Adalet Bakanı Bozdağ: 'Terörist başı Gülen, Humeyni'nin Tahran'a indiği gibi Türkiye'ye dönecekti'

"Darbe başarılı olmuş olsaydı, FETÖ terör örgütü kurucusu ve yöneticisi terörist başı Gülen, Humeyni'nin Tahran'a indiği gibi Pensilvanya'dan Türkiye'ye dönecekti"

Adalet Bakanı Bozdağ: 'Terörist başı Gülen, Humeyni'nin Tahran'a indiği gibi Türkiye'ye dönecekti'

ANKARA (AA) - Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Darbe başarılı olmuş olsaydı, FETÖ terör örgütü kurucusu ve yöneticisi terörist başı Gülen, Humeyni'nin Tahran'a indiği gibi Pensilvanya'dan Türkiye'ye dönecekti." dedi.

Bozdağ, Habertürk televizyonunda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Darbe girişimiyle ilgili yaşadıklarının sorulması üzerine Bozdağ, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminde bulunduğu sıralarda yaşanan hareketliliği, telefonla kendisini arayan Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan İpek'ten öğrendiğini söyledi.

Başbakan Binali Yıldırım'la yaptığı konuşmanın ardından olayın bir darbe girişimi olduğunu öğrendiğini, darbe teşebbüsünün başladığı sıralarda evinde yalnız olduğunu anlatan Bozdağ, ilk olarak 15 Temmuz Kızılay Milli İrade Meydanı'na yürüyerek gitmeyi ve buradaki vatandaşlarla darbeye karşı direnmeyi düşündüğünü dile getirdi.

Bozdağ, daha sonra yaptığı istişarelerin ardından TBMM'ye gitme kararı aldığını, çeşitli televizyon kanallarına bağlanarak açıklamalar yaptığını hatırlattı.

Mecliste konuşma yaptığı sırada, TBMM'nin bombalandığını anlatan Bozdağ, Meclisin çalışmasından ve meydan okumasından darbecilerin rahatsız olduğunu, bunun üzerine TBMM'ye bombaların atıldığına inandığını bildirdi.

FETÖ'nün Mecliste bulunan herkesi öldürmek istediğini ifade eden Bozdağ, FETÖ'nün TSK içerisine yerleştirdiği teröristlerin, ihanetin büyüğünü yaptığını, milletin kalbine ve millete bombalar attığını vurguladı.

- "FETÖ taşerondur"

"FETÖ yalnız mıydı?" sorusu üzerine, Bozdağ, örgütün hiçbir zaman yalnız olduğunu düşünmediğini belirtti.

Bakan Bozdağ, Türkiye'deki bütün darbelerin hepsinin taşeronlar tarafından yapıldığının altını çizerek, "FETÖ son darbede kullanılan taşerondur ama Türk halkı hem FETÖ terör örgütünü hem onun tasmalı teröristlerini hem de o tasmayı onların boyunlarına takan güçlerin tamamını o gün yenmiştir." dedi.

Başka güçlerin, Türkiye'deki darbe teşebbüsünün başarıya ulaşmasını beklediğini belirten Bozdağ, FETÖ'yü kullanan güçlerin de olduğuna dikkati çekti.

- "FETÖ, dinde reformu da yapacaktı"

Türk milletinin, tankların, savaş uçaklarının karşısında durarak, demokrasiye sahip çıktığını vurgulayan Bekir Bozdağ, şöyle devam etti:

"Benim görüşüm şu, darbe başarılı olmuş olsaydı, FETÖ terör örgütü kurucusu ve yöneticisi terörist başı Gülen, Humeyni'nin Tahran'a indiği gibi Pensilvanya'dan Türkiye'ye dönecekti. Türkiye'nin bir kısmının, Türkiye'den ayrılma ihtimali doğacaktı. Bu darbe teşebbüsünü halk kabul etmeyeceği için biz de kabul etmezdik, kimse kabul etmezdi, bir iç çatışma çıkacak, ne kadar süreceğini kimse kestiremezdi. Arkasından Türkiye'nin yabancı güçler tarafından işgaline kadar gidecek sonuçlar doğurabilir ve en önemlisi de dinde reformu da FETÖ terör örgütü yapacaktı. Dinde reform dediğimiz şey, Kur'an ve sünneti FETÖ terör örgütünün kendine göre değiştirmesi... Bütün bunlara Türk halkı rıza gösterir mi? Göstermezdi."

Adalet Bakanı Bozdağ, Türkiye'nin 15 Temmuz'da sadece darbeden değil, mandadan, bölünme riskinden ve kardeş kavgasından da kurtulduğuna vurgu yaptı.

"Kontrollü darbe" iddialarına ilişkin Bozdağ, darbe teşebbüsünü Türk milletinin birlikte engellediğini söyledi.

"Ben Meclisteyim, konuşuyorum, bomba benim tepeme atılıyor. Kendimizi öldürtmek için bomba mı attırıyoruz biz?" diyen Bozdağ, "kontrollü darbe" söyleminin Türk milletine yapılan hakaret olduğunu dile getirdi.

Bozdağ, "Kontrollü darbe" ifadesinin FETÖ elebaşı Gülen'e ait olduğunu belirtti.

Adil Öksüz, Kemal Batmaz ve Harun Biniş gibi örgütün yöneticilerinin daha öncede bilinip bilinmediğinin ve MİT tarafından takip edilip edilmediğinin sorulması üzerine Bakan Bozdağ, Akıncı iddianamesinde Öksüz'ün ve Batmaz'ın ABD'ye gidişlerine, darbe toplantılarına ilişkin bilgiler yer aldığını hatırlattı.

Bozdağ, söz konusu bilgilerin daha önce bilinmediği, darbe girişiminin ardından soruşturma yapan savcıların bunları ortaya çıkardığını bildirdi.

- "Benim de aklıma yatmayan bir sürü soru var"

FETÖ'nün sözde "Hava Kuvvetleri Komutanlığı imamı" olduğu belirlenen ve darbe girişiminin kilit isimlerinden firari Adil Öksüz'ün darbe teşebbüsünün kilit isimlerinden birisi olduğuna işaret eden Bozdağ, devletin elinde Öksüz'ün bulunduğu yere dair kesin bilgi olmadığını belirtti.

Öksüz'ün birileri tarafından saklanmış, yurt dışına çıkarılmış ya da infaz edilmiş olunabileceğini aktaran Bozdağ, bu üç ihtimal dışında başka bir ihtimalin de görünmediğini söyledi.

Bekir Bozdağ, Adil Öksüz'ün serbest bırakılmasıyla bir iddianame hazırlandığını, serbest bırakan hakimlerle ilgili soruşturma başlatıldığını, meslekten ihraç edilen ve örgüt üyesi olduğunu itiraf eden bir hakimin de tutuklandığını anımsattı.

İçişleri Bakanlığının da polis ve jandarmalarla ilgili tahkikat başlattığını ifade eden Bozdağ, şunları kaydetti:

"Bütün vatandaşlar gibi benim de aklıma yatmayan, 'Nasıl olur?' dediğim bir sürü soru var. Olay hayatın olağan akışına uygun bir şey değil. Şimdi bir darbe teşebbüsü oluyor, o gece darbenin olduğu yerde darbecilerle beraber yakalanmış siviller var. Siz diğer sivillerden bir kısmını tutukluyorsunuz, sizin önünüze geliyor. Normalde hukukta, 'hayatın olağan akışı' diye bir şey var. Eğer bir iş, hayatın olağan akışına aykırı ise orada o bile bir karine kabul edilir, orada kararlar verilebilir. O gece olaylar oluyor, oradan uçaklar, helikopterler kalkıyor, orada bir sürü insan şehit oluyor, bir sürü insan yaralanıyor ve darbecilerle birlikte orada yakalanan birisi var. Başka hiçbir şeye bakmadan rütbeli, rütbesiz askerler nasıl tutuklanıyorsa benim kanaatim, hiçbir şeye bakmadan onun da orada tutuklanması lazımdı. Ama baktığınızda burada bir sürü hadise var. O nedenle de biz burada ihmali ve kastı kimin varsa ortaya çıkartılması için polisten, jandarmadan, hakimden, savcıdan hepsinin üzerine gidiyoruz. Çünkü en çok bunu biz istiyoruz. Bu ortaya çıksın, bu kişi neler yaptı bunun hesabını ona soralım, o da hesabını milletin yargısına versin ve bütün bunların hepsini biz ortaya çıkarmak için uğraşıyoruz. Herkes şu anda soruşturmada ve sanık durumunda, tutuklular var. Hepsi bunun hesabını verecek."

(Sürecek)

AA

Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2017, 00:11

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER