MHP'li Erkan Haberal'dan CHP’li Haydar Akar’a Karabük Demir Çelik cevabı

TBMM’de bütçe görüşmeleri sırasında kürsüde madenler hakkında konuşma yapan MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal, Karabük Demir Çelik kapandı diyen CHP’li Haydar Akar’a cevap verdi.

MHP'li Erkan Haberal'dan CHP’li Haydar Akar’a Karabük Demir Çelik cevabı

 İşte MHP'li Haberal'ın konuşmasının tam metni:

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,
Milli enerji ve maden politikasının planlanması, Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda bölgesel ve küresel güç olmasının olmazsa olmazıdır.
Milli stratejik planlamanın hayata geçirilmesiyle, Türk dış politikasının güçlü, tavizsiz ve bağımsız olması sağlanmalıdır.
Maden politikasında belirlenen hedeflere ulaşabilir, yeraltı kaynaklarımızı yüksek prodüktivite ile kullanabilirsek, Dünya da, küresel güçlü bir oyuncu olmamız kaçınılmaz olacaktır.
Ülkemizin kendi öz kaynaklarını kullanarak dışarıya bağımlı olmadan enerjiye ulaşması noktasında yerli üretim oldukça önemlidir. İşte bu nedenle konumuz olan Ulusal Bor Araştırma Enstitüsünün önemi oldukça fazladır.

Bor ve ürünlerinin geniş alanlarda kullanımı, yeni bor ürünü ve teknolojilerinin geliştirilmesi ve de üretilmesi amacıyla, temel uygulamalı araştırma yapmak, yaptırmak, teşvik etmek Ulusal Bor Araştırma Enstitüsünün görevi olsa da, TÜBİTAK ve mühendislik fakültesi olan bütün üniversitelerin çok yoğun bir Ar-Ge programı uygulaması zaruridir.
Ülkemizde bor kullanımı düşük seviyelerde gibi gözükse de, Dünya rezervlerinin %73’ünü elinde tutan bir coğrafyaya sahibiz.
Başka bir ifade ile Dünya’nın yaklaşık 500 yıllık bor madeni ihtiyacını karşılayacak bir memlekete sahibiz!
Bütün Dünya’nın petrol kaynakları tükendiği zaman ilk akla gelecek maden olarak gördüğü “BOR”, Türkiye’nin geleceği, bütün insanların alternatif enerji umudu olacaktır.
Ülkemizin belli bölgelerinde çıkarılan bor madenini endüstriyel olarak tam anlamıyla kullanamadığımız için Dünya’ya hammadde olarak satmaktayız.
Bor Madeni seramikten, cam sanayiye, sabundan, deterjana, inşaattan, otomobil sanayisine kadar yaklaşık 350’den fazla alanda kullanılıyorsa, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsünün projelerini destekleyerek, teşvikler, alt ve üst yapı yardımları, her türlü Ar-Ge harcamalarını karşılaması elzemdir. Zaten kuruluş gayesi de budur.
Yakın zamanda üretilip piyasaya sürülen “BORON” adındaki deterjan o sebeple çok önemli milli ve stratejik bir üründür.

Politik oyunlar neticesinde hiçbir ülke bizim bor madenini işlememizi istemezken ve engel olmaya çalışırken bor enstitüsünün desteğiyle üretilen “BORON” ilk adımdır. Dünya’ya verdiğimiz bir mesajdır!

“BORON” deterjanının devletin bütün birimlerinde ve temizlik firmalarında kullanılması şart koyulmalı, DMO (Devlet Malzeme Ofisi) envanterinde tek deterjan olarak kabul edilmelidir.
Gelecekte bor madeninin işlenmesiyle oluşacak araç yakıtı, depreme dayanıklı çimentolar, yanmaz tekstil ve kimyasal hammaddeleri ürettiğimiz gün , Dünya lideri olduğumuz gün olarak tarihe geçecektir.

Değerli Milletvekilleri,
Aslında hepimizin aklının her zaman bir köşesinde olan fakat devamlı ötelediğimiz önemli bir konuya daha dikkat çekmek istiyorum.
Bugün 12 Aralık 2019,
Yani çocukluğumun, çocukluğumuzun yerli malı haftasının ilk günü,
Zonguldak’ta Bahçelievler ilkokulunda talebe iken Allah mekanını Cennet eylesin, Öğretmenim Hüseyin Kara bizleri yerli malı haftasının ilk günü Zonguldaktaki, Bartındaki, Çaycumadaki ve Karabükteki kömür tesislerine gezmeye götürürdü.
İşte bu bizim kömürümüz, bu bizim kağıdımız, bu bizim demirimiz diyerek, bu “bizim ürettiğimiz!” ruhunu aşılardı.
İşte “BORON” bu sebeple değerli, bu sebeple stratejiktir.
Kanser vakalarının coştuğu, kansorejen kimyasalların fütursuzca kullanıldığı günümüzde, bizim çocuklarımız, bizim milletimiz, Alman Procter Gamble (pıraktır gembıl), Henkel ABD Diversey (Henkel abd diversi) ve Johnson Lever Diversey (cansın lever diversi) gibi küresel kimyasal firmaların dayattıkları ürünleri değil, kendi toprağımızdan üretilen “BOR” ürünlerini kullanmayı aşılamayı öğretmeliyiz.

Halkı israfla mücadele etmeye, tasarrufa yönlendirmeye ve yerli malı kullanmaya teşvik etmeli bu malları tanıtmalı ve sevdirmeliyiz.
Bununla da kalmamalı yerli malların üretimini çoğaltarak bunların dayanıklılığını, kalitesini ve beğenilirliğini yabancı mallar düzeyine getirmeyi bir görev bilmeliyiz. Sadece 12-18 Aralık tarihleri arasında değil, yaşantımız boyunca Türk mallarını tercih edip kullanmalı ve istihdamı arttırmalıyız.
Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Bey’in de söylediği gibi “Milli hedeflerimize, yerli insanımızla, kendi kaynaklarımızla yürürüz.” Diyor genel kurulu saygıyla selamlıyorum.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER