<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>EtikHaber</title>
    <link>https://www.etikhaber.com</link>
    <description>Doğru Haberin Adresi...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.etikhaber.com/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 25 May 2026 03:56:03 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye, bölgesel çatışmalar ve zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikasıdır]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-devlet-bahceli-terorsuz-turkiye-bolgesel-catismalar-ve-zamanin-ruhunu-okuyan-bir-devlet-politikasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-devlet-bahceli-terorsuz-turkiye-bolgesel-catismalar-ve-zamanin-ruhunu-okuyan-bir-devlet-politikasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 23. Dönem Sertifika Töreni'nde konuştu. "Terörsüz Türkiye kardeşlik projesidir. Terörsüz Türkiye huzur için tarihi sorumluluktur" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 23. Dönem Sertifika Töreni, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin katılımıyla MHP Genel Merkezi’nde bulunan Gün Sazak Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törende konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamaları şu şekilde:</strong></p>

<p><strong>Değerli Dava Arkadaşlarım,</strong></p>

<p><strong>Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,</strong></p>

<p><strong>Sertifika Almaya Hak Kazanmış Değerli Kardeşlerim,</strong></p>

<p><strong>Sayın Basın Mensupları,</strong></p>

<p>Türkçe dünya inşa etmeyi yüksek ideal olarak benimseyen Milliyetçi Hareket Partisinin bu idealini gerçekleştirmek için bünyesinde kurmuş olduğu “Siyaset ve Liderlik Okulu” mezuniyet töreni münasebetiyle bir araya geldiğimiz bugünde hepinizi kemali hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.</p>

<p>Yurt içinden ve yurt dışından; televizyon ekranları, radyo kanalları, sosyal medya platformları üzerinden bugünkü toplantımızı takip eden aziz vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.</p>

<p>10 Ekim 2009 tarihinde açılışını yaptığımız Siyaset ve Liderlik Okulu’muz, 17 yılı aşan uzun süre boyunca eğitim faaliyetlerini kesintisiz sürdürdü.</p>

<p>Siyaset ve liderliğin kavramsal ve kuramsal incelikleri, müstesna bir müfredat kapsamında okulumuzun kapısından içeri giren pek çok kardeşimize özveriyle anlatıldı ve aktarıldı.</p>

<p>Bizler birer mum yaktık, bundan sonra meşaleyi taşımak görevi sertifikasını almaya hak kazanan kardeşlerimizin gaye ve gayreti olmalıdır.</p>

<p>Zamanlarından tasarruf edip müşfik ve muhterem gönülleriyle sahip oldukları bilgi ve tecrübeyi paylaşan öğretim üyesi arkadaşlarıma da müteşekkirim.</p>

<p>15 farklı dersin 80 saatlik zaman dilimi içinde anlatımı takdir ve tebrik edilmesi gereken bir kabiliyet ve kapasite meziyetidir.</p>

<p>Parti İçi Eğitim, Siyaset ve Liderlik Okulu’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Prof. Dr. Zühal Topçu’ya, Siyaset ve Liderlik Okulu Koordinatörümüz Sayın Prof. Dr. Turan Şahin’e, ayrıca tüm öğretim üyesi arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum.</p>

<p>Siyaset ve Liderlik Okulu’muzun 23’üncü dönem programına katılan ve sertifika almaya hak kazanan kardeşlerimi huzurlarınızda gönülden kutluyor, başarılar diliyorum.</p>

<p><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>

<p><strong>Muhterem Misafirler</strong></p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi Siyaset ve Liderlik Okulu ortaya koyduğu faaliyetler açısından adından sıkça söz ettiren bir konumdadır.</p>

<p>Yıllardan beri devam eden bu programlı eğitimler aracılığıyla gençlerimiz, siyasi sosyoloji bağlamında toplumu, uluslararası ilişkiler bağlamında dünya ve bölge gerçeklerini ve günümüzün iletişim süreçlerini sağlıklı ve sağduyulu bir şekilde kavramaktadırlar.</p>

<p>Türk gençleri burada aldıkları eğitim faaliyetleri ile her şeyden önce Türk milletinin sahip olduğu derin tarih şuurunu ve bilincini idrak etmektedirler.</p>

<p>Bu bilinç ve şuur içerisinde gençlerimiz önce bilgi, sonra değer ve nihayetinde tarihi sorumluluklarını taşımaya, içinde yaşadıkları topluma katma değer üretmeye başlamaktadırlar.</p>

<p>Böylesi bir anlayış ve aydınlığın temerküzüyle mayalanmış Siyaset ve Liderlik Okulumuz, şimdiye kadar 23. dönemde eğitim alan 40 kişiyle birlikte 17 yıl içinde sayıları 820’ye ulaşan öğrencimize kapısını ardına kadar açmıştır.</p>

<p>İsabetli ve ihtirama layık bir düşünceyle; 23. dönemin teması <strong>“Bilim-Bilgi-Kültür”</strong> olarak belirlenmiştir.</p>

<p>Bilgi ancak ve ancak anlayış ile anlam kazanır ve anlayış, amel arasında kurulan ahengin en ayırt edici vasfıdır.</p>

<p>Akılsız bir bilgi neredeyse bilgisizlik olarak düşünülür ve bunun akıl/idrak ile tedavi edilmesi gerektiği öğütlenir.</p>

<p>Bilgi, akıl ve eylem arasındaki ahenkli bir birlikteliği ihtiva ederse ortaya ideal olan sonuçlar çıkar.</p>

<p>Türk düşünür Yusuf Has Hacib’in ahlak anlayışında bu üç temel kavram birbirine perçinlenmiş olarak görülür, ancak bunları anlamlı fiillere dönüştürecek olanın da “bilgi” olduğu unutulmamalıdır.</p>

<p>Yani Yusuf Has Hacib’in ifadeleriyle;</p>

<p><strong><i>Beğim! Bilgi edin,</i></strong></p>

<p><strong><i>Bilgi sana arkadaş olur.</i></strong></p>

<p><strong><i>Bilgisi olana</i></strong></p>

<p><strong><i>Bir gün devlet yoldaş olur.”</i></strong></p>

<p>Tabiatın karşısına bilginin ehemmiyetini koyan düşünürümüz, bizi hakiki özgürlüğe götürecek olanın da bilgi olduğunu savunmaktadır.</p>

<p>Gerek “hars”, gerek kültür kelimelerinin, bize ekilen ve biçilen bir şey fikri verdiği bilinen gerçekliktir.</p>

<p>Bir millet kültürünün millî sınır içinde serpilmesi, ekilip biçilmiş düşünce ürünlerinin o sınır içindekiler tarafından işlenmesi ve tüketilmesi olayına işaret eder.</p>

<p>Bir milletin kültürü, gerçekten oturduğu coğrafya parçası üzerinde yaratmış olduğu her türlü insani eserlerin toplamıdır. Bir başka ifade ile kültür bir üründür ve birtakım aşamaların neticesinde meydana gelir.</p>

<p>Kültür zannedildiğinin aksine taklit ve ezber ile ürüne dönüşmez veya bu, kültür olarak ifade edilemez. Toprak, tohum ve ürün arasındaki ilişki gibi kültürde de zihin, kavram ve fikirler söz konusudur.</p>

<p>Elma çekirdeği nasıl elma değilse, zihne ekilen şeyler de aynı olduğu hal üzerine kalmazlar. Kalırlarsa bu taklit ve ezbercilik olur.</p>

<p>Toplumsal ve düşünsel tecrübeyle şekillenen her şeyin zihin tarafından işlenmesi, içselleştirilmesi, elenmesi, bir başka ifade ile insanın şahsına münhasır düşünme süreçlerinden geçerek süzülmüş olması gerekir ve biz buna kültür adını verebiliriz.</p>

<p>Türklerde bilgi ve kültür ilişkisi, salt teorik bir bilgi birikiminden ziyade, hayatın her alanına sirayet eden ve “Türk Bilgeliği” olarak adlandırılan pratik bir erdem ve yaşam tarzı üzerine inşa edilmiştir.</p>

<p>Türklerin binlerce yılı aşkın bir süredir farklı coğrafyalarda, çeşitli din ve alfabe değişikliklerine rağmen kimliklerini koruyarak varlıklarını sürdürebilmelerinin temelinde bu köklü bilgelik geleneği yatmaktadır.</p>

<p>Türk kültüründe bilgi ile kültürün kaynaştığı ana dayanak noktası Türk Töresi’dir. Töre, sadece yazılı olmayan yasalar değil; Türk milletinin genel kabul görmüş hayat tarzını, insan anlayışını ve evren algısını temsil eden ortak bir bilgi yekûnudur.</p>

<p>Bu bağlamda bilgi, toplumun ortak tecrübesiyle şekillenir ve töreye bağlılık, Türklerin belirleyici kültürel özelliği olarak öne çıkar.</p>

<p>Töre bir bilgi kalıbını temsil ederken, bilgelik bu bilginin yeni durumlara dinamik bir şekilde uygulanmasıdır.</p>

<p>Türk düşünce geleneğinde “<strong>bilgi sahibi</strong>” ile “<strong>bilge</strong>” arasında önemli bir ayrım vardır. Bilgi, ancak kişisel sezgi ve milletin irfanıyla bilgeliğe dönüşür.</p>

<p>Bilgi sahibi, sadece dış dünyaya ait bilgilere sahip olan kişiyken; bilge, bu bilgileri kendi varlığıyla ilişkilendiren, “kendini bilen” ve bilgisini erdemli eylemlere dönüştüren kişidir.</p>

<p>Dolayısıyla bilgi, ancak kültürel değerlerle ve erdemle birleştiğinde “hikmet” seviyesine ulaşır ve toplumda saygı görür.</p>

<p>Orhun Yazıtlarında devlet adamlarının adlarının önünde “bilge” sıfatının bulunması, bilginin yönetim ve kültürle ne kadar iç içe olduğunun önemli bir göstergesidir.</p>

<p>Bilgi ve kültür arasındaki bu ilişkiyi pekiştiren en önemli unsurlardan biri de dildir. Dil, bir toplumu topluluk olmaktan kurtarıp millet haline getiren duygu ve düşünce birliğinin taşıyıcısıdır.</p>

<p>Bu durumun en belirgin örneği Bilge Hoca Ahmed Yesevî’dir; Hoca Ahmed Yesevî, İslamî bilgiyi Türk dili ve töresiyle yoğurarak Divan-ı Hikmet’ini inşa etmiştir.</p>

<p>O’nun bu yaklaşımı, bilginin sadece zihinsel bir süreç olmadığını, aynı zamanda kültürel bir kimlik inşa etme aracı olduğunu kanıtlamıştır.</p>

<p>Türklerde bilgi; bağımsızlık ülküsü, devlet-millet bütünlüğü ve töreye uygunluk gibi temel kültürel değerlerle harmanlanmış rasyonel bir tutum ve strateji bütünüdür.</p>

<p>Bu bilgelik geleneği, bilgiyi sadece bilmek için değil, toplumun yararına kullanmak ve kriz dönemlerini aşmak için bir rehber olarak kabul eder.</p>

<p>Türklerin binlerce yılı aşkın süredir, geniş bir coğrafyaya yayılmalarına, farklı dinler ve alfabeler benimsemelerine rağmen milli benliklerini koruyabilmelerinin sırrı “Türk Bilgeliğin”dedir.</p>

<p>Bu bağlamda bilgi, sadece teorik bir öğrenme değil; bir milletin zorlu şartlara uyum sağlama, kimliğini koruma ve krizleri aşma gücüdür. Bu bilgelik geleneği, Türk kültürünün “bağımsızlık iksiri” olarak görülür.</p>

<p>Türklerde bilginin ana dayanağı Türk Töresi’dir. Töre, bir toplumun kolektif tecrübesiyle şekillenen; hayat tarzı, insan anlayışı ve evren algısının toplamını temsil eden bilgelik manzumesidir.</p>

<p>Bilgece kararlar alabilmek için bir meşruluk zemini gerekir ve Türk Töresi bu zemini sağlar.</p>

<p>Türk düşünce mirasında bilgi, ancak erdem ve ahlakla birleştiğinde gerçek değerini bulur.</p>

<p>Bilgelik bir kibir değil, aksine bir tevazu pratiğidir. Bilge kişi, bilgisini toplumun yararına kullanan ve olaylar karşısında dirayetli davranan bir rehberdir.</p>

<p>Diyebiliriz ki Türklerde bilgi, hayattan kopuk bir malumat yığını değil; töre ile şekillenen, bilgelik ile uygulanan ve dil ile kuşaktan kuşağa aktarılan canlı bir kültürel mirastır.</p>

<p>Formun Altı</p>

<p><strong>Sevgili Genç Kardeşlerim,</strong></p>

<p>İşte bu bilgi temelinde şekillenen düşünce dünyamızda bize göre siyaset, toplumsal sorunlarla dertlenme, onlara gerçekçi ve rasyonel çözümler üretme sanatıdır. Şu anda olduğundan daha iyi yaşayabilmemizi sağlayacak amaçlı bir eylem alanıdır.</p>

<p>Hep söylediğim gibi, bizim için siyaset, kısa vadeli ve ucuz kişisel çıkarların dirsek dirseğe yarıştığı bir koşu parkuru değildir.</p>

<p>Siyaset, mazisini inkâr ederek popülist söylemlere kapılmışların, dünyayı onlar gibi okuyanların, Türkçe düşünemeyenlerin, meselelere Türkçe bakamayanların, gelişmeleri Türk milletinin yüksek menfaatleri açısından değerlendiremeyenlerin mola yeri ise hiç değildir.</p>

<p>Biz; millete hizmet anlayışımızda ilhamımızı Bilge Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e söylediği “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” ifadesinden almakta, siyaset felsefemizi bu düsturun üzerine kurmaktayız.</p>

<p>Sosyal bir devlet anlayışı ile adalet temelli siyaseti öncelerken gücümüzü köklü tarihimizden alıyor, milletimizin geleceği için doğru yerde duruyoruz.</p>

<p>Bütün politikalarımızı; güçlü devlet, huzurlu millet anlayışı çerçevesinde şekillendiriyoruz.</p>

<p>Elbette ki zihin ve değer dünyası karışık olanların, fikrî tutarlılıktan yoksun bulunanların, ilkeleri belirsiz siyaset cambazlarının bizi anlayabilmelerine imkân yoktur.</p>

<p>Milletin derdiyle dertlenmeyen, menfaatiyle sevinmeyen, acısıyla kederlenmeyenlerin bizimle olmaları mümkün değildir.</p>

<p>Devletin temel yapısını hedef alanların, devlet ile kavgaya tutuşanların, yaptıkları siyaset değil, olsa olsa faydacı bir etkinlik, anlamsız bir meşguliyettir.</p>

<p><strong>Kıymetli Gençler</strong></p>

<p>21. yüzyılda dünya farklı bir yöne gitmekte, dünya düzeni yeniden şekillenmektedir.</p>

<p>Dünya düzeni yeniden şekillenirken Batı ve Doğu’nun değerler sistemi çatışmakta, bu gidişat bütün milletleri büyük bir öngörülemezliğin içine doğru sürüklemektedir.</p>

<p>Bugün teknolojik ve bilimsel bağlamda geliştiği somut olan batılı sistemin çöküşünden bahsedilmektedir. Bu çöküşün belli nedenlerle ve belirli koşullarda gerçekleştiği kesindir.</p>

<p>Rusya-Ukrayna çatışması ve Donald Trump’ın Amerika Birleşik Devletleri başkanı olması, İsrail’i kayıtsız şartsız desteklemesi ve ortaklaşa katliamlara imza atmaları, dünyayı istikrarsızlaştırmış ve güvensizliğin parantezine almıştır.</p>

<p>Bütün bu olanlarla birlikte Batı’nın yüzlerce yıldır inşa ettiği değer dünyası; reel dünyada karşılığı olmayan, kendi çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir anlam ve önem ihtiva etmeyen bir boşluğa düşmüştür.</p>

<p>Modern dünyanın değerlerini kendi toplumlarının refahı ve ötekileri sömürmenin aracı olarak kullanmaları, Batılı ülkelerin ikiyüzlülüğünü açık bir şekilde ortaya koymuştur.</p>

<p>Bugünkü dünya sisteminin aktörlerinin, idealize ederek batı dışı dünyaya dayatmaya çalıştıkları değerleri sömürü düzenlerini devam ettirmenin bir aracı olarak kullanmaları, bu değerleri içi boş, sadece kavramsal gerçekliği olan ama ameli karşılığı bulunmayan retoriğe dönüştürmüştür.</p>

<p>Batı, “ötekisi” olarak gördüğü bütün toplumları daha fazla sömürmek için “kültürel ve moral değerler” ile oynamıştır.</p>

<p>Onları tarihsel bağlarından koparmış ve kendi zenginliklerini devam ettirmeye hizmet edecek bir yaşam biçimine mahkûm etmiştir.</p>

<p>Batı, batı dışı milletleri kendi çıkarları doğrultusunda kategorize etmekten, tanımlamaktan da geri kalmamıştır.</p>

<p>Bugün, az gelişmiş ya da gelişmekte olan devletler şeklinde kalıplaşan tanımlamalar tam anlamıyla batılı akılla yapılan sınıflandırmanın ürünüdür.</p>

<p>Az gelişmiş ya da gelişmekte olan devletler yoktur. Gelişmesi emperyalist, sömürgeci politikalarla engellenmiş, geride bırakılmış ve tarih dışına itilmeye çalışılmış toplumlar ve devletler vardır.</p>

<p>Soğuk savaş döneminde bu tanımlamalar Batı açısından oldukça düşük maliyetle sürdürülebilen bir düzen üretmiş iken bugün astarı yüzünden pahalı gelmiş ve çok maliyetli bir sürece dönüşmüştür.</p>

<p>21. yüzyılın belirsizliğe tutsak olmuş dünya durumu, henüz çökmese de derin bir krizde olduğu aşikar olan Batı hegemonyasının eski alışkanlıklarını devam ettirme çabasının bir sonucu olarak değerlendirilmelidir.</p>

<p>Günümüzde Batı Avrupa ve ABD’nin temsil ettiği klasik sanayileşmiş ülkelerin küresel sermayeden aldığı pay düşmekte, dolayısıyla bu durum dünyanın ekonomik pastasından alınan payı da batı dışı dünya lehine değiştirmektedir.</p>

<p>Batının halen özellikle “düşünce ve dil” üretimi noktasında hegemonyasını devam ettirme çabaları görülse de iktisadi gelişmelerin bu dil ve düşünceyi havada bırakacağı muhakkaktır.</p>

<p>Bugün küresel hegemonik güçlerin İran’a karşı sarf ettiği sözler yarın Türkiye’ye yönelecektir. Nitekim bazı platformlar ve tarih bilmez aktörler aracılığıyla İran’dan sonraki hedefin Türkiye olduğu beyan edilmektedir.</p>

<p>Kuşkusuz söz önce zihne, sonra dile ve son olarak eyleme dönüşür.</p>

<p>Bu beyanlar derin bir yanılgı, rasyonel olmayan bir tutum, denenmemesi gereken bir hamle, boşa düşürülecek bir çabadır.</p>

<p>Unutulmamalıdır ki burada var olan milli irade modern bir inşa değildir. Bu irade tarihin derinliklerinden gelmektedir. İlhamını köklerinden almakta, nerede ve hangi şartlarda olursa olsun varoluş bilincini gelecek kuşaklara aktarma amaç ve gayretindedir.</p>

<p>Dünyanın medeniyet kuşağı ve milletlerin tarihsel hikâyesi buradadır. İnsanlığın ortak kaderi buraya bağlıdır, bu coğrafya dünyanın kalbidir.</p>

<p>Yaşadığımız coğrafya ve tarihimizin sırtımıza yüklediği sorumlulukla biz; dünya, bölge ve ülkemizde cereyan eden hadiselere, “çözümsüz”, “imkânsız”, gibi kavramlarla bakmıyoruz.</p>

<p>Bizim siyaset anlayışımızda “imkânsızlığın diline teslim olmak” yoktur.</p>

<p><strong><i>Biz, iman varsa imkân da vardır diyenleriz.</i></strong></p>

<p><strong><i>İman varsa her engelin aşılacağına inananlarız.</i></strong></p>

<p><strong><i>Akıl varsa, bilgi varsa çözüm bulanacağını bilenleriz.</i></strong></p>

<p>Kendilerini çıkmaz içinde görenler, sürekli olarak içinde bulunduğumuz çağda zamanın hızla aktığından ve böylesi koşullarda çeşitli sorunlara kalıcı çözümler üretilemeyeceğinden bahsediyorlar.</p>

<p>Zamanın hızlı aktığı kuşkusuz bir gerçekliktir. Lakin zamanın hızlı akması başka, yönsüz ve hedefsiz akması bambaşka bir şeydir.</p>

<p>Yön ve hedefin tayini hamasetten uzak değerlendirmelerin konusu kılınmalı, tarihte birçok defa başarıldığı gibi tekrar “Türkçe bir dünya kurumanın eşiğinde olduğumuz bilinmelidir”.</p>

<p>Bunun adı “Türk ve Türkiye Yüzyılıdır” ve tarih ırmağı bu yatağa doğru akmaktadır.</p>

<p>Unutulmamalıdır ki; bu coğrafyada gerçekleşen her olay sonuçları itibariyle sadece bölge ile sınırlı kalmayacak ve bütün dünyayı etkileyecektir.</p>

<p><strong>Bu coğrafya yüzlerce devletin beşiğini sallamış ve salasını vermiştir. Bu tarihin herkese tembihi, </strong>şüphe götürmez bir gerçekliğidir.</p>

<p>Üzerinde yaşadığımız coğrafya büyük imparatorluklar coğrafyasıdır, anılar ve tarih burada çok güçlüdür.</p>

<p><strong><i>Bunun aksini iddia edenler, tarihle ve Türk ile kavga etmeyi göze almalıdır.</i></strong></p>

<p><strong><i>İnancımız tamdır.</i></strong></p>

<p><strong><i>Gözümüz karadır.</i></strong></p>

<p><strong><i>Kılıcımız keskindir.</i></strong></p>

<p><strong><i>Yolumuz hak yoludur.</i></strong></p>

<p>Bu coğrafyada var olmak, varoluş iradesi göstermek ve varoluş iradesinden kaynaklı tasavvur sahibi olmak kuşkusuz köklerinizin ve kültürünüzün derinliği ile doğru orantılıdır.</p>

<p>Türkler bu coğrafyada “Beylikler”, “İmparatorluklar” ve “Milli Devlet” olarak varlık göstermişlerdir ve bu ebediyen devam edecek bir durumdur.</p>

<p>Tarihsel açıdan Anadolu’da bin yıldır millet aynı millet, devlet aynı devlettir. Değişen sadece yönetim biçimleridir. Bu da tarihi gerçekliğe ve zamanın ruhuna uygun ve tarih içinde olmanın doğal sonucudur.</p>

<p><strong><i>Çağları aşarak gelen Kültigin Anıtının üslubuyla ifade etmek gerekirse</i></strong><strong><i>;</i></strong></p>

<p><strong><i>Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe</i></strong></p>

<p><strong><i>Türk milletinin ilini, töresini kim bozabilir?</i></strong></p>

<p><strong><i>Kim, Türk milletini lider ülke olma ülküsünden alıkoyabilir?</i></strong></p>

<p><strong>Muhterem Gençler</strong></p>

<p>Tarihimizin bize yüklediği misyonu gerçekleştirmek için yapmış olduğumuz değerlendirmeleri çok iyi anlamalı ve geleceğimizi bu doğrultuda planlamalıyız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaşadığımız tarih aralığında batının çıkarlarını önceleyen değerler dünyasının insanlığı daha mutlu bir geleceğe taşıyacağı mümkün görünmemekte ve yeni bir değerler dünyasına ihtiyaç duyulmaktadır.</p>

<p><strong><i>Hep birlikte tanıklık edilmiştir ki;</i></strong></p>

<p><strong><i>Kendine adil, başkasına zalim olanlar,</i></strong></p>

<p><strong><i>Kendine mutluluğu, başkasına acıyı hak görenler,</i></strong></p>

<p><strong><i>Daha fazla sömürgenin daha fazla zenginlik olduğuna inananlar için yolun sonu görünmüştür.</i></strong></p>

<p>Bu kuşku duyulmayacak bir hakikattir.</p>

<p>19. yüzyılda ortaya çıkan gelişmeler 20. yüzyılı şekillendirdiği gibi, 20. yüzyılda yaşanan gelişmeler de içerisinde bulunduğumuz 21. yüzyılın meselelerinin temelini oluşturmaktadır.</p>

<p>Tarih, kırılmalar ve kopuşlarla günümüze kadar gelmiş ve bundan sonra da bu şekilde devam edecek gibi görünmektedir.</p>

<p>21. yüzyılın ilk çeyreğinde Irak’ın ABD tarafından işgali,</p>

<p>Rusya-Ukrayna Savaşı, Suriye’deki iç çatışmalar, Arap baharı,</p>

<p>Kardeş Azerbaycan’ın Ermenistan’ın işgalinden Karabağ’ı kurtardığı 44 Gün Savaşı,</p>

<p>İran’ın ABD ve İsrail tarafından saldırıya uğraması, bölgesel istikrarsızlık, jeopolitik çatallaşma, küresel kırılganlık göstermiştir ki Türkiye her daim güçlü olmalıdır.</p>

<p>Elbette ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözüne derin anlam atfediyor, bölgemizde kaos, çatışma ya da savaş istemiyoruz.</p>

<p>Ancak bizim dışımızdaki gelişmeler bu süreçleri tetikliyor, bu durum bize daha fazla çalışma, ortak bir irade ile var olma zorunluluğunu telkin ve tembih ediyor.</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulacak yenidünya düzeninde hem düşünce hem de meta üretiminde söz sahibi olmasını zorunlu kılıyor.</p>

<p>Bu zeminin hazırlanması için her türlü fedakârlıkta bulunulması ve buna uygun politika geliştirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluk olarak karşımızda duruyor.</p>

<p>Zaman, stratejik bir hedefe doğru ilerlediği sürece anlamlıdır. Dolayısıyla 21. yüzyılı “Türk ve Türkiye Yüzyılı” olarak değerlendiren Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakının iradesiyle gelecek bizim olacaktır.</p>

<p>Gayret bizden tevfik Allah’tandır.</p>

<p><strong>Muhterem Gençler</strong></p>

<p>Dünya durumu, bölgesel süreçler ve iç politik gelişmeler bugün tam olarak çöl metaforunu çağrıştırmakta ve hatta yaşatmaktadır.</p>

<p>Çöl, belirsizlik ve güvensizlik mekânıdır. Her zaman değişimin hızlı olduğu bu mekânda istikrarsızlık ve öngörülemezlik hâkimdir.</p>

<p>Hedefinize ulaşacak yönü tayin etme ve doğru yolu bulma oldukça zordur. Bu mekânda yol bulmak ancak tecrübeyle mümkündür ve ataların sesine, tarihin tecrübesine kulak vermeyi gerekli değil zorunlu kılmaktadır.</p>

<p>Bunun için stratejik akla, dünya ve bölge denklemindeki jeopolitik oyunlara odaklanmak gerekir.</p>

<p>İşte bu nedenlerden dolayı şu tespitler oldukça önemlidir.</p>

<p>Bugünün içinde dün vardır, yarının içinde de bugün olacaktır. Bu nedenle bugün ne yaptığınız, hangi tercihlerde bulunduğunuz yarın ne olacağının, nesillerinizin ne yaşayacağının kararıdır.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına alınmış tarihi bir sorumluluktur.</p>

<p>21. yüzyılın “Türk ve Türkiye Yüzyılı” olabilmesinin en temel şartı elbette ki kendi içimizde bir ve bütün olmayı başarmaktır.</p>

<p>Bunun için ortaya koyduğumuz öncelikli hedef de Terörsüz Türkiye’dir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye; öngörülemezlik, güvensizlik ve belirsizlikle malul ve çöl metaforu ile tanımlayabileceğimiz dünya durumunda, tarihsel tecrübeye, atalarının sesine kulak vererek yönünü tayin etmek isteyen Türk milletinin kardeşlik projesidir.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, dünya dengeler sisteminde Türkiye’yi en sağlıklı, en sağlam pozisyona yerleştirmek Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini, bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır.</p>

<p>Terörsüz Türkiye, bölgesel çatışmalar ve zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikasıdır.</p>

<p>Bu politika hem siyasi hem ahlaki hem de gelecek nesillerimize karşı tarihi bir sorumluluktur.</p>

<p>Bu düşünce ile kararlar almalı, kendimizi değil, milletimizin huzurunu, refahını rehber edinmeliyiz.</p>

<p>Şu bir hakikattir;</p>

<p>Kendi köklerinden, kardeşlik hukukundan, bin yıllık geçmişinden alacağı ilhamla, kendi hikâyesinin efendisi olmayı başaramayanlar, başkalarının aklı ile tutsak ve hatta köle olmaya mecburdur.</p>

<p>Bunun için zamanında atılmamış bir adımın kuşaklar boyunca kambur olarak taşınacağı gerçeğinin idrakinde olmalıyız.</p>

<p>Terörsüz Türkiye politikasının bin yıllık kardeşlikten ilham aldığını, Cumhur İttifakı olarak devlet ve millet adına bu taşın altına el değil, beden konulduğunun bilincinde olmalıyız.</p>

<p>Basit siyasi çıkarları adına<strong> </strong>iç dünyası yoksullaşmış olanların bunu idrak etmeleri mümkün olsa da itiraf etmeleri çok zor hatta gayri mümkündür.</p>

<p>Nefsine teslim olmuşların, hakikate gözünü kapatanların, kulaklarını tıkayanların devlet ve millete vereceği hiçbir şey yoktur.</p>

<p>Terörsüz Türkiye politikasının hem bölge hem ülkemiz açısından ne kadar makul bir stratejik konumlanma olduğu gören gözler için ayan beyandır.</p>

<p><strong>Görmeyenler içinse zaten hayat bir çöldür.</strong></p>

<p><strong>Kıymetli Misafirler, Muhterem Gençler;</strong></p>

<p>Bizim töremizde devlet işleyişinde bilimin, bilginin, kültürün ve kısaca tarihsel aklın öncelenmesi vardır.</p>

<p>Töreye bağlı olarak bilginin ve aklın öncelenmesi ile devlet ve toplumda düzen, huzur ve refah sağlanacaktır.</p>

<p>Devlet’in, topluma karşı temel vazifesi de zaten budur.</p>

<p><strong><i>Bunun içindir ki bizler;</i></strong></p>

<p><strong><i>Düzen ve refah için mücadele eder,</i></strong></p>

<p><strong><i>Adalet ve hak için kavga ederiz.</i></strong></p>

<p><strong><i>Din, devlet ve millet için kılıç çekeriz.</i></strong></p>

<p><strong><i>İlhamımızı tarihin tecrübesinden ve kültürel aklımızdan alırız.</i></strong></p>

<p>Milliyetçi/Ülkücü geleneğin rehberi, Milliyetçi Hareket Partisi’nin politik çizgisi, Türk milletinin pusulası, tarihinin derinliklerinden yankılanan tembihtir.</p>

<p>Pusulası şaşmış olanların, ilhamını bu derin tecrübeden alamayanların durumu ise kamuoyunun takdirinedir.</p>

<p><strong><i>Büyük Türk düşünür Yusuf Has Hacib’in şu mısraları şüphesiz çok şey söylemektedir; </i></strong></p>

<p><strong>“Allah kime akıl, bilgi verirse;</strong></p>

<p><strong>Onun eli uzanır birçok iyiliğe</strong></p>

<p><strong>Bilgiyi büyük bil, anlayışı ulu;</strong></p>

<p><strong>Bu ikisi yüceltir seçkin kulu”</strong></p>

<p><strong>Sertifika Almaya Hak Kazanan Değerli Kardeşlerim,</strong></p>

<p>Şimdi sözüm yalnızca sizleredir.</p>

<p>Bilimsel düşünce; anlama ve açıklama yönteminiz;</p>

<p>Bilgi yegâne rehberiniz; doğru ve yanlışta tek ölçünüz olsun.</p>

<p>Kültürel aklınız dayanağınız, ufkunuz açık;</p>

<p>Düşünceleriniz berrak, bilgi yolunuz olsun.</p>

<p>Sizler bir medeniyet milletinin tarihi sorumluluklarını omuzunuzda taşıyorsunuz.</p>

<p>İşiniz zor, yolunuz uzun, mücadeleniz çetindir.</p>

<p>Ama elinizde her karanlığı aydınlığa çıkaracak bir meşaleniz, bir anahtarınız var.</p>

<p>Bunlar; bilim, bilgi ve kültürdür.</p>

<p>Ben de bu tavsiyeye uyacağınızı düşünüyor ve inanıyorum.</p>

<p>Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 23’üncü dönemini tamamlamış arkadaşlarıma bundan sonraki hayatlarında başarılar diliyorum.</p>

<p>Sizlerin, aziz milletimizin, Türk-İslam âleminin Kurban Bayramını şimdiden tebrik ediyorum.</p>

<p>Bu vesileyle, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun değerli yöneticilerine, eğitim dönemi boyunca katkılarını esirgemeyen saygıdeğer misafir öğretim üyesi arkadaşlarıma ve emeği geçenlere teşekkürlerimi sunuyorum.</p>

<p><strong>Konuşmama son verirken hepinizi hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.</strong></p>

<p><strong>Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun….</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-devlet-bahceli-terorsuz-turkiye-bolgesel-catismalar-ve-zamanin-ruhunu-okuyan-bir-devlet-politikasidir</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-23-at-160028.jpeg" type="image/jpeg" length="96176"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli’den Trabzonspor’a Ziraat Türkiye Kupası tebrik mesajı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-trabzonspora-ziraat-turkiye-kupasi-tebrik-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-trabzonspora-ziraat-turkiye-kupasi-tebrik-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli, 2026 Ziraat Türkiye Kupası’nı kazanarak 10’uncu kez müzesine götüren Trabzonspor için tebrik mesajı yayımlayarak, kulüp yönetimi, teknik heyet, futbolcular ve taraftarlara başarı dileklerini iletti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, 2026 Ziraat Türkiye Kupası’nı kazanarak şampiyon olan Trabzonspor için yayımladığı mesajda kulüp yönetimini, teknik heyeti, futbolcuları ve taraftarları tebrik etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>"KENDİLERİNE ÜSTÜN BAŞARILAR DİLİYORUM"</strong></h3>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Ziraat Türkiye Kupası’nı 10’uncu kez müzesine taşıyarak Karadeniz’in mücadeleci ruhunu bir kez daha futbol sahalarına yansıtan 2026 Ziraat Türkiye Kupası Şampiyonu Trabzonspor camiasının yönetimini, teknik heyetini, futbolcularını ve taraftarlarını tebrik ediyorum. Önümüzdeki sezon ülkemizi temsil edeceği Avrupa mücadelesinde de kendilerine üstün başarılar diliyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-devlet-bahceliden-trabzonspora-ziraat-turkiye-kupasi-tebrik-mesaji</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2025/03/devletbahceli/devletbahceli9.jpeg" type="image/jpeg" length="14978"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: 'Aile, bizleri her türlü tehdide karşı koruyan en stratejik kalkandır']]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-aile-bizleri-her-turlu-tehdide-karsi-koruyan-en-stratejik-kalkandir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-aile-bizleri-her-turlu-tehdide-karsi-koruyan-en-stratejik-kalkandir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş Sivas'ta başlayan Milli Aile Haftası kutlamalarında yaptığı konuşmada, çocukları yük gören, aile değerlerini hedef gösteren ve aile birlikteliğini küçümseyen her türlü ideolojinin karşısında olduklarını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş Sivas'ta başlayan Milli Aile Haftası kutlamalarında yaptığı konuşmada, çocukları yük gören, aile değerlerini hedef gösteren ve aile birlikteliğini küçümseyen her türlü ideolojinin karşısında olduklarını söyledi.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın Sivas programında ilk durağı Sivas Valiliği oldu. Burada anı defterini imzalayıp makamında Vali Yılmaz Şimşek'ten brifing aldı. Ardından resmi olarak Sivas'ta kutlanmaya başlanan Milli Aile Haftası Açılış Programı'na katıldı. Programa aileler, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, milletvekilleri, Sivas Valisi Yılmaz Şimşek başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Burada konuşan Göktaş, 'Nerede o eski bayramlar!' dedirtmeden, çocukluğumuzdaki bayramları bugüne taşıyacaklarını belirterek, 'Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle ilan edilen Milli Aile Haftası, hiç şüphesiz, aileye verdiğimiz önemin müstesna bir ifadesidir. Bu kapsamda 81 ilimizde etkinlikler düzenleyeceğiz. Her yaş grubuna uygun etkinliklerle aile değerlerimizi daha geniş kitlelerle buluşturacağız. Söyleşiler, etkinlikler ve farkındalık çalışmalarıyla aile kurumunun önemini sahada en güçlü biçimde anlatacağız. Bu yıl, Milli Aile Haftası çok anlamlı bir zamana denk geldi. Bu hafta aynı zamanda Kurban Bayramı'nı kutlayacağız. Bayramlıklarını yanına alıp uyuyan, bayram sabahı için sabırsızlanan çocukların neşesine bir kez daha ortak olacağız. 'Nerede o eski bayramlar!' demeden, çocukluğumuzdaki bayramları bugüne taşıyacağız. O günlerdeki anılarımızı aile albümümüzdeki fotoğraflarla sınırlı bırakmayacağız. Bu mübarek günlerin; paylaşmayı, dayanışmayı ve aile bağlarını güçlendiren ruhunu Milli Aile Haftası'nın anlamıyla buluşturacağız. Bu vesileyle Milli Aile Haftamızın ve Kurban Bayramımızın; ailelerimize, milletimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum.' Dedi.</p>

<p>Kutlamalar resmi olarak Sivas'ta başladı</p>

<p>Göktaş, Milli Aile Haftası kutlamalarını resmi olarak Sivas'ta başlatmanın ayrı bir anlamı olduğunu ifade ederek, 'Çünkü Sivas; milli iradenin, birlik anlayışının ve ortak geleceğe sahip çıkma kararlılığının sembol şehirlerinden biri. Millî Mücadele ruhunu taşıyan bu şehirde, Türkiye Yüzyılı'nın güçlü ailelerine uzanan anlamlı bir yürüyüşü başlatıyoruz. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz. Tıpkı bu şehrin temsil ettiği birliktelik ruhu gibi, aile de, bir milleti ayakta tutan, yarınlara taşıyan en güçlü bağdır. Aile, bir ülkenin nüfus gücünü, toplumsal dayanıklılığını ve gelecek tasavvurunu doğrudan etkileyen en hayati kurumdur. Aile, bizleri her türlü tehdide karşı koruyan en stratejik kalkandır. Aile, bir ülkenin kültürel birikimini, bir milletin eşsiz geleneklerini bir arada tutan en güçlü ağdır. Bugün ise tüm bunları, çok daha yüksek sesle dile getirmenin tam zamanındır. Aile kurumuna karşı söylem ve eylem geliştiren küresel tehditlere karşı mücadelemizi de kararlılıkla sürdürüyoruz. Çocukları yük gören, aile değerlerini hedef gösteren ve aile birlikteliğini küçümseyen her türlü ideolojinin karşısındayız. Bugün aileyi güçlendirmek demek; yarının üretken, sorumluluk sahibi, köklerine bağlı nesillerini yetiştirmek demektir.' Dedi.</p>

<p>'Aile dostu bir ekosistemin temellerini attık'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göktaş, aile dostu bir ekosistemin temellerini attıklarını vurgulayarak, 'Bakanlık olarak, sahada karşılığı olan politikalarla, milletimizin hayatına dokunan bir devlet pratiğine dönüştürüyoruz. Çalışmalarımızın somut çerçevesini ise 'Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı' ile ortaya koyuyoruz. Aile alanında ilk olma özelliği taşıyan Eylem Planımız, 2024-2028 döneminde çalışmalarımıza güçlü ve somut bir yol haritası sunuyor. Böylece, aile politikalarımızı daha güçlü bir kurumsal zemine oturtarak, kurumlar arası iş birliğini daha etkin ve kalıcı hale getirdik. 2025 Aile Yılı ise; bu vizyonun ülkemizin her hanesine ulaşan anlamlı bir çağrıya, ortak bir sorumluluğa ve kalıcı bir toplumsal seferberliğe dönüşmesiydi. Bu kapsamda aile içi iletişimden ebeveynliğe, kuşaklar arası köprülerden dijital güvenliğe kadar pek çok konuda aileyi destekleyen hizmetlerimizi daha da görünür kıldık. Dahası, aile bütçesine katkı sağlayan ve sosyo-kültürel gelişimi destekleyen faaliyetleri yaygınlaştırdık. Genç çiftler için, evlilik kredisi dâhil evliliği destekleyici mekanizmaları güçlü bir modele dönüştürdük. Memurların yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarını sağladık. Bu sayede hem kadın hem erkek memurlar, çocukları ilköğretim çağına gelene kadar bu haktan yararlanabilecek. Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarında, kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için adımlar attık. AK Parti Grup Başkanımız ve Sivas Milletvekilimiz Sayın Abdullah Güler'in kıymetli destekleriyle doğum izinlerini 16 haftadan 24 haftaya çıkardık, babalık iznini 2 haftaya yükselttik. Bu hamleyle anne ve babaların doğum sonrası dönemde çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmesine imkân sağladık. Eğitimden çalışma hayatına, şehir hayatından dijital mecralara uzanan aile dostu bir ekosistemin temellerini attık' dedi.</p>

<p>'Aileyi merkeze alan devlet irademizi yeni bir safhaya yükseltiyoruz'</p>

<p>Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilan ettiği Aile ve Nüfus On Yılı ile aileyi merkeze alan devlet iradesini yeni bir safhaya yükselttiklerinin altını çizerek, 'Bu adımla; nüfus yapımızı koruyan, kuşaklar arası devamlılığımızı güçlendiren ve Türkiye'nin gelecek yüzyılına yön veren büyük bir milli vizyonu kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bugün aile ve kadın üzerinde birtakım tartışmalar yürütülürken, geçmişimize bakmalıyız. Sivaslı kadınların Millî Mücadele'deki tarihî rolünü asla unutmamak gerekir. Ve hatta kadının aileyi, toplumu ve vatanı ayakta tutan kurucu güç olduğunu her fırsatta hatırlatmak gerekir. Bugün bizler de aynı inançla, aileyi güçlü tutmanın Türkiye'yi güçlü tutmak anlamına geldiğini biliyoruz' şeklide konuştu.</p>

<p>Programda aileler ile görüşen Göktaş, salonda bulunan bebeklerle yakından ilgilendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, SİVAS</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-aile-bizleri-her-turlu-tehdide-karsi-koruyan-en-stratejik-kalkandir</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakani-goktas-aile-bizleri-her-turlu-tehdide-karsi-koruyan-en-stratejik-kalkandir.jpg" type="image/jpeg" length="85620"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş, 'Güçlü Aile Mutlu Gelecek Projesi' Kapanış Programı'nda konuştu:]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-goktas-guclu-aile-mutlu-gelecek-projesi-kapanis-programinda-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-goktas-guclu-aile-mutlu-gelecek-projesi-kapanis-programinda-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'Anne, babasının birbirini dinlediğini, sorunları konuşarak çözdüğünü, birbirine saygı gösterdiğini gören çocuk, hayata daha sağlam hazırlanır. Ailede kurulan dil, çocuğun kuracağı hayatın temelidir. Evde duyduğu söz, gördüğü davranış, kişiliğinde iz bırakır. Bu yüzden aileyi güçlendirmek, çocuklarımızın geleceğini güçlendirmektir']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 'Anne, babasının birbirini dinlediğini, sorunları konuşarak çözdüğünü, birbirine saygı gösterdiğini gören çocuk, hayata daha sağlam hazırlanır. Ailede kurulan dil, çocuğun kuracağı hayatın temelidir. Evde duyduğu söz, gördüğü davranış, kişiliğinde iz bırakır. Bu yüzden aileyi güçlendirmek, çocuklarımızın geleceğini güçlendirmektir.' dedi.</p>

<p>Bakan Göktaş, Altınbaş Üniversitesi'nin Mahmutbey Yerleşkesi'nde düzenlenen 'Güçlü Aile Mutlu Gelecek Projesi' Kapanış Programı'nda yaptığı konuşmada, aile içinde sevgi, güven ve sorumluluğun hakim olduğu bir ortamın hem bireylerin yaşamını güçlendirdiğini hem de çocukların geleceğini şekillendirdiğini söyledi.</p>

<p>Aile içinde destek arttıkça insanın hayata tutunma gücünün de arttığını belirten Göktaş, 'Çocuklar açısından baktığımızda aile ortamının önemi daha da belirginleşir. Çocuk, kendini güvende hissettiği bir evde daha sağlıklı büyür. Anne, babasının birbirini dinlediğini, sorunları konuşarak çözdüğünü, birbirine saygı gösterdiğini gören çocuk, hayata daha sağlam hazırlanır. Ailede kurulan dil, çocuğun kuracağı hayatın temelidir. Evde duyduğu söz, gördüğü davranış, kişiliğinde iz bırakır. Bu yüzden aileyi güçlendirmek, çocuklarımızın geleceğini güçlendirmektir.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aileyi merkeze alan hizmetleri güçlendirdiklerini dile getiren Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda aile kurumunu stratejik bir değer olarak gördüklerini söyledi.</p>

<p>Bakan Göktaş, 'Bu inançla, aile kurumunu çok yönlü bakış açıları ve yaklaşımlarla ele alıyoruz. Güçlü ailelerle güçlü Türkiye idealini kararlılıkla geleceğe taşıyoruz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı' kapsamında önemli çalışmalar yürüttüklerine dikkati çeken Göktaş, 2024-2028 dönemini kapsayan ve aileyi odağına alması bağlamında bir ilk olan eylem planıyla kurumsal yapılarını daha da güçlendirdiklerini, Nüfus Politikaları Kuruluyla ülkenin demografik yapısına ilişkin politikaları stratejik bir vizyonla ele aldıklarını, Aile Enstitüsü'yle aile yapısındaki dönüşümü ve toplumsal eğilimleri analiz eden, politika üreten çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.</p>

<p>Göktaş, 2025 yılının 'Aile Yılı', 2026-2035 döneminin ise 'Aile ve Nüfus On Yılı' ilan edildiğini aktararak, aile içi iletişimden dijital güvenliğe kadar birçok konuda aileyi destekleyen hizmetlerin görünürlüğünü artırdıklarını söyledi.</p>

<p>- 'Doğum izinlerini 16 haftadan 24 haftaya çıkardık'</p>

<p>Genç çiftlerin mali yükünü hafifletmeye yönelik adımlar attıklarını belirten Göktaş, evlilik kredisi dahil olmak üzere evliliği destekleyici mekanizmaların hayata geçirildiğini ifade etti.</p>

<p>Göktaş, memurlara yönelik yeni düzenlemelere ilişkin şunları söyledi:</p>

<p>'Hayata geçirdiğimiz düzenlemeyle memurların yarım zamanlı çalışma hakkından yararlanmalarını sağladık. Hem kadın hem erkek memurlar, çocukları ilköğretim çağına gelene kadar bu haktan yararlanabilecek. Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarında, kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için adımlar attık. En son, doğum izinlerini 16 haftadan 24 haftaya çıkardık. Bunun yanı sıra babalık iznini 2 haftaya yükselttik. Bu hamleyle hem annelerin hem babaların doğum sonrası dönemde çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmesine imkan sağladık.'</p>

<p>Gelecek dönemde de aileyi ve demografik yapıyı güçlendiren politikaları sürdüreceklerini vurgulayan Göktaş, anneleri ve babaları destekleyen uygulamaların devam edeceğinin altını çizdi.</p>

<p>Bakan Göktaş, 'Bugün sonuçlarını değerlendirdiğimiz bu proje, aileyi merkeze alan hizmet anlayışımızın yerelde nasıl güçlü sonuçlar üretebildiğini göstermesi bakımından önemli. Bu yönüyle proje, sahadan gelen ihtiyaçları doğrudan merkeze alan kıymetli bir çalışma.' dedi.</p>

<p>Aile içi iletişim ve danışmanlık mekanizmalarının önemine işaret eden Göktaş, şöyle devam etti:</p>

<p>'Aile hayatında zaman zaman görüş ayrılıkları yaşanabilir. Aynı evi paylaşmak, ortak kararlar almak ve hayatın yükünü birlikte taşımak doğal olarak emek, sabır ve anlayış gerektirir. Burada önemli olan, meseleleri büyümeden konuşabilmek, birbirini incitmeden çözüm arayabilmek ve aile içindeki sevgi ile saygıyı her durumda koruyabilmektir. İşte bu proje, tam da bu noktaya odaklanıyor. Aileyi güçlendirmek için büyük krizleri beklememeliyiz. Aileyi güçlendirmek için gerekli tohumları bugünden ekmeliyiz. Bazen zamanında yapılan bir konuşma, doğru verilen bir destek, uygun bir danışmanlık bir ailenin yolunu değiştirebilir.'</p>

<p>Göktaş, güçlü aile yapısının toplumsal huzuru da güçlendirdiğini belirterek, 'Biz inanıyoruz ki, aile güçlenirse toplum güçlenir. Evde huzur artarsa sokakta güven artar. Çocuklarımız sevgiyle büyürse geleceğimiz daha güzel ve aydınlık olur.' diye konuştu.</p>

<p>Milli Aile Haftası'nı da kutlayan Göktaş, yaklaşan Kurban Bayramı'nın hanelere bereket ve kardeşlik getirmesini diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-goktas-guclu-aile-mutlu-gelecek-projesi-kapanis-programinda-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 20:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/bakan-goktas-guclu-aile-mutlu-gelecek-projesi-kapanis-programinda-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="64151"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: Çocuklarımızın okuma kültürünü yaygınlaştıracakları bir iklim oluşturmak istiyoruz]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-tekin-cocuklarimizin-okuma-kulturunu-yayginlastiracaklari-bir-iklim-olusturmak-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-tekin-cocuklarimizin-okuma-kulturunu-yayginlastiracaklari-bir-iklim-olusturmak-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 'Biz çocuklarımızın dijital bağımlılıktan uzak, keyifle okuyabilecekleri, okurken, okuduktan sonra arkadaşlarına keyifle tavsiye edebilecekleri, birbirlerinin arasında okuma kültürünü yaygınlaştıracakları bir iklim oluşturmak istiyoruz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 'Biz çocuklarımızın dijital bağımlılıktan uzak, keyifle okuyabilecekleri, okurken, okuduktan sonra arkadaşlarına keyifle tavsiye edebilecekleri, birbirlerinin arasında okuma kültürünü yaygınlaştıracakları bir iklim oluşturmak istiyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milli Eğitim Bakanlığı tarafından İstanbul'da bir üniversitede 'Dijital Çağda Çocuk Edebiyatı ve Yeni Yaklaşımlar' temasıyla düzenlenen 2. Çocuk Edebiyatı Öğretmen Kongresi sona erdi. Programa Milli Eğitim Bakan Yusuf Tekin, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, şube müdürleri ve öğretmenler katıldı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin yapı taşlarını oluşturan eleştirel düşünme ve dijital yetkinlik becerileri, çocuk edebiyatının sunduğu yeni nesil anlatı imkanlarıyla birleşerek öğrencilerin sadece bilgiyi alan değil, bilgiyi sanatla harmanlayan yetkin bireyler olmasını destekleyen kongre, 2 gün boyunca devam etti. Programda bir konuşma yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Bakanlık tarafından hazırlanan programların önemine dikkat çekti. Öğretmenlerin organizasyonlarda önemli rol aldığını söyleyen Bakan Tekin, 'İllerde öğretmen arkadaşlarımız için inanılmaz bir farklı ortam oluşturdu. Mesela profesyonel tiyatrocularla 'Ailem' diye bir dizi yaptık. Dizimizin senaryosunda öğretmen arkadaşlarımızın okullarda karşılaştıkları ve bir tiyatral desteğe ihtiyaç duydukları konuları dizi platformunda senaryolaştırarak taşıdık. Geçtiğimiz 18 Mart günü Çanakkale Zaferi ile ilgili olarak kaleme aldığımız tiyatro oyununda 600 kişilik bir ekip rol aldı. Bu 600 kişinin içerisinde yaklaşık 20 kişi profesyonel sanat tecrübesi olan sanatçılardı. Ama orkestra çukurundaki öğretmen arkadaşlarımızdan tiyatroda doğrudan rol alan öğretmenlerimize kadar yaklaşık 580 kişilik bir öğretmen grubuyla çalıştık' dedi.</p>

<p>'Çocuklar arasında okuma kültürünü yaygınlaştıracakları bir iklim oluşturmak istiyoruz'</p>

<p>Öğretmenlerle yapılan programların detaylarından bahseden Bakan Tekin, 'Yine aynı öğretmen arkadaşlarımızla Tiyatro Akademisi kurduk. Türkiye'nin her tarafında öğretmen arkadaşlarımıza tiyatro kursları organize ediyoruz. Bu kapsamda da okullarda kitap tavsiye etmek konusunda öğrencilerimiz için biraz sorunlar var. Eski olan işte '1001 Temel Eser', '101 Temel Eser', '100 Temel Eser' ve benzeri isimlerle değişik zamanlarda yayınlanan eserlere baktık. Bunu seçsek, bunu niye seçmediniz olacak. Onu seçsek, içerisinden bir cümle buluyorlar, başlıyorlar eleştirmeye. Yayınevini eleştiriyorlar, bilmem ne. Baktık, dedik 'Böyle olmaz, öğretmen arkadaşlarımızla yapalım biz bu işleri. Türkçeyi, ana dilimizi kullanma becerilerini hem konuşarak hem yazarak geliştirebilmeleri açısından Türkçe ve Türk Dili Edebiyatı derslerinin hem içeriğini hem ölçme-değerlendirme yöntemlerini değiştirdik. Biz çocuklarımızın dijital bağımlılıktan uzak, keyifle okuyabilecekleri, okurken, okuduktan sonra arkadaşlarına keyifle tavsiye edebilecekleri, birbirlerinin arasında okuma kültürünü yaygınlaştıracakları bir iklim oluşturmak istiyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Program sonrasında Bakan Tekin ve beraberindeki heyet toplu fotoğraf çektirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-tekin-cocuklarimizin-okuma-kulturunu-yayginlastiracaklari-bir-iklim-olusturmak-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/bakan-tekin-cocuklarimizin-okuma-kulturunu-yayginlastiracaklari-bir-iklim-olusturmak-istiyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="21016"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'den ihraç edilen Yazıhan Belediye Başkanı Göçer'den 'mutlak butlan' açıklaması:]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/chpden-ihrac-edilen-yazihan-belediye-baskani-gocerden-mutlak-butlan-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/chpden-ihrac-edilen-yazihan-belediye-baskani-gocerden-mutlak-butlan-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi 38. Kurultay'dan sonra savrulmaya başladı. Netice itibarıyla dünkü mahkeme kararı gecikmiş bir karardır']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MALATYA (AA) - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla 5 Şubat'ta partisinden ihraç edilen Malatya'nın Yazıhan İlçe Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, istinafın CHP kurultay davası kararına ilişkin, 'Ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi 38. Kurultay'dan sonra savrulmaya başladı. Netice itibariyle dünkü mahkeme kararı gecikmiş bir karardır.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göçer, makamında düzenlediği basın toplantısında, CHP'nin bir siyasi parti olduğunu, kanunların, yönetmeliklerin belirlediği kurallar dahilinde idare edileceğini ve bir şirket gibi yönetilemeyeceğini belirtti.</p>

<p>Parti yönetiminin yanlış olduğunu, gerçek partililerin CHP'den dışlandığını öne süren Göçer, 'İlk kez Türkiye Cumhuriyeti'nde kurucu parti olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanının şaibeli olduğu iddia edildi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanının asla şaibeye bulaşmaması gerekir. Yüzyıllık bir çınar, hepimiz o çınarın gölgesinde duruyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi bizim baba ocağıdır. Bizler buraya sahip çıkmak zorundayız.' diye konuştu.</p>

<p>- 'Gerçek CHP'lilerin yönettiği bir yönetim şekli tekrar oluşturulacaktır'</p>

<p>CHP'nin temel ilkelerinden uzaklaştığını, 'mutlak butlan'ı eleştirenlerin birtakım hususları göz önünde bulundurmaları gerektiğini vurgulayan Göçer, şöyle devam etti:</p>

<p>'Herhangi bir suç işlenmişse o suçun mutlaka cezası olacaktır. CHP, son zamanlarda hiç istemediğimiz görüntüler, hiç istemediğimiz yönetim şekliyle konuşulmaya ve mahkeme koridorlarında tartışılmaya başlandı. CHP, Türkiye Cumhuriyeti'nde iktidara en yakın partidir. Bir önceki genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, Halil İbrahim Sofrası kurmuştu. Bütün farklı düşüncedeki insanları bir araya getirip Türkiye İttifakı şeklinde bir ittifak oluşturdu. Bunun neticesinde de yerel seçimlerde Türkiye'de birinci parti olarak çıktık. Ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisi 38. Kurultay'dan sonra savrulmaya başladı. Netice itibarıyla dünkü mahkeme kararı gecikmiş bir karardır. CHP'lilerin tamamını CHP'ye sahip olmaya çağırıyoruz. Suça bulaşmış, partiyi zenginleşme amacı olarak kullananların süratle partiden arındırılacağını ve gerçek CHP'lilerin yönettiği bir yönetim şekli tekrar oluşturulacaktır.'</p>

<p>Parti içinde politik eleştiriler yaptığı gerekçesiyle ihraç edildiğini anlatan Göçer, '38. Kurultay'dan sonra seçilen yönetim yok hükmünde olduğundan dolayı almış olduğu kararlar da yok hükmündeydi.' dedi.</p>

<p>Mahkemece CHP Genel Başkanlığı görevine iade edilen Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü ifade eden Göçer, 'Daha önce de görüşme yapıyorduk. Biz de CHP içinde olan eksikleri ve yanlışları kendisine iletiyorduk. İnşallah istişarelerimize devam edeceğiz.' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, MALATYA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/chpden-ihrac-edilen-yazihan-belediye-baskani-gocerden-mutlak-butlan-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/chpden-ihrac-edilen-yazihan-belediye-baskani-gocerden-mutlak-butlan-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="76198"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Lideri Bahçeli’den Mutlak butlan sonrası CHP’ye önemli çağrı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-bahceliden-mutlak-butlan-sonrasi-chpye-onemli-cagri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-bahceliden-mutlak-butlan-sonrasi-chpye-onemli-cagri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP yönetimi hakkında verdiği "tedbiren görevden uzaklaştırma" kararını değerlendiren MHP Lideri Devlet Bahçeli, hukuki sürece saygı çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin kararının ardından açıklama yapan MHP Lideri Devlet Bahçeli "CHP'nin kimliğini geleceğe taşıma iradesi en sağlıklı yol. Yargı kararlarını tanımıyoruz gibi çıkışlar gereksizdir." dedi.</p>

<p>MHP Lideri Devlet Bahçeli, CNN Türk'e özel açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Devlet Bahçeli, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>21 Mayıs 2026 (bugün); Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı vermiştir. Bu karar, söz konusu kurultayın baştan itibaren hukuken geçersiz sayılması anlamına gelmektedir. Mahkeme ayrıca bu kurultay sonrasında yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu süreçte alınan kararların da hükümsüz olduğuna hükmetmiştir. Karar kapsamında Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme, kurultay öncesindeki yönetimin, yani Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemki parti organlarının, karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmesine hükmetmiştir. Kararın YSK’ya, ilgili seçim kurullarına ve Ankara Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararin en önemli sonucu, CHP’de hukuki ve fiili yönetim yetkisi konusunda ciddi bir belirsizlik yaratmasıdır. Karar taraflara tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılabilecektir. Nitekim, gerekli itirazin yapildigi aciklanmistir.</p>

<p>Kamuoyunun bildiği üzere 4-5 Kasım 2023 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı gerçekleşmiş, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özer Cumhuriyet Halk Partisinde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girmişlerdir. Sayın Özgür Özel’in Genel Başkan olarak seçildiği kurultay, usulsüzlük iddialarıyla ve iptal talebiyle bazı CHP delegeleri tarafından mahkemeye taşınmıştır. 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi söz konusu kurultaya dair usulsüzlük iddialarının sübut bulduğu gerekçesiyle mutlak butlan kararına hükmetmiş; karar kesinleşinceye kadar Özgür Özel ve yönetimi tedbiren görevinden uzaklaştırılmış, eski genel başkan sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi karar kesinleşinceye kadar göreve iade edilmiştir.</p>

<p>5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Grup Toplantımız sonrasında CHP’nin mutlak butlan davası hakkında görüşümüz gazeteciler tarafından sorulduğunda kendilerine "CHP, Cumhuriyet'in kurulduğu günden bu yana var olan en önemli siyasi bir kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veya farklı amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz." demiştim. Geldiğimiz noktada haklılığımız ortaya çıkmıştır. Bize göre meseleyi soğukkanlılıkla, hukuka uygun hareket etmekle, sorumluluk bilinciyle değerlendirmek, CHP’nin tarihi ve kurumsal kimliğini geleceğe taşıma iradesiyle hareket etmek en saglikli yol olacaktir.</p>

<p>Bilindiği gibi 5 Kasım 2024 CHP büyük kurultayında Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özer Cumhuriyet Halk Partisinde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girdiler. O günkü şartlarda kongrede CHP delegelerinin iradesinin Sayın Özgür Özer’den yana oldugu seçim kurulu tarafından ilan edilmiş ve Sayın Özer CHP genel başkanı seçilmiştir.</p>

<p>Kongrenin ardından ise delegeler üzerinde yapılan usulsüzlükler nedeniyle kongrenin iptal edilmesi yönünde dava açılmıştır. Kongrenin yok sayılması talebiyle açılan dava 21 Mayıs günü neticelenmiş ve sözkonusu büyük kongre iddia olunan usulsüzlüklerin subut bulduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Mahkeme karariyla, iddia olunduğu gibi Sayın Kılıçdaroğlu'nun haksızlığa uğradığı kabul edilmiş, mahkeme kararıyla tescil edilmiştir. Bu noktada yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışlar boşunadır ve de gereksizdir.</p>

<p>Direnmek yerine, Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP kurumsal kimliğini korumak herkes icin esas olmalıdır. Bunun için öncelikle tarafların sağduyu ile, CHP ortak paydasında buluşmak, parçalanmamak, ufalanmamak ve savrulmamak iradesi ile hareket etmesi gerekmektedir. Etrafımızın ateş çemberi olduğu bir ahvalde aynı zamanda da terörsüz Türkiye iradesinin vücut bulduğu iklimde toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemek elzemdir. CHP farklı amaçlarla kullanılmaya müsait hale getirilmemeli, o halde bırakılmamalıdır.</p>

<p>Bu çerçevede CHP’de ortak akıl egemen hale gelmelidir. Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP’nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir. Bu sonuç hem CHP’nin hem de ülkemizin yararına olacaktır. Aynı zamanda da bu tarihi sorumlulukla Sayın Kılıçdaroğlu hem CHP kurumsal kimliğinin hem de CHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımızın gönlünde müstesna bir yer edinecektir.</p>

<p>Türk siyasetinde kurumsallaşma toplumsal istikrarın, siyasî uzlaşmanın ve millî dayanışmanın en önemli parçasıdır. Etrafımızın ateş çemberiyle sarıldığı bu atmosferde siyasî kaosa sebebiyet verecek güç kavgaları, hizip çatışmaları, parçalanmalar, ufalanmalar hem siyasete hem de demokrasinin güçlenmesine sekte vuracaktir. CHP üzerinden bu yollara girişilmesi ise telafisi imkânsız yaralar açabilecektir. Geçmişte yaşanan bu tür olayların yarattığı travmalar Türk siyasî hafızasında saklıdır. Bu bağlamda, Sayın Kılıçdaroğlu'nun alacağı bu karar, istikrar ve CHP’nin birlikteliği açısından daha hayırlı olacaktır.</p>

<p>Karar sonrası Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve Sayın Özgür Özel'in yaptığı açıklamalar birlik çerçevesindedir. Ancak bunun CHP ortak iradesine dönüştürülmesi bu çabaları yapıcı kılacaktır. Temennimiz kalabalıklar oluşturarak karşılıklı meydan okumalar yerine her iki genel başkanın bir araya gelerek kanunların, parti tüzüğünün ve mahkeme kararının verdiği imkan çerçevesinde gerekli fedakarlıkları göstermek suretiyle CHP menfaatlerini esas alan ortak bir yol bulmalarıdır. Bunu da geciktirmeden, toplumsal veya parti içi bir karışıklığa yol açmadan yapmalarıdır. Unutulmamalı ki, CHP’nin kurumsal kimliğine, mirasina ve tabanına karşı ihanet noktasına evrilebilecek bir tavır CHP’ye hizmet etmiş insanlar için ağır bir yük olacaktır. Bu aşamada tek yol uzlasmak; uzlaşmanın temel unsuru da tahriklerden kaçınmak, feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket etmektir.</p>

<p>Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. Güçlü bir siyasi kültüre sahiptir. Anayasamıza göre yargı tarafsız ve bağımsızdır. Türkiye hepimizindir. Bu anlayışla, kurallar ve kurumlar çerçevesinde, sağduyuyla, birlik ve dayanışmayla hareket edilmesi ve CHP’nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhp-lideri-bahceliden-mutlak-butlan-sonrasi-chpye-onemli-cagri</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2024/09/devletbahceli/2.jpg" type="image/jpeg" length="33680"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, 'Yükselen Türkiye Zirveleri'nde konuştu:]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/ulastirma-ve-altyapi-bakani-uraloglu-yukselen-turkiye-zirvelerinde-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/ulastirma-ve-altyapi-bakani-uraloglu-yukselen-turkiye-zirvelerinde-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- '(5G'nin hizmete alınması) Aradan geçen yaklaşık 40 günlük sürede 12,5 milyon yeni 5G abonesiyle toplam sayımız yaklaşık 34 milyona ulaştı. Bu rakam, gerçekten dikkat çekici ve gurur verici çünkü bu durum, vatandaşlarımızın 5G teknolojisini olağanüstü hızlı ve yüksek bir oranda benimsediğini açıkça gösteriyor' - 'Bugün 5G altyapısını hayata geçirmiş, yapay zeka uygulamalarının önünü açmış, siber güvenliğini güçlendirmiş ve yerli teknoloji ekosistemini hızla büyüten bir Türkiye var']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5G'nin hizmete alınmasından bu yana yaklaşık 34 milyon aboneye ulaşıldığını belirterek, 'Bu durum, vatandaşlarımızın 5G teknolojisini olağanüstü hızlı ve yüksek bir oranda benimsediğini açıkça gösteriyor.' dedi.</p>

<p>Uraloğlu, Kanal 7 Medya Grubu tarafından düzenlenen 'Yükselen Türkiye Zirveleri'nde yaptığı konuşmada, zirvede yükselen Türkiye'nin ve Türkiye Yüzyılı'nın heyecan verici vizyonu altında dijitalleşen dünyada geleceğin teknolojileri '5G ve Yapay Zeka'nın ele alınacağını söyledi.</p>

<p>Zirveyi sadece etkinlik değil aynı zamanda ülkenin geleceğine ve insanına olan sorumlulukları için atılmış önemli bir adım olarak gördüğünü belirten Uraloğlu, 'Dünya, on yılda bir yaşanan türden çok büyük ve kritik bir kırılma noktasından geçiyor. Bugün gelinen noktada veri, ekonominin yeni ve en stratejik kaynağı haline geldi ve dijital bağlantısı olmayan hiçbir sistemin rekabet gücünü koruması mümkün değil.' diye konuştu.</p>

<p>Uraloğlu, bu süreçte akıllara gelenin Türkiye'nin bu dönüşümü sadece izleyeceği mi yoksa ona yön mü vereceği sorusu olduğunu dile getirerek, 'Türkiye, bu dönüşümü Allah'ın izniyle yönetecektir. Sektörümüzün yıllık net satış geliri 620 milyar liraya ulaşırken yatırımlarımız ise yaklaşık 145 milyar lirayı buldu. Mobil abone sayımız 100 milyona, genişbant internet abone sayımız da yaklaşık 98 milyona gelerek nüfusumuzun üzerinde artış gerçekleştirmiştir. Fiber optik ağ altyapımız ise 680 bin kilometreye yani dünyanın çevresini 17 kez dolaşacak bir uzunluğa geldi. Bu yılın sonunda 750 bin kilometreye çıkmayı hedefliyoruz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu rakamların Türkiye'nin dijital dönüşümünü güvenle taşıyacak o devasa altyapıyı başarıyla kurduğunun en somut göstergesi olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, 1 Nisan itibarıyla 5G'nin ticari olarak resmen kullanılmaya başlandığını anımsattı.</p>

<p>- '5G abonesi yaklaşık 34 milyona ulaştı'</p>

<p>Bakan Uraloğlu, 81 ilde kademeli hizmete alınan 5G ile ilk günden yaklaşık 21 milyon abonenin buluştuğunu söyledi.</p>

<p>'Aradan geçen yaklaşık 40 günlük sürede de 12,5 milyon yeni 5G abonesiyle toplam sayımız yaklaşık 34 milyona ulaştı.' diyen Uraloğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>'Bu rakam, gerçekten dikkat çekici ve gurur verici çünkü bu durum, vatandaşlarımızın 5G teknolojisini olağanüstü hızlı ve yüksek bir oranda benimsediğini açıkça gösteriyor. İki yıl içerisinde de 5G hizmetlerini kademeli olarak ülkemizin her noktasına yaygınlaştıracağız. Bu adım hiç şüphesiz Türkiye'nin küresel 5G liderliğine adım attığı tarihi bir dönüm noktası oldu. Türkiye olarak hedefimiz, başlattığımız bu ticari 5G hamlesini yerel yönetimlerimizle ve sanayimizle birleştirerek şehirlerimizi küresel ölçekte birer cazibe merkezi ve teknoloji laboratuvarı haline getirmek.'</p>

<p>5G'nin daha hızlı bir internet anlamına gelmediğine dikkati çeken Uraloğlu, 5G'nin akıllı fabrikaların, otonom araçların, uzaktan cerrahinin ve akıllı şehirlerin temel altyapısı olduğunu ifade etti.</p>

<p>Uraloğlu, giderek büyüyen ve 2026'da 400 milyar doları aşması, 2030'da ise 1,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşması beklenen yapay zeka teknolojisinin hayatı birçok alanda kolaylaştıracak bir gerçek olarak karşılarına çıktığını belirtti.</p>

<p>Kısa süre önce 5G bağlantısı ile İstanbul'dan Muş'a uzaktan böbrek taşı kırma operasyonunun gerçekleştirildiğini anlatan Uraloğlu, '5G'nin düşük gecikmeli bağlantısı ve yapay zeka destekli cerrahi navigasyon sistemleri sayesinde uzman cerrahlarımız, uzaktan yönlendirmeyle hassas bir böbrek taşı operasyonunu gerçekleştirdi. Bu operasyon, ülkemizin 5G ve yapay zekanın sağlıkta çığır açtığını gösteren somut ve gurur verici bir başarısı oldu.' diye konuştu.</p>

<p>Uraloğlu, ulaşımda akıllı trafik yönetimi ile otonom sistemlerin güvenliği ve verimliliği eş zamanlı artarken enerji sektöründe de talep tahmini ve akıllı şebeke yönetimi sayesinde kaynak verimliliğinin en üst seviyeye yükseldiğini söyledi.</p>

<p>Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasındaki 40 kilometrelik Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) koridorunda yerli ve milli imkanlarla kurdukları yol kenarı üniteleri, araç içi üniteleri, lidar, radar ve kamera sistemlerini entegre ettiklerini anlatan Uraloğlu, böylece bu koridorda Türkiye'de ilk kez 5G baz istasyonlarını ulaşım alanında devreye aldıklarını belirtti.</p>

<p>- 'Akıllı kameralar ve sensörlerle tünel ve köprüleri 7/24 izliyoruz'</p>

<p>Uraloğlu, otomatik tren muayene istasyonlarında da yapay zekayla hareket halindeki trenlerin tekerlek, fren, aks rulman gibi kritik bileşenlerini anlık tarayarak olası arızaları oluşmadan tespit ettiklerini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>'TCDD-TÜBİTAK işbirliğiyle geliştirdiğimiz bu sistem sayesinde bakım süreçlerini optimize ediyor, beklenmedik duruşları azaltıyor ve sefer sürekliliğini sağlıyoruz. Ankara Eryaman'daki izleme merkezimizde de akıllı kameralar ve sensörlerle tünel ve köprüleri 7/24 izliyor, doğal afet risklerini yapay zeka destekli analizlerle önceden belirleyerek müdahale ediyoruz. Denizcilik alanında ise Uluslararası Uydu Yardımlı Arama Kurtarma Sistemi (COSPAS-SARSAT) ile tehlike sinyallerini saniyeler, dakikalar içinde tespit edip koordineli müdahale ediyoruz.</p>

<p>Yapay zeka destekli Arama Kurtarma Portalı Projemizle de insan hayatına dokunan daha hızlı ve etkin kurtarma operasyonları gerçekleştireceğiz. Antalya Havalimanımız, ileri seviye hava trafik kontrol sistemi olan 'ATC Tower' ile hizmet vermeye başladı. Yerli ve Milli Elektronik Uçuş Stripi ve Dijital Kalkış Müsaadesi sistemlerimizle desteklenen bu altyapı, Ankara Esenboğa ve İzmir Adnan Menderes havalimanlarında da sertifikasyon aşamasında, çok yakında onları da aynı standartlarda hizmete sunacağız.'</p>

<p>- 'Türkiye, artık teknolojinin sadece tüketicisi değil'</p>

<p>Bakan Uraloğlu, dijital dönüşümde siber güvenliğin ulusal güvenliğin ayrılmaz parçası olduğuna dikkati çekerek, 'Bu noktada siber güvenlikte uluslararası alanda marka haline gelme vizyonuyla oluşturduğumuz strateji ve teknik altyapımızla önemli bir olgunluğa erişmiş durumdayız.' dedi.</p>

<p>Uluslararası Telekomünikasyon Birliği'nin Küresel Siber Güvenlik Endeksi'nde Türkiye'nin tüm başlıklarda tam puan alarak 'Seviye 1 Rol Model' ülkeler arasında yer aldığını söyleyen Uraloğlu, dijital dönüşüm yolculuğunda sadece altyapıyı geliştirmekle yetinmediklerini, dijital ekosistemi daha güvenli, daha sorumlu ve insan odaklı hale getirmek için de kararlı adımlar attıklarını vurguladı.</p>

<p>Uraloğlu, sosyal medya ve oyun platformları düzenlemesiyle önemli bir milat daha gerçekleştirdiklerini, düzenlemenin sosyal medyayı yasaklayan değil daha güvenli ve sorumlu bir mecraya dönüştüren, çocukları risklerden korurken aileleri de güçlendiren insani bir yaklaşım olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Ankara'da ev sahipliği yaptığı Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından düzenlenen Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu'nu başarıyla gerçekleştirdiklerini belirten Uraloğlu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>'Bu sempozyum, Türkiye'nin dijital dönüşümdeki liderlik vizyonunu uluslararası platformda bir kez daha ortaya koydu. Türkiye, artık teknolojinin sadece tüketicisi değil kurallarını şekillendiren, standartlarını belirleyen ve küresel dijital geleceğe yön veren ülkeler arasında yer alıyor. Dijital dönüşüm dünyasında teknolojiyi sadece dışarıdan alıp tüketen ve onu üretenler olarak temelde iki tür ülke karşımıza çıkıyor. Türkiye'nin buradaki hedefi de yeri de son derece açıktır.</p>

<p>Biz, yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla ürettiğimiz yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A'yı geçtiğimiz yıl hizmete aldık ve bu teknolojiyi üretebilen 11 ülkeden biri olduk. Şimdi TÜRKSAT 7A da yolda. Kendi otomobilimiz, haberleşme ve gözlem uydularımız, İHA/SİHA'larımız, helikopterlerimiz, gemilerimiz, elektrikli trenlerimiz, metrolarımız, yerli ve milli siber güvenlik sistemlerimiz: Özetle biz, üretenler arasında yer alıyoruz. Aynı bunlar gibi yerli yapay zeka altyapısına yatırım yapmayı bir şart olarak görüyoruz.'</p>

<p>- 'Bugüne kadarki başarılarımız, bizim için yalnızca bir başlangıçtır'</p>

<p>Bakan Uraloğlu, nitelikli insan kaynağını da yetiştirmeye gayret ettiklerini belirterek, 'Veri bilimi, siber güvenlik, yapay zeka ve yazılım gibi hayati alanlara yapılan eğitim yatırımları, esasen ülkemizin geleceğine yapılan en stratejik yatırımdır.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çevrim içi eğitim platformu BTK Akademi'ye de değinen Uraloğlu, 'BTK Akademi, ücretsiz ve sertifikalı 23 yeni eğitim daha sundu. Bunların 18'i doğrudan yapay zeka alanına odaklanıyor.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Bugün 5G altyapısını hayata geçirmiş, yapay zeka uygulamalarının önünü açmış, siber güvenliğini güçlendirmiş ve yerli teknoloji ekosistemini hızla büyüten bir Türkiye var. Bugüne kadarki başarılarımız, bizim için yalnızca bir başlangıçtır. Bu büyük ve tarihi dönüşümü kamu, özel sektör, üniversiteler ve girişimciler olarak hep birlikte omuzlamalıyız.'</p>

<p>Kurban Bayramı döneminde Bakanlık olarak bütün önlemlerin alındığını belirten Uraloğlu, seyahat edecek vatandaşlara hayırlı yolculuklar diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/ulastirma-ve-altyapi-bakani-uraloglu-yukselen-turkiye-zirvelerinde-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/ulastirma-ve-altyapi-bakani-uraloglu-yukselen-turkiye-zirvelerinde-konustu.jpg" type="image/jpeg" length="18686"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu: 'Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir']]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/kemal-kilicdaroglu-cumhuriyet-halk-partisi-kisisel-ikbal-arayislarinin-mucadele-alani-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/kemal-kilicdaroglu-cumhuriyet-halk-partisi-kisisel-ikbal-arayislarinin-mucadele-alani-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu, 'Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir. Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir. 38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kemal Kılıçdaroğlu, 'Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir. Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir. 38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır' dedi.</p>

<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verildi. Kararın ardından Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>'Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir. Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir. 38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır. Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir. Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür. Bu süreci 'keşkelerle' değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız. Şahsi ikballer değil, Türkiye'nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz. Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz. Herkesi sükûnete ve ortak akla davet ediyorum. Biz bir aradayız.'</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İHA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/kemal-kilicdaroglu-cumhuriyet-halk-partisi-kisisel-ikbal-arayislarinin-mucadele-alani-degildir</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 19:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2023/11/siyaset/chp/kilicdaroglu-38kur-1.jpg" type="image/jpeg" length="48748"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: '(Mutlak butlan kararı) Verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karardır']]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-gurlek-mutlak-butlan-karari-verilen-bu-karar-vatandaslarimizin-demokrasiye-olan-guvenini-pekistiren-bir-karardir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-gurlek-mutlak-butlan-karari-verilen-bu-karar-vatandaslarimizin-demokrasiye-olan-guvenini-pekistiren-bir-karardir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP'nin kurultay davasına ilişkin, 'Verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren; demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır. Hukuk devleti; iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır. Süreç, hukuk düzeni içerisinde işlemeye devam edecektir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP'nin kurultay davasına ilişkin, 'Verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren; demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır. Hukuk devleti; iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır. Süreç, hukuk düzeni içerisinde işlemeye devam edecektir' dedi.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP'de mutlak butlan kararı sonrası konuya ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Bakan Gürlek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP'nin kurultay davasına ilişkin verdiği kararın merkezinde, doğrudan doğruya demokratik iradenin korunması olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, 'Hangi parti söz konusu olursa olsun, delegenin ve üyenin iradesinin menfaat, baskı ya da yönlendirme ile sakatlanması kabul edilemez. Özellikle vurgulamak gerekir ki bu süreç, bizzat Cumhuriyet Halk Partisi delegelerinin başvurularıyla başlamış; yine CHP delegelerinin beyanları ve tanıklıklarıyla şekillenmiştir. Yargı makamları da önlerine gelen iddiaları, soruşturma dosyalarını, tanık anlatımlarını ve elde edilen delilleri titizlikle inceleyerek bağımsız ve tarafsız bir şekilde karar vermişlerdir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay sürecinde delege iradesinin, kurultay sonucunu etkileyecek şekilde sakata uğratıldığı yönünde bir kanaate varılmıştır. Mahkeme, bazı delegelere menfaat sağlandığı veya vaatlerde bulunulduğu yönündeki iddiaların, seçim sürecinin serbestliğini ve eşitliğini zedelediğini tespit etmiştir. Burada altını çizmek isterim ki; yargının görevi, hukukun üstünlüğünü temin etmektir. Seçim güvenliği sadece genel seçimler için değil, siyasi partilerin kendi iç süreçleri için de geçerlidir' ifadelerine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karardır'</p>

<p>Siyasi partilerin, demokrasinin vazgeçilmez unsurları ve taşıyıcı kolonları olduğuna vurgu yapan Gürlek, 'Bu kolonların zedelenmesi, doğrudan demokrasinin zedelenmesi anlamına gelir. Bu nedenle verilen bu karar, vatandaşlarımızın demokrasiye olan güvenini pekiştiren; demokrasinin kendi kendini koruma mekanizmalarının işlediğini gösteren bir karardır. Hukuk devleti; iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır. Süreç, hukuk düzeni içerisinde işlemeye devam edecektir. Herkesin bu sürece saygı göstermesi ve değerlendirmelerini hukuk çerçevesinde yapması, itirazlarını hukuk düzeni içinde gerçekleştirmesi büyük önem taşımaktadır. Bizim için temel ilke açıktır: İrade milletindir. Delegenindir. Üyelerindir. Bu iradeye gölge düşüren her unsurun karşısında hukuk devleti dimdik durur. Türkiye, demokrasisini hukukla, adaletle ve millet iradesine bağlılıkla güçlendirmeye kararlılıkla devam edecektir' açıklamasında bulundu.</p>

<p></p>

<p>İHA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-gurlek-mutlak-butlan-karari-verilen-bu-karar-vatandaslarimizin-demokrasiye-olan-guvenini-pekistiren-bir-karardir</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/bakan-gurlek-mutlak-butlan-karari-verilen-bu-karar-vatandaslarimizin-demokrasiye-olan-guvenini-pekistiren-bir-karardir.jpg" type="image/jpeg" length="94267"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP MYK olağanüstü toplandı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/chp-myk-olaganustu-toplandi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/chp-myk-olaganustu-toplandi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Özgür Özel'in çağrısı üzerine olağanüstü toplandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Özgür Özel'in çağrısı üzerine olağanüstü toplandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Edinilen bilgiye göre, MYK, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesinin, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasına ilişkin 'mutlak butlan' davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmaları, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralması yönünde karar vermesi sebebiyle acil olarak toplandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/chp-myk-olaganustu-toplandi-1</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/aa/chp-myk-olaganustu-toplandi.jpg" type="image/jpeg" length="78432"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara BAM, kurultay davasında Kılıçdaroğlu yönetiminin CHP yönetimini devralmasına hükmetti]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/ankara-bam-kurultay-davasinda-kilicdaroglu-yonetiminin-chp-yonetimini-devralmasina-hukmetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/ankara-bam-kurultay-davasinda-kilicdaroglu-yonetiminin-chp-yonetimini-devralmasina-hukmetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Kararda, 4-5 Kasım 2023'teki kurultayın mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle iptaline karar verdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.</p>

<p>Daire, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayı'nın iptaline ilişkin açılan davada, 'davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına' dair hükmüne ilişkin Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesince 24 Ekim 2025'te verdiği kararla ilgili istinaf kanun yolu incelemesini tamamladı.</p>

<p>Buna göre, esas dava ile birleşmesine karar verilen dosyalar yönünden yapılan istinaf başvurularının kabulü ile Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilgili kararının kaldırılmasına karar verildi.</p>

<p>Söz konusu davanın kabulüne karar veren Daire, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Seçimli Kurultayı'nın mutlak butlan nedeniyle malul olduğunun tespiti ile yapıldığı tarihten itibaren iptaline hükmetti.</p>

<p>Daire, mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) nedeniyle iptal kararı dolayısıyla bu tarihten sonra parti bünyesinde gerçekleştirilen tüm olağan ve olağanüstü kurultaylar ile alınan kararların da hükümsüz kaldığına karar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararda, 'Olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan tüm kararların iptali' nedeniyle '4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultay'dan önceki duruma dönülmesine, kurultay tarihinden önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine aynen devam etmelerine' karar verdi.</p>

<p>Ayrıca, 8 Ekim 2023'te gerçekleştirilen CHP İstanbul İl Kongresinin ve bu kongrede alınan tüm kararların da aynı gerekçeyle iptaline hükmetti.</p>

<p>Dairenin kararında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>'Mutlak butlanla sakatlanmış 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay ile göreve gelen Genel Başkan Özgür Özel'in, Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin, Parti Meclisi<br />
üyelerinin ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına ve 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultay öncesi görevde bulunan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmelerine, göreve iadelerine ihtiyati tedbir kararının, gereği için Yüksek Seçim Kuruluna, Ankara İl Seçim Kuruluna, Çankaya 4. İlçe Seçim Kuruluna ve Ankara Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir.'</p>

<p>Daire, 2 hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere verdiği kararı 'oy birliğiyle' aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/ankara-bam-kurultay-davasinda-kilicdaroglu-yonetiminin-chp-yonetimini-devralmasina-hukmetti</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2025/02/siyaset/chp/chp-chp-logo.jpg" type="image/jpeg" length="41360"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'den Milletvekili Hasan Öztürkmen için ihraç talebi]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/chpden-milletvekili-hasan-ozturkmen-icin-ihrac-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/chpden-milletvekili-hasan-ozturkmen-icin-ihrac-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Zeynel Emre, 'Yargı mutlak butlan kararı verirse saygı duyulmalıdır' açıklaması yapan CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen'in kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilmesini Parti Meclisi'nin gündemine alacaklarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Sözcüsü Zeynel Emre, 'Yargı mutlak butlan kararı verirse saygı duyulmalıdır' açıklaması yapan CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen'in kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilmesini Parti Meclisi'nin gündemine alacaklarını açıkladı.</p>

<p>CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında toplandı. Parti sözcüsü Zeynel Emre, MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen'in 'Yargı ne karar verirse saygı duyulması gerektiğini düşünüyorum' açıklamalarına ilişkin, 'Gaziantep Milletvekilimiz Hasan Öztürkmen'in butlan karşısında, butlan gelirse buna karşı sergileyeceğimiz tavır şu olur bu olur şeklinde butlanı normalleştiren, böyle bir kumpası sanki olabilirmiş gibi bahsetmesi bizim açımızdan, bizim partimize yönelik bir darbe girişiminden bahsedilmesidir. Bu hiçbir şekilde meşru gösterilemez. Kendisi milletvekilimizdir. Merkez Yönetim Kurulu'nda görüştük. Parti meclisinin gündemine alacağız. Kendisinin kesin ihraç isimli disiplin kuruluna sevkini ilk toplantıda parti meclisi karara bağlayacak. Kendisi milletvekili olduğu için yetki parti meclisinde' diye konuştu.</p>

<p>'Bu ülkeyi şahsın devleti haline getiremeyiz, buna müsaade etmeyiz'</p>

<p>CHP'nin temiz bir parti olduğunu söyleyen Emre, Kemal Kılıçdaroğlu'nun yayımladığı videoya ilişkin, 'Bütün bunları normalleştirmemek lazım. Bu endişeleri taşımak normal. Ama Türkiye Cumhuriyeti devleti, köklü devlet geleneği olan uzun süreli bir çabanın sonrasında Cumhuriyet'in ilan edildiği, bedeller ödendiği, meclisin açıldığı, milli egemenliğe dayalı bir Cumhuriyettir. Bunu hiçbir güç ortadan kaldıramaz. Zaman zaman zarar verenler olacaktır. Zaman zaman anayasadan kaynaklı, anayasanın boşluklarından faydalanarak göreve gelip anayasayı dinlemeyen olacaktır. Ama bu durumu elbet son bulacak. Kendi aramızda konuştuğumuz ya da diğer partilerdeki arkadaşlarla istişare ettiğimizde de insanların endişesini görüyoruz. Ama bizim ülkeye borcumuz var, hep birlikte farklı düşünsek de bu ülkeyi şahsın devleti haline getiremeyiz, buna müsaade etmeyiz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Cumhuriyet Halk Partisi, 103 yıllık koca bir çınar'</p>

<p>Mutlak Butlan kararının çıkması halinde bir hazırlıklarının olup olmayacağı konusuna ilişkin konuşan Emre, 'Buna ilişkin, genel başkanımız söyledi, biz her türlü saldırı, her türlü kurtulmaz karşısında, Cumhuriyet Halk Partisi, 103 yıllık koca bir çınar, elbette çeşitli hazırlıklarımız var. Ama bunu şöyle ifade edelim, böyle bir karar verdik, Cumhuriyet Halk Partisi bunu kabul eder, yönetim kabul eder, seçilmişler kabul eder. Böyle bir gerçeklik yok. Türkiye'de bugün kime sorarsanız sorup bu kararı, saçma sapan bir karar' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>İHA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/chpden-milletvekili-hasan-ozturkmen-icin-ihrac-talebi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 17:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/chpden-milletvekili-hasan-ozturkmen-icin-ihrac-talebi.jpg" type="image/jpeg" length="30026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: 'Bugün temel ihtiyaç yeni çerçeveler oluşturmak değil; mevcut hedefleri hızla uygulamaya geçirmek']]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-kurum-bugun-temel-ihtiyac-yeni-cerceveler-olusturmak-degil-mevcut-hedefleri-hizla-uygulamaya-gecirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-kurum-bugun-temel-ihtiyac-yeni-cerceveler-olusturmak-degil-mevcut-hedefleri-hizla-uygulamaya-gecirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kopenhag İklim Bakanları Toplantısı kapsamında düzenlenen 'Dayanıklılığın Artırılması ve Uyumun Hızlandırılması' oturumunda yaptığı konuşmada, 'Bugün temel ihtiyaç yeni çerçeveler oluşturmak değil; mevcut hedefleri hızla uygulamaya geçirmek' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kopenhag İklim Bakanları Toplantısı kapsamında düzenlenen 'Dayanıklılığın Artırılması ve Uyumun Hızlandırılması' oturumunda yaptığı konuşmada, 'Bugün temel ihtiyaç yeni çerçeveler oluşturmak değil; mevcut hedefleri hızla uygulamaya geçirmek' dedi.</p>

<p>COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Danimarka'da temaslarına devam ediyor. Bakan Kurum, Kopenhag İklim Bakanları Toplantısı kapsamında düzenlenen 'Dayanıklılığın Artırılması ve Uyumun Hızlandırılması' oturumunu yönetti. Bakan Kurum, oturumun açılışında yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin dünya üzerindeki etkilerine vurgu yaptı. İklim değişikliğinin artık geleceğe ilişkin bir senaryo olmadığının altını çizen Bakan Kurum, günlük yaşamı, üretim sistemlerini, altyapıyı ve doğal ekosistemi doğrudan etkileyen küresel bir gerçeklik olduğunu söyledi.</p>

<p>'Adaptasyon ve dirençlilik ekonomi ve toplumsal refahın temel unsuru'</p>

<p>Son yıllarda yaşanan aşırı hava olayları, kuraklıklar, seller, orman yangınları ve su krizlerinin iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin en ağır sonuçları olduğuna dikkat çeken Bakan Kurum, bu etkileri en yoğun yaşayanların gelişmekte olan ülkeler ve yerel topluluklar olduğunu kaydetti. Bakan Kurum, bu doğrultuda adaptasyon ve dirençliliğin sadece bir çevre politikası olmadığını, ekonominin ve toplumsal refahın da temel unsurlarından biri olduğunun altını çizdi.</p>

<p>'Yapılan çalışmalar, uyum yatırımlarının ekonomik kayıpları azalttığını gösteriyor'</p>

<p>Bakan Kurum, yürütülen çalışmaların önemli fırsatlar da oluşturduğunu belirterek, 'Yapılan çalışmalar, uyum yatırımlarının ekonomik kayıpları azalttığını, yatırım güvenliğini artırdığını, yeni istihdam alanları oluşturduğunu ve sürdürülebilir büyümeyi desteklediğini göstermektedir. Bu doğrultuda son yıllarda uluslararası düzeyde önemli gelişmeler yaşandı. COP30 kapsamında Küresel Uyum Hedefi'nin uygulanmasını izlemeye yönelik Belem Uyum Göstergeleri üzerinde uzlaşı sağlanması, adaptasyon finansmanının artırılmasına yönelik çağrılar ve giderek daha fazla Ulusal Uyum Planı'nın hazırlanması küresel iradenin güçlendiğini göstermektedir. Ayrıca Ulusal Uyum Planları Uygulaması İttifakı (NAP Implementation Alliance) gibi girişimler, uyumun sahada somut sonuçlar üreten bir gündem haline gelmesi açısından önemli bir rol üstlenmektedir' dedi.</p>

<p>'COP31 Başkanlığı olarak yaklaşımımız nettir'</p>

<p>Bakan Kurum, Ulusal Uyum Planları'nın uygulanmasını hızlandırmanın önemli olduğuna dikkat çekerek, 'Bugün artık temel ihtiyaç yeni çerçeveler oluşturmak değil; mevcut hedefleri hızla uygulamaya geçirmek ve somut sonuç üretmektir. Burada bir parantez açmak istiyorum. Farkındalığı da hep birlikte arttırmalıyız. Bence en önemli araç o. Bu farkındalık arttıkça hükümetler, ülkeler bu talebe karşı kayıtsız kalamayacaklar. Burada 3 öncelik öne çıkıyor. Uyum hedeflerinin etkin uygulanması, uyum finansmanının güçlendirilmesi ve tüm paydaşlar arasında daha güçlü iş birliği mekanizması. Çünkü iklim değişikliğine uyum artık yalnızca iklim politikalarını değil; kalkınma politikalarını, ekonomik planlamayı ve toplumsal dirençliliği de merkezine alıyor. COP31 Başkanlığı olarak yaklaşımımız nettir. Küresel hedeflerin artık ulusal eyleme dönüştürülmesi en büyük beklentilerimizden biridir. O yüzden 'Uygulama COP'u diyoruz' dedi.</p>

<p>Oturumda, Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) Başkanı Jim Skea, Uganda, Maliye Bakanları Koalisyonu bünyesindeki Uyum Çalışma Grubu Başkanı Sam Mugume Koojo, UNDP İklim Değişikliği Küresel Direktörü Cassie Flynn, COP31 Gençlik İklim Şampiyonu Sally Hıggıns de birer konuşma yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel uygulama hızlandırıcısı ve 1,5 derece Belem Misyonu</p>

<p>Bakan Kurum, İklim Bakanları Toplantısı kapsamında düzenlenen COP Başkanlarını Bilgilendirme Toplantısı'na da katıldı. COP30 Başkanı ve Büyükelçi Andre Correa do Lago, COP31 Müzakereler Başkanı ve Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen, COP29 Başkanı ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İklim Meseleleri Özel Temsilcisi Muhtar Babayev'in de bulunduğu toplantıda konuşan Bakan Kurum, COP30'da alınan kararlardan biri olan Küresel Uygulama Hızlandırıcısı ve 1,5 Derece Belem Misyonu'na dikkat çekti.</p>

<p>'Belem 1.5 derece görevi hepimizin katkı vereceği şeffaf bir buluşma noktası'</p>

<p>Bakan Kurum, 'Küresel Uygulama Hızlandırıcısı konusunda Brezilya ve Avustralya ile verimli çalışmalar yürütüyoruz. Oradaki tecrübeleri ve birikimi COP31'e aktararak süreci birlikte yürütmek gerektiğini düşünüyoruz. Hakikaten 'uygulama' dediğimiz konsepte çok farklı ve yenilikçi bir yaklaşım getiren Hızlandırıcı, önceliklendirilen çözüm alanları ile sahayı birleştirecek. Eylem Ajandası ile de belirli noktalarda bağlantı kuracak. Paris Anlaşması'nın başarısının hem müzakerelerde alınan kararlara hem de bunları ulusal politikalarımıza tercüme etme kararlılığımıza bağlı olduğunu unutmamak gerek. Belem 1.5 derece görevi de bu noktada kilit bir misyon olarak hepimizin katkı vereceği şeffaf ve katılımcı bir buluşma noktası rolü üstleniyor. Azerbaycan, Brezilya ve Avustralya ile birlikte çalıştığımız bu konuyu, NDC ve NAP'lerin daha azimli uygulanması için sorular soran ve cevapları arayan bir alan olarak tasarlıyoruz. 1.5 dereceyi erişilebilir kılmak için fırsatları, engelleri, uluslararası iş birliği gibi konuları, hep birlikte, sadece devletler tarafında değil, uygulamanın tamamındaki aktörlerle konuşma fırsatı sunan bu alanın etkin ve verimli bir şekilde değerlendirilmesini son derece önemsiyoruz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-kurum-bugun-temel-ihtiyac-yeni-cerceveler-olusturmak-degil-mevcut-hedefleri-hizla-uygulamaya-gecirmek</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/bakan-kurum-bugun-temel-ihtiyac-yeni-cerceveler-olusturmak-degil-mevcut-hedefleri-hizla-uygulamaya-gecirmek.jpg" type="image/jpeg" length="53604"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP’li Yurdakul, hastanede gazi ve şehit yakınlarını ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhpli-yurdakul-hastanede-gazi-ve-sehit-yakinlarini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhpli-yurdakul-hastanede-gazi-ve-sehit-yakinlarini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, Ankara Gaziler Hastanesi’nde gaziler ve şehit yakınlarını ziyaret etti. Yurdakul, kalıcı mali düzenleme, sağlıkta fark ücretlerinin kaldırılması ve gazilere yönelik hakların genişletilmesi gerektiğini söyledi. Yurdakul, "Büyük Türk milleti, göz nurlarımız olan kahramanlarının yanında olmaya ilelebet devam edecektir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Selim Yurdakul, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştirma Hastanesinde Gazileri ve Şehit yakınlarını ziyaret etti.</p>

<p>Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Selim Yurdakul, şunları ifade etti:<br />
<br />
“Vatanımızın bölünmez bütünlüğü uğruna canlarını siper eden kahramanlarımızın şifa bulduğu Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesini ziyaret ederek; Gazilerimiz, Şehit yakınlarımız ve kıymetli sağlık çalışanlarımızla ve hastanemizin kıymetli idarecileriyle bir araya gelmekten çok mutlu olduk. Şehitlerimizin emanetleri ve Gazilerimizin tedavi süreçlerine yerinde şahitlik etmek, onların metanetini görmek, onlara “Siz hiçbir zaman unutulmadınız, bundan sonra da unutulmayacaksınız” demek, bizler için büyük bir onur vesilesi olmuştur."</p>

<h2>'Türk vatanı, Şehit ve Gazilerimizin kutlu bir emanetidir'</h2>

<p>MHP'li Yurdakul, “<strong>Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler, vatan mücadelemizin en kıymetli özneleri olan gazilerimizi, “Lider Ülke Türkiye” idealimizin asıl mimarları olarak görüyoruz. Bilinmelidir ki Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği üzere; 'Türk vatanı, Şehit ve Gazilerimizin kutlu bir emanetidir'. Bu emaneti korumak ve kahramanlarımızın beklentilerini karşılamak, biz siyasetçiler başta olmak üzere tüm devlet kurumlarının boynunun borcudur</strong>” dedi.</p>

<figure>
<p><img height="720" src="https://www.turkgun.com/uploads/upload-image/2026/5/1779358157674-image.jpg" width="1280" /></p>
</figure>

<h2>'KALICI ÇÖZÜMLER SUNULMALI'</h2>

<p>"<strong>Kahramanlarımızın mali kaygılardan uzak, müreffeh bir hayat sürmeleri için siyasi mekanizmaları çalıştırmaya kararlıyız</strong>" diyen MHP'li Yurdakul sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Genel Başkanı Lokman Aylar ve aralarında Gazilerimizin evlatlarının da bulunduğu bir heyetle hastanede gerçekleştirdiğimiz istişarelerde, kahramanlarımızın mali haklar konusundaki beklentilerini yakından dinledik. Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu konudaki duruşu nettir: Şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi bazı siyasi partilerin "Senede bir maaş ikramiye" gibi geçici ve popülist çözümleri yerine, kalıcı ve hakkaniyetli bir mali çerçeve sunulmalıdır. TÜİK gibi kamu kurumlarımızın belirleyeceği en iyi refah ve mutluluk şartlarını sağlayan, her yıl enflasyon oranında ve mutlaka refah payı içerecek şekilde iyileştirilen bir maaş düzenlemesini hayata geçirmek temel hedefimizdir. Kahramanlarımızın mali kaygılardan uzak, müreffeh bir hayat sürmeleri için siyasi mekanizmaları çalıştırmaya kararlıyız. Yine kıymetli Gazilerimizin ve Şehit Ailelerinin gerek tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinde, gerek iş ve sosyal hayatlarında ihtiyaç duydukları mobilite imkanlarını geliştirmek üzere motorlu taşıtlar hakkındaki görüş ve tercihlerini dikkatle dinledik ve bunların tamamında hemfikiriz.</p>

<p>Milliyetçi Hareket Partisi olarak dinliyoruz, istişare ediyoruz ve makul çözümlerde birleşiyoruz. Bu hususlarda hak sahiplerini kısıtlayan değil, onları anlayan, talepleri gören ve onların tercihlerine ve görüşlerine saygı duyan taraftayız ve sonuna kadar hak sahiplerimizin yanındayız. Bu çerçevede Şehitlerimizin ve Gazilerimizin tamamı bizim için birdir ve kıymetlidir. Görevin yeri ve konusu gibi ayrılıkların hak sahipleri arasında farklılaşma meydana getirmesine müsaade edilmemelidir. Türk milleti olarak hak sahibi Gazilerimize ve Şehit yakınlarımıza uygun tek bir standart belirlenmeli ve buna göre mali ve özlük haklarını düzenlemeliyiz. Bununla birlikte birkaç ölçüm ve değerleme yaklaşımı nedeniyle Gazi’lik haklarına erişimde sorun yaşayan kahraman evlatlarımızı da bu haklarına kavuşturma yükümlülüğümüz bulunmaktadır. Ayrıca terörle mücadelede yaralanıp Gazi sayılmayan kahramanlarımıza hak ettikleri madalyaları ve özlük haklarını sağlamak zorundayız."</p>

<figure>
<p><img height="720" src="https://www.turkgun.com/uploads/upload-image/2026/5/17793581696-image.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</figure>

<h2>'FARK ÖDEMESİ KAVRAMI KALDIRILMALI'</h2>

<p>"Ülkemizin sağlık hizmetleri günden güne gelişirken Milliyetçi Hareket Partisi olarak erişim noktasında, gazilerimize ve şehit yakınlarımıza hastaneye adım attıkları andan itibaren özel bir misafir gibi ağırlanmasından yanayız. Mevzuatımızda yapılacak düzenlemelerle; teşhis ve tedavi süreçlerinde, tetkiklerden ilaçlara, protez ve ortez ihtiyaçlarına kadar doğan tüm "fark ödemesi" kavramlarını şehit yakınları ve gazilerimiz için tamamen ortadan kaldırmayı teklif ediyoruz. Onlar sağlığından vazgeçerken tereddüt etmediler; biz de onlara hizmet sunarken hiçbir engelin veya tasarruf tedbirinin arkasına sığınmamalıyız.</p>

<p>Bugün Türkiye, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin de vurguladığı üzere, elli yıllık bölücü terör kamburundan kurtulup "Terörsüz Türkiye" hedefine doğru ilerleyen tarihi bir eşiktedir. Bu süreç, terörü geçmişiyle normalleştirmek değil; terörü zihinlerden ve hayatın her yerinden söküp atmaktır. İç cepheyi güçlendirerek, "Herkes Eşittir Türkiye" mutabakatıyla milli birliğimizi tahkim etmek temel önceliğimizdir. Terörün bitmesi, Şehit ve Gazilerimizin verdiği mücadelenin zaferle taçlanması demektir. Bu vizyon doğrultusunda, tüm devlet kurumlarının eşgüdüm içinde çalışacağı, Şehit yakınları ve Gazilerimiz için Cumhurbaşkanlığımıza bağlı müstakil ve Gaziler ve Şehit yakınları konusunda tek yetkili bir kurumsal yapının oluşturulması gerektiğini savunuyoruz.</p>

<p>MHP olarak, Şehit yakınlarımızı ve Gazilerimizi her sosyal ortamda onurlandıracak, hayatlarını kolaylaştıracak ve hak ettikleri hürmeti her alanda görmelerini sağlayacak bir toplumsal dönüşümü başlatmaya hazırız. Kahraman Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize acil şifalar ve esenlikler diliyorum. Büyük Türk milleti, göz nurlarımız olan kahramanlarının yanında olmaya ilelebet devam edecektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhpli-yurdakul-hastanede-gazi-ve-sehit-yakinlarini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/yna-k-mhpli-yurdakul-hastanede-gazi-ve-sehit-yakinlarini-ziyaret-etti.webp" type="image/jpeg" length="10914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Sudan Başbakanı İdris ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-sudan-basbakani-idris-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-sudan-basbakani-idris-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sudan Başbakanı Kamil İdris ile görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sudan Başbakanı Kamil İdris ile görüştü.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çalışma ziyareti vesilesiyle Türkiye'ye gelen Sudan Başbakanı Kamil İdris ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. Baş başa ve heyetler arası gerçekleştirilen görüşmeler sonrasında çalışma yemeği düzenlendi. Görüşmelere Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Kalıcı ateşkesin sağlanması için uluslararası çabaları desteklemeyi sürdürüyoruz'</p>

<p>Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Yılmaz, Türkiye'nin Sudan ile ilişkileri siyasi, ekonomik, ticari ve kültürel alanlarda ileriye taşımaya kararlı olduğunu vurgulayarak, 'Sudan'ın birliğini, egemenliğini, bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü hem bölgesel istikrar hem de Afrika'nın huzur ve güvenliği açısından son derece önemli görüyoruz. Bölgede çatışmaların sona ermesi, kalıcı ateşkesin sağlanması ve kapsamlı bir siyasi sürecin hayata geçirilmesi için diyalog ve diplomasi temelindeki tüm uluslararası çabaları da desteklemeyi sürdürüyoruz' dedi.</p>

<p>Türkiye olarak Sudan halkının yanında olmaya, yeniden imar ve kalkınma sürecine katkı sunmaya devam edeceklerini belirten Yılmaz, 'Yarın Ankara'da gerçekleştirilecek Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantısının ticaret hacmimizi daha ileri seviyelere taşıyacak, iş dünyalarımız arasındaki iş birliğini güçlendirecek ve ortak vizyonumuzu somut adımlarla pekiştirecek önemli bir dönüm noktası olacağına inanıyorum' açıklamasında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-sudan-basbakani-idris-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-sudan-basbakani-idris-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="85793"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum, Kopenhag İklim Bakanları Toplantısı'na katıldı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-kurum-kopenhag-iklim-bakanlari-toplantisina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-kurum-kopenhag-iklim-bakanlari-toplantisina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31'de Yeşil İklim Fonu'nun iklim hedeflerini desteklemekte önemli bir yeri olduğunu belirterek, 'Yeşil İklim Fonu'nun bu yıl yeniden kaynağa ulaşması kritik önem taşıyor. Ayrıca gelişmiş ülkeler, Bakü Finansman Hedefi'ne düşen adil paylarını nasıl karşılayacaklarını göstermek üzere bu yıl, ilk iki yıllık bildirimlerini sunmalı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31'de Yeşil İklim Fonu'nun iklim hedeflerini desteklemekte önemli bir yeri olduğunu belirterek, 'Yeşil İklim Fonu'nun bu yıl yeniden kaynağa ulaşması kritik önem taşıyor. Ayrıca gelişmiş ülkeler, Bakü Finansman Hedefi'ne düşen adil paylarını nasıl karşılayacaklarını göstermek üzere bu yıl, ilk iki yıllık bildirimlerini sunmalı. Küresel iklim eylemini desteklemekten söz etmek kolay ama o sözü tutmak da gerekir. Eylem gündemimizle süreci geliştirmeye ve somut sonuç üretmeye, geçişi hızlandırmaya kararlıyız' dedi.</p>

<p>Bakan Kurum, Danimarka'nın ev sahipliğinde gerçekleşen, küresel iklim kriziyle mücadele, emisyon azaltım hedefleri ve COP31 zirvesi öncesi yol haritasının değerlendirildiği Kopenhag İklim Bakanları Toplantısı'na katıldı. Danimarka İklim, Enerji ve Kamu Hizmetleri Bakanı Lars Aagaard moderatörlüğünde gerçekleşen toplantının açılışında konuşan Bakan Kurum, elektrifikasyonun önemine dikkat çekti. Bakan Kurum, 'COP31 Başkanlığı olarak küresel bir tartışma başlatmak istiyoruz. Antalya'da buna ilişkin bir adım atmak istiyoruz. Bugün nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 20'si elektrikle karşılanıyor. Bu oranı mümkün olduğunca arttırmayı hedeflemeliyiz. Hem elektrik üretimini karbonsuzlaştırmak hem de elektrifikasyonu aslında hayatın her alanına yaymak gerekiyor' diye konuştu.</p>

<p>COP31 Eylem Gündemi'nin öncelikli konuları arasında temiz enerji, temiz pişirme, dirençli şehirler ve sanayinin karbonsuzlaştırılması olduğunun altını çizen Bakan Kurum, bu konuda Uluslararası Enerji Ajansı, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı ve Küresel Yenilenebilirler İttifakı gibi kuruluşlarla çalışmaya devam ettiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Ulusal uyum planlarını çok önemsiyoruz'</p>

<p>COP31 hazırlıkları kapsamında iklim eylemine farklı taraflardan katkı sunulmasına açık olduklarını ifade eden Bakan Kurum, tüm paydaşlara çağrıda bulunarak, 'Sürecin tarafların öncülüğünde ilerleyen yapısına saygı göstererek, müzakereler dışında da verimli diyaloglar yürütebileceğimiz alanların bulunmasının kritik olduğuna inanıyoruz. Küresel İklim Eylem Gündemi'nin yeni modeli kapsamında, pratik çözümler üzerinde iş birliği yapılabilecek forumlar olacaktır. Tüm paydaşlarımıza Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin finansmanını güvence altına alma çağrısında bulunuyoruz. Ulusal yol haritalarının, kolektif eylemin ve Paris mekanizmasının temel yapı taşları olduğunu düşünüyoruz. En büyük etkinin oluşturulabilmesi için bu yol haritalarının BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi sınırlarında kalması ve Ulusal Katkı Beyanları (NDC) olarak sunulması; bunlara İki Yıllık Şeffaflık Raporları'nın (BTR) eşlik etmesi gerektiğine inanıyoruz. Ulusal Uyum Planları'nı çok önemsiyoruz. Yol haritalarının sistemi güçlendirmesi gerektiğini düşünüyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Erişilebilirliği artırmak için finans kuruluşlarıyla çalışmayı sürdüreceğiz'</p>

<p>Bakan Kurum, COP31'de önemli başlıklardan birinin iklim finansmanı olacağını vurgulayarak, şunları söyledi:</p>

<p>'Her şeyden önce, gelişmekte olan dünyaya yönelik iklim finansmanını ölçeklendirmek için atabileceğimiz pratik adımlara bakıyoruz. Bunu; Küresel Uygulama Hızlandırıcısı, ilave bir mekanizma ve Bakü'den Belém'e Yol Haritası'nın tavsiyelerini hayata geçirmek üzere tüm aktörlerle birlikte çalışarak yapacağız. COP31'in, uluslararası özel sektör aktörlerinin iklim finansmanını harekete geçirmek için iş birliği yapabileceği bir yer olmasını istiyoruz. Donörleri, 300 milyar dolarlık Bakü Finansman Hedefi kapsamındaki taahhütleri konusunda sorumlu tutacağız. COP31 sonunda 300 milyarlık taahhütten ne gerçekleşmiş bunu görmek, ölçmek istiyoruz. Bunu uygulama mekanizmasıyla gelişmekte olan ülkelere destek olarak verip, oradaki iklim değişikliğine uyumu arttıracak adımlar atmak istiyoruz. İmtiyazlı ve hibe temelli kamu finansmanı; özellikle ekonomisi gelişmekte olan ülkelerin uyum sağlayabilmesi, direnç inşa edebilmesi ve kayıp-zarara yanıt verebilmesi için elzem olacaktır. Erişilebilirliği artırmak için finans kuruluşlarıyla çalışmayı sürdüreceğiz. Bu amaçla, BM iklim fonlarından sağlanan kaynağı 2030'a kadar üç katına çıkarmaya çalışacağız.'</p>

<p>'Yeşil İklim Fonu'nun bu yıl yeniden kaynağa ulaşması önemli'</p>

<p>COP31'de Yeşil İklim Fonu'nun iklim hedeflerini desteklemekte önemli bir yeri olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, 'Yeşil İklim Fonu'nun bu yıl yeniden kaynağa ulaşması kritik önem taşıyor. Ayrıca gelişmiş ülkeler, Bakü Finansman Hedefi'ne düşen adil paylarını nasıl karşılayacaklarını göstermek üzere bu yıl, ilk iki yıllık bildirimlerini COP başkanlığına sunmaları gerekiyor. Küresel iklim eylemini desteklemekten söz etmek kolay ama o sözü tutmak da gerekir. Eylem Gündemimizle süreci geliştirmeye ve somut sonuç üretmeye, geçişi hızlandırmaya kararlıyız. İşin sonunda biz bu dünyanın geleceği için hep birlikte adım atmak mecburiyetindeyiz. Bu bir tercih değil, bu bir zorunluluk. Bu zorunluluğu sevgili dostlarımızla birlikte yapmaya kararlıyız' diye konuştu.</p>

<p>'İhtiyaç duyduğumuz şey daha güçlü uygulama, daha güçlü iş birliği'</p>

<p>Bakan Kurum, toplantının sonunda yaptığı konuşmada Paris İklim Anlaşması'nın imzalanmasının üzerinden 10 yıl geçtiğini hatırlatarak 'Paris Anlaşması'nın ikinci 10 yılına girdik ve önemli ilerleme kaydediyoruz. Bugün artık çok net bir noktadayız. İklim rejiminin temel meselesi artık yalnızca yeni hedefler açıklamak değil, mevcut taahhütleri sahada somut sonuçlara dönüştürmektir. Bu nedenle küresel iklim rejiminin açık şekilde yeni bir uygulama dönemine girdiğini söylüyoruz, buna inanıyoruz. Bugün mevcut azaltım seviyesiyle uygulama kapasitesi arasındaki boşluğun hızla kapatılması gerektiği çok açıktır. Bu noktada ulusal katkı beyanlarını yalnızca politika belgeleri olarak değil, uygulanabilir dönüşüm yol haritaları olarak ele almak zorundayız. Çünkü artık ihtiyaç duyduğumuz şey daha güçlü uygulama, daha güçlü iş birliği ve daha somut sonuçlardır. Özellikle enerji dönüşümü bu sürecin merkezinde yer almaktadır. Çünkü emisyonların işte yüzde 70'e yakını enerji kaynaklı' dedi.</p>

<p>Açılış toplantısında, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen, COP30 Başkanı Andre Correa do Lago ve BM Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart da birer konuşma yaptı.</p>

<p>Danimarka, Brezilya ve Avustralya ile ortak basın toplantısı</p>

<p>Bakan Kurum, toplantı öncesinde COP31 Başkanlığında müzakereleri Türkiye ile birlikte yürütecek Avustralya'nın İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile bir araya geldi. Heyetler arası görüşmede Antalya'nın ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31 Zirvesi'ne ilişkin hazırlıklar ele alındı. Bakan Kurum, daha sonra, Danimarka Bakanı Lars Aagaard, Brezilya Hükümeti İklim Elçisi ve COP30 Başkanı Andre Correa do Lago ve Avustralya Bakanı Chris Bowen ile uluslararası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-kurum-kopenhag-iklim-bakanlari-toplantisina-katildi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/bakan-kurum-kopenhag-iklim-bakanlari-toplantisina-katildi.jpg" type="image/jpeg" length="47562"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: 15 ve 18 yaş aralığındaki çocuklara yetişkinlerle aynı oranda ceza verilmesi yönünde bir düzenleme yaptık]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-gurlek-15-ve-18-yas-araligindaki-cocuklara-yetiskinlerle-ayni-oranda-ceza-verilmesi-yonunde-bir-duzenleme-yaptik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-gurlek-15-ve-18-yas-araligindaki-cocuklara-yetiskinlerle-ayni-oranda-ceza-verilmesi-yonunde-bir-duzenleme-yaptik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, suça sürüklenen çocuklarla ilgili düzenlemeye ilişkin, 'Özellikle 15 ve 18 yaş aralığındaki çocuklara adam öldürme gibi bazı eylemlerden dolayı verilen cezalar bakımından yetişkinlerle aynı oranda ceza verilmesi yönünde bir düzenleme yaptık' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, suça sürüklenen çocuklarla ilgili düzenlemeye ilişkin, 'Özellikle 15 ve 18 yaş aralığındaki çocuklara adam öldürme gibi bazı eylemlerden dolayı verilen cezalar bakımından yetişkinlerle aynı oranda ceza verilmesi yönünde bir düzenleme yaptık' dedi.</p>

<p>Bakan Gürlek, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen istişare toplantısında Doğu Anadolu Bölgesi illerinin milletvekilleriyle bir araya geldi. Toplantılarda yapılan değerlendirmelerin yargı hizmetlerinin hızlandırılması ve erişilebilirliğinin artması için yol haritası çizdiğini belirten Bakan Gürlek, adliye, lojman, hakim, savcı, personel ihtiyaçlarının yanı sıra vatandaşlardan gelen talep ve beklentilerin kendileri için önemli olduğunu kaydetti. Suça sürüklenen çocuklara verilen cezaların artırılmasına ilişkin de Gürlek, 15-18 yaş aralığındaki çocuklarla ilgili infaz düzenlemesinin değiştirileceğini açıkladı.</p>

<p>'15 ve 18 yaş aralığındaki çocuklara yetişkinlerle aynı oranda ceza verilmesi yönünde bir düzenleme yaptık'</p>

<p>Suça sürüklenen çocukların yetişkinlerle aynı cezayı almasını sağlamak için gerekli düzenlemeyi yaptıklarını belirten Bakan Gürlek, 'Bu toplantılar bizim için faydalı oluyor. Özellikle siz bölgeden, sahadan ihtiyaçları bize söylüyorsunuz. Vatandaş gözüyle bölgenin bir ihtiyacı varsa, bir memnuniyeti, memnuniyetsizliği varsa biliyorsunuz 12. Yargı Paketimiz var. Onunla ilgili milletvekillerimizin görüşleri, bölgenin görüşleri bizim için çok kıymetli. Özellikle suça sürüklenen çocuklara verilen cezaların artırılmasına ilişkin toplumda bir ihtiyaç vardı. Son zamanlarda biliyorsunuz maalesef bazı olumsuz eylemler oldu. Verilen cezalar toplumda sanki cezasızlık algısı oluşturuyordu. Özellikle 15 ve 18 yaş aralığındaki çocuklara adam öldürme gibi bazı eylemlerden dolayı verilen cezalar bakımından yetişkinlerle aynı oranda ceza verilmesi yönünde bir düzenleme yaptık. Normalde biliyorsunuz suça sürüklenen çocuklar 15-18 yaş aralığında yatmış oldukları cezalar içeride 1 gün, 2 gün olacak şekilde infaz düzenlemesi vardı. Bunu da değiştiriyoruz. Normalde 1'e 1 infaz düzenlemesi oluyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Aile Bakanımız ve Milli Eğitim Bakanımızla ortak bir komisyon kurduk'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Okullardaki çocuklarla ilgili de çalışma yaptıklarını ifade eden Bakan Gürlek, '11 yaşından itibaren de okullarda özellikle bu şekilde eyleme karışmış, suça karışmış çocukların gözlemlenmesi, takip edilmesi, daha sonradan da zamanla bunların aileleri de ziyaret edilerek bu çocukların son durumlarının artık bir kayıt altına alınması gerekiyor. Bu konuda Aile Bakanımız, Milli Eğitim Bakanımızla ortak bir komisyon kurduk' dedi.</p>

<p>Sosyal medya düzenlemelerine de değinen Bakan Gürlek, belirli katalog suçlar bakımından kimlik doğrulama sistemine ilişkin hükümler üzerinde çalışıldığını dile getirdi. Tüm vatandaşların kayıt altına alınması yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Bakan Gürlek, belirli suçların soruşturulması kapsamında yargı makamlarının talebiyle kimlik bilgilerinin tespit edilmesinin hedeflendiğini kaydetti. Bakan Gürlek ayrıca, sosyal medya platformlarına özellikle kimlik doğrulamayla giriş şeklinde düzenlemenin de ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-gurlek-15-ve-18-yas-araligindaki-cocuklara-yetiskinlerle-ayni-oranda-ceza-verilmesi-yonunde-bir-duzenleme-yaptik</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/bakan-gurlek-15-ve-18-yas-araligindaki-cocuklara-yetiskinlerle-ayni-oranda-ceza-verilmesi-yonunde-bir-duzenleme-yaptik.jpg" type="image/jpeg" length="25374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP'li Büyükataman: İP’in son tüketim tarihi geçmiş, söylemleri bayatlamış ve aziz milletimizde karşılığı kalmamıştır]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/mhpli-buyukataman-ipin-son-tuketim-tarihi-gecmis-soylemleri-bayatlamis-ve-aziz-milletimizde-karsiligi-kalmamistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/mhpli-buyukataman-ipin-son-tuketim-tarihi-gecmis-soylemleri-bayatlamis-ve-aziz-milletimizde-karsiligi-kalmamistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İP Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bugün TBMM kürsüsünde kendini nimetten sayan bir kibir ile çırpındıkça batmıştır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İP Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bugün TBMM kürsüsünde kendini nimetten sayan bir kibir ile çırpındıkça batmıştır" dedi.</p>

<p>MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla İP'li Dervişoğlu'na tepki gösterdi.</p>

<p>"İP Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu bugün TBMM kürsüsünde kendini nimetten sayan bir kibir ile çırpındıkça batmıştır. Haddini ve geçmişini unutan İP’in emanetçisinin partimizi ve Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef alan ifadeleri hamasetten, kelime oyunu ve çarpıtmadan öteye gidememiştir. Çok bağırdığında haklı olacağını sanan bu şahsın bağırışları uçurumdan yuvarlandığının göstergesi olmuştur" diyen MHP'li Büyükataman şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"TERÖRSÜZ TÜRKİYE MİLLİ BİR STRATEJİDİR VE MUTLAKA BAŞARIYA ULAŞACAKTIR"</h2>

<p>"İP’in son tüketim tarihi geçmiş, söylemleri bayatlamış ve aziz milletimizde karşılığı kalmamıştır. Terörsüz Türkiye hedefinin ilk gününden itibaren elde edilen kazanımlar açıkça ortadadır. Terörsüz Türkiye sürecinde bir pazarlık yapılmadığı, milli ve manevi hassasiyetlerden taviz verilmediği açıkça ortadadır. Türkiye’nin düşmanları istedikleri kadar çırpınsınlar, Terörsüz Türkiye’den dönüş olmayacaktır. Terörsüz Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti’nin emperyalizme ve onun aparatı olan terör şebekelerine karşı Türk’ün iradesini çelikleştiren bir hedeftir. Yüzyılın en stratejik hamlesini hamasetle, iftirayla karalamaya çalışan Dervişoğlu ve partisini perde arkasından yöneten zihniyet kaybetmeye mahkûmdur. 2019 ve 2023 seçimlerinde HDP ile ittifak kuran İP’in bugün Terörsüz Türkiye hedefine iftiralarla saldırması düpedüz ikiyüzlülüktür. Siyasi menfaatleri söz konusu olduğunda herkesle ortaklık yapanların, terör belasını bitirmek için mücadele eden Liderimiz Devlet Bahçeli’ye edepsizce saldırması samimiyetsizliğin daniskasıdır. Dervişoğlu öncelikle terörün bitecek olmasından niçin bu kadar rahatsız olduğunu açıklamak zorundadır. Terörü bitirecek olan Terörsüz Türkiye hedefine, hangi terör baronlarının nam ve hesabına karşı çıktığı milletimizce merak konusudur. Dervişoğlu’nu kürsüde kendi söylediği yalanlara inanarak yaşadığı sinir krizlerine, hadsizliklerine mecbur bırakan nedir? Terörsüz Türkiye milli bir stratejidir ve mutlaka başarıya ulaşacaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/mhpli-buyukataman-ipin-son-tuketim-tarihi-gecmis-soylemleri-bayatlamis-ve-aziz-milletimizde-karsiligi-kalmamistir</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/mhp/ismet-buyukataman-2-1.jpeg" type="image/jpeg" length="93996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Bowen ile bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-kurum-avustralya-iklim-degisikligi-ve-enerji-bakani-bowen-ile-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-kurum-avustralya-iklim-degisikligi-ve-enerji-bakani-bowen-ile-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İklim Bakanları Toplantısı'na katılmak üzere geldiği Danimarka'da Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ve beraberindeki heyet ile bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İklim Bakanları Toplantısı'na katılmak üzere geldiği Danimarka'da Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ve beraberindeki heyet ile bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İklim Bakanları Toplantısı'na katılmak üzere Danimarka'ya geldi. Bakan Kurum, başkent Kopenhag'da Avustralyalı heyet ile bir araya geldi. Kurum sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'COP31 Başkanlığımızda müzakereleri yürütecek Avustralya ile kahvaltıda buluştuk. Antalya'da ev sahipliğini yapacağımız zirveye ilişkin hazırlıklarımızı, bundan sonra yapacaklarımızı ele aldık. Küresel iklim diplomasisinde güçlü eşgüdüm ve ortak vizyonla ilerlemeyi sürdürüyoruz. Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Sayın Chris Bowen'a nazik daveti için teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-kurum-avustralya-iklim-degisikligi-ve-enerji-bakani-bowen-ile-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/05/agency/iha/bakan-kurum-avustralya-iklim-degisikligi-ve-enerji-bakani-bowen-ile-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="95466"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
