Bakan Akar'dan Münbiç ve Fırat’ın doğusu için kararlılık vurgusu

Milli Savunma Bakanı Akar, "Ülkemizin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatıyla tüm dünyaya gösterdiği kararlılık, Münbiç ve Fırat’ın doğusunun teröristlerden temizlenmesi noktasında da aynen devam etmektedir." dedi.

Bakan Akar'dan Münbiç ve Fırat’ın doğusu için kararlılık vurgusu

Mili Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile Kış 2019 Tatbikatı'nın "Seçkin Gözlemci Günü"ne katıldı. 

Kış 2019 Tatbikatı'nda yerli silahlardan hedefe tam isabet

Akar, tatbikat alanına gelişinde ilk olarak komuta kontrol merkezini ziyaret etti. 

Tören mangasını selamlayan Akar, tatbikata ilişkin brifing aldı. Bakan Akar ve beraberindekiler daha sonra sergi alanına geçti. 

Akar, burada kış teçhizatlı komando kolu ve doğal afetlerde arama kurtarma taburu personeliyle sohbet etti. Arazide kullanılan sıkıştırılmış kardan yapılan mevzileri inceleyen Akar, igloda tatbikata katılan ülkelerin temsilcileriyle bir süre sohbet etti.

Tatbikatın fiili aşamasının sonunda konuşan Akar, 15 dost ve müttefik ülkenin katılımıyla birleşik ve müşterek olarak, başarılı bir tatbikatın icra edildiğini belirtti. 

Tatbikatları, "barış zamanlarında savaş şartları için hazırlanılan önemli faaliyetler' olarak nitelendiren Akar, bu faaliyetlerin savaşta kan dökmemek için önemli bir araç olduğunu bildirdi.

Zorlu arazi ve hava şartlarında yapılan eğitimlerin önemli deneyimler kazandırdığına işaret eden Bakan Akar, birliklerin eğitim seviyesi kadar uygun teçhizat ve lojistik desteğe sahip olunmasının önemine değindi. 

Akar, Sarıkamış Harekatı'nın bu konuda önemli dersler taşıdığına dikkati çekerek, "Sarıkamış'ta üstün bir cesaret ve feragat örneği sergileyen aziz şehitlerimizin yazdığı kahramanlık destanı acı ama gurur veren bir ders olarak hafızalarımızda yer almaktadır. Emre itaat ve vazifeye sadakat duygularıyla ölümü hiçe sayan bu kahramanlar nesiller boyu saygı ve minnet duygularıyla hatırlanmaya devam edecektir." diye konuştu.

NATO içinde seçkin yere sahip Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünyanın önde gelen orduları arasında yer aldığını anlatan Akar, "Türk Silahlı Kuvvetleri, kutsal vatan topraklarının bütünlüğü ve güvenliğiyle asil milletimizin egemenlik ve bağımsızlığı uğruna başta FETÖ olmak üzere PKK/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütleriyle ve diğer tehdit ve tehlikelere karşı ölürsem şehit kalırsam gazi anlayışı içinde azim ve kararlılıkla mücadelesini sürdürmektedir." ifadesini kullandı.

"Bölgedeki istikrarsızlığın en temel nedeni ..."

Bakan Akar, TSK unsurlarının terörle mücadelede "girilemez" denilen yerlere girdiğini, "ulaşılamaz" olarak nitelendirilen yerlere ulaştığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Bundan sonra da kahraman ordumuz gece-gündüz, yaz-kış, dağ-bayır demeden en son teröristi de etkisiz hale getirinceye kadar artan bir şiddet ve tempoda operasyonlarına devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti çevresinde gerginlik ve çatışmalara insanların yaşadıkları acılara kayıtsız kalmadan sorunların barışçıl, kalıcı ve adil yöntemlerle çözülmesinin gereğine ve önemine inanmaktadır. Ülkemiz bölgemizin huzur, güven ve istikrara kavuşması için büyük çabalar göstermiş ve göstermeye devam etmektedir.

Suriye'de devam eden ve birçok uluslararası aktörün müdahil olduğu iç savaş neticesinde büyük insani trajediler maalesef yaşanmıştır. Bölgedeki istikrarsızlığın en temel nedeni ve kaynağı bize göre DEAŞ ve aslında birbirinden farkı olmayan PKK ve YPG gibi terör örgütleridir. Suriye’de bir milyona yakın insan hayatını kaybederken milyonlarca Suriyeli kardeşimiz yerinden yurdundan göç etmek zorunda kalmıştır. Türkiye ilk günden itibaren dost ve müttefiklerine bu konuda gerekli önlemlerin zamanında ve birlikte alınması gerektiği, aksi takdirde bölgenin hepimizi olumsuz etkileyecek birer bataklığa dönüşeceği uyarısında bulunmuştur. 2011 Mart'ından yaptığımız tüm siyasi askeri, görüşmelerde bu husus muhataplarımıza iletilmiş, anlatılmaya, ikna edilmeye çalışılmıştır."

Münbiç ve Fırat'ın doğusundaki teröristler

Suriye ve Irak'taki istikrarsızlıktan en büyük zararı Türkiye'nin gördüğünü vurgulayan Akar, mülteci akınına maruz kalan Türkiye'nin 4 milyon Iraklı ve Suriyeli'ye ayrımcılık yapmadan ev sahipliği yaptığını dile getirdi.

Özverili insani çabaların, müttefikler tarafından yeterince desteklenmediğine değinen Akar, "Türkiye bölgesel barış ve istikrar için çaba sarf etmiş, iyi komşuluk ilişkilerini savunmuş Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini her zaman desteklemiştir. Bu tutumuz baki kalmakla birlikte gelinen noktada ülkemizin ve milletimizin güvenliğini sağlamak aynı zamanda bölgede güvenlik ve istikrarı tesis etmek maksadıyla sınır ötesi harekat kaçınılmaz hale gelmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Bu kapsamda uluslararası hukuktan doğan haklarla meşru müdafaa kapsamında gerçekleştirilen Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarıyla bölgenin teröristlerden temizlendiği, Suriyeli vatandaşların buralardaki evlerine dönmeyi sürdürdüğünü anımsatan Akar, şunları söyledi:

"Ülkemizin Fırat Kalkanı Harekatı ve Zeytin Dalı Harekatıyla tüm dünyaya gösterdiği kararlılık Münbiç ve Fırat’ın doğusunun teröristlerden temizlenmesi noktasında da aynen devam etmektedir. Münbiç ve Fırat’ın doğusu terör örgütü PKK/YPG ve DEAŞ’tan temizlenerek gerçek sahiplerine teslim edilecek, sınırlarımızda bir terör koridorunun oluşturulmasına asla müsaade edilmeyecektir. Bu konuda hiçbir oldubittiye göz yummayacağımızın bilinmesi gerekmektedir.

Bizler Suriye'de yaşananları bir strateji oyunu olarak değil insani trajedi olarak görüyoruz. Bugüne kadar akan kan ve gözyaşını durdurmak için elimizi taşın altına koyduk, koymaya devam ediyoruz. Bu anlayışla Suriye ve Irak'ta yaşanan gelişmelere etnik ayrım gözeterek ve mezhep temelinde değil insani değerler yönünden yaklaştığımızı her zaman tekrarladık ve tekrarlamaya devam ediyoruz. Buna inanıyoruz. Türkiye’nin çabalarıyla Cerablus, El Bab ve Afrin bugün hiç olmadığı kadar huzurludur."

Güvenli bölge

Hulusi Akar, çabalar sonucu bugüne kadar kayıt altına alınabilen 311 bin mültecinin evlerine döndüğü bilgisini verdi.

Amaçlarının Münbiç ve Fırat'ın doğusunda da huzur ve güvenliğin sağlanması olduğuna işaret eden Akar, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Suriye'nin kuzeyinde oluşturulması düşünülen güvenli bölgenin Türkiye'nin kontrolünde olması şarttır. Ancak bu şekilde bölge halkına her türlü şiddet ve zulmü yapan, istikrarsızlık kaynağı olan DEAŞ, PKK/YPG gibi terör unsurları temizlenerek bölge istikrarlı hale getirilebilir, sınırlarımız ile Türk halkının güvenliği sağlanabilir ve özellikle Türkiye'yi etkileyen ama dünyayı da etkilemesi muhtemel olan mülteci krizi ancak bu şekilde aşılabilir. Türkiye bölgenin huzur ve güvenliği için gösterdiği çabaları ve kurduğu iş birlikleriyle hem sahada hem masada olmaya devam edecektir. Bizlerin Kürt kardeşlerimizle hiçbir sorunumuz yok. Bizim hedefimiz, mücadelemiz sadece ve sadece teröristlerledir. Bunun çok işi anlaşılması lazım. Bugün ülkemiz, Suriye'de terör zulmüne uğramış Suriyeli Kürt kardeşimizin sığındığı güvenli bir limandır. Bunun aksini iddia etmek tarihi gerçekleri saptırmak, terörle mücadelede samimi olmamak hatta teröre destek vermek demektir."

Konuşmasının ardından katılımcılarla hatıra fotoğrafı çektiren Bakan Akar, daha sonra Kars Valiliğini de ziyaret etti.

AA

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER