15 Temmuz 2017 Cumartesi 00:00
Bakan Çelik: Harim-i ismetine musallat olmasınlar

ADANA (AA) - Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında şehit düşenlerin imtihanlarını başarıyla verdiğini belirterek, "Onlar bize dediler ki 'ben canımı feda ediyorum. Bu bayrak düşmesin, burası zillete mahkum olmasın, bu ülke bölünmesin. Ben canımı feda ediyorum ki FETÖ ve diğer terör örgütleri bu ülkenin harim-i ismetine musallat olmasınlar. O zaman bizim üzerimize düşen vazife onların bu mesajını almak, aramızda bir taç gibi bir bayrak gibi taşımaktır." dedi.

Çelik, Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü tarafından Adana'da bir otelde düzenlenen "Şehit yakınları ve gaziler buluşması" programında yaptığı konuşmada, herkesin annesi, babası, kardeşi, eşinin kelimelerle anlatılamayacak kadar kıymetli olduğunu, ülke ve birlik bütünlük için şehit verenlerin acılarını kelimelere dökmenin mümkün olmadığını bildirdi.

Bu programdan önce Yüreğir Belediyesince inşa edilen "15 Temmuz Şehi̇tler Parkı Bi̇li̇m, Tari̇h ve Kültür Kompleksi̇ ve Şehitler Anıtı'nın" açtıklarını anlatan Çelik, Batı dillerinde şehit kelimesini karşılayan tüm kelimeler ölüm kelimesiyle aynı kökene sahipken sahip oldukları inanç ve dilde ise "şahit olmak ve yaşamak" ile aynı kökten geldiğine dikkati çekti.

Çelik, şunları söyledi:

"İslam dünyasında pek çok yeri gezerken şahit olduğum görüntülerden biri oydu. Bazı aileler şehit mezarlarının başına geldikleri zaman mezara sesleniyorlardı. Ne yapıyorsunuz diye sorduğumuzda, 'biliyorsun şehitler ölmez ben geldim onu uyarıyorum onunla sohbet ediyorum' derler. İslam dünyasının pek çok yerinde görmüşümdür. Şehit yakınlarının mezar taşına vurduklarını, ben geldim diye kendilerini haberdar ettiklerini, arkasından da bu şehitlerle sohbet ettiklerini çünkü hepimiz biliyoruz ki Allah yolunda öldürülenler ölü değildirler, onlar diridirler."

- "Zillete karşı izzete şahitlik ettikleri için şehit olmuşlardır"

Şehitlerin, çok onurlu bir şeye şahitlik ettikleri, şahitliklerini mühürlemek için biricik hayatlarını feda ettiğini belirten Çelik, şunları söyledi:

"Bir ülke, bir millet, bir toprak bir zilletle karşı karşıya kaldığı zaman bizim içimizde en cesur olanlar, şerefine, haysiyetine ve onuruna en düşkün olanlar o zilletle karşılaşıldığı zaman bir adım öne çıkarlar. 'Ben bu zilleti kabul etmiyorum, ülkeme, milletime yapılmak istenen bu kötü muameleyi kabul etmek istemiyorum. Ben ülkemin, ailemin, insanlarımın, sevdiklerimin izzetli bir hayat yaşamasını istiyorum' diyerekten bir adım öne çıkarlar, izzete, onura haysiyete, özgürlüğe, hürriyete kardeşliğe sahip sahip çıkarlar ve canlarını feda ederler. Onlar zillete karşı izzete şahitlik ettikleri için şehit olmuşlardır."

Şehitlerin aslında Allah'ın insanların içinden seçtiği en sevdiği kulları olduğunu vurgulayan Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Onların şehitliğinde şöyle bir mesaj vardır, Cenabı Allah bize şunu demektedir, 'Ben hakikat için, hürriyet için, onur için, haysiyet için, insanların hür yaşaması için sizin içinizden en sevdiklerim, benim katında en değerli olanları sizin içinizden şahit seçtim' diyerek, onları katına kabul buyurmaktadır. Bu çok büyük bir şereftir. Nihayetinde ister on yıl, ister yüzyıl, sonsuz yaşayan yok. Eninde sonunda her nefis ölümü tadacaktır. Mezarlıkların girişinde bu ayet yazar. Hepimiz topraktan geldik ve toprağa gideceğiz. Önemli olan nasıl bir hayat yaşadığımız ve son nefesimizi nasıl verdiğimizdir. İşte şehitler öylesine şerefli bir hayat yaşarlar ve son nefeslerini öyle şerefli bir şekilde verirler ki onların bir daha temizlenmesine ihtiyaç olmadığı için onlar yıkanmazlar. Onlar şehit oldukları şekilde kanlarıyla birlikte üzerlerindekilerle defnedilirler. Onların defnedilmeden önce bir daha yıkanmasına gerek yoktur. Hatta Peygamber Efendimiz bir müjde verir, 'şehidin ilk kanı toprağa düşmeden bütün günahları affolur' diye. O sebeple böylesine büyük bir mertebe ancak peygamberlik ile özdeş bir mertebedir. O sebeple şehit annesi, kardeşi, babası çocuğu olmak bu dünyada şehitlikten sonra yaşanabilecek şereflerin en büyüğüdür."

- "Harim-i ismetine musallat olmasınlar"

Çelik, şehit yakınlarının en değerlilerini, en kıymetlilerini, ülkenin birliği, dirliği, hürriyeti ve ülke zillete mahkum olmasın diye feda ettiklerini kaydetti.

Şehitlerin görevlerini yapıp gittiğini dile getiren Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Asıl mesaj geriye kalanlaradır. Onlar imtihanlarını başarıyla verdiler. Asıl o mesajın hakkını verip veremeyeceğimiz sorusu bizim muhatabımızdır. Onlar bize izzetli bir hayat bıraktılar. İzzetli bir hayat yaşayalım diye canları feda ettiler. O sebeple bizim, onların bu mesajına layık olmamız için çok çalışmamız, bu ülkeyi çok büyütmemiz, onların bu onurlu hayatı bıraktıkları ülkeyi, çocuklar için, bu gençler için daha büyük, daha güçlü, kardeşlik duygularıyla daha donanmış hale getirmemiz lazım. Onlar bize dediler ki 'ben canımı feda ediyorum. Bu bayrak düşmesin, burası zillete mahkum olmasın, bu ülke bölünmesin. Ben canımı feda ediyorum ki FETÖ ve diğer terör örgütleri bu ülkenin harim-i ismetine musallat olmasınlar'. O zaman bizim üzerimize düşen vazife onların bu mesajını almak, aramızda bir taç gibi bir bayrak gibi taşımaktır."

- Sadece darbe girişimi değildi

Bakan Çelik, ülkenin geçmişte çok büyük saldırılara maruz kaldığını ama hep birlik beraberlikle bu dirlik sofrası gibi şehitlerin bir ve beraber olarak düşmana karşı koymasıyla ayakta kaldığını belirtti.

Aynı şekilde 15 Temmuz gecesinin de bu şehadet halkasının önemli dönemeçlerinden birisi olduğunu ifade eden Çelik, şunları kaydetti:

"Bakın o geceyi sadece bir darbe olarak düşünmeyin. Bu geceyi sadece bir katliam girişimi olarak düşünmeyin O gece Türkiye Cumhuriyeti devletinin, Türk milletine ait olan egemenliğinin bir başka güce devredilmesi, bir yabancı gücün envanterine geçilmesi için gerçekleştirilmeye çalışılan işgal girişimidir. Bu toprakları vatan kılarken bunun son damlasına kadar, son zerresine kadar bedelini ödedik. Birileri bu FETÖ'yü kullanarak aziz milletimize ait olan bu ülkenin egemenlik tapusunu yabancı birtakım güçlerin envanterine geçirmeye çalıştılar ama yine her şeyi hesap ettiler. Bu milletin birliğini, kardeşliğini, bu milletin şahadete seve seve koşan evlatlarının cesaretini, aziz ve muhterem gazilerin fedakarlığını hesap edemediler. İşte o gün de bir işgal girişimi bu şekilde engellenmiş oldu. Biz tarih boyunca tarihin ilk anından itibaren şehitler vere vere hayatını ifa etmiş bir milletiz. O günden bugüne kadar pek çok şekilde aldığımız her nefesin, üzerinde yaşadığımız her toprağın, vatan kıldığımız her coğrafyanın ve inşa ettiğimiz her devletin bedelini ödedik. O sebeple egemenliğimizi şu ya da bu terör örgütüne asla teslim etmeyiz. Egemenliğimizin şu ya da bu yabancı gücün envanterine geçirilmesine uğraşan hiçbir terör örgütüne teslim olmayız."

AA

Son Güncelleme: 15.07.2017 02:41
Anahtar Kelimeler:
Adana
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol