Bir Bayrak Saygı Bekliyor!

 

Teröristler, tel örgüleri aşıp Diyarbakır’da bulunan 2. Hava Kuvvetleri Komutanlığının içine girip gönderde bulunan bayrağımızı indirebiliyor. Bununla da yetinmiyor, yere atıp çiğniyor, yırtıyor, yakıyor!

Türkiye'de ustalık dönemi böyle yürütülüyor. Artık güvenliği Türk Silahlı Kuvvetleri değil, sadece silahlı kuvvetler sağlıyor! Çünkü meydanı boş buldular. Mecazi anlamda söylemiyorum, meydanı boş buldular at koşturuyorlar. Asker kışlada, göreve çıkmıyor. Polis desen sadece iktidara yönelik eylemlerde kahramanlık sergiliyor! Teröristlerde şehirlerde cirit atıyor, yol kesip kimlik soruyor, kafası bozulursa da gönderden bayrak indiriyor!

Peki, bayrağımızı gönderden indirilirken, dünyada emsali görülmemiş kahramanlıklara imza atan Türk Ordusu ne yapıyor? Olaydan bir gün sonra açıklama yapma gereği hissederek yaşanılanları nefretle kınayıp, olayın takipçisi olacağını söylüyor. Bu işler kınamakla olmuyor! Hele işin takipçisi olmak TSK'nın değil, siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının, milletin işidir. TSK olaya müdahale eder. Bayrağı gönderden indiren babası olsa gözünün yaşına bakmaz, vurur indirir aşağıya. Kazık kadar adama “Çocuk” diye hassasiyet göstermez. Oldu olacak nefretle kınamak yerine, teessüf etmekle yetinseydi!

İktidarımız da bayrak konusunda çok hassas, o kadar ki İmralı’daki bebek katili Apo bile Gül ve Erdoğan’dan önce saldırı hakkında adaya gönderilen heyet aracılığıyla açıklama yapıyor. Başbakan Erdoğan söyleyecek söz bulamamaktan olsa gerek “Benim söyleyebileceğim en şiddetli cümle neyse onu siz benden duymuş olun.” demekle yetiniyor. Şimdi biz Başbakanın söylemediği bir şeyi nasıl söylemiş gibi farz edelim? Yoksa bunu da her geçen gün daha çok bölündüğümüz halde sözde barış ortamı sağlanıyor algısı yaratıldığı gibi mi yapalım!

1 yıldan beri Güneydoğuda kan dökülmüyor diyorlar, doğrudur. Çünkü askere kışlasında oturma emri verildi, göreve, operasyona çıkamıyor. PKK'ya Oslo’da söz verildi teröristlere, kaçakçılara karışılmıyor. Barış süreci zarar görmesin diye askere bu kadar baskı yapılan bir dönemde Başbakan’ın faturayı sadece oradaki askere kesmesi, işin içinden sıyrılıp, tepkiyi farklı bir hedefe yönlendirmekten başka bir şey değildir. Aksi halde geçtiğimiz gün kalekol inşaatına saldıran aynı teröristlerden 2 kişi öldü diye hemen Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, karakoldaki bütün silahlara el koysun?

Aslına bakarsanız teröristler tarafından bayrağımıza yapılan ilk saldırı değil bu. Güneydoğuda hemen hemen her eylemde devlet daireleri taşlanır, polis ve askeri noktalara saldırılar düzenlenir, terör yandaşları tahrik olmasın diye Türk Bayrağı oradaki güvenlik güçleri tarafından indirilip, toplatılır. Ermenistan’da geleneksel hale gelen Türk Bayrağı yakma saygısızlıklarını görmemezlikten gelenlerin, ülkemizdeki saygısızlıkları da görmezden gelmeleri doğaldır. Yani bayrağımıza en büyük saygısızlığı yine devlet olarak kendimiz yapmaktayız.

Hani Arif Nihat Asya Bayrak şiirinde diyordu ya “Şehidimin son örtüsü” diye, gerçekten de son örtüsü oldu. Yerde kalan şehit kanı gözükmesin diye bayrağı indirtip, üstünü örtüyoruz!

Alev EREN

***

Sizde bu bölümde yazmak isterseniz sitemizin ilkelerine ters düşmeyen yazılarınızı okuyucu@etikhaber.com mail adresine gönderin sizin adınızla yayınlayalım.

Not: Yazılarınızda isminizi ve kullanılacak mail adresinizi yazmayı unutmayınız.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.