İzmir'de anaokuluna gitmek için dün sabah saatlerinde evden alınan ancak unutulduğu okul servisinde baygın halde bulunan 3 yaşındaki Alperen Sakin, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Alınan bilgiye göre, Çiğli ilçesinde yaşayan üç çocuk sahibi Serkan ve Buket Sakin çifti, en küçük çocukları Alperen'i dün saat 07.30'da özel bir anaokuluna göndermek için okul servisine bindirdi.

İddiaya göre, okula ulaşan servisin şoförü ve servis görevlisi, tüm öğrencilerin indiğini zannederek arabayı kilitledi.

Gün içinde okula gelmediği fark edilen Alperen'in servis aracında kilitli kaldığı anlaşıldı.

Araç içinde emniyet kemeri takılı ve baygın şekilde bulunan Alperen, Karşıyaka'daki özel bir hastaneye kaldırıldı.

Alperen Sakin, yapılan tüm müdahalelere rağmen dün akşam saatlerinde hayatını kaybetti.

Olayın ardından Alperen'i ana okuluna götüren servisin şoförü T.İ. ile servis görevlisi D.K. ifadesi alınmak üzere gözaltına alındı.

Zanlıların emniyetteki ilk ifadelerinde Alperen'in "okulda uyandırılamadığını" söylediği öğrenildi. Ancak Alperen'in okula hiç gelmediği bilgisi üzerine çapraz sorguya alınan şüphelilerin çocuğu serviste baygın bulduklarını itiraf ettikleri öğrenildi.

Gözaltına alınan T. İ. ve servis görevlisi D.K. emniyetteki işlemlerinin ardından "taksirle ölüme sebebiyet vermek" suçlamasıyla adliyeye sevk edildi.

T.İ, "dikkat ve özen hükümlülüğüne aykırı davranma ile ölüme sebebiyet verme" suçundan tutuklanırken D.K. savcılıktan serbest bırakıldı.

Öte yandan İzmir İl Milli Eğitim Müdür Ömer Yahşi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sabah olayı duyar duymaz müfettiş görevlendirdiklerini, olayı tüm yönleriyle araştırdıklarını söyledi.

- Baba Sakin: Oğlum havasızlıktan ölmüş

Sorumlular hakkında şikayetçi olan ve olayın şokunu üzerinden atmaya çalışan Alperen Sakin'in babası Serkan Sakin, gazetecilere yaptığı açıklamada, çocuğunun servis arabasında unutulduğunu söyledi.

Anaokulu yetkililerinin önce Alperen'in bayıldığını söylediğini ifade eden Sakin, şunları kaydetti:

"Çelişkili ifadelerinden dolayı suçları ortaya çıkmış. Hastaneye biz gittiğimizde karşılaştığımız kreş sahibi 'Saat 12.30'da uyutuyoruz, 16.30 civarında uyandırıyoruz. Çocuk baktık ki uyanmayınca apar topar aldık buraya geldik' dedi. Ancak öğretmenlerden biri, vicdanen rahat olmadığından dolayı ifadesini değiştiriyor, doğru olanı söylüyor. Bütün gerçek ortaya çıkıyor. Eşimle gittim, okul sahibinin odasında çocuğumuzu görebiliyordum. Polis sorduğunda kamera kayıtlarının bugün olmadığı şeklinde kelimeler duydum. Orada kamera kayıt yapıyordu. Aslında böyle bir saat yoktur. O saate kadar, 16.30'a kadar benim çocuğum o arabanın içinde havasızlıktan ölmüş. Benim canımdan can gitti. Benim yavrum gitti.

Türk adaletine güveniyorum, bu işin peşini bırakmayacaktır. Belki yarının cumhurbaşkanıydı, başbakanıydı, genelkurmay başkanıydı. Biz vatan sevdalısı insanlarınız, vatanımıza, milletimize sevdalı insanlarız. Devletimizden, kanunlardan tek ricam bu işin peşini bırakmasınlar. İçimize bir nebze de olsa su serpsinler. Dayanamıyorum, kaldıramıyorum, hayatım bitti gibi hissediyorum. Bittim."

Öte yandan Alperen'in gittiği özel okulun kapısına "Kreş 3 gün süreyle kapalıdır." notu asıldığı bildirildi.