20 Ekim 2017 Cuma 17:39
“Darbe girişiminde erler de suçlu“ mütalaası

İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında, Bayrampaşa’daki Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünün işgaliyle ilgili 18’i rütbeli 58 sanığın yargılandığı davada mütalaasını açıklayan savcılık, "Her Türk askerinden, şehit Ömer Halisdemir'in kahramanlığı beklenmekte iken, hain girişime 'emir-komuta' savunmasıyla destek vermek ya da direnç göstermemek kabul edilemez olup, karşılıksız kalmaması gerekir." denildi.

İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya 18 tutuklu sanık katıldı. Davanın müdahilleri olan Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve TBMM Başkanlığı ile şehit, gazi yakınlarını da avukatları temsil etti.

Esasa ilişkin görüşü sorulan cumhuriyet savcısı Halil İbrahim Kuş, 10 sayfalık mütalasını okudu.

Mütalaada, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nün işgal edilmeye çalışıldığı ve olaylarda 1 kişinin öldüğü, 15 kişinin de yaralandığı belirtilerek, bu olaylardan, görevli rütbeli olan 18'i tutuklu, 58 sanığın sorumlu olduğu belirtildi.

- "Darbe yaptık size, duymuyor musunuz beni?"

İstanbul 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında tugay komutan yardımcısı olarak görev yapan sanıklardan Kurmay Albay Yusuf Sari'nin, diğer rütbeli şahıslarla birlikte komutanlıkta yapılan toplantıya katıldığı ve bu toplantıda alınan kararlar doğrultusunda, "çevik kuvvet müdürlüğüne varıldığında tanklarla kapılarını kapatması, yerleşkeye giriş-çıkışlar ile vatandaş ve araç geçişlerinin engellenmesi" hususunda emirler verdiği kaydedilen mütalaada, bu sanıkla ilgili şunlar kaydedildi:

"Sanık Sari, müşteki ve tanık polis memurlarına, 'sıkıyönetim ilan edildiğini, Yurtta Sulh ekibi olarak yönetime el koyduklarını, teslim olmalarını, yerleşkeyi teslim etmelerini, teslim olmamaları halinde zor kullanarak içeri gireceğini ve çok kan döküleceğini' bildirmiştir. Yurtta Sulh isimli WhatsApp grubunda da 'taviz verilmeyeceği, tereddütsüz ateşle karşılık verileceği' belirtilmiştir. Sanık Sari, Yurtta Sulh isimli, İstanbul'da darbe girişimini yönlendiren grup içerisinde yer almış ve bu kapsamda telefonu ile, 'tug.K.ligini devraldım, çekilmiyoruz, Allah yardımcınız olsun' şeklinde iletilerde bulunmuştur. Çevik kuvvetteki darbe girişimi bastırıldığında gözaltına alınan Yusuf Sari, müşteki Emre Tufan'a hitaben, 'Bizi bırakın, sabaha çok şey değişecek, hepinizle hesaplaşacağız, bu iş burada bitmedi, darbe yaptık size duymuyor musunuz beni?' şeklinde söylemde bulunduğu, azmettirme neticesinde öldürme, öldürmeye teşebbüs ve yaralama eylemlerinin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır."

Sanıklardan, tugayda tabur komutanı Kurmay Yarbay Kadir Yıldız'ın da diğer rütbelilerle darbe toplantısına katıldığı belirtilen mütalaada, toplantıda birliklerin emniyet müdürlüğü, çevik kuvvet şübe müdürlüğü ve Atatürk Havalimanı'nı ele geçirmesinin planlandığı ifade edildi.

Mütalaada, Yıldız'ın, kışladaki bölük komutanlarına, "Hazır kıta olarak beklemeleri" emri verdiği, erlere, 'sıkıyönetim ilan edildiğini" söyleyerek, "araç bin" talimatında bulunduğu, bölük komutanlarına sıkıyönetim emrini tebliğ ettiği ve zırhlı araçları çevik kuvvet yerleşkesine yerleştirip, askerlerin giriş çıkışları kapatacak şekilde dizilmeleri ve zırhlı araç namlularını çevik kuvvet yerleşkesine çevirmeleri emrini verdiği anlatıldı.

- "Tüfeği ve tabancasından çıkan kurşunlarla 1 kişi öldü, 5 kişi yaralandı"

Sanık Kadir Yıldız'ın, ZMA olarak tabir edilen askeri aracın üzerine çıkarak megafonla vatandaşlara, "sıkı yönetim ilan edildi, evinize gidin" söyleminde bulunduğuna vurgu yapılan mütalaada, vatandaşların tepkisini arttırması üzerine askerlere "havaya ateş serbest" talimatı verdiği kaydedildi.

Mütalaada, sanık Kadir Yıldız'ın bu sırada sanık er Yasin Özen'in piyade tüfeğini alarak havaya 4-5 el ateş ettiği anlatılarak, Yıldız'la ilgili şu ifadelere yer verildi:

"Vatandaşlarımızın bu sırada zırhlı aracın üzerine çıkarak kullandığı tüfeği almak istedikleri, yaşanan boğuşma sırasında Yıldız'ın ateş etmesiyle Ümit Yolcu'nun öldüğü, Ahmet Daylan'ın başından ve Mehmet Yazıcı'nın da omuzundan yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır. Kadir Yıldız, vatandaşlarımız tarafından piyade tüfeği alındıktan sonra bu kez tabancasını çıkarmış, elinden alınmak istendiği sırada rastgele ateş etmeye başlamıştır. Bu atışlar sonucu müştekiler Kahraman Bat, Mehmet Ayar ve Salih Ersin yaralanmıştır. Ayrıca Yıldız'ın zırhlı aracın üzerinde bulunduğu sırada kendisini etkisiz hale getirmeye çalışan müşteki Murat Gültomruk'u tüfeğin dipçiğiyle vurarak, kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı, tank üzerindeki itiş kakış sırasında sanıklardan Yusuf Boz ile birlikte itmesi sonucu müşteki Osman Dağ'ın zırhlı araçtan düştüğü ve yaralandığı anlaşılmıştır. "

- "Her Türk askerinden Ömer Halisdemir kahramanlığı beklenmekteyken.."

Diğer rütbeli ve er sanıklarla ilgili de eylemlere yer verilen mütalaada, "darbe girişiminden haberleri olmadığı" yönünde savunma yapan sanık erlerle ilgili şu değerlendirme yapıldı:

"Söz konusu olayda eyleme katılan tüm askerlerin olaydan bir süre sonra haberlerinin olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Aksini savunmak, hayatın olağan akışına göre imkansızdır. Yanı başında, 'ordu yönetime el koydu' şeklinde halka hitap eden komutanını duyan ve bunun ne anlama geldiğini bilmeyen sanığın akli melekelerinden şüphe edilir. Milletine darbe yapanlara karşı, 'emir komuta zincirinde hareket edildi' şeklinde savunma yapanların bu eylemlerinin yaptırımsız kalmaları durumunda, darbe terörü yönünden oldukça sıkıntı çeken milletimize yönelik yeni darbe terörüne bir anlamda davetiye çıkartılacaktır. Her Türk askerinden, şehit Ömer Halisdemir'in kahramanlığı beklenmekte iken, hain girişime 'emir-komuta' savunmasıyla destek vermek ya da direnç göstermemek kabul edilemez olup, karşılıksız kalmaması gerekir."

- "Bir Türk askerinin görevi, 'darbe' emrini vereni derhal derdest etmektir"

Bir Türk askerinin herşeyden önce Türkiye Cumhuriyeti anayasasına, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne, Cumhurbaşkanına ve hükümete bağlı olduğuna dikkati çekilen mütalaada, "Bu kurumları ortadan kaldırmaya, yani askeri darbe yapmaya yönelik bir faaliyet kapsamında verilen bir emre, 'bu emir kimden gelirse gelsin' hiçbir şart altında uyulamaz. Verilen emrin, darbe teşebbüsü kapsamında verildiğini bilerek bu emre uyan bir askere, 'verilen emri uyguladı' denemez. Bir Türk askerinin görevi, böyle bir emri vereni ve böyle bir emri uygulayanı derhal derdest etmek ve etkisiz hale getirmektir." denildi.

Milletin üzerine ateş edilip, devlet ve millet iradesi ortadan kaldırılmaya çalışılan bir ortamda elde tüfek suç işleyenlerin yanında durmanın bu suça iştirak etmek anlamına geldiği vurgulanan mütalaada, "İddianame içeriğinde, eylemleri ve hareket tarzları ayrıntısıyla anlatılan tüm sanıkların askeri darbe girişiminin olduğu gün ve saatte, önceden yapılan plan ve görevlendirmeler doğrultusunda söz konusu yerlere intikal sağladıkları, terör eylemine karşı direnç gösteren milletimizin üzerine ateş ederek yaralanmalara ve ölüme neden oldukları, böylelikle atılı suçları işledikleri sonuç ve kanaatine varılmıştır." ifadesi kullanıldı.

- Ceza istemleri

Savcılık mütalaasında, 18'i rütbeli 40'ı da er olan 58 sanığın tümünün, "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan birer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Tutuklu rütbeli sanıklardan eski Albay Yusuf Sari hakkında ayrıca, Ümit Yolcu'nun öldürülmesi eylemiyle ilgili, "kasten öldürmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen mütalaada, 5 kişinin yaralanmasıyla ilgili "kasten öldürmeye teşebbüs", diğer eylemlerle ilgili de "tehdit", "kasten yaralamak" ve "vücutta kemik kırığına neden olacak şekilde kasten yaralamak" suçlarından toplamda 110 yıldan 180 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Ümit Yolcu'nun öldürülmesiyle ilgili rütbeli tutuklu sanıklardan Kadir Yıldız'ın ayrıca, "kasten öldürmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması istenen mütalaada, bu kişinin "5 kişiyi kasten öldürmeye teşebbüs", "tehdit", "kasten yaralama" ve "vücutta kemik kırığına neden olacak şekilde kasten yaralamak" suçlarından da toplamda 106 yıldan 154 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Tutuklu sanık Yusuf Boz hakkında ise ayrıca, müşteki Osman Dağ'a yönelik eyleminden dolayı 4,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

AA

Son Güncelleme: 20.10.2017 18:57
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol