"MHP demek, Milli birlik demek"

Derler ki;

Kovan boşalmışsa,

Arı mutlaka konacak bir çiçek bulur,

Ya da sokacak bir insan.

Tıpkı bugün TV ekranlarında,

MHP ve Cumhur ittifakı düşmanlığı yapan,

Sözde anketçi, yorumcu ve gazeteci müsveddesi,

Bir avuç fitneci gibi!

*

O nedenle…

Vicdanlı ve dürüst olmak,

Hesaplı ve içten pazarlıklı olmaktan iyidir.

Çünkü…

Hesap bir insanı makam sahibi yapabilir,

Ama kesinlikle vicdan sahibi yapmaz.

Tıpkı 15 Temmuz kalkışmasına,

“Kontrollü darbe” demek gibi!

*

“Şeyh Edebali” yüzyıllar önce ne de güzel söylemiş;

Cahil ile dost olma…

İlim bilmez, irfan bilmez, söz bilmez ÜZÜLÜRSÜN.

Saygısızla dost olma…

Usul bilmez, adap bilmez, sınır bilmez ÜZÜLÜRSÜN.

Görgüsüzle dost olma…

Yol bilmez, yordam bilmez, kural bilmez ÜZÜLÜRSÜN.

Namert ile dost olma…

Mertlik bilmez, yürek bilmez, dost bilmez ÜZÜLÜRSÜN.

Ukalayla dost olma…

Çok konuşur, boş konuşur, kem konuşur ÜZÜLÜRSÜN.

*

Şimdi tabi ki Şeyh Edebali’nin sözü üzerine laf söyleyemeyiz.

Ama 24 Haziran seçimlerine giderken,

Algı yönetimiyle “gerçeği ters yüz etme” çabasında olanlara da,

İki çift laf söylemezsek olmaz.

Eleştiri ve tüketmenin hit…

“Beka ve Zekânın“ hiç sayıldığı günümüzde!

Ağzı olan konuşuyor,

Mikrofonu eline geçiren haklı sanılıyor.

Neymiş?

MHP-AKP birlikteliğinden Kürt vatandaşlarımız rahatsızmış.

Neymiş?

Cumhur ittifakı MHP yüzünden Kürtlerin oyunu kaybedebilirmiş.

Neymiş?

Kürt vatandaşlarımız MHP’ye mesafeliymiş.

Vah zavallılar vah.

Tek kelimeyle “zekâ” sorunu!

*

İşte bu zekâ özürlülere MHP Lideri Devlet Bahçeli şöyle sesleniyor;

“Kürt kökenli kardeşlerim MHP’ye karşı falan değillerdir. Karşı olanlar PKK’lılardır. Kürt terörist olmaz, teröriste Kürt denmez denemez.”

*

Çünkü…

MHP demek;

Barış, kardeşlik, dostluk, dayanışma, kucaklaşma demektir.

MHP demek;

Türk milletinin bağımsızlığının sarsılmaz ifadesi demektir.

MHP demek;

Önce ülkem ve milletim, sonra partim demektir.

MHP demek;

Millî birliğimizin kenetlenme noktası demektir.

*

Demem o ki;

Anladığın kadar bilecek,

Bildiğin kadar söyleyeceksin.

Algı yönetimi oluşturup,

Fitne ve fesata hizmet etmeyip,

Cumhur ittifakını dinamitlemeye çalışmayacaksın.

Haaa…

Yeri gelmişken belirtmek isterim.

Son zamanlarda yaşananlar,

Nedense bana 1930 lu yılların Almanya’sını hatırlattı.

Tarih okuyanlar bilir.

Hitlerin propaganda bakanı Dr. Goebbels,

“Yalan söyleyin, mutlaka inanan çıkacaktır” teziyle siyaset yapan,

Tam bir yalan makinesiydi.

Ve Goebbels; “Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa, etkisi o kadar yüksek olur. Çünkü halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çubuk inanır” diyerek milleti kandıran fırıldağın tekiydi.

Onun için arkadaşlarına; “Sadece bir noktaya odaklanın ve olumsuz giden her şeyin suçunu onun üzerine atın” diyen iftiracı bir adamdı.

Şimdi ben sözü ortaya bıraktım.

Alan istediği kadarını alsın.

Almayan ise ayakaltından kalksın.

Çünkü MHP ve Cumhur ittifakı,

24 Haziran da tarih yazmaya gidiyor.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.