Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kılıçdaroğlu'na İstanbul'dan gereken cevabı vereceğim

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne şahsımıza ne Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal'e dil uzatılmasına asla müsaade etmeyiz. Hele hele bu aziz milletin onuruyla oynanmasına asla izin vermeyeceğiz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kılıçdaroğlu'na İstanbul'dan gereken cevabı vereceğim

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Son NATO skandalında olduğu gibi Türkiye'nin hak ve hukukunu koruma noktasındaki kararlılığı, artık birilerini kendilerine çekidüzen vermek zorunda bırakıyor." dedi.

Erdoğan, Kurtdereli Kapalı Spor Salonu'nda gerçekleştirilen AK Parti Balıkesir İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katılarak partililere hitap etti.

Tüm Balıkesirlileri selamlayarak başladığı konuşmasında, Balıkesir'e 16 Nisan halk oylaması öncesinde son olarak geldiğini ve vatandaşlarla hasbihal ettiklerini anımsatan Erdoğan, ziyareti sırasında toplam yatırım tutarı 1 milyar 281 milyon lira olan 78 projenin toplu açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi.

Bazı partililerin "Erdek burada, reisinin yanında" şeklindeki tezahüratına "Erdek çok çalışacaksınız, Mart'ta Erdek Belediyesini alacaksınız ona göre." karşılığını veren Erdoğan, diğer ilçelerden gelen partililerin de benzer tezahüratı üzerine "Dursunbey zaten zirve maşallah. Yarış başladı, hayırlı olsun." dedi. 

Erdoğan, toplantı öncesinde astsubay meslek yüksekokulunda bin 518 astsubay ve ailelerinin mezuniyet coşkularına ortak olduklarını söyledi.

Toplantının hayırlara vesile olmasını temenni eden ve kuruluşunda bugüne kadar Balıkesir AK Parti teşkilatlarında görev yapanlara şükranlarını sunan Erdoğan, ahirete irtihal edenlere de Allah'tan rahmet diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vesileyle bir kez daha Birgivi Hazretlerini, Sarı Hoca'yı, Gönenli Mehmet Efendi'yi, Bandırmalı Ali Efendi'yi, Hasan Basri Çantay hocamızı rahmetle yad ediyorum. Çanakkale zaferimizin sembollerinden Seyit Onbaşı'ya, Kurtdereli Mehmet Pehlivana, Zağanos Paşa'ya, Hasan Baba'ya Balıkesir'in tüm kahramanlarına yüce Mevla'dan rahmet niyaz ediyorum." diye konuştu.

Mehmet Akif'in "Balıkesir" şiirinin "O yeşil toprağın ey yüzler ağartan Karesi, şimdi binlerce şehidin kanayan makberesi, sana hasret kalan evladın için dünyada varsa kahrolmadan aram edecek yer neresi? Hani gökkubbenin altında görülmüş mü eşin? Dağların bağ, hele vadilerin altın deresi. Ey benim her taşı bir mabedi iman yurdum, seni er geç bana mutlak verecek Mabudum." dizelerini okuyan Erdoğan, vatan, bayrak ve hürriyet için canlarını veren tüm şehitlere Allah'tan rahmet diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eli kanlı katil sürülerine ülkemizi dar eden, bölücü terör örgütüne nefes aldırmayan tüm Balıkesirli Mehmetçiklere de buradan selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum." diye konuştu.

AK Parti olarak 15 yıl boyunca Türkiye'nin her köşesine iş, hizmet ve aş götürmek için ter döktüklerini belirten Erdoğan, "Tek gayemiz milletimize hizmet etmek, ülkemizi adaletle kalkındırmak oldu. Hamdolsun bu süre içinde 81 vilayetimizin tamamını hastanelerle, okullarla, adliye saraylarıyla, bölünmüş yollarla, toplu konutlarla, bir çok yatırım ve eserlerle donattık." ifadesini kullandı.

Sağlık alanında vatandaşlara dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde olmayan standartlarda hizmet sunduklarını dile getiren Erdoğan, "Öyle ki her yıl 400 binin üzerinde yabancı, yabancı hastayı söylüyorum, ülkemize geliyor, şifasını Türkiye'deki hastanelerde arıyor, bu önemli bir şey. Eskiden tam aksineydi, bizimkiler yurt dışına gidiyordu, şimdi buraya geliyorlar." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Biz iktidara geldiğimizde terörle mücadelesini dahi birilerinin verdiği silahlara, sağladığı istihbarata borçlu olan bir ülke vardı. Bu güçler sadece silah satmıyor aynı zamanda terörle mücadelemizin sınırlarını da çiziyordu. Ne zaman terör örgütüne öldürücü darbeyi vurmak için hazırlık yapılsa hemen birileri devreye giriyor, gizli-açık tehditlerle, yalan yanlış yönlendirmeyle bunu engelliyordu. Ecdadın dediği gibi, ne diyordu ecdat? Borç alan yeri geldiğinde istemese de emir almak zorunda kalıyordu."

- "Ülkemizin iradesine vurulan prangaları söküp attık"

Türkiye'nin bir dönem ithal silah, ithal ürün ve fikirlerin adeta cenneti olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu ülkenin ekonomisi, üretmeden, hiçbir riske girmeden sadece devlete borç vererek palazlanan faiz lobisinin oyuncağı haline gelmişti. Bu ülkenin demokrasisi medya patronlarının iktidarı yönettiği, darbeci köşe yazarlarının hükümet yıktığı bir acziyet içindeydi. Biz ülkemize, aziz milletimize asla yakışmayan bu tabloyu 15 yılda büyük mücadeleler sonunda değiştirdik. Ticaretten ulaşıma kadar her alandaki yatırımlarla sadece ülkemizi büyütmekle kalmadık aynı zamanda Türkiye'ye gerçek bağımsızlığını kazandırdık. Özellikle savunma sanayi alanındaki projelerimizle ülkemizin iradesine vurulan prangaları söküp attık."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin sadece kendi silahı, tankı ve savaş gemisini üretmekle kalmadığına, aynı zamanda bunları ihraç da ettiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:

"Türkiye silahlı insansız hava araçlarını milli imkanlarla imal eden dünyanın on ülkesinden biri olmuştur.  Bugün Türkiye belli uluslararası örgütlere ileri garnizonluk yapan değil milli menfaatlerini ne olursa olsun gerçekleştiren ülkedir. Ülkemizin gücü sadece müttefiki olduğumuz kurum ve kuruluşlardan değil bunlarla beraber kendi imkan ve kabiliyetlerimizi de ortaya koyuyoruz. Son NATO skandalında olduğu gibi Türkiye'nin hak ve hukukunu koruma noktasındaki kararlılığı, artık birilerini kendilerine çekidüzen vermek zorunda bırakıyor."

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Soçi'deki üçlü zirveye ilişkin, "Üç lider olarak, Suriye'deki insani dramı sonlandırmaya yönelik gerçekten çok kritik kararlar aldık. İnşallah yakında bu kararların olumlu yansımalarını sahada daha belirgin şekilde görmeye başlayacağız. Tabii belki 15 günde bir, ayda bir de bizim bu bir araya gelişimiz devam edecek." dedi.

Erdoğan, Kurtdereli Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti Balıkesir İl Başkanlığı Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda partililere hitap etti.

Sadece ekonomik ve askeri açıdan güçlü olmanın yeterli olmadığını, asıl meselenin özgüven sahibi ve hakikatin hatırını kaba güce feda etmemek olduğunu belirten Erdoğan, bunun için öncelikle zihinlere vurulmuş zincirlerin kırılması gerektiğini söyledi. Erdoğan, çünkü müstekbirlerin en büyük silahının maddi güçleri, teknolojileri, tankları, tüfekleri ve füzeleri olmadığını, onların asıl silahlarının zihinlere vurdukları prangalar olduğunu ifade etti.

Ses çıkarılmayan her haksızlığın, zalimi daha da pervasız hale getirdiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bizim inancımızda bırakın zulme destek olmayı, zulme rıza göstermek, tepkisiz kalmak da zulümdür. Biz asla birileri gibi sağ yanağımıza vurulduğunda, sol yanağımızı çevirenlerden olamayız. Biz, sırf kendi siyasi istikbalimiz, ikbalimiz tehlikeye girmesin diye milletimize yapılan hakaretleri, saldırıları sineye çekemeyiz. Şayet bir haksızlık varsa, birisi ülkemize karşı hadsizlik yapıyorsa onun cüssesine, kimliğine bakmadan tepkimizi ortaya koyarız. Ne şahsımıza ne Cumhuriyet'imizin banisi Gazi Mustafa Kemal'e ne ordumuza ne de bu ülkenin başka herhangi bir değerine dil uzatılmasına asla müsaade etmeyiz. Hele hele bu aziz milletin onuruyla oynanmasına asla izin vermeyeceğiz, bu da böyle bilinsin."

- "Çarkçı bir ana muhalefetimiz var"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin 15 yıl öncesine göre hiçbir gelişme sağlayamadığı tek bir alanın bulunduğunu, onun da ana muhalefetin durumu olduğunu vurguladı.

Diğer tüm konularda belli mesafe alındığını, birçok sorunun çözüldüğünü ancak "ana muhalefet" meselesinde hiçbir ilerleme kaydedilmediğini yineleyen Erdoğan, "Hala dünyaya 1940'ların penceresinden bakan müzelik bir ana muhalefetimiz var. Hala milli meselelerde dahi kişisel hırslarının, sığ ideolojik takıntılarının esiri olan bir ana muhalefete sahibiz. Hala sabah 'Evet', sakın ona bakmayın, akşam 'Hayır' diyen, sabah sahip çıktığını akşam reddeden çarkçı bir ana muhalefetimiz var. İnanın onların bu hallerini, bu tutarsızlıklarını gördükçe ülkem adına ben utanıyorum." dedi.

- "Düşen sandalye teorisi kazandıracak diye bekledik ama olmadı"

Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin'in davetiyle Soçi'ye günübirlik bir ziyaret gerçekleştirdiklerini anımsattı. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin de katılımıyla Soçi'de bölge için çok önemli bir "Üçlü Zirve" yaptıklarını anlatan Erdoğan, başta Suriye krizi olmak üzere terör örgütleriyle mücadeleyi ve bölgesel meseleleri görüşüp konuştuklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 yıldır devam eden, yaklaşık bir milyon insanın hayatını kaybetmesine, 12 milyon Suriyelinin evini terk etmesine sebep olan bu krize "nasıl siyasi bir çözüm" bulabileceklerini etraflıca istişare ettiklerini aktararak, şunları kaydetti:

"Sadece bölgemizdeki mazlumlar değil, tüm dünya Soçi'deki toplantıya ve bizlerin açıklayacağı sonuç bildirgesine, kararlara kilitlenmişti. Hamdolsun bizler bu beklentiyi boşa çıkarmadık. Üç lider olarak Suriye'deki insani dramı sonlandırmaya yönelik gerçekten çok kritik kararlar aldık. İnşallah yakında bu kararların olumlu yansımalarını sahada daha belirgin şekilde görmeye başlayacağız. Belki 15 günde bir, ayda bir de bizim bu bir araya gelişimiz devam edecek.

Tüm dünya Soçi'deki toplantıda umut, istikrar, barış ve bir gelecek gördü. Suriyeli kardeşlerimiz Soçi'deki toplantıda yıllar sonra vatanlarına geri dönme ihtimalini gördü. Peki bizim ana muhalefet ne gördü? Sandalye gördü, sandalye. Tarihi Soçi zirvesinde CHP'yi ilgilendiren tek şey kazayla devrilen bir sandalye oldu. Zirvenin ardından ana muhalefet partisinin bir milletvekili çıktı, kıdemli diplomatlara, iletişim uzmanlarına ve siyaset bilimcilere adeta taş çıkartırcasına Soçi zirvesini, düşen bir sandalyeye sığdırmayı başardı. Neymiş? Sayın Putin bunun üzerinden tüm dünyaya mesaj vermişmiş. Biraz daha kafa yorsa diplomasi külliyatına yeni bir 'Düşen sandalye teorisi' kazandıracak diye bekledik ama olmadı. Çünkü yanında çok değerli diplomatlar var. Ana muhalefet partisi değil, sanki komedi sahnesi."

Mevlana'nın "Göz nereye bakarsa gönül oraya akar. Gönül nereye akarsa ayak oraya koşar." sözünü hatırlatan Erdoğan, "İnanın bunların gözleri, kendi sığ dünyalarından başka hiçbir şey görmüyor. Tabii milletvekili böyle olan partinin, Genel Başkanı farklı mı olur? O da çıkmış içinde Balıkesir'in de olduğu kendince bir liste yapmış ve 'Buraları alacağız' diye ahkam kesmiş. Eskiler, 'Aç tavuk kendini darı ambarında sanır' derler."

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sandalyelerin ve hakaretlerin havada uçuşmadığı, kavgasız, gürültüsüz bir kurultay dahi gerçekleştiremeyenlerin, AK Parti'nin yenilenme sürecini baltalamaya çalışmasını gülerek takip ediyoruz. Biz buna asla fırsat vermeyeceğiz." dedi.

Erdoğan, partisinin Kurtdereli Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'ndaki konuşmasında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, bugüne kadar girdiği bütün seçimleri kaybettiğini dile getirdi.

Kılıçdaroğlu'nun, "kendine göre bir hayal dünyası oluşturduğunu" belirten Erdoğan, "Daha önce de benzer şeyler söyledi, benzer havalar attı, yetmedi. İddialara girdi, hatta 2011 seçimlerinde unutmayın, 'Yüzde 40 almazsam istifa ederim' dedi ama seçimlerden sonra bu sözlerinin hepsini de unuttu. Emin olun, 2019'daki seçimlerde de aynısını yapacak. Şimdiden başladı. Onun için de medya buna ne diyor? 'Çarkçı Kemal' diyor." ifadelerini kullandı.

Partililerin "İşte ordu, işte komutan," "Balıkesir burada, reisinin yanında" sloganı üzerine Erdoğan, "Maşallah, Allah nazardan saklasın. İşte gençlik burada, hanımlar burada. Örnek siyaset burada. Ne alacaksın? Balıkesir'i alacaksın. Sevgili Kemal, işte Balıkesir burada. Hadi bakalım gel de al. Az önce meydan da ortadaydı. İşte meydan, hodri meydan. Balıkesir'den bu çarkçı ana muhalefete hak ettiği dersi verecek güçlü bir netice bekliyorum." diye konuştu.

- "İstanbul'dan gereken cevabı vereceğim"

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, "kendisine ve ailesine yönelik iftiralarına yarın İstanbul'dan gereken cevabı vereceği için o konuya girmeyeceğini" belirtti.

"Muhalefetin bu acınası hali bizim işimizi kolaylaştırmıyor bilakis daha da zorlaştırıyor." diyen Erdoğan, nitelikli, kaliteli ve vizyoner bir ana muhalefete sahip çıkmanın, güçlü demokrasinin en önemli şartlarından olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine tekbirler eşliğinde destek veren partililere "Sağ olun, sizin bu heyecanınız, coşkunuz, iradeniz inanıyorum ki Mart 2019'da çok farklı bir süreci başlatacaktır. 1 Kasım'da olay artık Türkiye'de bir siyasi reform olacaktır." dedi.

Salondakilere "Buna hazır mıyız?" diye soran ve "evet" karşılığını alan Erdoğan, "Mesele bitmiştir. Bak virgül demiyorum, nokta diyorum. Ortada eksiğimizi söyleyecek, doğrularımızı takdir edecek, projeleri, teklifleri ve tenkitleriyle önümüzü açacak bir ana muhalefet olmayınca iş yine başa düşüyor. Kendi murakabemizi de kendimizin yapması gerekiyor." şeklinde konuştu.

- "İstişareyi pişmanlığa karşı kale olarak görüyoruz"

Gerçekleştirdikleri her toplantının bir "meşveret meclisi" olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim her il ziyaretimiz aynı zamanda vatandaşlarımızla kucaklaştığımız şölendir. Peygamberimizin buyurduğu gibi istişareyi pişmanlığa karşı kale olarak görüyoruz. Bunu Sevgili Peygamberimiz buyuruyor. Rabbimiz ne buyuruyor? Bu da çok önemli. 'Bütün işlerinizde müşavere ediniz.' O istikamette yürüyoruz. Birileri aradan onca yıl geçmiş olmasına rağmen AK Parti'nin başarısının arkasındaki bu sırrı bir türlü görmek, kabullenmek istemiyor. Bununla da kalmayıp kendi marazlarını, kendi iç kavgalarını AK Parti'ye ihraç edebileceklerini sanıyorlar. Sandalyelerin ve hakaretlerin havada uçuşmadığı, kavgasız, gürültüsüz bir kurultay dahi gerçekleştiremeyenlerin AK Parti'nin yenilenme sürecini baltalamaya çalışmasını gülerek takip ediyoruz. Biz buna asla fırsat vermeyeceğiz."

- "AK Parti, bir dava hareketi"

AK Parti'nin, kişisel hesapların, kavgaların ve çıkarların partisi olmadığını vurgulayan Erdoğan, "AK Parti, iç çatışmalarla enerjisini tüketen bir parti asla değildir. AK Parti bir dava hareketidir. AK Parti'yi milletle birlikte, millete hizmet için kurduk. Bizim kavgamız birbirimizle değil, vesayet odaklarıyladır, terör örgütleriyledir. Bizim kavgamız faiz lobileriyle, içerideki ve dışarıdaki ihanet şebekeleriyledir. Bizim mücadelemiz, ülkemizi dünyanın en güçlü, en müreffeh 10 ülkesinden biri yapma mücadelesidir." diye konuştu.

Yunus Emre'nin, "Bir Gönüle Girmek" şiirinin, "Ben gelmedim kavga için, benim işim sevi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim." dizelerini hatırlatan Erdoğan, "Balıkesir teşkilatımızdan işte bunu bekliyorum. Ne olur, gönüller yapmaya devam edin, devam edelim. Ben bu kadroyu, az önce dışarıda hitap ettiğim sevgili kardeşlerimi adeta bir gönüller ordusu olarak görüyorum. AK Parti gönüller yapar, gönülleri buluşturan partidir." dedi.

Ülke ve AK Parti için mücadele eden, bu çatı altında görev alan herkesin kalplerinde yeri olduğunu söyleyen Erdoğan, "Makamların, koltukların, payelerin aramıza girmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Bir taraftan kadrolarımızı yenilerken vefayı, saygıyı, sevgiyi de elden bırakmayacağız." ifadesini kullandı.

Bu sırada salonda yükselen "Edremit reisi çaya bekliyor" sloganına Erdoğan, "Şimdi nasıl çaya gelelim. İşimiz gücümüz var. Daha buradan Valiliğe, Belediyeye gideceğiz. İstanbul'da programlar var, onlara yetişeceğiz. Çay başka zaman inşallah." karşılığını verdi.

"Erdek burada, reisinin yanında" sloganı üzerine ise Erdoğan, "Erdek, önce Mart 2019'da belediyeyi alıyor muyuz? Buna hazır mıyız? Edremit, belediyeyi almaya hazır mıyız? Bu işin hiç şakası yok ona göre. Kapı kapı dolaşacağız. Ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları kapı kapı dolaşacağız. Durmak yok, yola devam. İşaret bu." diye konuştu.

- "Balıkesir'e güveniyorum"

Erdoğan, istiklal şairi Mehmet Akif Ersoy'un 97 yıl önce Zağnos Paşa Camisi'nde Balıkesirlilere, "Başarının sırrı birliktedir." diye seslendiğini aktararak, "Öyleyse bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Bizim ülkemize yönelik operasyonların arttığı bu dönemde yekvücut olmamız gerekiyor. İşte ben bu noktada Balıkesir'e, Balıkesirlilere güveniyorum." değerlendirmesinde bulundu.

"Rabia"yı da salondakilerle birlikte tekrarlayan Erdoğan, 80 milyonun "tek millet" olduğunu söyleyerek, "Zira biz yaratılanı yaratandan ötürü sevdik. Bizi bölemeyecekler, bizi susturamayacaklar, bizi durduramayacaklar, ezanımızı dindiremeyecekler. Bunu bileceğiz." dedi.

"Tek bayrak" vurgusu yapan Erdoğan, Türk bayrağının renginin şehidin kanı, yıldızın şehidin kendisi, hilalin ise bağımsızlığın ifadesi olduğunu belirtti.

"Rabia"daki üçüncü başlığın "tek vatan" olduğunu aktaran Erdoğan, Türkiye'nin 780 bin kilometrekare ile tek vatan olduğunu, asla böldürtmeyeceklerini vurguladı.

- "Fantom olur üzerlerine ineriz"

Erdoğan, "Kim ki operasyon hayaline girerse o zaman Tendürek'te fantom oluruz, o zaman Cudi'de, Bestler Deresi'nde fantom oluruz, üzerlerine üzerlerine ineriz, Kandil'e kadar ineriz." diye konuştu.

Erdoğan, "tek devlet" vurgusu yaparken ise, "Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka bizim devletimiz yok." dedi.

Salondakilerin, "Bir gece ansızın gelebiliriz" sloganları üzerine Erdoğan, "Bir gece ansızın geldik, bundan sonra da geliriz. Kimse bizi buna mecbur etmesin." karşılığını verdi.

"Beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber ıslandık yağan yağmurda, şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor." dizelerini partililerle söyleyen Erdoğan, sözlerini, AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'nın hayırlı neticelere vesile olması temennisiyle tamamladı.

AA

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER