Devlet Bahçeli'yi Dinlemek

Tarih 7 Ağustos, yer Yenikapı.

Meydanlarda Türk bayrakları, mikrofonda Devlet Bahçeli.

Türk milletini selamlayarak başladığı konuşmasında, siyaseti elinin tersiyle itmiş, şanlı tarihimizin izlerinden, geleceğe rota çizmişti.

O gün Yenikapı'da, mahşeri kalabalığa konuşurken, sesinin gittiği yer sadece tarihimizin derinlikleri değil, milletimizin nurlu geleceğiydi.

Devlet Bahçeli o gün, Bilge Kağan'ın sesine ses vermiş, "üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer yarılmadıkça, senin ilini ve töreni kim bozabilir" sözünü tekrarlamıştı.

O gün, asırlar önce, Asya'dan yankılanan toynak seslerinin, Yenikapı'daki tezahüratlara karıştığı gündü.

O gün, sadece meydanı, meydanları dolduran kalabalıklar değil, gök kubbeyi dolduran şühedanın da ruhu huzur bulmuştu.

Mete huzurlu, Alparslan huzurlu, Fatih huzurluydu.

Aldanmamış ve aldatmamış bir liderin, Türk milletini kucaklayan sesi, aynı zamanda geleceği de kucaklamıştı.

Asya'nın bozkurtları, akın akın Yenikapı'ya istikamet çizdiklerinde, Ulubatlı Hasanın İstanbul surlarına diktiği üç hilalli sancağı da yüreklerinde saklayarak beraberlerinde götürmüşlerdi.

O gün farklı bir gündü.

O gün Yenikapı'da, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Başbakan'ın, bizi kandırdılar, kandırıldık, kazıklandık feryadı eşliğinde, Kılıçtaroğlu'nun kaprisleri sahne almış olsada.

O günün tek gerçeği, Türk milletinin kibirsiz sesi, vatan aşkının emsalsiz örneği, ahlak ve erdem sahibi, DEVLET BAHÇELİ olmuştu.

Tarihten ve milletinden almış olduğu güçle geleceğe seslenen Devlet Bahçeli, kendinden emin, istikbalden ümitliydi.

O gün yedi düvele meydan okuyuşundaki seste, Atatürk'ün izlerini görebilirdiniz.

Başbuğ Türkeş'in iz düşümü, cesur, karalı ve kendisinden emin duruşuyla, Türk milletine istikamet tayin eden, yine o olmuştu.

Türk ordusuna sahiplenen muazzam yürek onundu.

O milyonlarca ülküdaşını temsilen, Türk milleti adına haykırmıştı.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.