Soylu: “PKK'ya haraç toplamış bir kişiden aday olur mu?“

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: "El alemin beslediği, büyüttüğü teröristi gelsin belediyeyi ele geçirsin, haraca kessin, millete her türlü hakareti etsin, çoluk çocuğu dağa kaçırsın, tecavüz etsin, Türkiye'nin yarısına açık açık 'Kürdistan' desin. Biz ağzımızı açmayalım öyle mi? Kimse kusura bakmasın. PKK'ya para, haraç toplamış bir kişiden il genel meclisi üyesi, belediye meclis üyesi adayı olur mu? Diyelim ki olur. Peki Saadet Partisi'nden olur mu? Güya kendisini milliyetçi kodlarla tanımlamaya çalışan İYİ'den olur mu?"

Soylu: “PKK'ya haraç toplamış bir kişiden aday olur mu?“

BURSA (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "PKK'ya para, haraç toplamış bir kişiden il genel meclisi üyesi, belediye meclis üyesi adayı olur mu? Diyelim ki olur. Peki Saadet Partisi'nden olur mu? Güya kendisini milliyetçi kodlarla tanımlamaya çalışan İYİ'den olur mu?" dedi.

Soylu, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldiği programda bir konuşma yaptı.

Geçmişte Türk milletini kökenlerine ait bağlardan koparmak, yalnızlaştırmak, geçmişinden korkar hale getirmek isteyenler olduğunu belirten Soylu, Orta Doğu'yla, bu coğrafyadaki toplumlarla en küçük bir irtibat söz konusu olsa "İran mı oluyoruz?" manşetleri atıldığını, köşe yazıları yazıldığını anımsattı.

Soylu, "Böyle bir slogan ezberletmişlerdi. Amerika'nın küs olduğu ülkelerle bizim de küs olmamız gerekiyormuş gibiydi. 'Konuşma' dediğiyle konuşmazdık, alışveriş yapmadığıyla alışveriş yapamazdık. Doğuya dönsen döndürmezlerdi, Batıya dönsen AB'ye almazlardı." ifadelerini kullandı.

Türkiye'yi kimsesiz, tek başına bırakmak, aciz bir hale sokmak için ne gerekiyorsa yapıldığına değinen Soylu, şöyle devam etti:

"Oysa bugün Türkiye, etrafındaki coğrafyadan güç almaktadır. Biz bu coğrafyanın sadece tehditleriyle değil, fırsatlarıyla da muhatap olmak istiyoruz. İşte 'Afrin'e girme' dediler, aba altından sopa gösterdiler. Çatır çatır girdik. Bize silah çeken kim varsa inine girip, tepesine biniyoruz. Bugün Allah'a hamdolsun, bir elimiz Kafkasya'da, bir elimiz Orta Doğu'da, bir elimiz Balkanlar'da hatta bir elimiz Afrika'da. Dünyanın en çok insani yardım yapan ülkesiyiz. Biz, 2002'den beri bir kalkınma hamlesinin içindeyiz. Eksik olan yönleri, aksayan yönleri elbette ki olabilir ama bir gerçek var. Herhalde Türkiye'nin nüfusu 2002'den bu yana 3-4 kat artmadı; 63 milyondan 82 milyona geldik. Oysa ihracatımız 36 milyar dolardan 4,5 kat artarak 170 milyar dolara geldi. Diğer bütün ekonomik göstergelerimiz, 2002'ye göre olumlu anlamda katlanarak büyüdü çünkü artık yalnız yaşamıyoruz, birilerinin talimatına, birilerinin çizdiği sınıra göre yaşamıyoruz. Fırsatlarımızı yönetiyoruz ve üzerimizdeki baskıyı, vesayeti kaldırmak için büyük bir mücadele otaya koyuyoruz."

- "Kimseye tezgah çevirtmeyiz"

Bakan Soylu, 6-7 Ekim olaylarını anımsatarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bir siyasi partinin genel başkanı insanları sokağa çağıracak, onlarca insanımız hayatını kaybedecek, sonra o genel başkan kameralar karşısında boncuk boncuk terleyecek. Biz de bu genel başkana, partisine, normal siyasi parti muamelesi yapacağız öyle mi? Bu partinin yönettiği belediyeler, çukur eylemlerinde terör örgütü emrinde çalışacak, her belediyede Kandil'in atadığı bir kayyum olacak, terörist cenazelerinde saf tutulacak, eş genel başkanı çıkıp 'Biz sırtımızı PYD'ye, PKK'ya yasladık' diyecek, DHKP-C bombacısının mezarı başında ağıtlar yakacak. Biz de arkamızda binlerce yıllık devlet geleneği varken bu olan bitene uzaktan bakacağız, ağzımızı açmayacağız. Açmamamız mı gerekir? Bana çok kızıyorlar, Süleyman Soylu sert konuşuyor diye. O zaman siyaset de yapmayalım, gerçeği de söylemeyelim.

El alemin beslediği büyüttüğü teröristi gelsin belediyeyi ele geçirsin, haraca kessin, millete her türlü hakareti etsin, çoluk çocuğu dağa kaçırsın, tecavüz etsin, Türkiye'nin yarısına açık açık 'Kürdistan' desin. Biz ağzımızı açmayalım öyle mi? Kimse kusura bakmasın. Rahmetli Barış Manço'nun bir şarkısı vardır: 'İşte hendek işte deve, ya atlarsın ya düşersin. Baktın olmaz vazgeçersin.' En son da der ki 'Zordur almak bizden kızı.' Bizim vatanımızı, toprağımızı bizden almak zordur. Bizi gözü kesmeyen yeltenmesin. Kimseye tezgah çevirtmeyiz. Ayıptır söylemesi, memleket meselesi oldu mu sert mizaçlıyızdır. Yerel seçimmiş... Şer ittifakı yerel seçim gibi davranıyor mu da biz bu seçime normal seçim muamelesi yapalım?"

- "Bu adamların hepsi tövbekar mı oldu?"

İçişleri Bakanı Soylu, yerel seçimlere alelade bir seçim olarak bakmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bir adam düşünün, bütün siyasi hayatı HDP içinde geçmiş, delege olmuş, bütün terörist cenazesi etkinliklerine katılmış, hatta çatışma bölgelerinde örgüte canlı kalkan olmak için gitmiş. Bir başka adam düşünün, PKK/KCK terör örgütü faaliyetinden 2010'da tutuklanmış, 2011'de Apo'nun cezaevi şartları iyileşsin diye açlık grevlerine katılmış, 2010'da Apo'nun yakalanışının yıl dönümünde karakollara saldıran bir grubun içinde olduğu tespit edilmiş bir adamdan il genel meclisi üyesi, belediye meclis üyesi adayı olur mu? O ilçede ve o ilde bütün eşrafı toplayıp PKK'ya para, haraç toplamış bir kişiden il genel meclisi üyesi, belediye meclis üyesi adayı olur mu? Diyelim ki olur. Peki Saadet Partisi'nden olur mu? Güya kendisini milliyetçi kodlarla tanımlamaya çalışan İYİ'den olur mu? Konuşunca bana kızıyorlar, YSK'ye verdikleri listelerini kontrol etsinler, listelerine baksınlar bakalım, PKK adına kurye faaliyeti yaptığı için tutuklanmış adamlar, belediye meclis, il genel meclisi listelerinde yoklar mı? Nevruz kutlamalarında PKK/KCK lehine slogan atıp, eylem yaptığı için mahkemeye çıkmış, 10 ay hapis cezası almış adam, İYİ Parti listelerinde yok mu? Bir baksınlar bakalım. Ne yani bu adamların hepsi tövbekar mı oldu? Bütün siyasi hayatı BDP çizgisinde geçmiş, ilçe teşkilatında çalışmış, PKK'ya müzahir bir derneğin yönetim kurulu başkanlığını yapan adam Ankara'da CHP listesinden aday. İzmir'de haraççı bir adam Menemen'den, Bayraklı'dan aday. Allah'ınızı severseniz bunların hepsi normal mi? Allah'ınızı severseniz 10 yıllardan beri bu milletin, şu insanların çektiği nedir?"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "CHP'nin içinde terörist cenazesine giden, daha ötesi de var. 'Orada görev yaptığı sürelerde teröristlerin hastanede tedavilerinin sağlanması için emek sarf eden, ter akıtan, gayret gösteren Sezgin Tanrıkulu ile aynı partide bulunmaktan iğreniyorum ve tiksiniyorum' diyeceksiniz. Yetmez, 'HDP'den bize gelecek oya da ihtiyaç yok, o PKK'nın siyasi koludur' diyeceksiniz. Diyebilirler mi?" dedi.

Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelen Soylu, programda yaptığı konuşmada, terörle sonuna kadar mücadele edeceklerini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün Bursa'ya geldiğini anımsatan Soylu, şöyle konuştu:

"Vatandaşın birisi bir soru sordu. Dediler ki 'Terör örgütünü destekliyorsunuz, PKK'ya terör örgütü demiyorsunuz.' 'Teröristin Allah belasını versin.' Onu Amerika da söylüyor, PYD'yi destekliyor. Onu Avrupa da söylüyor PYD'yi destekliyor. Sen hile yapma. Sen 'PKK'dan, HDP'den oy bekleyenin Allah cezasını versin' de de millet bir anlasın, gönlü yerine gelsin. Kimse kusura bakmasın. Burada şehit ailelerimiz, gazilerimiz var. Hangi şehit cenazesine gidersek gidelim bir tanesinin gıkı çıkmıyor vakarından. Bu mücadeleden dolayı. Ne yapacağız yani? Biz bunlara sesimizi çıkarmayacağız, 'Gidin nasıl isterseniz öyle yapın siz' mi diyeceğiz. Kadın çıkacak diyecek ki 'Ben sırtımı PKK'ya, PYD'ye yasladım.' Sonra diyecekler ki 'Sen sert konuşuyorsun.' Ne sert konuşmuşum. 4 tane duvar var, istediğine yaslan."

Terör örgütlerine oyun kurulmayacağını ifade eden Soylu, "Terör örgütleriyle beraber, hele PKK gibi bir terör örgütüyle beraber bizim coğrafyamızda bulunan tüm terör örgütleriyle beraber oyun kurulmaz. Oyun kuranlara sesleniyorum; bu millete yaptığınız en büyük kötülükleri yapıyorsunuz." dedi.

- "50 yıldır ilk kez 4,5 yıl seçim olmayan bir döneme giriyoruz"

Bakan Soylu, Türkiye'nin bugün çok büyük bir oyun ve tehditle karşı karşıya olduğunu belirtti.

Türkiye'nin 21'inci yüzyılın başından itibaren, ilk kez Avrupa ile arasındaki 400 yıllık makası kapatmaya başladığına vurgu yapan Soylu, "Bunu kapatmamak için başımıza getirmedikleri musibet kalmadı. Anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getirdiler. Şimdi önümüzdeki 4,5 yılda anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getirebilmek için bütün büyükşehirlerimize 'Millet İttifakı' adı altından HDP'yi, PKK'yı oraya sokarak Türkiye'yi başka bir noktaya taşımaya çalışıyorlar. Bunun vebali ağırdır, çok nettir. 50 yıldır ilk kez 4,5 yıl seçim olmayan bir döneme giriyoruz." diye konuştu.

Belediyeleri kullanarak Türkiye'de büyük bir karışıklık ortaya konulmak istendiğine değinen Soylu, şu değerlendirmede bulundu:

"Ben İstanbul'da İmamoğlu, Ankara'da Mansur Yavaş'a da İzmir'deki adını bilmiyorum bilmek de istemiyorum zaten, onlara da söyledim. Madem PKK'dan oy istemiyorsunuz, çıkın açıklayın. Deyin ki 'PKK'nın, terör örgütünün, ondan oy isteyenin de Allah cezasını versin' ama bir şey daha söyleyeceksiniz. CHP'nin içinde terörist cenazesine giden, daha ötesi de var. 'Orada görev yaptığı sürelerde teröristlerin hastanede tedavilerinin sağlanması için emek sarf eden, ter akıtan, gayret gösteren Sezgin Tanrıkulu ile aynı partide bulunmaktan iğreniyorum ve tiksiniyorum' diyeceksiniz. Yetmez, 'HDP'den bize gelecek oya da ihtiyaç yok, o PKK'nın siyasi koludur' diyeceksiniz. Diyebilirler mi?" 

- "Kimlerin tezgah kurmaya çalıştığını bu akşam televizyonda söyleyeceğim"

Bugün Doğu ve Güneydoğu'da her tarafta huzurun hakim olduğunu söyleyen Soylu, şunları kaydetti:

"Hadi bakalım PKK gelsin haraç alsın. HDP'li bir vekil, ben onlara milletvekili demiyorum milletimize de hakaret, milletvekilliği sıfatına da hakaret. Onlar terörün, Kandil'in, PKK'nın vekili. Onlar sizi hak etmiyorlar zaten. Bir tanesi bugüne kadar 'PKK'nın vekilisiniz' dediğimiz halde 'Değilim' diyor mu? Demiyor.

Bugün 'Beka yoktur' diyenlere bir cümlem var. Hangi biriniz, Türkiye'de hangi kimse, kimlerin haberi olduğunu, kimlerin bu tezgahı kurmaya çalıştığını bu akşam televizyon programında söyleyeceğim. Hem de ayrıntılarıyla, detaylarıyla beraber ama hiçbirimiz 15 Temmuz günü erkekler cuma namazını kılarken, kadınlar ya işinde ya evinde bulunurken akşam bir hain grubunun bir Amerikan uşağının Türkiye'yi bu noktaya getirebileceğini düşünebildik mi? 15 Temmuz saat 12.00'de Türkiye'nin beka meselesi yok muydu, 17.00'de yok muydu? 31 Mart'ta eğer Türkiye siyasal olarak bir zafiyete girerse, siyasal istikrarda bir zafiyete girerse, 6 yaşındaki çocukların eline taşı verirler, kaymakam ve valilerin itibarını altüst ederler."

Programa, AK Parti Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Alinur Aktaş, AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman, MHP Bursa İl Başkanı Cihangir Kalkancı, milletvekillerinin yanı sıra şehit aileleri, gaziler, esnaflar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

AA

Güncelleme Tarihi: 13 Mart 2019, 14:54

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER