Arakanlılar Uluslararası Ceza Mahkemesinin harekete geçmesini bekliyor

Avrupa Rohingya Konseyi Başkanı Hla, Uluslararası Ceza Mahkemesinin, Myanmar'ın Arakanlı Müslümanlara karşı işlediği suçlarla ilgili soruşturma talebinde bulunmasının önemli adım olduğunu belirtti.

Arakanlılar Uluslararası Ceza Mahkemesinin harekete geçmesini bekliyor

Avrupa Rohingya Konseyi (ERC) Başkanı Hla Kyaw, Özgür Rohingya Koalisyonu Kampanya Koordinatörü Nay San Lwin ve Özgür Rohingya Koalisyonu'nun Stratejik İlişkiler Koordinatörü Myanmarlı insan hakları aktivisti Maung Zarni ve İngiltere merkezli Burma Rohingya Örgütü Başkanı Tun Khin, Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM), Myanmar'ın 700 bin Arakanlı Müslüman'ın Bangladeş'e tehcirini soruşturmak için mahkemeden yetki istemesi açıklamasını AA muhabirine değerlendirdi.

Hla, UCM'nin soruşma talebinin önemine dikkati çekerek, "Bu, UCM'nin, Arakanlılara karşı Myanmar'ın işlediği suçlarının kurbanlarına adaletin getirilmesi konusunda ileriye dönük attığı büyük bir adım." ifadesini kullandı. 

Ancak, UCM'nin sorumluluklarını yerine getirme konusunda oldukça yavaş olduğu eleştirisinde bulunan Hla, "UCM'nin, sorumluluklarını olabildiğince hızlı yerine getirdiğini görmek istiyoruz. Böylelikle, Myanmar'ın suçlardan sorumlu generalleri rahatsız olacakları mesajını alır." ifadelerini kullandı.

Hla, Myanmar'ın UCM'ye üye olmadığının hatırlatılması üzerine, "Myanmar UCM'nin bir üyesi değil ancak Myanmar'ın Arakanlıları sürgün ederek insanlığa karşı işlediği suçlar, Bangladeş topraklarında gerçekleşti. Bu yüzden, Bangladeş'in UCM'nin bir üyesi olması nedeniyle, UCM'nin bu suçlara ilişkin yetkisi var." yanıtını verdi.

"Myanmar, UCM'nin üyesi olmasa bile bu suçlardan kaçamaz"

Özgür Rohingya Koalisyonu Kampanya Koordinatörü Nay da Arakanlılara yönelik soykırımın 1978'de başladığını anımsatarak, Arakanlıların tecavüz ve öldürme gibi büyük çapta şiddet dalgasıyla karşı karşıya kaldıklarını dile getirdi.

Nay, "Myanmar'ın bize yaptığı adaletsizliğe karşı adalet istiyoruz. UCM'nin bu hareketi, ilk adalet mekanizması ve büyük bir adım. Başsavcı (Fatou Bensuda) ve ekibine gönülden teşekkür ediyoruz. Bu adımla, sağ kalan Arakanlıların gözyaşlarını siliyorlar." ifadelerini kullandı.

Myanmar'ın, UCM'nin kuruluş belgesi olan Roma Statüsü'nde imzası olmaması nedeniyle Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyine tavsiyede bulunması gerektiğini belirten Nay, "Ancak maalesef BM Güvenlik Konseyi uzun zamandır ölü. BM, cezasızlığı destekleyen veto sistemini kaldırmalı." değerlendirmesinde bulundu.

BM Güvenlik Konseyi'nin tavsiyesine bakılmaksızın, Bangladeş'in de imzasının bulunduğu UCM'nin, 750 bin Arakanlının bu ülkeye zorla götürüldüğü konusunu ilerletebileceğini söyleyen Nay, "Myanmar, UCM'nin üyesi olmasa bile bu suçlardan kaçamaz." açıklamasında bulundu.

Nay, UCM Başsavcısı Fatou Bensuda'nın açıklamalarına rağmen Myanmar hükümetinin eski tutumuna devam edeceği uyarısında bulunarak, "UCM'nin Myanmar üzerinde yargı yetkisi yok çünkü Myanmar'ın UCM'de imzası bulunmuyor. Bu nedenle, UCM'nin bundan daha fazla söyleyecek hiçbir şeyi olmayacak." ifadelerine yer verdi.

"Tam bir soruşturmanın yapılacağını düşünmüyorum"

Kamboçya Soykırım Dokümantasyon Merkezi üyesi ve Özgür Rohingya Koalisyonu'nun Stratejik İlişkiler Koordinatörü Maung Zarni, UCM başsavcısının açıklamalarının çok önemli olduğunu ve memnuniyetle karşılandığını dile getirerek, buna karşılık tam bir soruşturmanın yapılamayacağı yönündeki görüşünü paylaştı.

Zarni, Arakanlılara karşı işlenen soykırıma yönelik çok ciddi kanıtların, uydu görüntülerinin, ses kayıtlarının olduğuna işaret ederek soykırımından kurtulanların, adalete ve hesap verilebilirlik konusunda uluslararası insan hakları örgütleri ve medyadan gelen açıklamalara karşı temkinli olması gerektiğini vurguladı.

Myanmarlı insan hakları aktivisti Zarni, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Büyük resme baktığımızda, UCM'nin kesinlikle Arakanlılara adalet getirmeyeceğini söyleyebilirim. Eğer adalet, eşit, tam vatandaşlık ve insan haklarını yeniden onarma anlamına geliyorsa, bu kişilerin hakları 2017'den değil, 1978'den bu yana verilmeli. UCM konusunda anlaşılması gereken ilk şey, adaleti sağlama ve hesap verilebilirlik konusunda kısıtlı olduğu."

Arakanlıların, 40 yıldan bu yana zulme maruz kaldığının altını çizen Zarni, "Hem UCM hem de Uluslararası Adalet Divanı (UAD) seçeneklerinin Arakanlılara açık olduğunu düşünüyorum. Bu seçenekler adalet peşinde kullanılabilir, kullanılmalı." değerlendirmesinde bulundu.

Zarni, UCM ve UAD'nin alacağı kararların Myanmar'ın itibarına zarar verebileceğine işaret ederek bu bağlamda, yabancı yatırımcıların da bu ülkede yatırım ya da iş yapma seçeneklerini gözden geçirebileceğini kaydetti.

"Myanmar ordusunun birçok suçu araştırılmalı"

İngiltere merkezli Burma Rohingya Örgütü Başkanı Tun Khin, UCM'nin soruşturma açma talebinin, Arakanlılara yapılan zulüme karşı adaleti sağlamaya bir adım daha yaklaşma konusunda katkı sağlayacağını dile getirdi.

Khin, "Ancak soruşturma Arakanlılara karşı işlenen suçların sadece bazılarıyla ilgilenecek ve ülkenin diğer bölgelerinde etnik gruplara karşı askeri vahşeti incelemeyecek. Bu yüzden BM Güvenlik Konseyi harekete geçerek tüm ülkedeki durumu UCM'ye havale etmeli. Myanmar ordusunun birçok suçu araştırılmalı ve sorumlular hesap vermeli." ifadelerini kullandı.

Özellikle Myanmar ordusu başta olmak üzere, Myanmarlı yetkililerin, yasaların üstünde olduğu görüşüne sahip olduğunu söyleyen Khin, sözlerini şöyle tamamladı:

"Geçmişte adaleti sağlamak konusunda uluslararası çabaları ve UCM'nin en azından ordunun suçlarını soruşturabileceği fikrini reddettiler. UCM'nin soruşturma açma hamlesi, onları oturup bunu dikkate almalarına sevk etmeli. Kainatın yayı uzundur ancak adalete doğru eğilir ve adalet bu korkunç suçların faillerine gelecek."

AA

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER