüştü.</p>

<p>Hepinizin bildiği gibi PKK örgütü, bu silahların menşei Fransa, Almanya, ABD destekli. Bunlara paraların nasıl geldiğini biliyoruz. PKK'nın arkasında kalan dünyada bir güç kalmamıştır. PKK kendini fesh etmiştir. Genel Başkanımızın ortaya koyduğu iradeden bugüne kadar da bir askerimiz şehit olmamıştır. Türkiye bu meselesini çözerken, sayın sayın Genel Başkanımızın da hassasiyetle belirttiği, bütün kurumların kendi düşünceleri, kendi alanları konusunda istikrarlı bir duruş."</p>

<h2>"TBMM'NİN MİTİNGLERE SÜRÜKLENMESİ DOĞRU DEĞİL"</h2>

<p><strong>CHP'de yaşananlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Adan şunları söyledi:</strong></p>

<p>"Ana muhalefet partisi CHP'nin kendi içindeki gelişmelere taraf olmamakla birlikte, Atatürk'ün kurduğu partinin bu tip çatışmaların dışında kalması, istikrara kavuşması Türk demokrasisini güçlendirecek bir mücadeleye öncülük etmesi lazım. Zaman zaman Dev-Yol'u, Dev-Sol'u çağrıştıracak ifadelerle karşılaşıyoruz, bu son derece yanlış bir şeydir.</p>

<p>TBMM'nin zaman zaman mitinglere sürüklendiğini görüyoruz bunlar doğru değil. Bütün kurumların ciddi, Türkiye'nin meselelerini kucaklamaya ihtiyaç var. Biz önce Türkiye diye bir siyasi geleneğe sahibiz. Türkiye'ye sahip çıkan herkese saygı duyuyoruz. Türk siyaseti de bunun üzerine yürümesi lazım.</p>

<p>Genç yaşta İstanbul'da, Antalya'da, İzmir'in bazı ilçelerinde milletimiz teveccüh göstermiş bu arkadaşları iktidara getirmiş. Bunlar niye hapishanedeler? İstanbul niye sahipsiz? Genç yaşta milletimizin gösterdiği teveccühü, rüşvet alarak bu hizmeti kaybetmesine neden olan şartlara neden tenezzül ettiler. Üzülüyoruz biz bu konuya. Siyaset Allah rızası için, milletin menfaati için yapılan bir konu. Bunu şahsileştirmek son derece tehlikeli.</p>

<h2>Genel Başkanımızın duruşu "Önce Türkiye'dir"</h2>

<p>Bakınız etrafımız yanıp tutuşuyor. Adaletin, medeniyeti, şefkatin mimarı biziz. Bugün dünyanın en güçlü devletlerinin hastaneler bombalanırken kadeh kaldırdıklarına şahit oluyoruz. Şampanya patlatılarak Gazze'de öldürülenler üzerinden nutuklar atıldığını görüyoruz. Türkiye güçlendikçe coğrafyamızda, dünyada adalete öncülük olur. Birliğe, beraberliğe ihtiyacımız var. Bütün teşkilatlarımızın, Genel Başkanımızın duruşu "Önce Türkiye'dir". Bu çerçevede demokrasiyi, milletimizin birliğini korumak, en doğru siyaset olarak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhpli-celal-adandan-chpye-cagri-ataturkun-kurdugu-parti-catismalarin-disinda-kalmali</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/mhp/whatsapp-image-2026-06-13-at-142416.jpeg" type="image/jpeg" length="63806"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP'li Bayraktar'dan net mesaj: "MHP, milli vicdanın kalesidir!"]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhpli-bayraktardan-net-mesaj-mhp-milli-vicdanin-kalesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhpli-bayraktardan-net-mesaj-mhp-milli-vicdanin-kalesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Bayraktar, Ankara Kahramankazan İlçe Kongresi’nde yaptığı konuşmada "MHP, takiyecilere geçit vermeyen milli vicdanın kalesidir. Gün MHP'nindir, gelecek MHP'dedir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Bayraktar, Ankara'da Kahramankazan İlçe Kongresi'nde açıklamalarda bulundu.</p>

<p>"<strong>Bu bölgeyi kan gölüne çevirmek isteyen dış güçler tetikte beklemektedir</strong>" diyen MHP'li Bayraktar, güçlü Türkiye'nin güçlü bölge demek olduğunun altını çizdi.</p>

<h2>Gün MHP'nindir, gelecek MHP'dedir</h2>

<p>MHP'li Bayraktar konuşmasında şunları söyledi:</p>

<p>"Aynı gökte uçan karganın gündemi başka, kartalın sevdası bambaşka. Daha dün koltuk, makam için davasını bırakıp kaçan, kapı kapı masa masa dolaşıp ittifak arayanların bugün düştükleri hal ortadır. Sermayeleri kalmamış, tükenmişlerdir. MHP, takiyecilere geçit vermeyen milli vicdanın kalesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bizim arkamızda, yarım asırlık şerefli bir mazi, geleceğimizde ise Kızılelmaya yürüyen şanlı bir gelecek vardır. Milli bekamız uğruna her türlü fitne ateşini imanımızla söndürmeye hazırız. Gün MHP'nindir, gelecek MHP'dedir. Tehditlerin arttığı, bölgesel krizlerin derinleştiği, Türkiye üzerinde hesapların arttığı dönemde MHP'nin taşıdığı misyon çok daha belli olmuştur. Türkiye'nin haklı menfaatleri kararlılıkla savunuluyorsa milli irade, Lider Devlet Bahçeli'nin sarsılmaz duruşu vardır."</p>

<h2>'Türkiye, terörsüz bir geleceği kurmak zorunda'</h2>

<p>"Dünya sıkıntılı ve çetin bir dönemden geçmektedir. böyle bir dönemde millet olmak, birlikte durmak, aynı hedefe yönelmek tarihi bir zorunluluktur. Türk milleti ve Türkiye, terörsüz bir geleceği kurmak zorundadır. Türkiye büyük ve güçlü bir ülkedir. Buna mazi de şahittir, gelecek de elbette şahit olacaktır.Bu hareketin her kademesi şehitlerimizin kanı, dava büyüklerimizin alın teri ve taşmedresilerimizin ızdıraplarıyla doludur."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhpli-bayraktardan-net-mesaj-mhp-milli-vicdanin-kalesidir</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/mhp/ozgur-bayraktar.jpg" type="image/jpeg" length="67569"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP'li Yaşar Yıldırım: Terörsüz Türkiye, bu bölgede hür, bağımsız yaşayabilmenin projesidir]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhpli-yasar-yildirim-terorsuz-turkiye-bu-bolgede-hur-bagimsiz-yasayabilmenin-projesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhpli-yasar-yildirim-terorsuz-turkiye-bu-bolgede-hur-bagimsiz-yasayabilmenin-projesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, "Bu coğrafyada hür yaşayacaksa iç cephede birliği, beraberliği sağlamamız lazım. Terörsüz Türkiye, bu bölgede hür, bağımsız yaşayabilmenin projesidir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, Kızılcahamam'da gerçekleşen İlçe Kongresi'nde açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Terörsüz bölge hedefine dikkat çeken MHP'li Yıldırım, <strong>"Komşunda bir şey varsa sıra sana gelir. İran'da terörsüz Türkiye projesinin ilk meyvesi alınmıştır. İsrail'in hedefi kim? İsrail'in hedefinin birisi de Türkiye. Niye? Kendi vaat edilmiş topraklarının içerisinde Türkiye'nin yüzde 25'i var. Orada bir devlet kurulmasına müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Savaş temennimiz değildir ama görünürde bir İsrail-Türkiye savaşı söz konusu. Görünürde bu var. Bunun içinde tedbiri iç cephede birlikte alacaksın. Türkiye'de terörsüz Türkiye ile birlikte iç cephede sağlamlaşma olmuştur. Türkiye birlik ve beraberlik içerisinde tavrını koyacaktır."</strong> ifadesini kullandı.</p>

<h2>"TERÖRSÜZ TÜRKİYE, HÜR VE BAĞIMSIZ YAŞAYABİLMENİN PROJESİDİR"</h2>

<p>MHP'li Yıldırım'ın satırbaşları şöyle oldu:</p>

<p>Dünya başı boş, dünyada hukuk yok, kural yok. Güçlü kimse merkez orası. Hak diye de bir şey. Hak güçlünün. Her zaman İsrail haklı, niye? Güçlü. ABD, batı var yanında. Gazze'nin yanında kimsesi yok, ümmet zaten sahip çıkmıyor. Gerçek bu.</p>

<p>Bu coğrafyada hür yaşayacaksa iç cephede birliği, beraberliği sağlamamız lazım. Terörsüz Türkiye, bu bölgede hür, bağımsız yaşayabilmenin projesidir. Bugüne kadar tüm provokasyonlara rağmen buraya geldik sonucu da alacağız. Hedef budur. Buna karşı olanlar var, sloganlarla memleket yönetilmiyor. Devlet aklıyla yönetiliyor. Duyguyla, hisle değil.</p>

<p>Son altı ayda bizim ülkemize füzeler düştü. Bu provokasyonlar var. Bunlara müsaade etmeyeceksiniz. Sloganlarla memleket yönetilmiyor.</p>

<h2>"CHP'NİN TÜRKİYE'DE ORTAYA KOYDUĞU SİYASET ANORMALDİR"</h2>

<p>İç siyasette kargaşa var. odağı, merkezi CHP yönetimi. Ne oldu işte mutlak butlan çıktıktan sonra CHP'de bir yönetim değişikliği oldu. İki tane yarışçı var, koşuyorlar. Biri Kemal Kılıçdaroğlu, biri Özgür Özel. Özel birinci geldi, sonra Özel dopingli çıktı. CHP'nin kongresinde bunlar olmuş, bunun kararını yargı verecek. Kararı beğenmeyebiliriz ama uymak zorundayız.</p>

<p>Bugün CHP'nin Türkiye'de koyduğu siyaset anormal. Çok ciddi bir zarar var. Salı günü TBMM'nin Dikmen kapısında toplanmışlar. Grup Başkanvekilleri de geliyor bunlara ayar veriyor. Biri geliyor "Hain Kemal", diğeri geliyor "Pavyoncu Özgür". Kitleleri bu noktaya getirmenin bir manası yok.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biz hiç kimseye ne hain, ne pavyoncu dedik. Söylediklerimiz ortadadır. Bunlar birbirine söylüyor.</p>

<p>Siyaset kurumuna büyük zararı vardır CHP'nin yöneticilerinin. Adları Atatürkçü. İşlerine geldikleri an koşa koşa Anıtkabir'e gidiyorlar. Orada yatana saygıları yok.</p>

<p>Geldiğimiz durum itibariyle bu millete, devlete, ülkeye zarar vermektedir. Siyasette etme-bulma dünyası vardı. Bundan 10 yıl önce Kılıçdaroğlu ve Özel, MHP'yi böldürdüler. İP'i kurdurdular. Cenab-ı Allah ayaklarına dolandırdı. Meral'in artığı Müsavat, Özgür'ün yanında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhpli-yasar-yildirim-terorsuz-turkiye-bu-bolgede-hur-bagimsiz-yasayabilmenin-projesidir</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-13-at-13.jpg" type="image/jpeg" length="60999"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: '28 uçak, 119 helikopter, 14 İHA ile yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz']]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-yumakli-28-ucak-119-helikopter-14-iha-ile-yesil-vatanimiza-havadan-kalkan-oluyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-yumakli-28-ucak-119-helikopter-14-iha-ile-yesil-vatanimiza-havadan-kalkan-oluyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 'Bugün orman yangınlarına karşı, 28 uçak, 119 helikopter, 14 insansız hava aracımızla yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz. Bu gücümüzle de toplam 462 ton su atma kapasitesine sahibiz. Geçtiğimiz yıla göre hava aracı sayımızı 146'dan 161'e çıkardık' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 'Bugün orman yangınlarına karşı, 28 uçak, 119 helikopter, 14 insansız hava aracımızla yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz. Bu gücümüzle de toplam 462 ton su atma kapasitesine sahibiz. Geçtiğimiz yıla göre hava aracı sayımızı 146'dan 161'e çıkardık' dedi.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İzmir temasları kapsamında Selçuk Efes Havalimanı'ndaki 'Yeşil Vatan Kahramanları Görev Başında' programına katıldı. Bakan Yumaklı, burada protokol tarafından çiçekle karşılandı. Ardından programda konuşan Yumaklı, 'Bu kadim coğrafya, binlerce yıllık tarihiyle, verimli ovalarıyla ve zümrüt yeşili ormanlarıyla, yalnızca Ege'nin değil Türkiye'nin incisi konumundadır. Ormanlar yalnızca ağaçlardan ibaret değildir. Ormanlarımız, suyumuzun, toprağımızın, havamızın, biyoçeşitliliğimizin, üretimimizin ve geleceğimizin teminatıdır. Bu nedenle orman yangınlarıyla mücadeleyi sadece bir afetle mücadele başlığı olarak görmüyoruz. Biz bu mücadeleyi, vatan toprağını koruma, milletimizin ortak mirasına sahip çıkma ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakma sorumluluğu olarak değerlendiriyoruz' diye konuştu.</p>

<p>'kara gücümüzü, hava filomuzu, teknolojik altyapımızı sürekli güçlendiriyoruz'</p>

<p>Dünyada iklim değişikliğinin etkilerinin, her geçen yıl daha ağır şekilde hissedildiğinden bahseden Bakan Yumaklı, şunları söyledi:</p>

<p>'Akdeniz kuşağında yer alan ülkemiz de bu riskten doğrudan etkileniyor. Artan sıcaklıklar, uzayan kurak dönemler, değişen yağış rejimleri ve şiddetlenen rüzgârlar, orman yangınları riskini daha da artırıyor. Ege ve Akdeniz bölgelerimiz de, yaz aylarında yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgar nedeniyle yangın açısından hassas bölgelerimizin başında geliyor. Biz hazırlıklarımızı her yıl daha güçlü, daha planlı, daha teknolojik ve daha bütüncül bir anlayışla sürdürüyoruz. Orman yangınlarıyla mücadelede temel yaklaşımımız net. Yangını çıkmadan önlemek, çıkan yangını en kısa sürede tespit etmek, ilk müdahaleyi en hızlı şekilde yapmak. Bunun için kara gücümüzü, hava filomuzu, teknolojik altyapımızı, karar destek sistemlerimizi ve insan kaynağımızı sürekli güçlendiriyoruz.'</p>

<p>Araç sayıları arttı</p>

<p>Orman yangınlarında bir dakikalık gecikmenin, yangının büyümesine sebep olabildiğini ifade eden Bakan Yumaklı, 'Ancak hızlı ve doğru müdahale de binlerce ağacın, canlı yaşamının, yerleşim yerlerimizin korunmasını sağlar. Bu mücadelemizde hava araçlarımız, yangını kontrol altına almada en önemli çarpanlarımızdan biridir. Bugün orman yangınlarına karşı, 28 uçak, 119 helikopter, 14 insansız hava aracımızla yeşil vatanımıza havadan kalkan oluyoruz. Bu gücümüzle de toplam 462 ton su atma kapasitesine sahibiz. Geçtiğimiz yıla göre hava aracı sayımızı 146'dan 161'e çıkardık. Selçuk Efes Havalimanı da bu mücadelede stratejik noktalardan biridir. Buradan havalanan araçlarımız, İzmir'in, Ege'nin ve ihtiyaç duyulan tüm bölgelerimizin ormanlarını korumak için görev yapmaktadır. Her bir damla su, bir ağaca, bir canlıya umut olmaktadır' açıklamalarına yer verdi.</p>

<p>'Hava gücümüzü yalnızca sayı olarak artırmadık. Aynı zamanda bu gücü daha akıllı, daha dinamik ve daha risk odaklı yönetecek yeni uygulamaları da devreye aldık' diyen Yumaklı, şunları kaydetti:</p>

<p>'Artık hava araçlarımız, yangın risk haritaları, meteorolojik veriler, dijital sistemler ve merkezi koordinasyonla en doğru yerde, en doğru zamanda konuşlandırılıyor. Riskin arttığı bölgelerde, hava araçlarımızı dinamik olarak kaydırıyor, ihtiyaç duyulan alanlarda daha hızlı müdahale imkanı sağlıyoruz. Bu yıl ilave edilen 11 yeni konuşlanma noktası oluşturduk. Hava araçlarımızın, yangınlara daha etkili ve daha hızlı müdahale etmesini hedefliyoruz. Özellikle Batı Karadeniz'de oluşturulan yeni konuşlanma noktaları, bu bölgelerde hava araçlarımızın yangın sahasına ulaşma süresini önemli ölçüde kısaltacaktır. Ayrıca çok hafif sınıf helikopterlerimizi de yangının ilk dakikalarında hızlı müdahale amacıyla daha etkin şekilde kullanacağız. Bu helikopterler; yakın su kaynakları, risk haritaları, dinamik konuşlandırma ve canlı görüntü sistemleriyle birlikte daha verimli yönetilecek.'</p>

<p>'Kara gücü' vurgusu</p>

<p>Bu yıl kara gücünü de önemli ölçüde artırdıklarını belirten Bakan Yumaklı, 'Araç sayımız 5 bin 339'dan 5 bin 550'ye çıktı. Arazöz sayımızı bin 766'dan bin 930'a, İlk müdahale aracı sayımızı 2 bin 742'den 2 bin 751'e, İş makinesi sayımızı ise 831'den 868'e yükselttik. Mevcut havuz ve göletlerimize ilave olarak 55 yeni havuz ve gölet daha inşa edeceğiz. Böylece yangınla mücadelede kullanılan havuz ve gölet sayımız 4 bin 852'ye ulaşacak' açıklamalarına yer verdi.</p>

<p>Yangınlarda 'yapay zeka' desteği</p>

<p>Türkiye'nin, orman yangınlarıyla mücadelede, teknolojiyi en etkin kullanan ülkelerden biri olduğundan bahseden Bakan Yumaklı, 'İnsansız hava araçlarımız sayesinde, ormanlarımızı geniş alanlarda anlık olarak takip ediyoruz. Dumanı daha erken görüyor, yangın riskini daha hızlı değerlendiriyor, ekiplerimizi sahaya çok daha etkin şekilde yönlendiriyoruz. Bugün artık orman yangınlarıyla mücadelede, sadece gözle değil, yapay zekayla, anlık veriyle, karar destek sistemleriyle ve güçlü koordinasyonla hareket ediyoruz. 2026 yılında yapay zeka destekli yangın risk haritalarımızı kullanıma aldık. Bu haritalar, sıcaklık, rüzgar, nem, topoğrafya, yanıcı madde tipi ve kuraklık gibi birçok parametreyi birlikte değerlendiriyor. Yangın riskini 7 gün önceden tahminleyebilecek şekilde çalışan bu sistem sayesinde, yangın çıkma ihtimali yüksek alanlarda önleyici tedbirleri artırıyoruz. Artık yalnızca yangına müdahale etmiyoruz, yangın riskini önceden okuyor, sahadaki hazırlığımızı buna göre planlıyoruz' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Orman yollarını navigasyon sistemine aktardık'</p>

<p>2021 yılından bu yana kullanılan Yangın Yönetim Yazılımını daha da geliştirdiklerini ifade eden Yumaklı, 'Yangınla mücadelede kullanılan farklı yazılımları, Orman Yangın Yönetim Sistemi adı altında tek platformda topluyoruz. Arazöz ve su ikmal araçlarımıza sıcaklık, nem ve rüzgar ölçen sensörler takıyoruz. Böylece yangın mahallindeki meteorolojik veriler, anlık olarak takip edilecek. Orman yolları da açılmış durumda. Bu yollar navigasyon sistemine aktarıldı' dedi.</p>

<p>İnsan gücü artırılıyor</p>

<p>İnsan gücünün de artırıldığını aktaran Yumaklı, 'Şu anda 28 bin kahramanımız var. Gönüllü sayımız 132 binden 138 bine ulaştı. Hem bilgiyi, hem tecrübeyi, hem teknolojiyi içeren, ve bir bütün içerisinde yönetilmesini ifade eden bir değerin altını çizmiş oluyoruz. Yangınla mücadele organizasyonumuzda görev alan personel sayımızı bu yıl 3 bin kişi artırarak 28 bine çıkardık. Geçmişten bugüne, Yeşil Vatan için canlarını feda eden bütün kahramanlarımızı rahmetle, minnetle anıyorum' ifadelerine yer verdi.</p>

<p>'Orman yangınlarının yarıdan fazlası ormanlık alan dışında meydana geldi'</p>

<p>'Orman yangınlarıyla mücadele yalnızca kurumlarımızın değil, hepimizin ortak görevidir' diyen Yumaklı, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Bir ihmal, bir dikkatsizlik, bir anlık tedbirsizlik, yılların emeğini, binlerce canlının yaşam alanını ve milletimizin ortak değerini tehdit edebilir. Bu nedenle vatandaşlarımızın hassasiyeti, sahadaki mücadelemiz kadar önemlidir. Geçen yıl çıkan orman yangınlarının neredeyse yarıdan fazlası orman dışında meydana gelmiştir. Lütfen ormanlarımızda ateş yakmayalım, izmarit atmayalım, anız yakmayalım. Riskli davranışlardan uzak duralım, şüpheli bir duman gördüğümüzde, vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirelim. Yangını söndürmenin en etkili yolu, yangının çıkmasına engel olmaktır. Yeşil Vatan için ortaya koyduğumuz bu mücadeleyi, akılla, bilimle, teknolojiyle, tecrübeyle ve milletimizin desteğiyle daha da güçlendirmeye devam edeceğiz'</p>

<p>'İmkanlarımız artmakta'</p>

<p>İzmir Valisi Süleyman Elban ise 'İklim değişikliği, küresel ısınma ve nüfus artışı, kırsala yoğun yerleşme, mobilitenin çok artması, ormanlarımız maalesef birçok etkenin etkisiyle yangın riskiyle karşı karşıya. Bu yangınla mücadele konusunda orman teşkilatımız her geçen gün gücüne güç katıyor. Hava, kara araçları, personel takviyesi dahil olmak üzere her gün yeni çalışmalarına mücadeledeki kabiliyetini, imkanlarını arttırmakta. İnşallah hiçbir metrekare yerimiz yanmaz. Ama bir yangın durumunda da tüm teşkilatımız ve bakanlığımız hazır' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Yangınlar çok küçük sebeplerden dolayı başlayabiliyor'</p>

<p>Programda konuşan Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, 'Tüm dünyada iklim değişikliğinin olumsuz etkileriyle birlikte maalesef her geçen gün sıcaklıkların arttığı, nemin düştüğü, şiddetli rüzgarların, ani yağışların yaşandığı dönemler geldi. Bütün bunlar orman yangınları açısından ülkemizde de riski artırdı. Yangınlar artık çok daha küçük bir sebepten başlayabiliyor. Hızlı yayılıyor ve maalesef söndürülmesi de eskisine göre daha zor hale geldi. Dünyada orman yangınlarıyla mücadelede örnek alınan bir ülke durumundayız. Vatandaşlarımızın yangınlar konusunda hassasiyet göstermeleri hususunda farkındalık çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Bunun faydasını da 2025 yılında yaşanan büyük yangınlara rağmen yangınların adet bazında yüzde 15 azalmış olmasıyla gördük. Eğer 2025 yılındaki olumsuz şartlar, bir de o hassasiyet olmasaydı, Allah korusun daha büyük felaketlere sebep olabilirdi. Bu çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz. 48 bin mesai arkadaşımız gece gündüz demeden görevlerini ifa ediyor' açıklamalarında bulundu.</p>

<p>'Üstümüze düşen görevi yerine getiriyoruz'</p>

<p>İzmir'de daha önceki yıllarla beraber 320 adet yangını yaşadıklarını kaydeden AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, '320 yangının yanında 340 tane de ormanda kaynaklanmayan orman dışı yangınla karşılaştık. Sadece vatandaştan beklemeyeceğiz. Teslimatını yapacağımız araçlarla beraber yangınların da önüne geçeceğiz. Bunun yanında bir de yerel yönetimlerin üstüne düşen işler var. Buca'da yaşadığımız yangın insan kaynaklı. Gaziemir'de çıkan bir yangınımız çöp toplanmamasından, Narlıdere'de çıkan bir yangın yine çöplerinin toplanmamasından çıktı. O yüzden burada hem yerel yönetimlerin üstünde de çok büyük görev düşüyor. Biz Merkezi Hükümet olarak İzmir'de de, Türkiye'nin genelinde de üstümüze düşen görevi yerine getiriyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Programa, İzmir Valisi Süleyman Elban, Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda bölünmez Çankırı ve orman çalışanları katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, İZMİR</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-yumakli-28-ucak-119-helikopter-14-iha-ile-yesil-vatanimiza-havadan-kalkan-oluyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/bakan-yumakli-28-ucak-119-helikopter-14-iha-ile-yesil-vatanimiza-havadan-kalkan-oluyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="40063"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Adıyaman il ve Merkez İlçe Teşkilatı feshedildi! İl Başkanlığı ve Merkez İlçe Başkanlığı görevine yeni atama]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhp-adiyaman-il-ve-merkez-ilce-teskilati-feshedildi-il-baskanligi-ve-merkez-ilce-baskanligi-gorevine-yeni-atama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhp-adiyaman-il-ve-merkez-ilce-teskilati-feshedildi-il-baskanligi-ve-merkez-ilce-baskanligi-gorevine-yeni-atama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Adıyaman İl Teşkilatı ve Merkez İlçe Teşkilatı'nın feshedildiğini duyurdu. Yalçın il ve ilçe teşkilatına atanan yeni isimleri de açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Adıyaman İl Teşkilatı ve Merkez İlçe Teşkilatı'nın feshedildiğini duyurdu.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Adıyaman İl Başkanlığı görevine Ali Önat, Merkez İlçe Başkanlığına Selçuk Aslancan atandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı ve MHP İstanbul Milletvekili Semih Yalçın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Adıyaman il teşkilat organları ve Merkez ilçe teşkilat organları parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir.</p>

<p>Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Adıyaman İl Başkanlığı görevine Ali Önat, Merkez İlçe Başkanlığına Selçuk Aslancan atanmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhp-adiyaman-il-ve-merkez-ilce-teskilati-feshedildi-il-baskanligi-ve-merkez-ilce-baskanligi-gorevine-yeni-atama</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 19:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2023/12/mhp/mhp-aa-1542048.jpg" type="image/jpeg" length="24077"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz 'Sivil Toplum Kuruluşları ve İş Dünyası Buluşması'nda konuştu:]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-sivil-toplum-kuruluslari-ve-is-dunyasi-bulusmasinda-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-sivil-toplum-kuruluslari-ve-is-dunyasi-bulusmasinda-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Geçen sene itibarıyla 1,6 trilyon doları aşmış milli gelir büyüklüğümüz var. Kişi başı gelirimiz 18 bin doları aşmış durumda. Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor' - 'Biz barıştan yana bir ülkeyiz ama bir taraftan da elbette savunma sanayimiz başta olmak üzere her türlü riske karşı ülkemizi hazırlıyoruz, güçlü şekilde konumlandırıyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAMSUN (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Geçen sene itibarıyla 1,6 trilyon doları aşmış milli gelir büyüklüğümüz var. Kişi başı gelirimiz 18 bin doları aşmış durumda. Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor.' dedi.</p>

<p>Yılmaz, AK Parti Samsun İl Başkanlığınca Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu'nda düzenlenen 'Sivil Toplum Kuruluşları ve İş Dünyası Buluşması' programında yaptığı konuşmada, dünya ekonomisinin çok zorlu bir dönemden geçtiğini söyledi.</p>

<p>Dünya genelinde büyümelerin tarihi ortalamaların altında olduğuna işaret eden Yılmaz, 'Dünya ticareti bundan da daha kötü durumda. Geçmişte küresel, liberal, kurallara dayalı ekonomik ortam vardı. O ortamda genelde ticaret, büyümenin çok üstünde gelişirdi. Büyüme yüzde 4 ise ticaret yüzde 6 artardı ama bugün büyüme aşağıya indiği gibi ticaret neredeyse büyümenin de altında gelişim sergiliyor. Korumacılık yükseliyor dünyada. Güç mücadelesi yükseliyor. Pandemi öncesi ve sonrası gelişmelere baktığınız zaman sanayi kapasitesi, imalat sanayi özellikle büyük oranda Asya'ya kaymış durumda. Çin neredeyse dünyadaki imalat sanayi kapasitesinin yüzde 30'unu tek başına temsil ediyor. Batı'da ise sanayisizleşme dediğimiz bir süreç yaşanıyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Yeni Amerika yönetimiyle Avrupa Birliği'ndeki yeni tartışmalarda farklı bir mücadelenin başladığının görüldüğünü dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:</p>

<p>'Bazıları bunu kişisel özelliklerle de değerlendirebiliyor. Ben o kanaatte değilim. Tabii ki herkesin, her yöneticinin kendine göre özellikleri var. Renkli kişiliği olan yöneticiler var ama ortada yapısal bir değişim dönüşüm var. Dünya yeniden şekilleniyor adeta kartlar yeniden karılıyor. Güç mücadelesi merkeze gelmiş durumda. Eskiden kurallar, hukuk, uluslararası kurumlar bir yere kadar etkili olabiliyordu ama şu anda güç mücadelesi her şeyin önüne geçmiş durumda. 'Güçlüysem istediğimi yaparım' gibi bir anlayış maalesef dünyada hakim hale gelmiş durumda. Bunu siyasi meselelerde, ekonomik meselelerde de görüyoruz. Dolayısıyla kıran kırana mücadele yaşanan bir dönemdeyiz dünya ölçeğinde. Bu da ekonomide belirsizlikleri artırıyor, riskleri yükseltiyor. Geçmişte sadece maliyet esaslı verilen kararlar artık güvenlik odaklı, dayanıklılık odaklı bazı tercihlere dönüşebiliyor. Dolayısıyla bunun farkında olmamız, buna göre kendimizi iyi konumlandırmamız lazım.'</p>

<p>Bir taraftan da dünyada büyük bir teknolojik dönüşüm olduğunu söyleyen Yılmaz, 'Yapay zeka başta olmak üzere bir taraftan da yeni teknolojiler, dijitalleşme, yeşil dönüşüm farklı bir gündem oluşturuyor dünyada. Kalkınma stratejilerinin artık merkezine yeşil ve dijital dönüşüm gelmiş durumda. Daha sürdürülebilir, enerjiyi daha verimli kullanan, her alana dijital teknolojileri, yapay zekayı uygulayan yaklaşım dünyada hakim hale gelmiş durumda. Dolayısıyla bu genel gidişatı görerek, ülkemizi, bölgelerimizi, şirketlerimizi konumlandırmamız gerekiyor. Biz de bu anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye ekonomisine kısaca baktığımızda, pandemi öncesi ve sonrası rakam söyleyeceğim. Performansımızı bence gösteren önemli bir rakam, 2025 dönemi. 6 yıllık dönemde dünya ekonomisi kümülatif, birikimli olarak yüzde 18,8 büyümüş, Türkiye ekonomisi aynı dönemde yüzde 34,8'e yükselmiş. Yani bizdeki kümülatif artış 34,8, dünyada 18,8.' diye konuştu.</p>

<p>- 'Dünyanın 11'inci büyük ekonomisiyiz satın alma gücüne göre'</p>

<p>Yılmaz, son 6 yılda dünyanın iki katı büyümüş, kapasitesini geliştirmiş bir Türkiye olduğunu vurgulayarak şöyle dedi:</p>

<p>'Özellikle sanayi alanında Avrupa'da bazı ülkeler hala pandemi öncesi kapasiteye gelebilmiş, üretime ulaşabilmiş değil. Bizdeyse yüzde 30 kapasite ve üretim artışı söz konusu. İşte bunu kalıcı, sürdürülebilir kılmamız ve verimli şekilde geleceğe taşımamız gerekiyor. Yine büyümemiz devam ediyor, ticaretimiz artmaya devam ediyor. Son 23 yılda dünya ortalama yüzde 3,5 büyürken, biz ortalama yıllık 5,3 oranında büyümüşüz. AK Parti'nin, Cumhur İttifakı'nın olmadığı dönem 2002 yılına gittiğimiz zaman, Türkiye dünyanın 21'inci büyük ekonomisiymiş. Nominal dolar bazında bugün 16'ncı büyük ekonomisi konumunda, satın alma gücü paritesi diyoruz. Bu, bizim yaptığımız bir hesap değil. OECD, Dünya Bankası, IMF gibi kurumlar hesapları yapıyorlar. Bu hesaplara göre geçen yıl itibarıyla dünyanın 11'inci büyük ekonomisiyiz satın alma gücüne göre. Geçen sene itibarıyla 1,6 trilyon doları aşmış milli gelir büyüklüğümüz var. Kişi başı gelirimiz 18 bin doları aşmış durumda. Türkiye artık ekonominin en üst liginde bir oyuncu haline geliyor.'</p>

<p>Türkiye'nin yeni bir hamleye, yeni bir sıçramaya ihtiyacı olduğunu söyleyen Yılmaz, 'Son 23 yılda alt orta gelirden üst gelire doğru geldi Türkiye. Belirli bir yere geldi. Altyapı kim ne derse desin, yollarıyla, altyapısıyla, sağlığıyla, eğitimiyle, üniversiteleriyle, AR-GE'siyle, demokrasisini vesayetçi bir sistemden normal demokrasiye dönüştürerek, hukuk kurallarını geliştirerek, çevresel standartlarını, tüketici standartlarını geliştirerek bir yere geldi. Şehirleşmemiz belli bir yere geldi ancak yetmez, yeni bir hamle yapmamız gerekiyor. Çok daha üst lige ülkemizi taşımamız gerekiyor. Tarihimize yakışan da budur. Türkiye Cumhuriyeti sıradan bir devlet değil. Bu ülke sıradan bir ülke değil. Çok farklı tarihten gelen bir ülkeden bahsediyoruz. Çok farklı sorumlulukları olan bir ülkeden bahsediyoruz. Dolayısıyla bize yakışan en üstte olmaktır. Bu da kolay bir iş değil elbette. Hep birlikte büyük emek sarf ederek, çaba sarf ederek bunu başarmak durumundayız.' değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- 'Biz barıştan yana bir ülkeyiz'</p>

<p>Yılmaz, Türkiye'nin etrafında bu yıl çok önemli gelişmeler yaşandığını dile getirerek şunları ifade etti:</p>

<p>'Bölgemizde büyük bir savaş yaşandı ve tahmin edilenin de ötesinde uzun süren bir savaş ortamı oldu. Bu ortam sadece insani maliyetler üretmedi. Ekonomik ve çevresel olarak da büyük maliyetler üretti. Dünya lojistiğini etkileyen, sadece bölgemizi değil, dünyayı etkileyen, küresel ekonomiyi etkileyen boyutlar kazandı. Petrol ve enerji fiyatları, gübre fiyatları, lojistik ve finansal maliyetler üzerinden tüm dünyayı etkileyen savaş ortamından geçiyoruz. İnşallah bu bir an önce sona erer. Türkiye Cumhuriyeti olarak etrafımızdaki bu ateşe bulaşmadığımız gibi bu ateşin sönmesi için diplomasinin tüm imkanlarını kullanıyoruz, kullanmaya devam edeceğiz. Biz barıştan yana bir ülkeyiz ama bir taraftan da elbette savunma sanayimiz başta olmak üzere her türlü riske karşı ülkemizi hazırlıyoruz, güçlü şekilde konumlandırıyoruz. Sadece bölgemizde değil, tüm coğrafyamızda, etrafımızda barıştan yana, diplomasiden yana, bunu önceleyen bir tavır ortaya koyuyoruz. Bunu Kafkaslarda da yapıyoruz, Afrika'da da yapıyoruz, yakın coğrafyamızda da aynısını yapıyoruz.'</p>

<p>İstikrarsızlık, kaos üreten, bunun üzerinden siyaset yapan ülkeler olduğunu belirten Yılmaz, 'Bunlar kazanamayacak inşallah. Türkiye Cumhuriyeti doğru politika yürütüyor ve Sayın Cumhurbaşkanı'mızın tecrübeli, dirayetli yönetimiyle hem ülkemiz hem bölgemiz hem de küresel barış için çok önemli çabalar sarf ediyor. Savaşın ekonomik maliyetleri de oldu. Burada da iki şey yaptık. Birincisi İran ile ilgili savaş etkilerini sınırlamaya çalıştık. Hemen başından itibaren finansal piyasalarla ilgili bazı tedbirler aldık. Enerji fiyatlarının iç dünyamıza, tüketicilere yansımasını sınırlamak için Eşel Mobil dediğimiz sisteme geçtik. Bütçe olarak gerçekten bu bedeli ödedik ama enflasyonist etkisini sınırlamış olduk savaşın. Büyüme etkisini de sınırlamış olduk bir taraftan. Çünkü hem büyümeyi aşağı çekiyor enerji fiyatlarının yükselmesi, maliyetleri artırıyor hem de enflasyonist etkisi var. Dolayısıyla bu fedakarlığı bütçemiz yapmış oldu.' diye konuştu.</p>

<p>Yılmaz, gübrede de benzer tedbirler aldıklarını ifade ederek şunları söyledi:</p>

<p>'İhracatı yasakladık, ithalatı serbestleştirdik, stoklarımızı değerlendirdik. Dünyada bu savaş nedeniyle açlık riskiyle karşı karşıya kalan ülkeler olacağı söyleniyor, özellikle sahra altı Afrika'da sırf gübredeki meselelerden dolayı ama çok şükür Türkiye hem enerjide hem gübrede hem diğer girdilerde arz problemi yaşamadı. Arz sistemimizi son 20 yılda çeşitlendirdiğimiz, farklı kaynaklardan girdi temin eden bir ülke olduğumuz için şanslıyız. Fiyatlardan etkilendik belki ama arz sıkıntısı yaşamadı ülkemiz. En pahalı enerji malum, olmayan enerji. En pahalı gübre, olmayan gübre. Dolayısıyla böyle bir sıkıntı yaşamadı ülkemiz. Fiyatlardan elbette etkileniyoruz. Onu da aşağıya çekmek için gayret ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. İnşallah güzel bazı sinyaller var son günlerde. Barışın sağlandığı, bölgemizde istikrarın güçlendiği bir dönem de görürüz. Bunun olumlu yansımalarını hep birlikte yaşarız diye inanıyorum. Diğer taraftan bu savaş şunu gösterdi, karmaşa, çatışma ortamında istikrarını koruyan ülkeler ön plana çıkıyordu. Bu öngörülemezlik ortamında öngörülebilir politikalar izleyen ülkeler ön plana çıkıyordu. Dolayısıyla istikrarımızı ve öngörülebilirliğimizi koruduğumuz sürece bu ortam inşallah Türkiye'ye farklı, olumlu etkiler getirecek. Kısa vadede belki maliyetler var ama orta vadede yeni imkanların, yeni fırsatların oluştuğunu da ifade etmek isterim. Türkiye, sermaye için, nitelikli insan için cazibe merkezi konumunda.'</p>

<p>- 'Huzur ve güven ortamı kalkınmanın da temelidir'</p>

<p>Türkiye'nin son derece önemli bir istikamet aldığını, istikrarla yoluna devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:</p>

<p>'Bunu Allah'ın izniyle hiç kimsenin bozmaya gücü yetmeyecek. Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye Yüzyılı'nda çok daha büyük hedeflere yürüyecek. Bu çerçevede özellikle huzur ve güven ortamımızı pekiştirecek 'Terörsüz Türkiye' sürecinin de altını çizmek isterim. Yıllar yılı büyük bedeller ödedi ülkemiz. Büyük kaynaklar israf edildi. Burada terörün iki maliyeti var. Bir doğrudan maliyet, bir de ekonomik tabirle alternatif maliyet. Yani terör var diye yapılamayan işlerin ortaya çıkardığı maliyet. Bu, en az 2 trilyon dolar. Çeşitli hesaplamalar yapılıyor. Bence bazı şeyleri de hesaplayamıyoruz. En az 2 trilyon dolarlık kayıptan bahsediyoruz. Türkiye, inşallah kalıcı şekilde terör belasından kurtularak kaynaklarını kritik alanlarda değerlendirerek kalkınma sürecini çok daha üst noktalara taşıyacak. Güven ve huzurun olmadığı yerde kalkınma olmaz. Demokrasi de olmaz. Demokrasinin ve kalkınmanın gelişebilmesi için güvenlik ortamı ve huzur ortamı olacak. Kimse riskli ortamda yatırım yapmaz, turizm gelişmez, hayvancılık gelişmez, ticaret gelişmez. Dolayısıyla huzur ve güven ortamı kalkınmanın da temelidir. İnşallah önümüzdeki süreçte kalıcı huzur ortamında kalkınmamızı da kalıcı şekilde sürdüreceğiz.'</p>

<p>Yılmaz, daha sonra Mustafa Demir Kütüphanesi inşaatını gezdi, çalışmalara ilişkin yetkililerden bilgi aldı.</p>

<p>Programa, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, AK Parti Samsun milletvekilleri Çiğdem Karaaslan, Yusuf Ziya Yılmaz, Orhan Kırcalı ve Ersan Aksu, MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, MHP Samsun İl Başkanı Burhan Mucur ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, SAMSUN</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-sivil-toplum-kuruluslari-ve-is-dunyasi-bulusmasinda-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/agency/aa/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-sivil-toplum-kuruluslari-ve-is-dunyasi-bulusmasinda-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="84146"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Barrack'ı kabul etti]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-fidan-abdnin-ankara-buyukelcisi-barracki-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-fidan-abdnin-ankara-buyukelcisi-barracki-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack ile görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack ile görüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ı Ankara'da kabul etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-fidan-abdnin-ankara-buyukelcisi-barracki-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/bakan-fidan-abdnin-ankara-buyukelcisi-barracki-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" length="31640"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli: "CHP’deki kriz hepimizin sorunudur"]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-devlet-bahceli-chpdeki-kriz-hepimizin-sorunudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-devlet-bahceli-chpdeki-kriz-hepimizin-sorunudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli, Türkgün Gazetesi Başyazarı Yıldıray Çiçek'e verdiği röportajda, Türkiye'nin iç ve dış politikasına dair çok kritik mesajlar verdi. CHP’deki krizden terörle mücadeledeki kararlılığa, bölgesel güç dengelerinden Türk dünyası vizyonuna kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, dünyada ve bölgemizde yaşanan istikrarsızlıkların yanı sıra, son zamanlarda ülkemizin siyasi gündemine oturan Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki gelişmeleri, Türkgün Gazetesi Başyazarı Yıldıray Çiçek'e anlattı.</p>

<h2><strong>"Çıkan problemlere çözüm aramak en büyük ödevimizdir"</strong></h2>

<p>Yıldıray Çiçek: Efendim, Türkgün gazetemize yine ilgi gösterdiğiniz ve güncel gelişmeleri bizimle değerlendirdiğiniz için teşekkürlerimi sunuyorum. Bu günlerde dünya ve bölgemizde yaşanan istikrarsızlıkların yanı sıra ülkemizin siyasi gündeminde de ciddi değişimler ve gelişmeler yaşanıyor. Tabiatıyla milletimizin yakından takip ettiği bu konuları gerek grup toplantılarınızda gerekse çeşitli açıklamalarınızda önemli değerlendirmelere tabi tuttunuz. Peki, bu değişim ve gelişmelerin geldiği aşama hakkında neler düşünüyorsunuz?</p>

<p>“Değişim” insanlık tarihi kadar eskidir. Değişimi insanın çevreye çevrenin insana etkisi şeklinde değerlendirip, ilerlemenin bir aracı olarak kabul etmek mümkündür. Ancak değişim her zaman insanlığı daha iyiye, daha doğruya ve güzele ulaştırmayabilir, bunun bazen de daha kötüye götürme ihtimali söz konusudur.</p>

<p>Düşünce tarihi boyunca değişim kavramı sürekli olarak değerlendirme konusu kılınmış, üzerine birçok felsefi tartışma yapılmıştır. Tartışmaların felsefi içeriği bir tarafa, insanın içine doğduğu toplumda, ortak tecrübesi etrafında cereyan eden temel toplumsal kurumlarda dinamik bir sürecin işlediği ve sürekli bir değişimin gerçekleştiği muhakkaktır.</p>

<p>Toplumsal kurumlarda gerçekleşen değişim nedeniyle her an yeni problemlerin zuhur etmesi oldukça doğaldır. Milletimizi devamlılık esası içerisinde aydınlık geleceğe taşıyacak kurumlarda yaşanan değişime bağlı olarak ortaya çıkan problemlere çözüm aramak en büyük ödevimizdir. İçinde bulunduğumuz dönemde genel olarak siyaset kurumunda yaşanan problemlere karşı daha hassas olmamız ise zorunludur.</p>

<p>Çünkü millet varlığı, devlet gerçeği, siyasal ve toplumsal düzen siyaset kurumuyla doğrudan orantılıdır ve hatta bu kurum üzerine yükselmektedir. Bu gerçek göz önüne alındığına siyasetin bir amaçtan ziyade siyasal, sosyal ve ekonomik açıdan devlet ve millet ile daha iyiye, daha ideale ulaşmanın bir aracı olduğu unutulmamalıdır.</p>

<p>Eğer siyaset kurumundan söz ediyorsak onun ahlaki yargılar ve sorumluluk ile olan ilişkisini mutlaka dikkate almamız, ortak bir tutumla korumamız gerekir. Siyasetçi de ahlaki değer yargıları ve sorumluluk duygusu ile hareket etmeli, ilkeli siyasetten taviz vermemelidir. Ahlaki yargılar ve sorumluluk duygusu gerçek siyasal davranışın ayrılmaz bir parçasıdır.</p>

<p>Bu bakımdan söz ve eylem arasında tutarlılık değerli, amaç ile araç ilişkisine temel değerlerimizi kurban etmemek önemlidir. Aksi takdirde siyaset kurumu devlet ve millet menfaatinden ziyade faydacı bir görünüm arz edecektir.</p>

<h2><strong>BÖLÜNME DEĞİL BİRLEŞME VAKTİ</strong></h2>

<p><strong>Yıldıray Çiçek: Efendim, ülkemizde siyasi gündem yaklaşık üç haftadır özellikle CHP ile ilgili mutlak butlan kararı etrafında şekilleniyor. Bugüne kadar yaptığınız değerlendirmelerde hep istikrar ve sorumlu siyasete vurgu yapmıştınız. Ancak bugün CHP’de istikrar ve sorumlu siyasetten ziyade ayrışma ve bölünmeye doğru bir gidiş çok daha belirgin hale gelmiş durumda. İki gün önce dokuz milletvekili kesin ihraç talebiyle tedbirli olarak disipline sevk edildi. Dün ise Parti Meclisi üyelerinden yirmi sekizi istifa etti. Gelinen bu noktada, sürece dair düşünceleriniz nelerdir?</strong></p>

<p>CHP hakkında mutlak butlan kararı verildiği andan itibaren tarihi bir sorumluluk ile sağduyu ve itidal çerçevesinde hareket edilmesi konusunda açıklamalarda bulunduk. Fakat bu meselenin akla, mantığa ve hukuka uygun bir biçimde çözüme ulaştırılmaktan ziyade parti içindeki bölünmeyi her geçen gün daha da derinleştirdiği görülmektedir.</p>

<p>Oysa CHP’nin Cumhuriyetle yaşıt olduğu gerçeği dikkate alındığında bu söylem sadece bir meşruiyet arayışı ve siyasi avantaj sağlama aracı olarak dillendirilmiyorsa CHP’nin toplumsal ve siyasal hayatta birleştirici ve bütünleştirici bir rolü olduğu göz ardı edilmemelidir. Dile getirilen tarihsel iddiaya rağmen CHP bugünkü durumuyla kurucu kodlarından çok uzakta bulunmakta, tarihi sorumluluğunu yüklenememektedir.</p>

<p>Ne Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ne de Sayın Özgür Özel söylem ve eylemleriyle CHP’nin tarihsel sorumluluğuna uygun bir görüntü ortaya koyamamaktadır. Hatta tavır, tutum ve kullandıkları üslup ile sosyolojilerini kendi içlerinde kutuplaştırmaktadır. Zaman bölünme değil birleşme vakti olsa da sürecin seyri ayrışmanın somut adımlarıyla şekillenmektedir.</p>

<p>Sayın Özel’in Yargıtay’ın kesin kararını beklemeden CHP’nin içinde bulunduğu krizi sürekli olarak derinleştirmesi hukuki süreci baltaladığı gibi kurucu değerleri de aşındırmaktadır. Her ne kadar Sayın Özel, hukuki bir meseleyi, siyasi bir mesele şeklinde tartışıp yaşanılanları araçsallaştırarak kendi lehine menfaat sağlama amacı gütse de bu yol doğru yol değildir.</p>

<p>Millete ait olan değerleri, ortak aklımızdan süzülerek gelen ve maddi somut varlıklarımız olan hafıza mekânlarını, müşterek kimliğimizi ve kişiliklerimizi amacı için araçsallaştırmak hiç kimsenin hakkı olmadığı gibi haddi de değildir. Mahkeme kararları elbette ki eleştirilebilir, hukuki yollardan değiştirilmeye de çalışılabilir. Ancak aksi karar çıkıncaya kadar mahkemenin verdiği kararlara her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının uyma zorunluluğu vardır.</p>

<p>Dolayısıyla ilgili mahkemeler yeni veya farklı bir karar verinceye kadar CHP’nin Genel Başkanı’nın Sayın Kılıçdaroğlu olduğu unutulmamalıdır. Bu bağlamda sağduyu ile hareket edip ortak bir anlayış ile parti içerisindeki arınma ve durulmanın bir an önce gerçekleştirilmesi gerekirken, görünen o ki kendi içlerindeki hizipleşme günbegün artmaktadır.</p>

<p>Siyasetçi kamunun iyiliğini, devletin istikrarını gözettikçe kıymetlidir. Düşünceler aklın mayasıyla yoğruldukça anlamlıdır. CHP’de filmlerde veya kumar masalarında şahit olunabilecek,<strong> “restine rest”</strong> replikleri sorun çözme kabiliyetinden uzak, sanal ve gerçeği birbirine karıştıran, kitleleri manipüle etmeye yarayan, mahkemenin verdiği kararları hafife alan algı yönetimi ve propaganda faaliyetinden başka bir şey değildir.</p>

<p>Unutulmamalıdır ki CHP’nin iç sorunu gibi görünen meseleler aynı zamanda devlet ve milletin de sorunudur. Toplumsal huzuru bozan, siyasal istikrarı tehlikeye atan, hukuka güveni sorgulayan bu tavır sürdürülebilir değildir. Bunun için devlet ve milleti ilgilendiren her konu gerçekliğin ve sağduyunun zemininde tartışılmalı, istikrar ön planda tutulmalıdır.</p>

<p>Siyaset kurumu, toplumsal meselelere çözüm üretme sorumluluğunu göz önünde bulundurmalı, kabiliyetini ve buna sarf etmesi gereken enerjisini boşa harcamamalıdır. Meselenin sebeplerine eğilmeden, olayın seyrini göz önünde bulundurmadan sadece sonuç üzerinden yel değirmenleri ile kavga etmek ancak hakikati örtmenin ve saklamanın bir yöntemi olarak görülebilir.</p>

<p>Ortada duran soruna cevap veremeyen iddialar sadece temelsiz değil, aynı zamanda zihni bir kopuşu da ifade eder. Her iki taraf açısından da hayali kurbanlar belirleyip suçu kurbana yükleyerek ve gerçekliği reddederek varılacak yer yalnızca hüzündür. CHP aktörleri tarafından negatif bir dil üzerinden, asıl olana şiddetli bir hücum ile ayrışmanın meşruiyetine zemin hazırlanmaya çalışılmış, kurumsallık zayıflatılmış, bu da bölünmeyi hızlandırarak, istikrarı imkânsızlaştırmıştır.</p>

<p>Oysa meşru ile gayri meşru, yasal ile yasa dışı olan arasında yapılmayan sağduyulu analiz meselenin bu boyuta ulaşmasının ana nedenidir. Güvensizliği, belirsizliği, emniyetsizliği sürekli ve olağan bir durum haline getirmek, buradan “bir toplumsal muhalefet üreteceğine” inanarak siyaset yapmak ancak olgunlaşmamış bir aklın heyecanıdır.</p>

<p>Hep ifade edilegelmiştir, <strong>“Bir oyunun birinci perdesinde duvarda asılı bir tüfek varsa, o tüfek üçüncü perdede mutlaka ateşlenmek zorundadır.” </strong>Sürekli olarak bize operasyon yapıldı demek yerine biz birinci perdede ne yaptık sorusu çözüm için daha iyi bir kılavuz olacaktır.</p>

<p>Sayın Özel ve Sayın Kılıçdaroğlu’na düşen şapkalarını önlerine koyarak samimi bir özeleştiri yapmak ve hakikati perdelemeden soruna çözüm bulmaya çalışmaktır. Lakin şu ana kadar yaşanılanlar göstermektedir ki bir uzlaşı arayışı, bir konsensüs zemini oluşturma çabasından daha ziyade adım adım bölünme gerçekleşmekte, sürekli yeni parti isimleri zikredilmekte ve yeni adresler aranmaktadır.</p>

<figure><img height="853" src="https://www.turkgun.com/uploads/upload-image/2026/6/1781208493966-image.jpg" width="1280" /></figure>

<h2><strong>Ortaya koydukları politik tavır “selin önünden kütük kapma” siyasetidir</strong></h2>

<p><strong>Yıldıray Çiçek: CHP’nin hâlihazırda içinde bulunduğu bu kırılgan süreci diğer partiler de gündemlerine almış durumda. Diğer partilerin değerlendirmelerini takip ettiğimizde, sizin sağduyuya dayanan tespitlerinizden oldukça uzak, fırsatçı bir tavır göze çarpıyor. Peki, diğer partilerin bu tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Gelinen aşamada diğer partilerin bir kısmının ortaya koydukları politik tavır <strong>“selin önünden kütük kapma”</strong> siyasetidir. Kendilerinin içerisinde bulundukları varoluş kaygıları fırsatçı bir tavır ile meseleye yaklaşmaları neticesini vermektedir. Söz konusu partilerin çoğu zaten bir mefkûreden yoksun ve sadece konjonktürel bir varoluşa sahiptirler.</p>

<p>Bu anlayış kıtlığı ve mefkûre yoksunluğu ile konjonktürel olmaktan öteye geçip kitle partisi olmaları zor, mevzileri geçicidir. Bunların değişen şartlara değişmeyen tepkiler vermekle malul oldukları açıktır. Onlar egoları için fanatik, zihinleri için dogmatik, faydaları için eyyamcıdırlar. Toplumsal sorunların idrakinden ve çözüm önerisi üretme becerisinden yoksun olduklarından dolayı bir sağa bir sola savrulmaktadırlar.</p>

<p>Gerçeklikten yoksun sadece dar ölçekli bir toplumsal kesimi baştan çıkarıcı retorikten ibaret olan siyasi söylem heyecan verir ama ekmek vermez, arzu üretir ama sorun çözmez. Sebep sonuç analizinin yapılmadığı sadece basit ve günübirlik bir anlayışın hâkim olduğu siyasi dil, yapmak için değil bozmak ve hatta yıkmak için işlev görür. Bir kısım partinin görünümü yalnızca bundan ibarettir.</p>

<p>Kendi içine kapanmış, dünya, bölge ve ülkesinde ne olduğundan bihaber olan partilerin değil Türkiye’nin bugünü ve yarını adına politika üretmeleri, kendi programlarından dahi habersiz oluşları Türk demokrasisi için içler acısı bir durumdur.</p>

<p>Bu nedenle her türlü aymazlığa mahkûm olmasalar da mecbur oldukları ve hatta buna gönüllü bulundukları kesindir. Dolayısıyla biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu oportünist siyasetin de karşısındayız. Hukuka dayanmayan, meşruiyet zeminine oturmayan, düzen inşa edemeyen hiçbir siyasi yapının toplumsal meselelerimize çözüm üretmesi imkân dâhilinde değildir. Birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın var olduğunu bilmek önemlidir. Sorumluluk bilinci ile hareket edebilmek değerlidir. Kriz anlarında sağduyu ile hareket edebilmek ise anlamlıdır.</p>

<p><strong>Yıldıray Çiçek: Yapmış olduğunuz değerlendirmeleri dikkatle takip ettiğimizde, “Medeniyet milleti olan Türk milleti ve köklü devlet geleneğine sahip Türkiye Cumhuriyeti için küresel ve bölgesel anlamda yeni siyaset yapma olanaklarının doğduğu bir döneme girdiğimizi” dile getiriyorsunuz. Bu olanakların ne olduğunu kısaca açıklayabilir misiniz?</strong></p>

<p>Batılı aklın dayattığı politikalara alternatif siyaset geliştirmek adına şartların uygun olduğu süreci, hamasete ve kibre dayalı politikaların kurbanı kılmak sorunludur. Bizim Milliyetçi-Ülkücü Hareket olarak her şeyden önce Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasını kendimize amaç edindiğimiz ve tarihsel devamlılığını sağlama gayreti içerisinde bulunduğumuz aşikârdır.</p>

<p>Yüksek idealleri olmayan toplumları tarihin acımasız çarkı hep öğütmüş, beşeriyetin bir kalıntısı haline getirmiştir. Bu açıdan ideale uygun eylem, hayatın anlamı ve gücü olmuştur. İdeal ile temellendirildikçe hayat anlam kazanmıştır. Geçmişten günümüze büyük hedefler büyük hayallerin, büyük hayaller ise büyük düşüncelerin eseri olarak ortaya çıkmıştır. Biz de binlerce yıllık tarihimizdeki kutlu bir yemin olarak milli vicdanları mühürleyen <strong>“Millet ebed müddet, devlet ebed müddet”</strong> düşüncesinin taşıyıcısı olduk.</p>

<p>Hak ve hakikat davasının taşıyıcısı olarak Milliyetçi-Ülkücü Hareketin mensupları, Türk’ün tarihinde Nizam-ı Alem ve İlay-ı Kelimatullah davası için Alp olmuş, Alperen olmuş, yolbaşcılık yapmışlardır. Kutlu davayı Kızılelma ülküsü ile Adriyatik’ten Çin Seddi’ne, kadar bayrak misali taşımışlardır. Büyük ideallerimizi gerçekleştirme yolunda aramızda tefrikaya yer olmamalıdır.</p>

<p>İç cephemizi tahkim etme adına bir olacağız, birlikte olacağız, aramıza ayrıyı gayrıyı koymadan binlerce yıllık kardeşlik hukuku ve gelecek düşüncesi ile hep beraber daha güçlü yarınlara ulaşacağız. Türk dünyası ile kan kardeşliği, İslam dünyası ile din kardeşliği hukukumuz, çok güçlü bağlarımız var. Bunu asla unutmamak gerekir.</p>

<p>O zaman Türklük ve İslamlık adına aynı bedende toplu vuran bütün yüreklerin ayağa kalkma vakti gelmiştir. Bu ayağa kalkış sadece Türkiye adına değil Türk ve İslam coğrafyası adına olmalıdır. Emperyalizmin kıskacındaki mazlum milletlere Yunus, zalimlere Yavuz yüzümüzü göstererek; Batıdaki gelişmeleri de doğudaki gelişmeleri de mantıklı değerlendirmelere tabi tutarak; yabani otlar ayrılmalıdır. Türk - İslam’ın özü uyanmalıdır. Yeryüzü insanlığın hür meydanı olmalıdır.</p>

<p>Unutulmasın ki biz imdadı başka yerde aramaz, gücümüzü başkasından almayız. Bizim esin kaynağımız tarihimizdir. İlhamımızı Mete Han’dan, Sultan Alparslan’dan, Fatih Sultan Mehmet’ten ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten alırız. Tarihimizde bazen geri çekilmeler olmuşsa da kılıcımız yeniden keskinleşmiş, yayımız gerilmiştir. Kim ki Türk’ün ve İslamlığın Anadolu’daki varlığına tehdit olursa yay ve kılıcımızı ona doğrultmaya muktediriz. Vakit gelmiş ve mekâna kavuşmuştur. Gelecek Türk ve Türkiye Yüzyılı’dır.</p>

<figure><img height="960" src="https://www.turkgun.com/uploads/upload-image/2026/6/1781208542576-image.jpg" width="1280" /></figure>

<p><strong>Yıldıray Çiçek: Bugün bir devlet politikası niteliği kazanmış olan “Terörsüz Türkiye” hedefi, zat-ı alinizin küresel, bölgesel ve iç dinamiklere dayandırdığı kardeşlik hukukuna yaslanan bir anlayışı içermektedir. Türk siyasetindeki bu gelişmeleri de dikkate aldığımızda, gelinen aşamayı nasıl yorumluyorsunuz?</strong></p>

<p>Terörsüz Türkiye politikasındaki kararlılığımızın herhangi dış bir etkiye bağlı olarak değişim göstermesi söz konusu olamaz. Bizim önceliğimiz birlik ve kardeşliğimizi teminat altına alacak terörsüz Türkiye hedefimizi başarıya ulaştırmaktır. Etrafımızdaki ateş çemberinden daha güçlü çıkmak, yeniden dünyaya nizam veren bir devlet ve millet haline gelmek için terörsüz Türkiye önemli bir eşiktir.</p>

<p>Bizim terörsüz Türkiye’den emelimiz içerideki barış ve kardeşlik duygularımızı pekiştirmektir. Son dönemdeki gelişmeler terör belasının vatanımızda Türk’ün ve Kürt’ün arasına sokulmuş bir nifak tohumu olduğunu hepimize göstermiştir. Terör, emperyalizmin maşasıdır. Biz terörsüz Türkiye dedikçe yerinden zıplayanlar da emperyalizmin değirmenine su taşımakta, yelkenine rüzgâr olmaktadır.</p>

<p>Coğrafyamızda Türk’ün ve Kürt’ün birlikteliğine karşı olanlar müstevlilerin uşağı olmayı arzulayanlardır. Kim neyi arzularsa arzulasın biz hak yolunda hakikat yolunda yürümeye devam edeceğiz. <strong>“Türk ve Türkiye Yüzyıl’ının”</strong> yapısal sütunlarını oluşturmanın ve bölgesel huzurun en önemli adımının “Terörsüz Türkiye” olduğu gerçeğinin her daim altını çizeceğiz.</p>

<p>Amacımız; <strong>“Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın”</strong> dayanaklarını oluşturmak, tarihsel birikim ve deneyimlenmiş geçmişi referans alıp günün gerçekleriyle sentezleyerek bir dünya inşa etmektir. Terörsüz Türkiye yol haritamızı bu doğrultuda hukuk, ahlak ve demokratik siyaset çerçevesinde belirleyip iyi niyetle uyguluyoruz. Çatışmayı değil uzlaşmayı, ayrıştırmayı değil bütünleşmeyi, kavgayı değil barışı savunuyor, Türkiye’yi ve Türk milletini geleceğe birlikte taşıma iradesine güveniyoruz.</p>

<p>Terörsüz Türkiye’nin, ortak aklı ve toplumsal mutabakatı önceleyen, dürüst ve samimi adımlarla dış dayatmalara kapalı, bin yıllık kardeşliği daha da kuvvetlendirecek gelecek inşasının teminatı olduğuna inanıyoruz.</p>

<p>Hayatının sebep-sonuç ilişkisini karıştırmış, şaşırmış, enerjisini içeride sonu olmayan mücadelelere harcayan bir toplum olmayı asla kabul etmeyeceğiz. Varsa bir hastalığımız teşhisini biz koyacak ve tedavisini biz yapacağız. Kısır döngü içine hapsedilmiş bir Türkiye özlemi duyanlara sesleniyorum; buna izin vermeyeceğiz.</p>

<p><strong>Ne Türk’ün düşmanı Kürt, ne de Alevi’nin düşmanı Sünni’dir, olmamalıdır ve olmayacaktır. Hep söylediğim gibi biz hep beraber Türkiye’yiz, hep birlikte Türk milletiyiz.</strong></p>

<p>Temel toplumsal meselelerin yükünü omuzlarında hissetmeyen siyasetçi sadece sorun konuşur çözüm konuşamaz çünkü ona dair vicdanı gelişmemiştir. Sürekli bir şekilde hukuksuzluğu meşrulaştırma ve popülerleştirme arayışı, doğal olarak sorun çözmeyi değil temel meseleleri çarpıtmayı ve gerçeklerle bağı koparmayı tahkim etmektedir. Hiç kimsenin sahte dünyasında anlam aramayız, bizim seçimlerimiz tarihsel tecrübemizdir.</p>

<p>Çok defa herkes kendi ölümünü ölür başkası sizin yerinize ölemez denilir ve bu doğrudur. Lakin bu kutlu davada çok kişi milletimizin ve devletimizin geleceği için canlarından, yarlarından ve ailelerinden vazgeçmiştir. Hayatta her fedakârlık değerlidir ama hayattan feragat etmek yüksek bir cesarete sahip olanların nişanesidir.</p>

<p>Bunun ağırlığını omuzlarında hissetmeyen, bunun sorumluluğunu yüreğinde taşımayanın söze dayalı milliyetçilik sadece sesten ibarettir. Biz ise bu millet ve devlet uğruna gözünü kırpmadan canından vazgeçenlerin sorumluluğunu yüreğimizde taşıdığımız gibi gelecekte bu toprakların hiçbir evladının canından feragat etmesine meydan vermeyecek bir ideali hayata geçirmeye çalışıyoruz.</p>

<p>Başkasının anlam sütunları üzerine değer inşa olunamaz ve gelecek kurulamaz. Her medeniyet kendi kökünden beslenir, karşılaşılan sorunlar aşıldıkça medeniyet yükselir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img height="960" src="https://www.turkgun.com/uploads/upload-image/2026/6/1781208561276-image.jpg" width="1280" /></figure>

<p>Sözün var olduğu ama eylemin bulunmadığı, düşüncenin ifade edildiği ama davranışın gelmediği her siyasi dil boş laf üretmektir. Zira konuşmak farklı bir şey, anlatmak başka bir şey hem konuşmak hem yapmak bambaşka bir şeydir. Bu iki etkinliği bir araya getirmeden, ahenkli bir şekilde işletmeden sorunların çözülmesi imkan dahilinde değildir. Konuşmak sadece gürültü olarak kalabilir ama anlatmak ve dile getirdiğiniz şekilde ameli adımlarda bulunmak bir anlam dünyasının temsilidir.</p>

<p>Dünya ölçeğinde dile gelen, popüler olan, moda şeklinde ifade bulan kültürel sömürü pratiklerine kapılmadan, esir olmadan bir medeniyetin kodları üzerinden günün gerçeğini yorumlamak ancak Türkçe bir zihniyet ile mümkündür. Kelimenin tam anlamıyla düşüncelerimizi eylemler ile somutlaştırmadıkça, idealler ile gerçekler arasındaki mesafeyi kapatmak imkânsızlaşır.</p>

<p>Mefkûremizden aldığımız her türlü düşüncemize somut karakter kazandırmayı, ruh-beden, düşünce-eylem, mana-madde diyalektiğine düşmeden, birinden ötekine savrulmadan her iki gerçekliği kabul etmekte, aralarında var olan derin ahengi bilmekteyiz. İstekler, arzular ve ihtiyaçlar arasındaki dengeyi siyasi, iktisadi, ahlaki ve kültürel açıdan düşüncenin mihengine vurmalıyız. Zira idealler ve gerçekler hamurla maya gibidirler, bunlar ancak birleştikleri, yoğruldukları zaman yenecek kıvama gelir.</p>

<p>Bu nedenledir ki; başkasının elbisesini kendi derimiz zannetmeyiz Başkasının faydasını kendi doğrumuz olarak görmeyiz. Kendimize ait olmayan hiçbir formatı kabul etmez; Türk milletinin iman ve iradesinden başka hiçbir şeye güvenmeyiz.</p>

<p>En yakın tanığımız elli yedi yıllık mazimizdir.</p>

<p><strong>Yıldıray Çiçek: Efendim, Pazar günü A Milli Futbol Takımımızın Avustralya ile 2026 FIFA Dünya Kupası maçı var. Talimatlarınız doğrultusunda Ülkücü sanatçılarımız tarafından hazırlanan “Arkanızdayız” isimli marş kamuoyunda büyük ilgi gördü. Türkiye Futbol Federasyonu da A Milli Takımımız için hazırlanan bu marş nedeniyle bir teşekkür mesajı yayınladı.</strong></p>

<p>Spor ve spora dair her türlü etkinlik kolektif bilincin sembolik yansımasıdır. Futbol da temsil niteliği çok daha güçlü olan spor dalıdır. Bu tür müsabakalar bizim açımızdan galibiyet ve mağlubiyet kavramları arasına sıkıştırılabilecek dar ölçekli faaliyetler değildir. Hiç kuşkusuz galibiyet ciddi bir mutluluk mağlubiyet sadece bir hüzün kaynağı olabilir. Lakin bizim açımızdan futbol bunları aşan bir gerçekliktir. Onda bir iradenin yansıması, disiplinin gösterimi ortak bir varoluşun tecellisi söz konusudur. İşte bu duygularla birer bayrak misali bizi sahada temsil edecek olan milli takım sporcularımıza başarılar diliyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-devlet-bahceli-chpdeki-kriz-hepimizin-sorunudur</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/mhp/q8q-s-mhp-lideri-devlet-bahceliden-turkgune-ozel-aciklamalar-chpdeki-kriz-hepimizin-sorunudur.webp" type="image/jpeg" length="72397"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş Diyarbakır'da]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-goktas-diyarbakirda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-goktas-diyarbakirda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Diyarbakır Valiliğini ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Diyarbakır Valiliğini ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Göktaş, sosyal hizmet kampüsü inşaat alanı incelemesi ve Aile Şenliği Programlarına katılmak üzere Diyarbakır'a geldi. Bakan Göktaş, ilk olarak valiliği ziyaret eden Bakan Göktaş kendisini karşılayan protokol üyelerini selamladı. Daha sonra valilik binasına geçen Bakan Göktaş'a Vali Murat Zorluoğlu ve AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepolu Ataman eşlik etti. Valilikteki program, basına kapalı devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-goktas-diyarbakirda</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/bakan-goktas-diyarbakirda.jpg" type="image/jpeg" length="60609"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman er ve erbaşlarla ilgili düzenlemeleri içeren kanun teklifi komisyonda kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/uzman-er-ve-erbaslarla-ilgili-duzenlemeleri-iceren-kanun-teklifi-komisyonda-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/uzman-er-ve-erbaslarla-ilgili-duzenlemeleri-iceren-kanun-teklifi-komisyonda-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Milli Savunma Komisyonu'nda kabul edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Milli Savunma Komisyonu'nda kabul edildi.</p>

<p>TBMM Milli Savunma Komisyonu, Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar başkanlığında toplandı. Toplantıda konuşan teklifin imza sahiplerinden AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı, 'Kanun teklifi sadece bazı mevzuat değişikliklerini içeren teknik bir düzenleme değildir. Bu teklif aynı zamanda ülkemizin güvenliği için gece gündüz görev yapan kahraman personelimizin ve güvenlik teşkilatlarımızın ihtiyaçlarına cevap verme iradesinin bir sonucudur. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ayrılmaz bir parçası olan personelimiz sınır ötesi harekâtlardan hudut güvenliğine, terörle mücadeleden kritik üs bölgelerindeki görevlere kadar devletimizin en zor ve en riskli vazifelerinde büyük bir fedakârlıkla görev yapmaktadırlar. Kar, kış, dağ, bayır demeden ailelerinden ve sevdiklerinden uzak şekilde vatan nöbeti tutan personellerimiz, ordumuzun operasyonel gücünün en önemli unsurlardan biridir. Devletimize sadakatle hizmet eden personellerimizin görev süreleri boyunca ve görev sonrasında karşılaştıkları sorunların çözülmesi sadece bir personel politikası meselesi değil, aynı zamanda bir vefa meselesidir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Düzenlemenin olumlu olduğunu değerlendiriyoruz'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teklifin beklenen bir düzenleme olduğunu ifade eden CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan ise, 'Takipçisi olduğumuz ve muhalefet olarak sık sık dile getirdiğimiz düzenlemenin olumlu olduğunu değerlendiriyoruz. Zaten beklenen bir düzenlemeydi, gecikmiş bir düzenlemeydi hatta. Milli Savunma Komisyonu adı üzerinde milli bir Komisyon. Ve bu Milli Komisyon'un gereklerini, şartlarını yerine getirmek için biz ilk günden beri sorumluluğumuzun farkında olarak birlik beraberlik içerisinde ama eleştirilerimizi de söylemekten geri kalmadan bu Komisyon çalışmalarını götürmeye çalışıyoruz' dedi.</p>

<p>Teklifte önce çıkan maddeler</p>

<p>Teklif ile Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin özlük hakları düzenlenecek, sözleşmeli erbaş ve erlere kamuda istihdam imkanı sağlanacak. Bu kapsamda en az 7 yıl hizmet yapan ve başvuru tarihi itibarıyla 41 yaşını doldurmamış olan erbaş ve erler, kamu kurum ve kuruluşlarının infaz ve koruma memuru, çarşı ve mahalle bekçisi, orman muhafaza memuru, idari gözetim personeli, koruma ve güvenlik personeli, zabıta memuru, itfaiye eri olabilecek.</p>

<p>Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nda yapılan düzenleme ile orduevleri, askeri gazinolar ve kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri, gazi uyum evleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri de askeri bina olduğu için askeri mahal vasıf ve mahiyetine sahip olacak.</p>

<p>Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nda Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan astsubayların muvazzaf olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetleri hizmetine alınamayacaklarına ilişkin açık hüküm bulunurken, subaylara ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle de değişiklik yapılıyor. Buna göre Askeralma Kanunu kapsamında askerlik hizmetini yapanlar hariç olmak üzere Silahlı Kuvvetlerden her ne sebeple olursa olsun ayrılan subaylar, Kanun'da yer alan istisnalar dışında muvazzaf olarak tekrar Silahlı Kuvvetler hizmetine alınamayacak.</p>

<p>Teklifle Uzman Erbaş Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. 26 Haziran 2019'da askerlik süresinin kısalması nedeniyle muvazzaflık hizmetini yapmış olan çavuş, onbaşı ve erlerin uzman erbaş olabilmesi için 'müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla 27 yaşını bitirmemiş olmak' şartı yeterli olurken, bu hususa yönelik düzenleme yapılması ile başta şehit yakınları olmak üzere askerlik hizmetinden muaf tutulanların uzman erbaş olmak için müracaat edebilmelerine yönelik düzenleme yapılıyor.</p>

<p>Uzman Erbaş Kanunu'na 'Sicil' başlığı ekleniyor. Düzenleme ile uzman erbaşlar hakkında sicil yılı ilgili yılın 2 Mayıs tarihinden başlayıp, bir sonraki yılın 2 Mayıs tarihine kadar olan süreyi kapsayacak'</p>

<p>17 maddelik teklif, Milli Savunma Komisyonu'nda kabul edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/uzman-er-ve-erbaslarla-ilgili-duzenlemeleri-iceren-kanun-teklifi-komisyonda-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/agency/iha/uzman-er-ve-erbaslarla-ilgili-duzenlemeleri-iceren-kanun-teklifi-komisyonda-kabul-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="86262"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: İsrail'in eli kanlı Başbakanı'nın söylediği sözlerin hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/tbmm-baskani-kurtulmus-israilin-eli-kanli-basbakaninin-soyledigi-sozlerin-hicbir-kiymetiharbiyesi-yoktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/tbmm-baskani-kurtulmus-israilin-eli-kanli-basbakaninin-soyledigi-sozlerin-hicbir-kiymetiharbiyesi-yoktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Ankara’da Zambiya Ulusal Meclisi Başkanı Nelly Mutti ile ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, "İsrail'in eli kanlı Başbakanı'nın söylediği sözlerin hiçbir kıymetiharbiyesi ve dünya kamuoyunda en ufak bir ağırlığı yoktur” ifadeleri kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Terörsüz Türkiye süreci</h2>

<p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, "Bu kadar olumlu momentum yakalanmışken bunun bir an evvel bitirilmesi için tüm partilerin ortak çalışmalarını sürdürmeleri lazım" diye konuştu.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/06/11/54d17e7394994fbe89dfcc82c32f2dc1.jpg" width="1200" /></figure>

<h2>Mutti: Türkiye’nin Afrika halklarını destekleyen dış politikasından memnuniyet duyuyoruz</h2>

<p>Zambiya Ulusal Meclisi Başkanı Nelly Mutti ise Türkiye’de bulunmaktan ve TBMM’de hitap etmekten onur duyduğunu belirterek, Zambiya’nın Türkiye ile ilişkilerini her alanda geliştirmek istediğini kaydetti.</p>

<p>Afrika ülkelerinin doğal kaynaklarının kendi halklarının yararına kullanılması gerektiğini vurgulayan Mutti, "Amacımız, şu anda sömürülmekte olan mineral kaynaklarının ülkemizden götürülmesini engellemek, bunların ülkemizin ve halkımızın istifadesine sunulmasını sağlamaktır." dedi.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/06/11/8efd828a444da3e474aeaf99fae32662.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Türkiye’nin Afrika’ya yönelik yaklaşımından duyduğu memnuniyeti dile getiren Mutti, "Türkiye Cumhuriyeti’nin benimsemiş olduğu dış politikanın Afrika halklarını sürekli destekliyor oluşundan büyük memnuniyet duyuyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Mutti, Türkiye’nin özellikle Orta Doğu’daki çatışmaların barışçıl yollarla çözülmesi için çaba gösterdiğini belirterek Rusya-Ukrayna savaşında da Türkiye’nin önemli inisiyatif aldığını dile getirdi.</p>

<h2>“Orta Doğu’da yaşanan bir sorun bizi de etkiliyor”</h2>

<p>Orta Doğu’daki gelişmelerin Afrika ülkelerini de doğrudan etkilediğini belirten Mutti, bölgede yaşanan krizlerin yakıt ve taşımacılık maliyetlerini artırdığını kaydetti.</p>

<p>"Orta Doğu’da yaşanan bir sorun bizi de eşit derecede etkilemektedir." diyen Mutti, "Yakıt fiyatları arttı. Her şeyin fiyatı arttı. Hayat pahalandı. Hava yolları çok daha yüksek fiyatlarla taşımacılığı sürdürebilmekte. Yük ve insan taşımacılığı eskiye oranla çok daha maliyetli hale gelmiştir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mutti, Orta Doğu’ya barış gelmesinin Zambiya için de önem taşıdığını belirterek parlamentoların barış, diyalog ve çok taraflı işbirliği süreçlerinde daha fazla rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2>“Türkiye’den öğreneceğimiz çok husus var”</h2>

<p>Basın toplantısında Türkiye-Zambiya ilişkilerine ilişkin soruyu da yanıtlayan Mutti, Türkiye’ye ilk ziyaretini yapmadığını, nisan ayında Türkiye’de düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik toplantısı kapsamında da temaslarda bulunduğunu hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mutti, Zambiya ile Türkiye arasındaki işbirliğinin cumhurbaşkanları düzeyindeki temaslarla ilerlediğini belirterek "Pek çok anlaşma imzalandı, pek çok mutabakat zaptı imzalandı. Amacımız bunların layıkıyla hayata geçirilmesini sağlamaktır." dedi.</p>

<p>Türkiye’de çok sayıda Zambiyalı öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Mutti, iki ülke arasındaki işbirliğinin çok boyutlu ilerlediğini ve bunu farklı alanlara taşımak istediklerini belirterek "Türkiye’den kapasite geliştirme, altyapının geliştirilmesi ve teknolojinin etkin kullanılması konusunda öğreneceğimiz çok husus var." diye konuştu.</p>

<h2>“Mevcut iyi ve dostane ilişkilerimizden gurur duyuyoruz”</h2>

<p>Zambiya ile Türkiye arasında 1964’ten bu yana sağlam ilişkiler kurulduğunu kaydeden Mutti, "Mevcut iyi ve dostane ilişkilerimizden gurur duyuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Mutti, Türk Hava Yollarının (THY) Zambiya’ya uçuşlarının bulunduğunu ve bunun turizm dahil çeşitli alanlardaki ilişkilerin gelişmesine katkı sunduğunu vurguladı.</p>

<p>Parlamentolar arası dostluk grubunun çalışmalarının önemine değinen Mutti, iki ülke parlamentoları arasındaki temasların artırılmasının hükümetler arası ilişkileri de güçlendireceğini belirterek, "Birbirimizden öğrenmeye devam edeceğiz. Birbirimizin elini tutarak, omuz omuza vererek bu yolculukta geleceğe doğru adımlarımızı atmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/tbmm-baskani-kurtulmus-israilin-eli-kanli-basbakaninin-soyledigi-sozlerin-hicbir-kiymetiharbiyesi-yoktur</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-25f0d8e8ce52569354a4436cb67022cd.jpg" type="image/jpeg" length="60708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kızılay gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin hafızalarına kazınmıştır]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-kizilay-gonul-cografyamizdaki-kardeslerimizin-hafizalarina-kazinmistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-kizilay-gonul-cografyamizdaki-kardeslerimizin-hafizalarina-kazinmistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Kızılay, Filistin'de, Bosna'da, Afganistan'da, Somali'de, Irak'ta ve Suriye'de çalışmalarıyla gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin hafızalarına kazınmıştır.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Türk Kızılay Ödülleri Töreni'ne katıldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türk Kızılay'ın 158. yaş gününün ülke, millet, sivil toplum camiası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milletin vicdan ve merhametinin, inanç ve hamiyetinin sembolü olan hilalin ışığını yeryüzünün dört bir yanına taşıyan gönüllülere, hayırseverlere, bağışçılara ve Kızılay çalışanlarına şükranlarını sunan Erdoğan, Kızılaya canından can katan, kanından kan veren, bu müesseseyi imar ve ihya eden tüm vatandaşlara yürekten teşekkür etti.</p>

<p>"Dünyanın farklı bölgelerinde kalbi bizimle atan, Kızılaya yaptığı bağışlarla ahdine, mazisine, geleceğine, vahdet ve uhuvvetine sahip çıkan tüm dostlarımızdan Allah razı olsun diyorum." ifadesini kullanan Erdoğan, Türk Kızılayın kurucuları Dr. Marko Paşa, Dr. Abdullah Bey, Kırımlı Aziz Bey ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa'yı saygıyla yad etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yapının küresel bir iyilik ve dayanışma hareketine dönüşmesinde payı olan, emeğiyle, çabasıyla, gayretiyle, alın ve fikir teriyle bu kuruluşa katkı sunan fakat artık fani dünyadan ebedi aleme göç eden tüm büyüklere Allah'tan rahmet niyaz etti.</p>

<p>Kriz ve çatışma bölgelerinde, afet ve acil yardım çalışmalarında, aziz milletin yardım elini mağdurlara, mazlumlara, masumlara uzatırken şehit düşenleri rahmetle anan Erdoğan, dört ana kategoride ödüllerini verecekleri kişi, kurum, kuruluş ve firmaları şahsı ve milleti adına tebrik etti, başarılarının daim olmasını diledi.</p>

<h2>“Derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz”</h2>

<p>Tarihin her sayfasında Türk milletinin yer aldığı kısımlarda daima ahlakla, erdemle, şefkat ve merhametle karşılaşıldığını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:</p>

<p>“Dayanışma gibi, paylaşma gibi, iyilik ve hayırda yarışma gibi hasletler bizim milli seciyemizin temel unsurlarıdır, hamurumuzun özü ve mayasıdır. Bunlar, millet olarak insanlığa en güzel örneklerini verdiğimiz mazi, hal ve istikbal hattında asırlar boyunca sancaktarlığını üstlendiğimiz değerlerdir. Bizim beslendiğimiz o mümbit kaynakta, ruh köklerimizin uzandığı o bereketli toprakta acıyı dindirmek için, yarayı sarmak için, hepsinden öte bir derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz. Mazluma ve mağdura dili, dini, mezhebi sorulmaz. İhtiyaç sahibinin ırkına, rengine, meşrebine, kim olduğuna bakılmaz. Garibin, yoksulun, yetim ve öksüzün duasını almak, düşenin elinden tutmak, merhum Mehmet Akif'in ifadesiyle 'Hakkı tutup kaldırmak', rıza-i ilahiden başka hiçbir amaç, hiçbir kaygı taşımaz. Bizim tüm bu hassasiyetlerimiz, tarih boyunca kurduğumuz devletlerde olduğu gibi vakıf, dernek ve cemiyetlerimizde de en parlak şekilde tebarüz etmiştir.”</p>

<h2>Cephe gerisinde Kızılayın rolü</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 Haziran 1868'de Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla kurulan Türk Kızılayın bu müesseselerden biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Cephe gerisindeki hastaneleriyle, hasta taşıma servisleriyle, donattığı hastane gemileriyle, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılarla Türk Kızılayın 93 Harbi'nden Kıbrıs Barış Harekatı'na kadar milletin varoluş mücadelesi verdiği tüm savaşlarda Mehmetçiğin yardımına koştuğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:</p>

<p>“Bilhassa, Çanakkale Zaferi, Birinci Cihan Harbi ve İstiklal Savaşı'nda Kızılayın rolü çok ama çok önemlidir. Kızılay'ımız, milli mücadele döneminde diğer hizmetlerinin yanı sıra cepheye tam 40 bin sandık sağlık malzemesi taşımış, kadını ve erkeğiyle, genci ve yaşlısıyla cefakar milletimizin, aynı zamanda gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağış ve yardımları askerlerimize ulaştırmıştır. Bakınız merhum Mehmet Emin Yurdakul, Hilal-i Ahmer hanımlarına ithaf ettiği şiirinde o kahraman yürekleri nasıl selamlıyor; 'Size selam, size hürmet, ey hilalin kadınları. Size selam, size hürmet, ey yurdun pak alınları. Ölümlerin önlerinde sargıları bağlayan siz, cenazeler üzerinde matemlerle ağlayan siz. Yara sarmak, can kurtarmak, bu ne iyi, ne güzel iş. Kullarına Cenabıhakk bundan güzel iş vermemiş. Bırakmasın Allah'ımız çatıları merhametsiz, vatanları merhametsiz, bizi sizsiz ve şefkatsiz.' Ben de Rabb'im bizi Kızılaydan mahrum bırakmasın diyorum.”</p>

<h2>"Gazze'de Kızılay, 26 bin tonu aşkın insani yardımı bölgeye ulaştırdı"</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın törende yaptığı konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar şunlar:</p>

<p>“Kızılay, Filistin'de, Bosna'da, Afganistan'da, Somali'de, Irak'ta ve Suriye'de çalışmalarıyla gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin hafızalarına kazınmıştır.”</p>

<p>"Netanyahu'nun başını çektiği Siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de Kızılay, 26 bin tonu aşkın insani yardımı bölgeye ulaştırdı."</p>

<p>“Hitler'in yolundan gidenler unutmasınlar ki böyle devam ederlerse akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır.”</p>

<p>"Türkiye mazlumlara yardım elini uzatırken diğer taraftan katliam şebekesinin hukuk ve tarih önünde hesap vermesi için elinden geleni yapmaya devam edecektir."</p>

<p>"Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar döktükleri kanın hesabını verecek, mazlumların ahı zalimlerin yakasına yapışacaktır"</p>

<p>“İsrail, mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan bir fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür.”</p>

<p>"6 Şubat depremlerinde Kızılay'ımız tarihinin en büyük afet müdahale operasyonunu icra etmiştir."</p>

<p>"Protürk projesiyle kandan elde edilen kritik ilaçları ülkemizde üreteceğiz. Türkiye'yi plazmadan kritik ilaç üreten ülkeler sınıfına dahil edeceğiz."</p>

<p>"Yıllık yaklaşık 3 milyon kan torbasını ülkemizde ve kendi tesisimizde imal ederek, 1 milyar liralık ithalat maliyetini sıfıra indireceğiz"</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/cumhurbaskani-erdogan-kizilay-gonul-cografyamizdaki-kardeslerimizin-hafizalarina-kazinmistir</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/06/siyaset/thumbs-b-c-7a926ad42bab79dfc6430141094f0fd3.jpg" type="image/jpeg" length="64997"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
