<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>EtikHaber</title>
    <link>https://www.etikhaber.com</link>
    <description>Doğru Haberin Adresi...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.etikhaber.com/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 01 Aug 2026 05:22:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Uraloğlu, Sakarya'da tarihi Sangarios Köprüsü'nün açılışında konuştu:]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-uraloglu-sakaryada-tarihi-sangarios-koprusunun-acilisinda-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-uraloglu-sakaryada-tarihi-sangarios-koprusunun-acilisinda-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Restorasyonlarını tamamlayarak kültür mirasımıza kazandırdığımız tarihi köprülerin sayısı 528'e ulaştı. 40 tarihi köprünün de restorasyon çalışmalarına ülkemizin çeşitli noktalarında devam ediyoruz' - 'Kültürel değerlerine ve geçmişine sahip çıkmayan toplumun geleceğini sağlıklı şekilde inşa etmesi mümkün değildir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAKARYA (AA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 'Restorasyonlarını tamamlayarak kültür mirasımıza kazandırdığımız tarihi köprülerin sayısı 528'e ulaştı. 40 tarihi köprünün de restorasyon çalışmalarına ülkemizin çeşitli noktalarında devam ediyoruz.' dedi.</p>

<p>Restorasyon çalışmaları tamamlanan tarihi Sangarios (Justinianus) Köprüsü'nün açılış töreninde konuşan Uraloğlu, Anadolu coğrafyasının, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan eşsiz hazine olduğunu, Sakarya'nın da bu hazinenin en kıymetli parçalarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Uraloğlu, antik adı 'Sangarios' olan Sakarya Nehri'nin kenarında yükselen kadim yapının da asırlardır bölgenin tarihine tanıklık ettiğini belirterek Doğu Roma İmparatoru Justinianus döneminde, milattan sonra 558-562 yıllarında inşa edilen köprünün restorasyonunu tamamlayarak yeniden hizmete sunmanın heyecanını yaşadıklarını kaydetti.</p>

<p>'Kültürel değerlerine ve geçmişine sahip çıkmayan toplumun geleceğini sağlıklı şekilde inşa etmesi mümkün değildir.' diyen Uraloğlu, bu topraklarda iz bırakan her medeniyetin ortak geçmiş olduğunu, hepsini korumanın ve yüceltmenin bu vatanın evlatları olarak önemli görevlerinden biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Uraloğlu, Bakanlık olarak bu bilinçle tarihi yapıları korumak, onarmak ve gelecek nesillere aktarmak için azimle çalıştıklarını vurgulayarak bu sayede hem tarihe olan borçlarını ödediklerini hem de bu eserlerin turizm, kültür ve sosyal yaşama katkı sağlamasını temin ettiklerini anlattı.</p>

<p>- 'Bu mirası muhafaza etmek ve geliştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur'</p>

<p>Tarihi yapıların gelecek nesillere taşınmasının kıymetli olduğunu, buna katkı sağladıklarını, bugüne kadar, Hıdırlık Köprüsü, Malabadi Köprüsü, Kızılin Köprüsü, Taşköprü, Osmancık Koyunbaba Köprüsü, Diyarbakır Ongözlü Köprü ve Ani Köprüsü gibi ülkenin birçok noktasındaki tarihi köprüleri restore ettiklerini ve kültür mirasına kazandırdıklarını belirten Uraloğlu, 'Restorasyonlarını tamamlayarak kültür mirasımıza kazandırdığımız tarihi köprülerin sayısı 528'e ulaştı. 40 tarihi köprünün de restorasyon çalışmalarına ülkemizin çeşitli noktalarında devam ediyoruz. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz tarihi Sangarios Köprüsü de bu çalışmaları en güzel ve en anlamlı örneklerinden birini teşkil ediyor.' diye konuştu.</p>

<p>Uraloğlu, Sangarios Köprüsü'nün Erken Bizans döneminin Anadolu'daki en görkemli anıtsal yapılarından biri olduğuna işaret ederek 370 metre uzunluğu, yaklaşık 10 metre genişliği ve 12 kemeriyle tamamen kireçtaşından inşa edilen yapının, İmparator Justinianus tarafından İstanbul ile doğu vilayetleri arasındaki ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla inşa edildiğini belirtti.</p>

<p>Köprünün, asırlar boyunca deprem ve sel gibi doğal etkenlerin ve zamanın aşındırıcı etkilerine maruz kalarak yıprandığını ifade eden Uraloğlu, 1500 yıllık köprüyü, Karayolları Genel Müdürlüğü eliyle kapsamlı restorasyon ve çevre düzenlemesiyle ayağa kaldırdıklarını söyledi.</p>

<p>Uraloğlu, taş ayaklarını ve kemerlerini özgün dokusunu koruyarak titizlikle onardıkları köprüyü, batısındaki giriş kapısı kalıntısıyla diğer han, hamam ve sarnıç yapısı gibi tarihi gezinti alanları ve modern ama tarihi kimliğe uygun aydınlatma sistemleriyle hem estetik hem de işlevsel kimliğe kavuşturduklarını kaydetti.</p>

<p>Bu çalışmaların yalnızca bir köprünün yenilenmesi olmadığını, kentin tarihi dokusunun korunması, turizm potansiyelinin artırılması ve gelecek kuşaklara değerli miras bırakılması açısından da kıymetli olduğuna işaret eden Uraloğlu, 'Tarihi Sangarios Köprüsü, iki yakayı birleştirmenin ötesinde, geçmişle bugünü, kültürle turizmi buluşturarak Sakarya'nın ruhunu yansıtıyor ve yaşatıyor. Bu mirası muhafaza etmek ve geliştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Biz de bu bilinci taşıyarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sakarya'ya, hayata geçirdiğimiz yatırımlarla değer katmaya devam ediyoruz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>- Sakarya'daki yatırımlar</p>

<p>Uraloğlu, kentteki yatırımlara ilişkin ise '2002'den bu yana Sakarya'nın ulaşım ve iletişim altyapısına 251 milyar liranın üzerinde yatırım gerçekleştirdik. Yaptığımız köprünün restorasyonu tek başına 1 milyar liranın üzerinde maliyete sahip. 2002'de 131 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuzu, 403 kilometreye çıkardık. 167 kilometre olan bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğumuzu 555 kilometreye çıkardık.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akyazı'dan başlayan Kuzey Marmara Otoyolu ile Sakarya'nın ülkenin en önemli sanayi ve ticaret merkezleri olan İstanbul ve Kocaeli ile olan bağlantısını yüksek standartlı yol haline dönüştürerek güçlendirdiklerini aktaran Uraloğlu, Geyve Ayrımı-Taraklı Yolu, Sakarya-Taraklı, Sinanoğlu-Limandere şehir geçişini hizmete açtıklarını anlattı.</p>

<p>Uraloğlu, Gümüşova Kavşağı ile Sakarya-Topça Köprülü Kavşağı'nı inşa ettiklerini, Kaynarca-Karasu yolu, Ormanköy-Akyazı-Dokurcun yolu, Hanlı Kavşağı-Mekece yolu, Şehir Hastanesi bağlantı yolu gibi 7 kara yolu projesinde çalışmalara devam ettiklerini ifade ederek 'Özellikle Kaynarca-Karasu-Kocaali yolu, doğu-batı aksında kilit rol oynayan Karadeniz sahil yolunu, İstanbul-Şile-Ağva-Kandıra-Kaynarca yolu vasıtasıyla Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne ve Kuzey Marmara Otoyolu'na bağlaması bakımından ayrıca kıymetli proje. 58,1 km uzunluğunda, 2 gidiş 2 geliş toplam 4 şeritli bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında olan projemizde bugüne kadar 54 kilometrelik bölümünü tamamladık. Kalan 4,1 kilometrelik bölümde ise çalışmalara devam ediyoruz.' diye konuştu.</p>

<p>Sakarya çevre yolunu (Pekşenler yolu) da yatırım programına aldıklarını belirten Uraloğlu, 2 gidiş, 2 geliş 6 kilometre ana yol ve 1,5 kilometresi bölünmüş yoldan oluşan 12 kilometre yan yol olmak üzere toplam 18 kilometrelik yolun ağustos ayında ihalesini yaparak bu sene de yapım çalışmalarına başlamayı planladıklarını kaydetti.</p>

<p>Uraloğlu, Orta Anadolu Otoyolu'nu inşa etmeyi planladıklarını dile getirerek, kara yollarında olduğu gibi Sakarya'nın demir yolu altyapısına da büyük yatırımlar gerçekleştirdiklerini, kentteki mevcut konvansiyonel hattın tamamını yenilediklerini belirtti.</p>

<p>Sakarya'yı uluslararası deniz ticareti ve ihracatın merkezlerinden biri haline getiren Karasu Limanı'nı inşa ettiklerini de ifade eden Bakan Uraloğlu, bölgedeki sanayicilerin de talepleriyle limana demir yolu entegrasyonunu sağlamak üzere 65 kilometre uzunluğundaki Adapazarı-Karasu demir yolu hattının yer teslimini yaparak çalışmalara başladıklarını söyledi.</p>

<p>Uraloğlu, şehir trafiğini rahatlatacak 15,2 kilometre uzunluğunda 19 istasyondan oluşan Adapazarı-Serdivan raylı sistem hattının ihalesini yaptıklarını, bu yıl içinde yapımına başlamayı planladıklarını anlattı.</p>

<p>Sakarya'da yüksek hızlı treni ürettiklerini ve testlere başladıklarını, fabrikasını yaptıklarını ve bu yıl sonu seri üretimine geçeceklerini belirten Uraloğlu, emeği geçenlere teşekkür etti.</p>

<p>Programda, Sakarya Valisi Rahmi Doğan, AK Parti Sakarya milletvekilleri Çiğdem Erdoğan ve Ertuğrul Kocacık, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ile Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen de konuşma yaptı.</p>

<p>İl Müftüsü Mehmet Aşık tarafından dua edilmesinin ardından protokol üyelerince kurdele kesildi.</p>

<p>Programa, AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya, AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, ilçe belediye başkanları ile vatandaşlar katıldı.</p>

<p>Uraloğlu, köprüyü gezerek yetkililerden bilgi aldı, çalışanlarla fotoğraf çektirdi. Öte yandan bahçesine uğradığı vatandaş tarafından Uraloğlu'na börek ikram edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-uraloglu-sakaryada-tarihi-sangarios-koprusunun-acilisinda-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 18:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/bakan-uraloglu-sakaryada-tarihi-sangarios-koprusunun-acilisinda-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="75713"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Yumaklı: 'Son 3 günde 218 yangına müdahale edildi']]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-yumakli-son-3-gunde-218-yangina-mudahale-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-yumakli-son-3-gunde-218-yangina-mudahale-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Eskişehir'de katıldığı Orman Yangınları İlk Müdahale Ekip Binası Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, 'Son 3 günde ülkemiz genelinde 138'i orman dışında olmak üzere 218 yangına müdahale edildi. Bu yangınların 213'ü tamamen kontrol altına alındı' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İHA- Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Eskişehir'de katıldığı Orman Yangınları İlk Müdahale Ekip Binası Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, 'Son 3 günde ülkemiz genelinde 138'i orman dışında olmak üzere 218 yangına müdahale edildi. Bu yangınların 213'ü tamamen kontrol altına alındı' dedi.</p>

<p>Eskişehir ile Kütahya sınırındaki Takmak mevkiinde, Orman Genel Müdürlüğü ve Eti Gıda iş birliğiyle yapımı tamamlanan Orman Yangınları İlk Müdahale Ekip Binası düzenlenen törenle hizmete açıldı. Törere katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, orman yangınlarıyla mücadeledeki son verileri paylaşarak, ilk müdahale sürelerinin önemine vurgu yaptı.</p>

<p>'Hedefimiz müdahale süresini 10 dakikaya indirmek'</p>

<p>Yangınlara müdahalede zamanın hayati olduğunu belirten Bakan Yumaklı, 'Kıymetli basın mensupları, ben de hepinizi sevgiyle, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Yangınlarla mücadelede ilk müdahale ekiplerinin önemi çok büyük. 11 dakika, şu andaki ortalama yangınlara müdahale süremiz. Bunun 10 dakikaya indirilmesi bile çok ciddi bir alanın, çok ciddi bir bölgenin belki de tehlikeden korunmasına sebep olabilecek, yol açabilecek bir zaman dilimi. Belki 1 dakika çok önemli gibi görülmeyebilir ama hayati olduğunu tekrar ifade etmek istiyorum. Dolayısıyla bu yılki hedefimiz bunu 10 dakikaya indirmek. Bu ilk müdahale binası da işte bu 1 dakikaya sahip olma adına bizim için önemli bir etken olacak' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Son 3 günde 218 yangına müdahale edildi'</p>

<p>Konuşmasında son günlerde yaşanan yangınlara ilişkin güncel verileri de paylaşan Yumaklı, şöyle devam etti:</p>

<p>'Rüzgarların çok şiddetli bir periyoda girdiğini bir hafta öncesinden her türlü iletişim kanalını kullanarak kamuoyumuzla paylaşmıştık. Sadece bizler değil; meteoroloji, AFAD ve diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşları riskleri paylaştı. 29 Temmuz'da başladı şiddetli rüzgarlar. O tarihten bu yana kadar, son 3 günde ülkemiz genelinde 138'i orman dışında olmak üzere 218 yangına müdahale edildi. Bu yangınların 213'ü tamamen kontrol altına alındı. Mevcutta devam eden 5 yangın var: Balıkesir Gömeç, Antalya Alanya, Mersin, Gülnar. Bu alanlarda yangınlarda büyük ölçüde kontrol sağlandı. Şu anda bu alanların içerisinde risk arz etmeyecek, işin doğasında olan tütmelerin dışında bir problem görünmüyor.'</p>

<p>'Türkiye genelinde 882 ilk müdahale ekip binası bulunuyor'</p>

<p>Türkiye'deki yangınla mücadele altyapısına dair teknik verileri de aktaran Bakan Yumaklı, 'Orman Genel Müdürlüğümüz tarafından Türkiye sathında bin 600 ilk müdahale noktası var. Burada arkadaşlarımız konuşlandırılmış vaziyette. Yine ayrıca yangın riski taşıyan bölgelerde toplam 882 adet de orman ilk müdahale ekip binası bulunuyor. Bu kadar yaygın bir ağ, yangına müdahale etme süresini 11 dakikadan 10 dakikaya indirmek konusunda son derece etkili. Açılışını yaptığımız bu bina Eskişehir, Kütahya ve Bilecik dâhil 3 ile birden hizmet verebilecek konumda' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-yumakli-son-3-gunde-218-yangina-mudahale-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 18:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/bakan-yumakli-son-3-gunde-218-yangina-mudahale-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="55561"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanı Memişoğlu, Batman'da yerli ve milli imkanlarla yapılan mekanik vantilatörlerin üretim tesisini ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/saglik-bakani-memisoglu-batmanda-yerli-ve-milli-imkanlarla-yapilan-mekanik-vantilatorlerin-uretim-tesisini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/saglik-bakani-memisoglu-batmanda-yerli-ve-milli-imkanlarla-yapilan-mekanik-vantilatorlerin-uretim-tesisini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yerinde inceleme ve değerlendirmelerde bulunmak üzere dün gittiği Batman'da, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen mekanik ventilatörlerin üretildiği 'Biosys Medikal' tesislerini ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İHA- Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yerinde inceleme ve değerlendirmelerde bulunmak üzere dün gittiği Batman'da, yerli ve milli imkanlarla geliştirilen mekanik ventilatörlerin üretildiği 'Biosys Medikal' tesislerini ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Memişoğlu'nun mekanik ventilatörlerin üretim süreçleri hakkında bilgi aldığı ziyaret sırasında Şanlıurfa Şehir Hastanesi'ne 304, Trabzon Şehir Hastanesi'ne 100 ve Rize Şehir Hastanesi'ne ise 87 adet mekanik ventilatör gönderildi. Bakanlıktan mekanik vantilatörlerle ilgili yapılan açıklamada ise, 'Mekanik ventilatörler, TÜSEB koordinasyonunda ASELSAN, Baykar, Arçelik ve Biosys iş birliğiyle geliştirilmiş; TÜSEB öncülüğünde Biosys'in Batman'daki tesislerinde üretilmeye başlanmıştır. Ülkemizin sağlık teknolojilerinde geldiği noktayı temsil eden yerli ve milli mekanik ventilatörler bugüne kadar 45 ülkeye ihraç edilmiştir. Hali hazırda; dünya genelinde 14 bin 500, ülkemizde ise 7 bin 500'ü aşkın yerli üretim solunum cihazı aktif olarak kullanılmaktadır' ifadeleri yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/saglik-bakani-memisoglu-batmanda-yerli-ve-milli-imkanlarla-yapilan-mekanik-vantilatorlerin-uretim-tesisini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/saglik-bakani-memisoglu-batmanda-yerli-ve-milli-imkanlarla-yapilan-mekanik-vantilatorlerin-uretim-tesisini-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="62450"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk ve Türkiye yüzyılının dayanakları! Durduğumuz yeri çok iyi bilmeliyiz]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/turk-ve-turkiye-yuzyilinin-dayanaklari-durdugumuz-yeri-cok-iyi-bilmeliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/turk-ve-turkiye-yuzyilinin-dayanaklari-durdugumuz-yeri-cok-iyi-bilmeliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” tasavvuru öncelikle kadim hikâyemizin bundan sonraki halkası, Cumhuriyet ile başlayan modern devlet yapımızla var oluşumuzun ikinci yüzyıldaki beyanıdır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, <strong>“Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın Dayanakları”</strong> üzenine gazetemiz TÜRKGÜN’e özel açıklamalarda bulundu. Bahçeli, <strong>“Türk ve Türkiye Yüzyılı tasavvuru öncelikle kadim hikâyemizin bundan sonraki halkası, Cumhuriyet ile başlayan modern devlet yapımızla var oluşumuzun ikinci yüzyıldaki beyanıdır. Cumhuriyetimizi gelecek yüzyıllara, daha ilerisinde bin yıllara taşıyacak düşüncenin temellendirilmesi ve alt yapısının oluşturulmasıdır" </strong>dedi.</p>

<h2>DÜNYA NEREYE GİDİYOR</h2>

<p><strong>"BOZULAN her düzen, inşa edilmeye çalışılan her nizam içerisinde çeşitli riskler barındıracağı gibi fırsatları da ihtiva eder" </strong>diyen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,<strong> “Türk ve Türkiye Yüzyılı” yeniden inşa sürecinin nasıl bir fırsata çevrileceğinin mantığını ve genel çerçevesini bize verir. Bu anlamda bütün dünyadaki gelişmeleri doğru okumalı ve kendimizi buna hazırlamalıyız. Dünya nereye gidiyor ve biz bunun neresindeyiz? Durduğumuz yeri çok iyi bilmeliyiz"</strong> diye ifade etti.</p>

<h2>TÜRKÇE DÜNYA KURMA İDEALİ</h2>

<p>DEĞİŞEN, dünya, bölge ve ülke gerçekleri ile yeniden şekillenen düzen anlayışları bizim de çağın ruhuna uygun bir konumlandırma yapmamızı gerekli kıldığını ifade eden Bahçeli, <strong>“Türkçe Dünya Kurma İdeali” bütün diğer dayanakların çatı kalıbı ve yüksek idealimizdir. Dünyayı Türkçe okumak, değerlendirmek ve anlamlandırmak ancak ortak kavramlar hazinesine sahip olmakla mümkün hale gelir. Diller milletlerin karakterlerinin, duyuş ve düşünüş biçimlerinin anahtarlarıdır. Türk Devletleri Teşkilatının dil konusunda attığı adımlar hiç kuşkusuz bir Türk dünyası inşası açısından okunmalıdır"</strong> dedi.</p>

<h2>TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILININ DAYANAKLARI</h2>

<p><strong>Efendim; </strong></p>

<p><strong>Siyasete girdiğiniz tarihten bugüne uzak ve yakın hedefler olarak genel çerçevesini çizdiğiniz çeşitli yüksek idealler söz konusu. Bunlardan birisi “Lider Ülke Türkiye” diğeri “Süper Güç Türkiye’dir”. Bu tasavvurlarla ilgili olarak 1990’lı yılların başında Milliyetçi Hareket ve Milliyetçi Çizgi gazetelerine vermiş olduğunuz mülakatlar da bulunmaktadır.</strong></p>

<p><strong>Bu mülakatlar dünya, bölge ve ülkemiz bağlamında yapmış olduğunuz değerlendirmeleri, atılması gereken adımları ve somutlaştırılması gereken politikaları içermektedir. Bugün bunların birçoğunun gerçekleştirilmiş olduğunun tanığı da tarihtir. </strong></p>

<p><strong>Dünden bugüne ve geleceğe yönelik süreçte gelişen, değişen ve dönüşen Türkiye’nin gelmiş olduğu noktaya ilişkin değerlendirmelerinizi de “Türk ve Türkiye Yüzyılı” olarak kavramsallaştırmaktasınız. Bu tasavvurun <u>kavramsal çerçevesi</u> hakkında bize neler söylersiniz? </strong></p>

<blockquote>
<p>Geçmişte çeşitli zamanlarda Türkiye ve Türk milleti adına ifade etmiş olduğumuz birçok düşünce bugün realiteye dönüştüğü gibi yine birçok gelişme de devletimiz ve milletimizin geleceği için yeni eşikler oluşturmuştur. Hayat durağan bir şey değildir. Her şey gelişmeye açık olduğu gibi bizim “Lider Ülke Türkiye”, “Süper Güç Türkiye” düşüncelerimiz de kendi seyr ü sülûku içinde ve zamanın ruhuyla her daim yeniden yoğrulmaktadır. Değişen, dünya, bölge ve ülke gerçekleri ve yeniden şekillenen düzen anlayışları bizim de çağın ruhuna uygun bir konumlandırma yapmamızı gerekli kılmıştır. Bu, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” tasavvurudur. Bozulan her düzen, inşa edilmeye çalışılan her nizam içerisinde çeşitli riskler barındıracağı gibi fırsatları da ihtiva eder. “Türk ve Türkiye Yüzyılı” tam da bu yeniden inşa sürecinin nasıl bir fırsata çevrileceğinin mantığını ve genel çerçevesini bize verir. Bu anlamda bütün dünyadaki gelişmeleri doğru okumalı ve kendimizi buna hazırlamalıyız. Dünya nereye gidiyor ve biz bunun neresindeyiz? Durduğumuz yeri çok iyi bilmeliyiz.</p>
</blockquote>

<p><strong>Efendim;</strong></p>

<p><strong>Yıllara sâri dile getirip “Türk ve Türkiye Yüzyılı” şeklinde kavramsallaştırdığınız, birçok konuşmanızda da teorik ve pratik boyutlarını gerekçelendirdiğiniz bu gelecek tasavvurunun <u>içeriğini doldurma</u> konusunda bize neler söylersiniz?</strong></p>

<p>Burada öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki Türkler millet olarak binlerce yıllık kadim bir geçmişe sahiptir. Tarih boyunca hep devletli bir millet olmuş, kendilerine has bir kültür ve medeniyet geliştirmiştir. Geçmişte büyük devletler ve imparatorluklar kurmakla beraber günümüzde de modern devlet yapısı ile varlıklarını sürdürmektedirler.</p>

<p><i>“Türk ve Türkiye Yüzyılı” tasavvuru öncelikle kadim hikâyemizin bundan sonraki halkası, Cumhuriyet ile başlayan modern devlet yapımızla var oluşumuzun ikinci yüzyıldaki beyanıdır.</i> Cumhuriyetimizi gelecek yüzyıllara, daha ilerisinde bin yıllara taşıyacak düşüncenin temellendirilmesi ve alt yapısının oluşturulmasıdır. Bu süreci çok boyutlu ve çok katmanlı bir tasavvur olarak ele almakla birlikte bunun gerçekleştirilmesinin ana unsurlarına dikkat etmek gerekir. Bunlar devlet anlayışımızdan siyasi, sosyal ve kültürel hayatımıza, ekonomik durumumuzdan teknolojideki gelişmişliğimize, güvenlik, enerji ve askeri kapasitemize kadar değişkenlik gösteren konulardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Burada ilk olarak “Devlet” tasavvurumuzu ve devletin temel dayanaklarının ne olduğuna ilişkin düşüncelerimizi açıklamaya, “Biz devletten ne anlıyoruz?” sorusuna cevap vermeye ihtiyaç vardır. </i>Bu konuda her şeyden önce devletin dayanaklarını doğru kavramak ve bu dayanakları etkin kılmak gerekir. Devletin bir gereklilik ve değer olarak kabulünün çok sağlam felsefi dayanakları bulunmaktadır. Buna şu açıdan bakılabilir; insan, öncelikle öz varlığını, sonra malını güvenceye almak ister ve tercihlerinden dolayı bir haksızlığa maruz kalmamayı arzu eder. İnsanı devlet dediğimiz kurumsal varlığı kurmaya iten, onun doğasında var olan bu eğilimlerin sağladığı motivasyondur.</p>

<p>Kuşkusuz bu iki doğal duygunun korunması için müesseseleşme bir düzen ve intizamın tesisini gerekli kılar. Devlet, düzene dayalı yaşayış biçimini organize eden kişiliktir. Bu nedenledir ki “devlet” denildiğinde aklımıza gelen ilk şeylerden biri hiç şüphesiz kanun, bir başka ifade ile hukuk ve düzen kavramlarıdır. Devlet, düzenin kurulması, yani barış ve huzurun tesisi için hukuk ve kanunları uygulayacak organların bütünlüğüdür. Böylece devlet, insanın kendini koruma dürtüsünün, benzerleriyle bir arada olma arzusunun, güvende hissetme istencinin müesseseleştirilmesinden doğmuştur.</p>

<p>Devlet, vatandaşlarını sadece dıştan gelen tehlikelere karşı korumaz, aynı zamanda içten gelecek saldırılara karşı da korur. Çünkü bir kişinin can ve mal güvenliği aynı toplum içindeki başka kişiler tarafından da sarsılabileceği gibi kişi hak kaybına, onur, haysiyet ve şerefine yönelik saldırılara da maruz kalabilir. Devletin bu düzeni sağlarken ilk amacı, adalet ilkesini gerçekleştirmektir. Adaletin, adaletsizliğin düşmanı olduğu, adaletin tesisinin devletin çekirdeğini meydana getirdiği tarihsel bir hakikattir. Hukuk ve adalet; devletin hem varlık nedeni hem meşruluk aracı hem de eli, kolu ve silahıdır.</p>

<p>Hukuk ve adaleti devletin hem varlık sebebi hem de meşruluk aracı olarak ele alırken bu konudaki ahengin sağlanmasında çok hassas olmak lazımdır.</p>

<p>Şöyle ki; halk, kendisine devletin adil davrandığına inanmazsa, o zaman koruma görevini yerine getirmek amacıyla kurulmuş olan bir sisteme itaat sağlanır, ama bağlılık sağlanmaz. Bu bir gerçekliktir. Bağlılığın sağlanamadığı bir toplumsal ve siyasal ortam ise en küçük bir istikrarsızlıkta ciddi düzeyde kırılganlaşır. Ardından devlet yapısı dejenere olur. Sistemde aksaklıklar yaşanmaya başlanır. İşte bu nedenle böyle bir sarsılmaya meydan vermemek için devletin adaleti gerçek anlamda tesis etmesi gerekir.</p>

<p>Diğer taraftan devlet, devlet olabilmek için basit ama temel bir gerçeğe; kuvvete dayanır. Koruma, güvenliği sağlama, düzeni tesis etme, hizmeti ifa etme devletin kuvvet kullanımını zorunlu kılan hallerden yalnızca birkaçıdır. Onu, diğer insani müesseselerin birçoğundan ayıran temel bir özelliktir. Devletin denetimi dışında herhangi bir kuvvet kullanımı söz konusu olursa devletin zayıf olduğu anlamına gelir. Bu sebeple devlet, her türlü kamu görevini yerine getirme adına zorlama araçlarını tekelinde tutar. Bu, meşru şiddet tekelinin sadece ve sadece devletin elinde olduğunun göstergesidir. Meşru ve hukuki olanın ilanıdır. Devlet bu gücü yalnızca toplumun huzur, refah ve düzeni için gerektiğinde kullanır.</p>

<p><i>Diğer taraftan bizim kadim varlığımız devletli bir millet olmamız gerçeğine dayanır. Sürekli olarak milletin sonradan icat edildiği ve hatta hayalî olduğu söylenir. Bunun bir gerçeklik payı varsa da bu gerçeklik tarih sahnesine yeni çıkmış veya yeni varlık alanı bulabilmiş topluluklar için geçerlidir. Tarihin her döneminde devletli olan bir milletin ne kendine sonradan tarih yaratmaya ne de varoluşunu hayali olanla inşa etmeye ihtiyacı vardır. Zaman ve mekân bağlamında ortaya çıkan tarihsel hikâyemizin müşterekleri bizi millet yapmıştır. </i></p>

<p>Merhum Erol Güngör Hocanın değerlendirmelerinden hareketle şunu ifade etmek gerekir ki; bizim “sosyal hafızamız vardır” ve bu hafıza dünden bugüne Türklerin millet varlığının en büyük hamurudur. Tarih, toplulukları ağır sınavlardan geçirmiş, ancak millet şuuruna sahip olanlar bugüne kadar devletli millet olarak gelebilmiştir. Medeniyet yaratmış bir millet olarak varlığımız din, kültür, sanat ve felsefe gibi bütün birimlerde, yani inançta, maddede, düşüncede, sözde, seste ve dilde aşikâr olmuştur. Bu salt gerçeklik millet varlığımızın tarihsel seyrü sülûkununün temel göstergeleridir. Devletli olmak ise milletimizin devlete ayrı ve özel bir anlam atfettiğinin ve devletin kurduğu düzen sayesinde bir medeniyet inşa edebildiğinin göstergesidir.</p>

<p>Tarihin eski dönemlerinden beri devlet, bizde “baba” figürü olarak algılanmıştır. Bu algı, Türklerde devletin ne kadar önemli olduğunun göstergesidir. Baba, varlık sebebi olmanın yanında koruyan, kollayan, besleyen, büyüten, her zaman ailesinin iyiliğini düşünen, ona öncü olandır. Devlet de Türk milleti için böyle bir anlam taşımaktadır. Kadim devlet felsefemizde toplum düzeninin sağlanmasına, huzurun ve refahın olmasına, yoksulluğun giderilmesine, yönelik vurgularda bulunulurken bu vurgular büyük çoğunlukla devlet kavramıyla birlikte yapılmıştır. Bu anlayış, düzene verilen önemi göstermektedir. Hakan, halkı devletli ve töreli kıldığı zaman barış, huzur ve ilerleme de gerçekleşmiştir. Bu bağlamda devlet ve düzenin olduğu yerde emniyet vardır; haklar güvence altındadır ve gelişme söz konusudur. Böylesi bir tarihsel devlet tasavvurumuzdan hareketle idealimiz, “Türk ve Türkiye Yüzyıl”ında da güçlü bir ülke olarak devletimizin temel işlevleri olan güvenlik, refah ve huzuru daim kılmak, gelişimi sürdürebilmektir.</p>

<p><strong>Efendim; </strong></p>

<p><strong>Geçmişten günümüze çeşitli değerlendirmelerinizde “Türkçe Dünya Kurmak” ifadesini kullanıyorsunuz. Bu ifade bize Türkçe’nin önemi ve değerini çağrıştırmakla beraber sanki sizin dile getirdiğiniz düşünce bunu aşar nitelikte. Özellikle Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonuyla bağlantısı çerçevesinde bu konuyu biraz açar mısınız?</strong></p>

<p><strong>1 /</strong><i><strong> Elbette “Türk ve Türkiye Yüzyıl’ının” dayanaklarının ilki “Türkçe Dünya Kurma İdealidir.</strong></i><strong> </strong>“Türkçe Dünya Kurma İdeali” bütün diğer dayanakların çatı kalıbı ve yüksek idealimizdir. Hiç kuşkusuz bu çatı tasavvurumuzun kendi içinde çok çeşitli alt başlıkları vardır. Bunları ortak bir töre tesis etmek, kültür ve sanat, dil ve edebiyat alanlarında önemli çalışmalar yapmak gibi çeşitli alt başlıklara ayırabilir ve içerik bakımından da detaylandırabiliriz.</p>

<p><strong>a / Ortak Bir Töre İnşa Etmek:</strong><i> </i>Burada töre, ahlak ve hukuku tanımlar niteliktedir.<strong> </strong>Toplumsal, siyasal ve ahlaki kuralları kapsayacak şekilde kullanılan “töre” Türklerin var olma biçimi, yaşam tarzı ve yönetim normlarını da kapsayacak şekilde geniş bir bakış açısını ifade eder. Merhum Ziya Gökalp çoğunlukla eski metinlerde töre kelimesinin il, yani devlet kelimesiyle birlikte kullanıldığını söyler. Burada töre, toplumda ahlaki düzen, devlette yasa anlamındadır.</p>

<p>Töre, Türklerin yazısız hukuk kurallarıdır ve Türklükle yaşıttır, bunun için kadim bir tecrübenin varlığıdır. Töre, insan davranışlarını, toplumsal ilişkileri düzenlerken, yöneticilerle toplum arasındaki ilişkileri, görevleri ve hakları da belirler. Orhun Kitabelerinde töre ve il kelimelerinin birlikte kullanılması, il töresi şeklinde geçmesi; devletin, vatanın, milletin töresini ifade eder. Devlet, gücünü töreden alır. Devlet düzenini töre sağlar. Devlet veya ülke bırakılsa bile törenin asla bırakılamayacak olmasının nedeni, törenin kaybedilmesi durumunda devletin de ülkenin de zaten kaybedilecek olmasıdır.</p>

<p>Devletin kuruluşunu da töre belirler. Törenin düzeniyle devlet gücü oluşur ve böylece devletin var olması, devamlılığını sağlaması töre sayesinde imkâna kavuşur. Milletin devletine bağlanmasını sağlayan şey de töredir. Töre, milletin, devletin düzenine göre yaşamasını sağlar. Bu kısa değerlendirme bile “törenin” Türk dünyasının ortak tasavvur biçimi olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda Türk Devletleri Teşkilatı yukarıda zikredilen tarihsel bağlamı gündemine almalı ve ortak bir tasavvuru varoluşunun temel dayanağı olarak görmeli ve uygulamalıdır. Özellikle Türk Dünyası 2040 Vizyonu Belgesi ifade etmiş olduğumuz bağlamıyla memnuniyet vericidir.</p>

<p>Türkçede hukuk ve ahlakın birbirinden ayrılmadığı zamanlarda Türklerce kullanılan “töre” veya “türe” kelimesi yazısız hukuk kuralları kadar ahlaki hayata bir düzen kazandıran örflerin toplamını da ifade ettiği ve bu konuda çok köklü bir tarihsel geçmişimizin olduğu dikkate alınmalıdır. Türklerde ahlak, hukuk ve evren arasında ortak bir ahenk vardır ve bu, ortak tasavvurun sacayağını oluşturabilir.</p>

<p>Örneğin;<strong> </strong>Yusuf Has Hacib’in tasavvurunda dünya ve onu oluşturan öğelerde bir “Bilik (Bilgi)” sahibi olmanın önemine işaret edilmekte ve bunun üzerinden ahenk oluşturulmaktadır. Zira bilen, “biliğini” bilendir. Bilgi, ucu bucağı olmayan bir denizdir. Burada evren, ahlaka vasıta durumundadır.</p>

<p>Yani Türk kültürü Türkistan döneminde olsun, İslami devrede olsun, bütün tarih boyunca ahlak ve evren görüşleri arasında bütünleşme sonucundaki ideal kültür karakterini kazanabilmiştir. Ortak değerler sistemi, ortak evren ve yaratıcı tasavvuru hiç kuşkusuz insani-toplumsal dünyaya ait her konuda benzer düşünceleri ve ortak idealleri beraberinde getirecektir. Bu bağlamda Türk teo-stratejisi hususi önem arz edecektir.</p>

<p><strong>b / Kültür ve Sanat:</strong> Milletlerin en temel değerlerinden birisidir. Türk dilinin çeşitli lehçe, şive ve ağızlarını konuşan; ortak kültür ve edebiyatı olan, ortak töreyi uygulayan, ortak gelenek ve görenek dünyasında yaşayan topluluklar -birbirlerinden çok uzak coğrafyalarda ve farklı devlet sistemlerinde yaşıyor olsalar bile- aynı kültür evrenine sahiptirler. Bugün dünya üzerinde kültür coğrafyaları ele alındığında bunların içerisinde en köklülerinden birinin Türk kültürü olduğu bir gerçekliktir.</p>

<p>Tarihsel süreç içerisinde hangi nedenden olursa olsun hareketli bir halde bulunup üç kıtaya yayılmış Türk soylu kavimler ile ortak Türk kültürüne mensup akraba topluluklar hep birlikte Türk milletini oluşturur. Bu sebeple, Türk kültür dünyasına mensup Türk boylarının ve akraba toplulukların bütününe “Türk Dünyası” adı verilir. “Türk Dünyası”nı oluşturan Türk boyları ve akraba topluluklarının ortak kültür mirasları ve sözlü edebiyat ürünleri “Türk Dünyası Kültürü”nü meydana getirir. Sanat da bu kültürü meydana getiren önemli miraslardan biridir.</p>

<p>Sanatı duygunun nesnede dile gelmesi veya duygunun varlığa başka bir boyut kazandırması olarak tanımlayabiliriz. Her sanat eseri bir anlam ağı ve bir evren oluşturur. Sanat, içinde yaşadığımız dünyayı anlamlandırma adına din, bilim ve felsefeye eşlik eden genel bir tasavvurdur. Yine sanat, rasyonel olanın duygusal yaratıcılıkla ifade bulmasıdır. Sanatta toplumların tarihlerinin, düşünce dünyalarının, kabul gören değerlerinin, ortak acı ve mutluluklarının izleri bulunur. Her medeniyet milletinin sanat ve estetik duyuş ve düşünüşü farklılıklar arz eder. Türk sanatı da kültürünün bir parçasıdır. Bu da tarihi dönemeçler içerisinde Türk milletinin yaşadığı coğrafyaya, dini, kültürel etkileşimlere göre şekillenmiş ve estetik bir tarza ulaşmıştır.</p>

<p><i>Türk estetiği ve sanatıyla ilgili Türk Devletleri Teşkilatı’nın ortak sanatsal etkinlikleri çok daha fazla artırması kuşkusuz önemlidir. Çünkü ortak hafıza, anılar, tecrübeler ve değerlere en kısa ve en güçlü ulaşabilecek form sanatta gizlidir. Kolektif bilinci, milli şuuru inşa etmenin en önemli ve geçerli yolu bugün kültür ve sanat endüstrisidir. Bu anlamda yapılacak her türlü etkinlik, ortak algıyı besleyecek, ortak hafızayı güçlendirecek ve aynı hedeflere/ideallere doğru yürümeyi mümkün kılacaktır.</i></p>

<p><strong>c /</strong><i><strong> Dil ve Edebiyat:</strong></i> Türkçe dünya kurmak yüksek idealimizin en önemli eşiği şüphesiz ortak alfabedir.</p>

<p>Çünkü bu Türk dünyası için bir dünya tasavvurunun en somut adımı olacaktır. Türk Devletler Teşkilatının ortak alfabe hususunda atmış olduğu adımlar ise çok değerlidir. Zira bir dil kurmak bir dünya inşa etmektir. İnsanın dil dünyası ve dolayısıyla düşüncesi kavramlarla oluşur. Etrafımızı çevreleyen nesneler veya düşünce dünyamızın ufuklarında var olan tasavvurları hangi kavramlarla dile getirdiğimiz oldukça önemlidir. Dünyayı Türkçe okumak, değerlendirmek ve anlamlandırmak ancak ortak kavramlar hazinesine sahip olmakla mümkün hale gelir.</p>

<p>Diller milletlerin karakterlerinin, duyuş ve düşünüş biçimlerinin anahtarlarıdır. Bir dil dünyasını tanımak bir millî karakteri anlamayı olanaklı kılar. Bu bağlamda Türk Devletleri Teşkilatının dil konusunda attığı adımlar hiç kuşkusuz bir Türk dünyası inşası açısından okunmalıdır. Çünkü bugün Batılı dile ve anlam örüntüsüne maruz kalmış toplumların atacağı en sağlıklı adım kendi dil dünyalarını kurmak, kendi tarihsel akıllarını ve kültürel kimliklerini var edecek kavram evrenlerini ve kavram setlerini oluşturmaktır.</p>

<p>Edebiyat noktasında ise “Türk Dünyası Edebiyatı” denildiğinde aklımıza öncelikle “Türk Dünyası” kavramı gelmelidir. 20. yüzyılın başından itibaren “Türk Dünyası” kavramı kullanılmaya başlanmıştır ve bu kavram Türklerin yaşadığı coğrafyaları kastetmektedir. Türk dünyasının yayıldığı coğrafya oldukça geniştir; batıda Macaristan, doğuda ise Moğolistan’a kadar uzanır. “Türk Dünyası Edebiyatı” denildiğinde de bu coğrafyada yaşayan Türk halkının oluşturmuş olduğu edebiyatı kastetmekteyiz.</p>

<p>Geniş, ancak bir o kadar farklı kültürlerle iç içe olan bu edebiyat dünyasının farklı kültürlerin etkisinde de kaldığını söylememiz mümkündür. Türk dünyası edebiyatı denildiğinde akla Kırgız, Özbek, Azeri, Türkmen, Tatar Türklerinin oluşturmuş oldukları edebiyat gelmektedir. Buralardaki çağdaş edebiyat ile Türkiye’deki edebiyat arasında sıkı bir ilişki vardır ve bu, dikkate alınması gereken bir gerçekliktir.</p>

<p>Dil ve anlatım yönüyle oldukça gelişmiş olan bu edebiyat dünyasında başta roman olmak üzere hikâye, şiir, tiyatro gibi birçok türde eser verilmiştir. Kırgız edebiyatının en önemli yazarlarından olan Cengiz Aytmatov ile Kırım Tatarlarından Cengiz Dağcı’nın ünü Türk dünyasını aşıp tüm dünyaya yayılmıştır. Bu bağlamda ortak isimler tespit edilmeli ve “Türk Dünyası Edebiyatı” olarak Türk Devletleri Teşkilatı’nda bulunan bütün ülkelerin eğitim müfredatlarında yerini almalıdır. Bunlar bizim ortak duyuş ve düşünüşümüzün önünü açacaktır.</p>

<p><strong>Röportaj: Prof. Dr. Muhammet Hanifi MACİT</strong></p>

<p><strong>(MHP Genel Başkan Başdanışmanı)</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Devam edecek…</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNCEL, SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/turk-ve-turkiye-yuzyilinin-dayanaklari-durdugumuz-yeri-cok-iyi-bilmeliyiz</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/devletbahceli/lider-db.webp" type="image/jpeg" length="30554"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP'li Bayraktar Genel Merkez'de şehit aileleri ile gazileri ağırladı:'İstikbal ve istiklalden taviz olmaz']]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhpli-bayraktar-genel-merkezde-sehit-aileleri-ile-gazileri-agirladiistikbal-ve-istiklalden-taviz-olmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhpli-bayraktar-genel-merkezde-sehit-aileleri-ile-gazileri-agirladiistikbal-ve-istiklalden-taviz-olmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Bayraktar, Balıkesir'den gelen şehit aileleri ve gazilerle MHP Genel Merkezi'nde bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Bayraktar, Balıkesir'den gelen şehit aileleri ve gazilerle buluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyarette birlik, beraberlik ve "Terörsüz Türkiye" hedefine vurgu yapıldı. Bayraktar, "MHP'nin olduğu yerde, istikbal ve istiklalden taviz asla söz konusu olmaz" dedi.</p>

<blockquote>
<p>"Sayın Genel Başkanımızın attığı adım, Türk devletinin Türk Milletinin bekası için atılmış bir adım MHP olduğu yerde istikbalden taviz söz konusu olamaz"</p>
</blockquote>

<blockquote>
<p>"Milliyetçi Hareket Partisi için, şehit yakınları ve gaziler birer emanet ve baştacı, her şehidimizin ardında, sabrın ve vatan sevgisinin en anlamlı örneği, kutsal aileleri var."</p>

<p><br />
"Şehitlerin hatırasını yaşatmak, ailelerinin yanında olmak ve gazilere olan vefayı göstermek amacıyla, MHP çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.."</p>
</blockquote>

<p><br />
MHP Genel Merkez de anlamlı bir ziyaret vardı... MHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Bayraktar, Balıkesir'den gelen şehit aileleri ve gazileri ağırladı.</p>

<p></p>

<p><strong>ZİYARET, EMNİYET TEŞKİLATI VAZİFE MALULÜ VE ŞEHİT AİLELERİ VAKFI TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLDİ</strong></p>

<blockquote>
<p>"Bizim kapımız, gönlümüz sizlere sonuna kadar acık, vatan sevmenin bedelini en fedakarca ödemişlerin ailelerisiniz, buraya gelmeniz bizim için önemli çok mutlu etti sevinciniz sevincimizdir."</p>
</blockquote>

<p><strong>BAYRAKTAR, TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNE YÖNELİK DE MESAJLAR VERDİ</strong></p>

<blockquote>
<p>"Bugün yaptıklarımız ile yarını inşa edeceğiz, artık yeni bir merhaleye geçtik Türkiye'miz 2. asırda Türk ve Türkiye Yüzyılı hep birlikte inşa edeceksek hiçbir süper gücün ayağında terör diye bir pranga, sırtında terör örgütü diye bir kamburu olmaz, MHP olarak günü kurtarmak için değil geleceği inşa etmek istiyoruz"</p>
</blockquote>

<p>Şehit aileleri ve gaziler, MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye teşekkürlerini de iletti. MHP'li Bayraktar'a, Türk Bayrağı ve Kur'an-ı Kerim hediye edildi. Özgür Bayraktar şehitlerimizin emaneti olan çocuklara da hediyeler verdi. Emniyet teşkilatı vazife malulü ve şehit aileleri vakfı, şehit aileleri ve gaziler ile Özel Harekat Başkanlığına da ziyarette bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhpli-bayraktar-genel-merkezde-sehit-aileleri-ile-gazileri-agirladiistikbal-ve-istiklalden-taviz-olmaz</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/mhp/ozgur-bayraktar-1.jpg" type="image/jpeg" length="69649"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP'li Yıldız'dan dikkat çeken 'Terörsüz Türkiye' çıkışı: Kaynaklar artık millet için harcanacak]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhpli-yildizdan-dikkat-ceken-terorsuz-turkiye-cikisi-kaynaklar-artik-millet-icin-harcanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhpli-yildizdan-dikkat-ceken-terorsuz-turkiye-cikisi-kaynaklar-artik-millet-icin-harcanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "Terörsüz Türkiye" sürecinin Türkiye'nin kalkınması için tarihi bir fırsat sunduğunu belirterek, terörle mücadeleye ayrılan kaynakların artık eğitim, sağlık, tarım, istihdam ve altyapı yatırımlarına yönlendirileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Milliyetçi Hareket Partisi'nin siyaset anlayışının temelinde millet iradesinin bulunduğunu belirterek, <strong>"Biz Türk milletinden aldığımız yetkiyi, Türk milletinin gösterdiği istikamette kullanırız. Aziz milletimiz her işimizin hakemi ve hâkimidir." </strong>ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"MHP, tarihi birikimin ve milli mücadelenin merkezidir"</h2>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi'nin yalnızca hukuki bir siyasi yapı olmadığını belirten Yıldız, partinin gücünü Türk tarihinden ve milletin köklü geçmişinden aldığını ifade etti.</p>

<p>MHP'nin binlerce yıllık tarihi ve kültürel mirasın temsilcisi olduğunu vurgulayan Yıldız, partinin 57 yıllık siyasi mücadelesi boyunca devletin ve milletin birliğini koruma hedefiyle hareket ettiğini kaydetti.</p>

<h2>"Teröre harcanan kaynak milletin hizmetine aktarılacak"</h2>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu vizyona dikkat çeken Yıldız, geçmişte terörle mücadeleye ayrılan büyük kaynakların artık milletin ihtiyaçlarına yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Yıldız, bu kaynakların çocuklar için eğitim yatırımlarına, yaşlılar için sağlık ve bakım hizmetlerine, çiftçiler için tarımsal desteklere, gençler için teknoloji merkezlerine, kadınlar için istihdam projelerine, esnaf ve sanayici için finansman imkanlarına, şehirler ve köyler için altyapı yatırımlarına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>MHP'li Feti Yıldız açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<blockquote>
<p>Biz Türk milletinden aldığımız yetkiyi, Türk Milletinin gösterdiği istikamette kullanırız. Aziz milletimiz her işimizin hakemi ve hâkimidir. Bir tüzel bir kişilik olarak Milliyetçi Hareket Partisi, kişiliğini sadece hukuki var olma gerçeğinden değil, Türk Tarihinin sorumluluğundan ve Türk milletinin tarihsel hikâyesinden almaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi, olağanüstü bir tecrübenin, milli bir birikimin, imrenilecek bir disiplinin merkezidir. Binlerce yıllık tarihi-kültürel bir mirasa, 200 yıllık pratiğe, 57 yıllık yiğit bir siyasal mücadele geleneğine sahiptir.</p>
</blockquote>

<h2>“MHP, ülkemizin birliği ve dirliğine kast etmiş her odağın karşısında gördüğü yıkılmaz bir kaledir”</h2>

<blockquote>
<p>Birinci vazifemiz; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü korumak, Türk Milleti’nin maddi ve manevi gelişmesinin önündeki engelleri kaldırmak, hürriyet, adalet, hakkaniyet ve fırsat eşitliğini esas alan toplumsal barışı ve huzuru hâkim kılmaktır. Temel hak ve hürriyetleri, kardeşlik hukukunu ve dayanışma kültürünü geliştirmek, terörü tarihin çöplüğüne göndermektir. Bunlar teorik ifadeler değil, elli yedi yıllık pratik, somut ve davranışa dönüşmüş her sağduyulu Türk vatandaşının tanıklık ettiği gerçeklerdir. Ülkemizin birliği ve dirliğine kast etmiş her odağın karşısında gördüğü yıkılmaz bir kaledir.</p>

<h2>“istismardan başka sermayesi kalmayanların ne söylediğine bakmayız”</h2>

<blockquote>
<p>Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin işaret ettiği gibi;</p>

<p>Yıllar boyunca terör ve şiddetle mücadeleye ayrılmak zorunda kalınan devasa kaynakları artık çocuklarımıza okul; Yaşlılarımıza hastane ve bakım hizmeti;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çiftçimize sulama kanalı, tarımsal destek, kırsal kalkınma;</p>

<p>Gençlerimize teknoloji merkezi, üniversite yatırımı, gençlik projesi;</p>

<p>Kadınlarımıza istihdam ve sosyal refah;</p>

<p>Esnafımıza kredi, sanayicimize yatırım;</p>

<p>Şehirlerimiz altyapı, köylerimize yol;</p>

<p>Tarlalarımıza bereket olarak döndürmeliyiz. 22 Ekim 2024 tarihinden bugüne “Terörsüz Türkiye “süreci uyum içinde ilerlemiş o günden bugüne evlere, yüreklere çok şükür yeni ateşler düşmemiştir. Siyasi, ahlaki ve vicdani hiçbir ölçüyü tanımayan, ilkesi, iradesi ve heyecanı olmayan, yalan, riya ve istismardan başka sermayesi kalmayanların ne söylediğine bakmayız.</p>
</blockquote>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhpli-yildizdan-dikkat-ceken-terorsuz-turkiye-cikisi-kaynaklar-artik-millet-icin-harcanacak</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2024/06/mhp/feti-yildiz.jpeg" type="image/jpeg" length="78011"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran, 2. İletişim Şurası'nın sonuç bildirgesini açıkladı:]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/iletisim-baskani-duran-2-iletisim-surasinin-sonuc-bildirgesini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/iletisim-baskani-duran-2-iletisim-surasinin-sonuc-bildirgesini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Türkiye'nin uluslararası yayıncılık potansiyeli geliştirilip güçlendirilmelidir. Kültürel, sportif, bilimsel ve insani faaliyetler gibi yumuşak güç unsurları, dönemsel ve tematik bazda, çok dilli bir anlatı stratejisi ile ele alınmalıdır' - 'Kamu diplomasisi faaliyetlerinin etkisini yapay zeka ve yeni medya teknolojileri vasıtasıyla sistematik bir şekilde ölçümleyecek mekanizmalar kurulmalıdır' - 'Uluslararası içerik tekelleşmesine ve kültürel hegemonyaya karşı, Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda yerli ve milli değerleri esas alan kapsamlı bir İletişim Strateji Belgesi hazırlanmalıdır']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 'Türkiye'nin uluslararası yayıncılık potansiyeli geliştirilip güçlendirilmelidir. Kültürel, sportif, bilimsel ve insani faaliyetler gibi yumuşak güç unsurları, dönemsel ve tematik bazda, çok dilli bir anlatı stratejisi ile ele alınmalıdır.' dedi.</p>

<p>Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında düzenlenen 2. İletişim Şurası'nın kapanışında yaptığı konuşmada, ilk adımını 8-9 Ocak 2025'te İletişim Şurası Hazırlık Çalıştayı ile attıkları süreçte, geniş katılımlı ve sağlam bir zeminde istişareler yaptıklarını belirtti.</p>

<p>Dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle taçlandırdıkları Şura'yı bugünkü oturumlarla tamamladıklarını ifade eden Duran, kamu diplomasisi, stratejik iletişim, güvenlik, kriz yönetimi, medya politikaları ve dijital dönüşüm başta olmak üzere iletişimin her başlığını titizlikle müzakere ettiklerini söyledi.</p>

<p>Duran, konuşmasında, 2. İletişim Şurası'nın Sonuç Bildirgesini de açıkladı.</p>

<p>İletişim Başkanlığı koordinasyonunda ortak bir stratejik iletişim çalışma grubu oluşturulması, kriz dönemlerinde kullanılacak yetki, sorumluluk ve onay süreçlerinin önceden belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Hibrit tehditlerle mücadele ve uluslararası krizler bağlamında proaktiflik, tutarlılık ve şeffaflık gibi temel ilkeler esas alınmalıdır. Stratejik iletişim anlatısında veri temelli içerik üretimi temel alınmalı ve analiz süreçlerinde yapay zeka teknolojilerinden güvenli ve etkin şekilde yararlanılmalıdır. Türkiye'deki uluslararası öğrenciler iletişim elçileri olarak kabul edilmelidir. Stratejik iletişim alanında uluslararası ölçekte referans oluşturacak sistem geliştirilmeli, küresel akademik işbirlikleri ve Türk akademik yayınlarının görünürlüğü desteklenmelidir. Siyasal iletişim çalışmaları veriye dayalı yürütülmeli, sosyolojik değişim ve dönüşümler dikkate alınmalı, olası krizleri etkin şekilde yönetebilmek için stratejik ve proaktif bir yaklaşım benimsenmelidir. Siyasal iletişim alanında dijitalleşme sürecinin beraberinde getirdiği fırsatlar değerlendirilmeli, risk ve tehditlere karşı tedbirler alınmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Kamu diplomasisinde Türk dış politikasıyla uyum</p>

<p>İletişim Başkanı Duran, etkili bir kamu diplomasisi stratejisi için kamu, özel sektör, yerel yönetimler ve sivil toplum arasında güçlü işbirlikleri kurarak etkili anlatı stratejileri geliştirip faaliyetlerin Türk dış politikasıyla uyumunun sağlanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Kamu diplomasisi faaliyetlerinin etki odaklı ve ağ (network) temelli tasarlanması gerektiğine dikkati çeken Duran, şunları söyledi:</p>

<p>'Türkiye'nin uluslararası yayıncılık potansiyeli geliştirilip güçlendirilmelidir. Kültürel, sportif, bilimsel ve insani faaliyetler gibi yumuşak güç unsurları, dönemsel ve tematik bazda, çok dilli bir anlatı stratejisi ile ele alınmalıdır. Kamu diplomasisi faaliyetlerinin etkisini yapay zeka ve yeni medya teknolojileri vasıtasıyla sistematik bir şekilde ölçümleyecek mekanizmalar kurulmalıdır. Türkiye markasını güçlendirmek için stratejiler geliştirilerek markalama çalışmaları artırılmalı, bu çalışmalar ülke markalaması strateji belgesine dönüştürülmeli ve bir eylem planı oluşturulmalıdır.'</p>

<p>- Gazetecilik ve dezenformasyonla mücadele</p>

<p>Duran, medya mensuplarının dezenformasyona karşı farkındalığının Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin tecrübesinden yararlanan eğitim programlarıyla artırılması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Yapay zekanın bilinçli, güvenli ve sorumlu kullanımına ilişkin eğitim programlarının, medya okuryazarlığı, dijital okuryazarlık, doğrulama süreçleri, dezenformasyonla mücadele, telif hakları ve dijital etik konularını kapsayacak şekilde geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Duran, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>'Haber ve içerik üretim süreçlerinde doğrulama mekanizmaları güçlendirilmelidir. Yerli ve milli yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi için üniversiteler, kamu kurumları, özel sektör ve ilgili paydaşlar arasında işbirliği güçlendirilmeli, Türkiye Medya Veri Tabanı oluşturulmalıdır. Dijital krizler, siber tehditler, bilgi kirliliği ve benzeri dijital risklere karşı ulusal düzeyde dijital afet senaryoları hazırlanmalı ve düzenli olarak güncellenmelidir. Saha gazeteciliğinin güçlendirilmesine yönelik mesleki ve kurumsal destek mekanizmaları geliştirilmelidir. Dijital teknolojiler ve yapay zeka uygulamaları, gazeteciliğin temel ilkeleri olan doğruluk, yerinde gözlem, kaynak çeşitliliği ve kamu yararı doğrultusunda kullanılmalıdır. Haber üretimi, tıklanma ve popülerlik baskısından arındırılmalı, nitelikli habercilik desteklenmelidir. Serbest medya çalışanlarının hukuki statüsüne ilişkin mevzuat düzenlemeleri yapılmalıdır. Konvansiyonel medyanın ayakta kalabilmesi için ortak proje ve destekler artırılmalıdır. Engelli bireylerin medya içeriklerine erişimini artırmak için sesli betimleme, işaret dili, alt yazı ve ergonomik web tasarımları gibi standartlar benimsenmelidir. Korsan yayıncılıkla mücadele için ilgili kurumlarla işbirliği halinde yasal düzenlemeler, toplumsal farkındalık kampanyaları ve teknolojik çözümler geliştirilmelidir. Televizyon yayınlarında reyting kaygısından uzak, kültürel ve etik değerleri gözeten, milli kimliğimizle uyumlu nitelikli içeriklerin sayısını artırmak için teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir. Türkiye'nin kültürel zenginliğini, tarihini ve kimliğini tanıtan projeler artırılmalı, Türkiye, kendi hikayesini, kendi ürettiği içeriklerle anlatmalıdır.'</p>

<p>- 'Dijital dönüşüm ulusal strateji çerçevesinde yürütülmelidir'</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim alanında mesleki terminolojinin standartlaştırılması, ortak kavram ve terim setlerinin yaygın kullanımının teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Halkla ilişkilerin, kurumların stratejik yönetim fonksiyonlarından biri olarak karar alma süreçlerine etkin biçimde dahil edilmesi gerektiğini anlatan Burhanettin Duran, şöyle konuştu:</p>

<p>'Dijital dönüşüm ve yapay zeka uygulamaları, halkla ilişkiler süreçlerinde verimlilik sağlayacak şekilde yaygınlaştırılırken insan odaklı iletişim anlayışı korunmalıdır. Halkla ilişkiler alanında nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi amacıyla üniversite-kamu-özel sektör işbirlikleri kurumsallaştırılmalıdır. Türkiye'nin dijital dönüşüm süreci, kamu, akademi, özel sektör ve sivil toplumun ortak sorumluluk üstlendiği, paydaşları ve görev dağılımları açık biçimde tanımlanmış bütüncül bir ulusal strateji çerçevesinde yürütülmelidir. Devlet kurumları, yargı, akademi, medya ve teknoloji sektörünün işbirliğiyle iletişim hukuku dijital dönüşümle uyumlu hale getirilmelidir. Kişilik hakları, ifade özgürlüğü ve kamu yararı arasındaki denge gözetilerek 'unutulma hakkı' açık ve uygulanabilir bir yasal çerçeveye kavuşturulmalıdır. Dijital ebeveynlik güçlendirilerek çocukların yaşlarına uygun güvenli dijital deneyimlere erişmesi sağlanmalıdır. Çocuklar için güvenli içerik politikaları ve dijital medya okuryazarlığı yaygınlaştırılmalıdır. Yapay zeka ve dijital platformların geliştirilmesi ile kullanımında şeffaflık, hesap verebilirlik ve bireysel hakların korunmasını esas alan düzenleyici çerçeveler oluşturulmalıdır. Dijital çağda kişi ve topluma yönelik ulusal bir strateji belgesi hazırlanmalı, sürekli değerlendirme ve koordinasyon mekanizmaları oluşturulmalıdır.'</p>

<p>- Kriz iletişimi</p>

<p>Duran, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) uyarınca afet ve kriz dönemlerindeki resmi bilgilendirme süreçlerinde TAMP İletişim Grubu'nun merkezi rolünün güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>TAMP İletişim Grubu'nun, ilgili kurum temsilcilerinin yer aldığı Afet İletişimi İstişare Kurulu benzeri bir yapı içinde birbirleriyle daimi koordinasyon içerisinde olacağı platforma sahip olması gerektiğini anlatan Duran, şunları söyledi:</p>

<p>'Afeti yöneten ekipler ile afet iletişimini yöneten ekipler birbirinden ayrılmalıdır. Afet dönemlerinde ortaya çıkan dezenformasyonun önlenmesine yönelik mekanizmalar kriz öncesinde oluşturulmalı; önleyici tedbirler geliştirilmelidir. Afet yayıncılığı standardı güncellenerek kriz dönemlerinde medya platformlarının yalnızca alanında yetkin ve akredite kişilere yer vermesi sağlanmalıdır. Afet dönemlerinde toplumsal dayanışmayı tehdit eden linç kültürü, algı operasyonları ve manipülasyon faaliyetlerine karşı proaktif idari ve hukuki tedbirler tavizsiz uygulanmalıdır. Kriz anlarında, dijital ve konvansiyonel medyada ilk paylaşan olma baskısına karşı yayıncılıkta kurumsal teyit mekanizmaları standardı zorunlu bir mesleki kural haline getirilmelidir. Dijital erişimin sınırlı olduğu riskli bölgelerde yüz yüze afet farkındalık faaliyetleri artırılmalı, bu bölgelere yönelik alternatif iletişim kanalları (anons sistemleri, yerel radyolar) afet öncesinde planlanmalıdır. Afet bölgelerinde görev yapan gazetecilerin ve içerik üreticilerin afetzedelerin travmatik durumlarını ve mahremiyetlerini gözetmeleri bakımından Afet Muhabirliği Akreditasyon ve Eğitim Programları hayata geçirilmelidir.'</p>

<p>İletişim Başkanı Duran, iletişim fakültesi öğrencileri için son dönemlerini sektörde geçirebilecekleri staj programlarının yaygınlaştırılması ve mezunların kamuda istihdam imkanlarının geliştirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Duran, ⁠iletişim fakültesi müfredatının dijitalleşmeye göre güncellenmesi ve tüm üniversite programları için medya okuryazarlığının temel ve zorunlu ders haline getirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>- Sinema, dizi, film</p>

<p>Değişen teknolojik-sosyolojik koşullara uygun sinema politikası geliştirilmesi, araştırma, arşivleme, restorasyon ve sektörel veri paylaşımı amacıyla ulusal sinema platformlarının artırılmasının teşvik edilmesi gerektiğini anlatan Duran, şunları kaydetti:</p>

<p>'Film ve sinema sektörünün uluslararasılaşması için ortak yapımlar, film fuarları ve sektörel işbirlikleri desteklenmelidir. Uluslararası içerik tekelleşmesine ve kültürel hegemonyaya karşı, Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda yerli ve milli değerleri esas alan kapsamlı bir İletişim Strateji Belgesi hazırlanmalıdır. İzleyiciyle daha güçlü bağ kuran, doğal ve özgün hikaye anlatımına sahip, kültürel mirası, ailevi değerleri ve toplumsal hafızayı yansıtan film, dizi, animasyon ve belgesel üretimleri teşvik edilmelidir. Hedef illerde büyük dizi ve film platolarının kurulmasını teşvik ederek platoların bölge turizmine katkı sağlamasına dönük teşvikler artırılmalıdır. Son olarak Türkiye'nin mevcut iletişim alanının bir haritasının çıkarılması, İletişim Şurası'nın farklı temalar çerçevesinde periyodik olarak düzenlenmesi sağlanmalıdır. İletişimin bütün boyutlarına dair fikirler, tespitler ve teklifler içeren İletişim Şurası Sonuç Bildirgesi'nin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Her bir madde üzerinde titizlikle duracağımızı ve bu maddeleri ivedilikle hayata geçirmenin gayretinde olacağımızı ifade etmek istiyorum.'</p>

<p>Duran, Şura'ya emek ve mesai harcayan akademisyenlere, iletişim ve medya profesyonellerine, uzmanlara ve mesai arkadaşlarına teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/iletisim-baskani-duran-2-iletisim-surasinin-sonuc-bildirgesini-acikladi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/iletisim-baskani-duran-2-iletisim-surasinin-sonuc-bildirgesini-acikladi.jpg" type="image/jpeg" length="19811"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP'li Yaşar Yıldırım'dan Aydın'da net mesaj! "Dünyada sözü dinlenen ülke Cumhur İttifakı ile inşa ediliyor"]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhpli-yasar-yildirimdan-aydinda-net-mesaj-dunyada-sozu-dinlenen-ulke-cumhur-ittifaki-ile-insa-ediliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhpli-yasar-yildirimdan-aydinda-net-mesaj-dunyada-sozu-dinlenen-ulke-cumhur-ittifaki-ile-insa-ediliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, Aydın’da katıldığı Türkiye Kamu-Sen Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması’nda konuştu. MHP'li Yıldırım "Dünyada sözü dinlenen ülke Cumhur İttifakı ile inşa ediliyor" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, ilçe kongreleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelmek üzere Aydın’a gitti.</p>

<p>Türkiye Kamu-Sen Aydın İl Temsilciliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen buluşmada konuşan MHP'li Yıldırım, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin selamlarını ileterek sendikal mücadele, dış politika ve bölgesel liderlik üzerine önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım, ilçe kongreleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelmek üzere Aydın’a gitti.</p>

<p>Türkiye Kamu-Sen Aydın İl Temsilciliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen buluşmada konuşan MHP'li Yıldırım, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin selamlarını ileterek sendikal mücadele, dış politika ve bölgesel liderlik üzerine önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<h3>"DÜNYADA SÖZÜ DİNLENEN ÜLKE CUMHUR İTTİFAKI İLE İNŞA EDİLİYOR"</h3>

<p>Cumhur İttifakı’nın sadece seçim kazanmak için değil, devleti sonsuza kadar yaşatmak amacıyla kurulduğunu vurgulayan MHP'li Yıldırım, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>Güçlü olanı haklı kılmak için değil, Haklı olanı güçlü kılmak için çabalıyoruz. Müreffeh, kudretli, bölgesinde Lider, dünyada sözü dinlenen ülke Cumhur İttifakı ile inşa ediliyor. Cumhur İttifakı’nın kuruluş amacı hiçbir zaman sadece seçim kazanmak, daha fazla belediye başkanı çıkarmak olmamıştır.</p>

<p>Cumhur İttifakı, bu devlet sonsuza kadar yaşasın diye kurulmuştur. 15 Temmuz gecesi bu milletin ve devletin nasıl büyük bir saldırıyla karşı karşıya kaldığını hepimiz gördük. İşte Cumhur İttifakı’nın varlık sebebi de budur; devletimizi yaşatmak, milletimizin birliğini korumaktır.</p>

<p>Bugün bazıları kendi içlerinde kavga ediyor, birbirlerine düşüyor, parti içinde ayrışıyor. Biz onların durumuna sevinmiyoruz. Bizim temennimiz Türkiye’de huzurun, kardeşliğin ve birliğin hâkim olmasıdır.</p>
</blockquote>

<h3>"DÜNYADA SÖZÜ DİNLENEN ÜLKE CUMHUR İTTİFAKI İLE İNŞA EDİLİYOR"</h3>

<p>Cumhur İttifakı’nın sadece seçim kazanmak için değil, devleti sonsuza kadar yaşatmak amacıyla kurulduğunu vurgulayan MHP'li Yıldırım, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>Güçlü olanı haklı kılmak için değil, Haklı olanı güçlü kılmak için çabalıyoruz. Müreffeh, kudretli, bölgesinde Lider, dünyada sözü dinlenen ülke Cumhur İttifakı ile inşa ediliyor. Cumhur İttifakı’nın kuruluş amacı hiçbir zaman sadece seçim kazanmak, daha fazla belediye başkanı çıkarmak olmamıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhur İttifakı, bu devlet sonsuza kadar yaşasın diye kurulmuştur. 15 Temmuz gecesi bu milletin ve devletin nasıl büyük bir saldırıyla karşı karşıya kaldığını hepimiz gördük. İşte Cumhur İttifakı’nın varlık sebebi de budur; devletimizi yaşatmak, milletimizin birliğini korumaktır.</p>

<p>Bugün bazıları kendi içlerinde kavga ediyor, birbirlerine düşüyor, parti içinde ayrışıyor. Biz onların durumuna sevinmiyoruz. Bizim temennimiz Türkiye’de huzurun, kardeşliğin ve birliğin hâkim olmasıdır.</p>
</blockquote>

<h3>"DÜNYADA SÖZÜ DİNLENEN ÜLKE CUMHUR İTTİFAKI İLE İNŞA EDİLİYOR"</h3>

<p>Cumhur İttifakı’nın sadece seçim kazanmak için değil, devleti sonsuza kadar yaşatmak amacıyla kurulduğunu vurgulayan MHP'li Yıldırım, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>Güçlü olanı haklı kılmak için değil, Haklı olanı güçlü kılmak için çabalıyoruz. Müreffeh, kudretli, bölgesinde Lider, dünyada sözü dinlenen ülke Cumhur İttifakı ile inşa ediliyor. Cumhur İttifakı’nın kuruluş amacı hiçbir zaman sadece seçim kazanmak, daha fazla belediye başkanı çıkarmak olmamıştır.</p>

<p>Cumhur İttifakı, bu devlet sonsuza kadar yaşasın diye kurulmuştur. 15 Temmuz gecesi bu milletin ve devletin nasıl büyük bir saldırıyla karşı karşıya kaldığını hepimiz gördük. İşte Cumhur İttifakı’nın varlık sebebi de budur; devletimizi yaşatmak, milletimizin birliğini korumaktır.</p>

<p>Bugün bazıları kendi içlerinde kavga ediyor, birbirlerine düşüyor, parti içinde ayrışıyor. Biz onların durumuna sevinmiyoruz. Bizim temennimiz Türkiye’de huzurun, kardeşliğin ve birliğin hâkim olmasıdır.</p>
</blockquote>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhpli-yasar-yildirimdan-aydinda-net-mesaj-dunyada-sozu-dinlenen-ulke-cumhur-ittifaki-ile-insa-ediliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/mhp/yasar-yildrim.jpg" type="image/jpeg" length="24233"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM, KKTC ve GKRY liderleri arasında üçlü görüşme]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bm-kktc-ve-gkry-liderleri-arasinda-uclu-gorusme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bm-kktc-ve-gkry-liderleri-arasinda-uclu-gorusme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Lideri Nikos Hristodulidis, ara bölgedeki BM İyi Niyet Misyonu Ofisi'nde bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İHA- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Lideri Nikos Hristodulidis, ara bölgedeki BM İyi Niyet Misyonu Ofisi'nde bir araya geldi.</p>

<p>BM, KKTC ve GKRY, düzenlenen üçlü zirvede bir araya geldi. Ara bölgedeki BM İyi Niyet Misyonu Ofisi'nde düzenlenen zirveye KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve GKRY Lideri Nikos Hristodulidis katıldı. Saat 10.00'da başlaması planlanan görüşme, Hristodulidis'in geç gelmesi nedeniyle 10.10'de başladı. Guterres'in başkanlığındaki görüşmede Kıbrıs sorunundaki son gelişmeler ile müzakere sürecine ilişkin değerlendirmeler ve güven artırıcı önlemlere yönelik muhtemel adımlar ele alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üçlü zirve öncesi Erhürman ve Hristodulidis ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştiren, akşam saatlerinde de ara bölgede düzenlenen akşam yemeğinde iki liderle bir araya gelen Guterres'in üçlü görüşmenin ardından basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.</p>

<p>Guterres'in heyetinde BM Siyasi ve Barış İnşası İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Barış Operasyonlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix, Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Cuellar ile Genel Sekreter'in Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü Misyon Şefi Khassim Diagne yer alıyor. Görev süresi bu yıl dolacak olan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in ziyareti 16 yıl sonra bir BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'a yaptığı ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Lefkoşa, SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bm-kktc-ve-gkry-liderleri-arasinda-uclu-gorusme</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/bm-kktc-ve-gkry-liderleri-arasinda-uclu-gorusme.jpg" type="image/jpeg" length="75353"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yabancı plakalı araçlar için yeni düzenleme]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/yabanci-plakali-araclar-icin-yeni-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/yabanci-plakali-araclar-icin-yeni-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yabancı plakalı araçlara ait geçiş ücretleri ve idari para cezaların ilişkin, 'Yeni yönetmelikle yabancı plakalı araçların ücretli karayollarındaki geçiş ücretleri, idari para cezaları ve tahsil süreçlerine ilişkin hükümleri yeniden düzenledik' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İHA- Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yabancı plakalı araçlara ait geçiş ücretleri ve idari para cezaların ilişkin, 'Yeni yönetmelikle yabancı plakalı araçların ücretli karayollarındaki geçiş ücretleri, idari para cezaları ve tahsil süreçlerine ilişkin hükümleri yeniden düzenledik' dedi.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 'Ücretli Karayollarında Yabancı Plakalı Araçlara Ait Geçiş Ücretleri ve İdari Para Cezaları ile Cezaların Tahsiline İlişkin Yönetmelik'in 29 Temmuz tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini bildirdi. Bakan Uraloğlu, yeni düzenleme ile karayollarındaki ödeme, takip ve tahsil süreçlerinin güncellendiğini belirterek, 'Yeni yönetmelikle yabancı plakalı araçların ücretli otoyollar ile erişme kontrollü karayollarındaki geçiş ücretleri, idari para cezaları ve cezaların tahsiline ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenirken, ödeme, takip, veri paylaşımı ve tahsil süreçleri güncellendi' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Uygulamada birlik sağlayacak, tahsilat süreçlerini daha etkin hale getireceğiz'</p>

<p>Uraloğlu, düzenlemenin yabancı plakalı araçların ücretli karayollarını kullanımına ilişkin uygulamaları tek bir çerçevede topladığını ifade ederek, 'Yönetmelikle hem Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki ücretli yollar hem de işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollarda uygulanacak usul ve esasları ayrıntılı şekilde belirledik. Böylece uygulamada birlik sağlayacak, tahsilat süreçlerini daha etkin hale getireceğiz' diye konuştu.</p>

<p>Yabancı plakalı araçlara geçiş ücreti ödemek zorunlu oldu</p>

<p>Uraloğlu, yönetmelik kapsamında yabancı plakalı araçların ücretli karayollarını kullandıkları her geçiş için yürürlükteki geçiş ücretleri tarifesine göre ödeme yapmakla yükümlü olduğunu belirtti. Bakan Uraloğlu, söz konusu düzenlemenin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen otoyolların yanı sıra 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar kapsamında işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar ile erişme kontrollü karayollarını da kapsadığını ifade etti.</p>

<p>Abonelik ve yeterli bakiye esas alınacak</p>

<p>Yabancı plakalı araçların ücretli karayollarını kullanırken Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) veya benzeri elektronik geçiş sistemlerinden birine abone olmalarının esas olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, araçlarda kullanılacak elektronik etiketlerin çalışır durumda bulundurulmasının zorunlu olduğunu söyledi. Araç sahiplerinin plakalarını temiz ve okunabilir durumda tutmasından sorumlu olduğunu vurgulayan Uraloğlu, 'Araç sahipleri ve sürücüler, etiketin çalışır durumda olmasından, ön cama uygun şekilde yerleştirilmesinden ve araç plakalarının temiz ile okunabilir durumda tutulmasından sorumlu olacak. Ayrıca hesaplarda geçiş ücretlerini karşılayacak yeterli bakiyenin bulundurulması da araç sahiplerinin sorumluluğunda olacak' şeklinde konuştu.</p>

<p>Uraloğlu, yabancı plakalı araçlara ait HGS hesaplarının PTT şubeleri, PTT acenteleri ile PTT'nin anlaşmalı bankaları ve üye iş yerleri üzerinden açılabileceğini, HGS etiketlerinin de araç sahiplerine bu kanallar aracılığıyla teslim edileceğini söyledi.</p>

<p>İhlalli geçişlerde yeni uygulama</p>

<p>Yönetmelikte 'ihlalli geçiş' kavramının da açık şekilde tanımlandığını belirten Uraloğlu, 'Herhangi bir geçiş sistemi aboneliği bulunmadan, hesabında yeterli bakiye olmadan veya geçiş ücretini ödemeden ücretli yol kesiminden yapılan geçişler ihlalli geçiş olarak değerlendirilecek' açıklamasında bulundu.</p>

<p>15 gün içinde ödeyenlerden ceza alınmayacak</p>

<p>Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ücretli otoyollarda geçiş ücretini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen yabancı plakalı araçlara geçiş ücretine ilave olarak geçiş ücretinin dört katı tutarında idari para cezası uygulanacağını belirtti. Ancak sürücülere önemli bir kolaylık sağlandığını ifade eden Bakan Uraloğlu, 'İhlalli geçiş tarihini izleyen 15 gün içerisinde geçiş ücretini usulüne uygun şekilde ödeyenlerden idari para cezası tahsil edilmeyecek. 15 günlük sürenin ardından başlayacak 30 günlük dönem içerisinde ödeme yapılması halinde ise geçiş ücretiyle birlikte geçiş ücreti kadar idari para cezası uygulanacak. Bu durumda ayrıca tebligat yapılmayacak ve Kabahatler Kanunu'ndaki peşin ödeme indirimi de uygulanmayacak' dedi.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, ihlalli geçiş tarihinden itibaren 45. günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş-çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza tahsil edileceğini kaydetti. Bakan Uraloğlu, yap-işlet-devret kapsamında işletilen otoyollarda da aynı esasların geçerli olacağını söyledi.</p>

<p>Geçiş sistemine uygun şerit kullanılacak</p>

<p>Bakan Uraloğlu, yabancı plakalı araç sürücülerinin abonesi oldukları geçiş ücreti toplama sistemine ait giriş ve çıkış şeritlerini kurallarına uygun şekilde kullanmakla yükümlü olduğunu belirtti. Uraloğlu, aynı şeritte birden fazla geçiş ücreti toplama sisteminin hizmet verdiği ücretli karayollarında ise bu zorunluluğun uygulanmayacağını ifade etti.</p>

<p>Borçlar ödenmeden yurt dışına çıkışa izin verilmeyecek</p>

<p>Yönetmelikle sınır kapılarındaki tahsilat sürecinin de yeniden düzenlendiğini belirten Uraloğlu, yabancı plakalı araçlara ait geçiş ücretleri ile idari para cezalarının sürücünün Türk vatandaşı olup olmadığına bakılmaksızın, ayrıca tebligat şartı aranmaksızın sürücünün bilgilendirilmesi suretiyle tahsil edileceğini söyledi. Uraloğlu, önceliğin geçiş ücretleri ve cezaların ülke içerisindeki ödeme kanalları üzerinden tahsil edilmesi olduğunu belirterek, 'Ülke içerisinde tahsil edilemeyen borçlar, yabancı plakalı aracın Türkiye'den çıkış yapmak üzere sınır kapısına gelmesi halinde elektronik ortamda sorgulanacak. Karayolları Genel Müdürlüğü sistemlerinde kayıtlı borçların Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı sistemleri üzerinden görüntülenmesiyle birlikte borçlar tahsil edilmeden aracın yurt dışına çıkışına gümrük idaresince izin verilmeyecek' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ödemeler banka kartı, kredi kartı veya nakit yapılabilecek</p>

<p>Gümrük kapılarında yabancı plakalı araçlara ilişkin geçiş ücretleri ile idari para cezalarının banka kartı veya kredi kartıyla ödenebileceğini belirten Uraloğlu, muhasebe birimlerinin veznelerinde ise nakit ödeme yapılabileceğini, böylece sürücülere farklı ödeme alternatifleri sunulacağını kaydetti. Uraloğlu, 'Yabancı plakalı araçların halen kullanımda olan ücret toplama sistemlerine abone olarak, açtıracakları hesaplar üzerinden geçiş ücretlerini ödemeleri esastır. Bu hesaplarda geçiş ücretlerini karşılayacak tutarda bakiye bulundurmak araç sahipleri veya sürücülerin sorumluluğundadır' şeklinde konuştu.</p>

<p>Tahsilat süreçleri ayrıntılı şekilde düzenlendi</p>

<p>Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ücretli otoyollarda ödemesiz geçişlere ilişkin geçiş ücretlerinin belirlenen ödeme kanalları aracılığıyla tahsil edileceğini belirterek, tahsil edilen idari para cezalarının genel bütçeye gelir olarak kaydedileceğini, geçiş ücretlerinin ise Karayolları Genel Müdürlüğüne aktarılacağını söyledi. İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollarda ise yabancı plakalı araçların geçiş ücretleri ve cezalarının sınır kapılarında tahsil edilmesi halinde elde edilen tutarın yüzde 60'ının hizmet payı olarak genel bütçeye gelir kaydedileceğini ifade eden Uraloğlu, kalan yüzde 40'lık kısmın ise Karayolları Genel Müdürlüğü aracılığıyla ilgili işletici şirkete aktarılacağını belirtti. Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğüne aktarılan tutarın takip eden yedi iş günü içerisinde işletici şirketlerin hesaplarına gönderileceğini kaydetti.</p>

<p>2017 tarihli Yönetmelik yürürlükten kaldırıldı</p>

<p>Bakan Uraloğlu, yeni düzenlemeyle birlikte 17 Şubat 2017 tarihli 'Ücretli Karayollarında Yabancı Plakalı Araçlara Ait Geçiş Ücretleri ve İdari Para Cezalarının Tahsiline İlişkin Yönetmelik'in yürürlükten kaldırıldığını belirtti. Uraloğlu, 'Yeni yönetmelikle yabancı plakalı araçların ücretli karayollarındaki geçiş ücretleri, idari para cezaları, veri paylaşımı ve tahsil süreçlerine ilişkin hükümleri günümüz ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenledik. Uygulamanın daha etkin, hızlı ve koordineli yürütülmesini sağlayacak kapsamlı bir çerçeve oluşturduk' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/yabanci-plakali-araclar-icin-yeni-duzenleme</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/yabanci-plakali-araclar-icin-yeni-duzenleme.jpg" type="image/jpeg" length="91229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM Genel Sekreteri Guterres, KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bm-genel-sekreteri-guterres-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bm-genel-sekreteri-guterres-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres görüşmesi başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İHA- KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres görüşmesi başladı.</p>

<p>Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis ile Güney Kıbrıs'ta görüşen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, KKTC'de temaslarına başladı. Gutterres'in KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile görüşmesi 11.45'te başladı. Cumhurbaşkanı Erhürman, Antonio Guterres'i Cumhurbaşkanlığı binasının girişinde karşıladı. Görüşmede, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dana, Güven Yaratıcı Önlemler ve Teknik Komiteler Koordinatörü Seniha Birand Çınar, Diplomasi ve Dış İlişkiler Danışmanı İpek Borman, Kültürel Miras Teknik Komitesi Kıbrıslı Türk Eş Başkanı Ali Tuncay ile Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Özel Asistanı Çise Zekai Faruk da hazır bulundu.</p>

<p>Antonio Guterres'e ise BM Siyasi ve Barış İnşası İşlerinden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Barış Operasyonlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix, Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ve Genel Sekreter'in Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü (UNFICYP) Misyon Şefi Khassim Diagne eşlik etti. Toplantı başlamadan önce Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile BM Genel Sekreteri Antonio Guterres basına kısa bir değerlendirmede bulundu.</p>

<p>Görüşme, saat 13.37'de sona erdi.</p>

<p>Erhürman: 'Yeni ve gerçekçi bir metodoloji üzerinde çalışıyoruz'</p>

<p>Görüşme öncesinde açıklamalarda bulunan Erhürman ve Guterres, Kıbrıs'ta çözüm süreci, Güven Oluşturucu Önlemler ve tarafların ortak hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, Guterres ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı'nda ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Kıbrıs Türk halkının adil ve kalıcı bir çözüme yönelik iradesine vurgu yaptı. Erhürman, 'Kıbrıs Türk halkının adil ve kalıcı bir çözüme yönelik güçlü iradesinin farkında olduğunuzu düşünüyorum. Güven Oluşturucu Önlemler konusunda üzerimize düşeni yapmak için elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. 2004 ve 2017 yıllarında yaşanan deneyimlerden farklı olarak, bu kez ortak hedefimize ulaşmamıza katkı sağlayacak yeni ve gerçekçi bir metodoloji üzerinde çalışıyoruz' dedi.</p>

<p>BM Genel Sekreteri'nin yürüttüğü çabaları desteklediklerini belirten Erhürman, 'Çabalarınızı güçlü şekilde destekliyor ve memnuniyetle karşılıyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğimizden emin olabilirsiniz' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Guterres: 'Süreci ileriye taşıyacak her türlü çabayı destekleyeceğiz'</p>

<p>BM Genel Sekreteri Antnio Guterres ise iki toplumun çözüm arayışına destek vermeye kararlı olduklarını belirterek, çözüm sürecinde garantör ülkelerin katkısının da önemli olduğuna işaret etti. Guterres, 'İki toplumun çözüm arayışına destek olmak amacıyla elimizden gelen her şeyi yapma kararlılığındayız. Bir çözümün aynı zamanda garantör ülkelerin katkısına da bağlı olduğunun bilincindeyiz. Bu nedenle, iki toplumun refahını ve çözüme ulaşma kararlılığını güçlendirecek her türlü katkıyı sağlamaya büyük önem veriyoruz' dedi.</p>

<p>Önlerinde önemli fırsatlar bulunduğunu ifade eden Guterres, bu fırsatların değerlendirilmesine katkı sağlayacak ve süreci ileriye taşıyacak her türlü girişimi desteklemeyi sürdüreceklerini belirterek, 'Burada bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Nazik ev sahipliğiniz için teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bm-genel-sekreteri-guterres-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/bm-genel-sekreteri-guterres-kktc-cumhurbaskani-erhurman-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="18998"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli'den Yeni Parti açıklaması: Ayrılığı düşmanlık seviyesine taşımak siyasete zarar verir]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-yeni-parti-aciklamasi-ayriligi-dusmanlik-seviyesine-tasimak-siyasete-zarar-verir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-yeni-parti-aciklamasi-ayriligi-dusmanlik-seviyesine-tasimak-siyasete-zarar-verir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli, Yeni Parti'ye ilişkin yaptığı açıklamada "Ayrılığı düşmanlık seviyesine taşımak, rekabeti intikam duygusuyla zehirlemek ve parti içi ihtilafları toplumsal gerilime dönüştürmek Türk siyasetinin itibarına zarar verecektir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Lideri <strong>Devlet Bahçeli</strong>, CHP'de yaşanan çift başlılığın ardından kurulan "Yeni Parti"ye ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamada, <strong>"Ayrılığı düşmanlık seviyesine taşımak, rekabeti intikam duygusuyla zehirlemek ve parti içi ihtilafları toplumsal gerilime dönüştürmek Türk siyasetinin itibarına zarar verecektir"</strong> ifadesini kullanan MHP Lideri Devlet Bahçeli, "<strong>Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Özel başta olmak üzere bütün tarafların sağduyu çerçevesinde hareket etmesi, karşılıklı saygıyı muhafaza etmesi ve siyasi mücadeleyi şahsi hesaplaşmanın dışına çıkarması gerekmektedir."</strong> dedi.</p>

<p>Açıklama şöyle:</p>

<p>Türk siyaseti, tarihi devlet geleneğiyle şekillenmiş, Meşrutiyet’in kazanımları ışığında ve nihayet Cumhuriyet’in ilanı ile çok partili hayata geçiş süreci ile ivme kazanmış; millet iradesinin zaman zaman hararetli tartışmalar ve kürsüler arası sert gerilimlerle sınandığı; dönem dönem çatışmalı safhalar yaşasa da nihai meşruiyetini devlet aklında bulan toplum hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti; siyasi partilerin üstündedir. Türk milleti, siyasetin merkezinde ve bütün siyasi yapıların üzerindedir. Hiçbir parti içi mücadele, hiçbir koltuk çekişmesi ve hiçbir şahsi kırgınlık, ülkemizin ortak geleceğinden daha önemli kabul edilemez.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi, kuruculuğunu ilk Cumhurbaşkanımız ve ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üstlendiği, Türk siyasi hayatının köklü kurumlarından biridir.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi arasında fikir, siyaset ve dünya görüşü bakımından bugün gelinen noktada derin ayrılıklar bulunduğu açıktır. Bu ayrılıklar demokratik hayatın tabii neticesidir. Bu netice elbette siyasi hayatımızın motifleri olan diğer partiler için de geçerlidir. Farklılıkların varlığı bir zafiyet işareti sayılamaz. Bilakis, milli sınırlar ve demokratik meşruiyet içinde kalan her düşünce, Türk siyasetinin ve demokrasi hayatının zenginliğine katkı sunmaktadır.</p>

<p>Türk demokrasisi, bütün partilerin aynı kelimeleri tekrar ettiği renksiz ve ruhsuz bir zeminde hiçbir zaman bulunmamıştır. Demokratik hayat; farklı seslerin duyulduğu, farklı fikirlerin millet huzurunda yarıştığı, ancak devletin bekası ve milletin birliği söz konusu olduğunda müşterek bir iradenin ortaya konulduğu büyük bir milli mutabakattır. Siyasi farklılıkları çatışmanın bahanesi hâline getirmek Türkiye’ye hizmet etmeyecektir. Ayrılığı düşmanlık seviyesine taşımak, rekabeti intikam duygusuyla zehirlemek ve parti içi ihtilafları toplumsal gerilime dönüştürmek Türk siyasetinin itibarına zarar verecektir.</p>

<p>Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, uğradığını düşündüğü haksızlıkları dile getirmesi, hukuki imkanlara müracaat etmesi ve yıllarca Genel Başkanlığını yaptığı partisinin geleceğine dair görüşlerini açıklaması en tabii hakkıdır. Sayın Kılıçdaroğlu, Türk siyasetinde uzun yıllar sorumluluk üstlenmiş ve milyonlarca vatandaşımızın demokratik desteğini almış bir siyasetçidir. Kendisine yönelik değerlendirmelerin hakaret, küçümseme ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesi doğru değildir.</p>

<p>Bununla birlikte geçmişin bütün kırgınlıklarını bugünün siyaset meydanına taşımak, eski hesapları her fırsatta yeniden açmak ve yaraları sürekli kanatmak da kimseye fayda sağlamayacaktır.</p>

<p>Siyaset, öfkenin hiç dinmediği bir hesaplaşma alanı haline gelirse çerçevesi kırmızı ve keskin demokrasi çizgileriyle çizilmiş rekabet ortamı giderek bir husumet girdabına dönüşür. Geçmişin muhasebesi, geleceği rehin alan bir rövanş arayışına dönüşmemelidir.</p>

<p>Sayın Özgür Özel’in de siyasi emeği, hem Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında sürdürmüş olduğu hem de Türk siyasi hayatına geçtiğimiz günlerde giren Yeni Parti ile temsil ettiği Genel Başkanlık makamı ve buna bağlı olarak kendisinin politikasına güvenen 91 milletvekili ile iyi dileklerini esirgemeyen potansiyel seçmen kitlesi aşikardır.</p>

<p>Sayın Özel’in üzülmesini, siyasi şahsiyetinin gündelik tartışmalar arasında hırpalanmasını veya CHP – Yeni Parti kanadında süren hesaplaşmaların hedefi haline getirilmesini arzu etmeyiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun hakkına nasıl hukuken riayet edildiyse Sayın Özel’in birikim ve konumu da saygıyla karşılanmalıdır. Türk siyaseti, bir hakkı teslim ederken ötekini gözden çıkaran sığ bir anlayışa cevaz vermez.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi içinde veya çevresinde ortaya çıkan yeni siyasi oluşumlar da demokratik hayatın kendi tabii seyri içinde değerlendirilmelidir. Yeni Parti’nin kuruluşuyla birlikte yeni bir yol açılırken eski yol arkadaşlarının birbirine kin ve haset duyması, geride kalanların ihanetle, ayrılanların vefasızlıkla suçlanması doğru sonuçlar doğurmayacaktır. Siyaset, yakılan köprülerin dumanında yürümeyecektir. Kırılan gönüller, ağır sözler ve karşılıklı ithamlar bir süre sonra yalnızca kişileri ve partileri değil toplumsal huzuru da yıpratır.</p>

<p>Son günlerde kamuoyuna yansıyan rozet töreni, figüran ve organizasyon tartışmaları da bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü geçmişinin yapay kalabalıkların, sahte görüntülerin ve hazırlanmış mizansenlerin üzerine bir gelecek inşa ediyor olma iddiası, Türk siyasi hayatının kalbine ağır bir darbe gibi inmiştir. Gönüllere dokunamadan doldurulan salonların hiçbir hükmü yoktur. Bunun yanında, henüz gerçekliği kesinleşmemiş iddialar üzerinden insanların şeref ve haysiyetine saldırılması ve peşin hükümlerle siyasi infaza başvurulması da kabul edilemez. Hakikat, hukukun aydınlığında ortaya çıkarılmalı, söylenti siyasetinin karanlık gölgesi demokrasimizin üzerine düşürülmemelidir.</p>

<p>Bugün yapılması gereken; CHP-Yeni Parti hattındaki tüm tartışmaları Türkiye’nin ana gündem maddesi haline getirmemektir. Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Özel başta olmak üzere bütün tarafların sağduyu çerçevesinde hareket etmesi, karşılıklı saygıyı muhafaza etmesi ve siyasi mücadeleyi şahsi hesaplaşmanın dışına çıkarması gerekmektedir.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi, siyasi yelpazenin herhangi bir kanadında patlak veren iç tartışmalarından menfaat devşirmeyi, parçalanmalardan medet ummayı, zaaflardan ikbal üretmeyi yarım asrı geride bırakan siyasi ahlakıyla bağdaştırmaz. Biz gücümüzü ve gündemimizi aziz Türk milletinden, kimliğimize biçim veren ülkülerimizden, Türk ve Türkiye Yüzyılı kızıl elmamızdan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne duyduğumuz bağlılıktan alırız.</p>

<p>Çevremizde ateş çemberlerinin genişlediği, bölgesel hesapların ağırlaştığı, küresel güç mücadelelerinin sertleştiği bir dönemde Türkiye’nin enerjisi gelip geçici gündemlerle tüketilememelidir.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliği korunarak Sayın Kılıçdaroğlu’nun siyasi ve hukuki hakları gözetilebilir; Sayın Özel’in Yeni Parti ile yeniden filizlenen Genel Başkanlık makamına ve siyasi mücadelesine saygı gösterilebilir. Türk demokrasisinin imkanları ve Türk milletinin irfanı buna fazlasıyla yeterlidir.</p>

<p>Unutulmamalıdır ki makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan yegâne güç ise büyük Türk milletidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-yeni-parti-aciklamasi-ayriligi-dusmanlik-seviyesine-tasimak-siyasete-zarar-verir</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2025/02/devletbahceli/20170902-a-w162195-02-1.jpg" type="image/jpeg" length="46554"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Özdemir: 'Karaktersizlerin peşinden gidecek bir tane bile genç ülkücü yoktur']]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ozdemir-karaktersizlerin-pesinden-gidecek-bir-tane-bile-genc-ulkucu-yoktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ozdemir-karaktersizlerin-pesinden-gidecek-bir-tane-bile-genc-ulkucu-yoktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir sosyal medya hesabından Ülkücü Gençlik'in hedeflerimizi gerçekleştirecek asil, şuurlu ve ahlaklı bir kadro ve kitle olduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir sosyal medya hesabından Ülkücü Gençlik ile ilgili bir paylaşımda bulundu.</p>

<p><strong>MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p>"Ülkücü Gençlik, günü geldiğinde Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu üstlenerek küresel süper güç olma hedefimizi gerçekleştirecek asil, şuurlu ve ahlaklı bir kadro ve kitledir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peşinden gittiği emperyalist ve siyonistlere uşaklık eden, ajan provakatörlülke Türkiye’nin huzurunu bozma ve hedeflerinden uzaklaştırma göreviyle hareket eden karaktersizlerin peşinden gidecek bir tane bile genç ülkücü yoktur."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ozdemir-karaktersizlerin-pesinden-gidecek-bir-tane-bile-genc-ulkucu-yoktur</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/04/mhp/ismail-ozdemir-6.webp" type="image/jpeg" length="24129"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ı kabul etti]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-fidan-abdnin-ankara-buyukelcisi-tom-barracki-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-fidan-abdnin-ankara-buyukelcisi-tom-barracki-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack ile görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack ile görüştü.</p>

<p>Bakan Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ı bugün Ankara'da kabul etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dışişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Bakan Fidan'ın ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack ile Ankara'da bir araya geldiği bildirildi. Paylaşımda, görüşmeye ilişkin fotoğrafa da yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-fidan-abdnin-ankara-buyukelcisi-tom-barracki-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/agency/iha/bakan-fidan-abdnin-ankara-buyukelcisi-tom-barracki-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" length="52516"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman'dan Özdağ'a sert tepki: Özdağ ve partisi ilkesiz siyasetin adresidir]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhp-genel-sekreteri-ismet-buyukatamandan-ozdaga-sert-tepki-ozdag-ve-partisi-ilkesiz-siyasetin-adresidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhp-genel-sekreteri-ismet-buyukatamandan-ozdaga-sert-tepki-ozdag-ve-partisi-ilkesiz-siyasetin-adresidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, Özdağ'ın açıklamalarına sert tepki göstererek "Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin yegâne adresi ve merkez üssüdür. Ümit Özdağ ve Partisi ise ilkesiz siyasetin adresidir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla ZP Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın MHP'yi hedef alan açıklamalarına sert tepki gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyükataman şunları söyledi:</p>

<p>"Terörsüz Türkiye Hedefi milli bir adımdır. Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda Emperyalist ve Siyonist senaryolar karşısında milli zırhımızdır. Terörsüz Türkiye Ankara merkezli bir “Devlet Aklı”dır. Terörsüz Türkiye, bir açılım, çözüm, çözülme süreci değil; bin yıllık kardeşliğimiz etrafında kenetlenip iç cephemizi tahkim etme stratejisidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter kimliği tartışma konusu değildir. Pazarlık yapıldığının iddia edilmesi en hafif tabirle şizofrenidir. Türkiye’de toplumsal mutabakatın sağlanacak olması elbette Ümit Özdağ gibi yan sanayi milliyetçileri huzursuz edecektir. Kutuplaşmadan, bölünmeden ve karşıtlıktan beslenen bu zihniyetin Türk milliyetçilerinde hiçbir karşılığı olmadığı son derece açıktır. Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in hiçbir ferdi Ümit Özdağ ve menfaat ilişkileri üzerine dizayn ettiği partisini ciddiye almamaktadır. Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in çok net bir şekilde ifade ettiği gibi; “Ülkücülük, MHP’de olur. MHP’de olmayan Ülkücü değildir. Ülkücülüğü kalmamıştır.” Ümit Özdağ gibi yan sanayi milliyetçilerinin geçmişte koltuk uğruna “Altılı Masa” ile hangi pazarlıkları yaptığı ifşa olmuştur. Altılı Masa’ya yancılık yapmaya çalışanların samimiyetsizlikleri gün gibi ortadadır. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin yegâne adresi ve merkez üssüdür. Ümit Özdağ ve Partisi ise ilkesiz siyasetin adresidir. Türk milliyetçilerinin bu ilkesiz siyaset anlayışı ile hiçbir ortak noktası yoktur."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhp-genel-sekreteri-ismet-buyukatamandan-ozdaga-sert-tepki-ozdag-ve-partisi-ilkesiz-siyasetin-adresidir</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/04/mhp/ismet-buyukataman-2.jpeg" type="image/jpeg" length="78722"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul: Terörsüz Türkiye günlük siyasetin değil, devlet aklının meselesidir]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ahmet-selim-yurdakul-terorsuz-turkiye-gunluk-siyasetin-degil-devlet-aklinin-meselesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ahmet-selim-yurdakul-terorsuz-turkiye-gunluk-siyasetin-degil-devlet-aklinin-meselesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, Burdur Merkez İlçe Kongresi'ndeki konuşmasında Terörsüz Türkiye hedefinin günlük siyasetin değil, devlet aklının, milli birliğin ve Türkiye'nin bekasının konusu olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, MHP Burdur Merkez İlçe Kongresi'nde yaptığı konuşmada, kongrelerin yalnızca yönetim değişikliği olmadığını, teşkilatların birlik ve dayanışmasını güçlendiren önemli organizasyonlar olduğunu söyledi. Yurdakul, <strong>"Bizim kongrelerimizde değişen yalnızca görevlerdir; değişmeyen ise ülkümüz, kardeşliğimiz ve Türk milletine hizmet etme irademizdir."</strong> dedi.</p>

<p>Kongrelerin teşkilatın kendisini yenilediği, dava arkadaşlığını güçlendirdiği ve hizmet anlayışını pekiştirdiği platformlar olduğunu belirten Yurdakul, Milliyetçi Hareket Partisi'nde üstlenilen her görevin millete karşı taşınan bir sorumluluk olduğunu ifade etti.</p>

<h2>"TÜRKİYE GÜNDEM KURAN BİR ÜLKEDİR"</h2>

<p>Konuşmasında uluslararası gelişmelere de değinen Yurdakul, dünyanın güvenlik, ekonomi ve siyasi dengeler açısından önemli bir değişim sürecinden geçtiğini belirterek, Türkiye'nin artık gelişmeleri izleyen değil, yön veren ülkeler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Türkiye'nin askeri kapasitesi, yerli ve milli savunma sanayisi, coğrafi konumu ve devlet tecrübesiyle geniş bir coğrafyada stratejik öneme sahip olduğunu dile getiren Yurdakul, bu gücün arkasında terörle mücadelede kararlı irade, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin caydırıcılığı, dengeli diplomasi ve milli menfaatleri esas alan devlet anlayışının bulunduğunu ifade etti.</p>

<h2>CUMHUR İTTİFAKI VURGUSU</h2>

<p>Yurdakul, MHP lideri Devlet Bahçeli ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu Cumhur İttifakı iradesinin Türkiye'nin birlik ve beraberliği açısından önemli olduğunu belirtti.</p>

<p>Türkiye'nin hedefinin başka milletlere üstünlük kurmak değil, haksızlığa karşı hakkı savunmak olduğunu söyleyen Yurdakul, devlet aklı, üretim ve etkili diplomasinin esas alındığını kaydetti.</p>

<h2>"TERÖRSÜZ TÜRKİYE GÜNLÜK SİYASETİN DEĞİL, DEVLET AKLININ MESELESİDİR"</h2>

<p>Konuşmasının önemli bölümünü "Terörsüz Türkiye" hedefine ayıran Yurdakul, bu hedefin günlük siyasetin değil, devlet aklının, milli birliğin ve Türkiye'nin bekasının konusu olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Devletin egemenliği, milletin birliği ve şehitlerin hatırası konusunda taviz verilmediğini belirten Yurdakul, Türkiye'nin kendi meselelerini kendi iradesiyle çözmesinin küresel dengeler açısından güçlü bir mesaj olduğunu ifade etti.</p>

<p>"Terörsüz Türkiye" hedefinin yalnızca terörün sona erdirilmesini değil, kardeşliğin güçlendirilmesini ve toplumsal birliğin korunmasını da amaçladığını dile getiren Yurdakul, bu sürecin kalkınma ve üretim hedeflerine katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<h2>"YASAL DÜZENLEMELER STRATEJİK ZORUNLULUK"</h2>

<p>Yurdakul, "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda bugüne kadar önemli aşamalar kaydedildiğini belirterek, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu doğrultusunda ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bu süreçte MHP lideri Devlet Bahçeli ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu iradenin tarihi önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2>ŞEHİTLER VE GAZİLERE TEŞEKKÜR</h2>

<p>Konuşmasında şehitleri rahmet ve minnetle anan Yurdakul, gazilere de sağlıklı ve huzurlu bir ömür diledi. Şehit aileleri ve gazilerin fedakârlıkları sayesinde Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" hedefine yürüdüğünü ifade etti.</p>

<h2>"GÖREVLER GEÇİCİ, DAVA KALICIDIR"</h2>

<p>Teşkilat mensuplarına da seslenen Yurdakul, MHP teşkilatlarının Genel Merkez'in temsilcisi olmasının yanı sıra vatandaşın sorunlarını ilk gören ve çözüm üreten siyasi yapı olduğunu söyledi.</p>

<p>Başarının birlik ve beraberlikten geçtiğini belirten Yurdakul, "Bütün görevler bir bayrak yarışıdır; makamlar geçici, dava kalıcıdır." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konuşmasının sonunda görevini devreden yöneticilere teşekkür eden Yurdakul, yeni seçilecek yönetimin Burdur'un her mahallesinde hizmet anlayışıyla çalışacağını belirterek, Burdur Merkez İlçe Kongresi'nin Burdur'a, MHP'ye ve Türk milletine hayırlı olması temennisinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhp-genel-baskan-yardimcisi-ahmet-selim-yurdakul-terorsuz-turkiye-gunluk-siyasetin-degil-devlet-aklinin-meselesidir</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 19:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/mhp/ahmet-selim-yurdakul-3.jpg" type="image/jpeg" length="65273"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP'li Yurdakul'dan anlamlı ziyaret: 'Bir çocuğun tebessümü milletin vicdanıdır']]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhpli-yurdakuldan-anlamli-ziyaret-bir-cocugun-tebessumu-milletin-vicdanidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhpli-yurdakuldan-anlamli-ziyaret-bir-cocugun-tebessumu-milletin-vicdanidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP'li Ahmet Selim Yurdakul, Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde özel gereksinimli Nisanur'u ve ailesini ziyaret etti. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin selamlarını ileten Yurdakul, "Bir çocuğun tebessümü, bir milletin vicdanının en güzel yansımasıdır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde özel gereksinimli Nisanur'u evinde ziyaret etti. Ziyarette Ankara İl Başkan Yardımcısı Cabir Sülü, KAÇEP'ten Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Emel Öztürk, Yenimahalle İlçe Başkanı Hüseyin Altınok, KAÇEP Yenimahalle İlçe Başkanı Tülin Arslan ile KAÇEP teşkilatı üyeleri de yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Tekerlekli Sandalye ve El Emeği Oyuncak Hediye Edildi</h2>

<p>Yurdakul, ziyaret kapsamında Nisanur'a tekerlekli sandalye ile sevgiyle hazırlanan el emeği oyuncak bebek hediye ettiklerini belirterek, bunun yalnızca bir hediye değil, dayanışma ve gönül bağının da bir göstergesi olduğunu ifade etti.</p>

<h2>MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Selamlarını İletti</h2>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin sevgi ve selamlarını Nisanur'a ve ailesine iletmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Yurdakul, <strong>"Bir çocuğun tebessümü, bir milletin vicdanının en güzel yansımasıdır."</strong> ifadelerini kullandı.</p>

<figure><img height="720" src="https://www.turkgun.com/uploads/upload-image/2026/7/1784977198283-image.jpg" width="1280" /></figure>

<h2>"Güçlü Devletin Temeli Güçlü Ailedir"</h2>

<p>Yurdakul, Milliyetçi Hareket Partisi olarak güçlü devletin temelinin güçlü aile olduğuna inandıklarını vurgulayarak, <strong>"Güçlü ailenin temeli ise birbirinin derdiyle dertlenen, sevinciyle sevinen güçlü bir toplumsal vicdandır. Evlatlarımızın gülümsemesi, annelerimizin duası ve milletimizin birliği en büyük gücümüzdür."</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2>"Gönüllere Dokunmaya Devam Edeceğiz"</h2>

<p>Nisanur'a sağlık, huzur ve hayırlı bir ömür dileyen Yurdakul, aileye misafirperverlikleri dolayısıyla teşekkür etti. Ziyarete katkı sunan teşkilat mensupları ve KAÇEP üyelerine de şükranlarını ileten Yurdakul, MHP'nin toplumun her kesimine ulaşmaya devam edeceğini belirterek, <strong>"MHP olarak gönüllere dokunmaya, umut olmaya ve milletimizle aynı yürekte buluşmaya devam edeceğiz." </strong>dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhpli-yurdakuldan-anlamli-ziyaret-bir-cocugun-tebessumu-milletin-vicdanidir</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-25-at-13-1.jpg" type="image/jpeg" length="71134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP'li Karakaya: "Kardeşlik ruhuyla geleceğe yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdürüyoruz"]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhpli-karakaya-kardeslik-ruhuyla-gelecege-yuruyusumuzu-kararlilikla-surduruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhpli-karakaya-kardeslik-ruhuyla-gelecege-yuruyusumuzu-kararlilikla-surduruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Mevlüt Karakaya, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin talimatlarıyla "Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda" temasıyla sürdürülen kongre süreci kapsamında Aydın'ın Didim ve Söke ilçelerinde gerçekleştirilen olağan ilçe kongrelerine divan başkanı olarak katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yoğun katılımla gerçekleştirilen kongrelerde konuşan MHP'li Karakaya, Türkiye'nin kritik bir süreçten geçtiğini belirterek; 15 Temmuz ruhu, Terörsüz Türkiye hedefi, Mavi Vatan, Gök Vatan, Siber Vatan ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karakaya, Milliyetçi Hareket Partisi'nin Lideri Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda milletin huzuru, devletin bekası ve Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda kararlılıkla yoluna devam ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="1200" src="https://etikhabercom.teimg.com/etikhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-25-at-120251-5.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Didim İlçe Kongresi; MHP Aydın İl Başkanı Osmangazi Cihangiroğlu, Ülkü Ocakları Aydın İl Başkanı Okan Bozkurt, İl KAÇEP Başkanı, AK Parti İlçe Başkanı, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve teşkilat mensuplarının katılımıyla birlik ve kardeşlik atmosferi içerisinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Kongrede ilçe başkanlığına seçilen Fikret Alkaya tebrik edilerek yeni görevinde başarılar dilendi.</p>

<p>Söke İlçe Kongresi ise MHP Aydın İl Başkanı Osmangazi Cihangiroğlu, Ülkü Ocakları Aydın İl Başkanı Okan Bozkurt, İl KAÇEP Başkanı, AK Parti İlçe Başkanı, Türkiye Kamu-Sen Aydın İl Temsilcisi, Türk Eğitim-Sen ve Türk Büro-Sen şube başkanları, meslek odaları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve teşkilat mensuplarının yoğun katılımıyla büyük bir coşku içerisinde gerçekleştirildi. Kongrede ilçe başkanlığına seçilen Onur Şahin de tebrik edilerek görevinde üstün başarılar temennisinde bulunuldu.</p>

<p><img height="812" src="https://etikhabercom.teimg.com/etikhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-25-at-120251-3.jpeg" width="1600" /></p>

<p>İlçe kongrelerinin ardından değerlendirmelerde bulunan Karakaya, kongre sürecinin teşkilatları daha da güçlendirdiğini belirterek, il ve ilçe kongrelerinin tamamlanmasının ardından gerçekleştirilecek Büyük Olağan Kurultay ile birlikte partinin genel ve yerel seçimlere yenilenen kadrolarla hazırlanacağını ifade etti.</p>

<p><img height="1200" src="https://etikhabercom.teimg.com/etikhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-25-at-120251.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>Karakaya, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:</strong><br />
"Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin işaret ettiği istikamette, 'Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda' şiarıyla kutlu yürüyüşümüzü birlik ve beraberlik içerisinde kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu dava kutlu davadır. Türkiye Yüzyılı hedeflerine aynı inanç ve aynı azimle yürümeye devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhpli-karakaya-kardeslik-ruhuyla-gelecege-yuruyusumuzu-kararlilikla-surduruyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-25-at-13.jpg" type="image/jpeg" length="84110"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni Parti Genel Başkanı Özel başkanlığındaki heyet, Anıtkabir'i ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/yeni-parti-genel-baskani-ozel-baskanligindaki-heyet-anitkabiri-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/yeni-parti-genel-baskani-ozel-baskanligindaki-heyet-anitkabiri-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Kurucular Kurulu üyeleriyle Anıtkabir'i ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Kurucular Kurulu üyeleriyle Anıtkabir'i ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özel, beraberindeki heyetle Aslanlı Yol'dan yürüyerek Atatürk'ün mozolesine çelenk bıraktı, saygı duruşunda bulundu.</p>

<p>Fotoğraf çekiminden sonra Misak-ı Milli Kulesi'ne geçen Özel, burada Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı.</p>

<p>Daha sonra beraberindeki heyetle İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün Anıtkabir'deki mezarını ziyaret eden Özel, çiçek bırakıp saygı duruşunda bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/yeni-parti-genel-baskani-ozel-baskanligindaki-heyet-anitkabiri-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/yeni-parti-genel-baskani-ozel-baskanligindaki-heyet-anitkabiri-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="22636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum, Malatya'da sosyal konutların kura çekim töreninde konuştu:]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-kurum-malatyada-sosyal-konutlarin-kura-cekim-toreninde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-kurum-malatyada-sosyal-konutlarin-kura-cekim-toreninde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Devlet, ekranlardan atılan boş bir slogan değildir. Devlet, sosyal medyada estirilen geçici bir rüzgar asla değildir. Devlet, zor gününde milletini sarıp sarmalayan asırlık çınardır. Devlet, yıkılanı yapan, şehri ayağa kaldıran, millete yuva olan çelikten iradedir. Bugün gerçek, tüm çıplaklığıyla ortadadır' - 'Onlar ekranlardan hatırlayın 'devlet nerede' diye sordu. Biz ise onlara cevabımızı sahada milletimizle çalışarak verdik.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MALATYA (AA) - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 'Devlet, ekranlardan atılan boş bir slogan değildir. Devlet, sosyal medyada estirilen geçici bir rüzgar asla değildir. Devlet, zor gününde milletini sarıp sarmalayan asırlık çınardır. Devlet, yıkılanı yapan, şehri ayağa kaldıran, millete yuva olan çelikten iradedir. Bugün gerçek, tüm çıplaklığıyla ortadadır.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Kurum, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen '500 Bin Sosyal Konut Belirleme Kura Töreni, Merkez Çarşı ve Arıtma Tesisi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, 6 Şubat 2023'te yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından devlet ve milletin dayanışmasıyla kentin yeniden ayağa kaldırıldığını söyledi.</p>

<p>Malatya'da acının yerini umudun, enkazın yerini ise 80 bin konutun aldığını belirten Kurum, vatandaşların yeni yuvalarına kavuştuğunu ve esnafın iş yerlerini yeniden açtığını ifade etti.</p>

<p>Depremlerin ardından umutsuzluğa kapılmadan devlet ve milletin dayanışma içinde hareket ettiğini belirten Kurum, Malatyalıların gösterdikleri duruşla yeniden toparlanma sürecine önemli katkı sunduğunu kaydetti.</p>

<p>Bakan Kurum, deprem bölgesindeki çalışmaların konut teslimleriyle sınırlı kalmayacağını, afetin izlerini silmenin yanı sıra şehirlerin geleceğini inşa etmeyi hedeflediklerini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlattıkları 500 bin sosyal konut hamlesinin de bu anlayışın bir parçası olduğunu vurguladı.</p>

<p>- 8 bin 448 hak sahibi belirlendi</p>

<p>Hak sahipleri için kuraların çekileceğini aktaran Kurum, 'Bugün de 8 bin 448 hak sahibi kardeşimiz için konutlarımızın yer belirleme kuralarını çekiyor, yaklaşık 35 bin hemşerimizi daha güvenli, sağlam ve huzurlu yuvalarına kavuşturuyoruz. Kurada evi çıkan vatandaşlarımıza da evlerini ağustos itibarıyla teslim ediyoruz. Böylece Malatya'da konut arzını artırıyor, vatandaşımızı zora sokan kira fiyatlarını da düşürüyoruz. Ana muhalefet partisine de buradan çağrımız öyle boş laflarla gündem peşinde koşmasınlar, gelsinler, görsünler bu işler nasıl yapılırmış. Malatya'da dar gelirli vatandaşlarımıza konutların kuraları çekilip hemen akabinde nasıl teslim edilirmiş gelsinler görsünler. İş bilenin kılıç kuşananın diyoruz. Rabbim tüm hemşehrilerimize yeni yuvalarında sağlıkla, huzurla, bereketle oturmayı nasip etsin. Şimdiden tüm hak sahibi kardeşlerimize hayırlı, uğurlu olsun.' diye konuştu.</p>

<p>- 'Afet günü, algı günü değildir'</p>

<p>Bakan Kurum, Malatya'da kentin geleceğine katkı sağlayacak iki önemli eseri hizmete aldıklarını, şehirlerin yeniden ayağa kaldırılmasında konutların yanı sıra altyapının güçlendirilmesi, çevrenin korunması, üretimin desteklenmesi ve ticaretin canlandırılmasının da büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Hizmete alınan Duranlar Atıksu Arıtma Tesisi'nin Malatya'da su kaynaklarının korunmasına ve çevrenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacağını aktaran Kurum, depremde ağır hasar gören tarihi Bakırcılar Çarşısı'nın da yeniden inşa edildiğini belirtti.</p>

<p>Kurum, esnafı ayağa kalkan şehrin güçleneceğinin altını çizerek, 'İşte biz de bu anlayışla Malatya'yı hem bugünün ihtiyaçlarına hem de geleceğin şehir vizyonuna göre yeniden inşa ediyoruz. Bugüne kadar Bakanlığımız eliyle Malatya'mıza 525 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Halihazırda 310 milyar lira tutarındaki yatırımımız da hız kesmeden devam ediyor. Millet bahçelerinden sosyal konutlara, altyapı yatırımlarından çevre projelerine kadar her alanda Malatya'mızı daha güçlü, daha dirençli ve daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için durmadan çalışıyoruz.' şeklinde konuştu.</p>

<p>- 'Biz acıyı hiçbir zaman siyasete malzeme yapmadık'</p>

<p>Deprem sonrası ilk günlerde devletin sahada çalışmalarını sürdürdüğünü hatırlatan Kurum, bazı kesimlerin devlet ile millet arasındaki güven bağını zedelemeye yönelik söylemlerde bulunduğunu ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Milletin devlete olan güvenini sarsmak istediler. Kendi kampanyalarını devlete rakip kıldılar. Algıyla, yalanla devletimizi yıpratmaya çalıştılar. Devlet ile bu aziz milletin arasına girmek istediler. O gün de söyledik, bugün de söylüyoruz. Afet günü, algı günü değildir. Afet günü, dayanışma günüdür. Biz acıyı hiçbir zaman siyasete malzeme yapmadık. Kara propagandaya asla boyun eğmedik. Polemik değil, hep eser ürettik. Tartışmadık, kimseyle gündeme gelmedik, hep hizmetin, eserin peşinden koştuk. Bir yandan sahada canla başla çalıştık diğer yandan milletimizin aklını çelenlerle savaştık. Sabrettik, sadece işimize odaklandık. Onlar ekranlardan hatırlayın 'devlet nerede' diye sordu. Biz ise onlara cevabımızı sahada milletimizle çalışarak verdik. Onlar 'bu enkazın altında kalacaklar' diye hevesle beklediler biz ise arama kurtarmadan yeni yuvalara durmadan koştuk.'</p>

<p>- 'Geçici kampanyalar birer rüzgardır. Milletin asıl güvencesi, güçlü devlettir'</p>

<p>Bakan Kurum, millete verdikleri sözü tutmak için canla başla çalıştıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:</p>

<p>'Bizim için aslolan, verilen sözü tutmaktır. Vatandaşı o en dar gününde asla yalnız bırakmamaktır. İşte o zor günlerde, devlet nedir, ne değildir herkese gösterdik. Gördük ki, geçici kampanyalar birer rüzgardır. Milletin asıl güvencesi, güçlü devlettir. Devlet, ekranlardan atılan boş bir slogan değildir. Devlet, sosyal medyada estirilen geçici bir rüzgar asla değildir. Devlet, zor gününde milletini sarıp sarmalayan asırlık çınardır. Devlet, yıkılanı yapan, şehri ayağa kaldıran, millete yuva olan çelikten iradedir. Bugün gerçek, tüm çıplaklığıyla ortadadır. Kalıcı çözümü üreten devlettir. Şehirleri ayağa kaldıran devlettir. Yüz binlerce güvenli yuva inşa eden yine devlettir. İlk günün heyecanıyla atılan o sloganlar uçtu, gitti. Ama devletimizin inşa ettiği yuvalar, okullar, hastaneler dimdik ayakta. '20 yılda bitmez' dedikleri 500 bin yuvamız dimdik ayakta. 2 yılda bitirdik, teslim ettik. Onların yalanları boşa çıktı. Bizim sıcak yuvalarımız aziz milletimizi ağırlıyor. Bugün yükselen mahalleler şahidimizdir. Açılan iş yerleri, canlanan çarşılar şahidimizdir. Milletimiz Cumhurbaşkanımıza inandı, güvendi. Biz de bu güveni boşa çıkarmadık. Bu devlet yaptı. Bu millet başardı. Türkiye başardı. İnşallah aynı inançla Malatya'mız için çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde durmayacağız.'</p>

<p>- Diğer konuşmalar</p>

<p>Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Mustafa Levent Sungur da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen ve bakanların koordinasyonunda yürütülen 500 bin sosyal konut çalışmalarının hızla devam ettiğini söyledi.</p>

<p>Öncelikle deprem bölgesinden başlayarak inşaatları tamamlanma aşamasına gelen projelerin kuralarını çekme ve teslimlerine başlamanın gururunu yaşadıklarını aktaran Sungur, Malatya'da bugün 8 bin 448 kişinin kurayla evlerinin belirleneceğini ifade etti.</p>

<p>Vali Seddar Yavuz da Malatya'nın deprem bölgesinde en fazla hasar alan şehirlerden biri olduğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliğinde tarihin en büyük imar ve inşa faaliyetini gerçekleştirildiklerini söyledi.</p>

<p>AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci de 6 Şubat'tan bu yana önemli mesafeler kat ettiklerini ve hükümetin hem depremzedelerin yanında olduğunu hem de sosyal konutlarla hemşehrilerini sevindirdiğini ifade etti.</p>

<p>Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Malatya'nın depremin ardından çok hızlı bir şekilde ayağa kalktığını söyledi.</p>

<p>Konuşmaların ardından İl Müftüsü Ramazan Dolu'nun yaptığı dua eşliğinde Merkez Çarşı Projesi'nin ve Duranlar Atık Su Arıtma Tesisi'nin açılışı gerçekleştirildi, sosyal konutların kuraları çekildi.</p>

<p>Etkinliğe, AK Parti Malatya Milletvekilleri İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, İhsan Koca, MHP Malatya Milletvekili Mehmet Celal Fendoğlu, AK Parti İl Başkanı Ali Bakan ile diğer ilgililer katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-kurum-malatyada-sosyal-konutlarin-kura-cekim-toreninde-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/07/agency/aa/bakan-kurum-malatyada-sosyal-konutlarin-kura-cekim-toreninde-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="85998"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
