14 Eylül 2017 Perşembe 17:37
“Muamele, akan şehit kanlarının bir damlasına bile eşit değildir“

ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında 4. Kolordu ve 28. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığındaki eylemlere ilişkin 216'sı tutuklu, 268 kişinin yargılandığı davaya devam edildi.

Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmaya, sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Savunma yapan eski uzman çavuş İbrahim Yokuş, dönemin bölük komutanı Yüzbaşı Erdan Kaya Erdoğan'ın Genelkurmay Başkanlığına saldırı düzenlendiğini belirterek, emniyet birimleriyle koordineli bir şekilde yol güvenliğini sağlamak için Sıhhiye tarafında gitmeleri yönünde kendilerine emir verdiğini dile getirdi.

Araçlarından kimseye ateş açılmadığını iddia eden Yokuş, "Dikimevi civarında trafik durdu ve biz de durduk. Kimseye silah tutmadım, kimseye ateş etmedim. Tüm gelişmeler iradem dışında gelişmiştir. Durumu anlayınca teslim oldum. Sivillere ateş açan araçlar bellidir. Aleyhimdeki bir sivili vurduğuma ilişkin beyanı kabul etmiyorum. Ben silah sesini duydum ancak ateş edeni görmedim." dedi.

Yokuş, darbe girişimi olduğunu araçlarının yanına gelen vatandaşlardan öğrendiğini öne sürerek, savunmasını şöyle sürdürdü:

"Darbe olduğunu öğrendiğim saati net olarak hatırlayamıyorum. Ben aracın sürücüsü olduğum için telefonuma bakamadım. Kışladan çıkarken bize darbeden bahsedilmedi. Olay esnasında barikat görmedim, halkı gördüm. Benim burada olmama neden olan hayatımdan 14 ayı çalan, yanlış, yalan aleyhimde ifade veren herkesten şikayetçiyim."

- "Darbe girişimini vatandaştan öğrendim"

Sanık eski uzman çavuş Şinasi Durcan da 2002'de uzman çavuş olarak göreve başladığını, çeşitli illerde görev yaptıktan sonra 3 Ağustos 2015’te Ankara 28. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına atandığını anlattı. Durcan, 15 Temmuz saat 16.30’da bölük komutanının cumartesi yada pazar günü Kolluk Kuvvetlerinin Toplumsal Olaylarda Desteklenme Timi (KOKTOD) tatbikatı olabileceğini söylediğini dile getirdi.

Olayın yaşandığı akşam saatlerinde alarm verildiğini ve birliğe çağırıldığını belirten Durcan, şunları söyledi:

"Birlikten arandıktan sonra 22.30'da İbrahim Yokuş ile kışlaya gittik. Bölük komutanı Kaya, 'Üzerinizi değiştirin, silahlarınızı alın, garajlar bölgesine geçin.' dedi. Garajlar bölgesine gittiğimizde KOKTOD kapsamında yapılan bu faaliyetler bana anormal gelmedi. Uzman çavuş Yokuş, 'Genelkurmay'a saldırı olmuş, Genelkurmay Başkanı alıkonulmuş. Oraya desteğe gideceğiz.' dedi. Bunları kimin söylediğini sorduğumda bölük komutanının söylediğini ve Dikimevi'nde polislere destek vereceğimizi söyledi. Ardından 10 tane Zırhlı Muharebe Aracı (ZMA) mühimmatı aldık ve kışladan çıktık."

Dikimevi'nde trafiğin durması üzerine darbe girişimini vatandaşlardan öğrendiğini ifade eden Durcan, polisi arayarak kendilerini teslim almaları çağrısı yaptığını öne sürdü.

Durcan, 15 Temmuz’da göreve giden rütbeli personelin sorumlu davranmadıklarını ve alt rütbedeki askerleri olayların dışında tutmak için bir girişimde bulunmadıklarını belirterek, "CIA destekli, din tüccarı Fetullah Gülen’in arkasına takılmış olanlar, spor salonlarında çıplak bırakıldıklarından şikayet etmesin. Hak ettikleri muamele, akan şehit kanlarının bir damlasına bile eşit değildir." ifadelerini kullandı.

FETÖ üyesi olmadığını ve suçsuz olduğunu ileri süren Durcan, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Sanık eski uzman erbaş Ali Altıntaş, dönemin bölük komutanı Erdan Kaya Erdoğan'ın kendilerine, "Genelkurmay Başkanlığına saldırı var, çevre ve yol güvenliğini sağlayacaksınız" dediğini, kendilerinin de bu emir üzerine Kızılay'a gittiklerini söyledi.

Kızılay'da bir tankın 2 aracı ezdiğine tanık olduğunu ifade eden Altıntaş, şöyle konuştu:

"Daha sonra halk bizim aracımıza taş atmaya başladı. Biz çok şaşırdık, bir anlam veremedik. Daha sonra Kızılay kavşaktan dönmeye çalışırken araç palet attı. Bölük komutanı Erdoğan'ı aradım 12.30'da. 'Halk bizi taşlıyor, bir arkadaş yaralandı.' dedim. Erdoğan, bize 'Yapılan iş kanunsuz, geri dönün.' dedi. Daha sonra bölük komutanımızı polisle görüştürdük. Polis, 'Yaptığınız kanunsuz, darbe yapıyorsunuz" dedi. Ben o anda darbe olduğunu anladım. Erdoğan, bize 'Silahlarınızı verin, polise teslim olun' dedi. Aracın kapısını açtık. O arada bize taş ve demir parçaları atmaya devam ettiler ve birkaç arkadaşımız daha yaralandı. Halka bizim er ve erbaş olduğumuzu, kandırıldığımızı anlattık. Vatandaşlar daha sonra bize su ve sigara verdi."

- "Önümüzdeki tanklar araçları ezerek ilerliyordu"

Eski uzman çavuş İbrahim Pehlivan da olay günü saat 14.30'da bölük komutanı Erdan Kaya Erdoğan'ın kendisini odasına çağırarak hafta sonu KOKTOD tatbikatı yapılabileceğini söylediğini bildirdi.

Bölükteki amirleri tarafından 15 Temmuz akşamı arandığını ve kışlaya gelmesi yönünde emir verildiğini belirten Pehlivan, şunları anlattı:

"Şahsi arabamla kışlaya geldiğimde askeri araçlar garajdan çıkmıştı. Bölük Komutanı Erdoğan, Genelkurmay’a saldırı olduğunu, Kızılay bölgesinde emniyet güçleriyle tıkama görevi yapacağımızı söyledi. Önümüzdeki tanklar araçları ezerek ilerliyordu. Neler olduğunu anlayamadım. Daha sonra bizim aracımıza da vatandaşlar taş atmaya başladı. Bir vatandaş tankın önüne yattı. Tanktaki asker vatandaşı kaldırdı, yola devam ettik. Başbakanlığın önünden geçerken araca ateş edildi. Gece 01.30-02.00 civarı kışlaya geri döndük."

Ertesi gün aldığı emir üzerine ikinci kalkışma söylentilerinden ötürü askeri araçların akülerini söktüğünü ve 4 gün boyunca dışarıda kalan askeri araçları kışlaya getirdiğini ifade eden sanık Pehlivan, darbe girişiminden haberdar olmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini beyan ederek tahliye talebinde bulundu.

AA

Son Güncelleme: 14.09.2017 18:51
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol