EtikHaber

Click on the slide!

Ülkücülükten değil "adi suçtan" hapisteymiş

Milliyetçi Hareket Partisi 21.Dönem Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, eski ülkücü sıfatıyla yazdığı mektup yandaş medyada yayınlanan Caner Erdinç'e sert çıktı.

Click on the slide!

AKP'li başkan "HAYIR" diyecek

AKP'li Belediye Başkanı Ceylan Arslan ve Belediye Meclis Üyeleri referandumda ''hayır'' oyu kullanacaklarını açıkladı.

Click on the slide!

BBP'li Özbaş "HAYIR" diyecek

Büyük Birlik Partisi'nde uzun bir dönem Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Edip Özbaş, referandum kararının "Hayır" olduğunu…

Click on the slide!

Öcalan "EVET" dedi!

Terör örgütünü İmralı'dan yönetmeyi sürdüren bebek katili BDP'nin ‘boykot'undan daha etkin destek için devreye girdi.

Frontpage Slideshow (version 1.7.2) - Copyright © 2006-2008 by JoomlaWorks

ARKADAŞINIZLA PAYLAŞIN

facebookdigggooglestumbleupondeliciousyahootechnorati
redditmagnoliaslashdotfurlnewsvinetusuldiigo

ANKET

Referandumda hangi oyu vereceksiniz?
  

ÜYE GİRİŞİ

Ircturk.net - Sohbet - Arkadaşlık

“Ülkücü”nün Ölümü…
İsmail ŞAHİN
30 Mart 2009 - 00:28

Merhum Seyyid Ahmet Arvasi "Ülkücü" kavramını üçe ayırır: Ülkücüler, Ülkücü geçinenler ve Ülkücülükten geçinenler. "Geçim ehli" herkesin malumu. Zor zamanda kendini gizler, fırsat bulunca "Ülkücü" olur, sonra geçer gider. Onlardan pek çoktur.

Azlık olanlar ise ömrü boyunca Ülkücü olmak için mücadele edenlerdir. Bu taife için "Davasından kazanmaz, kazandırır." diyor merhum Muhsin Yazıcıoğlu, Galip Erdem'e yazdığı "vefa" yazısında.

Ve devam ediyor...

"Bazı insanlar başkaları için yaşarlar. Onların hayatı mücadeleyle doludur. Haksızlıklarla mücadele eder, gelecek nesillerin tarihi sorumluluğunu yaşar, acıları paylaşarak mutlu olur, bir inanç adamı olmanın, idealistçe yaşamanın, bir Ülkünün peşinde koşmanın kavgalarından kendine ayıracak zaman bulamadana ömrünü tamamlarlar. Bunlar asıl öldükten sonra isimleriyle, eserleriyle, dostlarıyla yaşar ve yaşatılırlar".

Birkaç gündür yaşadığımız her şey, yukarıdaki satırların ete kemiğe bürünmüş halidir. Şüphesiz bu, Galip Erdem'in tanımladığı "Ülkücü"nün hikayesinden başka bir şey değil.

Herkes ittifak eder ki Muhsin Yazıcıoğlu gerçek bir Ülkücü ve büyük bir dava adamıydı. Türk Milliyetçiliği davasının siyasi tarihinde önemli mihenk taşlarından ve unutulmayacak liderlerindendi...

Ve şu talihsiz günler gösterdi ki Ülkücüler her şeye rağmen, geçmişte yaşanan kırgınlık ve kızgınlıklara rağmen "Muhsin Başkan"ı unutmamışlardı.

1980 öncesini yaşayan ağabeylerimiz ve ihtilalin kokusuyla büyüyen bizler için Muhsin Yazıcıoğlu önemli bir figür, örnek alınması gereken bir liderdi. O, destanlarını okuduğumuz, hikayeleri ile büyüdüğümüz 69-80 arası Türkiye için kendini ortaya koyan Kürşad'ın ardıllarının en önemli öncülerindendi.

Biz Muhsin Yazıcıoğlu'nu çocukluktan delikanlılığa adım attığımız demlerde, en heyecanlı yıllarımızda, üniformaların gölgesinde yaşarken tanımıştık. Bizim için O ve onun öncüsü olduğu nesil, Alparslan Türkeş'in yetiştirdiği "Ülkücü Genç" prototipinin kâmil noktasını temsil ediyordu.

İdealizm, dava adamlığı, cesaret, kurubiyet, hasbîlik ve delikanlılık bu neslin alamet-i farikasıydı ve bizim için örnek alınası şeylerdi. Duyduklarımızla, okuduklarımızla ve her nasılsa dışarıda kalmış son numunelerini görerek onlar gibi olmanın, eskilerin tabiri ile "ünsiyet" kurmanın peşinde idik. O demler bu "delikanlı" nesil, topyekûn, başta Mamak olmak üzere ülkenin muhtelif cezaevlerinde Filistin askılarında, vücutlarına sokuşturulmuş kabloların ucundaki elektriklerle yaşayarak, her sabah jandarma copuyla kahvaltı ederek ve dahi "beslenmeyip asılarak" "kemâle" eriyorlardı. İşte Yazıcıoğlu, bu belki de Türkiye tarihinin en talihsiz gençliğinin en önündeki adamdı.

O zamanlar Muhsin Yazıcıoğlu sadece bizim için değil, Ülkücü Hareketin kahir ekseriyeti için "gelecek" demekti. Ama sonra, neler olduysa oldu, birileri ve bir şeyler araya girdi; kimin ve neyin kabahatli olduğunu anlayamadan, Muhsin Başkan'ın gövdeden koptuğunu, akabinde kendi partisini kurduğunu gördük.

Bu olaya herkes şaşırdı, sarsıldı ve beklide hayal kırıklıklarına sebep oldu. Ama hayat devam etti...

Karakterini tanımlayan "Ülkücü Ahlak"ı MHP'siz yıllarında da bırakmadı. Temiz ve dürüst siyaseti tercih etti. Sorumluluğunun hep farkında yaşadı. Geride bıraktıklarının hayallerini yıkacak şeyler yapmadı. Geride bıraktıkları da kimi zaman kızsa da, yüreklerinin bir yerinde Yazıcıoğlu'nu sakladılar...

İki - üç gündür BBP'nin önünde toplanıp önce bekleşen, sonra ağlaşan kalabalıkları görünce, Yazıcıoğlu'nun onyedi yıldır itina ile saklanan yüreklerden çıkartıldığını gördüm. Bir kez daha anlaşıldı ki Yazıcıoğlu'nun baba ocağını terki Ülkücüler için hep bir "gönül yâresi" olarak kaldı. Zamanla gündemden düşse bile, "gönül yâresi" dedim ya; unutmak mümkün olmadı.

Bunu bir kez daha idrak ettim...

Muhsin Başkan'ı Ülkücüler için hala unutulmaz kılan işte o "yâre"dir ve "et tırnaktan ayrılmaz"ın gerçekliğidir.

Bu unutamamazlık ve kendi ile bir görme haleti bu ayrılığın "geçici" ve "suni" olduğunun kanıtı değil midir?

MHP Lideri Sayın Bahçeli'nin açıklamasındaki "dava arkadaşımız" nitelemesi bile tek başına bu ayrılığın suniliğine delalet etmektedir.

Ülkücünün ölümü bile hikmetli mesajlarla doludur. Bu mesaj açıktır ki "birlik"tir. Muhsin Başkan'ın kurtuluşunu aynı ümit ve dua ile omuz omuza bekleyen, vefatına beraberce gözyaşı döken Ülkücülerin birliğine dairdir bu mesaj.

Hala, "nedenini" çözmekte zorlandığım sebeplerden ötürü baba ocağından ayrı sonsuzluklar ülkesine gönderdiğimiz Muhsin Başkan'ın tabutu için uzanan eller bir gün birbirine uzanır mı bilemem, ama inancım odur ki Muhsin Bey'in ruhunu şâd edecek şey bu ellerin birleşmesi olacaktır.

Ne diyelim Yunus'un üzerine "Yunus öldü diye selâ verirler / Ölen hayvan imiş, aşıklar ölmez".

Umarım, hakkı helaldir. Eminim, Mekânı cennettir...

Ruhu şâd olsun...

Yorumlar:
Yazar ozgatem on 2009-06-07 11:31:23
Sayın İsmail ŞAHİN, 
Özellikle çok ince, hasas ve mesaj dolu yazını okurken, Ülkücü hareketin bedel ödeye ödeye nasıl bu güne geldiklerini, çile dolu yaşamları sonunda BAŞBUĞLARIN ve onun yetiştirdikleri önder ülkücülerin ölümlerinin de mesaj yüklü olduğunu çok güzel yazmışsın. Yüreğine sağlık.
Ülkücü Hareket
Yazar kadir58 on 2009-06-10 17:31:03
Muhsin Yazicioglu, Hasan Caglayan, Mehmet Ekici, Mahir Damatlar, Ökkes Sendiller, Hakki Öznur ve digerleri. 
 
Bunlarin hepsi TAS GIBI ÜLKÜCÜLERDIR, ve bu sahsiyetlere hain damgasini vurmak, gercekten cok büyük bir ayiptir. 
 
Ismail Sahin'e bu güzel yazisindan dolayi tesekkür ediyorum, ve sunu ilave etmek istiyorum. Neden hep öldükten sonra insanlar kiymetlenir? Bu yanlis davranisi yenmemiz gerekir, ve suan hayatta olan Ülkücülere sahip ve destek olmamiz gerekmektedir. Ramiz Ongun, Ali Güngör, Sadi Somuncuoglu, Muharrem Semsek ve digerleri. Bunlar hep bizim hareketin önemli isimleri. Suan MHP'ye ne kadar muhalif olurlarsa olsunlar, hayatta iken onlara sahip cikalim. 
 
HALA HAZMEDEMİYORUM
Yazar kursat on 2009-06-17 23:50:08
Rahmetli Muhsin Başkanla aynı dönemleri yaşamış insanlarız.Bir problem nedeniyle 1975'de ilçemize geldiğinde görüşmüştük.Vatana,millete bağlılığından hiç kimsenin kuşkusu olamaz.Amaa..Kendini var eden ocağa ve harekete,o hareketin liderine onca sözleri söyleyerek gidişinive üstelikde Özal gibi bir şahsiyetin kurgusuyla gidişini hala hazmedebilmiş değilim.Allah rahmet eylesin.
Kürşat adlı yorumcuya...
Yazar deliersagun on 2009-06-28 18:11:51
Merhum Yazıcıoğlu gibi bir değer aramızdan uçup gitti. Türk dünyas büyük bir sevdalısını kaybetti.  
Yazıcıoğlu Özal ilikisi o günün siyasi konjüktürü içinde icat edilen bir senaryodan başka bir şey değildi. Ocağa ve Rahmetli Türkeş'e Muhsin Yazıcıoğlu'nun kötü söz söylediğini "iftira attığını" ben şahsen hiç duymadım. 2002 yılının nisan ayına kadar da onunla siyasi beraberliğim sürdü. Özal ile ilişkisi hakkında dedi-kodu dışında bir belge- bilgi varsa lütfen bana da yolla. Burası bu tartışmaya her bakımdan uygun değil. deliersagun@mynet.com
delisargun oku
Yazar emrah1607 on 2009-07-08 07:42:52
özalla ilişkisi dedikodu değil başbuğun direk kendi konusmasında geçiyor .izlemeyenler açsın youtube yi "türkeş bbp " yazsın en üstteki videoyu izlesin .yazıcıoğlu basbuğun o videoda dediği gibi bizi bölmüş arkadan hançerlemiştir .eskiden yaptıkları için tşk ediyorum rahmet diliyorum ama ayrılması ve sonraki hiç bir hareketini tasvip etmiyorum .bahçeliye ne kadar muhalif varsa yanına topladı bizi bölmeye devam etti .artık yeter ülkücüler birleşsin
Yazar tekbayrak on 2009-07-24 20:12:19
Ülkücülük böyle anlatılmalı ve bilinmeli.
yok
Yazar recepp on 2009-08-11 16:00:15
bu ülkeye hizmet bu davaya hizmet edenler hep bir suikaste kurban gitmişlerdir recep yazıcıoglu,adnan kahveci,abdullah çatlı,muhsin yazıcıoglulları bu insanlar kolay yetişmiyor ama kolay harcana biliyor bu sistemi yönetenler bu insanlara hep ihanet etti bu yönetenleri türk sanıyoruz ama degiller elbette bu ülke için ölmek şereftir ama bu ülke için şerefsizlik yapanların ölmesi daha makbuldür. 
biz bu ülkenin bu devletin her zaman emrindeyiz. buna şüphemiz yok ama hizmetten sonra bu ülkeyi şerefsizlerin eline bırakmak ta benim zoruma gider çok üzülürüm...
Tesekkurler
Yazar cagribeykantura on 2009-09-11 13:57:51
Okumaktan mutluluk , huzur ,gurur duydugum bir yazi tesekkurler .Allah razi olsun


Yorumuz Yazın
  • Yazdığınız yorumla ilgili başlık kullanınız.
  • Genel ahlaki kurallara uymayan kelimeler kullanmayınız.
  • Reklam amaçlı mesajlar yazmayınız.
  • Tüm harflerinizi büyük karakterle yazmayınız.
  • Yorumunuzu yazdıktan sonra gönder butonuna bir kere basınız.
  • Yorumunuzun 700 karakteri (10 satır) geçmemesine dikkat ediniz.
İsim:
E-mail
Url
Başlık:
Yorum:

Güvenlik Kodu:* Code

www.etikhaber.com!

Bu haber 6203 defa okunmuştur.
Yazdır E-Posta E-mail


EtikHaber.Com

sitemiz internet explorer 7.0 veya firefox 3.0 tarayıcılarına uygun olarak

1024x768 çözünürlüğüne göre hazırlanmıştır.