Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: Eğitimde dünyanın ilk 20'si içindeyiz

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Türkiye'de, daha iyi bir yönetime sahip olmak için 16 Nisan'da halk oylaması yapılacağını belirterek, "Halk oylamasında vatandaşımıza şu sorulacak, 'Egemenlik milletindir, değil mi? Herkes bunda mutabık. Egemenliğin 3 unsuru var. Yasama, yürütme ve yargı. Bu üçünün de sahibi millettir. Doğru mu? Yasamanın sahibi millettir. Şimdi sorumuz şu, 'Egemenliğin sahibi sensin, hükümeti de sandıkta sen kurmak ister misin?' Buna millet hükümeti diyoruz." dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: Eğitimde dünyanın ilk 20'si içindeyiz

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Türkiye'de, daha iyi bir yönetime sahip olmak için 16 Nisan'da halk oylaması yapılacağını belirterek, "Halk oylamasında vatandaşımıza şu sorulacak, 'Egemenlik milletindir, değil mi? Herkes bunda mutabık. Egemenliğin 3 unsuru var. Yasama, yürütme ve yargı. Bu üçünün de sahibi millettir. Doğru mu? Yasamanın sahibi millettir. Şimdi sorumuz şu, 'Egemenliğin sahibi sensin, hükümeti de sandıkta sen kurmak ister misin?' Buna millet hükümeti diyoruz." dedi. 

Bakan Yılmaz, Ümraniye Belediyesi Nikah Sarayı'nda düzenlenen, Ümraniye Okul Müdürleri ve Aile Birliği Yöneticileri Programında, eğitime hükümetin çok önem verdiğini söyledi.

Türkiye'nin eğitimden daha önemli bir konusu olmadığını dile getiren Yılmaz, eğitimin savunma ve güvenlikten önce geldiğini dile getirdi.

Yılmaz, eğitim iyi olursa onu takip eden sağlığın da güvenliğin de iyi olacağını dile getirerek, eğitimi ihmal edenin her şeyi ihmal ettiğini vurguladı. 

Yılmaz, "Eğitime önem vermenin ölçüsü, kendi kaynağınızdan ne kadar pay ayırdığınızla alakalıdır. Kaynağınızı, sizin için önemli olan ne ise en çok payı ona ayırırsınız. Biz merkezi hükümet bütçesinden eğitime, 122 milyar lira yüzde 20 pay ayırdık. 2002 yılında eğitime harcanan 11 milyar lira, oranı yüzde 10. Şimdi 122 milyar lira ve bütçenin yüzde 20'si ayrılıyor." diye konuştu. 

- "Eğitimde dünyanın ilk 20'si içindeyiz"

2.5 milyar kitabı ücretsiz dağıttıklarını hatırlatan Yılmaz, isterlerse özel okullara da bu kitapları vermeye başladıklarını belirtti.

Fatih Projesi'ni de başlattıklarından bahseden Yılmaz, öğrenmeyi öğrenen bir nesil yetiştirmek istediklerini aktardı. Fırsat eşitliğini sağlamak için eğitim teknolojilerini yaygınlaştırdıklarını dile getiren Yılmaz, ortaokul ve liseleri akıllı tahtalarla donattıklarına işaret etti. Öğrencilere daha sağlıklı beslenmeleri için haftanın 3 günü süt dağıttıklarına değinen Yılmaz, bundan yaklaşık 6 milyon öğrencinin faydalandığına dikkati çekti. 

Dershaneleri de kapattıklarını anlatan Bakan Yılmaz, geçen yıl yaklaşık 9 milyona yakın öğrencinin yetiştirme ve destekleme kurslarından faydalandığını söyledi.

Türkiye'de eski dönemdeki eğitim sisteminde yaşanan olaylara da değinen Yılmaz, o yıllarda ortaokulu bitirmek için yapılan sınavda sorulan 'Arının solunum sistemi ve kurbağanın dolaşım sistemi' sorularını eleştirdi.

Yılmaz, "Arının solunum sistemi ile kurbağanın dolaşımı sisteminin evladımıza ne faydası var? Dolayısıyla güncel hayatta faydası, katkısı olmayan bilgileri boşuna evlatlarımıza vermeyelim. Eğitimde ilerliyoruz. Eğitimde dünyanın ilk 20'si içindeyiz. Eğitimin amacı üretmek ve gelir elde etmek, insanımızı, milletimizi, toplumumuzu zengin kılmaktır." ifadelerini kullandı.

- "Gelen sistem daha uzlaşmacı"

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisinden biri olmayı hedeflediklerine dikkati çekerek, bunun için bilgi teknolojileri ürünleri üretmek ve eğitim ile bilgiyi iç içe geçirmek gerektiğini söyledi. Öğrencilerin teknolojiyi üreten ve kullanan kişiler haline gelmesi gerektiğine işaret eden Yılmaz, eğitimin iyiye doğru gittiğini ve daha iyiye gitmek için iyi bir yönetime ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Yılmaz, şöyle devam etti:

"Ülkede daha iyi yönetime sahip olmak için önümüzde bir fırsat var. 16 Nisan'da bir halk oylaması yapılacak. Halk oylamasında vatandaşımıza şu sorulacak, 'Egemenlik milletindir' değil mi? Herkes bunda mutabık. Egemenliğin 3 unsuru var; yasama yürütme ve yargı. Bu üçünün de sahibi millettir. Doğru mu? Yasamanın sahibi millettir. Şimdi sorumuz şu; 'Egemenliğin sahibi sensin, hükümeti de sandıkta sen kurmak ister misin?' Buna millet hükümeti diyoruz. Millet hükümetini sandıkta sen kurmak ister misin? Soru bu ve bu kadar basit. Egemenlik senin zaten, başka birine devretme. Meclisi sen kurduğun gibi hükümeti de sen kur diyoruz. Bunun bir zararı var mı? Millet yanlış yapar mı? Yaparsa da 5 yıl, sonra geri senin önüne gelecek, gereken hesabı sorarsın."  

Bu gelen sistemin çok daha demokrat olduğuna dikkati çeken Bakan Yılmaz, "Bu sistem milli iradeye uygundur. Niçin? 2002 yılında seçime gittik, yüzde 34 oy aldık. Tüm Türkiye'yi yönettik doğru mu? Şimdi yüzde 49 oy aldık, tüm Türkiye'yi yönetiyoruz. Doğru mu? Soru şu, 'bundan sonra hiçbir hükümet yüzde 34 , 46, 49 ile bu ülkeyi yönetebilir mi?' Yönetemez. Bu ülkeyi yönetebilmek için hükümetin mutlaka yüzde 50'nin üzerinde oy alması gerekir. Soru şu, hangisi demokratik ve demokrasiye daha uygun. Yüzde 34 alıp, bu ülkeyi yönetmek mi, yüzde 50 alıp yönetmek mi? Hangisi milli iradeye uygun. Hiç şüphesiz demokrasiye ve milli iradeye uygun olan, yüzde 50'nin üzerinde oy alarak ülkeyi yönetmektir. Dolayısıyla demokrasiye daha uygun olduğu için biz 'evet' denileceğini düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Yılmaz, bu gelen sistemin daha uzlaşmacı bir sistem olduğunu da sözlerine ekledi.

AA

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER