20 Mayıs 2017 Cumartesi 11:21
54 Okunma
Aile mirası mesleğini modernleştirerek geleceğe taşıyor

Babasının ölümünden sonra genç yaşta sepetçi atölyesinin başına geçmek zorunda kalan Muharrem Akyol, ürettiği yeni ürünlerle mesleğini geliştiriyor.

Kastamonu'da, 1993'te 10 çocuklu Akyol ailesinin 5 erkek çocuğundan biri olarak dünyaya gelen Akyol, 7 yaşından itibaren baba mesleği sepetçiliğe gönül verdi.

Her geçen gün kendisini bu konuda geliştiren Akyol, daha fazla kazanç elde etmek isteyen ailesiyle 2008'de İstanbul'a taşındı.

İki yıl öncesine kadar babası Yaşar Akyol ile küçük atölyelerinde çalışan Muharrem Akyol, babasının trafik kazasında yaşamını yitirmesi üzerine atölyenin başına geçmek zorunda kaldı.

- "Başlarda bocaladım"

Akyol, atölyenin başına geçme süreci, mesleğine olan aşkı ve geliştirdiği yeni ürünlere ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, babasının vefatından kısa bir süre sonra atölyenin başına geçmek zorunda kaldığını söyledi.

Babasının atölyenin arkasındaki caddeden karşıya geçmek isterken araba çarpması sonucu vefat ettiğini belirten Akyol, yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Böyle bir ölümü hiçbirimiz beklemediğimiz için başlarda bocalamıştım. Ne yapmak istediğime karar vermek biraz zaman aldı. Rahmetli bize para, pul, mal, mülk bırakmadı ama bu mesleği miras olarak bıraktı. Birden bire tüm atölyenin yükünü omuzlamak hiç kolay olmadı. Korkarak başladım ama çok şükür ki üstesinden geldim."

Ailedeki 3. kuşak sepetçi olduğunu dile getiren Akyol, babasının da dedesinden öğrendiği mesleğinin "zor ve sabır isteyen bir iş" olduğunu aktardı.

Akyol, hasır sepetçilik alanındaki en genç ve piyasadaki en iyi ustanın kendisi olduğunu savunarak, başarısını sabırlı olmasına bağladı.

Ağacı liflerine ayırmanın sanat işi olduğunu belirten Akyol, "Benim işim de bir ip cambazının dengede durması gibi ancak yıllarınızı verirseniz başarılı olabilirsiniz. Sevmeden bu işi yapmak imkansız." dedi.

- Okuyamadığı üniversitelerde eğitim veriyor

Babası vefat ettikten sonra evlendiğini ve 2 aylık bir erkek evlat sahibi olduğunu belirten Akyol, üniversite özlemini şöyle dile getirdi:

"Oğlumun mutlaka okumasını istiyorum. Ben belki okuyamadım ama hem üniversitelerde hem de halk eğitim merkezlerinde hasır sepetçilik üzerine eğitimler verdim. Üniversitelerin nasıl ortamlar olduğunu öğrendim, çok da sevdim. Oğlum Taha Miraç'ın mutlaka okumasını ve mimar olmasını istiyorum. O matematiksel hesaplamalar yapar, ben de onun ustalığını yaparım. Geçinip gideriz. Benden sonra eğer isterse bu işteki 4. kuşak olabilir."

Akyol, mimarlık fakültesi öğrencilerinden aldığı ilhamla "Proje Tüpü" adını verdiği hasırdan çantayı tasarladığını, şu sıralar yoğunlukla bu üründen siparişten aldığını dile getirdi.

Babasının klasik bir insan olduğunu ve bu yüzden de eski yöntemlerle çalıştıklarını aktaran Akyol, babasının ölümünün ardından işinde modernleşme sürecine girdiğini ifade etti.

İnsanların internet üzerinden alışveriş yaptıklarını fark ettikten sonra bir web sitesi açtığını ve artık buradan siparişler aldığını aktaran Akyol, işiyle ilgili hedeflerini de şöyle aktardı:

"Bundan önce birkaç workshop yaptım. Türkiye'de şimdiye kadar yapılmamış, çok farklı ve yararlı bir workshop tasarlıyorum. Yakında bunu gerçekleştireceğim. Burada hasır ve sepetçilik üzerine birçok şey anlatacağım ama insanlardan da bir şeyler öğrenebileceğimi düşünüyorum. Karşılıklı bir alışveriş olacak. Yaptığım ürünleri dizilerde ve reklamlarda görmek bana gurur veriyor. Tüm bunları yaptım ama henüz 25 yaşındayım. Kısa sürede çok iş yaptığımı düşünüyorum."

AA

Son Güncelleme: 20.05.2017 12:36
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol