MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Genel Kurulda yaşanan kavgada MHP'nin herhangi bir mensubunun "peygambere dil uzatılması" konusuyla ilişkilendirilmesini reddettiklerini, bunu yapanları kınadıklarını söyledi.
Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın başı örtülü olduğu gerekçesiyle GATA'ya alınmamış olması konusunun herkesi üzdüğünü belirten Vural, Erzurum'da çocuğunun diploma töreninden başı örtülü olduğu için çıkarılan insanların da yüreğinin ağladığını söyledi. Vural, üniversiteye giremeyen kızların sorununun çözülmesi için ortaya koydukları planın AK Parti tarafından uygulanmadığını ileri sürdü.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Genel Kurulda yaşanan kavgada MHP'nin herhangi bir mensubunun "peygambere dil uzatılması" konusuyla ilişkilendirilmesini reddettiklerini, bunu yapanları kınadıklarını söyledi.
Vural, düzenlediği basın toplantısında, önceki gün Genel Kurul'da meydana gelen kavganın, AK Parti'li milletvekillerin, MHP'li milletvekillerinin oturduğu sıralara yürüdüklerini öne sürdü ve buna ilişkin fotoğrafları gösterdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, konuşması sırasında AK Parti'li milletvekillerin saldırılarına sessiz kaldığını, daha sonra Genel Kuruldan ayrıldığını anlatan Vural, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kavga sırasında yerinden kalkmadığını ve Genel Kurulu terk etmediğini söyledi.
Türkiye'nin kritik bir yöne gittiğini, kaos, kargaşa ve çatışmanın kimseye hayrı olmayacağını ifade eden Vural, "Türkiye Cumhuriyeti Devletini yönetme konusunda daha dikkatli olunuz, bunun bedelini milletimiz öder. Yanlış yapıyorsunuz. Acımasızca, bunlardan istifade etmek yanlış bir düşüncedir.
Kendinize gelin Sayın Başbakan. Dolayısıyla amigo gibi hareket edemezsiniz" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın, MHP'li Osman Durmuş konuşurken "2008'de peygamber benzetmesi yapanların kınanmasını beklediğine" ilişkin sözleri üzerine söz talebinde bulunduğunu kaydeden Vural, "Bunların siyaseten konuşulmasını doğru bulmuyorum. Ama bu benzetmeyi yapan adamla ilgili hiçbir eleştiri yapmayanlar, bu ifadeleri kullanan il genel meclisi üyesi yapılmışken bu adama laf sölemeyenler, bunu eleştiren MHP'ye dil uzatabiliyor" dedi.
Benzetmede bulunan eski AK Parti Aydın İl Başkanı İsmail Hakkı Eser'in, partisinden istifa etmiş olmasının, MHP'nin eleştirilerini haklı çıkardığını belirten Vural, böyle bir benzetmeyi, dine dil uzatanları hafife alamayacaklarını, konuyu geçiştiremeyeceklerini söyledi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın benzetme yapılması konusunu hafife aldığını savunan Vural, şöyle devam etti: "Bizim için değerli, önemlidir. Böyle bir ifadeyi kullanan kimsenin, parti tarafından taltif edilmesini doğru bulmamız mümkün değildir. Bir siyasetçi olarak, bu ifadeleri kullanan kişi hakkında, bu kadar destekleyici bir tavır oluşturulmasını düşünemem, bunu AKP'ye oy veren milyonlarca insanı da dışlayarak söylüyorum. Onlar da rencide olmuştur. Nasıl bir muhafazakar anlayışla bunu kabul edebiliriz. Rencide olan onlardır. Onlarca telefon geliyor 'böyle bir şeyi muhafaza eden zihniyet, nasıl olur da adım atmaz'diyorlar, kınıyorlar."
"BOZDAĞ, ÖZÜR DİLEMELİDİR"
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın, MHP'nin "bir takım benzetmeleri kullanmak suretiyle peygamberlere, bütün Müslümanlara dil uzattığı" şeklinde ifadeler kullandığını anımsatan Vural, şunları kaydetti: "Tövbe estağfurullah. Bu nasıl vicdansızlıktır. Hepimiz hep beraber birlikte böyle bir benzetme yapana karşı çıkmamız gerekirken, şunlar yaptı, bunlar yaptı... İnsanlarımızı nasıl böyle rencide edersiniz. Bizim eleştirdiğimiz tavır, o kişinin tavrı, o kişinin benzetmesidir. Bugün kalkıp konuşmasıyla dil uzatmıştır. Bütün Müslümanlardan özür dilemesi gerekir. Böyle bir haksızlık olabilir mi? Bu gibi konularda suçlamalar yapmak yerine, kitleleri rencide etmek yerine, bu tavrı oluşturan ve böyle bir tartışmaya yol açan kişinin eleştirilmesi daha uygun olacaktır. Biz, o kişinin tavrını doğru bulmadığımızı bir yıl önce söyledik, CD'leri dağıttım. Şimdiye kadar siyasi tavır oluşturulmamasını eksiklik olarak görüyorum. Biz, milliyetçi ve muhafazakar bir partiyiz. Milliyetçi ve muhafazakar bir parti olarak, bizim mukaddeslerimize dil uzatılmasını, MHP'nin herhangi bir mensubunun bununla ilişkilendirilmesini reddediyoruz ve bunu yapanları kınıyoruz.
MHP'ye, milliyetçi ve muhafazakar değerlere bu kadar çarpık bakan bir zihniyeti kınıyoruz. Nedir alıp veremediğiniz bu milletin kimliğiyle, bu milletin mukaddesatıyla? Bu tartışmaların kimseye faydası yok."
Vural, bu tür konuların siyasi tartışma ve suçlama aracı yapılmaması gerektiğini belirterek, "Bu siyasette fayda vermez ama değerlerinizi aşındırır.
Günahtır, siyaset için bunlara değmez. Tavır alalım, bu konuların siyaset aracı yapılmasını doğru bulmayalım. Bu değerler hepimizin değeridir. Partiye göre değer olur mu? Yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede, bu ifadelerden rahatsız olmayacak bir fert bulmamız mümkün değil" diye konuştu.
Koltuk ve mevkilerin gelip geçici olduğunu belirten Vural, "Ant olsun ki Allah indinde, biz MHP olarak, samimi bir Müslüman ve bu milletin değerlerine, Cumhuriyetine, kurumlarına bağlı bir parti olarak, bu milletin milli ve manevi değerlerini bu şekilde yıpratan, MHP'ye haksızca bu tür isnatlarda bulunanların iki cihanda elimiz yakalarında olacak" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'ı bütün Müslümanlardan özür dilemeye davet eden Vural, "Siyasetin bu kadar acımasızca yapıldığı, dini değerlerimizin bu kadar acımasızca istismar edildiği bir ortamda, bunun üzerinden siyaset devşirmek isteyenleri kınıyorum, telin ediyorum" diye konuştu.
"GÖZYAŞIÜZERİNDEN SİYASET"
Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın başı örtülü olduğu gerekçesiyle GATA'ya alınmamış olması konusunun herkesi üzdüğünü belirten Vural, Erzurum'da çocuğunun diploma töreninden başı örtülü olduğu için çıkarılan insanların da yüreğinin ağladığını söyledi.
Vural, üniversiteye giremeyen kızların sorununun çözülmesi için ortaya koydukları planın AKP tarafından uygulanmadığını ileri sürdü.
Başbakan Erdoğan'ı, grev yapan işçilerin sorunlarıyla ilgilenmeye davet eden Vural, şöyle devam etti: "Muhterem eşinizin GATA'ya alınmamasından duyulan ıstırabı, başı açık, başı kapalı belki herkes hissetmiştir. Ama böyle bir konuyu gündeme getiren sizsiniz, biz değiliz. Yedi yıldan bu yana Türkiye'yi yöneten sizsiniz, biz yönetmiyoruz. Eğer böyle bir sıkıntı olmuşsa, üzerinden gözyaşı siyaseti üretmek yerine, bu gözyaşını ortadan kaldıracak adımlar atmanız lazım. Başkalarının da annesi, kız kardeşinin gözyaşı vardır. Onun için böyle bir hususu -olup olmadığını bilmediğimiz- eğer böyle bir husus var ise bunu kabullenemeyeceğimizi ifade etmek istiyoruz. Ama böyle bir konunun siyaset aracı olarak yapılmasını ve bununla ilgili olarak bu meselenin kişileştirilmesini... Ne olacak... Bir töreni izleyen başı örtülünün alınması ya da bir diploma törenine sokulmayanın gözyaşı, gözyaşı değil mi? Onun için bunların istismarı yerine, bunlarla ilgili bir çözüm yolu, uzlaşma arayışı oluşturmak ve 7 yıldan bu yana tek başına ülkeyi yöneten Hükümetin bu konuda kılını kıpırdatmamış olması son derece düşündürücü. Açılımı da gözyaşı üzerinden pazarlıyorlar tutmadı. Onun için bu siyasete ailelerinizi, eşleri, siyasetin malzemesi yapmadan üretilmesi, aile kurumumuza, milli ve manevi değerlerimize daha uygun olacaktır diye düşünüyorum."
"MİLLET, MESELENİN ÇÖZÜLMESİNİ BEKLİYOR"
Vural, Anayasada yapılan ve daha sonra Anayasa Mahkemesi tarafından yürütmesi durdurulan kılık kıyafet düzenlemesine de değindi. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ ve Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ile yaptıkları görüşmeler sonucunda Anayasa ve YÖK Kanununda aynı paralellikte değişiklik yapma konusunda anlaşmaya vardıklarını anlatan Vural, AK Parti'nin sözünde durmayarak YÖK Kanununda değişiklik yapmadığını ileri sürdü.
MHP'nin baş örtüsü konusunda "hizmet alan-hizmet veren" şeklinde düzenleme yapılması konusunda tavrının net olduğunu kaydeden Vural, MHP'nin iradesini, YÖK Kanununun ek 17. maddesinin ile Anayasa'da değişiklik yapılması konusunda net olarak ortaya koyduğunu söyledi.
Vural, "Baş örtüsü, siyasetin, siyasi tartışmaların odağı olmamalıdır.
Dini hususlar, siyasetin öznesi olarak dönüştürülüp, tartışma alanına dönüştürülecek hususlar değil. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti'nde milletimiz, makul bir uzlaşma alanıyla bu meselenin çözülmesini istiyor. Baş örtüsü ekseninde, başı açık ya da başı örtülü insanların dini anlayışıyla ilgili kıyaslama yapılmasını da yanlış olarak görüyorum. Bu milletin dini ve diyanetiyle uğraşmayın, siyasetin malzemesi yapmayın. Bu ülkenin insanlarının, başı açığının da başı kapalının da dini bir açıdan sorgulanmasını eksiklik ya da fazlalık olarak ortaya konulmasını doğru bulmuyorum. Bizim haddimiz değildir bunlarla ilgili değerlendirmeler" şeklinde konuştu.
"MANEVİ DEĞERLERİN HORTUMLANMASINA..."
AK Parti'li Bekir Bozdağ'ın korumalar ile ilgili tutanağı basın mensuplarına dağıttığını belirten Vural, "Şu hukuk devletine bakın. Bunun üzerinden siyaset üretiyorlar. Acaba o gün orada Başbakan'ın, bakanların korumaları yok muydu? Onlarla ilgili tutanak neden tutulmadı?" diye sordu.
Bu tür konuların siyasete malzeme yapılmaması gerektiğini söyleyen Vural, "Bu olayları maalesef AKP Grup Başkanvekilleri çıkıp acımasızca söylüyorlar. Onları vicdana ve gerçeğe davet ediyorum. Vicdansızlık yapmasınlar. Bu milletin, milli ve manevi değerlerinin bu kadar hortumlanmasına karşı seslerini çıkaramıyorlar" dedi.
Oktay Vural, AKPM görevli milletvekillerinin üye bulundukları siyasi grupların listesini basın mensuplarına dağıtarak, MHP'li ve AK Parti'li ikişer milletvekilinin Avrupa Demokratlar Grubuna, AK Parti'li 5 milletvekilin Avrupa Halk Partileri-Hıristiyan Demokratlar Grubuna, CHP'li iki milletvekilin Sosyalist Gruba, AK Parti'li bir milletvekilin ise Avrupa Liberal Demokratlar Grubuna üye olduğunu söyledi. www.etikhaber.com! |