Kılıçdaroğlu: Senin yerin CHP'nin kapısının dışarısıdır

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Hem CHP'li olacaksın hem bireysel çıkarlar peşinde koşacaksın, 'Ben ne olacağım' diyeceksin. Sen hiçbir şey olamazsın kardeşim. Senin yerin CHP'nin kapısının dışarısıdır." dedi.

Kılıçdaroğlu: Senin yerin CHP'nin kapısının dışarısıdır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Hem CHP'li olacaksın hem bireysel çıkarlar peşinde koşacaksın, 'Ben ne olacağım' diyeceksin. Sen hiçbir şey olamazsın kardeşim. Senin yerin CHP'nin kapısının dışarısıdır." dedi. 

Kılıçdaroğlu, Yenimahalle Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen 19. Olağanüstü Kurultay'daki konuşmasına Deniz Baykal'ı ve Enis Berberoğlu'nu selamlayarak başladı. 

Geçen pazartesi günü hayatını kaybeden Parti Meclisi (PM) üyesi Yavuz Karan'a da Allah'tan rahmet dileyen Kılıçdaroğlu, bugün İstanbul'da Cumhuriyet gazetesiyle ilgili davanın görüleceğini hatırlattı.

Ahmet Şık, Akın Atalay ve Murat Sabuncu'nun bir yılı aşkın süredir tutuklu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Umarız bugün görülen duruşmada bu arkadaşlar serbest bırakılır." diye konuştu. 

Zaman zaman belli olaylara ciddi tepkiler gösterildiğini ancak zamanla bunların kanıksandığını savunan Kılıçdaroğlu, bu durumun ise çok tehlikeli olduğunu vurguladı.

Kılıçdaroğlu, tüm algı yönetimine karşı, dik duruşun olayın ilk anında gösterilmesini isteyerek, "Bizim dışımızda yasa dışı uygulamalara karşı çıkan kimse yok. İktidarın derdi 'CHP'yi nasıl sustururum.' Bu tuzağa hiçbir CHP'linin düşmemesi lazım. Demokrasi savunan herkesin, olayların sıcaklığında hangi tepkiyi verdiysek sonraki süreçte de aynı tepkiyi vermemiz lazım." ifadesini kullandı.  

Gazetecilerin, yazarların, milletvekillerinin, öğrencilerin, avukatların hapiste olduğu bir Türkiye'yi yaşadıklarını belirten Kılıçdaroğlu, sırf barış istedi diye 100'den fazla akademisyenin üniversiteden kovulduğu iddia etti.

Üniversiteleri susturulan, parlamentonun yetkilerinin gasbedildiği, suçluyu hakimin değil, otoritenin belirlediği bir Türkiye'de yaşadıklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Demokrasimiz işgal altında. İnsanlar nefes alamıyorlar, insanlar düşüncelerini özgürce ifade edemiyorlar. OHAL'in uygulandığı bir Türkiye'deyiz. Adil yargılanmanın olmadığı bir Türkiye'de yaşıyoruz. Yargının ipotek altına alındığı bir Türkiye'de hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur." dedi.

- "Hanedan devletine dönüşen bir Türkiye'de yaşıyoruz 

Gayriresmi bir referandumda anayasanın değiştirildiğini ileri süren Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin hızla demokratik hukuk devletinden uzaklaştığını belirtti.

Kılıçdaroğlu, "Önce parti devletine, şimdi de hanedan devletine dönüşen bir Türkiye'de yaşıyoruz. Anayasası fiilen askıya alınmış, kuvvetler ayrılığı yok edilmiş, dış politikası egemen güçler tarafından belirlen bir ülkede yaşıyoruz." diye konuştu.  

İktidarın bilinçli bir şekilde yoksulluğu bitirmediğini ve oyunu almak için yoksulluğu yönettiğini savunan Kılıçdaroğlu, ayrıca toplumu ayrıştırarak, bölerek kendi iktidarını güvencesi altına almak isteyen bir parti ile karşı karşıya olduklarını değerlendirdi. 

Ekonomisi tefecilere peşkeş çekilen, yerli ve milli yatırımları satılan bir Türkiye'de yaşadıklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bu rejimin adı tek adam rejimi, hanedan rejimidir. Bu düzenin adı da haramilerin düzenidir. Bize düşen görev, her birimize tek tek düşen görev, haramilerin saltanatını yıkmadıkça yatağımızda rahat uyuyamayacağız. Bizim boynumuzun borcudur haramilerin saltanatını yıkmak. Neden diyeceksiniz; çünkü biz Kuvayımilliyeciyiz." ifadesini kullandı. 

- "Söz konusu vatansa gerisi teferruattır"

Memleketin sınırlarının kanla, gözyaşıyla çizildiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Birileri 'Çok oy aldım gelir Türkiye Cumhuriyetinin dokusuyla oynarım' derse ona karşı çıkacakların başında CHP'liler olmak zorundadır. Bizim temel ilkemiz; söz konusu vatansa gerisi teferruattır." dedi. 

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Karşı çıkanların ön saflarında CHP'liler olacak derken, elbette ki bu saflara ister muhafazakar ister ülkücü ister milliyetçi ister mukaddesatçı ister sosyal demokrat ister Atatürkçü, kim olursa olsun, hep beraber demokrasiyi savunmak ortak görevimizdir. Bu mücadelenin öncülüğünü bizler yapacağız. Elbette ki bu mücadele ortak görevimiz ama bu davaya önce inanmamız gerekiyor. Her birimizin tek tek birer dava insanı olması gerekir. Bir davaya inanıyorsak, ortak amaçlarımız varsa, o davayı sonuna kadar savunacağız, yenileyerek savunacağız, çünkü biz haklıyız, gururluyuz, onurumuzla davamızı savunuruz. Her CHP'linin bir dava insanı olması gerekir. Cumhuriyetin demokrasiyle taçlandırılması ortak davamızdır."

- Cinsiyet kotası çağrısı  

Dün, Dünya Kadınlar Günü'nde Aydın'da kadınlara seslendiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, orada, "Eğer bu ülkede kadın erkek eşitliğini savunuyorsanız gelin yüzde 33 cinsiyet kotasını Siyasi Partiler Yasasına koyalım." dediğini aktardı.

Aynı çağrısını yineleyen Kemal Kılıçdaroğlu, "Yüreğiniz yetiyorsa, kadınlara saygınız varsa, kadınlar da bu ülkenin geleceğinde söz ve karar sahibi olsun diyorsanız, gelin hep birlikte, parlamentoda grubu olan bütün siyasal partiler en az yüzde 33 cinsiyet kotasını yasalaştıralım. O zaman göreceksiniz, Türkiye başka bir Türkiye olacak." ifadesini kullandı.  

Yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını savunmanın ortak davaları olduğunu bildiren Kılıçdaroğlu, barışın ve huzurun egemen olduğu bir Türkiye'yi amaçladıklarını aktardı.

- "Senin yerin CHP'nin kapısının dışarısıdır"

Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Davaya inanan insanların özelliği, 'Ben yarın ne olacağım' kaygısını taşımayan insanlardır. Davaya inanmayıp da 'Ben ne olacağım, benim geleceğim ne olacak, milletvekilliğim garanti mi?' diye söyleyenlerin dava insanı olmaya hakları da yoktur, hukukları da yoktur. Dava insanı olanların mevkisi, makamı yoktur. Sıradan bir yurttaş, demokrasiyi, yargı bağımsızlığını, Türkiye'yi, onurunu savunacak... 'Bunu savunuyorum ama ben ne olacağım.' Sen hiçbir şey olamazsın, senin bu partide yerin de yoktur kardeşim. Bireysel çıkar peşinde koşanların bu partide yeri yoktur. Hem CHP'li olacaksın hem bireysel çıkarlar peşinde koşacaksın, 'Ben ne olacağım' diyeceksin. Sen hiçbir şey olamazsın kardeşim. Senin yerin CHP'nin kapısının dışarısıdır. Bu ülkeye biz dava insanları kazandırmak için mücadele ediyoruz. Eğer bu mücadeleyi başarıya ulaştırabilirsek, o zaman Kuvayımilleyicilerin hakkını teslim etmiş oluruz."

- "En büyük hedefim parti reformuydu

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin baskı altında olduğunu ve kendilerine düşen görevin ise Türkiye'yi kurucu ayarlarına yeniden döndürmek olduğunu söyledi. 

Kurultayla ilgili bilgi de veren Kılıçdaroğlu, 2010'da genel başkan seçildikten sonra önündeki en büyük hedefin parti reformu olduğunu bildirdi.

Kılıçdaroğlu, "8 yıldan bu yana, dar kadrocu siyaset anlayışıyla, parti içi iktidar kavgasına odaklanmış alışkanlıklarla mücadele ederek yepyeni bir siyaset anlayışını bu partiye yerleştirmeye çalıştım." dedi.  

Kendisinden önce partinin neredeyse "ön seçim" uygulamasını unuttuğunu aktaran Kılıçdaroğlu, tüzüğe en az yüzde 85 ön seçim şartını kendisinin koydurduğunu anımsattı.

Ayrıca iki kez üst üste kontenjan adayı olanların, üçüncü kez kontenjan adayı olamayacaklarına ilişkin tüzük değişikliğini de yine kendisinin koydurduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şu görüşlere yer verdi:

"Sadece tüzüğe koymakla yetinmedik, ilk kez 55 seçim çevresinde ön seçim yaptık. Allah aşkına daha önce ön seçim mi vardı? Şimdi çıkıp bana 'Kılıçdaroğlu tüzük değişikliği getiriyor ön seçimi kaldıracak.' Niye kaldıralım? Bunu söyleyelim arkadaşlar dönüp acaba bizim tüzük değişikliğine bakıyorlar mı? Delege avcılığıyla siyaset yapanların bu ülkeye faydası yoktur. Ülkeye faydanın yolu şudur; ülkenin sorunlarını nasıl çözeceğiz, önerileriniz nelerdir? Eğer böyle bir siyaset anlayışı ile yola çıkıyorsanız benim başımın üstünde yeriniz var. Getirilen tüzükle ön seçim maddesinde hiçbir değişiklik yapılmadı, aynen duruyor. Hatta aday saptama yöntemi belirlenirken bir düzenleme daha yaptık, il örgütlerinin görüşlerinin de alınacağını tüzüğe yazdık. Ben milletvekili adayı belirleme meraklısı değilim. Beni en çok rahatsız hususlardan biri budur... Adayı en iyi belirleyecek olan örgütün kendisidir.

Aday belirleme meraklısı olsam 2012'de ön seçimi getirmezdim. 55 ilde ön seçim yaptırmazdım. Ben bu anlayışı reddediyorum. Örgüt partiyi yıllardır iktidar olmamasına karşın ayakta tutuyor. Örgüte güvenmeyip de kime güveneceksiniz?" 

Kılıçdaroğlu, hiçbir partinin göstermediği çabayı CHP'li milletvekillerinin gösterdiğini belirterek, genel başkan olmadan önce yapılan "CHP Sivas'tan öteye gidemez" anlayışını da yıktıklarını ifade etti. 

CHP rozetiyle, Türkiye'nin ve dünyanın her yerine gittiklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:

"Kendi topraklarımıza elbette gideceğiz. Diyarbakır'a da Şanlıurfa'ya da Hakkari'ye de Bitlis'e de... Niye gitmeyelim. Artık göğsümüzde CHP rozeti onurumuzla gidiyoruz, esnafı geziyoruz. Çünkü onlar da şu noktaya geldiler, Kürt sorununu çözecek parti CHP'dir, CHP dışında hiç kimse  bu sorunu çözemez. Beni de onlar çok iyi biliyorlar. CHP demokrasi ve özgürlük bağlamında bu sorunu çözecektir. 15 yıldır çözemediler. Şehitler üzerinden siyaset yapıyorlar. Fakir fukaranın çocuğunu gönder askere, kendi çocuklarını askere göndermemek için her türlü dümeni çevir. Sonra şehitlerin arkasından gözyaşı dök. Bu oyunu da artık Türkiye'nin görmesi lazım." 

Kemal Kılıçdaroğlu, ön seçime verdikleri önemi tekrarlayarak, parti içi demokratik yarış kültürünü yerleştirmek için 8 yıldır mücadele ettiğini bildirdi.

Bir hayli mesafe katetmelerine rağmen, hastalıklı eski alışkanlıklar nedeniyle arzu ettiği kültürü partiye yerleştiremediğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Ama bunun mücadelesini mutlaka yapacağım. Demokratik yarışma kültürü, mutlaka ama mutlaka bu partiye gelecektir. 'Ben yoksam parti de yok' anlayışı egemen olan arkadaşlarımız var. 'Ben yoksam partim de yok' diyen arkadaşlar, kapı burada, çıkıp gidebilirler. Parti kimsenin babasının malı değildir, parti hepimizindir, Türk milletinindir, Kuvayımilliyecilerin partisidir, savaş meydanlarında kurulan bir partidir bu. Bu partide 'Ben ne olacağım' diye yola çıkanların yeri yoktur." 

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Partiyi olabildiğince kavgalardan, eski hastalıklardan uzaklaştırdım. Eski hastalıkları bir şekliyle hala gündeme getirenleri de uzaklaştıracağım. Hiç izin vermeyeceğim." dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen 19. Olağanüstü Kurultayı'nda yaptığı konuşmada, 1980 sonrasında lümpenleşen yapıyı yok edinceye kadar mücadele edeceğini ifade etti.

Her partilinin bir dava insanı olacağını belirten Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin bu kadar derdi varken 'En ne olacağım, biz ne olacağız' diye yola çıkanlar partiye ihanet ediyorlar. Açık ve net söylüyorum." diye konuştu.

Örgüt içi seçimlerde mutlaka sandık konulmasını istediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, "Her mahalleye koyacaksınız. Üye gelip oyunu kullanacak. Yüzde 100 yaptık mı? Hayır, biliyorum. Ama önemli bir başarı sağladık. Bu süreci götüreceğim. Kim seçimler öncesi mahallelere sandık koymazsa partide tutmayacağım. Üyenin iradesine kimsenin ipotek koymaya hakkı yoktur. Üye gelecek, delegeyi kendi seçecek. Bürolarda oturup delege yazmanın mantığı yoktur." değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, her zaman parti içi yarışmayı teşvik ettiğinin altını çizerek, genel başkan seçimi için, yüzde 20 divanın önünde imza atma şartını kaldırdığını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Allah aşkına bunu uzaydan gelen adamlar mı kaldırdı? Ben kaldırdım. Yüzde 20'yi, yüzde 10'a indirdim. Divan önünde imza atma ayıbından da bu partiyi kurtardım." ifadesini kullandı.

Delegenin istediği gibi imza atması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Ama şu gerçeği de söylemekten kendimi alamıyorum, delegenin çift kişilikli olmaması lazım. Hem ona imza veriyorum hem buna imza veriyorum. Olmaz. Doğru değil, ahlaki değil. Hiçbir zaman, hiçbir delegeye neden oraya imza attın lafını etmedim. İmza atan herkes kapıma yani Genel Başkanlık makamına geldiğinde hiçbir zaman sorgulamadım. Diğerlerini, genel başkan yardımcılarını, il başkanlarını nasıl karşıladıysam, uğurladıysam o arkadaşlarımı da öyle karşıladım ve uğurladım."

- "Eski alışkanlıkların nüksetmesini kabul etmiyorum"

Yarışa girmek isteyen hiçbir genel başkan yardımcının ya da genel başkan adayının önünü kesmediğini belirten Kılıçdaroğlu, herkesin demokratik olarak yarışabileceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Niye keselim? Eski alışkanlıkların nüksetmesini kabul etmiyorum. Baskıyı, delege üzerinde baskıyı kabul etmiyorum." dedi.

Kılıçdaroğlu, her delegenin özgür iradesiyle oyunu kullanması gerektiğinin altını çizdi.

Çarşaf listeyi esas, blok listeyi istisna yaptığını belirten Kılıçdaroğlu, "Yanlış mı yaptım?" diye sordu.

Bunu örgütün istediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, örgütün iradesine güvendiklerini ve bu iradenin önemli olduğunu vurguladı. Kılıçdaroğlu, "Örgütün iradesine rağmen genel başkanlık yapılmaz. Örgütün iradesine rağmen siyaset yapılmaz. Örgütün iradesine saygı göstermek zorundasınız." dedi.

- "Aile hayatımız bitti bizim" 

Genel Başkan olduktan sonra hiçbir kurultayda, blok liste önerisi verin demediğini, tam tersine engellediğini ve çarşaf liste olmasını istediğini anlatan Kılıçdaroğlu, tüzüğe, kurallara uyduğunu, delegeye güvendiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, genel başkanın "gökten zembille inmiş bir kişi" olmadığını kaydederek, genel başkanı, "Türkiye'nin sorunlarını bilen, çözüm üreten, örgütüne güvenen ve Türkiye'nin çağdaş uygarlığa ulaşması için elinden gelen her türlü çabayı gösteren kişi" olarak niteledi.

Kılıçdaroğlu, "Genel başkan olmak kolay değil, aile hayatımız bitti bizim. Günün 24 saati çalışıyorum. Şunu rahatlıkla iddia ediyorum, Türkiye Cumhuriyeti'nde şu anda CHP Genel Başkanı'nın gösterdiği çabanın 10'da birini dahi diğer genel başkanlar göstermemiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Kemal Kılıçdaroğlu, illerin bir kısmında blok liste yapılmasına itiraz etmediklerini belirterek, çarşaf listeyi kaldırmadıklarını vurguladı.

- Kadın ve genç kotası

Yüzde 25 olan cinsiyet kotasını yüzde 33 yaptıklarına işaret eden Kılıçdaroğlu, bu rakamın Siyasi Partiler Yasası'na girmesi gerektiğini söyledi. Bunun parlamentoda kadın sayısını artıracağını belirten Kılıçdaroğlu, "Parlamentonun saygınlığı artacaktır, kadının saygınlığı artacaktır. Kadına siyasette verdiğimiz değerin önemi duyulacaktır. Nerede? Bütün dünyada. Bunu yapmak zorundayız." dedi.

Kılıçdaroğlu, gençlik kotasını yüzde 10'dan yüzde 20'ye çıkaracaklarını ifade ederek, şunları söyledi:

"Gençlere siyaset yolunu biz açmayacağız da kimler açacak? Açacağım, gençler siyaset yapacak. Sadece bayrak asmak değil, afiş yapıştırmak değil. Onlar da siyaset yapmalı, parlamentoya gelmeli, belediye meclis üyesi, ve belediye başkanı olmalı. Siyasetin her alanında gençler olmalı. Gençlerin önünü açmak zorundayız." 

Kılıçdaroğlu, yıllardır yapılmayan gençlik ve kadın kolları kurultayını kurumsal hale getirdiğini, belli aralıklarla kurultayları yaptıklarını söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin ilkelerinden hiç kimsenin ödün veremeyeceğini vurguladı.

-"Parti üyesi parti militanıdır"

Geldiği günden bu yana üye reformunun içinde uhde olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Üye yapısının düzelmesi lazım. Bunun için buraya hüküm getirdik. Tüzüğe yeni düzenlemeler getiriyoruz. Ben şunu istiyorum, parti üyesi parti militanıdır. Nokta. Gittiği yere göre çalışır, didinir, sorunları bilir, dişe diş mücadele eder. Ne mücadelesi? CHP'nin iktidarı için mücadele eder. Parti üyesi dediğimiz budur. 'Evimde oturayım bizim il, ilçe  başkanı seçildiği zaman sandığa gideyim onun için oy kullanayım, tekrar evime gidip oturayım.' Bu parti üyeliği değildir. Parti üyelisi dişe diş mücadele eden kişidir. Sayı az olsun hiç önemli değil. Ama ben bilmeliyim ki bir avuç insansa bir avuç insan, bir kitleyse bir kitle CHP'nin iktidarı için dişe diş, göze göz mücadele ediyor. Ben böyle bir üye istiyorum. Bunun mücadelesini veriyorum. Bunun için tüzüğü değiştirmek istiyorum.

'Üyeleri atacakmışız partiden.' Niye atalım? Siyaseti etik düzeyde yaparsanız başımın üstünde yeriniz var. Siyaseti mahalle kavgalarında ya da mahalle kahvelerinde konuşulan üslupla yaparsanız bu doğru değildir. CHP'nin delegelerine de milletvekillerine de yakışmaz. Yakışanı bilgiye dayalı söylem. Bilginiz olacak."

Kılıçdaroğlu, internet üzerinden üyeliği getirdiklerini, şu an hiçbir partide olmayan teknoloji altyapı yatırımlarını yaptıklarını söyledi.

Üye yapısında bir reform yapacaklarını yineleyen Kılıçdaroğlu, "Bunun da mücadelesini yapıyorum. Sandıklarda çalışan, emek veren üyelerin liyakat esasına göre ödüllendirilmesini sağlayan bir düzen getireceğiz. 'Üye oldum her şeyi yaparım.' Yok, üye oldun çalışacaksın." dedi.

Kılıçdaroğlu, eski genel merkez binasını parti okuluna dönüştürdüklerini anımsattı.

Mevcut üyelerini yok saymadan bütün üyelerin başının üstünde yeri olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Onların hukuklarını koruyarak üye reformunu hızla tamamlayacağız. Üyeden korkan bir yönetim anlayışıyla değil üyeliği en geniş tabana yayan, en zengin destek birimlerini oluşturan bir yapıyı hedefliyoruz. Parti içi eğitim, aidat bağı ve parti çalışmalarına aktif katılmayı teşvik eden, sadece destekçi olarak partiyle bağını sürdürmek isteyenlerin ilişkilerini de ayrıca düzenliyoruz. Bu esaslı üye reformunun temelini de bu tüzükle atıyoruz.

Etkin bir üye yapısının yanında güçlü bir örgüt istiyorum. Bunun için il ve ilçe başkanlarının güçlü olması lazım.

Parti içi demokrasi, 'Disipline uymayacağız' anlayışına izin vermez. 'Efendim ben milletvekili seçildim ne demek grup içi yönetmeliği ona da uymuyorum. Ben istediğim televizyon kanalına çıkarım, istediğim gibi konuşurum.' Konuşamazsın arkadaş. Bugüne kadar ses çıkarmadım. Bundan sonra izin almadan çıkıyorsa kusura bakmasın bu partide yeri yoktur. Örgütün önünde söylüyorum bunu. Bizim disiplinli bir örgüte ihtiyacımız var. Tek ses çıkaracak tekrarın gücüne inanan bir örgüt istiyorum. 'Genel Başkan konuştu bütün dünya duydu benim artık yeni şeyler söylemem lazım.' Niye kardeşim? Tekrarın gücü var. Aynı şeyi sürekli tekrar edeceğiz. 'Tek adam rejimi', 'haramilerin düzeni' bunları sık sık dile getireceğiz."

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin içinde bulunduğu şartların sıradan şartlar olmadığının altını çizerek, tarihin kendilerine çok ağır bir sorumluluk yüklediğini söyledi.

- "Sade, düz ve anlaşılır bir tüzük"

Disiplinli bir örgüte ihtiyaçlarını olduğuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, bu nedenle disiplin hükümlerini zamanın koşullarına uydurduklarını kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Tüzüğün zamanın ruhuna uyup, hayatın dinamiğine ayak uydurabilecek esneklikte, kullanışlı, rahat anlaşılabilir, sade, pratik ve iç tutarlığa sahip olması gerekiyordu. Böyle bir tüzük yaptık, böyle bir tüzük taslağıyla önünüze geliyoruz." diye konuştu.

"Sade, düz ve anlaşılır bir tüzük" yaptıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, genel başkan olduktan sonra bir parti reformu yapmak istediğini ve bunu adım adım hayata geçirdiğini bildirdi. Kılıçdaroğlu, "Partiyi olabildiğince kavgalardan, eski hastalıklardan uzaklaştırdım. Eski hastalıkları bir şekliyle hala gündeme getirenleri de uzaklaştıracağım. Hiç izin vermeyeceğim." dedi.

Kılıçdaroğlu, disiplinli, özgüveni yüksek, her ev, her bakkal dükkanı ve kahveye rahatlıkla giren, söylediği sözün ne anlama geldiğini bilen, özgüvenle konuşan örgüt ve parti militanı üyeler istediğini, bu yapıyla yola çıkacaklarını bildirdi.

2019 seçimlerinde demokraside bir devrim yapacaklarını ve bu devrimi de bu ülkenin kadınlarının gerçekleştireceğini belirten Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Eski hastalıklar, eski alışkanlıklar yüzde 100 bitti mi? Hayır, bitmedi. Ben de biliyorum, siz de biliyorsunuz. Ama bunu bitireceğiz. Bu işin yolu yok. Bunu bitireceğiz. Bunu tek başıma yapamam. Böyle bir gücüm yok. Bunu örgütümle beraber yapacağım. Bugüne kadar yaptığımız reformların tamamının arkasında örgütün sarsılmaz imzası var. O imzaya güveniyoruz. Örgüte güveniyorum. Yeni tüzüğü de sizlere emanet ediyorum."

- Notlar

Nazım Hikmet Kültür Merkezi'ndeki kurultayın basına ve seyirciye kapalı olması nedeniyle basın mensupları Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını merkezde bulunan nikah salonundaki ekrandan takip etti.

Basın mensupları, öğleden sonra bir nikah töreninin yapılacağının duyurulması üzerine çalışmalarını nikah salonunun yanında bulunan koridorda sürdürdü.

Öte yandan CHP'nin 19. Olağanüstü Kurultayı'nın yapıldığı büyük salonun daha önceki tarihlerde Edip Akbayram konseri nedeniyle kiralandığı öğrenildi. Konser nedeniyle kurultay çalışmalarının bugün erken bitirileceği salonun konser için hazırlanacağı belirtildi. Konser sonrası ise salon yeniden kurultay için hazırlanacak ve sabah saatlerinde çalışmalarına başlayacak. 

AA

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2018, 15:59

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER