Click on the slide!

Baydemir haddini aştı: "Burası Kürdistan"

AKP'nin Kürtçe TV'si bölücüleri heveslendirdi. Baydemir: Bu toprakların adını da kabulleneceksiniz!

Click on the slide!

Bahçeli: Türkçe konuşup, düşünmeye devam edeceğiz

MHP lideri Bahçeli, TRT'nin Kürtçe yayna başlamasına sert tepki gösterdi. Bahçeli'ye göre "Milli devlet yapısı ihanete uğrayarak arkadan hançerlendi. Başbakan…

Click on the slide!

İnsan olan bu fotoğraflara dayanamaz

İsrail'e ait bir tankın da kentin doğusunda açtığı ateş sonucu 3 Filistinli çocuk hayatını kaybetti. İşte insanlığın bittiği kareler!

Click on the slide!

Bahçeli'den MHP’nin 40. yılında partililere mektup

MHP lideri Devlet Bahçeli, partiye kurulduğu günden bu yana emeği geçen bütün isimlere birer mektup gönderdi. Bahçeli, mektubunda "Küskünlükleri sona…

Frontpage Slideshow (version 1.7.2) - Copyright © 2006-2008 by JoomlaWorks

Haftanın Okunanları

MHP'den Ankara'da Gövde Gösterisi Image

Partisinin Ankara büyükşehir ve ilçelerinin belediye başkan adayları tanıtım toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail'i şiddetle kınadı. Bahçeli, 29 Mart 2009'da yapılacak yerel seçimlerin aynı zamanda MHP'nin 40 yıl aradan sonra tek başına iktidar olmasının ilk adımı ve mesajı olacağını söyledi.


 

ANKET

TRT'nin Kürtçe yayınını
  

ÜYE GİRİŞİ

ARKADAŞINIZLA PAYLAŞIN

facebookdigggooglestumbleupondeliciousyahootechnorati
redditmagnoliaslashdotfurlnewsvinetusuldiigo
GoogleArama
Özel Arama

Bahçeli: AKP devletle hesaplaşmak istiyor
27 Nisan 2007 - 12:02
MHP Genel Başkanı Bahçeli "Cumhurbaşkanlığını zaptedilecek son kale olarak gören bu sakat zihniyetin, bu yüce makamı devletle hesaplaşma aracı olarak kullanmak istediği ortaya çıkmıştır." dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili olarak, ''Başbakan ve partisinin, cumhurbaşkanlığı makamını siyasi ve ideolojik misyon yeri olarak gördüğü bütün çıplaklığıyla anlaşılmıştır'' iddiasında bulundu.

Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada şu sözlere yer verdi:

Milliyetçi Hareket Partisi Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşanan gelişmelerden ve bugün gelinen noktadan Türk demokrasisi adına büyük üzüntü ve endişe duymaktadır.

Türkiye'nin temel siyasi sorunlarının şahsi ihtiras ve hesapların esiri olmadan, partiler üstü bir anlayışla ve uzlaşma yoluyla ele alınmasını temel bir siyasi ilke olarak benimseyen MHP'nin Cumhurbaşkanlığı konusundaki tutumuna da bu esaslar yön vermiştir.

57. Koalisyon Hükümeti döneminde 2000 yılında yapılan Onuncu Cumhurbaşkanlığı seçiminde bu anlayıştan hareketle ortaya koyduğumuz görüşler ile bugün dile getirdiğimiz hususların aynı esaslara dayanması, siyaset anlayışımızda ve çizgimizde kırılma ve sapma olmadığının açık bir delilidir.

Milliyetçi Hareket Partisi Cumhurbaşkanlığı konusunun geniş tabanlı bir toplumsal ve siyasi uzlaşma zemininde ele alınmasını genç Türk demokrasisinin rüştünü ispat etmesinin önemli ve anlamlı bir göstergesi olarak kabul etmektedir.

● Cumhurbaşkanı, devletin başı olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Türk Milletinin birliğini temsil etmektedir.

- Bu bakımdan, bu yüce makama seçilecek şahsiyetin kim olduğu ve hangi partiye mensup bulunduğundan ziyade, temsil ettiği siyasi zihniyet önem taşımaktadır.

- Cumhurbaşkanı'nın her türlü şaibeden uzak temiz bir maziye sahip olması, milli ve manevi değerlere, Cumhuriyet'in temel ilkelerine, üniter devlet yapısı, milli birlik ve ülke bütünlüğüne saygılı bir siyasi anlayışın temsilcisi olması vazgeçilmez bir şarttır.

- Bu bakımdan Cumhurbaşkanı seçilecek şahsiyetin, geçmişi ve bugünüyle buna uygun bir sicili olması elzemdir.

● Burada temel sorun, Cumhurbaşkanı'nın çok geniş Anayasal yetkilerini hangi siyasi zihniyetin, ne amaçla kullanacağıdır.

- Siyasi ve hukuki meşruiyetin aranacağı nokta budur.

Milliyetçi Hareket Partisi, aylar öncesinden başlayarak Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ilkeli ve sorumlu bir tutum sergilemiştir.

Çok ağır bir bunalım döneminden geçmekte olan Türkiye'nin, Cumhurbaşkanlığı seçimini sağduyunun rehberliğinde yara almadan aşabilmesi için iyi niyetli ve somut önerilerde bulunmuştur.

● Türkiye'nin bir kaos ortamına ve cepheleşmelere sürüklenmesini ortak akıl ve vicdanla önlemek için Cumhurbaşkanlığı seçim süreci başlamadan genel seçimlerin yapılmasını ve Cumhurbaşkanı'nı milli iradeyi arkasına alan yeni Meclisin seçmesini, somut seçim tarihi de belirterek önermiştir.

Bu fırsat maalesef heba edilmiştir.

Başbakan Erdoğan ve AKP, siyasi ihtiraslarını ve kısır parti hesaplarını aşarak, Türkiye'nin geleceğini her düşüncenin önünde ve üstünde tutan bir vatanseverlik şuuruyla hareket etme faziletini gösterememiştir.

Sağduyunun sesine kulaklarını tıkayan Başbakan, diyalog ve uzlaşma yollarını bilinçli olarak baştan itibaren kapatmıştır.

Bu konuyu siyasi inat ve iddia haline getiren ve siyasi hesaplarını aşabilme erdemini gösteremeyen Başbakan Erdoğan, çok tehlikeli sonuçları olacak siyasi bir kumar oynamıştır.

Gelinen bugünkü noktada, yaşanan gelişmeler Milliyetçi Hareket'i haklı çıkarmıştır.

Bir ibret ve ilkesizlik örneği olan bu süreçte yaşananlar Türk demokrasisi için bir utanç vesilesi olarak hafızalardan silinmeyecektir.

● Başbakan ve partisinin Cumhurbaşkanlığı makamını siyasi ve ideolojik misyon yeri olarak gördüğü bütün çıplaklığıyla anlaşılmıştır.

● Cumhurbaşkanlığını zaptedilecek son kale olarak gören bu sakat zihniyetin, bu yüce makamı devletle hesaplaşma aracı olarak kullanmak istediği ortaya çıkmıştır.

● Bunun sonucu, Cumhurbaşkanı seçimine siyasi tarihimizde ilk defa ideolojik bir içerik ve nitelik kazandırılmıştır.

● Başbakan'ın Cumhurbaşkanlığına çıkmak için büyük bir heves ve hazırlık içinde olduğu, bu amaçla uygun zemin oluşturulmak amacıyla büyük çaba sarfettiği bilinen bir gerçektir.

● Bununla birlikte, ihtirasları aklının önünde gitse de korkuları bunu gemleyen Başbakan, uzunca bir süre dürüstçe ortaya çıkıp adayım veya değilim demek cesaretini gösterememiştir.

● Konuyu zamana yayarak kendisi için bir çıkış kapısı arayışına yönelen Başbakan, sanal adayları podyuma çıkarmış ve Cumhurbaşkanlığını anket, müşterek bahis ve piyango konusu haline getirerek ayağa düşürmüştür.

● Ucuz bir işporta ve kapkaç anlayışıyla yürütülen bu süreç sonunda Türkiye utanç verici bir skandal yaşamış ve tek seçici Erdoğan'ın adayı, yangından kaçırılırcasına son anda açıklanmıştır.

● Bu şekilde ortaya çıkan aday, parti içindeki hizipleri temsil eden birkaç kişi arasındaki pazarlıkla belirlenmiş ve bir emrivaki şeklinde TBMM'ne empoze edilmiştir.

● AKP'nin bu adayı da siyasi kimlik, sicil ve zihniyet bakımından Başbakan Erdoğan'ın fotokopisi niteliğinde bir şahsiyet olmuştur.

Bunun samimiyetle, ciddiyetle, demokrasi gelenekleriyle, milli iradenin temsilcisi olan TBMM'ne saygıyla uzaktan yakından alakası olmadığı ortadadır.

Bundan sonra başlayacak olan "AKP kontrolündeki Çankaya" ve "güdümlü Cumhurbaşkanı" döneminin de AKP'ye bir hayır getirmeyeceği çok iyi bilinmelidir.

Bu şekilde atanmış adayın Meclis onayından geçirilerek Cumhurbaşkanlığı'na çıkarılması, önümüzdeki siyasi döneme devredilecek bir çıbanbaşı mirası olacaktır.

Bunun Türkiye'ye vereceği zararlar da ilerde yaşanarak daha iyi anlaşılacaktır.

Sonuç olarak Türk demokrasisi Parlamentosu ve siyaset kurumu maalesef bu hayati sınavdan yüzünün akıyla çıkamamıştır.

Kaybeden Türkiye ve Türk demokrasisi olmuştur.

Başbakan Erdoğan'ın uygun zemin bulamadığından Cumhurbaşkanı adayı olamamasını bir hizmet fedakârlığı olarak sunmaya çalışması ise, akıl ve idraklerle alay etmekten öte bir anlam taşımamaktadır.

Başbakan her zorlamayı yapmış, ancak bilinen zaafları nedeniyle geri adım atmak durumunda kalmıştır.

3 Kasım 2002 seçimlerinde şiir-mazlum ve mağduriyet edebiyatıyla Türk milletini aldatan Başbakan'ın bundan sonra merhamet dilenciliği yapma imkânı artık kalmamıştır.

Gelinen bugünkü noktada, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde hukuki zorlamalardan medet umulması beyhude bir çaba olacaktır.

Bu zorlamaların, yegâne siyasi sermayesi mağduriyet edebiyatı ve sahte mazlum rolü yapmak olan AKP'nin değirmenine su taşıyacağı unutulmamalıdır.

Türkiye'nin şimdi önündeki en önemli ve acil sorun, seçim sandığının biran önce aziz milletimizin önüne getirilmesidir.

Türkiye AKP'den demokrasi içinde kurtulacak ve yaşanan bu sürecin ve sonuçlarının muhasebesi de yeni oluşacak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılacaktır.

 

EtikHaber

Yorumlar:
yetki
Yazar besim on 2007-04-27 12:23:33
SAYIN BAŞKANIM; herşeyi yaptılar artık son söz milletin sandıkta onları boğacağız MHP yi iktidara getireceğiz yeni oluşaçak mhp iktidarında bunların hesabını sorabilmek için yetkiyi alacaksınız bu yüce milletten bütün yolsuzlukların ve yasadışıişlerin takipcisi olacak ve milletin yüzünü güldürecek mhp iktidarında buluşmak dileğiyle
cumhurbaşkanı DEVLET BAHÇELİ
Yazar haydigari on 2007-04-27 12:23:49
-Bugün 367 oy bulunamaması ve cumhurbaşkanlığı seçiminin, genel seçimler sonrası yapılması durumunda Cumhurbaşkanı Dr. DEVLET BAHÇELİ olacaktır.

Yalnızca üyeler yorum yazabilir.
lütfen giriş yapın yada üye olunuz.

www.etikhaber.com!


Bu haber 1616 defa okunmuştur.

Yazdır E-Posta

DIŞ POLİTİKA
Türkiye'den Gazze'ye yardm ulaştı Image

Sağlık Bakanlığı, 3 Ocak'ta Dünya Sağlık Örgütü aracılığı ile Gazze'ye gönderilen 13 ton ilaç ve tıbbı malzemenin, bu sabah itibariyle bölgeye ulaştırıldığını bildirdi.

DÜNYADAN
Barack Obama sessizliğini ilk kez bozdu Image

Günlerdir suskun olduğu için eleştirilen ABD'nin seçilmiş başkanı Obama, İsrail'in son vahşeti sonrası ilk kez açıklama yaptı.

 
SPOR
İsrail basket takımı sahaya çıkamıyor Image

İsrail'in Hasharon takımı Ankara'da Türk Telekom ile maça gelmişti. Ancak öfkeli taraftarlar sahada İsrailli oyuncuları ..

ÇALIŞMA HAYATI
Türk tasarımcılar ödüle doymuyor Image

Volitan adını verdikleri tekne tasarımıyla dünyanın dikkatini çeken ve dünyanın en prestijli ödüllerini alan Türk Tasarım Ekibi, yeni harikalar yaratmaya ve ödüle doymuyor.

 

SAĞLIK
'Hazır içme suyuna petrol karıştı' Image

Bir memba suyu şişeleme tesisinin su temin edilen su deposu boru hattına mazot ve yanık petrol döküldüğü belirlendi.

BASINDAN
Eski Ülkücülük, Eski MHP'lilik Bezirganları Image

Bizim karşı çıktığımız durum ise çok uzun süre önce ülkücü hareketle ve MHP'yle arasına mesafe koymuş bazı şahsiyetlerin işlerine geldiği durumlarda geçmişlerindeki ülkücülük veya MHP'lilik kimliğini bir çeşit siyasi rant malzemesine dönüştürme halidir.

   
MEDYA
TRT 7 Çerkezce olsun talebi Image

Türkiye'deki 56 Çerkez derneğinin çatı örgütü Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED), dün Çankaya Köşkü'nde görüştükleri Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e, Çerkesce yayın taleplerini iletti.

 

KÜLTÜR-SANAT
Kabinenin Nazım Hikmet yorumu Image

Kabine üyeleri, 1951 tarihinde bakanlar kurulu kararıyla Türk vatandaşlığından çıkarılan ünlü şair Nazım Hikmet'in Türk vatandaşlığına tekrar alınmasına yönelik düzenlemeyi değerlendirdiler.

 

Valid CSS!

EtikHaber.Com

sitemiz internet explorer 7.0 veya firefox 3.0 tarayıcılarına uygun olarak

1024x768 çözünürlüğüne göre hazırlanmıştır.