EtikHaber

Click on the slide!

Ülkücülükten değil "adi suçtan" hapisteymiş

Milliyetçi Hareket Partisi 21.Dönem Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, eski ülkücü sıfatıyla yazdığı mektup yandaş medyada yayınlanan Caner Erdinç'e sert çıktı.

Click on the slide!

AKP'li başkan "HAYIR" diyecek

AKP'li Belediye Başkanı Ceylan Arslan ve Belediye Meclis Üyeleri referandumda ''hayır'' oyu kullanacaklarını açıkladı.

Click on the slide!

BBP'li Özbaş "HAYIR" diyecek

Büyük Birlik Partisi'nde uzun bir dönem Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Edip Özbaş, referandum kararının "Hayır" olduğunu…

Click on the slide!

Öcalan "EVET" dedi!

Terör örgütünü İmralı'dan yönetmeyi sürdüren bebek katili BDP'nin ‘boykot'undan daha etkin destek için devreye girdi.

Frontpage Slideshow (version 1.7.2) - Copyright © 2006-2008 by JoomlaWorks

ARKADAŞINIZLA PAYLAŞIN

facebookdigggooglestumbleupondeliciousyahootechnorati
redditmagnoliaslashdotfurlnewsvinetusuldiigo

ANKET

Referandumda hangi oyu vereceksiniz?
  

ÜYE GİRİŞİ

Ircturk.net - Sohbet - Arkadaşlık

Bahçeli: Şeyh Sait bozuntuları türedi
07 Mart 2007 - 13:13
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Barzani'nin tehdit ve saldırıları, Türkiye'ye savaş ilanı ile eş anlamdadır" dedi.

Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, çok ağır tahriklerin hedefi haline getirilen Türkiye'nin, "gerilimin had safhaya ulaşarak kontrolden çıkabileceği, çatışma riski yüksek bir bunalım ortamına hızla sürüklendiğini" savundu. Bahçeli'nin açıklaması şu şekilde:

Çok ağır tahriklerin hedefi haline getirilen Türkiye, gerilimin had safhaya ulaşarak kontrolden çıkabileceği, çatışma riski yüksek bir bunalım ortamına hızla sürüklenmektedir.

         İç ve dış güvenlik tehditlerinin ağırlaşması, iç çatışma ortamına zemin hazırlamayı amaçlayan etnik tahriklerin tırmanması ve AKP hükümetinin gaflet sınırlarını aşan zillet ve utanç siyaseti, Türkiye'yi çok ağır bir krizin eşiğine getirmiştir.

         Önümüzdeki bu zor dönemde dört ana kriz dinamiği aynı zaman diliminde buluşacak ve Türkiye bunların toplu ve çoğalan tahribatının etkisi altında kalacaktır.

         ● Bunlardan birincisi, siyasi krize dönüşme riski belirgin hale gelen Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde ve sonrasında yaşanacak gerginliklerdir.

         ● İkinci tehlike kaynağı, saldırı için pusuda bekleyen kanlı terör ve son dönemde hız kazanan etnik tahrik kampanyalarının kaçınılmaz olarak davet edeceği sonuçlardır.

         ● Kuzey Irak'tan kaynaklanan güvenlik tehditlerinin yeni boyutlar kazanması, Türkiye'nin önündeki üçüncü risk unsurudur.

         ● Son olarak, genel seçim sürecinde AKP'nin kendisine çizdiği siyasi kışkırtıcılık rotası, Türkiye'nin karşısına çok ciddi sorunlar ve gerginlikler çıkarmaya adaydır.

         Bu dört alanda yoğunlaşan tahribat dinamiklerinin etkileri bugünden görülmeye başlamıştır.

         Giderek ağırlaşacak siyasi ortamın seçim dönemini de etkilemesi ve yüksek gerilimli bir seçim sürecinin yaşanması kaçınılmaz olacaktır.

         Herkes bu gelişmelerin adını doğru koymalı ve gemi azıya alan hain tahriklerin anlamını, amacını ve sonuçlarını doğru okumalıdır.

         Bugün Türkiye;

         √ Kanlı terörün dağlardaki inlerinden düz ovalara ve oradan da şehir sokaklarına indiği,

         √ Milli birliğimizi ve üniter devlet yapımızı yıkmayı amaçlayan ihanet senaryolarının hayasızca sahnelendiği,

         √ Terörün maşası etnik bölücülerin devlete meydan okuyan tahrik kampanyalarını serbestçe yürüttüğü ve,

         √ Çapulcu Peşmergelerin açıkça tehdit ettiği, korumasız ve sahipsiz bir ülke haline getirilmiştir.

         Gelinen noktada Türkiye'nin önünde çok ciddi bir terör ve siyasi bölücülük gündemi bulunmaktadır.

         Son dönemde tırmanan etnik tahrikler yeni boyutlar kazanarak ağırlaşmış ve Türkiye'ye karşı ortak bir husumet cephesi oluşturulması niyetleri su üstüne çıkmıştır.

         Bu konudaki tespitlerimiz şunlardır:

         ● Bu birleşik husumet ve direniş cephesinin içimizdeki unsurları, PKK terör örgütünün maşalığını yapan etnik tahrik partisi ile buna mensup belediye yöneticileridir.

         ● Irak'tan kopmaya hazırlanan Barzani ve Peşmerge yönetimi de bu ortak cephenin diğer ayağını oluşturmaktadır.

         ● Türkiye'ye karşı oluşan PKK-Barzani-Peşmerge ittifakının üç stratejik hedefi bulunmaktadır:

         - Kuzey Irak'taki siyasi yapının bağımsız devlet olma sürecini tamamlaması ve Türkiye'nin sindirilerek bu süreci etkileme ve engelleme iradesinin kırılması, birinci stratejik hedeftir.

         - İkinci hedef, Kerkük'ün bir Kürt şehri olarak bu siyasi yapının merkezi olmasının sağlanmasıdır.

         - Üçüncü stratejik hedef ise, Türkiye'nin karşısındaki terör ve etnik bölücülük sorununun siyasi bir sorun haline dönüştürülmesi ve PKK'nın siyasi programı doğrultusunda Türkiye'nin siyasi bir çözüme zorlanması olarak tespit edilmiştir.

         ● Bu ortak cephe, akrabalık ilişkileri ve duygusal bağın çok ötesinde sözde aynı etnisiteye mensubiyet varsayımı üzerine inşa edilmiştir.

         Kuzey Irak'taki aşiretler ile Türkiye'deki Kürt kökenli Türk vatandaşlarının, sözde aynı etnik yapının ayrı düşmüş mensupları olarak ortak bir cephe içinde yer almalarına çalışılmaktadır.

         ● Bu cephenin hedef olarak belirlediği ortak hasım ise Türkiye Cumhuriyetidir.

         Bu ihanet ortaklığının hayalinde, yukarıdaki üç stratejik hedefe belirli bir program dahilinde ulaşıldıktan sonra, "kuzey ve güney"deki unsurların birleşmesi ve sözde "Büyük Kürdistan Devleti"nin kurulması yatmaktadır.

         ● Son dönemde yaşanan şu gelişmeler bu mihrakların Türkiye'yi terör ve başkaldırı tehdidiyle sindirme stratejisini uygulamaya koyduğunu göstermektedir.

         - Kerkük'ün Kürdistan şehri olduğunu göstermek için Diyarbakır'da konferans düzenlenmesi,

         - Türkiye'de PKK'nın sivil kanadı olarak faaliyet gösteren bir siyasi parti yöneticilerinin "Kerkük'e yapılacak bir saldırıyı Diyarbakır'a yapılmış sayarak buna karşı koyacakları" yolundaki hezeyanları,

         - Aynı parti yöneticilerinin "Kürtlerin Irak'taki kazanımlarının korunması gerektiğini", "Türkiye'nin bu bölgedeki Kürt hareketini bastırmaya çalışması karşısında sessiz kalınamayacağını" söyleyerek kin ve nefret kusmaları,

         - PKK basın organlarında "Türkiye Kuzey Irak'a müdahale ederse Türkiye'deki Kürtlerin yan gelip yatmayacağı ve Türk askerlerine Hakkari'de ve Şırnak'ta silahla karşılık vereceği" tehditlerinin yayınlanması,

         - Bu etnik kin ve husumet partisinin geçtiğimiz günlerde Ankara'da yapılan ve PKK'nın Kandil terör kampı eğitim toplantısına dönüşen kongresinde sergilenen hayasızlıklar ve

         - İmralı canisinin sağlık durumu etrafında başlatılan yalan ve tahrik kampanyası ve bu vesileyle Türkiye Cumhuriyetine gözdağı vermeye yeltenen zavallıların tehditkar beyanları, bunun açık ve somut delilleridir.

         ● Bu noktada, Türkiye'nin içinden bu stratejinin bayraktarlığını yapan terör maşalarına ilişkin olarak şu tespitleri yapmak mümkündür:

         - Türkiye'de, maalesef, Kuzey Irak modeline özenen "Şeyh Sait" bozuntuları türemiştir.

         - Türk vatandaşı olan ve Türk kanunlarına göre kamu görevi yapan parti ve belediye yöneticileri, bir dış gücün ajanı gibi faaliyet göstermekte, devlete meydan okuyarak silahlı ayaklanma tehdidinde bulunabilmektedir.

         - Peşmergelerin ve teröristlerin yanında yer alarak Türkiye Cumhuriyeti devletine silahla karşı koyacaklarını açıkça ilan eden bu hainlerin fiillerinin niteliği ve karşılığı bellidir. Bunun adı silahlı isyan ve vatana ihanettir.

         Ancak, bu odaklar unutmasın ki, Türk milletinin onurlu bir ferdi olan Kürt kökenli kardeşlerimizi bu oyuna alet etmeye, yem olarak kullanmaya güçleri yetmeyecektir.

         Bu hain emellere geçit vermemek ve Türk milletinin mensubu olan Kürt kökenli vatandaşlarımızı, en büyük düşmanları olan bu hainlerden korumak devletin birinci öncelikli görevidir.

         Barzani'nin son günlerde sıklaşan ve Türkiye'yi alenen tehdit eden beyanları, bu ihanet zincirini tamamlayan son halka olmuştur.

         Kürt kökenli Türk vatandaşlarının Türk milletinden ayrı bir milletin mensubu olduğunu ve bölgede yaşayanların  bağımsız devlet olma hakkı bulunduğunu belirten Barzani, "Türkiye'nin bu fikre alışması" gerektiğini söyleyecek kadar çizmeyi aşmıştır.

         Barzani'nin bu tehdit ve saldırıları, Türkiye'ye savaş ilanı ile eş anlamdadır. Onuru ve haysiyeti olan bir hükümetin bu durum karşısında yapması gereken, buna hak ettiği cevabı vermektir.

         Ancak, Türkiye'nin milli değerlerinin aşağılanmasını demokratlığın bir gereği sayan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin milli onuru ve haysiyetiyle oynanması karşısında da sessiz kalmıştır.

         Peşmergelerin Türkiye'nin milli birliğini ve güvenliğini doğrudan hedef alan bu hezeyanları karşısında yine alttan almış ve asgari bir tepki göstermekten bile kaçınmıştır.

         AKP hükümeti yetkilileri de bu tehditler karşısında "polemiğe girmek istemiyoruz" gibi kaçamak beyanlarla sessizliklerini korumuşlardır.

 

         Kendisini Cumhurbaşkanlığına uygun bir aday olarak gördüğünü açıklayan bir AKP Genel Başkan Yardımcısı ise, "bağımsız bir Kürdistan'a alışan olur, alışmayan olur, bunu bilmek mümkün değil" diyecek kadar küçülebilmiş ve şeceresinin icabını yerine getirmiştir.

         Bu son gelişmeler, Başbakan Erdoğan'ın diyalog kurmaya hazırlandığı tahrik ve fesat kaynağı Barzani'nin gerçek niyetlerini ve bununla kurulacak diyalogun hangi süreçleri harekete geçireceğini bir kere daha göstermiştir.

         ABD Dışişleri Bakanı'nın sonradan tevil etmeye çalışsa da, Kuzey Irak'tan "Kürdistan" olarak söz ettiği de düşünülürse, Türkiye'yi bekleyen büyük bir kriz kapıya dayanmıştır. Yaklaşan Nevruz, PKK'nın eylem takviminde önemli bir tarihtir.

         Geçtiğimiz yıl Nevruz vesilesiyle yapılan tahrik ve gövde gösterileri karşısında AKP hükümetinin meydanları PKK'ya bırakmasının ve Türk kanunlarını uygulama cesaretini bile gösterememesinin, terör maşalarına bu yıl için daha fazla cüret kazandırdığı kabul edilmelidir.

         Bunun sonucu, PKK'nın siyasi cephe örgütü gibi hareket eden etnik tahrik merkezlerinin öncülüğünde Nevruz'un;

         - Devlete karşı direniş günü olarak kutlanması, kitlesel ayaklanma provalarına sahne olması ve İmralı canisi lehine gövde gösterilerine dönüşmesi beklenmelidir.

         Nitekim Nevruz kutlamaları sözde tertip komitesinin PKK yayın organlarında geniş şekilde duyurulan basın açıklaması bunun işaretlerini vermiştir.        Buna göre;

         - Nevruz "demokratik birlik için demokratik özerklik" sloganıyla, 17-25 Mart tarihleri arasında başta Diyarbakır, Batman, Van, Mersin, Urfa ve İstanbul olmak üzere 76 merkezde kutlanacaktır.

         - Nevruz ateşi Mersin'de yakılacaktır.

         - Kutlamalara Barzani ve Talabani'nin yanı sıra Ermeni sanatçılar da davet edilecektir.

         Görüleceği üzere, PKK'nın kitlesel eylem ve gösterileri dokuz güne yayılarak Nevruz'un etnik tahrik kampanyasına dönüştürülmesi planlanmaktadır.

         Bu konuda yapılan açıklamada yer alan şu ifadeler, bölücü hainlerin bu yılki amaçlarına ve stratejilerine ışık tutmaktadır.

         Tertip komitesinin duyurusunda bu yılki kutlamaların "kafatasçı milliyetçiliğe ve PKK'nın ilan ettiği ateşkese rağmen devam eden operasyonlara en iyi cevap olacağı" belirtilmiştir.

         İmralı canisinin Kürtlerin siyasi iradesi olduğu söylenen duyuruda "Öcalan'ın Kürt sorununa demokratik çözüm önerisinin meydanlarda haykırılacağı" ve "tekçi ulus devlet anlayışına karşı çıkılacağı" ifade edilmiştir.

         Kutlamaların Mersin'de başlatılması ve "kafatasçı milliyetçiliğe" karşı bir gövde gösterisine dönüştürüleceğinin açıklanması, bu yılki Nevruz tahriklerinin çok üst düzeyde tırmandıracağını göstermektedir.

         Bunun yanı sıra, bir nokta özellikle dikkat çekicidir. PKK ve maşalarının Türk milliyetçiliğini "kafatasçı" olarak nitelendirmeleri ile Başbakan Erdoğan'ın bu konudaki suçlamaları bire bir örtüşmektedir.

         Bundan çıkarılacak sonuç şudur: PKK tahrikçileri Başbakan'ın ağzıyla konuşmakta, ya da Başbakan Erdoğan bunların ağzını benimsemektedir.

         Türk milliyetçiliğine yöneltilen bu hayasız suçlama ve saldırının patentinin kime ait olduğu önemli değildir.        Ortada olan gerçek, Başbakan ve PKK'nın Türk milliyetçiliği düşmanlığında aynı noktada buluşmuş olmalarıdır. Aziz milletimiz bunu elbette değerlendirecektir.

         Türkiye'nin içine düşürüldüğü bu hazin durumun en büyük sorumlusu, Türkiye'nin yumuşak karnı olan Başbakan Erdoğan ve hükümetidir.

         Türkiye'yi her yönden kıskacına alan ihanet ve husumet cephesinin cüret kaynağı olan Başbakan ve AKP zihniyeti, Türkiye için etnik bölücülük kadar büyük bir güvenlik tehdidi ve riski haline gelmiştir.

         Bölücü terörün siyasi kimlik ve meşruiyet kazanmasının şartlarını ve zeminini hazırlayan Başbakan, ihanet projelerine sahip çıkarak etnik bölücülere hain emellerini gerçekleştirme ümit ve beklentisi aşılamıştır.

Türk milletinin milli kimliğinden alerji duyan, Türklük kompleksi, etnik takıntısı ve Türk milliyetçiliği düşmanlığı tedavi kabul etmeyen bir kangren haline dönüşen Başbakan, bölücü hainlerin bu anlamda koruyucu şemsiyesi olmuştur.

         Başbakan Erdoğan, Türkiye'ye yaptığı bu büyük ve emsalsiz kötülüğün hesabını mutlaka, ama mutlaka verecektir. Cumhurbaşkanı seçilse bile Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla Türk adaleti önüne çıkarılacaktır.

         "Yassıada" edebiyatıyla kendisini acındırmaya ve mağdur rolünü oynamaya çalışması bu akıbetten kurtulmasına yeterli olmayacaktır.

         Türk milliyetçileri ise şartlar ne kadar ağır olursa olsun, tahriklere kapılmayacak, Türkiye'yi bir iç çatışma ortamına, bir kardeş kavgasına sürüklemek isteyen hain tezgâhlara asla alet olmayacaklardır.

         Türk milliyetçilerinin ve ülkücü gençliğin sükunetini ve vakur duruşunu koruması, Türkiye'nin yoluna döşenen etnik tuzakların aşılabilmesinin en büyük güvencesidir.

         Türkiye'ye musallat olan bu belalardan kurtuluş, Milliyetçi Hareket'in iktidarında gerçekleşecektir..

 

EtikHaber

Yorumlar:
doğru
Yazar kurt on 2007-03-07 13:17:39
doğru söze ne denir
Yazar haydigari on 2007-03-07 13:27:38
Tarih, dinlerin ve milletlerin savaşından ibarettir ve kıyamete kadar da böyle olacaktır. 
 
Türkiyeyi bölmeye çalışan dış güçler ve onları maşası, satılmış vatan hainleri içte ve dışta her zaman olacaktır.  
 
Önemli olan BİZİM NE YAPTIĞIMIZDIR. 
 
Malesef bu gün; Yıllardır Türkiyeyi yok etmeye çalışan ve PKK nın baş destekcisi dış güclerin 3 kasım 2002 de malum medyayı satın alarak yaptıkları TURUNCU DEVRRİMLE iktidara getirilen TURUNCU renkli AKP ülke yönetiminde bulunuyor. 
 
PKK yı destekleyen güçlerden başka destekcisi kalmayan AKP nin bir an önce iktidardan uzaklaştırılması gerekmektedir.
MHP, MHP, MHP..
Yazar haydigari on 2007-03-07 13:30:25
Dünya dönüyor dönüyor dönüyor 
AKP eriyor eriyor eriyor, 
MHP iktidara geliyor geliyor geliyor..
AKP VE KİLİSELER
Yazar haydigari on 2007-03-07 13:35:08
seçim sandığı gelir kendi, 
ne AKP der ne tayyip efendi, 
sayılı günleriniz tükendi 
yolun sonu görünüyor. 
 
Kırdığınız kilise açma rekorlarınız, erkekli kadınlı karışık namaz kılarak namazı oyuncak etmeniz, müslümanlarla ve islamiyetle dalga geçmeniz size sandığa gömülme rekoru olarak dönecek.  
 
Sandığa gömüleceksin HIRISTİYAN DEMOKRAT AKP...
ŞEYH SAİT BOZUNTULARI..
Yazar banubaykal on 2007-03-07 13:57:28
aynen “Matruşka Bebekleri” gibi birbirinin içinden çıkmaya devam ediyorlar. 
** 
M. Dengir FIRAT’lar, Cüneyt ZAPSU’lar, ZAPSULAR’ı Başbakanlık Özel Kalemlerinde barındıran TAYYİP’ler derken derken geldik Barzani’lere, Talabani’lere, Kenan EVREN’lere.. 
** 
Bu MİLLET, çok gördü böylelerini. 
Bu MİLLET, bunların sayesinde ATATÜRK’ü de gördü, NENE HATUN’ları da gördü, KURTULUŞ SAVAŞINI da.. 
Bu MİLLET, bu hadsiz Matruşka’lar sayesinde Sn. BAHÇELİ’yi de görecek, sandık harekatı ile başlayacak olan 2. KURTULUŞ SAVAŞINI’da.. 
GENEL BAŞKANIMIZ..
Yazar banubaykal on 2007-03-07 14:05:41
BURSA - “KOCAYAYLA” da MİLLİYETÇİ HAREKAT MENSUPLARI’na ve ÜLKÜCÜ’lere söz verdi: 
“Tayyip, ÇANKAYA’ya da çıksan seni oradan indirmezsem …. …….” dedi. 
** 
TÜRK’ün KURTULUŞU için, CUMHURİYET’in Cumhuriyet özürlülerinden kurtarılması için öncelikle bizler, Sn. BAHÇELİ’yi ve ekibini T.B.M.M.’ne taşıyacağız; sonrasında ise bu ekip, ÇANKAYA’yı Tayyip’siz günlere taşıyacaklar.. 
** 
Çalışmalarımız sizler için, dualarımız sizlerle.. 
klozetlikler
Yazar TURKOGLUTURK on 2007-03-07 14:39:22
tarihin çöplüğüne şeyh said i attık.onun gayri meşru çocuklarını ,torunlarını da klozete atıp sifonu çekeceğiz.yaşasın hainler için cehennem.
AZ KALDI...
Yazar Erdem on 2007-03-07 19:22:33
Biliyorsun Devlet Reis; HEP SENİNLEYİZ...
Biz Geliyoruz!
Yazar 1944 on 2007-03-07 23:15:19
60. Hükümet, Milliyetçi Hareket! 
 
Şeyh Saitlere papuç bırakmadık, torunlarına mı bırakacağız? Asla. Ne yaparlarsa yapsınlar. Vatan, millet düşmanları amaçlarına ulaşamayacaklar. Biz Geliyoruz, BİZ!
CUMHURBASKANIMIZ ORADAMI?
Yazar turkbudun on 2007-03-08 00:59:30
SN.DEVLET bey, aslında göreviniz GAYET ACIK! 
*yapmanızı isteyende HALK! 
kusurlarda ortada! 
MUTLAKAKİ;C.BASKANIMIZ VE SİZ düsünmekten öteye gecmıssınızdır. 
kanunlarda var. 
*SN.DEVLET BEY;bosunamı taslandınız!!HERKES SAHIT. 
*daha dün bir T.C. VATANDASI''BENİM ASLIM KÜRT OLABİLİR AMA BUNLAR DEVLETI SATTILAR'' DEDI!!hayret ettım!öylemi olmus? 
bende kürt oylarıyla geldiler zannetmistim? 
*CÜNKÜ MÜSLÜMANIZ ELHAMDÜLİLLAH HEPİMİZ. 
T.C. VATANDASIYIZ.TÜRKÜZ. 
VE TEK BAYREK ALTINDA YASAMAKTAN MUTLUYUZ. 
*OLMAYAN VARMI? 
KANUNLAR GEREGINI YAPAR HERHALDE? 
YOKSA sivilleredenmı bekle
Bu kadar da olmaz
Yazar sonbozkurt on 2007-03-08 18:52:53
Daha neyi bekliyorlar anlamıyorum. Nevruz bayramında bakalım neler olacak. Ama merak etmeyin bu hükümet her zaman ki gibi yine seyirci kalacak.Türkiye hiç bu kadar sahipsiz kalmamıştı.Atatürk gençliğe hitabe de boşuna dememiş:memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.Bunlar düpedüz ihanet ediyorlar.Bir çaresine bakmak lazım...
selam olsun ülkeme...
Yazar dunyametin on 2007-03-08 19:03:13
köpekler havladıkça,içerdeki enikleri konuşmaya başladılar... Şunu bilsinki DTP liler bu ülke benim bayrak benim sahibide benim,ancak başımızdaki yönetim kuzu olunca itlerin s esi çok çıkar oldu ama vatandaş affetmez millyetçiler hiç affetmez... 
elbet ampul kırılır,karanlığa gömülür.... 
YETER ARTIK
Yazar delikurt79 on 2007-03-10 14:21:49
Ey TÜRK! Titre ve kendine dön artık.Sabır kalmadı artık.


Yorumuz Yazın
  • Yazdığınız yorumla ilgili başlık kullanınız.
  • Genel ahlaki kurallara uymayan kelimeler kullanmayınız.
  • Reklam amaçlı mesajlar yazmayınız.
  • Tüm harflerinizi büyük karakterle yazmayınız.
  • Yorumunuzu yazdıktan sonra gönder butonuna bir kere basınız.
  • Yorumunuzun 700 karakteri (10 satır) geçmemesine dikkat ediniz.
İsim:
E-mail
Url
Başlık:
Yorum:

Güvenlik Kodu:* Code

www.etikhaber.com!


Bu haber 12214 defa okunmuştur.

Yazdır E-Posta
SİYASET
Bahçeli Siyaset Meydanı'nda ders verdi Image

MHP lideri Devlet Bahçeli, Erdoğan ve Kılıçdaroğlu'nun ardından Siyaset Meydanı'nında konuştu. Bahçeli'nin programda sergilediği devlet adamlığı duruşu, kendine güveni, üslubu ve Türkiye'nin meseleleri konusundaki açıklamalarıyla büyük takdir topladı.

GÜNCEL
Barzani'nin ortakları Image

Sabah gazetesi, yalan haberle MHP'yi koalisyon hükümeti olduğu dönemle ilgili suçlamaya çalışırken Sabah'ın sahibi Çalık Grubu, Irak'ın kuzeyinde Barzanilerle her türlü ilişkiyi sürdürüyor.

   
DIŞ POLİTİKA
ABD'nin Türkiye'den Önemli Talebi! Image

ABD Genelkurmay Başkanı Oramiral Michael Mullen'ın Türkiye'ye geleceği öğrenildi. Mullen'ın, Irak'taki ABD askeri teçhizatının Türkiye üzerinden çekilmesini teklif edeceği belirtildi.

DÜNYADAN
Obama: Irak'ın Özgürleştirilmesi bitti Image

ABD Başkanı Barack Obama, George W. Bush'un savaşı resmen ilan ettiği masadan 'Irak'ı Özgürleştirme Operasyonu'nun sona erdiğini açıkladı ve ABD askerlerinin yıl sonu çekileceğini söyledi.

   
SAĞLIK
Sarımsak kokusunu gidermenin tek yolu Image

Uzmanlar, "Sarımsakta bulunan ‘AMS' adlı bileşen, sindirim sırasında parçalanmadığı için ağız ve vücutta kokuya neden oluyor. Amerika'da yapılan araştırmada ise sarımsağın kokunu gideren tek şey açıklandı.

BASINDAN
Dalkavukları Cellât Yapmaya Çalışan: Mustafa Çalık Image

"Yine "Milliyetçilik Ufku" isimli kitabın bir bölümünde "Cemiyet meydanını terk edip cemaatçiliğin dar ve izbe sokaklarında çare ve teselli arayarak da enerjisini tüketmez." diyerek milliyetçilere akıl veren Mustafa Çalık, şimdi Naci Bostancı ve Mümtazer Türköne gibi isimlerle aynı safta, aynı çizgide çare ve teselliyi cemaatlerin içerisinde aramaktadır. "

 
BİLİM
İnternet güvenliğinde Türkiye en riskli ülke Image

Bilgisayar yazılım ve donanım güvenliği şirketlerinden AVG Technologies, dünyada ilk kez hazırladığı Global Tehdit Endeksi'ni açıkladı. Türkiye'nin en riskli ülke çıktığı araştırmaya göre en riskli ülkeler sıralaması:

EĞİTİM-GENÇLİK
ÖSYM'deki incelemeler sona erdi Image

KPSS sorularının çalındığı ve kopya çekildiğine ilişkin iddialara yönelik yürütülen soruşturma sürüyor.

 
MEDYA
Damada var Doğan'a yok Image

RTÜK, Başbakan Erdoğan'ın damadı tarafından yönetilen ATV'ye verilen cezalara af getirdi. ATV'nin Ahmet Çalık tarafından satın alınması öncesi çeşitli programlar için verilen uyarı, para ve program durdurma cezaları silindi. Böylelikle, ATV'ye, satış öncesi RTÜK'ün verdiği cezalar, sıfırlanmış oldu.  RTÜK aynı talepte bulunan Aydın Doğan'a ait Star TV'nin başvurusunu ise reddetmişti.

KÜLTÜR-SANAT
Yayınevi kitap yetiştiremiyor Image

Eskişehir Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın yazdığı, "Haliç'te Yaşayan Simonlar, Dün Devlet Bugün Cemaat" adlı kitaba ilgi büyük oldu. İlk baskısı tamamen tükenen kitabın 200 bin adede ulaşması bekleniyor

 

EtikHaber.Com

sitemiz internet explorer 7.0 veya firefox 3.0 tarayıcılarına uygun olarak

1024x768 çözünürlüğüne göre hazırlanmıştır.