’’Hipertansiyon, böbrek sağlığı için önemli neden’’

Böbrek sağlığı konusunda konuşan Prof. Dr. Pınar Seymen, böbrek sağlığının korunması için günde 2-2,5 litre su tüketimi olması gerektiğini ifade ederek böbrek sağlığı için sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli olduğuna dikkat çekti.

’’Hipertansiyon, böbrek sağlığı için önemli neden’’

Böbrek sağlığı konusunda konuşan Prof. Dr. Pınar Seymen, böbrek sağlığının korunması için günde 2-2,5 litre su tüketimi olması gerektiğini ifade ederek böbrek sağlığı için sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli olduğuna dikkat çekti.

Medicana Kadıköy Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Pınar Seymen, böbrek sağlığının önemine dair açıklamalarda bulundu. Kronik böbrek sağlığının dünyada ve ülkemizde önemli bir sağlık problemi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Seymen, “Dünyada yaklaşık 850 milyon, ülkemizde ise 9-10 milyon kişinin çeşitli evrelerde böbrek hastalığının olduğu bilinmektedir. Bu nedenle hedefimiz, böbrek hastalığının farkındalığı ve önlenmesi olmalıdır. böbrek hastalığı farkındalığı dünyada yüzde 10 un altında iken ülkemizde ise çok daha düşük bir oranda yüzde 5 in altında olduğunu ve ülkemizde böbrek hastalığı olan her 100 kişiden 5i bile hastalığının farkında değil” dedi.

Böbrek hastalığının ilk evrelerde belirti göstermediğine dikkat çeken Prof. Dr. Seymen, “Böbrek hastalığı özellikle başlangıç evrelerinde herhangi bir belirti ve şikayete yol açmadığından ileri evrelerde teşhis konulmakta bu da birçok sağlık sorununu beraberinde getirmektedir. Bu nedenle; diyabeti (şeker hastalığı) olan, hipertansiyonu ve özellikle kontrolsüz tansiyon yüksekliği olan, sık idrar yolu enfeksiyonu geçiren, kalp damar hastalığı olan, sık sık ağrı kesici kullanan, kanser tedavisi gören romatizmal hastalığı olan, 65 yaşın üzerinde olan, ailesinde böbrek hastalığı olan kişilerde mutlaka kanda üre, kreatinin ve tam idrar tahlili yapılmalıdır” diye konuştu.

“HİPERTANSİYON BÖBREK HASTALIĞI İÇİN ÖNEMLİ NEDEN”

Hipertansiyonun böbrek hastalığı için önemli bir neden olduğuna da değinen Prof. Dr. Seymen, “Ülkemizde diyaliz ve böbrek nakli tedavisi gören yaklaşık 80 bin kişi vardır. Diyaliz tedavisi gören 2 kişiden biri şeker hastasıdır. Bu nedenle şeker hastalığının önlenmesi için alınacak sağlıklı beslenme, kilo verme, düzenli egzersiz gibi önlemler büyük ölçüde böbrek hastalığının gelişimini de engelleyecektir. Yine hipertansiyon özellikle de kontrolsüz hipertansiyon, şeker hastalığından sonra böbrek hastalığının en önemli nedenidir. Hipertansiyonu olan kişilerin mutlaka kilo vermesi, tuzdan kısıtlı beslenmesi ve tansiyon düşürücü ilaçları düzenli kullanması, tansiyon değerinin normale indirilmesi gereklidir. Tuzun mutlaka az tüketilmesi gereklidir, tuz türleri arasında herhangi bir fark yoktur. Fazla tuz tüketimi damar ve böbrek sağlığı için tehdit oluşturmaktadır” diye konuştu.

“KALP RAHATSIZLIĞI OLANLAR RİSK GRUBUNDA”

Kalp rahatsızlığı olanların böbrek yetmezliği açısından risk grubunda olduğunu da söyleyen Prof. Dr. Seymen, ‘’Kalp yetersizliği olan kişiler böbrek yetmezliği açısından riskli gruptadır. Çünkü kalbin pompaladığı kanın yüzde 20-25 ini böbrek almaktadır. Kalp yetersiz çalıştığında böbrek kanlanması azalacağından böbrek yetersizliği oluşur. Böbrek yetersizliği olan bireylerde kalp hastalığı görülme riski artmaktadır. Bu nedenle böbrek hastalığının farkında olmak beraberindeki önemli kalp hastalıklarının önlenmesi için çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

“YÜKSEK PROTEİNLİ BESLENME RİSK OLUŞTURABİLİR”

Yüksek proteinli beslenme ile ilgili de konuşan Prof. Dr. Seymen, “Yine son yıllarda vücut geliştirme amaçlı yüksek proteinli beslenme, protein tuzları ve kas geliştirici besin takviyesi kullanımı ile birlikte bu kişilerde proteinüri ve böbrek yetersizliği görülmektedir. Yüksek protein böbrek için toksiktir. Bu nedenle spor yaparken dengeli beslenme önemlidir. Sigara kullanımı; kalp hastalığı ve kanser gelişimine yol açtığı gibi böbrek sağlığı için de son derece zararlıdır. Ağrı kesicilerin geliş güzel ve kontrolsüz kullanımı böbrek sağlığını tehdit etmekte ve geri dönüşümsüz böbrek hastalığına sebep olabilmektedir. Kanser tedavisi gören kişilerde hem bazı ilaçların yan etkisi, hem genel durum bozukluğuna bağlı yeterli sıvı alamama, hem de ağrılardan dolayı fazla miktarda ağrı kesici kullanıma bağlı böbrek hastalığı sıkça görülmektedir” dedi.

Böbrek hastalığının belirtileri hakkında da açıklama yapan Prof. Dr. Seymen, “Böbrek hastalığı genellikle sessiz seyretmektedir. İdrar rengindeki değişiklikler, özellikle bacak, yüz ve göz kapaklarında şişme olması, idrarda köpürme, vucutta döküntüler olması, gece idrara kalkma, hipertansiyonun kontrolsüz seyretmesi böbrek hastalığı belirtisi olabilir. Bu belirtilerin olduğu kişilerin tetkik yaptırması gereklidir. İdrar tahlilinde protein, kan bulunması, kanda bakılan üre, kreatinin değerlerinde yükseklik olması durumunda mutlaka nefroloji uzmanına başvurulması gereklidir. Böbrek yetersizliği ilerleyici bir hastalık olduğundan düzenli takip yapılması, beraberinde oluşabilecek bazı hastalıkları önleme açısından da çok önemlidir” şeklinde konuştu.

BÖBREK SAĞLIĞI İÇİN NELER YAPILMALI?

Prof. Dr. Seymen, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Böbrek sağlığı için böbrek hastalığının önlenmesi ilk amaç olmalıdır. Bunun için; günlük 2-2.5 lt sıvı tüketimi, aşırı protein içermeyen sağlıklı ve dengeli beslenme, obezitesi olan kişilerin kilo vermesi, tansiyon kontrolü yapılması, böbrek taşı ve sık idrar yolu enfeksiyonu olan kişilerin tedavisinin sağlanması, gereksiz ağrı kesici kullanımından kaçınılması, aşırı tuzlu beslenmeden kaçınılması, sigara içilmemesi gereklidir. Sağlıklı bir vücut için sağlıklı böbreklerin gerekli olduğu ve riskli hasta gruplarında düzenli kontrol yapılması gereklidir’’.

(İHA)

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER