Antik dönemde de depremden korunmaya çalışmışlar

Denizli'nin Pamukkale ilçesinde bulunan Hierapolis Antik Kenti'nde yapılan kazı çalışmalarında, antik kenti kuranların yapıları depremleri dikkate alarak inşa ettikleri belirlendi.

Antik dönemde de depremden korunmaya çalışmışlar

UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Pamukkale Hierapolis Antik Kenti'nde dönemin mühendislerinin, bin 800 yıl önce yaptıkları "kutsal çeşmeyi", mimari tekniklerle depremden korumaya çalıştıkları tespit edildi.

Milattan önce 2. yüzyılda Bergama Kralı 2. Eumenes tarafından kurulan Hierapolis Antik Kenti'ndeki 1957'de başlayan kazı çalışmaları sürüyor.

Prof. Dr. Francesco D'Andria'nın emekli olmasının ardından göreve başlayan Prof. Dr. Grazia Semeraro yönetiminde 60 kişilik ekip, Apollon Kutsal Alanı, anıtsal çeşme, tiyatronun yakınındaki evler ile nekropolis gibi pek çok noktada kazı ve restorasyona devam ediyor.

Kazılarda ortaya çıkan eserler titizlikle uzman arkeologlar tarafından incelemeye alınıyor.

Semeraro, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Plütonyum'un yanında bulunan "kutsal çeşmede" geçen yıl yaptıkları kazı çalışmalarının ardından bu yıl restorasyon işlemlerine başladıklarını belirtti.

"Çok değerli bir anıtsal yapı"

Çeşmenin çok değerli bir anıtsal yapı olduğunu vurgulayan Semeraro, şöyle devam etti:

"Kent merkezinde Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilmiş kamu yapıları arasında yer alan anıtsal çeşme (Nymphaeum), kuzey güney yönünde uzanan Hierapolis Caddesi'nin batı bitişiğinde kanatlı uzunlamasına 'U' planlı olarak üç katlı inşa edilmiştir. Çeşmenin cephe süslemesi Korinth, Kompozit ve İon sütun başlıklı düzenin bir arada kullanıldığı plandan oluşmaktadır. Doğu cephesinde yer alan ön tarafındaki basamaklar ve yüksek bir podyum üzerinde yükselen bu yapıya taşınan su kentin kuzey yamaçlarından gelir. Anıtsal çeşmenin kuzey- güney yönlü batı duvarı dıştan dışa 32 metre uzunluğunda, kuzey kısa kanadı 8,66 metre güney kısa kanadı 7,5 metre uzunluğa sahiptir. Çeşmenin beden duvar kalınlıkları 1,5 ile 1,65 metre arasında farklı ölçülere sahiptir."

Semeraro, anıtsal çeşmenin cephesini hareketlendirmek amacıyla kuzey güney uzantılı uzun kenarı ve doğu batı uzantılı iki kısa kanadı üzerinde yarım daire ve kare formlu nişler içerisine çeşitli tanrı ve tanrıçaların yanı sıra bazı ölümlülerin heykellerinin yerleştirildiğine dikkati çekti.

"Romalı mühendisler, depremden korunmak için çalışma yapmışlar"

Çeşmenin ön cephesinde dikdörtgen planlı havuz bulunduğunu ve bu yapının bin 300 yıl önce meydana gelen depremde yıkıldığını belirten Semeraro, şöyle konuştu:

"Cehennem Kapısı'nın hemen yanında bulunan devasa kutsal çeşme alanında bu yıl restorasyon işlemlerini sürdürüyoruz. Oradaki taşların üzerinde figürlü dekorasyonlar bulduk. Restorasyon çalışmalarının ardından o mimari taşları yerlerine koyacağız. İnşa edildiği dönemde, Romalı mühendisler, depremden korunmak, kendi tekniklerine göre depremin etkisini azaltmak için çalışmalar yapmışlar. Çeşmenin altına yapılan kemerli yapı sayesinde depremin etkisi azaltılmaya çalışılmış. O yüzden çeşmenin büyük duvarlarının bazıları günümüze kadar korunmuş."

AA

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER