CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: Biz, Irak'ın, Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız

"(IKBY'nin referandum kararı) Biz, Irak'ın, Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız. Irak ve Suriye parçalanmamalı. Bu atmosferde, hele hele bir referandum, bölgede bir Kürt-Arap çatışmasına yol açabilir ve daha kanlı olayların oluşmasına yol açabilir. Dolayısıyla herkesi sağduyuya davet ediyoruz. Başta Barzani'yi sağduyuya davet ediyoruz"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: Biz, Irak'ın, Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız

ANKARA (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) 25 Eylül'de düzenlemeyi planladığı referanduma ilişkin, "Biz, Irak'ın, Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız. Irak ve Suriye parçalanmamalı. Bu atmosferde, hele hele bir referandum, bölgede bir Kürt-Arap çatışmasına yol açabilir ve daha kanlı olayların oluşmasına yol açabilir. Dolayısıyla herkesi sağduyuya davet ediyoruz. Başta Barzani'yi sağduyuya davet ediyoruz." dedi.

Kılıçdaroğlu, Habertürk'te katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

"Tezkere için TBMM'nin olağanüstü toplantıya çağırılması" sorulan Kılıçdaroğlu, "Bölgedeki çalkantı derinleşerek devam ediyor. Dolayısıyla tezkerenin önemi ortadan kalkmış değil. Yeni bir tezkere getirecekler. Tabii içeriğini bilmeden bir yorum yapmak doğru değil." yanıtını verdi.

"Eski tezkerenin aynısı gelirse ne dersiniz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, eski tezkereye "evet" dediklerini hatırlattı. "Farklı bir tezkere bekliyor musunuz?" sorusuna Kılıçdaroğlu, şu cevabı verdi:

"Onu bilmiyorum, yarın Milli Güvenlik Kurulu toplantısı var. Milli Güvenlik Kurulu toplantısından sonra hangi kararlar alınacak, kamuoyuna nasıl bir açıklama yapılacak onu bilmiyoruz. Önümüzdeki süreç içerisinde bakacağız, değerlendireceğiz. Tezkereye Milli Güvenlik Kurulu kararları yansıyabilir de. Onu da bilemiyoruz. Zaten terör bölgede varlığını hep sürdürdü ve sürdürmeye de devam ediyor. Hatta boyut biraz daha büyüdü. Hatta bizim 'terör örgütü' olarak tanımladığımız örgütlerin güçlü bir silah kapasitesi de var. Her türlü destek veriliyor çünkü o bölgeye. Dolayısıyla bu atmosfer içerisinde bakalım nasıl bir metin gelecek? Oturacağız, konuşacağız tabii kararımızı vereceğiz. Sonuçta hepimizin ortak amacı var. Türkiye bölgesinde gücünü, dinamizmini korusun, bölgeden bir olumsuzluk Türkiye'ye sıçramasın. En büyük arzumuz bu zaten."

"Irak'ın kuzeyinde yapılacak referandumu nasıl değerlendirdiği" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Biz, Irak'ın, Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız. Irak ve Suriye parçalanmamalı. Bu atmosferde, hele hele bir referandum, bölgede bir Kürt-Arap çatışmasına yol açabilir ve daha kanlı olayların oluşmasına yol açabilir. Dolayısıyla herkesi sağduyuya davet ediyoruz. Başta Barzani'yi sağduyuya davet ediyoruz. Ortadoğu'nun zaten yeteri kadar sorunu var. Bütün bu sorunlar ortada dururken, sorunları çözmek bir yana, sorunları derinleştirmek için atılacak her adım bölge için felaket olabilir. O nedenle biz doğru bulmuyoruz."

Kılıçdaroğlu, "İran Genelkurmay Başkanı, 'Bölgede IŞİD'den umduğu etkiyi alamayanlar, IŞİD hızlı biçimde elimine olunca bölgede yeni bir çıban başı yaratmak için Kürt referandumunu destekliyorlar.' diyerek İsrail ve Suudi Arabistan'ı hedef gösterdi. Türkiye'nin tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna, "Hükümetin ne yaptığını kim biliyor? Hükümetin Ortadoğu politikası nedir? Hangi Ortadoğu politikası var? Suriye'ye bodoslama girdiler. 24 saatte gideceklerdi, bütün Suriye'yi alacaklardı, Emevi Camisi'nde namaz kılacaklardı. Şu geldiğimiz hale bakın, 4 milyon Suriyeli Türkiye'de. Biz, Suriye'ye gireceğimize, Suriyeliler Türkiye'ye girdiler. Kendi mezarımızı toprağımızdan kaçırmak zorunda kaldık." yanıtını verdi.

- "İktidarın Ortadoğu politikası yok"

Hükümetin "O bölgeye ben yön vereceğim, o bölgede politik olarak ben etkiliyim." sözlerinin artık unutulması gerektiği değerlendirmesinde bulunan Kılıçdaroğlu, iktidarın Ortadoğu ve dış politikasının bulunmadığını, bölgede Türkiye'nin seyirci kaldığını söyledi.

Daha önce "Türkiye, Ortadoğu'nun şamar oğlanına döndü." dediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, kabile reislerinin Türkiye'ye kafa tutar hale geldiğini ifade etti. Kılıçdaroğlu, "Ortadoğu'da bugün bu tablo yaşanıyorsa, sorumlusu bu hükümettir, bunu bütün dünya biliyor, ben de biliyorum." diye konuştu.

"CHP olsa neyi farklı yapardı?" sorusunun yöneltildiği Kılıçdaroğlu, "CHP olsaydı böyle bir tablo asla olmazdı, Suriye'yle, Irak'la, Barzani'yle, İran'la, diğer ülkelerle aramız iyiydi. Irak merkezi yönetimiyle zaten bir sorunumuz yok bizim." cevabını verdi.

Kılıçdaroğlu, Irak'a gittiğinde dönemin Irak Başbakanı'nın "Biz, 500 milyar dolarlık yatırım yapacağız. Bu yatırımları Türkiye yapacak. Biz otobanları açıyoruz size, siz pencereden girmeye kalkıyorsunuz. Biz ayrı devletiz, ayrı anayasamız, bayrağımız, parlamentomuz var. Neden bizi bir devlet gibi görmüyorsunuz? Neden Türkiye'nin bir eyaletiymiş gibi görüyorsunuz? Bu doğru değil." dediğini aktararak, Irak'ın anayasasına da toprak bütünlüğüne de saygılı olduklarının altını çizdi.

- "Denge iyi okunarak politika geliştirilmeli"

"İktidar, 'Esad halkına zulüm etmeye başlamıştı. Uluslararası bir girişim vardı, biz bunun dışında nasıl kalabilirdik? Biz son dakikaya kadar bunu çözmeye çalıştık, çözemeyince müdahil olduk.' diyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Demek ki birilerinin dolduruşuna geldiler, birilerinin talimatıyla iş yaptılar. Niye öyle olsun? Esad ile yan yanaydılar, beraber tatil yapıyorlardı, ortak bakanlar kurulu topladılar, ortak maç yapıldı. Kimse rahatsız mı oldu? Hayır." dedi.

Devleti yönetenlerin dünya dengelerini iyi okuması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Suriye için Rusya nedir, Rusya için Suriye nedir, eğer bunu bilmiyorsa o kişi devleti yönetemez. Petrol Amerika, Rusya, bizim için nedir ve buradaki dengeler nedir? Biz bu dengelerin içinde nasıl daha sağlıklı, tutarlı bir şekilde konumlanabiliriz, eğer siz bunu hesap etmiyorsanız, Dışişleri Bakanlığı bürokratlarını 'monşerler' bir taraflara gönderip aşağılıyorsanız ve aklı evvellerle beraber yola çıkıyorsanız Türkiye'yi bu noktaya getirirsiniz. Dengeleri iyi okuyarak politika oluşturmanız lazım." diye konuştu.

"Hükümet hangi dengeyi okuyamadı?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Siz, Suriye'yi karıştırıyorsanız, Rusya'nın Suriye'deki rolünü iyi bilmeliydiniz. Bilmediler. Ne oldu? Esad 2 hafta içinde gidecekti. Esad geldi kazandı, 4 milyon Suriyeli de Türkiye'ye geldi. Siz gidebildiniz mi? Hayır. Bir şey söyleyebildiniz mi? Hayır. Göreceksiniz yakında Esad'a gidecekler, yalvaracaklar tıpkı Putin'e yalvardıkları gibi. 'Gel barışalım, şunu, bunu yaptık ama artık ortam biraz değişti, barışalım.' diyecekler. Bunlar olacak. Bu iki yüzlü politika değil midir?" yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, iktidarın PKK, DEAŞ ve Fetullahçı Terör Örgütü'nü (FETÖ) milletin başına bela ettiğini savunarak, "Çıkıp desinler ki 'Biz bela etmedik.' O zaman bu FETÖ, IŞİD kimin zamanında bu hale geldi? El Nusra'ya, IŞİD'e desteği kim verdi?" şeklinde konuştu.

- "AB çifte standart uyguluyor"

"Almanya, PKK ve FETÖ mensuplarını Türkiye'ye iade etmiyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?" sorusunu Kılıçdaroğlu, "Türkiye'ye her gelen yabancı heyete, Brüksel'de de Strazburg da da söyledim, 'AB, Türkiye'ye çifte standart uyguluyor, bizi farklı görüyor. Bu açıdan iki yüzlü ve doğru değil. Avrupa'nın etik değerleriyle de bağdaşmıyor." şeklinde cevapladı.

Avrupa Birliği dayatması olmadan demokratik standartların Türkiye'de oluşturulması için iktidara çağrıda bulunduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, iktidarın bunu yapmadığını söyledi.

İktidarın dış politikayı, iç politika malzemesi haline dönüştürdüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bütün dünya bize düşman. Niye düşman, düne kadar düşman değildi de şimdi mi düşman oldu? Bir eksiğimiz var. Beni asıl üzen şu; o ülkelerde Türkiye aleyhine konuşulduğu zaman prim yapıyor. Türkiye aleyhtarlığı tabanda tutmuş, beni asıl üzen nokta bu. Niye üzüyor? Sadece Almanya'da 3 milyonun üzerinde Türk var ve bu insanların hiçbiri rahat değil. O ülkelerde bizim insanımızın şu veya bu şekilde aşağılanması, ikinci sınıf vatandaş görülmesi, onlara kötü muamele yapılması asla doğru değil." dedi.

Kılıçdaroğlu, terör örgütü mensuplarının Almanya'da tutulmasından son derece rahatsız olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'ye iade edilmesi lazım ama bunun için de oturulup konuşulması lazım. Şimdi siz idamı gündeme getirirseniz vermezler. Bunlar kavga ederek çözülmez. Bir araya gelerek, oturularak, konuşularak çözülür." diye konuştu.

- "Müthiş ilişkiler geliştiririm"

Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal'in "Savaş zorunlu olmadıkça bir cinayettir." dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Şimdi biz, her söylemimizde neredeyse her ülkeye savaş ilan edeceğiz. 'Ey Amerika, ey Rusya, ey Almanya...' Buyurun, ne oluyorsunuz? Kimse sizinle aynı karede, fotoğrafta görünmek istemiyor. Dışişlerini zorluyorlar, 'Acaba görüşme yaptırabilir miyiz, acaba şunu, bunu yapabilir miyiz?' Bütün bürokratlar seferber oluyorlar." ifadelerini kullandı.

"Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan'ın, Fransa Cumhurbaşkanı (Emmanuel) Macron, İngiltere Başbakanı (Theresa) May ve ABD Başkanı (Donald) Trump ile görüştüğü" hatırlatılan Kılıçdaroğlu, "Biz onların nasıl olduğunu gayet iyi biliyoruz. Nasıl o insanların bir araya getirildiğini, nasıl mücadele edildiğini gayet iyi biliyoruz. Kimse yan yana fotoğraf çektirmek istemiyor. Sıkıntılı bir tablodayız. Emin olun gerçek böyle." karşılığını verdi.

"ABD'nin PYD/YPG'ye silah vermesinin" sorulduğu Kılıçdaroğlu, "Amerika'nın tavrını asla doğru bulmuyoruz. Siz terör örgütünün uzantısı bir başka örgüte ağır silahlar verirseniz, hatta silahlandırırsanız bu bölgeyi felakete götürür. Felaket bir şey. Niçin silahlandırıyor Amerika bütün bunları? Ortadoğu'da yeni bir harita çıkarmak için. Bu, bugün söylenmiyor, yıllardır söyleniyor. Peki bu ülkenin yöneticileri yıllardır bilinen bu gerçeğe karşı hiç düşünmediler mi 'Ya bizi Ortadoğu'ya niye soktular?' Kendi ayağımızla kendi kuyumuzu kazdık. Çünkü özgür iradeleri yoktu bunların. İrade başka tarafa ipotekti. Çünkü kendi iktidarlarını başkalarına borçluydular." yanıtını verdi.

Kılıçdaroğlu, iktidar olduklarında Türkiye'nin bütün sorunlarını çözeceklerine işaret ederek, "4 yıl içerisinde Türkiye'nin çözülmeyecek sorunu yoktur. Ben barıştan yana bir insanım. Ben, Suriye ile de Irak'la da İran, Rusya ve AB ile de müthiş ilişkiler geliştiririm. Bir sefer kendi ülkeme demokrasi getireceğim, herkes istediği gibi konuşacak."

- "Türkiye'nin geleceğini kim planlayacak?"

Hollanda'nın tarım ürünü ihracatının Türkiye'nin beş katı olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, "Konya'dan küçük bir devlet. Bu bile bizim ne kadar kötü yönetildiğimizin en tipik örneğidir. Başka örnek vermeye gerek yok. 15 yıldır bu ülkeyi yöneten bir hükümet, 15 yıl içerisinde bu ülkeyi saman ithal eder konuma getirdiyse oturup düşünmemiz lazım. Hiçbir hükümet döneminde ben saman ithal edildiğini duymadım." dedi.

"Fındık üreticilerine sizin ne öneriniz var?" sorusuna üzerine CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 1960'lardan sonra Devlet Planlama Teşkilatı kurulduğunu anımsatarak, teşkilatın bir ülkenin geleceğini planladığını ifade etti.

Teşkilatta çok zeki insanların çalıştığını ama artık teşkilatın olmadığını, bakanlığa dönüştüğünü belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Bugün Devlet Planlama Teşkilatı var mı? Devlet Planlama Teşkilatı yok, bir bakanlığa dönüştü. Bakan var, genel müdür var, müsteşar var, müdür var. Peki uzmanlar nerede? Türkiye'nin geleceğini kim planlayacak? Nerede bu Devlet Planlama Teşkilatı? Kaldırdılar. O yüzden ülke bu halde. Önce Devlet Planlama Teşkilatının adam gibi yeniden oluşturulması lazım."

Kılıçdaroğlu, katma değeri yüksek ürünler üretilemediğini, katma değer üreten sektöre doğrudan teşvik verilmesi gerektiğini dile getirerek, "Herkesi teşvik ediyorsanız hiç kimseyi teşvik etmiyorsunuz demektir." ifadesini kullandı.

- "Devlette liyakat kalmadı"

Türkiye'nin her alanda karamsar bir tablo çizdiği değerlendirmesinde bulunan Kılıçdaroğlu, "Ülke her alanda karanlığa, kötüye doğru gidiyor ama bu sakın kimseyi umutsuzluğa yöneltmesin. Emin olun 4 yıllık bir CHP iktidarında bu tablo 180 derece değişir ve olağanüstü bir sıçrama yapmış oluruz. Çünkü biz devletin nasıl yönetileceğini biliyoruz. Nasıl yönetilmesi gerektiğini de biliyoruz. Liyakat sisteminin ne kadar değerli ve önemli olduğunu da biliyoruz. Devlette liyakat kalmadı." diye konuştu. Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bütün AKP'li belediyeler ile bizim belediyeleri kıyaslayın, hatta bırakın belediyelerden de vazgeçtim. Erzurum'daki Çat Belediyesi ile İstanbul Belediyesini kıyaslayın. Buyursunlar. Gelin bakalım. Kim halka daha yakın? İzmir Büyükşehir Belediyesinin kredi notuna bakın. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kredi notundan daha iyi, sıfır faizle kredi alabilir ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti alamaz. Bizim belediyelerimizin olduğu yerlerde öğrenci yurdu var. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, 15 yılda Türkiye'nin yurt sorununu çözemedi. Bir yılda bu sorunu çözmeyi garanti ederim. Bir yılda bu ülkede yurt sorununu çözmezsem ben başkanlık koltuğunda oturmam."

(Sürecek)

AA

Güncelleme Tarihi: 21 Eylül 2017, 22:56

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER