<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>EtikHaber</title>
    <link>https://www.etikhaber.com</link>
    <description>Doğru Haberin Adresi...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.etikhaber.com/rss/kultur-sanat-magazin" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 08 Apr 2026 12:57:28 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/rss/kultur-sanat-magazin"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çantı tekniğiyle inşa edilen çivisiz cami 2 asırdır ayakta]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/canti-teknigiyle-insa-edilen-civisiz-cami-2-asirdir-ayakta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/canti-teknigiyle-insa-edilen-civisiz-cami-2-asirdir-ayakta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ta çantı tekniği ile inşa edilen 2 asırlık çivisiz cami, adeta zamana meydan okuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak'ta çantı tekniği ile inşa edilen 2 asırlık çivisiz cami, adeta zamana meydan okuyor.</p>

<p>Çaycuma ilçesine bağlı Akçahatipler Köyü Merkez Camisi, çantı tekniğiyle 2 asırdır cemaatini ağırlıyor. Mimarı bilinmeyen cami, Anadolu'nun ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birini oluşturuyor.</p>

<p>Cemaatin sığmaması üzerine ikinci katı da inşa edilerek hizmete açılan cami, dron ile havadan görüntülendi. Merak eden yerli ve yabancı turistlerin camiyi ziyarete geldiğini anlatan köy sakinleri, cami için gerekli desteklerin de sağlanmasını istedi. Köylüler, caminin uzun yıllar daha yaşatılması gerektiğine vurgu yaptılar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Köy azası İsmail Kızıltoprak (59) caminin bakımından kendini sorumlu hissettiğini anlatarak, 'Bu civarda bir tek bizim ahşap camimiz varmış. Civar köylerde cami yokmuş. Diğer köylerden bizim köye camiye gelirlermiş. Cami 200 yıllık. Giriş katının tarihini bilen yok. Daha önce babam ve dedem camiyi onarıyordu. Şu anda ben bakıyorum. Babamın görevini aldım. Camideki tamir ve onarımları yapıyorum. Dışarısını da ahşap koruyucular kullandık. İçerisini onardık. Bu hale kadar getirdik' dedi.</p>

<p>Caminin yapımında kullanılan ağaçların tek tek işlemden geçirildiğini büyüklerinden duyduklarını anlatan Kızıltoprak, 'Kütük olarak tek tek biçmişler. Buraya dışarıdan gelen de oluyor. Burayı görmek camiyi görmek için geliyorlar. Çok da beğeniyorlar. Ne kadar çok yer gezdim. Ben 59 yaşındayım. Daha dışarıda namaz kılındığını bilmiyorum. Camimiz çok büyük ve mükemmel, tarihi bir cami' şeklinde konuştu.</p>

<p>Camiyi büyüklerinden devraldığını ifade eden Kızıltoprak, 'Yaşımız ve gücümüz elverdiği müddetçe bundan sonrası için de Allah nasip eder ömür verirse elimizden geleni yapacağız' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, ZONGULDAK</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/canti-teknigiyle-insa-edilen-civisiz-cami-2-asirdir-ayakta</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/canti-teknigiyle-insa-edilen-civisiz-cami-2-asirdir-ayakta.jpg" type="image/jpeg" length="45779"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Medusa Mozaiği tekrar ziyarete açıldı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/medusa-mozaigi-tekrar-ziyarete-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/medusa-mozaigi-tekrar-ziyarete-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kibyra Antik Kenti'nde 3 bin 600 kişilik odeonun orkestra bölümünü süsleyen Geç Roma dönemine ait Medusa Mozaiği, kış sezonunun ardından yeniden ziyarete açıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kibyra Antik Kenti'nde 3 bin 600 kişilik odeonun orkestra bölümünü süsleyen Geç Roma dönemine ait Medusa Mozaiği, kış sezonunun ardından yeniden ziyarete açıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Kibyra Antik Kenti'nde hava şartlarından korunması amacıyla yılın büyük bölümünde özel koruma altına alınan Medusa Mozaiği, uzman restoratörler tarafından kaldırılan katmanların ardından ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Dünyada benzeri bulunmayan Medusa Mozaiği, kasım ayı sonuna kadar görülebilecek. Yuvarlak planlı anıtsal çeşme yapısından (Tholos Nymphaion) ise orijinal kaynağından getirilen su tekrar akmaya başladı.</p>

<p>Kibyra Kazı Başkanı ve Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Özüdoğru, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Kış ayları boyunca iklim şartlarından korunması amacıyla üzeri kapatılan Kibyra Medusa Mozaiği ile Odeion Stoası Zemin Mozaiği açılmış olup, 2026 Kasım ayı sonuna kadar ziyaret edilebilir. (The Medusa Mosaic at Cibyra is open to visit until end of the november). Yuvarlak planlı anıtsal çeşme yapısından (Tholos Nymphaion) ise orijinal kaynağından getirilen su tekrar akmaya başlamıştır' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, BURDUR</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/medusa-mozaigi-tekrar-ziyarete-acildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/04/agency/iha/medusa-mozaigi-tekrar-ziyarete-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="82444"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuzey Makedonya'dan bir aşk hikayesini anlatan 'Geçmişin Kokusu' filmi, 24 Nisan'da vizyonda]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/kuzey-makedonyadan-bir-ask-hikayesini-anlatan-gecmisin-kokusu-filmi-24-nisanda-vizyonda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/kuzey-makedonyadan-bir-ask-hikayesini-anlatan-gecmisin-kokusu-filmi-24-nisanda-vizyonda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Makedonya'nın tarihi dokusu eşliğinde bir aşk hikayesini beyaz perdeye taşıyan TRT ortak yapımı 'Geçmişin Kokusu' filmi, 24 Nisan'da izleyiciyle buluşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Kuzey Makedonya'nın tarihi dokusu eşliğinde bir aşk hikayesini beyaz perdeye taşıyan TRT ortak yapımı 'Geçmişin Kokusu' filmi, 24 Nisan'da izleyiciyle buluşacak.</p>

<p>TRT'den yapılan açıklamaya göre, 'gelecek bazen geçmişte saklıdır' mottosuyla yola çıkan filmin başrollerinde Gülsim Ali İlhan, Görkem Sevindik ve Emir Benderlioğlu yer alıyor.</p>

<p>Kuzey Makedonya'da çekilen dram türündeki film, Yugoslavya'nın dağılma sürecindeki bir aşk hikayesini işliyor.</p>

<p>Serkan Özarslan'ın senaryosunu yazıp yönettiği filmde, Görkem Sevindik 'Salih', Gülsim Ali İlhan 'Elina' ve Emir Benderlioğlu 'Murat' karakterine hayat veriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filmin konusu özetle şöyle:</p>

<p>'Yugoslavya'nın dağılma sürecinde Üsküp'te, 500 yıllık evinde yaşananlara tanıklık eden Salih, mahallesinde giderek artan değişime ve bireyselleşmeye karşı elinden geleni yapmaktadır. Ancak aynı mahallede birlikte büyüdüğü çocukluk arkadaşı Elina'nın, bir sivil toplum kuruluşunun temsilcisi olarak şehre geri dönmesiyle dengeler altüst olur. Artan huzursuzluk, komşuların birbirine düştüğü karanlık bir dönemin kapısını aralarken, Salih tüm bu olup bitenlere seyirci kalamayınca kendisini hem çocukluk aşkıyla hem de onun arkasındaki güçlerle büyük bir mücadelenin içinde bulur.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/kuzey-makedonyadan-bir-ask-hikayesini-anlatan-gecmisin-kokusu-filmi-24-nisanda-vizyonda</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/aa/kuzey-makedonyadan-bir-ask-hikayesini-anlatan-gecmisin-kokusu-filmi-24-nisanda-vizyonda.jpg" type="image/jpeg" length="72058"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Kayseri'de]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/canakkale-savaslari-mobil-muzesi-kayseride</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/canakkale-savaslari-mobil-muzesi-kayseride" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale Savaşı'nı anlatan ve savaşta kullanılan silahlar ve askerlerin kullandığı elbiselerin, mektuplarının sergilendiği Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Kayseri'ye geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Savaşı'nı anlatan ve savaşta kullanılan silahlar ve askerlerin kullandığı elbiselerin, mektuplarının sergilendiği Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi Kayseri'ye geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çanakkale Savaşı'nda askerlerin eşyaları, kıyafetleri, silahları ve yazdıkları mektupların bulunduğu mobil müze Kayseri Cumhuriyet Meydanı'na kuruldu. Müzeyi ziyaret eden Vali Yardımcısı Ömer Keleş, İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun ve yetkililerden bilgiler aldı. İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, vatandaşlara Çanakkale ruhunu yaşatmak için anlamlı bir etkinlik olduğunu ifade ederek; 'Çanakkale Mobil Müzesi içerisindeyiz. Burada bakanlığımız, bütün illerimizde Çanakkale ruhunu anlatmak ve yaşatmak üzere yaptığı vitrinlerden oluşan Çanakkale Savaşı ile ilgili birçok eserin, materyalin yer aldığı müze. 1915 Çanakkale Zaferi'nin yıldönümünü geçtiğimiz günlerde andık. Bu ruhu yansıtmak da gerekiyor. Çünkü gidemeyenler olabiliyor. İlimize bunun gelmesi çok değerli. Burası vatandaşlarımızın ziyaretine 3 gün boyunca açık olacak. Ayrıca buradan sonra Develi ilçemizde 2 gün boyunca mobil müze vatandaşlarımızın ziyaretine açık olacak. Bütün vatandaşlarımızı davet ediyorum; Çanakkale ruhunu, atalarımızın, şehitlerimizin, gazilerimizin bu savaşta kahramanlıklarını görmek açısından çok anlamlı' dedi.</p>

<p>Müze Teknik Sorumlusu Ali Aydın ise 3 gün boyunca açık kalacak müzeye vatandaşları davet ederek; 'Müzemiz; 27-28 ve 29 Mart tarihlerinde Kayseri Cumhuriyet Meydanı'nda tüm vatandaşlarımıza sabah 09.00, akşam 17.00 saatleri arasında hizmet vermektedir. Müze içerisinde 7 adet vitrin bulunmakta. Bu vitrinlerin içerisinde hiyerarşik sıralamayla savaşın başlangıcından bitişine kadar olan bir tarih işliyoruz. Müze içerisinde ziyaretçilerimizin göreceği silahların hepsi gerçek, elbiseler, kıyafetler imitasyon olarak sergilenmektedir. Müzemiz tüm yaş gruplarına hitap etmektedir. Özellikle çocuklarımızı, büyüklerimizi müzemizde görmekten mutluluk duyarız' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, 3 gün boyunca 09.00-17.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, KAYSERİ</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/canakkale-savaslari-mobil-muzesi-kayseride</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/iha/canakkale-savaslari-mobil-muzesi-kayseride.jpg" type="image/jpeg" length="62898"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: '13 bin 451 kültür varlığını yeniden ülkemize kazandırdık']]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-ersoy-13-bin-451-kultur-varligini-yeniden-ulkemize-kazandirdik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-ersoy-13-bin-451-kultur-varligini-yeniden-ulkemize-kazandirdik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, '2002 yılından günümüze kadar yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde 13 bin 451 kültür varlığını yeniden ülkemize kazandırdık. Bu başarı asla bir tesadüf değildir. Ortaya koyduğumuz bilimsel titizlik, güçlü diplomasi ve uluslararası iş birliklerinin ortak sonucudur' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, '2002 yılından günümüze kadar yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde 13 bin 451 kültür varlığını yeniden ülkemize kazandırdık. Bu başarı asla bir tesadüf değildir. Ortaya koyduğumuz bilimsel titizlik, güçlü diplomasi ve uluslararası iş birliklerinin ortak sonucudur' dedi.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin kültürel miras alanındaki çalışmalarını İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde düzenlenen programda açıkladı. Programda ayrıca Heybeliada'da bulunan Aya Yorgi Manastır'ından 22 yıl önce çalınan ve Denizli'de ele geçirilen 19'uncu yüzyıldan kalma 'Melek Heykeli'nin Fener Rum Patrikhanesine teslim edilmesi töreni de gerçekleştirildi. Programa Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Keskin, Fener Rum Patrikhanesi temsilcileri ve diğer davetliler katıldı. Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, müzeciliğin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Melek Heykelinin teslim edilmesine ilişkin konuşan Bakan Ersoy, 'İstanbul Fener Rum Patrikliği'ne çok değerli bir kültür varlığını, bir melek figürünü iade etmek üzere buradayız. Bu güzel birlikteliği değerlendirip, bu toprakların mirasına sahip çıkma noktasında Bakanlık olarak neler yaptığımızı da anlatmak, merak edilen hususlara açıklık getirmek istedik. Malumunuz kültür varlıkları denilince akla gelen ilk bilim dalı arkeolojidir. Ve maalesef bu dal, bilhassa 18. ve 19. yüzyıllarda özellikle Avrupa devletlerinin arkeolojiye ilişkin politik ve stratejik yaklaşımlarının etkisi diğer ülkeleri ciddi oranda mağdur etmiş ve pek çok eser izinsizce ve bir talan yaklaşımıyla yurtlarından koparılmıştır. Osmanlı Devleti de o dönem kendi sınırları içerisinde kalan tüm eserleri korumanın tek yolunun bir müze kurmak olduğunu görmüş; ekonomik bakımdan zor bir süreçten geçmesine rağmen gerekli yatırımı yaparak 1869 yılında Müze-i Hümayun'u, bugünkü adıyla İstanbul Arkeoloji Müzelerini kurmuştur' dedi.</p>

<p>'Bakanlığımıza bağlı 219 müze ve 147 ören yerimiz, 2025 yılı itibarıyla 33 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlamıştır'</p>

<p>2025 yılında müze ve ören yerlerini ziyaret eden ziyaretçi sayısının 33 milyon olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, 'Bugün geldiğimiz noktada, Bakanlığımıza bağlı 219 müze ve 147 ören yerimiz, 2025 yılı itibarıyla 33 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırlamıştır. Bu güçlü yükseliş, kültürel mirasımıza duyulan ilginin ve sahiplenmenin her geçen gün daha da arttığını açıkça ortaya koymaktadır. Uluslararası alanda gerçekleştirdiğimiz sergilerle, bu toprakların hafızasını dünya ile de paylaşmaya devam ettik' şeklinde konuştu.</p>

<p>'Dünya Mirası Geçici Listesi'nde varlık sayımız 79'dur'</p>

<p>Programda konuşmasına devam eden Bakan Ersoy, 'Şanlıurfa merkezli olarak Göbeklitepe, Karahantepe, Sayburç ve Sefertepe gibi önemli yerleşimleri barındıran geniş bir coğrafyada, Neolitik Çağ'ın toplumsal ve kültürel dönüşümünü bütüncül biçimde ortaya koyan projemiz, Türk arkeolojisinin en kapsamlı girişimlerinden biridir. Beş yıl içinde 12 ayrı arkeolojik alanda sürdürülen çalışmalar, 15'i Türk ve 21'i yabancı olmak üzere toplam 36 akademik kurumun katılımıyla uluslararası bir bilimsel iş birliği ağına dönüşmüş; 2025 yılı itibarıyla 219 bilim insanı ve araştırmacının katkısıyla yürütülmüştür. Tanınırlık ve bilinirlik hususunda, ülkemizin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki temsiliyetini artırmayı da yine öncelikli bir hedef olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, 2025 yılında Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri'nin de listeye kaydedilmesiyle birlikte varlık sayımız 22'ye yükselmiştir. Dünya Mirası Geçici Listesi'nde ise varlık sayımız 79'dur' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Türkiye, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede uluslararası alanda aktif, güvenilir ve yön veren bir iş birliği ortağıdır'</p>

<p>Türkiye'nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede mirasını koruyan bir ülke olduğunu söyleyen Bakan Ersoy, 'Bakanlık olarak, bu topraklardan koparılan her bir eserin izini sürüyor; onları ait oldukları coğrafyayla yeniden buluşturmak için uluslararası alanda güçlü bir mücadele yürütüyoruz. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede yalnızca kendi mirasını koruyan bir ülke değil, aynı zamanda uluslararası alanda aktif, güvenilir ve yön veren bir iş birliği ortağıdır. Bakanlığımız bünyesinde yürütülen çalışmalar, uzun yıllara dayanan birikim ve kurumsal gelişimle bugün çok daha etkin bir yapıya kavuşmuştur' dedi.</p>

<p>'2002 yılından günümüze kadar yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde 13 bin 451 kültür varlığını yeniden ülkemize kazandırdık'</p>

<p>2002 yılından günümüze kadar yürütülen çalışmalarda 13 bin 451 kültür varlığının Türkiye'ye kazandırıldığını söyleyen Bakan Ersoy, 'Özellikle, 2020 yılında Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğümüzü Daire Başkanlığı olarak yeniden yapılandırarak çok yönlü bir kurumsal işleyişi hayata geçirmemiz ciddi sonuçlar vermiş; dairemiz ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir koordinasyon merkezi haline gelmiştir. Bugün uluslararası müzayedeleri, koleksiyonları ve sanat piyasasını yakından takip eden; bilimsel analizler ve arşiv araştırmalarıyla güçlü delil dosyaları hazırlayan; diplomasiyi, hukuk ve bilimi eş zamanlı kullanan çok katmanlı ve uzmanlaşmış bir sistemle hareket ediyoruz. INTERPOL, UNESCO ve diğer uluslararası kuruluşlarla kurduğumuz güçlü iş birlikleri sayesinde yalnızca geçmişte kaçırılmış eserlerin iadesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yeni kaçakçılık faaliyetlerinin önüne geçecek önleyici mekanizmaları da güçlendiriyoruz. Bu kararlı yaklaşımın en somut sonuçlarından biri, ülkemize kazandırdığımız eserlerdir. 2002 yılından günümüze kadar yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde 13 bin 451 kültür varlığını yeniden ülkemize kazandırdık. Bu başarı asla bir tesadüf değildir. Ortaya koyduğumuz bilimsel titizlik, güçlü diplomasi ve uluslararası iş birliklerinin ortak sonucudur' diye konuştu.</p>

<p>'Bu teslim hukukun, saygının ve ortak değerlerimizin de somut bir tezahürüdür'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Melek heykelinin teslimiyle ilgili konuşan Bakan Ersoy, 'Bugün burada toplanmamıza vesile olan melek figürü de kültür varlığı kaçakçılığıyla yürüttüğümüz mücadelenin somut örneklerinden biridir. Bu eser, 2004 yılında Denizli İl Emniyet Müdürlüğümüzün gerçekleştirdiği bir operasyonla ele geçirilmiş; yapılan incelemeler sonucunda İstanbul Heybeliada'daki Aya Yorgi Manastırı'nın bahçesinden çalındığı tespit edilmiştir. Eserin gerçek kökeninin belirlenmesinin ardından, adli süreçler titizlikle takip edilmiş; yargı makamlarının verdiği karar doğrultusunda bu kıymetli eser uzun yıllar güvenli şartlarda muhafaza edilmiştir. Bugün ise yürütülen hukuki süreçlerin tamamlanması ve Fener Rum Patrikhanesi ile sağlanan yapıcı diyalog neticesinde, bir suç sonucu yerinden edilen bu eseri ait olduğu yere teslim ediyor olmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu teslim bir eserin yerine dönmesi, kültürel bir hafızanın tamamlanması olduğu kadar hukukun, saygının ve ortak değerlerimizin de somut bir tezahürüdür' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-ersoy-13-bin-451-kultur-varligini-yeniden-ulkemize-kazandirdik</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/iha/bakan-ersoy-13-bin-451-kultur-varligini-yeniden-ulkemize-kazandirdik.jpg" type="image/jpeg" length="31740"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Red Bull Track Takeover serisinin yeni bölüm konuğu Murat Boz ve Poizi oldu]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/red-bull-track-takeover-serisinin-yeni-bolum-konugu-murat-boz-ve-poizi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/red-bull-track-takeover-serisinin-yeni-bolum-konugu-murat-boz-ve-poizi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Red Bull'un müzik formatı Red Bull Track Takeover, serinin yeni bölümünde pop şarkıcısı Murat Boz ve rap şarkıcısı Poizi'yi bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Red Bull'un müzik formatı Red Bull Track Takeover, serinin yeni bölümünde pop şarkıcısı Murat Boz ve rap şarkıcısı Poizi'yi bir araya getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Red Bull Track Takeover serisi devam ediyor.</p>

<p>Boz ve Poizi'nin karşılıklı olarak birbirlerinin şarkılarını yeniden yorumladığı ve kırmızı-mavi takım olarak ayrıldığı serinin yeni bölümü, 'Red Bull Miksteyp' YouTube kanalında yayınlandı.</p>

<p>İki şarkıcı, Boz'un 'Özledim' şarkısını yeniden yorumladı. Şarkı, Red Bull Track Takeover ruhuyla seslendirildi.</p>

<p>Seri, şarkıcı Hadise ve Boz'un iki farklı sahnede karşı karşıya geleceği 'Red Bull SoundClash' öncesinde, rekabeti ateşleyen 'hazırlık roundu' olarak konumlanıyor.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Murat Boz, Türkiye'de ilk kez yapılan formatta şarkılar el değiştirince ortaya çok başka enerji çıktığını belirterek, 'Özledim'i Poizi'yle yeniden yorumlamak, Red Bull SoundClash öncesi beklentileri de tempoyu da yükseltti. 10 Nisan'da Red Bull SoundClash sahnesinde bekle beni Hadise.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Poizi de Özledim'in çok güçlü bir şarkı olduğunu vurgulayarak, 'Cover performanslarının en güzel yanı, şarkıyı başka bir yerden görmeye zorlaması. Özledim'de de bunu yaşadık. Murat'la aynı şarkıya iki farklı yerden yaklaşmak çok keyifliydi.' değerlendirmesini yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/red-bull-track-takeover-serisinin-yeni-bolum-konugu-murat-boz-ve-poizi-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/aa/red-bull-track-takeover-serisinin-yeni-bolum-konugu-murat-boz-ve-poizi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="70797"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gül Sunal, Malatya'da Kemal Sunal anı odasını ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/gul-sunal-malatyada-kemal-sunal-ani-odasini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/gul-sunal-malatyada-kemal-sunal-ani-odasini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gül Sunal, Malatya Büyükşehir Belediyesi Kültürevi'nde eşi Kemal Sunal için hazırlanan anı odasını ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MALATYA (AA) - Gül Sunal, Malatya Büyükşehir Belediyesi Kültürevi'nde eşi Kemal Sunal için hazırlanan anı odasını ziyaret etti.</p>

<p>Sanat Sokağı'nda bulunan Kültürevi içerisindeki Kemal Sunal Anı Odası'nı ziyaret eden Sunal, usta oyuncu, yapımcı ve senarist eşinin bal mumu heykelini gördü.</p>

<p>Burada konuşan Sunal, anı odasından çok etkilendiğini belirterek, 'Çok hoşuma gitti, çok gurur duydum. Çok güzel çalışılmış, çok emek verilmiş, şahane bir oda olmuş. Bu odayı ilk defa görüyorum.' ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tiyatro oyuncusu ve eğitmeni İbrahim Şahin Uyumaz da Altın Kayısı Sanat Topluluğu olarak her yıl 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü kapsamında farklı etkinlikler düzenlediklerini söyledi.</p>

<p>Gül Sunal ile geçmiş yıllarda da görüştüklerini anlatan Uyumaz, 'Burası 10 yılı aşkın süredir hizmet veriyor. Daha önce burayı görmemişti Gül Hanım. İçeri girdiğinde duygulandı, gözleri doldu. Bal mumu heykeline baktı, bir süre düşündü.' diye konuştu.</p>

<p>Uyumaz, Kemal Sunal'ın ölüm yıl dönümü olan 3 Temmuz'da Altın Kayısı Sanat Ödülleri kapsamında anma gecesi düzenlediklerini hatırlatarak, 'Gül Sunal'ın desteğiyle bu etkinliği ilerleyen süreçte festivale dönüştürmeyi planlıyoruz.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, MALATYA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/gul-sunal-malatyada-kemal-sunal-ani-odasini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/aa/gul-sunal-malatyada-kemal-sunal-ani-odasini-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="59199"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin ilk taş kömürü müzesi madencilik tarihine ışık tutuyor]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/turkiyenin-ilk-tas-komuru-muzesi-madencilik-tarihine-isik-tutuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/turkiyenin-ilk-tas-komuru-muzesi-madencilik-tarihine-isik-tutuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Zonguldak'ta yer altı çalışma koşullarını yansıtarak ziyaretçilerini maden tarihinde yolculuğa çıkaran ve 'Kömür Deneyim Ocağı' ile gerçek maden deneyimi sunan Maden Müzesi, geçen yıl 27 bin 373 kişiyi ağırladı - Müze Müdürü Handan Özkan: - 'Ziyaretçilerimiz yoğun duygularla ve madencilerin yaşadıklarını hissederek müzemizden ayrılıyorlar']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - GÖKHAN YILMAZ - Zonguldak'ta taş kömürünün yer altındaki üretim koşullarının yansıtıldığı ve 'Kömür Deneyim Ocağı' ile gerçek bir maden ocağı deneyimi sunulan Türkiye'nin ilk ve tek Maden Müzesi, ziyaretçilerini kentin madencilik tarihinde yolculuğa çıkarıyor.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Baştarla Mahallesi'ndeki Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Üzülmez Müessesesi'ne ait eğitim ocağının yanında 2011'de inşa edilen ve 9 Aralık 2016'da dönemin Başbakanı Binali Yıldırım'ın katıldığı törenle ziyarete açılan 'Maden Müzesi', yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.</p>

<p>Zonguldak kömür havzasında 1840'tan bu yana kömür üretiminde kullanılan araç gereçler ile kömürün oluşumuyla ilgili görsel ve yazılı materyallerin yer aldığı müzede, yer altı madenleri ve yer üstü tesisleriyle madenciliğin üretimini anlatan ödüllü maket bulunuyor.</p>

<p>Maden işçisinin polyesterden yapılan heykelleri, harita, resim ve film gibi materyaller, dijital simülasyonlar, iş sağlığı ve güvenliğinde kullanılan malzemeler, kurumun tarihsel dokümanları ile yayımladığı istatistiki bilgiler, ziyaretçilerine madencilik tarihiyle ilgili bilgi sunuyor.</p>

<p>Alın teri ve emeğin değerini gözler önüne seren müzedeki 'Kömür Deneyim Ocağı' sayesinde ziyaretçiler, madencilerin günlük yaşamının parçası olan maden yolculuğunu deneyimliyor, yerin metrelerce altına inişi hissettiren asansör simülatörünü kullanabiliyor.</p>

<p>Asansörün ardından gerçek bir maden ocağına geçiş yapıp galeri boyunca yürüyerek madeni deneyimleme fırsatı bulan ziyaretçiler, rehber eşliğinde maden ocağına, kullanılan malzemelere ve kömür üretimine dair bilgi sahibi oluyor.</p>

<p>'Yaşayan Müze' olarak adlandırılan ve geçen yıl 27 bin 373 ziyaretçiyi ağırlayan müze, bölge turizmine önemli katkıda bulunuyor.</p>

<p>- 'Burası insanlar için çok etkileyici bir yer'</p>

<p>Maden Müzesi Müdürü Handan Özkan, AA muhabirine, müzenin çok ilgi çektiğini söyledi.</p>

<p>Kentin kömür madenciliğinin gelişimini ve yaşadığı süreçleri anlatan müze olduğunu belirten Özkan, 'Geçen yıl yaz sezonunda özellikle Turistik Karaelmas Ekspresi'nin seferlerinden dolayı yoğun bir ziyaretçi talebimiz oldu. Ziyaretçi sayımızın daha da artacağını umuyoruz çünkü olumlu geri dönüşler alıyoruz. Burası insanlar için çok etkileyici bir yer.' dedi.</p>

<p>Özkan, müzede madenciliğin yer altındaki çalışma koşulları, kömürün kente katkıları ve insanlar üzerindeki etkisini anlatan materyallerin yer aldığını, ayrıca ziyaretçilerin 'Kömür Deneyim Ocağı' sayesinde gerçek bir maden ocağını deneyimleme imkanı bulduğunu söyledi.</p>

<p>Zonguldak'ın kömür üzerine kurulu kültürünün en güzel yansıtıldığı yerin Maden Müzesi olduğunu vurgulayan Özkan, şöyle devam etti:</p>

<p>'Müze Zonguldak için büyük bir öneme sahip çünkü kent ekonomisi bilindiği gibi kömür madenciliğine dayalı. Bunu en güzel yansıtan yerlerden birisi de müzemiz olduğu için çok büyük talep olmaktadır. Madenler herkes tarafından çok merak edilen yerler. Ziyaretçiler müzemize geldiklerinde aynı zamanda maden ocağına indikleri için gerçek bir madenin nasıl olduğunu, yer altında çalışmanın zorluklarının neler olduğunu görebiliyorlar. Maden ocağından çıkan ziyaretçilerimiz yoğun duygularla ve madencilerin yaşadıklarını hissederek müzemizden ayrılıyorlar.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- 'Burası insanı çok duygulandırıyor'</p>

<p>İstanbul'dan müzeyi ziyarete gelen Songül Hatipoğlu, müze ve deneyim ocağı sayesinde madencilerin çalışma yerlerini görme imkanı bulduklarını dile getirerek, 'Madencilerin yaşadıkları gerçekten çok zormuş. Burası insanı çok duygulandırıyor. Bence herkesin gelmesi gerekiyor. Madencilik çok zor bir işmiş. Kömürü alırken artık bir kez daha düşüneceğiz. Emekçilerin gerçekten nasıl bir hayat sürdüklerine inanamadım.' diye konuştu.</p>

<p>Müzedeki simülasyonların çok güzel olduğunu anlatan Hatipoğlu, 'Burada madenciliğin çok kutsal bir meslek olduğunu gördüm. Yerin altında nefes almak, yaşamak bambaşka bir şey.' dedi.</p>

<p>Madenci torunu Fatma Durbak ise dedesinin madencilikle ilgili anlattıklarını müzeyi gezdiğinde birebir yaşadığını ve duygulandığını belirterek, 'Gerçekten çok zor şartlar altında para kazandıklarını gördüm. Emeklerini anlatarak bitiremem. Gerçekten çok dar, rutubetli alanlar. Zonguldak kara elmasın hakkını veriyor.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, ZONGULDAK</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/turkiyenin-ilk-tas-komuru-muzesi-madencilik-tarihine-isik-tutuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/aa/turkiyenin-ilk-tas-komuru-muzesi-madencilik-tarihine-isik-tutuyor.jpg" type="image/jpeg" length="49813"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakırcılar Çarşısı'nda zamana direnen son ustalar]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakircilar-carsisinda-zamana-direnen-son-ustalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakircilar-carsisinda-zamana-direnen-son-ustalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'nın Kozan ilçesinde bir zamanlar onlarca ustanın çekiç sesleriyle yankılanan Bakırcılar ve Kalaycılar Çarşısı'nda bugün sadece bir bakır ustası ile iki kalaycı, mesleklerini sürdürerek geleneksel el sanatlarını yaşatmaya çalışıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana'nın Kozan ilçesinde bir zamanlar onlarca ustanın çekiç sesleriyle yankılanan Bakırcılar ve Kalaycılar Çarşısı'nda bugün sadece bir bakır ustası ile iki kalaycı, mesleklerini sürdürerek geleneksel el sanatlarını yaşatmaya çalışıyor.</p>

<p>Kozan ilçesinde geçmişte 15'e bakırcı ve 20'nin üzerinde kalaycının bulunduğu Bakırcılar ve Kalaycılar Çarşısı'nda, şimdi tek bakır ustası ile iki kalay ustası kaldı. 1986 yılından bu yana mesleğini sürdüren bakır ustası Remzi Karaoğlan, yıllar içinde hem ustaların hem de çarşıdaki hareketliliğin büyük ölçüde azaldığını söyledi.</p>

<p>'Şimdi tek bakırcı kaldım'</p>

<p>Mesleğini ailesinden devraldığını belirten bakır ustası Remzi Karaoğlan, 'Önceden 15'e yakın bakırcı, 20'nin üzerinde kalaycı vardı. Şimdi tek bakırcı kaldım, iki kalaycı var. Eskiden burada insanlar birbirinden geçemezdi, çarşı çok yoğundu ama şimdi o günlerden eser yok' dedi.</p>

<p>Bakıra talep azaldı</p>

<p>Bakır ürünlere olan ilginin her geçen gün azaldığını ifade eden Karaoğlan, 'Bakırın fiyatının yükselmesi ve yeni ürünlerin çıkması talebi düşürdü. Eskiden her evde bakır vardı, şimdi daha çok köylerde kullanılıyor. Yoğurt, pekmez gibi ürünler bakır kaplarda yapılırdı. Bakır sağlık demektir, eskiden insanlar bu yüzden daha sağlıklıydı' diye konuştu.</p>

<p>Kalaycılık zahmetli, usta yetişmiyor</p>

<p>Kalaycılık mesleğinin de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten ustalar, işin zorluğu ve ilgi azlığı nedeniyle yeni neslin bu mesleğe yönelmediğini dile getirdi. Kalaycılığın zahmetli bir iş olduğunu vurgulayan Karaoğlan, 'Kalaylama ve doğrultma işlemleri büyük emek istiyor. Evlerde artık bir ya da iki bakır kap ya var ya yok' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Sanatın devam etmesi lazım'</p>

<p>Mesleğin geleceği için çırak yetişmediğini belirten Karaoğlan, 'En büyük sıkıntımız eleman yetişmemesi. Bu işe devletin ve halk eğitimin destek vermesi gerekiyor. Bu sanatın devam etmesi lazım' dedi.</p>

<p>'Kozan'da sadece iki kalaycı kaldı'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1986 yılından bu yana kalaycılık yaptığını belirten Muhammed Çöndü ise mesleğin yok olma noktasına geldiğini ifade ederek, 'Eskiden her dükkanda 3-4 usta olurdu, şimdi Kozan'da sadece iki kalaycı kaldık. Bu meslek alın teri gerektiriyor ama ilgi yok. Çalışacak kimse bulamıyoruz, yetişecek çırak yok' şeklinde konuştu.</p>

<p>Bakırın sağlık açısından önemli olduğuna dikkat çeken Çöndü, 'Bakır sağlıktır, vücuttaki bazı zararlı etkileri azaltır. Eskiden insanlar bakır kaplarda beslenirdi ve daha sağlıklıydı' diyerek geleneksel kullanımın önemine vurgu yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, ADANA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakircilar-carsisinda-zamana-direnen-son-ustalar</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/iha/bakircilar-carsisinda-zamana-direnen-son-ustalar.jpg" type="image/jpeg" length="50923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa'da 500 yıllık hazireye saygısızlık]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/manisada-500-yillik-hazireye-saygisizlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/manisada-500-yillik-hazireye-saygisizlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Şehzadeler ilçesinde bulunan ve halk arasında Araplar Camii olarak bilinen tarihi Hüsrev Ağa Camii Haziresi'ndeki bazı mezar taşları tahrip edildi. Cami cemaati tarihi mezarların korunması için yetkililere çağrıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa'nın Şehzadeler ilçesinde bulunan ve halk arasında Araplar Camii olarak bilinen tarihi Hüsrev Ağa Camii Haziresi'ndeki bazı mezar taşları tahrip edildi. Cami cemaati tarihi mezarların korunması için yetkililere çağrıda bulundu.</p>

<p>Manisa'nın Şehzadeler ilçesindeki Hüsrevağa Camii Haziresi yüzyıllara meydan okuyarak tarihin sessiz tanıklığını sürdürüyor. Osmanlı zamanında II. Selim'in Manisa'daki sancakbeyliği sırasında Darüssaade (Harem) ağası olarak görev yapan Afrika kökenli Hüsrev Ağa tarafından 1554 yılında külliye halinde yaptırılan ve halk arasında Araplar Camii olarak bilinen Hüsrev Ağa Camii'nin haziresindeki bazı mezar taşları kendini bilmez kişi veya kişilerce tahrip edildi. Yıllar önce de birçok kez saldırıya uğrayan mezar taşları her seferinde onarılıp korunurken, cami cemaati yapılan saygısızlığın kusurunun olmadığını söyledi.</p>

<p>Daha önceki yıllarda hazire içerisinde yer alan ve 1615 yılında 3. Murat Devri paşalarından Hanım Oğlu Yani Paşa tarafından kızı için yaptırılan Paşa Kızı Türbesinin içinde yer alan Yani Paşa'ya ait mermer lahidin 1 tonluk kapağını kaldırarak içini kazan define avcıları diğer mezarları da alttan kazmaya çalışarak define aramıştı. Kuruyan otlara atılan bir izmaritin çıkardığı yangın sonucunda da birçok mezar taşı siyah renge bürünmüştü. Son olarak ise bazı kişilerin mezar taşlarına taş atarak zarar verdiği iddia edildi.</p>

<p>Yaklaşık 15 yıldır caminin müdavimi olduğunu söyleyen 82 yaşındaki Mahmut Ak, ecdat yadigarı mezarlara sahip çıkılması gerektiğini belirterek, 'Ben buranın hemen hemen 15 yıldır müdavimiyim. Her gün buradan geçerken üç İhlas bir Fatiha okurum buradaki yatan Müslüman din kardeşlerimize. Ama buranın geçmişini, 16 yaşından beri bilirim. Bu kabristanın bu şekilde olması mantık dışı bir durum. İnsanlığa aykırı bir şey. Burada berduşlar çok' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üç yıldır camide tuvalet görevlisi olarak çalıştığını belirten Hasan Hüseyin Sarıdağ ise bazı kişilerin hazirede sürekli sorun çıkardığını ifade ederek, 'Buraya tinerciler ve sarhoşlar geliyor. 3-5 tane söz anlamayan çocuk var, bana 2-3 sefer bıçak çektiler. Kolladım kendimi sonra polisi çağırdım. Polisin eline verdim. Bunların yaşı tutmuyor diye bir şey yapılmadı. Benim tuvaletin camlarını kırdılar. Babası ve anasına da söyledim, yine laf dinlemiyorlar. Geçenlerde polisler geldi. Çocukları topladı gitti. Hocayı da beni de aldı gitti. Biz ifademizi verdik' şeklinde konuştu.</p>

<p>Tahrip edilen mezar taşlarının ve sandukaların daha evvel belediye tarafından onarıldığını kaydeden Sarıdağ, 'Aşağı yukarı 5-10 senedir böyle kırık, çatlak buralar. Mezar taşlarının çocuklar bir kaç tanesini kırdı. Polisler o çocukları topladı, gitti. 'Yaşı tutmuyor bunlara bir şey yapamayız' dediler. Belediyenin Park Bahçe İşleri Müdürlüğü ile görüştüm 'bayram sonu gelir temizleriz' dediler. Her sene belediyeden bahçe temizlemesi için geliyorlar zaten. Her sene gelip uzayan otları biçip temizliğini yaparak gidiyorlar' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, MANİSA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/manisada-500-yillik-hazireye-saygisizlik</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/iha/manisada-500-yillik-hazireye-saygisizlik.jpg" type="image/jpeg" length="60249"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: 'Ziya Gökalp yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının fikir babasıdır']]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-ersoy-ziya-gokalp-yalnizca-bir-yazar-ya-da-sair-degil-turk-dunyasinin-fikir-babasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-ersoy-ziya-gokalp-yalnizca-bir-yazar-ya-da-sair-degil-turk-dunyasinin-fikir-babasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Ziya Gökalp yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının kültürel bütünleşme idealinin fikir babası ve bu büyük vizyonun mimarıdır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Ziya Gökalp yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının kültürel bütünleşme idealinin fikir babası ve bu büyük vizyonun mimarıdır' dedi.</p>

<p>Bakan Ersoy, Doğumunun 150. Yılında Ziya Gökalp Anma Yılı Açılış Töreni'ne katıldı. Programda konuşan Ersoy, Türk düşünce hayatının en önemli isimlerinden biri olan Ziya Gökalp'i doğumunun 150. yılında anmak, anlamak ve yeniden yorumlamak üzere bir araya geldiklerini kaydederek, 'Bu anlamlı buluşma, yalnızca bir anma programı değil; aynı zamanda küresel çapta önemli gelişmeler yaşanırken Türk devletlerinin birlik ve dayanışma ruhunu eyleme dönüştüren en güçlü irade beyanıdır' diye konuştu.</p>

<p>'Bu yılın 'Ziya Gökalp Anma Yılı' olarak ilan edilmesi çok önemli bir karardır'</p>

<p>Türk devletlerini ortak bir çatı altında buluşturan Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı'nın (TÜRKSOY) yalnızca fikir birliğinin değil, bu fikirlerin somut adımlara dönüşmesinin de öncüsü ve itici gücü olduğuna değinen Ersoy, şöyle konuştu:</p>

<p>'Bu çerçevede 16 Kasım 2024 tarihinde Türkmenistan'ın başkenti Aşkabat'ta gerçekleştirilen TÜRKSOY Daimi Konsey 41. Dönem Toplantısı'nda bakanlığımızın teklifi ile 2026 yılının 'Ziya Gökalp Anma Yılı' olarak ilan edilmesi oy birliğiyle kabul edilmişti. 2025 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kazakistan'ın Aktau şehrinde yapılan toplantılarda ise bu somut kararlar bir takvime bağlanmıştı. İçinde bulunduğumuz yılın 'Ziya Gökalp Anma Yılı' olarak ilan edilmesi çok önemli bir karardır. Bu karar, Türk dünyasının ortak aklının, ortak hafızasının ve ortak geleceğe dair iradesinin somut bir göstergesidir. Hem Aşkabat hem de Aktau'da yapılan planlamalar, Gökalp'in fikirlerinin yalnızca geçmişe ait olmadığını; bugün de yol gösterici olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Nitekim 2024 yılı boyunca, vefatının 100. yılı vesilesiyle düzenlenen bilimsel toplantılar, sempozyumlar ve anma etkinlikleri, Gökalp'in düşünce dünyasının ne denli canlı ve güncel olduğunu bir kez daha göstermiştir.'</p>

<p>'Ziya Gökalp yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının fikir babasıdır'</p>

<p>Ziya Gökalp'in Türk birliği idealini yalnızca siyasi bir hedef olarak değil; kültürel ve bilimsel temeller üzerine inşa edilmesi gereken köklü bir medeniyet tasavvuru olarak ele alan öncü bir mütefekkir olduğunu vurgulayan Ersoy, 'Onun kültür ve medeniyet ayrımı, bugün Türk devletlerinin kendi öz kimliğini koruyarak modern dünyada güçlü bir şekilde var olma arayışına yön veren temel bir rehber niteliğindedir. TÜRKSOY ise bu vizyonun kurumsal hayattaki en somut yansımasıdır. Kültürel bütünleşme hedefi; Gökalp'in bir asır önce işaret ettiği istikametin bugün hayata geçirilmiş halidir. İsmail Gaspıralı'nın 'dilde, fikirde, işte birlik' ülküsüyle şekillenen bu anlayış, Gökalp'in ortaya koyduğu sosyolojik temeller üzerinde yükselerek Türk dünyasının ortak geleceğine yön vermektedir. Bu çerçevede Ziya Gökalp; yalnızca bir yazar ya da şair değil, Türk dünyasının kültürel bütünleşme idealinin fikir babası ve bu büyük vizyonun mimarıdır. Kendi kültürüne dayanarak evrenselleşmek. İşte bu yaklaşım, bugün TÜRKSOY'un temsil ettiği kültürel bütünleşme vizyonunun da temelini oluşturmaktadır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'Ziya Gökalp'in fikirleri, gençlerin zihninde yeniden hayat bulmalıdır'</p>

<p>Bakan Ersoy, bugün başlatılan bu etkinlikler silsilesinin; Türkiye'den Türkistan coğrafyasına Balkanlar'dan Batı dünyasına uzanan geniş bir etki alanına sahip olduğuna dikkati çekerek, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>'Üniversitelerimizde düzenlenecek bilgi şölenleri, sanat kurumlarımızın katkılarıyla hayat bulacak eserler, uluslararası paneller ve sergiler; Gökalp'in fikirlerini yeniden yorumlayarak geleceğe taşıyacaktır. Selanik'ten Malta'ya, Bakü'den Ankara'ya uzanan bu çok katmanlı program, aynı zamanda bir kültürel diplomasi hamlesidir. Bu anma yılının en önemli hedeflerinden biri de genç kuşaklardır. Ziya Gökalp'in fikirleri, sadece akademik metinlerde kalmamalı; gençlerin zihninde yeniden hayat bulmalıdır. Onun ortaya koyduğu düşünce sistemi, dijital çağın dünyasında gençlerimiz için sağlam bir pusula olabilir.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programa ayrıca, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Derya Örs, Türk Ocakları Genel Başkanı Mehmet Öz, TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev ve davetliler katıldı.</p>

<p>Program, Türk Ocakları Genel Başkanı Öz tarafından Bakan Ersoy'a plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-ersoy-ziya-gokalp-yalnizca-bir-yazar-ya-da-sair-degil-turk-dunyasinin-fikir-babasidir</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/iha/bakan-ersoy-ziya-gokalp-yalnizca-bir-yazar-ya-da-sair-degil-turk-dunyasinin-fikir-babasidir.jpg" type="image/jpeg" length="18476"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Tiyatro Günü'ne özel sahnelenecek oyunların biletleri tükendi]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/dunya-tiyatro-gunune-ozel-sahnelenecek-oyunlarin-biletleri-tukendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/dunya-tiyatro-gunune-ozel-sahnelenecek-oyunlarin-biletleri-tukendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Devlet Tiyatroları Başrejisörü Esat Tanrıverdi: - 'Her yıl olduğu gibi aslında bu yıl da bütün sahnelerimizde halkımıza 27 Mart günü tüm oyunlarımızı ücretsiz hale getirdik. Şu an itibarıyla bütün sahnelerimiz doldu. Ücretsiz olan oyunlarımızın biletleri bitti, mutluyuz ve izleyenlerimize teşekkür ediyoruz' - 'Bugünün sadece tiyatro sanatçıları için değil, sahneler için emek veren herkes için kutlu olmasını diliyorum.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - YASEMİN KALYONCUOĞLU - Devlet Tiyatrolarının (DT), 27 Mart Dünya Tiyatro Günü'nde ücretsiz sahneleyeceği 19 ildeki 32 oyunun biletleri kısa sürede tükendi.</p>

<p>Uluslararası Tiyatro Enstitüsünün 1961'de aldığı kararla 'Dünya Tiyatro Günü' olarak kabul ettiği 27 Mart'ta, tiyatrolar ve tiyatrocular bir kez daha anılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Antik Yunan'dan 21. yüzyıla uzanan tarihi geçmişiyle en eski sanatlardan biri olan tiyatronun perdeleri, DT'de 77 yıldır sanatseverler için açılıyor.</p>

<p>Klasik eserlerden çağdaş oyunlara uzanan geniş repertuvarıyla tiyatroseverlere unutulmaz anlar yaşatan Devlet Tiyatroları, sadece Dünya Tiyatro Günü'nde değil her gün, sanatın evrensel diliyle Türkiye'nin dört bir yanında ve yurt dışındaki önemli festivallerde perdelerini açmaya devam ediyor.</p>

<p>- 'Seyircimiz bizi yalnız bırakmıyor'</p>

<p>DT Başrejisörü Esat Tanrıverdi, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü'ne ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 19 ilde tüm sahnelerde oyunların ücretsiz hale getirildiğini ve kısa sürede biletlerin tükendiğini bildirdi.</p>

<p>Tanrıverdi, ücretsiz uygulamaya yoğun ilgi gösterildiğini belirterek, 'Her yıl olduğu gibi aslında bu yıl da bütün sahnelerimizde halkımıza 27 Mart günü tüm oyunlarımızı ücretsiz hale getirdik. Şu an itibarıyla bütün sahnelerimiz doldu. Ücretsiz olan oyunlarımızın biletleri bitti, mutluyuz ve izleyenlerimize teşekkür ediyoruz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ücretsiz biletlerin kısa sürede tükenmesinin kendileri için önemli olduğunu, diğer günlerde de salonların kısa sürede dolduğunu ifade eden Tanrıverdi, 'Halkımızın teveccühüne teşekkür ediyoruz. Seyircimiz bizi yalnız bırakmıyor, her ne koşulda olursa olsun, yağmurda, karda, fırtınada dahi olsa tiyatroya geliyorlar.' dedi.</p>

<p>- Bu sezon 64 yeni oyun sahnelendi</p>

<p>Sezon başından bu yana tüm illerde toplam 64 yeni oyunun sahnelendiğini aktaran Tanrıverdi, Keşanlı Ali Destanı, Karacaoğlan ve Faust gibi klasik eserlerin repertuvarda önemli yer tuttuğunu belirtti.</p>

<p>Tanrıverdi, 'Klasik eserler halkımızın daha çok ilgisini çekiyor. Hem büyük prodüksiyon anlamında hem görsel hem de düşünsel açıdan izleyicilerin çok beğenisini cezbediyor. Salonların doluluk oranlarından bunu daha iyi anlıyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Sezon boyunca yeni oyunların sahnelenmeye devam edeceğini belirten Tanrıverdi, 'Halihazırda yaklaşık 6 oyunun provası devam ediyor. Sezon bitene kadar yeni oyunlar yapılmaya devam edecek. Yazın da turnelerimiz sürecek.' dedi.</p>

<p>- 'Vagon Sahne' devam edecek</p>

<p>Geçen yıl başlatılan 'Vagon Sahne' projesinin bu yıl da devam edeceğini kaydeden Tanrıverdi, 'Mayıs ayı içerisinde Van'a kadar gideceğiz. Yaklaşık 19 gün sürecek bir yolculuk. Hem çocuk oyunu hem de büyükler için oyunlarımızı çeşitli istasyonlarda izleteceğiz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Festival programına da değinen Tanrıverdi, yıl içinde çok sayıda etkinlik düzenlediklerini, nisan ayında Ankara, Adana ve Bursa'da, sonrasında Antalya, Trabzon, Van ve Konya'da festivaller yapılacağını bildirdi.</p>

<p>- Gelecek sezonun mottosu: 'Haydi Birlikte Tarih Yazalım'</p>

<p>2026-2027 sanat sezonunun hazırlıklarının başladığını aktaran Tanrıverdi, şunları kaydetti:</p>

<p>'Gelecek yılın mottosu 'Haydi Birlikte Tarih Yazalım' diyeceğiz. Yani aslında burada tarihten kastım, kendi tarihimizden de bahsetmek istiyoruz. Devlet Tiyatrosu'nun tarihinde bugüne kadar binlerce oyun yapıldı ve bunların içerisinde 60 yıl önce oynanmış ama bir daha oynanmamış çok kıymetli eserler var. Çok ilgi görmüş ancak bir daha tekrarlanmamış eserler var. Bunları yeniden gün yüzüne çıkarmak istiyoruz. Bu nedenle bir araştırmaya girdik, bunun çalışmalarını yapıyoruz. Hem tiyatromuzun tarihine hem kendi tarihimize dönerek yeni bir sezon hazırlığına giriştik ve yeni sezon için çalışıyoruz.'</p>

<p>Başrejisör Tanrıverdi, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü'ne yönelik mesajında, 'Bugünün sadece tiyatro sanatçıları için değil, sahneler için emek veren herkes için kutlu olmasını diliyorum. Sahneye çıkmasa bile tiyatro sevincini içinde taşıyan herkesin Dünya Tiyatro Günü kutlu olsun.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/dunya-tiyatro-gunune-ozel-sahnelenecek-oyunlarin-biletleri-tukendi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/aa/dunya-tiyatro-gunune-ozel-sahnelenecek-oyunlarin-biletleri-tukendi.jpg" type="image/jpeg" length="25127"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy paylaştı: Haydarpaşa ve Sirkeci müzelerine uluslararası dokunuş]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-ersoy-paylasti-haydarpasa-ve-sirkeci-muzelerine-uluslararasi-dokunus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-ersoy-paylasti-haydarpasa-ve-sirkeci-muzelerine-uluslararasi-dokunus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Haydarpaşa ve Sirkeci Garlarında yürütülen müze, sergi ve tasarım projelerine ilişkin ünlü küratör Luca Molinari ile görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Haydarpaşa ve Sirkeci Garlarında yürütülen müze, sergi ve tasarım projelerine ilişkin ünlü küratör Luca Molinari ile görüştü.</p>

<p>Haydarpaşa ve Sirkeci Garlarında yürütülen müze, sergi ve tasarım projeleri, Venedik Bienali'nde ödüle layık görülen ve uluslararası mimarlık deneyimiyle öne çıkan Luca Molinari'nin katkılarıyla şekilleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, dünyaca ünlü küratör Luca Molinari ile görüştü. Görüşmede; tarihî iki garın kültür ve sanat odağına dönüşüm süreci, çağdaş müzecilik yaklaşımı ve uluslararası iş birliklerinin projelere sağlayacağı katkılar ele alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-ersoy-paylasti-haydarpasa-ve-sirkeci-muzelerine-uluslararasi-dokunus</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/iha/bakan-ersoy-paylasti-haydarpasa-ve-sirkeci-muzelerine-uluslararasi-dokunus.jpg" type="image/jpeg" length="14829"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy 'Başkent Ankara' sergisini ziyaret etti]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/kultur-ve-turizm-bakani-ersoy-baskent-ankara-sergisini-ziyaret-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/kultur-ve-turizm-bakani-ersoy-baskent-ankara-sergisini-ziyaret-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara'nın tarihi birikimi ve kültürel hafızasını sanatçıların yorumuyla tuvale taşıyan 'Başkent Ankara' sergisini ziyaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (AA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara'nın tarihi birikimi ve kültürel hafızasını sanatçıların yorumuyla tuvale taşıyan 'Başkent Ankara' sergisini ziyaret etti.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, CSO Ada Ankara'da açılan sergiyi gezen Ersoy, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) tarafından Ankara'nın bu yıl Türk Dünyası Turizm Başkenti seçildiğini anımsattı.</p>

<p>Bu kapsamda bir dizi etkinliğin Bakanlık ve yerel yönetimlerle gerçekleştirileceğini aktaran Ersoy, 'Kültür Yolu Festivali kapsamında Ankara, Kültür Yolu Festivali'nin önemli bir etkinliği olan Art Meydan resim çalışması etkinliğini Turizm Başkenti etkinliklerine adapte ettik. Bu bağlamda, bu sergi 24 eserle 22 sanatçımızın katıldığı bir sergi. 2025 yılında resmedilmiş resimler bunlar.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara'nın geçmişten günümüze anlık görüntüleri de dahil olmak üzere farklı yönlerden yapılmış çalışmaların olduğunu belirten Ersoy, serginin tanıtım açısından turizm adına önemli olduğunu kaydetti.</p>

<p>Türkiye'nin birçok yanından gelen sanatçılarla, Ankara'da kültür ve sanatın geldiği noktayı anlatması bakımından da serginin oldukça önemli olduğunu vurgulayan Ersoy, 'Türk Dünyası Turizm Başkenti seçildiğiniz zaman buradaki en önemli hedeflerimizden biri, o seçilen ülkeyi sadece kültür ve sanatla bir noktaya getirmek değil, Türk devletleri arasında bilinirliğini, turizm açısından tanıtımını da gerçekleştirmek.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Öte yandan, CSO Ada Ankara Üst Kat Fuaye alanında açılan sergi, 10 Nisan'a kadar ziyaret edilebilecek.</p>

<p>Başkentin kültür ve sanat hayatına katkı sunan sergi, Ankara'nın tarihini, kültürünü ve turizm potansiyelini sanat aracılığıyla görünür kılmayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, ANKARA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/kultur-ve-turizm-bakani-ersoy-baskent-ankara-sergisini-ziyaret-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/aa/kultur-ve-turizm-bakani-ersoy-baskent-ankara-sergisini-ziyaret-etti.jpg" type="image/jpeg" length="16656"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahmet Yenilmez, YHT'de 'Kınalı Kuzular' temalı anma oyununu sahneledi]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/ahmet-yenilmez-yhtde-kinali-kuzular-temali-anma-oyununu-sahneledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/ahmet-yenilmez-yhtde-kinali-kuzular-temali-anma-oyununu-sahneledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCDD Taşımacılık AŞ tarafından, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yıl dönümü dolayısıyla İstanbul-Ankara hattındaki yüksek hızlı trende (YHT) meddah gösterisi düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - TCDD Taşımacılık AŞ tarafından, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yıl dönümü dolayısıyla İstanbul-Ankara hattındaki yüksek hızlı trende (YHT) meddah gösterisi düzenlendi.</p>

<p>Oyuncu Ahmet Yenilmez, her vagonda ayrı ayrı 'Kınalı Kuzular' temalı anma gösterisini sahneledi.</p>

<p>AA muhabirine açıklamada bulunan Yenilmez, Çanakkale Zaferi'nin önemine işaret ederek, '111 yıl önce bugün yedi düvel bir araya geldi, şah damarımıza çöktüler. Ya ölecektik ya da yeni bir doğum sancısına sabır gösterecektik. Ya 600 yıllık destan bitecekti ya da yeni bir destanın ön sözü yazılacaktı. Ecdadımız o ön sözü yazdı ve yeni bir doğum oldu. Ezan-ı Muhammediye, Hacı Bayram-ı Veli Camisi'nde okundu ve adı Türkiye Cumhuriyeti Devleti oldu. Cumhuriyetimizin kurucusu başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm kadro Çanakkale'deydi.' dedi.</p>

<p>Yenilmez, Çanakkale Savaşı sırasında Devlet Demiryollarının cepheye cephane taşıyarak çok önemli bir rol oynadığını söyleyerek, 'O yüzden Devlet Demiryollarımız o günlerde de çok büyük bir fonksiyon icra etti. Cepheye cephane taşınması bu raylar üzerinde oldu. Bize bir vefa örneği gösterdiler. Kınalı Kuzular isimli meddah gösterimizi bugüne mahsus vagonlarda yolcularımızla beraber sahneleyerek ecdadımızı yad edeceğiz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gösterinin tüm vagonlarda sahnelendiğini belirten Yenilmez, 'Ankara'ya varıncaya kadar tüm vagonlarda oynuyoruz. Ankara'dan yeni misafirlerimizi alacağız. Söğütlüçeşme'ye varıncaya kadar oynayacağız. Kınalı Kuzular hikayemizi sahneleyerek, misafirlerimizi fazla rahatsız etmeden o günleri yad edeceğiz.' dedi.</p>

<p>Ahmet Yenilmez, daha önce de benzer çalışmalar yaptıklarını dile getirerek, 2007'de Yenilmez Sanat Merkezi'nin Türkiye'nin ilk Çanakkale dizisini çektiğine işaret etti. Bunun kendileri için adeta bir misyon haline geldiğini vurgulayan sanatçı, böyle projelere vesile olmanın ve bununla anılmanın kendisi için bir onur olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yenilmez, yolcuların gösteriye yoğun ilgi gösterdiğini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Duygulananlar oluyor. Damarlarında bu ülkenin kanını taşıyan herkesin duygulanmaması mümkün mü? Bir metrekareye 6 bin mermi düşüyor. Kolay mı? Bir ülke düşünün bütün münevverlerini kaybediyor. Kolay mı? Onun öncesi var, Balkan'ı, Trablusgarp'ı, Yemen'i, Kafkas'ı var. Sürekli kaybetmiş. O yüzden insanımız kayıtsız kalmıyor. Kalmadı da hiçbir zaman.'</p>

<p>Etkinlik, sabah 8.40'ta hareket eden Halkalı-Ankara seferinin ardından 15.15'te hareket edecek Ankara-Söğütlüçeşme seferinde de gerçekleştirilecek.</p>

<p>TCDD Taşımacılık tarafından trendeki bütün yolculara, ekmek ve hoşaf ikram edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/ahmet-yenilmez-yhtde-kinali-kuzular-temali-anma-oyununu-sahneledi</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/aa/ahmet-yenilmez-yhtde-kinali-kuzular-temali-anma-oyununu-sahneledi.jpg" type="image/jpeg" length="14277"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Halk Müziği Sanatçısı Kabaklı: 'Çanakkale Zaferi'nin kahramanları Mehmetçikleri dile getirdim']]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/turk-halk-muzigi-sanatcisi-kabakli-canakkale-zaferinin-kahramanlari-mehmetcikleri-dile-getirdim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/turk-halk-muzigi-sanatcisi-kabakli-canakkale-zaferinin-kahramanlari-mehmetcikleri-dile-getirdim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Halk Müziği Sanatçısı Esat Kabaklı, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü'nde söz ve müziği kendisine ait 'Seyit Onbaşılar ve Yahya Çavuşlar' adlı eserini görücüye çıkardı. Kabaklı, eserinde Çanakkale Zaferi'nin kahramanları Mehmetçikleri dile getirmek istediğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Halk Müziği Sanatçısı Esat Kabaklı, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü'nde söz ve müziği kendisine ait 'Seyit Onbaşılar ve Yahya Çavuşlar' adlı eserini görücüye çıkardı. Kabaklı, eserinde Çanakkale Zaferi'nin kahramanları Mehmetçikleri dile getirmek istediğini ifade etti.</p>

<p>Muğla'nın Fethiye ilçesinde yaşayan Türk Halk Müziği sanatçısı Esat Kabaklı, Çanakkale Zafer için yapılmış eserlerin yeterli olmadığını söz ve müziği kendisine ait, Müzik Yönetmenliğini Fatih Ihlamur'un yaptığı 'Seyit Onbaşılar ve Yahya Çavuşlar' adlı eseri 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin yıldönümünde yayınladı. Kabaklı'nın seslendirdiği, Çanakkale Zaferi'nin yüreklerde hissettiren klip ile izleyicilerin beğenisine sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kabaklı, Çanakkale Zaferi ile ilgili üçüncü eserini ortaya çıkarmanın mutluluğunu yaşadığını ifade ederek, ''O büyük Çanakkale zaferi için yapılmış eser görmedim. Sadece Çanakkale türküsü var. 'Çanakkale İçinde Vurdular Beni'. Bu durum da zoruma gidiyordu. Bu üçüncü Çanakkale bestem. Seyit Onbaşılar, Yahya Çavuşlar diye. Herkes Çanakkale denildiği zaman komutanlardan bahsediyor. Oysa zaferi kazanan Mehmetçikler. Peygamber ordusu diyoruz. Sipere giren Mehmetçik diyoruz. Bunları dile getirmek için, topyekün kazanılan bir zafer bu. Bütün Anadolu'da ağıtlar yakılmış ama kimse derlememiş. Bunu da kendi üstüme vazife olarak atfettim. Bu yayınlanacak bestemizde, eserimizde söz ve müzik bendenize ait. Umarım mahcup olmam, severler. Yolu açık olsun diyelim. Tüm şehitlerimize de Allah'tan rahmet diliyorum. Hepsinin mekanı cennet olsun'' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, MUĞLA</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/turk-halk-muzigi-sanatcisi-kabakli-canakkale-zaferinin-kahramanlari-mehmetcikleri-dile-getirdim</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/iha/turk-halk-muzigi-sanatcisi-kabakli-canakkale-zaferinin-kahramanlari-mehmetcikleri-dile-getirdim.jpg" type="image/jpeg" length="66902"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy, çalınan 2 İznik çinisinin Türkiye'ye iade edildiğini duyurdu]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/bakan-ersoy-calinan-2-iznik-cinisinin-turkiyeye-iade-edildigini-duyurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/bakan-ersoy-calinan-2-iznik-cinisinin-turkiyeye-iade-edildigini-duyurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sultanahmet Camisi ve Rüstem Paşa Camisi'nden çalınan 16'ncı yüzyıla tarihlenmiş 2 İznik çinisinin Türkiye'ye iadesinin sağlandığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre "Osmanlı Sultanlarının Sevdası: Kutsal Emanetler" sergisi, Osmanlı'nın kutsal beldelere hizmet anlayışını ve asırlardır taşınan emanet bilincini yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Bakan Ersoy, Rami Kütüphanesi'nde kutsal emanetler, Kabe örtüleri, Kur'an-ı Kerim nüshaları ve seçkin eserlerin yer aldığı sergiyi ziyaret etti.</p>

<p>Sergiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ersoy, bir müjdesinin olduğunu belirterek, "Sultanahmet Camisi ve Rüstem Paşa Camisi'nden çalınmış olan, 16'ncı yüzyıla tarihlenmiş 2 adet İznik çinisinin ülkemize iadesini sağlamış bulunuyoruz. Çiniler, Ankara Etnografya Müzemizde muhafaza altına alınmıştır." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F10_Mart%2F21_Mart%2F11%2F20260317_2_73446555_123282904.jpg" /></p>

<p>Söz konusu eserlerin İngiltere'de bir müzayede evinde satışa sunulmak üzereyken Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarının koordinasyonunda yapılan girişimler sonucu müzayededen çekildiğini ve çinileri elinde bulunduran kişinin eserleri Türkiye'ye iade etmeyi kabul ettiğini aktaran Ersoy, şunları kaydetti:</p>

<p>"Londra Büyükelçiliğimizin yoğun çabaları, Londra Metropolitan Polisi ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, bu eserlerin Sultanahmet ve Rüstem Paşa camilerine ait olduğunu bilimsel verilerle ortaya koyan uzmanlarımız bu güzel sonucu elde etmemizi sağlamıştır. Bakanlığımız tarafından yürütülen 'Yapay Zeka Destekli Kültür Varlığı Tanımlama Projesi' kapsamında, kaçakçılığa konu ülkemiz kökenli kültür varlıklarının internet ortamında taranması ve arşivlenmesine yönelik olarak kullanılan 'TraceArt' sisteminden yararlandığımızı da özellikle vurgulamak isterim."</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F10_Mart%2F21_Mart%2F11%2F20260317_2_73446555_123282906.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Kabe'ye duydukları hasret Osmanlı sanatına aksetmiştir"</h3>

<p>Yavuz Sultan Selim Han'ın Mısır'ı fethiyle Osmanlı sultanlarının yeni bir unvan daha kullanmaya başladığını anımsatan Ersoy, "Hadimü'l-Haremeyn' Mekke ve Medine'nin Hizmetkarı olarak ifade edebileceğimiz bu unvan, Osmanlı İmparatorluğu gibi üç kıtaya hükmeden, coğrafyaları şekillendiren, taç dağıtan bir kudreti yöneten insanların Allah'ın dini, Peygamberi ve Kıblesi söz konusu olunca çizdikleri aşılmaz had ve edep sınırını göstermesi açısından son derece değerlidir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F10_Mart%2F21_Mart%2F11%2F20260317_2_73446555_123282911.jpg" /></p>

<p>Ersoy, ecdadın, Kabe'nin bulunduğu topraklara hizmetkar olmayı bütün hükümdarlıklardan üstün tuttuğunun altını çizerek, bu şiarın hizmete dönüştürülerek asırlarca yaşatıldığını, söz konusu hizmetlerin vakıflar eliyle kurumsallaştırılarak sonrasının da güvence altına alındığını, sürekliliğin tesis edildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F10_Mart%2F21_Mart%2F11%2F20260317_2_73446555_123282913.jpg" /></p>

<p>Osmanlı sultanlarının kutsal topraklara duyduğu bağlılığın yalnızca hizmetlerle sınırlı kalmadığını vurgulayan Ersoy, bu derin hasretin ve hürmetin Osmanlı sanatında da güçlü biçimde karşılık bulduğuna işaret etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F10_Mart%2F21_Mart%2F11%2F20260317_2_73446555_123282914.jpg" /></p>

<p>Ersoy, Osmanlı sultanları için Hac yolculuğuna çıkanların güvenliğinin sağlanması, Haremeyn'e hizmet edilmesi, Kabe'nin bakım ve ihtiyaçlarının karşılanması ile kıymetli hediyeler gönderilmesinin büyük bir şeref vesilesi olduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:</p>

<p>"Her yıl İstanbul'dan merasimle uğurlanan surre alaylarıyla yalnızca padişah ve hanedan mensuplarının hediyeleri değil, halkın feraşet çantaları içinde gönderdiği mütevazı armağanlar da mukaddes beldelere ulaştırılmıştır. Bu, devletin de milletin de Allah için Haremeyn'e beslediği derin sevginin çok ince bir temsilidir. Osmanlı padişahları uzun hac yolculuklarına bizzat çıkamasalar da ibadetlerini vekaleten yerine getirmiş, o kutlu topraklara ve Kabe'ye duydukları hasret Osmanlı sanatına aksetmiştir."</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F10_Mart%2F21_Mart%2F11%2F20260317_2_73446555_123282915.jpg" /></p>

<p>Ersoy, kitaplara, çinilere ve tablolara nakşedilen Kabe tasvirlerinin Osmanlı sanatında önemli bir yer tuttuğunu, mukaddes emanetlerin bu derin saygı ve sevgi anlayışıyla bugüne ulaştığını belirtti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F10_Mart%2F21_Mart%2F11%2F20260317_2_73446555_123282916.jpg" /></p>

<h3>"Nesnede saklı olan mana esastır"</h3>

<p>Kutsal emanetlerin yalnızca korunmuş nesneler olmadığını, ortak manevi hafızanın taşıyıcıları olarak kuşaktan kuşağa aktarıldığını anımsatan Bakan Ersoy, serginin de bu anlayışla hazırlandığını aktardı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F10_Mart%2F21_Mart%2F11%2F20260317_2_73446555_123282918.jpg" /></p>

<p>Bu emanetlerin yalnızca saray duvarları arasında muhafaza edilmediğini, selatin camilerinde, sultan türbelerinde ve özel günlerde halkla buluşturularak ortak bir manevi hafızanın parçası haline getirildiğini vurgulayan Ersoy, "Bugün İstanbul Türbeler Müzesi ile Türk ve İslam Eserleri Müzesi koleksiyonlarında muhafaza edilen kutsal emanetler ve Ramazan ayında ziyarete açılan Sakal-ı Şerif, işte bu köklü geleneğin yaşayan temsilcileridir." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F10_Mart%2F21_Mart%2F11%2F20260317_2_73446555_123282910.jpg" /></p>

<p>Ersoy, Ramazan vesilesiyle bu kadim hürmeti ve yüksek medeniyet şuurunu bir kez daha paylaşmak istediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p>

<p>"Osmanlı Sultanlarının Sevdası: Kutsal Emanetler' sergisi bu amaçla hazırlandı. Burada, müze koleksiyonlarımızdan seçilen 57 kıymetli eserle birlikte, geleneğe gönderme yapan temsili bir Kabe canlandırmasına da yer verdik. Temennimiz odur ki geçmişe bir yolculuk yapmamıza, geleneklerimize sinmiş değerlerimizi hatırlamamıza, onları anlamaya ve daha derin, daha dolu yaşamamıza vesile olsun. Unutmayalım ki nesnede saklı olan mana esastır. Kutsal Emanetler, imanın, ihlasın, takvanın birer hafızasıdırlar. İnşallah dünya döndükçe bizim manevi hafızamızı diri tutmaya, anlatmaya, anlamamıza vesile olmaya devam edeceklerdir."</p>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F10_Mart%2F21_Mart%2F11%2F20260317_2_73446555_123282908.jpg" /></p>

<p>Kültür varlığı kaçakçılığına karşı yürütülen mücadelenin kararlılıkla devam ettiğinin altını çizen Ersoy, "Göreve geldiğimiz günden itibaren tarihi eser kaçakçılığına karşı attığımız kararlı adımlar, inşa ettiğimiz güçlü uluslararası iş birliği ağı bir kez daha sonuç vermiş ve bizim olan bize döndürülmüştür. Emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Varisi olduğumuz her bir eserimizin ait olduğu topraklara, asli sahibi olan milletimize iadesini sağlayana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/bakan-ersoy-calinan-2-iznik-cinisinin-turkiyeye-iade-edildigini-duyurdu</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/thumbs-b-c-08cf0fddd07ea1e57b1f71b417083934.jpg" type="image/jpeg" length="59392"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Değirmen taşının dilinden anlayan son usta]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/degirmen-tasinin-dilinden-anlayan-son-usta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/degirmen-tasinin-dilinden-anlayan-son-usta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giresun'un Espiye ilçesine bağlı Soğukpınar beldesinde yaşayan 61 yaşındaki Bayram Karaman, bölgede değirmen taşı yapan son usta olarak mesleğini sürdürmeye çalışıyor. Bir dönem altın çağını yaşayan taş ustalığının bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Karaman, çırak bulamadığı için mesleğin kendisiyle birlikte bitebileceğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Giresun'un Espiye ilçesine bağlı Soğukpınar beldesinde yaşayan 61 yaşındaki Bayram Karaman, bölgede değirmen taşı yapan son usta olarak mesleğini sürdürmeye çalışıyor. Bir dönem altın çağını yaşayan taş ustalığının bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Karaman, çırak bulamadığı için mesleğin kendisiyle birlikte bitebileceğini ifade etti.</p>

<p>Giresun'un Espiye ilçesine bağlı Soğukpınar beldesinde yaşayan 61 yaşındaki Bayram Karaman, babasından ve atalarından öğrendiği taş ustalığını yıllardır sürdürüyor. Bölgede değirmen taşı yapan son usta olarak bilinen Karaman, gurbete gitmeden yıllarca emeğiyle 'ekmeğini taştan çıkaran' ustalardan biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<p>Taş ustalığının geçmişte bölgede oldukça yaygın bir meslek olduğunu belirten Karaman, bugün ise bu işi yapan kimsenin kalmadığını söyledi. Mesleğin yok olma noktasına geldiğini dile getiren Karaman, 'Dışarıda bir gurbet hayatım olmadı. Bu taş işçiliği babadan, atadan kalma bir meslek. Biz de devralıp devam ettirdik. Ama artık bu taş işçiliği bitme noktasına geldi. Halkın hala buna ihtiyacı var ama bu işi yapan kimse kalmadı' dedi.</p>

<p>'Taş ne hızlı, ne yavaş, sadece sabırla işlenmeli'</p>

<p>Mesleğin en önemli özelliğinin sabır olduğunu vurgulayan Karaman, değirmen taşının işlenmesinin büyük bir ustalık istediğini belirterek, 'Bu işin en büyük inceliği sabırdır. Taşa hızlı vurursan kırılır, çok yavaş vurursan iş ilerlemez. Onun için sabırla, yavaş yavaş çalışmak gerekir. Taşın dili vardır, onu dinlemek gerekir. Değirmen taşı da her taştan yapılmaz. Taş tek parça ve çatlak olmaması gerekir. Taşın yiv dediğimiz çatlağı olmayacak, tek parça olacak. Suya dayanıklı olacak. Bizim yöredeki taşlar bu özellikleri taşıdığı için çok tercih edilir. Yapıldıktan sonra da değirmen çalıştıkça taş yavaş yavaş aşınarak görevini tamamlar. Eskiden değirmenler çok işlek olduğu için en fazla 20 yıl dayanırken, şimdi çok çalışmadığı için 50-100 yıl da dayanabilir' diye konuştu.</p>

<p>Mesleğin en büyük sorunu, çırak yetişmemesi</p>

<p>Bugün ise mesleğin en büyük sorununun çırak bulamamak olduğunu belirten Karaman, gençlerin bu işe ilgi göstermediğini belirterek, 'Bugünkü gençlik bu işe pek önem vermiyor. Parasıyla da olsa bir çırak bulamıyorum. Hatta kendi çocuklarımdan bile bu işi öğrenmek isteyen olmadı. Benden sonra ne olur ben de bilmiyorum. Belki birileri görür, merak eder de devam ettirir diye umut ediyorum' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bölgede değirmen taşı yapan tek usta olduğunu söyleyen Karaman, mesleğin kendisiyle birlikte yok olmasından endişe ettiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, GİRESUN</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/degirmen-tasinin-dilinden-anlayan-son-usta</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/iha/degirmen-tasinin-dilinden-anlayan-son-usta.jpg" type="image/jpeg" length="90797"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Onbeşliler dizisinin galası Tokat'ta yapıldı]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/onbesliler-dizisinin-galasi-tokatta-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/onbesliler-dizisinin-galasi-tokatta-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TRT'nin uluslararası dijital platformu Tabii'nin yeni orijinal dizisi 'Onbeşliler', Tokat'ta düzenlenen gala gecesiyle ilk kez izleyiciyle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TRT'nin uluslararası dijital platformu Tabii'nin yeni orijinal dizisi 'Onbeşliler', Tokat'ta düzenlenen gala gecesiyle ilk kez izleyiciyle buluştu.</p>

<p>Çekimleri Tokat'ta gerçekleştirilen ve 1914 yılında Tokat'tan Çanakkale Cephesi'ne giden gençlerin hikâyesini konu alan dizi, 18 Mart'ta Tabii platformunda yayınlanacak. Tokat'ta düzenlenen gala gecesine TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, Tokat Valisi Abdullah Köklü, milletvekilleri, TRT yöneticileri, dizi oyuncuları, sektör temsilcileri, basın mensupları ve çok sayıda davetli katıldı. Gecede dizinin ilk iki bölümü izleyicilerle buluşurken, Onbeşli gençlerin Çanakkale Cephesi'ndeki mücadelesi ve hatırası bir kez daha anıldı.</p>

<p>'Çanakkale ruhunu yeni nesillere aktarmak istiyoruz'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda konuşan TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, dizinin ilk gösterimini Tokat'ta yapmanın ayrı bir anlam taşıdığını belirtti. Sobacı, 18 Mart'ta Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümünün idrak edileceğini hatırlatarak, Onbeşliler dizisinin vatan uğruna cepheye giden Tokatlı gençlerin fedakârlık dolu hikâyesini ekrana taşıdığını söyledi. Sobacı, TRT'nin tarihi yapımlarla genç kuşaklara geçmişte verilen büyük mücadeleyi hatırlatmayı bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti.</p>

<p>Dizinin başrol oyuncularından İsmail Ege Şaşmaz, set sürecinin kendileri için yoğun duygularla geçtiğini belirterek, Çanakkale'ye giden gençlerin fedakârlıklarının kendilerini derinden etkilediğini söyledi. Dizide Mehmet Hoca karakterini canlandıran Kemal Uçar da, Onbeşlilerin hayallerini geride bırakarak vatan için cepheye giden gençlerin hikâyesini anlattığını ifade etti.</p>

<p>Senaryosu Ozan Bodur, Fatih Özcan ve Cihan Sağlam tarafından kaleme alınan, yönetmenliğini Abdülgafur Şahin ile Cihan Sağlam'ın üstlendiği 'Onbeşliler' dizisi, Çanakkale Savaşı'nda Tokat'tan cepheye giden gençlerin yaşadığı fedakârlıkları konu alıyor. Tokat'ın tarihu ve kültürel atmosferinde çekilen yapım, 'Hey Onbeşli' ağıtında adı geçen kahramanların hatırasını da yaşatmayı amaçlıyor. Başrollerinde İsmail Ege Şaşmaz ve Ezgi Şenler'in yer aldığı dizinin oyuncu kadrosunda Mücahit Koçak, Kemal Uçar, Merve Üçer ve Deniz Hamzaoğlu gibi isimler bulunuyor. 'Onbeşliler', 18 Mart itibarıyla tüm bölümleriyle Tabii platformunda izleyicilerle buluşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN, TOKAT</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/onbesliler-dizisinin-galasi-tokatta-yapildi</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 20:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/agency/iha/onbesliler-dizisinin-galasi-tokatta-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="22300"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali 27 Mart'ta başlayacak]]></title>
      <link>https://www.etikhaber.com/devlet-tiyatrolari-sabanci-uluslararasi-adana-tiyatro-festivali-27-martta-baslayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.etikhaber.com/devlet-tiyatrolari-sabanci-uluslararasi-adana-tiyatro-festivali-27-martta-baslayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları ve Sabancı Vakfı işbirliğinde organize edilen 25. Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü'nde başlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana Devlet Tiyatrosundan yapılan açıklamaya göre, Dünya Tiyatro Günü'nde 25'inci kez perdelerini açmaya hazırlanan festival, 11 Nisan'a kadar sürecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Biletleri yarın satışa açılacak festivalde, 17 oyun, 6 atölye, 2 sergi ve 1 ortak üretim çalışması yer alacak.</p>

<p>Hollandalı Close Act grubunun sokak gösterisiyle başlayacak festivalde Gürcistan, İngiltere ve Rusya'nın tiyatro toplulukları sırasıyla "Yakish ve Poupche", "Now" ve "Tartuffe" oyunlarıyla izleyicinin karşısına çıkacak.</p>

<p>Festivalde Türkiye'den Tiyatro Fam, İstanbul Temaşa Tiyatro, Myart Tiyatro ve Cihangir Atölye Sahne seyirciyle buluşacak.</p>

<p>Ramazanoğlu Kültür Merkezi Sahnesi, Adana Burda AVM PGM Sahnesi, Çukurova Üniversitesi ve Merkez Park ile 100. Yıl Çırçır Sanat Merkezi'nde sanatseverleri ağırlayacak olan festivalde İstanbul, Ankara, İzmir, Trabzon ve Antalya devlet tiyatroları "Küçük Bir İş İçin Yaşlı Bir Palyaço Aranıyor", "Sessizlik! Kayıttayız!", "Kan Kardeşler", "Oyun Oyun İçinde", "Sefiller", "Kuşlar", "Öteki Ankara Müzikali" ve "Ölü Canlar" yapımlarını, İzmir Devlet Tiyatrosu da "Gümüş Patenler" çocuk oyununu sahneleyecek.</p>

<p>Festival kapsamında verilen "Sakıp Sabancı Yaşam Boyu Başarı Ödülü" ise 27 Mart'taki açılış töreninde sahibini bulacak.</p>

<h3>"Tiyatronun birleştirici gücünü daha geniş ufuklara taşımaktadır"</h3>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Devlet Tiyatroları Genel Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni Tamer Karadağlı, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü'nün coşkusunu festivalle yaşamaktan büyük mutluluk ve gurur duyduklarını belirtti.</p>

<p>Tiyatronun geçmişle geleceği, yerelle evrenseli aynı sahnede buluşturan güçlü bir sanat dili olduğunu kaydeden Karadağlı, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Adana'nın köklü kültürel birikiminden güç alan festivalimiz, yerli ve yabancı tiyatro topluluklarını bir araya getirerek farklı kültürleri aynı alkışta buluşturan önemli bir sanat platformu haline gelmiştir. Çeyrek asrı geride bırakan bu büyük buluşma, şehrimizin sanatla kurduğu güçlü bağı uluslararası bir diyaloğa dönüştürmekte ve tiyatronun birleştirici gücünü daha geniş ufuklara taşımaktadır."</p>

<p>Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan da kültür ve sanatın dönüştürücü gücüne olan inançlarıyla sanatı herkes için erişilebilir kılmak için çalışmaları sürdürdüklerini belirtti.</p>

<p>Etkinliğin, Türkiye'nin en uzun soluklu uluslararası tiyatro festivallerinden birine dönüşmesinden gurur duyduklarını ifade eden Safkan, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Bugüne kadar 1 milyona yakın seyirciyi ağırlayan festival, Adana'nın kültürel kimliğini güçlendirirken kentin sanatla anılmasında önemli bir rol üstleniyor. Festival, yerli ve yabancı tiyatro topluluklarını bir araya getirerek kültürler arası etkileşimi artırmanın yanı sıra bizi de sanatın iyileştirici ve ilham veren gücü etrafında buluşturuyor. Festivali her yıl heyecanla bekleyen Adana halkı başta olmak üzere çeyrek asırlık bu yolculukta emeği geçen herkese teşekkür ediyor, tüm sanatseverlere keyifli ve seyir zevki yüksek bir festival diliyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR-SANAT-MAGAZİN</category>
      <guid>https://www.etikhaber.com/devlet-tiyatrolari-sabanci-uluslararasi-adana-tiyatro-festivali-27-martta-baslayacak</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 18:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://etikhabercom.teimg.com/crop/1280x720/etikhaber-com/uploads/2026/03/thumbs-b-c-e92cb212fc82bc26d9b6546ecec1e173.jpg" type="image/jpeg" length="49100"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
