RTÜK Başkan Vekili Çıplak'tan ilkeli duruş hatırlatması

RTÜK Başkan Vekili Esat Çıplak, sözde çözüm süreçinde PKK'nın terör örgütü olduğunu görmeyen hükümete ve RTÜK Üyelerine mahalefet şerhi koydu. Çıplak, "Suçu ve suçluyu övmek fiili kapsamına giren terörist başı Öcalan'ın övülmesine çözüm süreci boyunca sessiz kalındığını ve binlerce şehidimizin ve ailelerinin, yakınlarının onurunun rencide edildiğini" belirterek, bu tür yayınlara çözüm süreci boyunca ceza verilmemesine muhalefet ettiğini söyledi.

RTÜK Başkan Vekili Çıplak'tan ilkeli duruş hatırlatması
15.12.2015 tarihinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) yaptığı 2015/54 sayılı toplantıda IMC TV ile ilgili aldığı 33 no'lu karar dün RTÜK'ün internet sitesinde yayınlandı.

Söz konusu yayında IMC logosu ile yayın yapan kuruluşun gerek telefon bağlantılarında gerekse haber bülteninde konuyu ele alma açısından, terör faaliyetlerini önleme amacı güden devletin kolluk kuvvetlerini sivil halkı katleden cani bir örgüt, devleti de soykırımcı olarak lanse etmeye çalıştığı konuya ilişkin uzman raporunda tespit edilmişti.

Konuya ilişkin kararda IMC TV Logolu kuruluşun 11.11.2015 tarihli haber bülteni yayını hakkında 6112 Sayılı Kanunun 8/1 (b) bendindeki yayın kuruluşlarının "ırk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz" hükmü uyarınca ceza verilmesi kararlaştırıldı.

TERÖR PROPAGANDASINDAN DA CEZA VERİLMELİYDİ

RTÜK Başkan Vekili Esat ÇIPLAK, söz konusu karara ilişkin olarak yayınlanan muhalefet şerhinde, Kurul toplantısında bu karara katıldığını ancak anılan yayın kuruluşuna, uzman raporunda belirtildiği gibi devlet kurumları için küçük düşürücü ve iftira niteliğindeki ifadeler nedeniyle 6112 Sayılı Kanunun 8/1 (ç) bendi ve terör propagandası nedeniyle 8/1 (d) bendi hükümleri gereğince de ceza verilmesi gerektiğini söylediğini vurguladı.

ÇÖZÜM SÜRECİNDE SUSTUNUZ, GÖRMEZDEN GELDİNİZ

RTÜK Başkan Vekili Esat ÇIPLAK açıklamasında; "Çözüm Süreci adı altında Türkiye'nin altı oyulurken, 21 Martlar'da televizyon yayınlarında terör örgütü güçlü ve Türkiye diz çökmüş gösterilirken sesi çıkmayanların, o gün " ifade özgürlüğü ", " devletin eleştirilebilir olması gerektiği ", " açılım sürecinin zarar görmemesi gerektiği " vb. gerekçelerle Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığına ve Türk bayrağına televizyon yayınlarında açıkça hakaret edilirken görmezden geldiklerinin unutulmaması gerekir." derken, "suçu ve suçluyu övmek fiili kapsamına giren terörist başı Öcalan'ın övülmesine çözüm süreci boyunca sessiz kalındığını ve binlerce şehidimizin ve ailelerinin, yakınlarının onurunun rencide edildiğini" ekledi.

Bu tür yayınlara çözüm süreci boyunca ceza verilmemesine muhalefet ettiğine ilişkin 50 kadar örnek olduğunu belirten RTÜK Başkan Vekili Çıplak, 06 Ocak 2011 tarihinde NTV'de yayınlanan "Doğrudan Siyaset" isimli programda Hizbullah örgütünün avukatı Sıdkı ZİLAN'ın "Kürdistan gerçekliği Türkiye gerçekliğinden daha önde bir şey, daha sahicidir." devamla "siyasal sınırlar içinde yaşıyoruz ama coğrafyamızın tarihi ismi Kürdistan'dır. Biz de Kürdistanlıyız, biz Kürdistan'ın bağımsız olmadığını biliyoruz. Biz zaten özerklik peşindeyiz; federasyon peşindeyiz. Ayrı devlette! Biz Kürdüz, biz Kürdistanlıyız. Ama Türkiye Cumhuriyeti içinde yaşayan Türkiye Kürdistanı burası." şeklindeki sözlerinin 05.05.2011 tarihinde yapılan 2011/27 sayılı toplantıda alınan 42 no'lu kararla Üst Kurul tarafından "ifade özgürlüğü" olarak yorumlanmasını örnek olarak gösterdi.

RTÜK Başkan Vekili ÇIPLAK, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nün şik‰yetlerine rağmen GÜN TV'nin Aralık 2011'de yaptığı yayınlarda "Kürtlerin avlanması devam ediyor", "Savaş ve çatışmalarda Kürt gençleri yaşamlarını yitirip katlediliyorlar, Kürt halkı da emsali olmayan bir şekilde evlatlarına, evlatlarının cenazelerine sahip çıkıyorlar. Gömdükten sonra halk çocuklarını, evlatlarını yalnız bırakmıyorlar.", "Gemi bozuk ve hava muhalefeti gibi bahanelerle PKK önderi Abdullah Öcalan'la görüşmelere engel oluyorlar, bu da Kürt halkının tahammülünü zorluyor." gibi ifadeler kullanmasına ceza verilmemiş olmasının bir diğer örnek teşkil ettiğini belirtti.

Üst Kurul'un çifte standart içinde hareket ettiğine ilişkin bir başka örnek daha veren Çıplak, "Ülke TV logosu ile yayın yapan kuruluşta yayınlanan " Bıçak Sırtı " adlı programında AK Parti Mardin Milletvekili Orhan MİROĞLU " bir grup eğer, kendi toprakları üzerinde, beğenin ya da beğenmeyin bir siyasi programı hayata geçirmek için mücadele veriyorsa, bu bir terörist grup falan değildir...
PKK terörist bir örgüt müdür? Bana göre PKK terörist bir örgüt değildir. PKK, kendi topraklarında, belli bir siyasi programı hayata geçirmeye çalışan bir politik harekettir. " ifadelerini kullanmıştır. Aynı programda diğer bir yorumcu " El-Kaide terörist örgüt değil, politik bir örgüttür. " şeklinde sözler beyan etmiştir. Programı yöneten kişiler tarafından en ufak bir karşı çıkış, bir tepki gösterilmemesine rağmen bu program için ilgili yayın kuruluşuna bırakın ceza verilmesini, konu Üst Kurul gündemine bile getirilmemiştir. Çünkü bu program yayınlandığında çözüm süreci devam etmekte ve programı yayınlanan kuruluş ise çözüm sürecini destekler mahiyette yayınlar yapmaktaydı." şeklinde ifadeler kullandı.

RTÜK Başkan Vekili Esat ÇIPLAK muhalefet şerhini " Siyasi mülahazalarla hareket etmekle değil, kamu görevi ifa etmekle ve dolayısıyla yürürlükteki mevzuatı uygulamakla yükümlü Üst Kurul'un çözüm süreci boyunca benzer birçok konuda, şahsımın muhalefet şerhine rağmen, tutarsız ve çifte standart içinde 6112 sayılı Kanunun ilgili hükümlerini " çözüm süreci zarar görmesin " diyerek görmezden geldiği, IMC TV logosu ile yayın yapan kuruluşa 6112 sayılı Kanunun 8 inci maddesi 1 inci fıkrası (ç) ve (d) bentleri gereğince de ceza verilmesi gerektiği hususlarını tarihe not düşmek istiyorum." şeklinde sonlandırdı.

Güncelleme Tarihi: 06 Mart 2017, 12:03

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER