Darbe girişimi faaliyetlerini “tez çalışması“ diyerek gizlemişler

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin 73 jandarma personeli ile terör örgütünün jandarma yapılanmasında sözde "abilik" yaptığı belirtilen 19 sivil olmak üzere 92 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, girişim günü Harp Akademilerinden subayların İl Jandarma Komutanlığı'na gelerek Albay Gürcan Sercan ve yardımcısı Yarbay Birol Abbas ile görüştükleri, şüphelilerin darbe girişimine hazırlık olarak değerlendirilen bu faaliyetlerini "tez çalışması" olarak adlandırarak gizledikleri belirtildi

Darbe girişimi faaliyetlerini “tez çalışması“ diyerek gizlemişler

İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin eski İstanbul İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Gürcan Sercan'ın da aralarında bulunduğu 73 jandarma personeli ile terör örgütünün jandarma yapılanmasında sözde "abilik" yaptığı belirtilen 19 sivil olmak üzere 92 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, girişim günü Harp Akademilerinden gelen subayların Sercan ve yardımcısı Yarbay Birol Abbas ile görüştükleri, şüphelilerin darbe girişimine hazırlık olarak değerlendirilen bu faaliyetlerini "tez çalışması" olarak adlandırarak gizledikleri belirtildi.

İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Can Tuncay tarafından hazırlanan 841 sayfalık iddianamede, darbe girişimi ve öncesinde, olay yeri inceleme raporları, kamera görüntüleri tespit tutanakları, tanık beyanları, şüpheli ifadelerinin incelemesi neticesinde İl Jandarma Komutanlığı ve bağlı birliklerinde yürütülen eylem ve faaliyetlere yer verildi.

Darbe girişiminin jandarma ayağının koordinasyon merkezi olarak İl Jandarma Komutanlığının kullanıldığı, İl Jandarma Komutanı ve yardımcıları olan üst rütbeli bir kısım subaylar tarafından hazırlık ve eylemlerin yönetilip koordine edildiğinin anlaşıldığı aktarılan iddianamede, olay tarihinde İl Jandarma Komutanı olan şüpheli Kurmay Albay Gürcan Sercan'ın darbeci kanat tarafından hazırlanan sözde "Sıkıyönetim Atama Listesinde" normalde Tuğgeneral rütbesiyle görev yapılan "İstanbul Jandarma Bölge Komutanı" olarak atandığı anlatıldı.

İddianamede, Sercan'ın 14 Temmuz'da 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı'nda Ankara'dan gelen askerlerin koordinesinde düzenlenen 2. Darbe Koordinasyon Toplantısına katıldığı, toplantı akabinde darbe koordinatörlerinden olan 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgenaral Mehmet Nail Yiğit ile 14 Temmuz 15.50 sıralarında Atatürk Havalimanı Jandarma Koruma Bölük Komutanlığı'na geldiği, havalimanına ait krokiyi inceleyerek havalimanı ana giriş noktasının, kontrol kulelerinin, terminal binasının ve devlet konuk evinin yerlerini tespit ederek keşif yaptıkları vurgulandı.

- Darbe girişimi öncesi faaliyetlere, "tez çalışması" kamuflajı

Girişim günü Harp Akademilerinden subayların İl Jandarma Komutanlığı'na gelerek Albay Gürcan Sercan ve yardımcısı Yarbay Birol Abbas ile görüştükleri ifade edilen iddianamede, şüphelilerin darbe girişimine hazırlık olarak değerlendirilen bu faaliyetlerini "tez çalışması" olarak adlandırarak gizledikleri belirtildi.

İddianamede, Jandarma KOM Şube Müdürü olan şüpheli Yarbay Birol Abbas'ın 13 Temmuz'da mahiyetindeki personeline "Ola ki ben sizi gece görev var diye çağırırsam sadece 3 tane uzun dipçikli MP5 ve 3'er adet şarjör alın'' diyerek hazırlıklara başladığı belirtildi.

- İl Jandarma Komutanından "kamera kayıtlarının bulunduğu harddiskleri bana getirin" talimatı

İddianamede, yaklaşık 10 aydır İstanbul İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde bulunan Muhabere Entegre ve Bilişim Sistemleri (MEBS) Şube Müdürlüğü'nde görev yapan jandarma astsubay Mehmet Demirçubuk'un kollukça alınan ifadesinde "16 Temmuz'da alayda nöbetçi olmasından dolayı saat 09.00 sıralarında nöbeti teslim aldığını, tam saatini hatırlamadığı öğle saatinden önce bulunduğu MEBS şubeye Alay Komutanı Gürcan Sercan'ın geldiğini, daha önce Sercan'ı MEBS Şube katında hiç görmediğini, içeri girdiğinde o anda yanında bulunan uzman Necati Öner ve uzman Volkan Yılmaz'ın yanında 'Kamera kayıtları nerede tutuluyor' diye sorduğunu, 'Kayıtlar nizamiyede tutuluyor' dediğini, 'Burada başka herhangi bir kamera kaydı veya bu kayıtların yedeği tutulmuyor mu?' diyerek sorduğu" beyanında bulunduğu aktarıldı.

İfadesinde Albay Haydar Yalın'ın da kendisine "Kamera kayıtlarının nerede tutulduğunu ve bu kayıtların şifresini kim biliyor?" sorusunu sorduğunu belirten Demirçubuk'un şunları söylediği kaydedildi:

"Saat 16.00 sıralarında dahiliden Gürcan Sercan'ın koruması Can Sertman aradı, ancak şebeke olmadığı için telefonum kapandı. Habercilerden biri alay komutanın beni çağırdığını söyleyince makamına gittim. Albay Sercan 'Nizamiyedeki kamera kayıtlarının bulunduğu 2 harddiski acilen söküp bana getir' dedi. Kendisine kamera kayıtlarının sökülmesi halinde yerine yeni harddiskler takılması gerektiğini söyledim. 'Sen şimdilik git acilen o 2 harddiski söküp getir, yenilerini daha sonra takarsın.' dedi. Sökmüş olduğum biri 2 terabyte biri 500 gigabyte 2 harddiski bizzat makamında kendisine teslim ettim."

İddianamede Albay Gürcan Sercan'ın harddiskleri Albay Haydar Yalın'a verdiğinin anlaşıldığı, görüntülerin yer aldığı harddisklerin bulunamadığı, Sercan ve Yalın tarafından görüntülerin imha edildiğinin değerlendirildiği aktarıldı.

- Vali Şahin ve Emniyet Müdürü Çalışkan'ın bot talebi yerine getirilmedi

Şüpheli Albay Sercan'ın darbe girişimi gecesi 24.00 sıralarında FETÖ tarafından sıkıyönetim komutanı olarak belirlenen eski 3. Kolordu Komutanı Korgeneral Erdal Öztürk'ün emir subayı binbaşı Ahmet Güzel ile 2-3 dakika görüşme yaptığı anlatılan iddianamede, Sercan'ın 16 Temmuz saat 00.30'da koruma aracı ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne gittiği, Zincirlikuyu'ya vardıklarında polisin köprüye geçiş noktalarını kapattığını gördükleri, İl Emniyet Müdürü'nü arayarak polis barikatlarından geçmelerinin sağlandığı, köprüye ulaştıkları, köprüde yoğun bir kargaşanın olduğunu gördükleri, şüpheli Gürcan Sercan'ın bu esnada İl Emniyet Müdürü'nün yanındayken bile sürekli telefon ile oynadığı, "Biz buraya neden geldik ki?" şeklinde söylendiği anlatıldı.

İddianamede, Sercan'ın 03.00 sıralarında "Biz artık buradan gidelim" dediği, ancak yollar kapalı olduğundan gidemedikleri, daha sonra şüpheli Sercan'ın telefon ile Sahil Güvenlik'ten bot ayarlaması için şüpheli Haydar Yalın ile görüştüğü, köprüden ayrılarak Üsküdar sahiline indikleri, buradan koruması Uzman Çavuş Can Sertman ile birlikte Gürcan Sercan'ın askeriyeye ait olan ve Albay Haydar Yalın aracılığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan ayarlanan bota binerek İstinye sahiline geçtikleri, buradan iki araç ile birlikte kendisine bağlı Jandarma İstihbarat Şube Müdürü olan şüpheli Yarbay Nurettin Çakmak ve Yüzbaşı Sadık Tatar'ın karşılayarak aldıkları, koruma ve şoförlerin bir araca rütbelilerin diğer bir araca bindiği aktarıldı.

Darbe soruşturmaları kapsamında tutuklu bulunan, olay tarihinde Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanı olan Kurmay Albay Yavuz Geçim'in İl Jandarma Komutanı olan şüpheli Gürcan Sercan'ı aldırmak için bot gönderdiği belirtilen iddianamede, ancak aynı şekilde kendisinden talepte bulunan İstanbul Valisi Vasip Şahin ve Emniyet Müdürü'nün bot talebini yerine getirmediğinin tespit edildiği kaydedildi

AA

Güncelleme Tarihi: 04 Temmuz 2017, 18:24

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER