Bakan Yardımcısı Alpay, Seul Savunma Diyalog Zirvesi'ne katıldı

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, Güney Kore’nin başkenti Seul'de gerçekleştirilen, Seul Savunma Diyalog Zirvesi'ne katıldı.

Bakan Yardımcısı Alpay, Seul Savunma Diyalog Zirvesi'ne katıldı

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, şiddeti herhangi bir dinle, özellikle İslam dini ile ilişkilendirmenin çok büyük talihsizlik olduğunu belirterek, "İslam, barış, huzur ve esenlik dinidir. Terörü ve şiddete varan aşırıcılığı, dinle ilişkilendirmek, terörle mücadelede olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet vermektedir." dedi.

Şuay Alpay, Güney Kore’nin başkenti Seul'de gerçekleştirilen, Seul Savunma Diyalog Zirvesi'ne katıldı.

Alpay, "Şiddete Varan Aşırıcılığın Önlenmesi" konulu panelde, "İslami terör" ifadesini kullanan ve Türkiye’nin terörle mücadelesinde aşırıcılığa kaçıldığına dair söylemlerde bulunan konuşmacılara yanıt verdi.

Türkiye'nin Kürtlerle ilgili hiçbir sorunu olmadığını vurgulayan Şuay Alpay, "Kürtler bizim kardeşimizdir, bin yıldır onlarla etle tırnak gibiyiz. Devletin ve siyasetin her kademesinde Kürtlerle birlikteyiz ve birlikte olmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Alpay, "Türkiye'nin sorunu; Türkiye'ye 35 yıla yakın bir süredir etnik bir terör tehditi oluşturan PKK, YPG ve PYD ile alakalıdır. Bütün dünyanın bildiği gibi Türkiye, 35 yıla yakın bir zamandır bu terör örgütlerinin kadın, çocuk, sivil, asker ve polis demeden katlettiği binlerce insanın yarattığı terör vahşeti ve mağduriyeti ile baş başadır." diye konuştu.

Şuay Alpay, bu terör örgütlerinin öldürdüğü siviller içerisinde çok sayıda Kürt vatandaşının da bulunduğunu belirtti.

"İslamafobinin yükselmesine neden olmaktadır"

Türkiye'nin PKK, PYD ve YPG ile olduğu gibi, DEAŞ terör örgütüyle de en şiddetli şekilde mücadele ettiğini ve çok sayıda DEAŞ mensubunu etkisiz hale getirdiğini aktaran Alpay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şiddeti herhangi bir dinle, özellikle İslam dini ile ilişkilendirmek çok büyük talihsizliktir. İslam bütün dünyanın bildiği gibi barış, huzur ve esenlik dinidir. Bu tür yaklaşımları, özellikle terörü ve şiddete varan aşırıcılığı, dinle etnik gruplarla ilişkilendirmek, maalesef terörle mücadelede olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet vermektedir. Böylesi bir yaklaşımın teröristler tarafından taraftar toplamak için kullanıldığı bütün dünyanın malumudur. DEAŞ ve El-Kaide gibi terör örgütlerinin İslami söylemleri kullanarak yaptığı faaliyetler, İslamafobinin yükselmesine ve bu yüzden taraftar sayısının artmasına neden olmaktadır."

- "Terörün kendisi bizatihi sapıklıktır"

Şuay Alpay, "Türkiye, Fırat Kalkanı Harekatı ile büyük çoğunluğu DEAŞ'lı olmak üzere, yaklaşık 3 bin 600 teröristi etkisiz hale getirerek, 2 bin kilometrekarenin üzerindeki bir alanı teröristlerden temizlemiştir. Zeytin Dalı Harekatı'yla da 2 bin kilometrekarelik alanı teröristlerden temizlemiştir; DEAŞ'lı, PKK'lı, YPG'li ve PYD'lilerin de içinde bulunduğu 4 bin 500'e yakın teröristi etkisiz hale getirmiştir. Türkiye'nin yaklaşımı şudur; terörün, terör örgütünün iyisi ve kötüsü yoktur. Terörün kendisi bizatihi sapıklıktır, her terör örgütü ve terörist insanlık düşmanıdır. İslam ile terörü, İslamcılık ile terörü bir arada kullanmak, DEAŞ'ın, El Nusra'nın ya da buna benzer örgütlerin ekmeğine yağ sürmektedir. PKK, YPG ve PYD'nin 35 yılda, yaklaşık 90 bin saldırısı olmuştur ve bu saldırılar sonunda binlerce insanımız hayatını kaybetmiştir." diye konuştu.

AA

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER