AKP Listesi halı saha takımı gibi, 1. Ligden çok uzak

AKP Listesi halı saha takımı gibi, 1. Ligden çok uzak

AKP Listesi halı saha takımı gibi, 1. Ligden çok uzak
AKP'nin vekil listesini görünce iki yönden şaşırdım. İlki karşımda gördüğüm, sanki halı saha takımı listesiydi. Diğeri son ana kadar üç dönem şartı gibi hukuksuz formaliteye ağır toplarını kurban etmeyecekleri yönündeki düşüncem idi.

"7 Nisanı bekleyelim bakalım. Erdoğan geri adım atmış mı, atmamış mı görelim. 'Arınç'ın deldiği havuz su tutar mı?' diye sordum ya, Erdoğan geri adım atmadıysa eğer, tutmaz" demiştim.

Geçen hafta Davutoğlu "Ali Bey, Nurettin Bey, Faruk bey bu ekibin içinde yer almaya devam edecek. 3 dönem siyasete dinamizm getirmek için var yoksa siyasetten emeklilik için değil" dediğinde vekil listesinde yer alacaklar mı, dışarıdan mı bakan olacaklar diye sormuştum.

Davutoğlu'nın bahsettiği 'ekip ruhu' nedir? Siyasete dinamizm getirmek için üç dönemle AKP'nin taşıyıcı kolonlarınım kestiler, Erdoğan 4. dönemde saraya çıktı oturdu. Üç dönemlikler hangi ekibin içinde yer alırlar sorusunun cevabı, onları yakından tanıyanlar verdi. 'Hiçbir ekibin içinde yer almayacaklar.' Vatandaşa karşı gururları okşanıyor.

Bülent Arınç'a gelirsek, bir ileri, iki geri adımları ile yaptığı siyasette delikanlılık raconunu 'Melih Gökçek'in oğlunun vekil yapılıp-yapılmamasına bağlamıştı.' Dediği de oldu. Aylardır Erdoğan'ın gözüne girmek için, Cumhuriyet döneminden cımbızladığı olayları anlatan junior Gökçek havasını aldı.

Asıl savaş şimdi başlıyor, bu gördüğünüz başlangıçtı diyenler varsa fazla zarar ziyan beklememeli. Nede olsa birlikte yürüdüler. Ayrıca, Erdoğan balyozu tepelerine indirdi. Hiç birinin kafa kaldıracak cesareti yok. Meclisteki gizli oylama değil ki 'kırk adet rahatsız ruh' gibi 'hayır' desinler.

'Dombıra kavgasında' parçanın bestecisi tarafından sarayın ozanı ilan edilen Uğur Işılak, sarayın vekili olmayı başarmış. Tülay Babuşçu deseniz, 90 dakikalık reklam arası' ile göze girmişken, 'Arıburnu İngilizlere verildi' saçmalığı ile aynı hızla gözden düştü. Listede olmaması sır değil.

Bu arada eski vekillere 'Kürt açılımı istenildiği gibi sonuç vermezse siz en azından göz önünde olmazsınız' dendiği iddiası var ki, inanayım mı, inanmayayım mı bilemedim. İnanacak olsam, Erdoğan kahraman ilan edilmiş oluyor. İnanmayacak olsam zaten önümüzdeki dönemde AKP iktidardan düştüğünde test etmiş olacağız o iddiayı.

Demektir ki 6551 sayılı kanuna güvenmiyorlar. Atılan adımlarla PKK hakikaten bitecek olsa idi daha cesur olurlardı. İç güvenlik kanunun çıkarılmasına karşılık şu anda budanan vekiller 'diplomatik pasaport hakkının aile fertlerini' kapsamasını istediler. Yine iddia odur ki, Davutoğlu 7 Hazirandan sonraki bir torba yasa içinde o hakların verileceği gibi bir parmak bal çalmış ağızlarına.

Türk halkını iyice balık hafızalı mı bellediler desem de, öyle gelişmeler oluyor ve vatandaşın kafası hayat mücadelesiyle öyle dolu ki onların hafızası bizler olacağız artık. PKK açılımını başlatanlar, her taraftaki ayakları ile vatandaşın üzerine nasıl çöreklendiklerini ince ince beynimize nakşettik. 10 Temmuz 2014'de Erdoğan Başbakan iken çıkartılan 6551 sayılı kanunla, Kürt açılımında atılan adımları akıllarınca suç olmaktan çıkarmışlar. İşe yarar mı? 7 Haziran 2015'de iktidar değiştiğinde, hayır.

AKP listesinde 'kafa kaldıracak' kimse yok. Parazit çıkarmayacaklardan özel imalat olarak seçilmiş. Erdoğan'ın eskilere ihtiyacı kalmadı. Erbakan'ı nasıl geride bıraktılarsa, her biri öyle geride kaldı. Bu arada Erbakan ailesini kutluyorum, AKP'nin vekillik teklifini kabul etmemişler. Muhsin Yazıcıoğlu'nun damadı ne arıyor listede şaşırmadım desem yalan olur.

Bülent Arınç'ın çatlattığı testiden su sızmaya devam ediyor. Herkes şunu merak ediyor, 'Civanım delikanlı Erdoğan onlara nasıl kıydı? Bülent Arınç ağladı mı?'

Niçin derseniz büyük umutlarla yola çıkıp, her türlü fırtınaya birlikte göğüs geren AKP kurucuları, süpürüldü. Yerlerine gelenlerin arasında Erdoğan'ın damadı var. Konuşmalarının metin yazarı, avukatı, özel kaleminin eşi, yakın bürokratlar var...Listeye saraya yakın olanların yakınların konması, çöküşün resmi gibi.

***

ERDOĞAN, 260 BİN ÖZEL GÜVENLİKÇİNİN İŞİ İLE OYNUYOR

Savcının öldürülmesi ile sonuçlanan o saldırıdan sonra da 'özel Güvenlik kaldırılsın' dedi. 'Baş üstüne' de özel güvenlikçilerin kanunu kendisi Başbakanken çıkarıldı.

5188 Sayılı "Özel Güvenlik hizmetlerine dair kanun" 10 Haziran 2004'de kabul edildi. Erdoğan Başbakan'dı. Unutkanlık mı başladı, bilerek mi yapıyor anlaşılır gibi değil. Çağlayan Adliyesinde özel güvenlik ne arıyor anlayamadım zaten. Adliyede güvenliği polis sağlar. Biraz daha gayret etseler, Emniyeti de özel güvenliğe korutacaklarmış.

Büyük marketler, özel şirketler, hadi üniversitelerde anlaşılabilir de, Adliye'de özel güvenlik ney? Her şeyi allak bullak ettiler, şimdi 'kaldırılsın' buyruğu veriyor. Devlet 'yanılma deneme' yoluyla yönetilmez ki. Bilmiyorlarsa, bilenlere sorsunlar. Olmadı 'yapamıyoruz' deyip bıraksınlar.

Özel güvenlik kanununa göre mütekabiliyet varsa yabancılarda kurabilir. "Mütekabiliyet"ten ne anlıyorlar diye çok düşünmeye gerek yok. Yabancıların da izin alıp kurabildiği bir sistem özel güvenlik.

Kamu ve özel sektörde 260 bin özel güvenlikçi istihdam edilmiş durumda. Şimdi Erdoğan diyor ki "buyruğumdur, kaldırılsın." İyi hoş da o özel güvenlikçiler ne yapacak işsiz kalınca? AKP iktidarı devam edecek olursa, kelleleri gidecek.

***

SP VE BBP İTTİFAKI

AKP'yi destekleyerek kaybettikleri seçmeni geri almaya karar vermişler. Onlara ait vekil listesini görmediğim için, daha sonra yorum yapacağım.

NEVAL KAVCAR/ORTADOĞU

Güncelleme Tarihi: 06 Mart 2017, 12:02

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER