MHP'li Büyükataman: Kılıçdaroğlu, partisini içine düştüğü çukura çekmektedir

MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman: "Raydan ve yoldan çıkmış bulunan Kılıçdaroğlu, partisini de içine düştüğü çukura doğru çekmektedir"

MHP'li Büyükataman: Kılıçdaroğlu, partisini içine düştüğü çukura çekmektedir

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, "Raydan ve yoldan çıkmış bulunan Kılıçdaroğlu, partisini de içine düştüğü çukura doğru çekmektedir." dedi.

Büyükataman, yaptığı yazılı açıklamada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun söylenenleri duymamakta, duyduğunu anlamamakta, anladığını kabul etmemekte ısrarcı davrandığını savundu.

Kılıçdaroğlu'nun, "siyasi ahlaka sığmayan tavrının Cumhuriyet Halk Partisini de yıprattığını" değerlendiren Büyükataman, "Raydan ve yoldan çıkmış bulunan Kılıçdaroğlu, partisini de içine düştüğü çukura doğru çekmektedir." ifadelerini kullandı.

- "Kılıçdaroğlu klinik vaka haline geldi"

Büyükataman, "yalan ve iftirayı siyasetinin merkezine koyan Kılıçdaroğlu'nun klinik bir vaka haline geldiğini" ileri sürdü.

Büyükataman'ın açıklaması şu şekilde:

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu söylenenleri duymamakta, duyduğunu anlamamakta, anladığını ise kabul etmemekte ısrarcı davranmaktadır. Gerçekleri nasıl gizlerim, nasıl çarpıtırım diye düşünmekte, tüm mesaisini buna harcamaktadır. Onun siyasi ahlaka sığmayan, yalanlarla dolu bu tavrı kendisiyle birlikte Cumhuriyet Halk Partisini de yıpratmaktadır. Raydan ve yoldan çıkmış bulunan Kılıçdaroğlu, partisini de içine düştüğü çukura doğru çekmektedir.

Yalan ve iftirayı siyasetinin merkezine koyan Kılıçdaroğlu; klinik bir vaka hâline gelmiş ve tıp kitaplarında mitomani maddesinin içerisinde tipik bir mitoman olarak yerini almayı çoktan hak etmiştir.

Sayın Genel Başkanımızın tank palet fabrikasının satılmadığını kendisine çeşitli vesilelerle anlatmasına, bu konudaki eksiklerini gidermesi gerektiğini söylemesine rağmen çıktığı her programda, yaptığı her konuşmada gerçekleri bir kenara koyup kendi söylediği yalana inanmış bir mitoman olarak aynı iftirayı tekrarlamakta ve Sayın Genel Başkanımızın milliyetçiliğine “dil uzatma” hadsizliğine düşebilmektedir.

Kılıçdaroğlu’nun Sayın Devlet Bahçeli’nin milliyetçiliğini bir değerlendirmeye tâbi tutması, bu milliyetçiliğin gerçek olup olmadığını sorgulaması ve Sayın Genel Başkanımıza Türk Milliyetçiliğini öğretmeye kalkışması Arabistanlı Lawrence’in camide vaaz vermesinden farksızdır. Lawrence’in rolünü oynayıp dinine ve milliyetine geri dönmesi gibi Kemal Kılıçdaroğlu da kötü bir performansla sahnelediği, eline yüzüne bulaştırdığı Türk Milliyetçisi rolünü 31 Mart günü terk edecektir.

Oysa Türk Milliyetçiliği Sayın Genel Başkanımız için geçici bir heves, oy kaygısı ile söylenmiş ve inkâr edilecek sözler değildir. Türk Milliyetçiliği onun hayat çizgisidir, ömrünün her bir anını varlığına armağan ettiği kutsal bir hazinedir. Bunu Kılıçdaroğlu’nun anlamasını beklemek aklın sınırlarını zorlayacak bir hayal olacaktır.

Hırslarına esir düşmüş, gözü intikamdan başka bir şey görmeyen CHP Genel Başkanı; Türkiye’nin gerçeklerini anlayamayacak, Türk milletinin menfaatlerini göremeyecek ve millî değerlerimizle barışamayacak derecede virüs kapmıştır. Taşıdığı virüsü Cumhuriyet Halk Partisi camiasına ve aziz Türk milletine bulaştırmaktan keyif alan Kılıçdaroğlu’nun bu olumsuz psikolojik tavrı tıp tarihine “Kılıçdaroğlu vakası” olarak geçecek türdendir.

Cumhuriyet Halk Partisine oy veren kıymetli kardeşlerimize Sayın Genel Başkanımızın çağrısıyla seslenmek istiyorum: “CHP'ye oy veren kardeşlerim, bu Kılıçdaroğlu'nda umut yoktur. Kılıçdaroğlu konuşacak, Cumhur İttifakı yapacaktır. O yalan söyleyecek, Cumhur İttifakı doğruyu anlatacaktır. Cumhur İttifakı olarak Türkiye'nin safında toplandık, gelin buna siz de katılın.

Güncelleme Tarihi: 27 Mart 2019, 13:26

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER