Başbakan Yıldırım: Atatürk rahmetli hayatta olsa bunları CHP'nin kapısından içeri sokmaz

Başbakan Binali Yıldırım, "Ne rejimi değişiyor. Bunlar daha hükümet sistemiyle rejimin arasındaki farkı bile bilmiyorlar. Atatürk rahmetli hayatta olsa bunları CHP'nin kapısından içeri sokmaz." dedi.

Başbakan Yıldırım: Atatürk rahmetli hayatta olsa bunları CHP'nin kapısından içeri sokmaz

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuzun bir milat olduğunu belirterek, "15 Temmuz bir kez daha gösterdi ki bu sistem böyle devam ederse, darbelerden, ekonomik krizlerden ve sorunlardan asla kurtulamayacağız. Onun için 82 model darbelerden kalan bu anayasayı artık bir kenara bırakmanın zamanı geldi de geçiyor." dedi.

Yıldırım, AK Parti Kırklareli mitinginde yaptığı konuşmada, Kırlareli'nin AK Parti tarihinde çok önemli bir yeri olduğunu dile getirerek, "1999, kurucu genel başkanımız, milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan okuduğu şiirden dolayı hapse mahkum olunca, geldi burada Kıklareli Pınarhisar'da cezaevinde yattı. O zaman bazıları dedi ki 'bu bir bitiştir. Recep Tayyip Erdoğan artık gitti, yok oldu, muhtar bile olamaz.' dediler. Hatırlayın o günleri. Ancak burada mapushane günlerini doldurdu ve bundan sonra o kutlu yolculuk başladı." diye konuştu.

Ardından, önce AK Parti'yi kurduklarını, beraber yola çıktıklarını hatırlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Daha sonra genel başkanımız oldu. Milletvekili olacaktı, engellediler. Yine milletin kararlılığıyla milletvekili oldu, başbakan oldu, nihayet sizlerin oylarıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı oldu. Mazlumların umudu oldu. Mağdurların yoldaşı oldu, zalimlerin korkulu rüyası oldu. En önemlisi de milletin sevgilisi, milletin adamı, Türkiye'nin lideri oldu. Onun için Kırklareli önemli. Biz nereden geldiğimizi, nereye gittiğimizi, bir an olsun aklımızdan çıkarmıyoruz. Bu millete bizim borcumuz var. Biz bu millete aşığız aşık. Bu millete biz efendilik yapmaya gelmedik. Bu millete hizmetkar olmaya geldik."

- "15 Temmuz bir milattır"

Başbakan Yıldırım, 15 Temmuz'un unutulmaması gerektiğini vurgulayarak, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bazıları 15 Temmuz bir hayaldi dese de 15 Temmuz alçak FETÖ alçak terör örgütünün, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, hükümetine, milletine karşı bir darbe girişimidir. Türkiye, Kırklareli alçaklara gereken cevabı o gece verdi. Milletin bayrağını yere düşürmediniz, ezanları dindirmediniz, bayrağımızı indirmediniz. 15 Temmuz bir milattır. 15 Temmuz bir kez daha gösterdi ki bu sistem böyle devam ederse, darbelerden, ekonomik krizlerden ve sorunlardan asla kurtulamayacağız. Onun için 82 model darbelerden kalan bu anayasayı artık bir kenara bırakmanın zamanı geldi de geçiyor. Bazıları diyor ki 'bu anayasayı çok aceleye getirdiniz.'. Hadi oradan canım. 10 senedir 15 senedir bütün partiler, her seçimde 'bu anayasayı, bu darbe anayasasını değiştireceğiz.' demiyorlar mı? Peki seçim geçiyor ne oluyor? Verilen sözler unutuluyor ve bir dahaki seçim yine aynı laflar. Ama AK Parti millete karşı, vatandaşa karşı hep sözünün arkasında durdu, verdiği sözleri hep yerine getirdi. Yapamayacağı işi de söz vermedi."

Darbe girişiminden sonra MHP ile bir araya geldiklerini ve bu değişikliği yapmaya karar verdiklerini hatırlatan Yıldırım, ardından mecliste görüşmelerin olduğunu hatırlattı.

Başbakan Yıldırım, o süreci şöyle anlattı:

"Anamuhalefet partisinin, HDP'nin nasıl ortalığı birbirine kattığını, kürsüleri nasıl işgal ettiğini, nasıl bu anayasa değişikliğinin çıkmaması için ortalığı birbirine kattığını hatırlayın. Ancak biz dedik ki gönlümüz isterdi ki CHP de bu değişikliğe katılsın. Bunun için teklif götürdük, ziyaret ettik. Dedik ki; 'gelin birlikte yapalım bu şeref hepimize nasip olsun.'. Ancak ne oldu? Sonuçsuz kaldı, çağrılarımız sonuçsuz kaldı. Peki dedik 'madem siz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine razı değilsiniz, istemiyorsunuz, o halde siz de kendi değişiklik teklifinizi getirin ikisini birden götürelim. Kırklareli'ye, 80 milyonun önüne koyalım, hangisi kabul edilirse başımızın üzerinde yeri var.'  Buna da gelmediler.

Peki siz ne için varsınız? Eğer milletin sorunlarını çözmeyecekseniz, milletin geleceğine yönelik hedefiniz, hayaliniz yoksa, siz nasıl iktidar olacaksınız. İşte bunun için millet size 50 senedir iktidar vermiyor. Çünkü milleti inandıramıyorsunuz. Bu anayasa değişikliğini, MHP ile geçirdik, şimdi huzurunuzdayız. AK Parti parti olarak bugüne kadar milletten kaçmadık. Bugüne kadar sizin rızanız olmayan hiç bir işi yapmadık. Siz emrettiniz, siz istediniz biz onu yaptık. Millet bizden bir şey istemiyorsa, istemediği bir şey varsa biz ona uzak dururuz."

- "14 yıllık iktidarın sırrı"

Başbakan Yıldırım, 14 yıllık iktidarın sırrının 'daima millet, daima hizmet' olduğunu ifade ederek, "16 Nisan da ülkemize çağ atlatacak, Türkiye'yi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün muasır medeniyetler hedefine götürecek anayasa değişikliğine 17 günümüz kaldı. Dünya değişiyor. Dünyada yeni bir düzen kuruluyor. Bu değişim de Türkiye'nin etrafında oluyor. Bunun için Türkiye olarak güçlü olmamız, masada yerimizi en iyi şekilde almamız lazım. Veya ağır aksak giden bu 82 model anayasa ile içimize kapanacağız, terör belasıyla, ekonomik krizlerle uğraşacağız, zayıf hükümetler de darbelerle başa çıkmaya çalışacak. İki yol var birisi gelecek, birisi mevcudu korumak, geçmişte kalmak." diye konuştu.

Yıldırım, 80 milyon vatandaşı ve geleneğiyle Türkiye'nin büyük bir ülke olduğunu belirterek, çıkan sorumlara çözüm üretemeyen bu sistemin Türkiye'ye yakışmadığını, dar geldiğini, büyük bedeller ödettiğini,  en son 15 Temmuz'da büyük bedel ödendiğini, ekonominin zarar gördüğünü, şehit ve gazilerin olduğunu, kardeşliğin zarar gördüğünü kaydetti.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanının ve hükümetin güçlü olması gerektiğini belirterek, "Cumhurbaşkanının güçlü olması lazım,  güçlü hükümet olması lazım ki darbelere dirensin, ekonomik krizlere geçit vermesin, yatırımlar yavaşlamasın, büyüme hızı azalmasın, daha çok iş, gençlere daha çok gelecek hazırlasın. Bunun için iktidarı vekillere bırakmıyoruz. Sandıkta kendimiz karar veriyoruz." dedi.

Partisinin Kırklareli mitinginde konuşan Yıldırım, geçmişte seçimler sonucunda hükümetler kurulamadığı için kaybedenin milletin, çocukların ve geleceğin olduğunu söyledi.

Zor bela hükümet kurulunca da bu sefer başbakanların cumhurbaşkanlarıyla anlaşmazlığa düştüğünü dile getiren Yıldırım, Tansu Çiller ve Necmettin Erbakan koalisyonunda başbakan değişeceği zaman Süleyman Demirel'in kabul etmeyerek, hükümeti kurma görevini, keyfine göre Çiller'e vermediği söyledi.

Demirel'in Çiller'e "Bu benim kızım" dediğini belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

"Ne oldu? Güç maalesef insanları birbirine düşürüyor. Ecevit ile Ahmet Necdet Sezer'i hatırlayın. Bir anayasa kitapçığı fırlatıldı, Türkiye bir günde fakirleşti. 23 banka battı. Dolar, faizler aldı başını gitti. Ne oldu? AK Parti geldi tam 11 yıl bunların bıraktığı bu borcu ödeye ödeye buraya geldik. Tam 638 milyar, biz o dönemden 2001 krizinden borç ödedik. İstiyoruz ki, bu günleri bir daha yaşamayalım. Sürekli iktidar olsun, sürekli istikrar olsun. Tıpkı Menderes, Özal, Recep Tayyip Erdoğan dönemi gibi her zaman güçlü hükümetler olsun."

Başbakan Yıldırım, 1950'den bu güne Türkiye'de 67 yılda 48 hükümet kurulduğunu, hükümetlerin 17 ayda hizmet vermelerinin yeterli olmayacağını dile getirdi.

"17 ayda ne yapar bu hükümet. Sadece tebrikleri kabul eder, brifingleri alır ve arkasından da vedalaşmaya başlar." diyen Yıldırım, şimdi ise 5 yıllığına hükümetin sandıkta seçileceğini, milletin bir sandıkta vekilleri, diğer sandıkta da cumhurbaşkanını seçeceğini anlattı.

Yıldırım, iki sefer sandığa gitmeye gerek kalmayacağını, seçilen cumhurbaşkanının yüzde 50'den daha fazla oy alması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanının bunun altında oy alması halinde seçilemeyeceğini anlatan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Çünkü Cumhurbaşkanının güçlü olması lazım,  güçlü hükümet olması lazım ki darbelere dirensin, ekonomik krizlere geçit vermesin, yatırımlar yavaşlamasın, büyüme hızı azalmasın, daha çok iş, gençlere daha çok gelecek hazırlasın. Bunun için iktidarı vekillere bırakmıyoruz. Sandıkta kendimiz karar veriyoruz. Bu sistemin özelliği bu. Bu sistemde, beraber Meclis de güçleniyor. Meclis denetim, yasama görevlerini, hatta cumhurbaşkanını, bakanları denetliyor icabında yargılıyor. 'Meclis zayıflatılıyor, Meclis ihmal ediliyor' bu da kocaman bir yalan. Yalan rüzgarının bir parçası. O halde ne olacak? Türkiye'de istikrar olacak, Türkiye'de kalıcı, güçlü iktidar olacak. 5 yıl boyunca söz verilen bütün hizmetler görülecek. Eğer çok beğenirseniz bir dönem daha seçiyorsunuz. Toplam iki dönem. Üçüncüyü istersen yok. Kardeşim yeter, başkası gelsin. Hani nerede padişahlık, hani nerede tek adam. Milletin olduğu yerde tek adam olur mu? Çünkü millet patron, oyu veriyor seçiliyor, oy vermiyor geçip gidiyor. Bunda padişahlık, tek adamlık olur mu?" 

- "Hükümet sistemiyle rejimin arasındaki farkı bilmiyorlar"

Başbakan Binali Yıldırım, rejim değişecek iddialarına ilişkin de "Ne rejimi değişiyor. Bunlar daha hükümet sistemiyle rejimin arasındaki farkı bile bilmiyorlar. Atatürk rahmetli hayatta olsa bunları CHP'nin kapısından içeri sokmaz." dedi.

Rejimin Cumhuriyet olduğunu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde İstiklal Savaşı kazanılarak Cumhuriyetin kurulduğunu belirten Yıldırım, Cumhuriyetin bekçisinin de Kırklareli ve 80 milyon vatan evladı olduğunu söyledi.

"Bu Cumhuriyete göz dikenin gözünü çıkarmak hepimizin boynunun borcudur." diyen Yıldırım, 18 maddelik bu değişiklik sisteminde parlamenter sistemi bırakılarak, kötü dönemlerin geride kalacağını, güçlü hükümetin garanti altına alındığı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçileceğini anlattı.

Yıldırım, hükümetlere herhangi bir müdahale olmasını, zaman kaybetmesini istemediklerini ifade ederek, 14 yıllık AK Parti iktidarı nasıl güçlüyse, bundan sonra da tek başına iktidarın garanti altına alınmasını istediklerini anlattı.

Başbakan Yıldırım, 7 Haziran'da hiç bir partinin iş başına gelemediğini, 5,5 ay Türkiye'nin hükümetsiz kalmasıyla ülkenin kaybettiğini, terör örgütlerinin kazandığını söyledi.

"Türkiye partisiyim" diye yola çıkan HDP'nin 8 Haziran'da hemen dişini gösterdiğini, "Sırtımı kandile dayıyorum" dediğini ifade eden Yıldırım, bu değişiklikle Türkiye'nin istikrarla büyümeye devam edeceğini dile getirdi.

Yıldırım, "Ekonomik büyümenin önündeki engeller kalkacak, yatırımcılar yatırım yaparken 'gelecekte ne olacak, acaba kriz olacak mı, olmayacak mı, zarar görecek miyim görmeyecek miyim' diye bir korku yaşamayacak." ifadelerini kullandı.

- "Terörün kökünü kazıyacak"

Bu sistemin, terörle mücadelede ülkeyi daha güçlü hale getireceğini kaydeden Yıldırım, şunları söyledi:

"Terörün kökünü kazıyacak. Bütün devlet kurumları, bütün güvenlik birimleri, güçlü hükümet sayesinde bir olacak terörle birlikte mücadele edecek. Meclis daha da güçlenecek. Meclis üzerindeki hükümet baskısı kalkacak. Çünkü Meclisten çıkmıyor hükümet. Hükümet  ayrı seçiliyor, Meclis ayrı seçiliyor. Şimdiki sistemde hükümet Meclisin üzerinde baskı kuruyor. Bakanlar aynı zamanda milletvekili. Bu sitemde öyle olmayacak. Bakanlar milletvekiliyse milletvekilliği bitecek. Meclis tamamen yasama yapacak, denetim yapacak, yeni kanunlar çıkaracak, milletin beklentilerini karşılayacak. Meclisin çıkardığı kanunun üzerinde hiçbir başka kanun yok. Cumhurbaşkanı sadece Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkaracak. Ne için? Günlük işleri yapmak için. Bakanlıkları kuracak, müdürlükleri kuracak, oralara atama yapacak. Böylece 5 yıl boyunca kesintisiz hizmeti sağlayacak."

Kırklareli'nin vekillerinin ilin sorunlarıyla daha fazla uğraşma vakti bulacağını anlatan Yıldırım, 16 Nisan'daki anayasa değişikliği ile ayrıca milletvekilliği sayısının da 600'e çıkacağını dile getirdi.

Yıldırım, bunun nüfus arttığı için yapıldığını belirterek, "Milletvekili sayısı niye 550'den 600'e çıkıyor, diyen Kılıçdaroğlu geçmişi unutmuş. Halbuki 1995'te 450'den 550'ye 100 arttıran kendileri. Şimdi onu unutmuşlar. Bugün nüfusumuz 80 milyon olmuş, o zaman 58 milyon. Bu artışa karşı çıkıyorlar. Kardeşim yapmayın. Dün yaptığınız işi bugün inkar etmeyin. Bunun hepsinin kaydı var. Millet açar bakar, hesabını sizlere sorar." dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, uzun yıllar Ulaştırma Bakanlığı yaptığını belirterek, "Kırklareli'nde 2002 yılında, sadece 77 kilometre bölünmüş yol vardı. Ne kadar sürede? 80 yılda. O da rahmetli Özal döneminde yapılanlar. Bunun üzerine 14 yılda 135 kilometre bölünmüş yol yaptık. Helal olsun. Yolları böldük, hayatları birleştirdik, yolları böldük, milleti birleştirdik. Yolları böleriz ama Türkiye'yi böldürtmeyiz." dedi.

AK Parti'nin Kırklareli mitinginde konuşan Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 18 yaşındaki gençlerin milletvekili, muhtar, belediye meclis üyesi, belediye başkanı olmasına karşı çıktığını belirterek, "Buna karşı çıkıyor. Peki kaç istiyorsun? 25'i doldursun, ondan sonra olsun. Senin keyfine göre mi hareket edeceğiz? Gençler bu ülkenin vatandaşları değil mi? Gençlerin seçilme hakkı yok mu? Bunun cevabını verecek miyiz gençler? Bu, 18 yaşına karşı çıkıyor ya. Ben de açtım baktım, seçimlerden önce ne vaat etmiş, diye. Seçim beyannamesinde, seçim vaatlerine baktım diyor ki; 'Seçilme yaşını 21'e indireceğiz.' Be kardeşim biz indiriyoruz, niye karşı çıkıyorsun? Madem söz verdin, yapamadın. Biz yapıyoruz, gel destek ver. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu." ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun "Cumhurbaşkanı Meclis'i feshedecek" diyerek yalan söylediğini savunan Yıldırım, şöyle konuştu:

"Efendim böyle bir şey yok. Bu değişiklikte cumhurbaşkanının da, Meclis'in de feshedilmesi yok. Fesih ne demek? Sona erdirmek. Bu meclis 2 sefer fesholdu. Bir, 1960'ta darbeyle, ikincisi de 12 Eylül'de fesholdu. Çünkü parlamento kapatıldı, meclis dağıtıldı. Onun için fesih diye bir şey yok. Ne var? Meclis'i seçime gönderme var. Nasıl olacak? Diyelim ki meclis seçildi, çalışıyor. Cumhurbaşkanı da seçildi çalışıyor. Bir aksilik oldu. Cumhurbaşkanını sıkıştırıyorlar, çalışamaz duruma geldi. O zaman diyor ki cumhurbaşkanı; 'Bak, beni engellerseniz seçime giderim.' Seçime gidince ne oluyor? Hem kendisi seçime gidiyor, hem meclisi götürüyor. Niye? Aynı gün seçim var. Onun için kolay kolay seçim kararı almıyor, uzlaşıyorlar, krizi çözüyorlar. Aynı hak, meclisin de var. Meclis de karar alabilir. Diyelim ki cumhurbaşkanı kurduğu hükümetle, pek meclisi takmıyor, istediği gibi yapmaya çalışıyor. O zaman da meclis diyor ki; 'Bak, ayağını denk al, kendine gel. Yoksa seçime giderim.' Seçime gidince ikisi birden gidiyor. Biri gidip, biri kalmıyor. Onun için bu sistem uzlaşmayı getiriyor, bu sistem anlaşmayı getiriyor. Hiç kimse kolay kolay sonucu belli olmayan bir karar alamaz. Onun için bunlar, sistemin kontrol ve denetleme mekanizmaları. Dolayısıyla bu şekilde istikrar, kalıcı istikrar sağlanmış oluyor. Gördüğünüz gibi sistem, her yönüyle güçlü ekonomi, daha hızlı kalkınma, terörden arınmış, güçlü, kalkınan Türkiye için olmazsa olmaz bir şeydir."

Başbakan Yıldırım, Kılıçdaroğlu'nun son günlerde meydanlarda söylediği "Ben zaten 82 darbe anayasasına o gün (hayır) demiştim" sözlerini de hatırlatarak, "Kenan Evren darbe yaptığı zaman. Güzel, iyi yapmışsın. Uzağı görmüşsün (hayır) demişsin. Peki şimdi niye (hayır) diyorsun? Biz o (hayır) dediğin anayasayı değiştiriyoruz. Ey Kılıçdaroğlu uyan, uyan! 82'de kalmışsın, artık uyan! Geleceğe bakalım geleceğe." dedi.

- Kırklareli'deki yatırımlar

AK Parti döneminde Kırklareli'de yapılan yatırımlara değinen Yıldıkım, "Her bir şehrimizi kalkındırmak için 15 yıldır var gücümüzle çalışıyoruz. Sadece günlük ihtiyaçları karşılamak değil, şehirlerimizi geleceğe hazırlamak için de büyük bir gayret gösteriyoruz. Bakın Kırklareli'ye son 15 yılda 5,5 milyar yatırım yaptık. Helali hoş olsun. Okul, eğitim alanında büyük yatırımlar yaptık. İhracat, ithalat alanında büyük yatırımlar yaptık. 672 tane derslik, bin 308 konut, 23 adet spor tesisi yaptık." ifadelerini kullandı.

2007 yılında Kırklareli'ne üniversite kurduklarını aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:

"Üniversitenin 10 fakültesi, 3 yüksek okulu, 7 meslek yüksek okulu, 3 enstitüsü var. Kırklareli Üniversitesinin öğrenci sayısı bugün 27 bine ulaştı. Gençleri düşünmek bu. Lafla 'gençlerin geleceğini hazırlayacağız' demek olmuyor. 250 yataklı merkezde bir hastane, 100 yataklı Babaeski'de bir başka hastane, İğneada'da hastaneyi yaptık, hizmete sunduk. Merkeze, Lüleburgaz'a hastanelere, mevcut hastanelere ek binalar yaptık. Kırklareli'nde ağız diş sağlığı merkezi yaptık. Kırklareli gibi bir ilde, kocaman şehirde sadece 3 tane ambulans vardı 2002'de. Bugün ne kadar? 44 ambulans, 44. AK Parti farkı bu. Uzun yıllar Ulaştırma Bakanlığı yaptım. Kırklareli'de 2002 yılında sadece 77 kilometre bölünmüş yol vardı. Ne kadar sürede? 80 yılda. O da rahmetli Özal döneminde yapılanlar. Bunun üzerine 14 yılda 135 kilometre bölünmüş yol yaptık. Helal olsun. Yolları böldük, hayatları birleştirdik, yolları böldük, milleti birleştirdik. Yolları böleriz ama Türkiye'yi böldürtmeyiz."

Kırklareli, Dereköy, Aziziye, Bulgaristan yolunu yaptıklarını anımsatan Yıldırım, D-100 devlet yolu, Kuleli, Necatiye, Varyant, Yeniköy, Demirciköy yollarını bitirdiklerini, 59 kilometresi Kırklareli'de olan Çorlu Köprülü Kavşağı Edirne Köprülü Kavşağı arasındaki otoyol üzerinde iyileştirmeler ve viyadükler yaptıklarını kaydetti.

Başbakan Yıldırım, İğneada Beğendik Balıkçı Barınağı'nı hizmete açtıklarını, Sergen Barajı ve göletleri tamamlayarak 163 bin dönüm araziyi suyla buluşturduklarını, bu çalışmalarla Ergene Nehri'nin su kalitesinin arttığını ve kirliliğin azaldığını söyledi.

Kırklareli'yi doğal gazla tanıştırdıklarını ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tarımdan hayvancılığa tam 1,5 milyar lira destek sağladık. Kırklareli Organize Sanayi Bölgesi'nde 300 kişi çalışırken, bugün Kırklareli Evren-8 ve Büyükkarıştıran organize sanayi bölgelerinde toplam 30 bin kişi çalışıyor. Kırklareli'de öğrenci yurt kapasitesi sadece 464 iken, bugün bu sayı 3 bin 588'e çıktı. Yıllardır bitmeyen Kırklareli Kültür Merkezini geldik, tamamladık. Devam eden projeler 300 yataklı Lüleburgaz, Demirköy, Pınarhisar hastanelerinin yapımı sürüyor  Edirne ile Kırklareli arasını bölünmüş yol olarak yapıyoruz, yakın zamanda tamamlanmış olacak. Şimdi müjde. Halkalı-Kapıkule hızlı tren hattı, Kırklareli'den geçecek, hayırlı uğurlu olsun. Türkiye'nin mutlu ve müreffeh yarınları için var mıyız? Milletin birliği, dirliği için hazır mıyız? Güçlü Türkiye için hazır mıyız Kırklareli? Refah için, kalkınma için, kardeşlik için var mıyız? Tek devlet için, tek vatan için, tek bayrak için, tek millet için kararımız 'evet'."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk 20 Aralık 1930'da Kırklareli'ye gediğinde "Çok çalışın, halka doğruyu söyleyin." dediğini aktaran Başbakan Yıldırım, "Biz doğruları söyledik. Kimin doğru söylediğini, kimin doğruyu söylemediğini bu millet iyi bilir, sizler iyi bilirsiniz. Bugüne kadar hiç aldatmadık, aldanan olmadık, aldatan olmadık. Milletimize hep doğruyu söyledik. Bu duygu ve düşüncelerle yapılacak halk oylamasının ülkemiz için, milletimiz için, Kırklareli için, gençlerimiz için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Gününüz mübarek olsun, Regaip Kandiliniz mübarek olsun, geleceğimiz aydınlık olsun." dedi.

AA

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER