Adalet Bakanı Bozdağ: El birliğiyle Türkiye'nin aleyhine büyük bir kampanyanın içindeler

"Bugün Hollanda'nın yaptığı faşizmin ve nazizmin 21. yüzyıldaki hortlamış uygulamalarını da gördük hep beraber. Sanırsınız ki Almanya da halk oylaması yapacak, Almanya'nın hükümet sistemi değişecek. Sanırsınız ki Hollanda da halk oylaması yapılacak, Türkler Hollanda'nın hükümet sistemini değiştirecek. Güçlü ve istikrarlı bir Türkiye istemedikleri için, televizyonları, gazeteleri, siyasetçileri, el birliğiyle Türkiye'nin aleyhine büyük bir kampanyanın içindeler"

Adalet Bakanı Bozdağ: El birliğiyle Türkiye'nin aleyhine büyük bir kampanyanın içindeler

İSTANBUL (AA) - Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Bugün Hollanda'nın yaptığı faşizmin ve nazizmin 21. yüzyıldaki hortlamış uygulamalarını da gördük hep beraber. Sanırsınız ki Almanya da halk oylaması yapacak, Almanya'nın hükümet sistemi değişecek. Sanırsınız ki Hollanda'da halk oylaması yapılacak, Türkler Hollanda'nın hükümet sistemini değiştirecek. Güçlü ve istikrarlı bir Türkiye istemedikleri için, televizyonları, gazeteleri, siyasetçileri, el birliğiyle Türkiye'nin aleyhine büyük bir kampanyanın içindeler." dedi.

Bozdağ, Bağcılar'daki Kirazlı Halk Sarayında "Genç Yozgatlılar Buluşması"nda yaptığı konuşmada, sıradan günlerin yaşanmadığını, büyük bir değişimin arifesinde olunduğunu ifade ederek, dünyanın Türkiye'de olup biteni yakından takip ettiğini söyledi.

Hain FETÖ darbe girişiminden sonra Türkiye'nin yeni bir dönemece girdiğini aktaran Bozdağ, FETÖ'nün bu millete en alçak ihaneti yapan bir terör örgütü olduğunu vurguladı.

Bozdağ, Türk milletinin bekası için güçlü bir devlete ve güçlü iktidarlara sahip olması gerektiğine dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Krizlere, kargaşaya fitneye karşı güçlü bir iradenin daima bu ülkede var olması lazım. 15 yıldır istikrar milletin sayesinde, milletle buluşan bir lider olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan sayesinde var. Daha önce Özel ve Menderes ve Atatürk döneminde istikrar vardı ve büyüdü. Eğer güçlü liderler olursa halkıyla kucaklaşırsa sandıktan güçlü siyasi irade çıkıyor. Güçlü liderler siyasetten çekilince Türkiye yineden kaosa, krize ve kargaşaya sürükleniyor. Bunun bedelini de halkımız ödüyor. Milletimizin yeniden Tayyip Erdoğanlar, Özallar, Menderesler, Atatürkler bekleyecek vakti yoktur. Öyle bir sistem kuralım ki bu sistem liderlere, partilere bağlı değil, sistemin kendisi siyasi istikrar kursun, güçlü iktidar çıkarsın, liderlere bağlı olmasın. İşte onun için hükümet sistemi değişikliğini gündeme getirdik. Devletimizin milletimizin bekası istiklali, istikbali ve istikrar için tarihi bir adımı hep beraber attık. "

Bu yüzden herkesin ayağa kalktığını dile getiren Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün, Hollanda'nın yaptığı faşizmin ve nazizmin 21. yüzyıldaki hortlamış uygulamalarını da gördük hep beraber. Sanırsınız ki Almanya da halk oylaması yapacak, Almanya'nın hükümet sistemi değişecek. Sanırsınız ki Hollanda'da halk oylaması yapılacak, Türkler Hollanda'nın hükümet sistemini değiştirecek. Televizyonları, gazeteleri, siyasetçileri, el birliğiyle Türkiye'nin aleyhine büyük bir kampanyanın içindeler. Güçlü ve istikrarlı bir Türkiye istemedikleri için 'zayıf olsun, istikrarsız olsun, kaos olsun, onlar bizim elimize, avucumuza baksın' istiyorlar. Bundan sonra avcunuzu yalarsınız. Biz kendi sistemimizi oylayacağız ve kendi sistemimizi kendimiz değiştireceğiz. Almanya, Hollanda ya da başka bir ülkenin iç işlerimize karışmasına izin vermeyeceğiz. Hükümet sistemi değişikliğine yıllardır inanan bir insanım ama bu Avrupa'nın yaptıklarını görünce inancım 100 kat daha artmıştır. Doğru yolda olduğumuza, bu milletin hayrına tarihi bir adım attığımıza bir kez daha yürekten inanıyorum. Çünkü Türk milletinin karşısında olan herkes hortladı ve ayağa kalktı. Bu adımları sizlerin 'evet'leriyle atmamız lazım. Yozgatlılar, bayrak, vatan, millet, ezan, istiklal, demokrasi söz konusu olduğunda bütün farklılıkları bir tarafa bıraktı. İnanıyorum ki Bozok Yaylası'nın insanları tıpkı 15 Temmuz'da olduğu gibi 16 Nisan'da bir ve beraber olacak. 15 Temmuz'un demokrasi nöbetleri bitmemiştir, bu nöbet, 16 Nisan günü sandıkları 'evet' ile doldurduğumuz zaman tamamlanacaktır. Aramıza farklı farklı görüşler sokmak isteyenlere izin vermeyin. Uzaktan kumandalı, MHP içinde oyun oynamak isteyenlere de kulak asmayın. Bütün terör örgütleri bir olmuş bu sistem değişikliği olmasın diye uğraşıyor. Avrupa'nın bazı ülkeleri de aynı şekilde. PKK, DEAŞ, FETÖ, DHKP-C'si 'hayır' diye çalışıyor."

- "Operasyonlara kapalı bir sistem olsun istiyoruz"

Bozdağ, bu halk oylamasının özünün, "Siz Türkiye'yi yönetecek hükümeti doğrudan seçmek istiyor musunuz, istemiyor musunuz?' sorusunda olduğunu belirterek, "İki sandık koyalım, millet birinde hükümete diğerinde de vekillere oy versin. Yasama, yürütmeyi ayrı ayrı seçme imkanı veriyoruz. Bu değişiklik vatandaşımıza hükümeti doğrudan seçme hakkı, yetkisi ve gücü veriyor. Halk hükümeti doğduran seçmeye ehildir." diye konuştu.

"Eğer hükümet doğrudan halk tarafından seçilirse ne olur? Hükümetlere karşı operasyon yapamazlar. Hukuk, ahlak dışı yol yöntemlerle hükümetleri düşüremezler." diyen Bozdağ, operasyonlara kapalı bir sistem istediklerini belirterek, iktidarı sandıkta halkın verip 5 yıl sonra alacağını aktardı.

Türkiye'nin çift başlılıktan çok çektiğini anlatan Bozdağ, şöyle konuştu:

"Bu sistem baba ile oğlu, ana ile kızı kavga ettiren bir sistem. Rahmetli Özal, Mesut Yılmaz’ı vekil yaptı, bakan yaptı, başbakan yaptı, kavga etti mi? Rahmetli Demirel, Tansu Hanım'ı vekil yaptı, bakan yaptı, başbakan yaptı, kavga ettiler mi? Rahmetli Ecevit, Ahmet Necdet Sezer'i cumhurbaşkanı yaptı, kavga ettiler mi? Çift başlılık olan bir yerde kavga hazır bekliyor. Bizim kavga ile geçirecek zamanımız yok. Artık enerjimizi ülkemizin kalkınması için hep beraber harcamamız lazım. Kılıçdaroğlu, 'cumhurbaşkanı ile başbakan ayrı partilerden olursa kavga çıkar' diyor. Yahu biz zaten bunu diyoruz. Adamın kafası karışık. Gizli evetçi bu. Dersine iyi çalışmamış, onlara dersi 16 Nisan'da 'evet' diyerek vereceksiniz. CHP'nin tek başlı bir genel başkanı var. İki tane genel başkan olsun CHP'ye, ikiniz gül gibi yönetin gitsin CHP’yi. Eş genel başkan yap, madem çift başlılık çok iyi. CHP'nin bir sürü belediyeleri var, o zaman eş belediye başkanlığı dönemine geçin çok iyi oluyorsa. İkisi beraber yönetsinler. Çift başlılıkla başarı elde eden dünyada hiçbir yer yok. Atalarımız ne diyor? 'Çatal kazık yere batmaz.' Türkiye'de cumhurbaşkanı ile başbakanın kavga etmeyeceği bir düzen kurmamız lazım. Bizim kavgalarla geçirecek vaktimiz yok."

- "Bu sistem siyasetin dili temizleyecek"

Bozdağ, yapılacak değişiklikle iktidar olmak için halkın yüzde 50+1'nin oyunun alınması gerektiğini hatırlatarak, "Bu sistem, siyaseti değiştirecek, kucaklayıcı bir politika ortaya koymasını sağlayacak, siyasetin dilini temizleyecek. Partiler millete mahkum olacak ve ona göre millete değer verecek." dedi.

Bekir Bozdağ, "Sistemin adı dahi CHP'yi değiştirmeye yetti de arttı bile. Her şeyi Anayasa Mahkemesine götürüyordu bu sefer götürmedi. Size muhtaç olduğu için vazgeçti. Merhum Erbakan Hocamızın anma programına gitti ve dua etti. Bu halk oylaması olmasaydı Kılıçdaroğlu'nu hiç bir güç oraya gönderemezdi. Halkın iradesine muhtaç olduğu için bunu yaptı. 16 Nisan'a kadar Tayyip Bey'e hakaret etmeme orucu kararı aldılar. Neden? Tayyip Bey'i sevdiklerine boğdurmak için. Tayyip Bey'i sevenler senden bin kez daha daha akıllılar." diye konuştu.

Bu sistemin siyasetçinin ahlakını, dilini, üslubunu, partilerin programını değiştirmeye zorlayan bir sistem olduğunu dile getiren Bozdağ, "Bu sistem, Tayyip Bey'den sonrasını da garantiye alan bir sistemdir. Bu sistem Tayyip Bey'den sonra da toplumun bütün kesiminin inançlarını garanti altına alıyor. Bu sistem sadece Kılıçdaroğlu'nu değil herkesi size mecbur eden, size saygı duymaya zorlayan bir sistemdir. Milletin değerlerine saygısızlık yapanın iktidar olma şansı yok. Bu sistem değişimi esas alan bir sistem. Değişim daima iktidarda olacak bu sistemde. Kaybeden hemen gidiyor. 10 yıldan daha fazla hiç bir aktör, Türkiye'nin gündeminde olmayacaktır. " değerlendirmesini yaptı.

- "15 Temmuz'daki demokrasi nöbetini 16 Nisan'da evetlerle taçlandıracağız"

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 18 yaşındaki gençlere milletvekili ve bakan olabilme imkanı vermek istediklerini belirterek, "Tecrübeyle gençlik birleşecek. Usta-çırak ilişkisi içinde geleceğin siyasetçilerini, devlet yöneticilerini yetiştireceğiz ve gelecekte ülke yönetimini onlara devredeceğiz. Türkiye'nin gelecekte daha güçlü olabilmesi için adımlarımızı atıyoruz." ifadelerini kullandı.

Yasamayı yürütmeden tam ayırdıklarını aktaran Bozdağ, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yürütme yasamaya karşı bağımsız hale getiriliyor. Kuvvetler tek elde toplanmıyor, birbirinden kesin çizgilerle ayrılıyor. Yargı tarafsız ve bağımsız olarak dizayn ediliyor. Siyasi istikrar, güçlü iktidar, sistemin doğal ve zorunlu sonucu olarak anayasamıza monte ediliyor. Milletimizin bekası, devletimizin bekası, istiklalimiz, istikbalimiz, istikrarımız, güçlü bir yönetim, siyasi kriz, kaosa karşı etkili bir savunma ve bunları bertaraf etmek için hızlı karar alma mekanizmaları bu sistemde güçlü bir şekilde inşa edilmektedir. 15 Temmuz'da başladığımız demokrasi nöbetini 16 Nisan'da verdiğimiz evetlerle taçlandırmış olacağız. Tek millet için 'evet' diyeceğiz, tek devlet için 'evet' diyeceğiz, tek bayrak için 'evet' diyeceğiz, tek vatan için 'evet' diyeceğiz, yeni ve büyük Türkiye'nin temellerini atmak için 'evet' diyeceğiz. MHP’li dostlarıma da şunu söylüyorum, MHP'nin içinde partiye dışarıdan yapılan müdahaleleri hep beraber görüyoruz. Müdahaleleri yapanlar kimler, onları da görüyoruz. MHP'ye yapılan bir operasyon var, çok net. Ben bunu bilerek ve inanarak söylüyorum. Onun için de milliyetçiler milletine ve devletin bekasına sahip çıkıyor. Sayın Devlet Bahçeli niçin 'evet' dediğini açıkladı. Saadet Partililer de aynı şeyi yapacaktır. Yozgatlılara diyorum ki; merhum Erbakan hocamız olsaydı hiç tereddütsüz 'evet' derdi. Merhum Türkeş, 9 Işık isimli kitabında, bu sistemi ilk savunandır. O da hayatta olsa aynı şeyi yapardı. Merhum Özal, Demirel de hayatta olsalar 'evet' için çalışır ve koşarlardı. Merhum Yazıcıoğlu hayatta olsa 'evet' derdi. Şimdi Büyük Birlik Partisi de 'evet' diyor. Bu milleti, bu devleti sevenler, el birliği, gönül birliği, güç birliği yapmalıyız. Beraber Türkiye'nin önünü açacak adımı 16 Nisan’da atmalıyız. Hollanda'ya, Merkel'e en güzel cevabı 'evet'lerle biz vermeliyiz. Onlara, 'Türkiye'nin hakkındaki kararı siz değil biz veririz' demeliyiz."

AA

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER